“Avrupa Kolejinin amacı geleceğin avrokratlarını yetiştirmek”

ANKARA (AA) – Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği (AB) Başkanı Büyükelçi Faruk Kaymakcı, Avrupa Kolejinin 1949'dan bu yana geleceğin avrokratlarını yetiştirmek, ülkelere AB fikrinin kazançlarını göstermek, dünyada ve Avrupa'da barışı yaymak amacıyla kurulmuş bir okul olduğunu belirtti.

Kaymakcı, Avrupa Kolejinin burs programının tanıtım filminde, bu kolejde eğitim almanın önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Avrupa Komisyonu ve Dışişleri Bakanlığının verdiği karma bursla kendisinin de Avrupa Koleji'nde eğitim görme imkanı elde ettiğini anlatan Kaymakcı, kolejde eğitim gördüğü sırada aynı zamanda diplomat olarak görev yaptığını dile getirdi.

Kaymakcı, kolejin 1940'lı yılların sonlarından itibaren Avrupa'nın inşası için öngörülen temel kurumlardan biri olduğuna dikkati çekti.

Avrupa Kolejinden mezun olanların geldiği pozisyonlara bakıldığında bundan gurur duyduklarını belirten Kaymakcı, kolejden mezun olanlar arasında dışişleri bakanları ve Avrupa Komisyonunda çalışan milletvekilleri olduğuna işaret etti.

Birçok Türk büyükelçinin de Avrupa Koleji mezunu olduğunu hatırlatan Kaymakcı, kolejden mezun olanların en büyük avantajının kurdukları bağlar olduğunu belirtti.

Kaymakcı, "Avrupa Koleji, 1949'dan bu yana geleceğin avrokratlarını yetiştirmek, AB'nin birlik fikrini aşılamak ve bu fikrin ülkelere kazançlarını göstermek, bir anlamda da dünya ve Avrupa'da barışı yaymak amacıyla kurulmuş bir okul." ifadesini kullandı.

Türk vatandaşlarına Avrupa Kolejine başvurması çağrısında bulunan Kaymakcı, böylelikle Türkiye'nin avrokratlarının sayısını artırmaya çalışacaklarını kaydetti.

Kaymakcı, "AB'ye üyelik sürecinde iyi yetişmiş bir ekibiniz varsa bu ekip, Türkiye'nin AB'ye üyelik sürecini hızlandıracaktır." şeklinde konuştu.

AB Başkanlığından edinilen bilgiye göre, Başkanlık tarafından özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının desteğiyle, akademik açıdan başarılı olan ve AB alanında yüksek lisans yapmak isteyen öğrencilere, 2019-2020 akademik yılı için Avrupa Kolejinde (College of Europe) burs imkanı sağlanacak.

  • Avrupa Koleji bursuna başvuru için son tarih 16 Ocak

Avrupa Koleji, 1949'da Belçika'nın Brugge şehrinde Avrupa bütünleşme çabalarına eğitsel ve akademik destek vermek amacıyla kuruldu. İngilizce ve Fransızca dillerinin her ikisinde birden eğitim veren kolej, ikinci kampüsünü 1993'te Polonya'nın Varşova şehri yakınlarındaki Natolin'de açtı.

AB kurumlarına çok sayıda bürokrat yetiştiren ve Avrupa çalışmaları alanında en itibarlı eğitim kurumlarından olan kolej, yalnızca yüksek lisans diploması veriyor. Program kapsamında bursiyerler, "AB uluslararası ilişkiler", "AB ekonomisi", "AB hukuku", "AB kamu yönetimi ve siyasi bilimler" ile "AB disiplinlerarası çalışmalar" alanlarında yüksek lisans yapabiliyor.

Avrupa Koleji Burs Programı kapsamında bursiyerlere eğitim, konaklama ve yemek bedeli olarak karşılıksız 25 bin avro değerinde burs sağlanıyor.

Son başvuru tarihinin 16 Ocak 2019 olarak belirlendiği bursa ilişkin ayrıntılı bilgiye, www.coleurope.eu adresinden ulaşılabilir. Adaylar, bursa ilişkin sorularını avrupakoleji@ab.gov.tr adresine iletebilir.

AB Başkanlığı tarafından 2010'da başlatılan Avrupa Koleji Burs Programı'ndan bugüne kadar 103 öğrenci yararlandı.

