Bakan Gül'den 10 Kasım mesajı

ANKARA (AA) – Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, "Atatürk'ün 'en büyük eserim' dediği Türkiye Cumhuriyeti, 95'inci yılına erişti. Bu büyük kazanımı 95 yıldır olduğu gibi güven ve istikrar ile korumak ve daha ileri noktalara taşımak hepimizin ortak görevidir. Türk yargısı da cumhuriyetimizi, demokrasi, insan hakları ve evrensel hukuk çerçevesinde payidar kılmak için üzerine düşen her türlü görev ve sorumlulukları yerine getirmeye devam etmektedir." değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Gül, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün vefatının 80. yılı dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

Mustafa Kemal Atatürk'ün dünyanın takdirini ve saygınlığını kazanan bir lider olduğunu belirten Gül, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk, göstermiş olduğu önderlikle Türk milletinin giriştiği kurtuluş mücadelesinin zafere ulaşmasında ve milli iradeyi, temel hak ve özgürlükleri önceleyen, hedefi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkmak olan Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasında tarihi bir rol üstlenerek, dünyanın takdirini ve saygınlığını kazanmıştır." ifadelerini kullandı.

Gül, Türkiye Cumhuriyeti'nin 95'inci yılına eriştiğini ve bu kazanımı korumanın herkesin görevi olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Atatürk'ün 'en büyük eserim' dediği Türkiye Cumhuriyeti, 95'inci yılına erişti. Bu büyük kazanımı 95 yıldır olduğu gibi güven ve istikrar ile korumak ve daha ileri noktalara taşımak hepimizin ortak görevidir. Türk yargısı da cumhuriyetimizi, demokrasi, insan hakları ve evrensel hukuk çerçevesinde payidar kılmak için üzerine düşen her türlü görev ve sorumlulukları yerine getirmeye devam etmektedir.

Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün şahsında ülkemizin ve milletimizin bekası için canlarını feda eden bütün şehitlerimizi ve gazilerimizi minnet ve şükranla anıyoruz."

Advertisements

Adalet Bakanlığından “Sıfır Atık Projesine” destek

ANKARA (AA) – KEMAL KARADAĞ – Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayelerinde başlatılan "Sıfır Atık Projesi" kapsamında tüm birimlerde "Sıfır Atık Çalışma Ekibi" kurulduğunu belirtti.

Gül'ün talimatıyla "Sıfır Atık Projesi" kapsamında Bakanlığa geri dönüşüm kutuları yerleştirildi.

Proje kapsamında Bakanlıkta yürütülen çalışmaları inceleyen Gül, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayelerindeki projeye destek verdiklerini söyledi.

Türkiye'de yaygınlaştırılması amaçlanan projenin sadece bir çevre duyarlılığı çalışması değil, aynı zamanda insanlığın geleceği adına bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Gül, çevreye sahip çıkmanın hem tabiata hem insanlığa karşı sorumluluk olduğunu ifade etti.

– "Yaşanabilir Türkiye bırakmayı hedefliyoruz"

"Bu kapsamda geri dönüşüm projesiyle hem ekonomiye hem de esas itibarıyla çevreye katkı sağlayarak, gelecek nesillere yaşanabilir Türkiye bırakmayı hedefliyoruz." diyen Gül, şöyle devam etti:

"Adalet Bakanlığında Sıfır Atık Projesi kapsamında tüm birimlerde personel görevlendirilerek Sıfır Atık Çalışma Ekibi kuruldu. Ekip periyodik olarak toplantılar yaparak süreci değerlendiriyor. Bakanlık ana bina ile ek binalarımız için de uygulama ekipmanları olan ayrıştırma kutuları ve atık kumbaraları temin edildi."

– "Cezaevleri ve adliyelerde de yaygınlaştırılacak"

Gül, cezaevlerinde ve adliyelerde projenin yaygınlaştırılacağını vurguladı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığıyla gerekli protokollerin de imzalandığını aktaran Gül, daha temiz, yeşil, çevreci bir anlayışı her yerde uygulayacaklarını söyledi.

