MÜSİAD Ankara Geleneksel İftar Programı

ANKARA (AA) – Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, "Kalıcı, uzun vadeli ve çok yönlü yapısal değişimlerin hayata geçirilmesi adına MÜSİAD olarak yenilenen yapımızla çok daha güçlü bir paydaş olacağız." dedi.

ATO Congresium'da düzenlenen "MÜSİAD Ankara Şubesi Geleneksel İftar Programı"na CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile iş ve siyaset dünyasından davetliler katıldı.

Programda bir konuşma yapan Kaan, dünyanın 94 ülkesinde 224 noktada faaliyet gösterdiklerini aktararak,MÜSİAD'ın yarın itibarıyla 29'uncu yılını tamamladığını ifade etti.

Türkiye'nin kalkınması için gayretle çalıştıklarını vurgulayan Kaan, Türk milletinin gücüne inanan iş insanları olarak üretmeye ve büyümeye devam edeceklerini dile getirdi.

Kaan, kısa süre önce MÜSİAD'ın 25. Olağan Genel Kurulu'nu gerçekleştirdiklerini anımsatarak, şunları söyledi:

"Çağın ve geleceğin gereklerine göre bir çalışma süreci yürüttük, yeni yapımızı buna göre belirledik. MÜSİAD bugün, siyasetten bürokrasiye, sanattan ekonomiye, ticaretten sermayeye, diplomasiye kadar çok geniş bir yelpazede adeta bir danışma ve fikir edinme kurumu gibi algılanmaktadır. Yeni süreçte, veri akışını çok daha işlevsel ve sürekli kılacak altyapı çalışmalarını tamamlayacağız. MÜSİAD artık kendini bir sermaye üssü ve veri merkezi olarak tanımlamaktadır."

  • "Medeniyetimiz için her zamankinden fazla çalışacağız"

Yüksek Seçim Kurulunun, İstanbul'da Büyükşehir Belediyesi seçimlerinin yenilenmesine yönelik kararının hayırlı olması temennisinde bulunan Kaan, iş dünyası olarak ekonomik anlamda güçlenme, büyüme ve toplumsal bağları sağlamlaştırmak için mücadele edeceklerini aktardı.

Abdurrahman Kaan, meselesi "Türkiye" olan herkesin memleketi için sorumluluk alması gerektiğine dikkati çekerek, şöyle konuştu:

"Bizler, Yeni Ekonomik Program sonrası ortaya konacak ekonomik reformların netleşmesi, üretim, yatırım, ihracat hattında yeniden biçimlenen ekonomik modellerin uygulamaya konması, istihdamın desteklenerek sosyal refah ortamının iyileştirilmesi ve ülkemizin yeniden büyüme trendini yakalaması adına üzerimize düşen ne varsa sonuna kadar yapmaya hazırız. Kalıcı, uzun vadeli ve çok yönlü yapısal değişimlerin hayata geçirilmesi adına, MÜSİAD olarak yenilenen yapımızla çok daha güçlü bir paydaş olacağız. Medeniyetimiz için, değerlerimiz için, evlatlarımız ve nesillerimiz için her zamankinden fazla çalışacağız."

  • "Üzerimize düşen sorumlulukların farkındayız"

MÜSİAD Ankara Başkanı Hasan Basri Acar ise 2023 hedeflerine ulaşmak için ihracatın artırılması ve aynı oranda ithalatın azaltılması gerektiğini belirterek, iş adamları olarak kendilerine düşen sorumlulukların farkında olduklarını ifade etti.

Merkez Bankasının yeniden yapılandırılarak ekonomik istikrara katkı sağlayan bir kurum haline getirilmesi gerektiğine işaret eden Acar, "Faizin yüksek olması üretimi durdurmakta, bu da dışa bağımlılığı getirmektedir. Dışa bağımlılık arttıkça yerel paranın değeri düşüp, dövizin değeri artmaktadır. Vergi sistemimiz daha basit ve anlaşılır bir yapıya kavuşturulmalıdır. Dolaylı vergiler yük olmaktan çıkarılmalıdır." değerlendirmesinde bulundu.

Acar, MÜSİAD Ankara olarak savunma sanayisiyle ilgili sorumluluklarının da bilincinde olduklarını vurgulayarak, geçen yıl Sınır Güvenliği ve Askeri Radar Zirvesi ile bu sahada üretim yapan firmaları konunun ilgili ve yetkili mercileriyle bir araya getirdiklerini aktardı.

Söz konusu zirvenin ikincisini 2-3 Ekim'de düzenleyeceklerini bildiren Acar, "2023 hedefleri için daha fazla çalışmalı, sorumluluklar almalıyız." diye konuştu.

Turkish business body opens office in Chile

             By Tuba Sahin</p>    <p>ANKARA (AA) - Turkey's Independent Industrialists' and Businessmen's Association (MUSIAD) opened a representative office in Chile as part of its 2019 drive to strengthen its presence in Latin America.</p>    <p>MUSIAD has now 224 representative offices in 94 countries, according to a statement released Monday. </p>    <p>Chile became the fourth country in the region -- after Venezuela, Mexico and Colombia -- where the association opened offices.  </p>    <p>Abdurrahman Kaan, the head of MUSIAD, said organizational works in South America have accelerated since the business body declared 2019 &quot;the year of Latin America and the Asia-Pacific&quot;. </p>    <p>Stating that Latin America has a great potential with a trade volume of $700 billion and over $2 trillion of GDP, Kaan said MUSIAD aims to play an active role in the region. </p>    <p>According to Turkish Statistical Institute, bilateral trade volume between Turkey and Chile amounted to nearly $79 million in the first two months of 2019.

