“Trabzon'da kazanma adına ne gerekiyorsa yapacağız”

ERZURUM (AA) – Spor Toto Süper Lig ekiplerinden Büyükşehir Belediye Erzurumspor'un teknik direktörü Mehmet Özdilek, "Trabzon'a gidip saha içinde kazanma adına ne gerekiyorsa onu yapacağız. Bütün hazırlıklarımız bu yönde." dedi.

Özdilek, kulüp tesislerinde düzenlenen basın toplantısında yaptığı açıklamada, milli maçlar arasını iyi değerlendirdiklerini, son haftada Trabzonspor maçına yoğunlaşmaya başladıklarını belirtti.

Bu hafta iyi bir rakibe karşı oynayacaklarını aktaran Özdilek, şunları kaydetti:

"Son günlerde oyun temposu, oyun anlayışı yükselen bir takıma karşı oynayacağız. Artık bunlara alışık olmamız lazım. Rakibin kim olduğu önemli değil, bizim sahada ne yapacaklarımız çok önemli. Biliyorsunuz son maçımızı 4 haftadır kazanan bir takıma karşı oynamıştık, artık Süper Lig'de kolay müsabaka yok. Oyuncuların ve camianın moralinin yüksek olması sevindirici. Oyun anlayışımızı da bu 15 günlük süreçte bir tık daha ileri taşıdığımızı düşünüyorum. Trabzon'a giderken tek düşüncemiz tabii ki alacağımız puanlar. Her maça tek tek bakıyoruz, tüm ciddiyetimizle Trabzonspor maçına hazırlanıyoruz."

Trabzonspor'un sahasında güçlü olduğunu ve iyi oyuncularının bulunduğunu bildiklerini anlatan Özdilek, Erzurumspor'un 4 deplasmanın 2'sinden beraberlikle ayrıldığına dikkati çekti.

Deplasman maçlarında farklı bir oyun anlayışlarının olduğunu söyleyen Özdilek, "Trabzon'a gidip saha içinde kazanma adına ne gerekiyorsa onu yapacağız. Bütün hazırlıklarımız bu yönde. Oyuncularımızın zihinsel ve fiziksel durumlarından son derece memnunum." ifadelerini kullandı.

– "Sehic'i kolay kolay vermeyiz"

Özdilek, Galatasaray'ın, kalecileri Sehic ile ilgilendiğine yönelik iddialara ilişkin, Sehic'in takım için önemli bir oyuncu olduğunu belirtti.

Bu yıl Sehic'in çok iyi bir performans ortaya koyduğuna işaret eden Özdilek, "Bu tür gündemlerle oyuncunun kafasını karıştırmayı çok doğru bulmuyorum. Bizim için önemli olan devre arasına kadar olan süreçte ne kadar puan toplayacağız. Bu süreçte önemli etken oyuncumuz da Sehic olacaktır. Atanın ve tutanın iyi olacak, diye bir tabir var; bizim tutanımız iyi dolayısıyla onu da kolay kolay vermeyiz." diye konuştu.

– Munsy'nin gözüne top çarptı

Mehmet Özdilek, forvet oyuncusu Munsy'nin antrenmanda gözüne top çarpması sonucu sakatlandığını aktardı.

Futbolcunun göz tansiyonunun sürekli inip çıktığını ifade eden Özdilek, "Son birkaç gündür göz tansiyonu stabil gitti, belli bir noktaya erişti. Cuma günü son bir kontrol yapıldıktan sonra takımla birlikte çalışmalara başlayacak. Bakıldığı zaman 15 gündür takımdan ayrı. Kone, Alanya maçında sakatlanmıştı, o da bugün bir testten geçecek ve yarın takımla çalışmaya başlayacak." şeklinde konuştu.

Advertisements

İstanbul Valisi'nden “stokçuluk” uyarısı

İSTANBUL (AA) – İstanbul Valisi Vasip Şahin, il sınırları içerisinde faaliyet gösteren esnaf, firma ve her türlü işletme tarafından sunulan mal ve hizmetlerin haklı bir neden olmaksızın fiyatlarının yükseltilemeyeceğini, meslek kuruluşları tarafından belirlenen fiyatlar üzerinde satış yapılamayacağını belirterek, "Ürünlerin piyasaya arzlarının geciktirilmesi ve stokçuluk yapılmaz." dedi.

Şahin, valiliğin internet sitesinde "Perakende ticarette uygulanacak ilke ve kurallar hakkında" konulu açıklama yayımlatarak, stokçuluk yapanların cezalandırılacağını söyledi.