Yeni havalimanı hizmete açılıyor

ANKARA (AA) – Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, İstanbul'da açılacak yeni havalimanına ilişkin, "Cumhuriyetimizin 95'inci yıl dönümünde, dünyanın en prestijli projelerinden birini ülkemize kazandırıyoruz. Ekonomisi, nüfusu ve jeopolitik konumuyla kabuğuna sığmayan Türkiye, bu zafer anıtıyla dünyaya yeni bir pencere açacak." ifadelerini kullandı.

Gül, sosyal medya hesabından, yeni havalimanına ilişkin paylaşımda bulundu.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, büyük Türkiye misyonu ve vizyonuyla geleceği inşa etmeyi sürdüreceklerini vurgulayan Gül, şunları kaydetti:

"Cumhuriyetimizin 95'inci yıl dönümünde, dünyanın en prestijli projelerinden birini ülkemize kazandırıyoruz. Ekonomisi, nüfusu ve jeopolitik konumuyla kabuğuna sığmayan Türkiye, bu zafer anıtıyla dünyaya yeni bir pencere açacak. İstanbul'un yeni havalimanı ülkemize, milletimize ve tüm insanlığa hayırlı olsun. Bu gurur hepimizin."

Bakan Gül'den “Cumhuriyet Bayramı” mesajı

ANKARA (AA) – Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, "Cumhuriyetimizin 100'üncü yılına tekabül eden 2023 hedeflerimize emin adımlarla yürüyoruz. Adalet Bakanlığı olarak ülkemizin ve milletimizin huzurunu, barışını, birlikteliğini temin eden bir adalet sisteminin hızlı, etkin ve güven veren şekilde işletilmesi için daima var olan bilincimiz, kararlığımız ve çalışmalarımız kesintisiz olarak devam etmektedir." ifadelerini kullandı.

Gül, "29 Ekim Cumhuriyet Bayramı" dolayısıyla yayımladığı mesajda, Cumhuriyetin ilanının 95'inci yıl dönümüne ulaşmanın haklı sevincini ve onurunu yaşadıklarını belirtti.

Ortak duygu ve ideallerle kenetlenen ecdadın, istikbal aşkıyla küllerinden yeniden doğarak hürriyete koştuğunu ve ortaya koyduğu bağımsızlık iradesini Cumhuriyet ile taçlandırdığı aktaran Gül, şunları kaydetti:

"Anadolu'daki bin yıllık tarihimizde, tüm imkansızlıklara rağmen esaret zincirlerini kırarak zafere ulaştığımız Milli Mücadele'nin akabinde 29 Ekim 1923 günü ilan ettiğimiz Cumhuriyetimizle yeni bir sayfa açılmıştır. İstikametini muasır medeniyetlerin de ötesi olarak tespit eden Cumhuriyetimiz, gücünü milli bir şuurun ortaya koyduğu mücadeleden almıştır. Bu şuur ile vatanına ve istikbaline sahip çıkan necip milletimiz, yakın dönemde karşılaştığı türlü zorlukları aşmış, kara sayfaları bir bir kapatmış ve nihayetinde 15 Temmuz destanını yazmıştır."

– "Minnetle yad ediyorum"

Devletin ve milletin ihanet örgütlerine karşı verdiği topyekün mücadelede Türk yargısının da üzerine düşeni layıkıyla yapıp, adaleti ve hukukun üstünlüğünü muhafaza ederek 15 Temmuz hain kalkışmasına iştirak edenlere hak ettikleri cezaları verdiğini vurgulayan Gül, "Cumhuriyetimizin 100'üncü yılına tekabül eden 2023 hedeflerimize emin adımlarla yürüyoruz. Adalet Bakanlığı olarak ülkemizin ve milletimizin huzurunu, barışını, birlikteliğini temin eden bir adalet sisteminin hızlı, etkin ve güven veren şekilde işletilmesi için daima var olan bilincimiz, kararlığımız ve çalışmalarımız kesintisiz olarak devam etmektedir." değerlendirmesinde bulundu.

Yargı camiasının, mesai arkadaşlarının ve tüm vatandaşların Cumhuriyet Bayramını kutlayan Gül, başta Cumhuriyetin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bu toprakları vatan kılan tüm şehit ve gazileri şükranla, tazimle ve minnetle yad ettiğini kaydetti.