Turkey's business circle expects economic reforms

             By Ugur Aslanhan</p>  <p>ISTANBUL (AA) - Representatives from Turkey’s business circle Friday voiced their expectations for a structural reform in the economic area in the upcoming less than a five-year period before next elections.</p>  <p>Exporters, industrialists and representatives of businesspeople associations convened in an Istanbul meeting of Trade Ministry's advisory council.</p>  <p>Addressing the meeting, Rifat Hisarciklioglu, head of Turkey's Chambers and Commodity Exchanges Union (TOBB), said the upcoming four-and-half year election-free period is important for Turkey's targets.</p>  <p>&quot;We see this period as an opportunity to make permanent solutions for our structural problems,&quot; he stressed.</p>  <p>On Sunday, President Recep Tayyip Erdogan said next elections in Turkey will be held in June 2023, following March 31 local polls.</p>  <p>Hisarciklioglu recalled that Treasury and Finance Minister Berat Albayrak is expected to unveil a new economic roadmap next week.</p>  <p>“With this roadmap, the credibility of Turkey and Turkish economy will increase with the disciplined stance in public finance and decrease in the need for external sources continuing, as well as adopting measures to support the competitiveness of private sector,” he said.</p>  <p><br></p>  <p> </p>  <p>- Structural reforms expected to contribute to economy</p>  <p>Nail Olpak, the chairman of the Foreign Economic Relations Board of Turkey (DEIK), stressed elections have kept Turkey's agenda engaged in recent years, hereupon Turkey should focus on development and reforms.</p>  <p>&quot;We will work to form a sustainable and balanced growth, durable economy by making more quality products,&quot; he noted.</p>  <p>Olpak added: &quot;We expect that structural reforms will contribute to the economy.&quot;</p>  <p>Simone Kaslowski, deputy head of Turkish Industry and Business Association (TUSIAD), said Turkey's priority is to decrease inflation rate to the single-digit level for providing financial stability.</p>  <p>Turkey is an open economy and it should make more trade and attract more foreign investment, he underlined.</p>  <p>Also highlighting the need for reforms in economic, political and social areas in Turkey, Kaslowski said that strengthening institutions, developing insurance sector, and increasing transparency in public finance, as well raising financial covering and fighting against the underground economy were important for financial stability.

– Turkey to reach its targets until next elections

Abdurrahman Kaan, the head of the Independent Industrialists’ and Businessmen’s Association (MUSIAD), said: "As business world, we wish that Turkey will focus on financial stability and development until next elections."

In this period, economic reforms, production, investments, and exports are important issues, he added.

Ismail Gulle, head of Turkish Exporters Assembly (TIM), said Turkey will spend upcoming period for making reforms and rising exports.

"I believe that our country will be successful by reaching its targets at the end of this four-and-a-half-year period," he underlined.

*Writing and contributions by Gokhan Ergocun

“Türkiye, ekonomisi çok güçlü bir ülke”

AFYONKARAHİSAR (AA) – ARİF YAVUZ – Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, Türkiye'nin, ekonomisi çok güçlü bir ülke olduğunu söyledi.

Kaan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türk ekonomisinin yerel seçimlerden sonra kötüye gideceğine yönelik bazı yorumların yapıldığını belirtti.

2018 yılı ilk 6 ayına bakıldığında Türkiye'nin büyüme rakamlarının ilk çeyrekte yüzde 7,3, ikinci çeyrekte ise yüzde 5,3 olduğunu anımsatan Kaan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye'nin önlenemez büyümesine karşı üçüncü çeyrekte ekonomiye çok ciddi saldırılar yapıldı. Özellikle 10 Ağustos gecesi ve sonrasındaki manipülasyonları herkes gördü. Türkiye, ekonomisi çok güçlü bir ülke. Evet, bizim bazı sıkıntılarımız var, yok diyemeyiz ama 2018'de biz her halükarda yüzde 2,6 büyüdük. Son çeyrekte küçülme olabilir çünkü bu çok büyük bir saldırıydı."

  • "Biz sanayiciyiz ve üretmeye devam ediyoruz"

Bazı odakların, yerel seçimler sonrası Türkiye ekonomisinin kaosa sürükleneceği yönünde iddialarda bulunduğunu ifade eden Kaan, şöyle devam etti:

"Türkiye bunları daha önce de yaşadı. 1994'te, 1997'de, 2001'de, 2008'de ve dünya krizi varken bile Türkiye'de bunları rahatlıkla atlattık. Bunu da atlatacağız. O yüzden seçim sonrası için Türkiye'deki iş adamlarımıza ve halkımıza seslenmek istiyorum; kesinlikle 'kaos' gibi bir şey düşünmesinler. Biz sanayiciyiz ve üretmeye devam ediyoruz. Yine her gün istihdamın artmasıyla ilgili açıklamalar yapıyoruz. O yüzden bu tür, Türkiye ekonomisinde 'kaos' olacak sözlerine kimse inanmasın. İş dünyasına ve iktidarlarına güvensinler, çalışsınlar."

  • Yeni Zelanda'da iki camiye terör saldırısı

Kaan, Yeni Zelanda'da iki camiye cuma namazı sırasında düzenlenen terör saldırısının dünya tarihine geçecek vahim bir olay olduğunun altını çizdi.