Sivil toplum kuruluşlarına 6,4 milyon avroluk hibe

ANKARA (AA) – Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği (AB) Başkanlığı, AB Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı (IPA) çerçevesinde desteklenen Sivil Toplum Destek Programı kapsamında, Türkiye'deki sivil toplum kuruluşlarına yaklaşık 6,4 milyon avro hibe desteği verileceğini duyurdu.

Başkanlıktan yapılan yazılı açıklamada, IPA'nın "Sivil Toplum Sektörü" altında desteklediği Sivil Toplum Destek Programı kapsamında Türkiye'deki sivil toplum kuruluşlarına, yaklaşık 6,4 milyon avro hibe desteği sağlanacağı bildirildi.

Program, sivil toplum kuruluşlarının karar alma mekanizmalarına daha etkin katılımlarını, kamu sektörü ve sivil toplum kuruluşları arasındaki ulusal ve yerel düzeydeki iş birliğinin güçlendirilmesini ve sivil toplum kuruluşlarının idari, savunuculuk ve iletişim becerilerinin geliştirilmesini destekliyor.

IPA'nın 2014 programı kapsamında finanse edilen Program çerçevesinde, "Ortaklıklar ve Ağlar Hibe Programı" ve "Yerel STK'lar Hibe Programı" ile bunların yürütülmesine katkı sağlamak adına bir hizmet sözleşmesi uygulanmaya başladı.

  • Hibe programları

"Ortaklıklar ve Ağlar Hibe Programı", mali ve idari açıdan güçlü ve daha önce proje deneyimi bulunan sivil toplum kuruluşlarının geliştirecekleri ortaklıkları ve ağları destekleyerek, bunlar vasıtasıyla kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları arasındaki iş birliğini güçlendirmeyi ve sivil toplum kuruluşlarının kapasitelerini geliştirmeyi hedefliyor.

Hibe programı kapsamında çeşitli temalarda ortaklıklar kuran 10 sivil toplum kuruluşu, yaklaşık 4,3 milyon avro hibe desteği almaya hak kazandı.

"Yerel STK'lar Hibe Programı"nın ise yaklaşık 2,1 milyon avro toplam bütçesi bulunuyor.

Bu kapsamda, yerel düzeyde çalışmalar yürüten 15 farklı ilden 38 sivil toplum kuruluşu, aldıkları hibeyle idari kapasitelerinin artırılması ile savunuculuk ve iletişim becerilerinin geliştirilmesini hedefleyen çalışmalarını hayata geçirecek.

Sivil toplum sektörü ve bu kapsamda yürütülen çalışmalar ile proje detaylarına ilişkin ayrıntılı bilgiye www.siviltoplumsektoru.org adresinden ulaşılabilecek.

Gelecek dönemdeki hibe destekleri ise www.ab.gov.tr adresinden takip edilebilecek.

Sivil Toplum Sektörü, AB-Türkiye ilişkilerinin en dinamik boyutu olan Katılım Öncesi Mali Yardım Aracının (IPA) 2014-2020 yıllarını kapsayan döneminde sivil topluma yönelik çalışmaların yürütüleceği çerçeve Program olarak biliniyor.

GRAFİKLİ – Türk hariciye misyonlarının sayısı 16 yılda 239'a çıktı

ANKARA (AA) – AHMET FURKAN MERCAN – Dışişleri Bakanlığının 2002'deki 163 faal dış temsilciliği 2018 sonu itibarıyla 239'a ulaşarak büyük bir ivme katetti.

AA muhabirinin Dışişleri Bakanlığından aldığı bilgiye göre, yıl sonuna yaklaşırken Bakanlık 16 yılda dış temsilcilik sayılarını önemli oranlarda artırdı.

2018 sonunda Bakanlığın dış temsilcilik sayısı 140 Büyükelçilik, 13 Daimi Temsilcilik, 85 Başkonsolosluk ve 1 Ticaret Ofisi olmak üzere toplam 239'a ulaştı.

Bu kapsamda, en son 2016'da Lahor Başkonsolosluğu ile Süleymaniye Konsolosluk Ajanlığı, 2017'de de Viyentiyan Büyükelçiliği ile Montreal Başkonsolosluğu faaliyete başladı.

2018'de ise Türkiye'nin Freetown, La Paz, Malabo ve Port of Spain büyükelçilikleri faaliyete geçti.

Bujumbura ve Asuncion büyükelçiliklerinin de fiilen kurulmasına ilişkin süreç başlatıldı.