“Adli Tıp Kurumu'muzun kapasitesiyle gurur duymaktayız”

ANTALYA (AA) – Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Türkiye'de hem son günlerde kamuoyunu meşgul eden olay da dahil olmak üzere her türlü hadisede Adli Tıp Kurumu'nun, kabiliyeti ve bilgi birikimiyle her türlü bilgi bulgu üzerinde en net üstün bilgilere ulaşma kapasitesine sahip olduğunu belirterek, "Adli tıp kurumumuzun bu kapasitesiyle gurur duymaktayız." dedi.

Adli Tıp Kurumunca, Antalya'daki Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı'nda "Bilimin Işığında Adalet" konulu "16. Ulusal Adli Tıp Günleri" düzenlendi.

Açılışta bir konuşma yapan Adalet Bakanı Gül, kongrenin faydalı ve verimli geçmesi temennisinde bulunarak, buradan çıkacak sonuçların adli tıp hizmetlerine ve hukuka önemli katkılar sunacağını belirtti.

Adaletin sağlanmasında, kanunların uygulanması aşamasında, delillerin tespiti, tespit edilen delillerin niteliğinin ortaya konulmasına ve analiz edilmesine ihtiyaç olduğunu vurgulayan Gül, "Adil, etkin ve etkili soruşturma ve yargılamanın temelinde 'suçludan delile değil, delilden suçluya' gidiş yatmaktadır. Suçlu çok nadir hallerde, suç üstünde yakalanır. Bir kişi suç işlerken yani suç üstünde yakalandığında, onun suçlu olduğunu, delile pek gerek duyulmaksızın suçüstü hali gösterebilir. Ya da suçu itiraf etmesi beklenir. Ancak, çok büyük bir çoğunlukla suçlular, suçüstünde yakalanamazlar. Bir suçun işlendiği bilgisi oluşmadan suç işlenmiştir. Böyle bir durumda, yani bir suçun işlendiğine ilişkin bilgi adli kolluğa ve savcılığa ulaştıktan sonra soruşturma başlar. Soruşturma sonrasında olağan şüpheler ve şüpheliler hakkında delil toplanmaya başlanır. İşte tam da bu sırada delillerin niteliğini ortaya koyacak, toplanan delillerin suç ve suçluyla ilişkisini ortaya çıkaracak bir uzman kuruluşa ihtiyaç bulunmaktadır. İşte bu uzman kuruluş, 100 yılı aşkındır adalete hizmet sunan Adli Tıp Kurumu'dur. Kurum, her geçen gün kapasitesini artırarak, delillerin kesinleştirilmesinde adalet teşkilatının ayrılmaz parçası olmuştur." diye konuştu.

– "Adli Tıp Kurumu'na her türlü desteği veriyoruz"

Delilden faile ulaşmada önemli bir görevin yerine getirildiğini anlatan Gül, "Bugün bilimin geldiği nokta, adalet hizmetlerini kolaylaştıracak imkanlara sahiptir. Bugün Türkiye'de hem son günlerde kamuoyunu meşgul eden olay da dahil olmak üzere her türlü hadisede Adli Tıp Kurumu, kabiliyeti ve bilgi birikimiyle her türlü bilgi bulgu üzerinde en net üstün bilgilere ulaşma kapasitesine sahiptir. Adli Tıp Kurumu'muzun bu kapasitesiyle gurur duymaktayız. Bakanlık olarak her türlü desteği vermeye hazırız ve destek vermeye devam edeceğiz." ifadesini kullandı.

Adaletin sağlanmasında önemli bir rolün bilimsel çalışmalara, adli tıp hizmetlerine düştüğünü aktaran Gül, yargılama yapanların, adaleti tesis etmek ve isabetli kararlar verebilmek için tarih boyunca tıp başta olmak üzere müspet ilimlerden yararlanıldığını hatırlattı.

Bu sebeple adli tıp ve adli ekspertiz kurumlarının adaletin vazgeçilmez unsurları haline geldiğine değinen Gül, "Hükümetlerimiz döneminde, Bakanlığımızca Adli Tıp Kurumu'nun mevcut yapısının güçlendirilerek, adli tıp hizmetlerinin yurt sathına yaygınlaştırılması, birimlerin fiziki koşullarının iyileştirilmesi, teknolojik alt yapısının güçlendirilmesi, personel desteği sağlanmasına yönelik çalışmalara hız verdik." dedi.