Vatandaşların ihtiyaçlarını teminine yönelik piyasa koşullarında sunulan mal ve hizmetlere erişiminin güvence altına alınmasının devletimizin yasal sorumlulukları arasında olduğunu aktaran Vali Şahin, "Kamu hizmetleri ile piyasa koşullarında mal ve hizmet sunumu kamu düzeninden etkilenmekte; bu hizmet ve sunumlarda olası aksamalar da kamu düzenini bozabilmektedir. Vatandaşlarımızın günlük hayatlarının aksama ve sıkıntı olmaksızın idamesine ilişkin her türlü tedbiri alma yetki, görev ve sorumluluğu ise şüphesiz kamu idarelerine aittir." diye konuştu.

Şahin, "il sınırları içinde bazı esnaf, firma ve işletmelerin dövizde meydana gelen dalgalanmayı fırsat bilerek vatandaşlarımızın ihtiyaçlarına yönelik piyasa koşullarında sunulan mal ve hizmetlere fahiş fiyat uyguladığı; bazı ürünleri ise stoklarında bekleterek fiyat artışına neden olduğu, halkın esenliğini ve refahını tehdit edici davranışların ortaya çıktığı görülmüştür. Haksız fiyat artışları ve stokçuluk karşısında mağdur olan vatandaşlarımızın ve iyi niyetli işletmelerin haklarını korumak için gerekli tedbirlerin alınması gerekmektedir." ifadelerini kullandı.

Çeşitli kanun maddelerini örnek vererek bunları ihlal edenlerin cezalandırıldığını hatırlatan Şahin, şunları kaydetti:

"Bu itibarla kamu düzeni ve güvenliğinin korunması, vatandaşlarımızın mağduriyetlerinin önlenmesi ve haksız rekabetin önüne geçilmesi amacıyla; ilimiz sınırları içerisinde faaliyet gösteren esnaf, firma ve her türlü işletme tarafından sunulan mal ve hizmetlerin haklı bir neden olmaksızın fiyatlarının yükseltilmemesi, meslek kuruluşları tarafından belirlenen fiyatlar üzerinde satış yapılmaması, ürünlerin piyasaya arzlarının geciktirilmemesi ve stokçuluk yapılmaması, satılan malın üretim yeri, ayırıcı özelliği, tüm vergiler dahil satış fiyatı, birim satış fiyatı, satış fiyatı ve birim fiyatının uygulanmaya başladığı tarih, üretim yeri Türkiye olan mallar için Ticaret Bakanlığınca tespit ve ilan edilen şekil, logo veya işaret şartlarına uyulması, ürünlerde kullanılan etiketlerin tarife ve fiyat listelerinin üzerindeki rakam ve harflerin okunabilir, düzgün, eksiksiz, gerçeğe uygun, yeterli büyüklükte ve başka rakam, kelime ve işaretlerle karışıklığa sebebiyet vermeyecek şekilde kullanılması, tarife ve fiyat listelerinin hangi mala ait olduğunun tüketiciler tarafından kolaylıkla görülebilmesi ve okunabilmesi hususlarına riayet edecektir."

İstanbul Valisi Vasip Şahin, piyasanın gerekli şekilde denetleneceğini vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı:

"Başta zabıta birimleri olmak üzere yetkili birimlerce denetim faaliyetlerine ağırlık verilmesi, yapılan denetimler sırasında aksine hareket edenlerin tespit edilmesi halinde yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri çerçevesinde adli ve idari işlemler yapılarak idari para cezası uygulanacaktır. Bu karar yayımı tarihinden itibaren yürürlüğe girer. İlanen tebliğ olunur."

Türkiye'den Yunanistan-Mısır-GKRY'nin “temelsiz atıflarına” tepki

ANKARA (AA) – Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, Yunanistan-Mısır-Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) üçlü zirve toplantısının ardından yayımlanan ortak bildiride, Türkiye'ye yapılan temelsiz atıfların esefle karşılandığını bildirdi.

Sözcü Aksoy, Yunanistan-Mısır-GKRY üçlü zirvesinin ardından yayımlanan ortak bildiriye ilişkin bir soruya yönelik yaptığı yazılı açıklamada, "Yunanistan'ın Girit adasının Elunda kentinde, 10 Ekim'de düzenlenen Yunanistan-Mısır-GKRY üçlü zirve toplantısı sonunda yayımlanan ortak bildiride, ülkemize yapılan temelsiz atıflar esefle karşılanmıştır." ifadesini kullandı.