MÜSİAD olarak bu hunharca eylemi şiddetle kınadıklarını dile getiren Kaan, şunları kaydetti:

"Bu zihniyete ve insanlık düşmanı insana da buradan lanet ediyoruz. Dünyanın ne kadar evrensel hukuku varsa hepsini yıkacak vaziyetteki bu tür hareketlerin artık son bulmasını istiyoruz. Buna çanak tutan dünya liderlerine seslenmek istiyorum. Amerika, Fransa, Almanya, Avusturya ve İsveç, neredesiniz? Niye bu tür olaylara karşı refleksleriniz zayıf oluyor? Müslümanlara gelince mi oluyor? Bunu özellikle belirtmek istiyorum. Bu tür ırkçı zihniyete sahip hastalıklı kişilerin bir yere konulup tedavi edilmesi lazım. Bu sadist ve ırkçı kişinin Türklere ve Cumhurbaşkanımıza karşı söylemlerini de kesinlikle kabul etmiyor, kınıyor ve lanetliyoruz."

“İstihdam Seferberliği 2019 İstanbul Buluşması”

İSTANBUL (AA) – Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "Anadolu'daki oda ve borsa başkanlarından gelen ilk sinyaller gayet olumlu. İstihdamda pozitif ivmeyi başlattık, devamı da gelecek inşallah." dedi.

"İstihdam Seferberliği 2019 İstanbul Buluşması"nda konuşan Hisarcıklıoğlu, TOBB Türkiye Ekonomi Şurası’nda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeni bir istihdam seferberliği başlatması konusunda iş dünyasına çağrıda bulunduğunu anımsattı.

Bunun ardından yeni, kapsamlı ve cesur bir teşvik paketi hazırlandığına işaret eden Hisarcıklıoğlu, bugüne kadar verilmeyen bir teşvikle yeni istihdam yapacaklar için daha önce olmayan maaş desteği ve sonrasında vergi ve prim indiriminin geldiğini anlattı.

Hisarcıklıoğlu, 25 Şubat'ta başlatılan İstihdam Seferberliği'nin ardından her ildeki, oda ve borsa bünyesinde, destek ve teşvik tanıtım merkezlerinin kurulduğunu anımsatarak, kampanyayı tüm ülke çapında tanıtarak, en geniş katılımın sağlanması için çalıştıklarını söyledi.

Hisarcıklıoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Buradan tüm iş dünyamıza ve işverenlere de tekrar çağrıda bulunuyorum; Türkiye’nin gücüne ve geleceğine güvenin, istihdam kampanyasına katılın, bu tarihi desteklerden faydalanın. Biz küçük firmayız, ilave 1 kişi alsak ne olacak demeyin.

Bakın eskiden büyüklerimiz anlatırdı; Nemrut, ona karşı gelen İbrahim Peygamberin ateşte yakılması için emir vermiş. Nemrut’un askerleri de meydanda büyük ateş yakmış. Herkes korku içinde, sessizce izliyormuş. Derken bir karınca, ağzında küçücük bir damla suyla, ateşe doğru yönelmiş. Bunu gören diğer karıncalar arkasından bağırmış. 'Nereye gidiyorsun, şu ateşin büyüklüğüne bak, bir damla suyla koskoca ateşi söndürebileceğini mi sanırsın?', 'Olsun' demiş karınca, 'Hiç olmazsa hangi tarafta olduğum anlaşılır'. İşte biz de, işsizliğe karşı, istihdamın safında yer almalıyız."

Anadolu’daki oda ve borsa başkanlarından gelen ilk sinyallerin gayet olumlu olduğunu aktaran Hisarcıklıoğlu, "İstihdamda pozitif ivmeyi başlattık, devamı da gelecek inşallah. Dünün en çok kazananları, Türkiye’ye yatırım yapanlar, Türkiye’de istihdam sağlayanlar oldu. Yarının en çok kazananları da bugün Türkiye’ye yatırım yapanlar, insanımıza istihdam sağlayanlar olacak." diye konuştu.

Hisarcıklıoğlu, "En az bir işsiz vatandaşımızı işe alarak, hem işinizi geliştirin, hem ekonominin büyümesine katkınız olsun, hem de Türkiye’nin geleceğine yatırım yaparak, kazanan siz olun. Bu topraklarda bereketi ve umudu hiç kaybetmedik. Kaybetmeyeceğiz." diyerek sözlerini tamamladı.

  • "Kaynaklarımızı nitelikli iş gücüne aktarıyoruz"

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle de üretimde nitelikli iş gücü konusunda yaşanan problemleri çözmeye büyük önem verdiklerini belirterek, "Nitelikli üretimin, nitelikli iş gücü ile yapılabileceğinden hareketle, kaynaklarımızı bu alana aktarıyoruz. Üniversitelerimizle omuz omuza vererek birlikte, tasarım başta olmak üzere kapsamlı projelerle bu konuya ivme kazandırmaya çalışıyoruz." diye konuştu.

Gençler ve çalışmaya hazır vatandaşlar üretim çarkına dahil edilebilirse işsizliği yenerek, küresel ölçekte daha fazla söz sahibi olunabileceğini vurgulayan Gülle, "Ülkemizde çalışma çağında bulunan 13 milyondan fazla gencimiz bulunuyor. Üretimde, hizmetlerde ve ihracatta bu potansiyelimizi hayata geçirebilirsek, sürdürülebilir bir büyüme potansiyelini yakalayarak daha da ileriye gitmemiz işten bile değil. İşte bu noktada istihdam konusunda Cumhurbaşkanımızın çağrısıyla başlayan istihdam seferberliğini iş dünyası temsilcileri olarak sahiplen bizleriz." ifadelerini kullandı.

Gülle, bazı teşviklerin uluslararası rekabeti sağlamak açısından kalıcı olmasının çok büyük faydası olacağının altını çizdi.