Gül, gelinen noktada, adli tıp hizmetlerinde artan iş yükü ve çeşitlilik dikkate alındığında farklı ihtisas alanlarını kurumsallaştırma ihtiyacı çıktığını vurgulayarak, İhtisas Kurulu sayısının 8'e çıkarıldığını, Adli Tıp Genel Kurulu'nun kaldırılarak, yerine daha spesifik üç Adli Tıp Üst Kurulu oluşturulduğunu kaydetti.

Kurumlarının dünyaya entegre olmaları kapsamında çalışmaları yakından takip ettiklerini bildiren Bakan Gül, DNA ve narkotik laboratuvarlarının akredite edildiğini bildirdi.

– "Adli Tıp dünyaya akredite olacak bir kurum olacak"

"Temel politikamız, dünyada adli tıp aşamasında hangi yenilikler varsa bunun fazlasını Türkiye Adli Tıp Kurumu olarak yerine getirme noktasındaki kararlılığımızdır." diyen Gül, bu hususta hiçbir desteği esirgemediklerini, Türkiye Adli Tıp Kurumu'nun bütün dünyaya akredite edilecek bir kurum haline geleceğini anlattı.

Bilirkişilik kurullarını, bölge kurullarını oluşturduklarını belirten Gül, bilirkişilik sistemiyle ilgili hala istenilen düzeyde olunmadığını ancak olumlu sonuçlar almaya başladıklarını aktardı.

Toplantıdan, bilirkişilik müessesiyle ilgili çıkacak sonuçları takip edeceklerini vurgulayan Gül, "Meclis'imizin, bu konuyla ilgili bakanlığımızın öncülüğünde sunacağı tekliflerle beraber bilirkişilik müessesinin Türkiye'de artık sorun olmaktan çıkarak, yargılamada, dosyayı yargılamaları uzatan ya da yargılamalar konusunda şüphe uyandıran bir kurum olmaktan çıkarmak boynumuzun borcudur." ifadelerini kullandı.

– "Yargıda Hedef Süre" uygulaması başladı

Gül, nerede hangi konuda aksamalar varsa bu konuları çözme kararlığında olduklarını belirterek, "Yargıda Hedef Süre" uygulamasına yeni adli yılla birlikte başladıklarını hatırlattı.

Tüm süreçle ilgili bin 457 ayrı dava ve 220 soruşturma türü için bir azami süre oluşturduklarını bildiren Gül, 1 Ocak'tan itibaren bunu bizzat davanın taraflarına bildireceklerini vurguladı.

Gül, dosyadaki gecikmeleri gerek genel gerek lokal manada çözme kararlığında olduklarına işaret ederek, geç gelen adaletin adelet olmadığını belirtti. Adaletin devletin temeli olduğunu vurgulayan Gül, insan, adaletin yerine geldiğini görünce kendisine yaşama, insanlığa ve kainata olan saygısının arttığını ifade etti.

– "FETÖ'nün Adli Tıp Kurumu'na sızma girişimi çökertildi"

"Ara dönem olarak FETÖ'cülerin adli tıp kurumuna sızma girişimlerini ve bu konuda yargıyı farklı yönlendirme çabalarını da çok şükür yargımız devletimiz yine çökertmiştir, bu konuda arındırmıştır." diyen Gül, şöyle devam etti:

"Güzide kurumumuzun lekelenmemesi için her türlü desteği vermişlerdir. Hukuk çerçevesinde bilime dayalı, ideolojik cemaat taassubu içerisinde kendi ideolojilerini terör örgütünün değil, hukukun evrensel ilkeleri ışığında bugün yargılamalar, FETÖ terör örgütlerinin dijital materyalleri bu kurul çerçevesinde yapılmaktadır. Ama bir farkla, örgütün amaçları değil, evrensel hukukun ilkeleri, bilimin ışığında bu değerlendirmeler yapılmaktadır. Biz bunu değerli buluyoruz, önemli ve anlamlı buluyoruz. Hukuk, adalet herkes içindir, adaletin gözünün bağlı olduğu, kişilerin zengiliğine, fakirliğine, ırkına, mensubiyetine, aidiyetine değil, adaletin herkes için ışık olarak hüzmesini yaydığı, adalet duygusu herkes için elzemdir, zaruridir."