Aksoy, Kıbrıs Adası'nda 1963-1974 yıllarında Kıbrıs Rum tarafınca Kıbrıs Türk halkına uygulanan mezalimin unutularak, Kıbrıs sorununun, Türkiye'nin 1960 Garanti Antlaşması'nın verdiği hakka dayanarak 1974'te gerçekleştirdiği Barış Harekatı'na bağlanmaya çalışılmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Hami Aksoy, şunları kaydetti:

"Bu bağlamda, Kıbrıs Türk halkının Ada'nın ortak sahibi olmasından kaynaklanan haklarının ve çıkarlarının korunmasına yönelik çabalarımız kararlılıkla sürdürülecektir. Bölgede Türkiye'nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin meşru hakları ve çıkarları hilafına adım atanlar, bölgede Türkiye'yi yok saymaya kalkışanlar, emellerine asla ulaşamayacaklardır."

Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Es-Sisi ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Anastasiadis ile beraberindeki heyetler, Girit Adası'nda 10 Ekim'de 6'ncısı düzenlenen üçlü zirvede bir araya gelmişti.

Çipras, zirve sonrasında yaptığı açıklamada, Mısır ile Akdeniz'de Münhasır Ekonomik Bölge sınırlarının en kısa sürede belirlenmesi konusunda anlaştıklarını belirtmişti.

Koruma altındaki çocuk için düzenlenen rapora soruşturma

ANKARA (AA) – Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk'un talimatıyla, 24 yaşındaki bir adamın cinsel istismarı sonucu hamile kalan ve doğum yaptıktan sonra devlet koruması altına alınan kız çocuğu hakkındaki rapora ilişkin soruşturma başlatıldığı bildirildi.

Bakanlık tarafından bugün bir gazetede "Düğün de Yapsaydınız" başlığıyla yayımlanan habere ilişkin yazılı açıklama yapıldı.

Açıklamada, "(Düğün de Yapsaydınız) başlığı ile yayınlanan habere ilişkin olarak, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Sayın Zehra Zümrüt Selçuk'un talimatlarıyla, idari soruşturma başlatıldığını kamuoyu ile paylaşırız." ifadelerine yer verildi.

Söz konusu haberde, 24 yaşındaki kişinin cinsel istismarı sonucu hamile kalan ve doğum yaptıktan sonra devlet koruması altına alınan 16 yaşındaki kız çocuğu hakkında, çocuk destek merkezinde görevli bir sosyal çalışmacı tarafından hazırlanan raporda, "Bebeğin babasıyla evlenmesi iyi olur" yönünde görüş bildirildiği iddia edilmişti.

Türkiye'den Afganistan'daki terör saldırısına kınama

ANKARA (AA) – Türkiye, Afganistan’ın Helmand vilayetindeki bir seçim ofisine yönelik terör saldırısını kınadı.

Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, söz konusu saldırıda çok sayıda can kaybı ve yaralı olmasından duyulan üzüntü dile getirildi.

Açıklamada, "Bu hain terör saldırısını kınıyor, saldırıda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, dost Afganistan hükümetine ve kardeş Afgan halkına başsağlığı, yaralananlara acil şifalar diliyoruz." ifadeleri kullanıldı.

Afganistan'ın güneyindeki Helmand vilayetinde bir milletvekili adayının seçim ofisine düzenlenen intihar saldırısında 8 kişinin öldüğü, 11 kişinin yaralandığı açıklanmıştı.

Saldırının gerçekleştiği yerde, gelecek hafta düzenlenecek parlamento seçimleri için kampanya düzenleniyordu.

Türkiye'den Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ne tepki

ANKARA (AA) – Dışişleri Bakanlığından, Türkiye'nin hiçbir yabancı ülke, şirket veya geminin Doğu Akdeniz'deki yetki alanlarında izinsiz hidrokarbon arama faaliyetlerinde bulunmasına fırsat vermeyeceği bildirildi.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, "Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY), Kıbrıs Türkü'nün haklarını göz ardı ederek, tek taraflı olarak sınırlandırdığı 7 numaralı sözde ruhsat sahası için uluslararası şirketlere davette bulunma kararı almış olmasını endişe ile karşılıyoruz." ifadesi yer aldı.