  • "İş kanunu ekonomi dostu hale getirilmeli"

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç ise, "Türkiye'nin geçmişi de biziz, bugünü de biziz, geleceği de biziz. Türkiye’yi biz oldukça hiç kimse sarsamayacak." dedi.

Cumhuriyet tarihinin en büyük istihdam teşviklerinin, Cumhuriyet tarihinin en büyük iş alımıyla neticelenmesini dilediğini vurgulayan Avdagiç, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bunun gerçekleşmesi için birincisi; bu en kapsamlı istihdam teşviklerini, hedef kitlemiz olan iş dünyasına etkili bir şekilde anlatmalıyız. Birçok işletme, teşviklerin adeta 'gerçek olamayacak kadar' kapsamlı olduğunu düşünüyor. Bu noktada bize görev düşüyor. Dolayısıyla 'Kayıtsız, şartsız vaat edilen her teşvik devlet tarafından yerine getirilecektir' anlayışını yerleştirmeliyiz. Bana göre teşviklerin niteliğinden daha çok, bu teşvikler yeterince anlatılmadığı için kullanılamadı. İşte İTO olarak biz, bu gerçekten hareket ederek, kapsamlı bir tanıtım kampanyası yapıyoruz."

İkinci olarak; devletin istihdamla ilgili birimlerinin hızlı, kolaylaştırıcı, bürokratik bıktırıcılıktan uzak bir şekilde işletmelere yardımcı olması gerektiğine işaret eden Avdagiç, "Kapıdan giren her işletme sahibi ya da yetkilisi, el üstünde tutulmalı, işletmesinin vasıflarına göre daha başka teşvikler varsa onlardan da haberdar edilmeli. Orada görevli olan arkadaşlarımız, Türkiye’nin büyümesine, yeni bir insanın iş sahibi olmasına vasıta olmanın sevinci ve coşkusuyla iş yapmalı." şeklinde konuştu.

Avdagiç, istihdam seferberliğinin sadece işsizliği azaltmayacağını vurgulayarak, aynı zamanda hem iç talebi canlandıracağını hem de büyümeyi olumlu yönde etkileyeceğini anlattı.

İstihdam teşviklerinin daha kapsamlı ve daha fazla netice vermesi için iş kanunun ekonomi dostu hale getirilmesi çağrısında bulunan Avdagiç, şu değerlendirmelerde bulundu:

"İş insanlarımız, iş davalarından ve bunun sonuçlarından dolayı son derece mutsuzlar. İş insanlarımız işten ayrılan bir kişinin kendilerine dava açıp açmayacağını görmek için bin 800 gün beklemek zorundalar. Kontrolsüz, ölçüsüz ve miktarını belirleyemediğimiz risklerle işimizi yürütmeye çalışıyoruz. Bu kriterlerin AB kriterlerine uydurulması bizim işlerimizin büyük bir kısmını çözecektir."

  • "Kaliteli, sürdürülebilir ve kalıcı istihdam; sanayide"

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, iş, aş ve daha da önemlisi ülke ekonomisine katma değer oluşturmak denince akla gelen sektörlerin başında sanayinin geldiğini belirterek, "Çünkü biliyoruz ki; kaliteli, sürdürülebilir ve kalıcı istihdam buradadır. Biz sanayiciler de kaliteli istihdam sağlamanın, aş ve iş yaratmanın; güçlü ve sürdürülebilir bir ekonominin mihenk noktası olduğuna yürekten inanıyor, bunun için çalışıyoruz." dedi.

Sanayiciler olarak attıkları her adımda ülkenin toplumsal refahı ve barışı için aş ve iş üretmeyi öncelikli görevleri olarak kabul ettiklerini aktaran Bahçıvan, "Bundan sonra da aynı anlayış ve kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz." yorumunu yaptı.

  • "Desteklerden faydalanan üyelerimiz 3-4 ay sonra kârlı çıkacaklar"

Deniz Ticaret Odası (DTO) Başkanı Tamer Kıran da "Bugün işlerimiz yeterince iyi olmayabilir ama 3-4 ay sonra ülkemiz yeniden hızlı bir büyüme trendine girdiğinde bizlerin yeni çalışana ihtiyacı olacak. O günler için bugünden istihdamı sağlamalıyız. Yoksa yarın nitelikli çalışan bulmamız zor." yorumunu yaptı.

Bugün yapılan her istihdamın yarın için büyük bir yatırıma dönüşeceğinin altını çizen Kıran, "Bugün bu desteklerden faydalanan üyelerimiz 3-4 ay sonra kârlı çıkacaklarını, rakiplerinden 1 adım önde olacaklarını görecekler." dedi.

  • "Teşvikler sayesinde helal kazanç kapıları açmaya vesile oluyoruz"

İstanbul Ticaret Borsası (İSTİB) Başkanı Ali Kopuz ise kamu ve özel sektörün birbirine destek olduğunda neler başarabileceğinin defalarca tecrübe edildiğini belirterek, şunları kaydetti:

"Biz Türk iş adamları olarak, 'insan için ancak çalıştığının karşılığı' olduğuna inanır, ona uygun davranır, daima çalışır, çabalarız. Yine 'geçim için helalinden çalışıp kazanmanın farz' olduğuna inanır, ona göre çalışır, helal kazançlar için kapılar açmaya vesile olmaya çabalarız. İşte bu teşvikler sayesinde yeni helal kazanç kapıları açmaya vesile olma fırsatı yakalıyoruz. Bu kapsamda iş dünyamıza, girişimcilerimize, birbirinden önemli 8 farklı teşvik sunuldu."