“Savcılık iade sürecini işletebilir”

ANKARA (AA) – Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinin ardından Türkiye'den ayrılan Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosu Muhammed el-Uteybi'nin iadesinin istenip istenmeyeceğine ilişkin, "Savcılık bu konuda, delillerle ilgili, kuvvetli şüphe ya da bulgu üzerine bir ihtiyaç görürse, kanaat getirirse, karar verirse, bu konuda elbette savcılık iade sürecini işletebilir. Savcılığın kendi takdirinde olan bir konudur." dedi.

Gül, Habertürk televizyonundaki canlı yayında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.

Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) ilişkin bir soru üzerine, mücadelenin kararlı şekilde sürdürüldüğünü belirten Gül, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in ABD'den iadesinin istendiğini ancak taleplerin neticelendirilmediğini ifade etti.

Gülen hakkındaki iade taleplerinin yargı mercilerine gönderilmesi gerektiğini anlatan Bakan Gül, bu konuda ABD'den adımlar beklediklerini vurguladı.

Adalet Bakanı Gül, "Hukuk her şeyin üstündedir, en büyük güç hukuktur. Hukukun yerine gelmesini bekliyoruz. Bu konuda da her türlü çabamızı, mücadelemizi sürdürüyoruz. Sunduğumuz deliller çerçevesinde de ABD'den olumlu bir netice bekliyoruz." diye konuştu.

Eski Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla'yla ilgili ilerleyen süreçte gelişme yaşanıp yaşanmayacağına yönelik de Bakan Gül, haksız bir yargılama olduğunun ABD'ye iletildiğini, bu konuyla ilgili taleplerin bulunduğunu, sürecin takip edileceğini bildirdi.

– MHP'nin af teklifi

MHP'nin af teklifine ve yeni cezaevleri yapımına ilişkin soru üzerine Gül, yeni cezaevi inşaatlarının sürdüğünü, yüksek fiyat verildiği için bazı ihalelerin iptal edildiğini aktardı.

"Cezaevlerinde çok artış var, boşaltalım." şeklindeki yaklaşımın doğru olmadığına işaret eden Gül, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla bir çalışma yaptıklarını hatırlattı.

Gül, teklifin siyasetin konusu olduğunu, Meclis'in takdirinde bulunduğunu vurguladı.

Kendi yaptıkları çalışmaların kapsamının sorulması üzerine Gül, teknik bir çalışma, analiz yaptıklarını belirterek, "Toplumun hassasiyetleri ne ise bu hassasiyetlere riayet ederek, düzenleme kamuoyunda tartışılacaktır, paylaşılacaktır." ifadesini kullandı.

– "Türk yargısı hiçbir tehdide boyun eğmez"

ABD'li din adamı Andrew Craig Brunson hakkındaki karar konusunda da Bakan Gül, mahkumiyet kararı verildiğine değinerek, kararın nelere dayandığının gerekçeli kararda görüleceğini kaydetti.

Abdulhamit Gül, "Türk yargısı, savcısından hakimine kadar hiçbir telkine, talimata, tehdide boyun eğmez. Kararını dosyalar kapsamında verir. 'Şu ülkenin vatandaşı, bu ülkenin vatandaşı, şu sınıftan, bu sınıftan' şeklinde bir ayrıma tabi tutulmaksızın, delillere bakar ve ona göre karar verir." değerlendirmesinde bulundu.

Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı olayının ardından Türkiye'den ayrılan Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosu Muhammed el-Uteybi'nin iadesinin istenip istenmeyeceğinin sorulmasına karşılık Gül, iade taleplerinin savcılık ve mahkemelerin kararıyla mümkün olduğuna işaret etti.

Olayın ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının başlattığı soruşturmanın sürdüğü bilgisini paylaşan Gül, şunları söyledi:

"Savcılık bu konuda, delillerle ilgili, kuvvetli şüphe ya da bulgu üzerine bir ihtiyaç görürse, kanaat getirirse, karar verirse, bu konuda elbette savcılık iade sürecini işletebilir. Savcılığın kendi takdirinde olan bir konudur."

Bu konuda en ufak bir bilginin, bulgunun, delilin ıskalanmadan, ihmal edilmeden, üstü örtülmeden soruşturmanın tamamlanması noktasında iradenin uygulandığını vurgulayan Gül, konunun aydınlatılmasıyla ilgili her türlü seferberliğin başlatıldığını bildirdi.

– Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çağrısı

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Suudi Arabistan'da tutuklu bulunan 18 kişinin Türkiye'de yargılanmasına yönelik çağrısının hatırlatılması üzerine Gül, "Adı geçen isimlerin başka ülkede olması soruşturmanın bazı unsurlarının da soruşturma makamı savcılık tarafından tam boyutuyla yapılamıyor. Çapraz sorgudan, ifadelerin alınması hususunda bir yüz yüze imkandan yoksun." diye konuştu.

Gül, ilerleyen günlerde bu çağrıya nasıl bir cevap verileceğinin görüleceğini, bu talep yerine geldiğinde konunun daha da aydınlatılacağına inandıklarını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çağrısının tüm dünyada ses getirdiğini anlatan Gül, konunun üstü örtülmeden Türkiye'nin başından beri gösterdiği tutumu sürdüreceğini belirtti.

Danıştay'ın "Öğrenci Andı" kararının hatırlatılması üzerine Gül, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu konudaki açıklamalarını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Danıştay 8. Daire Başkanı'nın da muhalefet şerhinde yazdığı gibi, bu konu idarenin tasarrufunda olan bir konu. Biz teknik boyutuyla ilgili değerlendirdik. Türklük kimliğiyle ilgili kimsenin asla bir şeyi olmaz. Bu bizim ortak değerimiz, üst kimliğimiz. Doğru, çalışkan olmak, elbette bunların içeriğiyle ilgili bir itiraz söz konusu değil."

Hayvanlara eziyet edenlerle ilgili düzenlemenin sorulması üzerine Gül, sahipli sahipsiz ayrımının kaldırılacağını, her ikisine de eziyet ve kötü muameleyi suç oluşturacak düzenleme hazırladıklarını ifade etti.

Hayvanlara eziyet edenlere, kötü muamele yapanlara yönelik hapis cezasını öngören düzenleme hazırlandığını yineleyen Gül, konunun yakın zamanda gündeme geleceğine ve yasalaşacağına inandıklarını sözlerine ekledi.

Darbe girişimine yönelik 209 dava tamamlandı

ANKARA (AA) – KEMAL KARADAĞ – Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, darbe girişimine yönelik 289 davadan 209'unun tamamlandığını bildirdi.

Gül, AA muhabirine yaptığı açıklamada, millette, kamuoyunda darbe girişiminde bulunan hainlerle ilgili kararların bir an önce verilmesi yönünde beklenti olduğunu belirtti.

Türk yargısının büyük bir fedakarlıkla görevini icra ettiğini kaydeden Gül, Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) yönelik soruşturma ve kovuşturmaların etkili şekilde yürütülmeye devam edildiğini vurguladı.

Darbe girişiminde yer alan kişilere ilişkin soruşturma ve kovuşturmalarda da büyük aşamalar kaydedildiğini anlatan Gül, yargılamalar sonrasında TBMM'yi bombalayan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a suikast girişiminde bulunanlar hakkında da mahkumiyet kararları verildiğini hatırlattı.

Adalet Bakanı Gül, şöyle devam etti:

"289 fiili darbe davası var ve bu davalardan 209'unu mahkemelerimiz karara bağladı. Bu, önemli bir oran. Türk yargısı, Anayasa'ya, adalete, vicdana göre karar vermek için gayret gösteriyor. Bu süreci kendi hukukumuza, uluslararası hukuka göre sürdürüyor. Türk yargısı elinden gelen gayreti gösteriyor."

– "Adaletin tecellisi"

Yargılamalarda delillerin değerlendirildiğine dikkati çeken Bakan Gül, soruşturma ve kovuşturmalarla yeni delillerin elde edildiğini belirtti.

"O gece Anayasa'yı, hukuku ortadan kaldırmak isteyen darbeciler vardı." diyen Gül, şunları kaydetti:

"Türkiye, bir hukuk devletidir. Hakimler, savcılar, onların kaldırmak istedikleri Anayasa'ya göre savunma hakkı veriyor, yargılama yapıyor. Silahla kaldırmak istedikleri Anayasa, hukuk sistemi onlara bu savunma hakkını veriyor. Adil bir şekilde yargılama yapılıyor. Aslolan, hukukun yerine gelmesi, adaletin tecelli etmesi. Yargı mensupları da bunun için her türlü gayreti gösteriyor."