Rum Yönetiminin bu kararının, Kıbrıs Türk tarafının Ada’nın doğal kaynakları üzerindeki eşit, ayrılmaz hak ve çıkarlarını hiçe sayan tutumunu sürdürdüğünün kanıtı olduğu belirtilen açıklamada, "Esasen Rum tarafı, bu şekilde hareket ederek Temmuz 2017’de Kıbrıs Konferansı’nın sonuçsuz bir şekilde kapanmasına neden olan, Kıbrıs Türk tarafının siyasi eşitliğini ve Ada’nın ortak sahibi olduğu gerçeğini hiçe sayan tutumundan vazgeçmediğini bir kez daha ortaya koymaktadır." denildi.

Açıklamada, söz konusu kararın, Türkiye'nin bölgedeki kıta sahanlığında uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarını ihlal ettiği belirtilerek, karara konu 7 numaralı sözde ruhsat sahasının önemli bir bölümünün, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki kıta sahanlığının BM nezdinde de kayda geçirilen dış sınırlarının içinde yer aldığı kaydedildi.

Türkiye'nin 2 Mart 2004 ve 12 Mart 2013 tarihli notalarında belirtildiği üzere, BM’ye dış sınırları bildirilen kıta sahanlığında doğal kaynak arama amacıyla yapılacak her türlü faaliyetin, Türkiye'nin iznine tabi olarak yürütülmesi gerektiği vurgulanan açıklamada, "Tarafımızca vurgulana geldiği üzere, ülkemiz, hiçbir yabancı ülke, şirket veya geminin deniz yetki alanlarımızda izinsiz olarak hidrokarbon arama faaliyetlerinde bulunmasına, bundan önce olduğu gibi bundan sonra da hiçbir şekilde fırsat vermeyecektir." uyarısı yapıldı.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Ülkemiz, kıta sahanlığındaki hak ve menfaatlerini korumak için gerekli tedbirleri almaya ve her türlü girişim ile sondaj dahil faaliyetlerini yürütmeye devam edecektir. Önümüzdeki yakın dönemde Doğu Akdeniz’deki kıta sahanlığımızda ve ayrıca KKTC’nin Türk Petrollerine verdiği ruhsat sahalarında sondaj faaliyetlerinin yapılması planlanmaktadır. Bu çerçevede, GKRY’nin vermeye teşebbüs edebileceği hükümsüz ruhsatlara dayanarak Türk kıta sahanlığında herhangi bir hidrokarbon arama çalışması yapılamayacağını belirtiyor ve ihaleye ilgi duyabilecek ülkeleri ve şirketleri, sağduyulu davranmaya ve bölgenin gerçeklerini dikkate alarak hareket etmeye davet ediyoruz."

FETÖ elebaşının kampındaki olay

WASHINGTON (AA) – ABD'nin Pensilvanya eyaletinde bulunan Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) kampında meydana geldiği iddia edilen bir olayı araştıran polis, olay yeri soruşturmasıyla ilgili yazılı açıklama yaptı.

Pensilvanya Eyalet Polisi Lehighton bölgesi tarafından yapılan "kamuyu bilgilendirme" raporunda, olay mahallinde görüldüğü rapor edilen şüphelinin yakalanamadığı belirtildi.

Açıklamada, "Belirtilen tarih ve saatte polisler, bir silahın ateşlendiği ihbarı üzerine belirtilen adrese intikal etti. Güvenlik görevlisi, (kampın) güvenlik girişinin dışında izinsiz bir kişinin olduğu yöne doğru ateş etmiş. Tanımlanamayan kişi olay yerinden kaçmış. Polis memurları bölgedeki aramalarını tamamladılar ve tanımlanamayan kişiyi bulamadılar. Soruşturma sürüyor." ifadelerine yer verildi.

Söz konusu şüphelinin tamamen siyah giyinmiş beyaz bir erkek olduğu belirtilen raporda, şüphelinin silahlı olduğuna yönelik bir ifade ise yer almadı.

ABD'nin Pensilvanya eyaletinde bulunan FETÖ kampında sabah saatlerinde meydana geldiği bildirilen bir olayı araştırmak üzere kampın etrafını polisin sardığı belirtilmişti.

Ege'de ihracat rekoru

İZMİR (AA) – Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) kanalıyla eylül ayında yapılan ihracat, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 20 artarak 1 milyar 168 milyon 915 bin dolara ulaştı.

EİB'den yapılan açıklamaya göre, Birlik tarihinde eylül ayları dikkate alındığında 79 yıllık ihracat rekoru kırıldı.