Kopuz, "Dünyanın en güç işi bir şeyin nasıl yapılacağını bilirken, başka birinin nasıl yapamadığını ses çıkarmadan seyretmektir' der Mevlana. Biz işimizi nasıl yapacağını bilen ve yapan iş insanları olarak işimizi geliştirmek ve büyütmek için bu gibi fırsatları her zaman bulamayız." diye konuştu.

  • "Gelin, İstanbul’da istihdam rekoru kıralım"

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, imkânı olan işletmelerin, hiçbir bahanenin arkasına sığınmadan istihdam sağladığını gördüklerini belirterek, "Fakat, bugün yeni teşvikler, işverenin elini daha da kolaylaştıracak ve yeni istihdam kapıları açacaktır." dedi.

İstanbul'un, ticaretteki önemine değinen Kaan, şunları kaydetti:

"MÜSİAD olarak, bugün yaklaşık 60 bine yakın şirketimizle, 1 milyon 600 binin üstünde kişiye istihdam sağlıyoruz. Bu bakımdan güçlü ve büyük bir yapıyız. Türkiye'de 87 şube ve temsilcilikle, dünya genelinde 93 ülkede, 223 irtibat noktasıyla iş insanlarımızın ve sanayicilerimizin yanındayız. Dolayısıyla, istihdamın artırılması noktasında hükümetimizin attığı bu adımları son derece kıymetli bulduğumuzu ve ülkemizin kalkınması yolunda gösterilen her çabanın her zaman büyük destekçilerinden olduğumuzu ifade etmek istiyorum."

Kaan, sözlerini şöyle tamamladı:

"İş dünyamıza bir çağrı da ben yapmak isterim; Cenap Şahabettin, 'Bilmedikleri şeyden bahsedenler, dikkat ediniz, konuşurken müstesna bir azamet takınırlar' der. Bizler 'yaparız, yapacağız' dedikçe, 'yapamazsınız' diyenler oluyor, olacaktır da. 'Neden?' diye sorduğumuzda ise gerçek bir neden söyleyemiyorlar. Olsun, bilmiyorlarsa kabahat değil, öğreteceğiz, anlatacağız, kanıtlayacağız.

Onun için, yatırımcılarımıza, iş insanlarımıza buradan bir kez daha sesleniyorum; şimdi elimizi taşın altına koyma zamanı. Gelin, İstanbul’da istihdam rekoru kıralım. Gelin, ülkemizde işsizliği olabilecek en düşük seviyelere indirelim. İstanbul’un bu gücü var, bizlerin bunu başarma inancı var. Gelin, Cenabıhak’ın bizlere sunduklarını kardeşçe bölüşelim."

  • "Toplam 50 bin yeni istihdam sözü veriyoruz"

Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Orhan Aydın ise işverenler olarak 2004 yılından bu yana 146,6 milyar liradan fazla miktarda teşviklerden yararlandıklarını belirterek, kısa çalışma ödeneğinin de devlet tarafından işverenlerin konjonktürel dalgalanmadan etkilenmemesi adına hızla hayata geçtiğini anımsattı.

ASKON olarak çok ciddi bir mücadeleye başladıklarını vurgulayan Aydın, "İlkini İzmir ve Şanlıurfa'da hayata geçirdiğimiz 81 ilde 81 yeni ASKON işletmesi dedik. Önümüzdeki 2 sene içerisinde 81 ilde kurulacak yeni işletmeden bahsediyorum sadece. 15 bin yeni istihdam ve mevcut 15 bin üye işletmemizle birlikte toplam 50 bin yeni istihdam sözü veriyoruz." bilgisini verdi.

Aydın, ülke ihracatına katkıda bulunmak ve cari açığını azaltmak adına ilk etapta Rusya ve ABD'de oluşturmaya başladıkları ihracat üsleriyle ülke ekonomisinin potansiyelini ve gücünü ortaya koymak istediklerini söyledi.

“Netanyahu'nun açıklamaları akıl ve vicdan dışı”

İSTANBUL (AA) – Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, "İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti devletine yönelik yaptığı akıl ve vicdan dışı açıklamalar, Müslümanların karşı karşıya kaldığı polis zulmünün beslendiği kaynağı net bir şekilde göstermektedir." ifadelerini kullandı.

Kaan, MÜSİAD Yönetim Kurulu üyeleriyle, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun açıklamaları ve İsrail'in Mescid-i Aksa'da gerçekleştirdiği ibadet yasağına ilişkin MÜSİAD adına değerlendirmede bulundu.

Kaan, yazılı açıklamasında, 3 semavi dinin kutsal mekânlarının yer aldığı peygamberler şehri Kudüs’ün, İsrail’in uluslararası hukuku hiçe sayarak Filistin halkına yönelik uyguladığı mezalime sahne olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"İsrail’in, hiçbir hukuki dayanağı ve geçerli sebebi olmaksızın ortaya koyduğu, insanlık onuruna sığmayan bu tavır, dün bir kez daha tezahür etmiştir. Müslümanların ilk kıblesi ve Peygamber Efendimizin Miraç’a yükseldiği Mescid-i Aksa, keyfi olarak Müslümanların ibadetine kapatılmıştır. İsrail polisinin, Filistin halkına yönelik, inanç ve ibadet özgürlüğü üzerinden gerçekleştirdiği kışkırtıcı saldırıların, Müslüman kardeşlerimizin haklı tepkisine yol açtığını görüyor ve bunun neticesinde Müslümanların, polis tarafından hukuksuz biçimde gözaltı şiddetine maruz kaldığına tanık oluyoruz. Filistin meselesi, yalnızca Müslümanların meselesi değildir, tüm insanlığın inanç özgürlüğüne, barış içinde yaşama hakkına karşı yapılan bir zulümdür.

Öte yandan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a, dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti devletine yönelik yaptığı akıl ve vicdan dışı açıklamalar, Müslümanların karşı karşıya kaldığı polis zulmünün beslendiği kaynağı net bir şekilde göstermektedir. İsrail hükümetinin, Türkiye ve Müslümanlara yönelttiği fiili ve fikri saldırılar, bölgedeki barış umuduna darbe indirmektedir. Türk milleti, tarihi boyunca her türlü zulmün karşısında, mazlumun yanında yer almıştır. Bunun en yakın şahidi olan İsrail’in, Türkiye’ye yönelttiği soykırım suçlaması kabul edilemez. Biz Müslüman iş insanları olarak bu tavrın karşısında durduğumuzu, var gücümüzle barışı ve huzuru savunmaya devam edeceğimizi ve her koşulda devletimizin yanında yer alacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz."

Turkish businesspeople optimistic about 2019

By Gokhan Ergocun

ISTANBUL (AA) – Turkish businesspeople have said they expect positive developments in 2019.

"Turkey continues to grow. Although there are problems, we are optimistic about 2019," Nail Olpak, head of Turkey's Foreign Economic Relations Board (DEIK), said in a statement.

Despite narrowing in the last quarter, the positive contribution of net external demand to growth percent was important, he noted in a written statement.

The decrease in current deficit and inflation due to quick steps taken by Turkey, he said, were a sign for recovery in 2019.

"The 3 percent narrowing in the last quarter was a corollary of balancing period in the [Turkish] economy," he added.

Ismail Gulle, the head of Turkish Exporters' Assembly (TIM), said Turkey's growth rate of 2.6 percent in 2018 despite attacks on foreign currencies showed that the country had a solid base.

e noted: "In our economy, we will reach again strong growth rates due to the balancing period."

Abdurrahman Kaan, chairman of the Independent Industrialists and Businessmen Association (MUSIAD), said the Turkish economy will continue to grow in 2019 "slowly but steadily".

Kaan added: "We believe that our country would enter a quick development process due to the new economy system's dynamic structure and past experiences."

The Turkish economy grew by 2.6 percent in 2018 and shrank by 3 percent in the last quarter of 2018, on an annual basis, the Turkish Statistical Institute announced on Monday.

Turkey aims to reach economic growth of 2.3 percent this year, 3.5 percent in 2020, and 5 percent by 2021 under its new economic program announced last September.

“YEP ile başlayan ekonomik dengelenme fiyatlara olumlu yansıdı”

İSTANBUL (AA) – Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, Yeni Ekonomi Programı (YEP) ile başlayan ekonomik dengelenme sürecinin fiyatlara olumlu yansımaya başladığını gördüklerini bildirdi.

Kaan, şubat ayı enflasyon verilerine ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, özellikle geçen yılın ikinci yarısında Türkiye'nin karşı karşıya kaldığı spekülatif döviz saldırılarının etkisiyle tüketici fiyatlarında ciddi artışlar gözlemlediklerini kaydetti.

Kaan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bugün geldiğimiz aşamada ise YEP ile başlayan ekonomik dengelenme sürecinin fiyatlara olumlu yansımaya başladığını görüyoruz. Çekirdek enflasyonda gözlenen geri çekilmenin yanı sıra yüzde 29,59 seviyesinde gerçekleşen yıllık bazlı yurt içi üretici fiyatları artışı, yüzde 19,67 seviyesindeki manşet enflasyondaki düşüşün önümüzdeki dönemde de devam edeceğine işaret ediyor. Bu dönemde aylık bazda yalnızca yüzde 0,9 puan artış kaydeden ve enflasyon sepetinin neredeyse 4'te birini kapsayan gıda grubundaki fiyat dalgalanmalarının sona ermesiyle yılın ikinci çeyreğinden itibaren enflasyondaki düşüşün hızlanmasını ve özellikle de yılın ikinci yarısından sonra hem tüketici hem de üretici fiyatlarında daha durağan bir görüntünün sağlanmasını bekliyoruz."

“Endüstriyel Türk keneviri tohumu üretilmeli”

İSTANBUL (AA) – Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, Türk keneviri tohumu üzerinde laboratuvar çalışmaları yapılarak, uyuşturucu seviyesi düşük "Endüstriyel Türk keneviri" tohumunun üretilmesi gerektiğini bildirdi.

Kaan, Türkiye’de kenevir üretimine ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, kenevirin, petro-kimya, plastik, enerji, biyodizel, kağıt-karton ürünleri, tekstil sektörü, plastik ve alt sektörleri, otomotiv, gıda, tarım ile medikal tıp alanlarında kullanılan ekonomik değeri yüksek bir bitki olduğunu belirterek, "Ülkemizde, uyuşturucu maddeler kanunu gereği üretimi yasaklı tarım ürünleri arasında yer alan kenevirin, 2016 yılında hazırlanan yönetmelik ile yeniden kontrollü şekilde yetiştirilmesi planlanmıştır. Ancak, henüz üretim aşamasına geçilmemekle birlikte, kapsamlı bir planlama da oluşturulmamıştır." değerlendirmesinde bulundu.

Sanayi üretimi için son derece önemli olan ve yüksek verimliliği sayesinde ham madde giderleri noktasında oldukça büyük bir avantaj sağlayan bitkinin, gerekli planlamalar tamamlanarak, bir an önce kontrollü bir şekilde üretimine başlanmasının elzem olduğunu ifade eden Kaan şunları kaydetti:

"Kenevirin Anadolu’da tarih boyunca varlığı bilinen türü, Avrupa’da ve diğer bölgelerde üretilen çeşitlerine göre kalitesi ve yüksek verimliliğiyle öne çıkmaktadır. Bu farklılığından dolayı, topraklarımızda yetiştirilen ve yerli tohum olan kenevir bitkisini, 'Türk keneviri' olarak tescil ettirmemiz gerekmektedir."