Birlik üyesi firmalarca eylül ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 20 artışla 1 milyar 168 milyon 915 bin dolarlık ihracat yapıldı.

Eylül ayındaki bu rekora en önemli katkıyı, ihracatı yüzde 74 artan Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği verdi. Bunu, yüzde 69'luk ihracat artışıyla Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, yüzde 61 artışla da Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği izledi.

EİB'in ocak-eylül dönemi ihracatı da 2017'nin aynı dönemine göre yüzde 16,5'lik artışla 8 milyar 480 milyon dolardan, 9 milyar 878 milyon dolara çıktı. Yıllık ihracat ise yüzde 17,2 artarak 11 milyar 275 milyon dolardan 13 milyar 220 milyon dolara yükseldi.

– Hindistan'a ihracat yüzde 181 arttı

Egeli ihracatçılar, eylül ayında 180 ülkeye ürün sattı. Bu dönemde 128 ülkeye yapılan ihracatta artış görüldü. Birlik ihracatında 125 milyon dolarla Almanya zirvedeki yerini korudu. Bu ülkeye ihracat yüzde 16 artış gösterdi.

Amerika Birleşik Devletleri'ne ihracat yüzde 12 artışla 102 milyon dolar olarak kayıtlara geçerken, İspanya 72,8 milyon dolarlık ihracatla üçüncü sırada yer aldı.

EİB'in ihracat yaptığı ilk 20 ülke içinde sadece Belçika ve Romanya'ya dış satımda azalış yaşandı.

Hindistan yüzde 181'lik ihracat artış oranıyla ilk 20 ülke arasında ihracatın en fazla arttığı ülke oldu. Hindistan'ı yüzde 82'lik ihracat artışıyla Yunanistan izledi.

Türkiye IKBY'deki seçimlerin barışçıl geçmesinden memnun

ANKARA (AA) – Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nde (IKBY) önceki gün yapılan milletvekilliği seçimlerinin, barışçıl bir şekilde gerçekleştirilmesinden memnuniyet duyduklarını bildirdi.

Sözcü Aksoy, bakanlığa IKBY'deki milletvekilliği seçimine ilişkin yöneltilen bir soru üzerine yazılı açıklama yaptı.

"IKBY Parlamento seçimlerinin barışçıl bir şekilde gerçekleştirilmesinden memnuniyet duyuyoruz." ifadesini kullanan Aksoy, açıklamasında, "Seçim sonuçlarının, Irak’ın birlik ve bütünlüğünün korunması ve ülkede istikrarın sağlanması bakımından hayırlı olmasını diliyoruz." değerlendirmesi yer aldı.

Yaklaşık 5 milyon nüfuslu IKBY'de 3 milyonu aşkın kayıtlı seçmen, 30 Eylül Pazar günü genel seçimler için sandık başına gitmiş, 29 parti ve koalisyon, 111 sandalyeli meclis için yarışmıştı.

Bahçelievler'de doktora silahlı saldırı

İZMİR (AA) – İzmir'de 54. Ulusal Psikiyatri Kongresi'ne katılan bin psikiyatrist, İstanbul Bahçelievler'de özel bir hastanede çalışan meslektaşları Fikret Hacıosman'a yönelik silahla saldırıyı protesto etti.

Kongrenin düzenlendiği otelin bahçesinde bir araya gelen doktorlar, alkış ve sloganlarla Hacıosman'a yönelik silahlı saldırıya tepki gösterdi.

Türkiye Psikiyatri Derneği Genel Başkanı Ömer Böke, burada yaptığı açıklamada, meslektaşlarının görevi başında hastası tarafından silahla yaralanmasının üzüntüsünü yaşadıklarını ifade etti.

Hastanelerdeki "Beyaz kod" uygulamasına 13 bin 409 başvuru geldiğini, bunun bin 325'inin doğrudan fiziksel şiddet olduğunu söyleyen Böke, doktora şiddetin sıradan bir olay haline gelmekten çıkarılması gerektiğini belirtti.

Bireysel silahlanmanın önüne geçilmesini isteyen Böke, "Şiddet davranışı incelenerek nedenlerinin ve önleme yollarının ortaya konulması gerekir. Her şeyden önce şiddet dilini terk etmeliyiz. Sağlıkta şiddetin son bulması için hep birlikte mücadele etmeliyiz." diye konuştu.

Doktorlar, daha sonra kongrenin yapıldığı salona döndü.