  • Türk Keneviri Araştırma Enstitüsü kurulmalı

MÜSİAD olarak üzerinde uzun zamandır çalıştıkları Türk keneviri üretimi ile ilgili elde ettikleri veriler ışığında birtakım öneriler oluşturarak ilgili makamlarla paylaştıklarını bildiren Kaan, bu önerileri şöyle sıraladı:

"Yönetmeliğin hızlı bir şekilde işlevsel hale getirilebilmesi için, yönetmelikte belirtilen, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın aldığı kararların bir an önce İl Tarım ve Orman Müdürlükleri’ne bildirilmesi gerekmektedir. Tohum üretimi, kenevir üretimin en önemli aşamalarından biridir. Tohum üretimi ile eş zamanlı olarak, 19 ilde kenevir üretim alanları, İl Tarım ve Orman Müdürlükleri tarafından hızlıca belirlenmeli ve yetersiz kalması durumunda diğer illerde de üretim bölgeleri artırılmalıdır. Bu illerde, planlamalar tamamlanmalı ve tohum üretimi ivedi şekilde başlamalıdır.

Türk Kkeneviri tohumu üzerinde laboratuvar çalışmaları yapılarak, uyuşturucu seviyesi düşük “Endüstriyel Türk keneviri” tohumu üretilmelidir. Konuyla ilgili çiftçiler bilgilendirilerek, bitkinin yetiştirilmesi noktasında teşvik edilmeli ve üretime katılımları sağlanmalıdır. Tüm bu süreçlerin takibi ile planlı ve kontrollü bir şekilde ilerleyebilmesi için bir Türk Keneviri Araştırma Enstitüsü kurulmalıdır. "

Kaan, tohumu, kökleri, dalları ve çiçeğiyle birlikte, tamamından sanayi üretiminde faydalanmanın mümkün olduğu kenevirin, bütün halinde üretim sürecine dâhil edilmesi, buna engel teşkil eden maddelerle ilgili, mevcut yönetmelikte değişikliğe gidilmesi gerektiğini vurguladı.

Üretilen bitkinin, tamamıyla sanayiye aktarılması ve suistimale mahal vermemek adına ileri teknolojik imkanlardan faydalanılarak tam kontrol sağlanmasının mümkün olduğunu ifade eden Kaan, "Gerekli şartlar sağlandığında ve kontrol mekanizmaları kusursuz işletildiğinde, Türkiye’nin hemen hemen tüm bölgelerinde Türk keneviri, başarılı bir şekilde üretilebilecektir. Planlama aşamalarından, üretici ve sanayiciye ulaşma noktasına kadar Araştırma Enstitüsü’nün yapacağı tüm çalışmalara, sivil toplum kuruluşları, sanayiciler, üniversiteler ve çiftçiler mutlaka dahil edilmelidir." değerlendirmesinde bulundu.

Kaan, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan girişimleriyle yeniden gündeme gelen kenevir üretimi konusunda, Stratejik Sektörler ve Politikalar Başkanlığı ve Milli ve Yerli Üretim Üst Kurulu başta olmak üzere, MÜSİAD olarak etkin rol alarak, konunun yakın takipçisi olacaklarının altını çizdi.

17. MÜSİAD EXPO kapanış töreni

İSTANBUL (AA) – Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, “Meselemiz adalet ise, dünya ekonomi sisteminin içine düştüğü şey, bir kısır döngüdür. Kendi icadımız olan paranın, fonksiyonunun çok ötesine geçip bir amaç haline gelmesi, bizleri tüketiyor.” dedi.

Kaan, CNR Expo Fuar Merkezi’nde düzenlenen MÜSİAD EXPO kapanış töreninde yaptığı konuşmada, gençlerin önemine, yeni dönem MÜSİAD’ın yol haritasına ve yeni Türkiye’nin yeni sermaye anlayışına değindi.

MÜSİAD EXPO kapsamında Uluslararası Genç İşadamları Kongresi’nin (UGİK) düzenlenmesi vesilesiyle gençlerin arasında bulunmaktan dolayı büyük mutluluk duyduğunu vurgulayan Kaan, gençlerin geleceğin umudu, mimarı ve insanlık mirasının asıl emanetçileri olduğunu söyledi.

MÜSİAD EXPO’nın bu yıl tüm diğer faaliyetlerine de öncü olan “beraberlik” kavramı etrafında biçimlendiğini aktaran Kaan, “EXPO 2018 kapsamında bu yıl Uluslararası İş Formu'nda, çoğulculuk kavramını tartıştık. Tekelleşmenin ve bireyselleşmenin dünya ekonomisine vereceği zararları irdeledik. Orada da dile getirdim meselemiz adalet ise, dünya ekonomi sisteminin içine düştüğü şey, bir kısır döngüdür. Kendi icadımız olan paranın, fonksiyonunun çok ötesine geçip bir amaç haline gelmesi, bizleri tüketiyor. Kaybetmeye mahkum bırakıyor.” diye konuştu.

Çoğulculuk ve beraberlik kavramlarının MÜSİAD’ın da yenilenme sürecinin çıkış noktası olduğuna işaret eden Kaan, Ticaret savaşlarının arifesinde, herkesin savaş çığırtkanlığı yaptığı bir dönemde, bizler inadına “beraberlik” çağrısı yapıyoruz. Bu nedenle, çoğulculuk ve beraberlik kavramları MÜSİAD’ın da yenilenme sürecinin çıkış noktası olmuştur.” ifadesini kullandı.

Kaan, değişen dünya, değişen stratejiler ve değişen güç dengeleri içinde Türkiye’nin sermaye gücünün de yenilenmesi, tazelenmesi ve 2023 vizyonu kendine amaç edinmesi gerektiğini belirterek, “Bu, bir tercih değil. Bu, bir mecburiyet meselesidir.” dedi.

-"Enderun ve Ahilik geleneğinin ciddi bir parçası olmaya devam edeceğiz"

İçinde bulunduğumuz çağ ve 2023-2025 hattında değişimin artık rutinin bir parçası olduğuna dikkati çeken Kaan, devlet-sermaye ilişkisinin en kadim yönetim modellerinden biri olduğunu dile getirdi.

Kaan, “Ülkemizin ve devletimizin talip olduğu yeni dünyanın yeni güç dengesinde biz, sermaye kesimi olarak 100 ülkeye yayılan ve daha da genişleyecek olan dış teşkilatımızla ekonomi ve ticaret diplomasisi alanında çalışmaya devam edeceğiz. 81 ilde ve 86 noktada yapılanan ve saha bilgisini mikro bazda en net şekilde elde eden ve işleyen iç teşkilatımızla bir bilgi, kontrol ve iletişim ağı kurarak hareket edeceğiz.” diye konuştu.

MÜSİAD’ın artık tüm imkan ve kaynaklarıyla sanat, spor ve temel bilimlerde “yetenek madenciliği” programı ile katma değer üreten insan kaynağı yetiştirme politikasının güçlü bir destekçisi olacağını anlatan Kaan, Türk yönetim anlayışındaki Enderun ve Ahilik geleneğinin ciddi bir parçası olmaya da devam edeceklerini söyledi.

Geniş ve yayılmacı bir platforma geçişin 5 aşamalı planını öngördüklerini dile getiren Kaan, bunları Sermayenin millileştirilmesi, sermayenin olgunlaştırılması ve ıslahı, sermayede senkronizasyonu, sermayedeki kutuplaşmanın giderilmesi ve akreditasyon olarak sıraladı.

Sermayenin millileştirilmesinin ve sermayenin milli ekonomi hedeflerine uygun bir şekilde karakter kazanmasının önemine işaret eden Kaan, “Hep savunduğumuz bir fikir var: Her milli sermaye, yerli karaktere sahiptir ancak her yerli sermaye milli bir karakter taşımayabilir. Bu nedenle EXPO açılışında sayın bakanımız Mustafa Varank beyin bizlerle paylaştığı Uçtan Uça Yerlileşme Hareketinin destekçisiyiz.” ifadelerini kullandı.

-“Proje üretme noktasında çok aktifiz”

MÜSİAD’ın proje üretme noktasında çok aktif olduğunu belirten Abdurrahman Kaan, projelerimizin sayısının ve çok genişlediğini ve MÜSİAD olarak çok ortaklı sermaye firmaları oluşturma projesi üzerinde çalışmalar başlattıklarını söyledi.

Bu bağlamda yapılan projeleri anlatan Kaan, şöyle devam etti:

“Büyümek isteyen girişimciler ve start-up projeler için Girişim Sermayesi Fonu, tarımda kendine yetebilmek , gıda ihracatını katlayabilmek ve tarımda 4.0’ı gerçekleştirebilmek için Gıda-tarım ve Teknolojileri Fonu, konut sahibi olmak ya da konuta yatırım yapmak isteyenleri kredi faizi yükünden kurtarmak için Yapı Tasarruf Sistemi Fonu, ara malı ithalatını en aza indirmek ve yerli-milli üretimi desteklemek için Kooperatif Finans Sistemi, tarım, hayvancılık, enerji ve çevre alanlarına entegre etmek ve tarımda verimliliği artırmak için biyogaz Organik ve Organomineral Gübre Tesisleri Projesi, büyümek isteyen ancak küçük sanayi bölgeleri ve OSB’ler arasına sıkışmış KOBİ’leri büyütmek için Orta Ölçekli Sanayi Bölgeleri kurmaktayız ve nihayet ülkemizde yabancı ve yerli yatırımcılar için güvenli gayrimenkul alım-satımı için Gayrimenkul Borsası (GABORAS) kurulması…”

Dünyadaki söz sahibi ülkelerin incelendiğini ve Türkiye'ye uygun olan özgün bir ticaret diplomasisi programını hazırladıklarını aktaran Kaan, "Bizler, ticaret diplomasisi programı çerçevesinde sadece ekonomik ataşelik değil, aynı zamanda dünyadan en gerçek veriyi toplamak ve bilgi kirliliğinin önüne geçmeyi hedefliyoruz. Ayrıca siz Sayın Başkanımızın destekleri doğrultusunda gerçekleşen fahri ataşelik sistemi ile dünya üzerindeki ağımızı ve nüfuz alanımızı ülkemiz adına genişletiyoruz." dedi.

17. MÜSİAD EXPO’nun dünyada yaşanan tüm ekonomik olumsuzluklara rağmen tahmin edilenin çok üstünde bir ilgi ve destek gördüğünü ifade eden Kaan, “MÜSİAD’ın değerli üyelerine, gönüldaşlarına, dostlarına ve profesyonel kadrosuna yürekten teşekkür ediyor, MÜSİAD EXPO’nun, ülkemiz ve iş dünyamız için hayırlı ve bereketli işlere vesile olmasını diliyorum.” diyerek sözlerini tamamladı.