Bakanlar Kurulu Kararı ile 23 yeni temsilcilik ve açılış süreci devam eden 5 temsilcilikle Dışişlerinin yurt dışı teşkilatını oluşturan toplam temsilcilik sayısının 270'e ulaşması bekleniyor.

Türkiye'nin aktif dış politikasına eşzamanlı olarak, Türkiye'yi yerinde izlemek ve ilişkileri daimi temsil yoluyla yürütmek ihtiyacından hareketle, çok sayıda ülke ve uluslararası kuruluş da Türkiye'de temsilcilik açtı.

Türkiye'de 2011'de 103 olan Büyükelçilik sayısı 2018'de 127'ye, 84 olan Başkonsolosluk ve Konsolosluk sayısı da 97'ye yükseldi.

48 uluslararası kuruluş temsilciliğiyle Türkiye'deki temsilciliklerin toplam sayısı 273'e ulaştı.

  • 15 Temmuz'un ardından 606 personelle ilişik kesildi

Dışişlerinin merkez ve yurt dışı teşkilatında tüm seviyelerde hali hazırda 4 bin 678'i yurt dışında toplam 6 bin 824 personel görev yapıyor.

15 Temmuz darbe girişiminin hemen ardından Dışişleri, FETÖ/PDY yapısına üyeliği, mensubiyeti, iltisakı, irtibatı olduğu değerlendirilen personelle ilgili gerekli tedbirleri kararlılıkla aldı.

Bu kapsamda, darbe girişimi öncesi ve sonrasında FETÖ başta olmak üzere terör örgütleriyle iltisakı sebebiyle 606 personelin Dışişleri Bakanlığı ile ilişiği kesilerek kamu görevinden çıkarıldı.

İlişiği kesilenlerin 496'sı diplomatik kariyer memuru ve bu oran kariyer memurlarının yaklaşık yüzde 23'ünü oluşturuyor.

  • Dışişleri'nin nitelikli personel ihtiyacı

Türkiye'nin dış politikasının geniş vizyonu ve yüksek hedeflerinin bir sonucu olarak, çeşitli alanlarda ve coğrafyalarda yeni sorumluluklar üstlenmeye devam eden Dışişlerinin nitelikli personel ihtiyacı arttı.

Bu çerçevede diplomatik kariyer memurlarının sayısının artırılması için her yıl giriş sınavları düzenleniyor.

Meslek Memurluğu giriş sınavlarına uluslararası ilişkiler bölümü mezunlarının yanı sıra dış politika vizyonuna katkı sağlayabilecek çeşitli alanlardan mezun olmuş adaylar kabul ediliyor.

Bakanlığın İngilizce, Almanca ve Fransızca dillerinin yanı sıra İtalyanca, İspanyolca, Çince, Rusça, Arapça gibi farklı dillere hakim personel sayısı artırılarak, küresel ölçekte yürütülen dış politikada etkin görev alacak insan kaynağı temin edilmesi için gayret gösteriliyor.

Bakanlık tarafından bu yıl düzenlenen Aday Meslek Memurluğu Sınavı neticesinde 30, Aday Konsolosluk ve İhtisas Memurluğu Sınavı neticesinde ise 20 aday memur bu yıl içerisinde göreve başladı.

Düzenlenecek iki yeni sınavla 50 Meslek Memuru, 50 Konsolosluk ve İhtisas Memuru olmak üzere toplam 100 diplomatik kariyer memurunun daha Dışişleri'e kazandırılması öngörülüyor.

Bu yıl içinde 39 merkez memuru, 3 yıl süreyle Ataşe Yardımcısı ünvanıyla görev yapmak üzere yurt dışı temsilciliklerine atandı.

Dışişlerinin toplam personel sayısının yaklaşık yarısını, dış temsilciliklerde görevli sözleşmeli personel oluşturuyor.

Yurt dışı temsilciliklerinde 2017 itibarıyla bin 635'i Türk, bin 248'i yabancı uyruklu olmak üzere toplam 2 bin 883 personel görev yaparken, bu yıl itibarıyla bin 669'u Türk, bin 294'ü yabancı olmak üzere toplam yurt dışı sözleşmeli personel sayısı 2 bin 963'e ulaştı.

2015'te faaliyete geçen temsilcilikler için 152, 2016'da 33, 2017'de 36, 2018 yılında ise 30 sözleşmeli personel pozisyonu temin edildi.

Dışişleri haricindeki kurum ve kuruluşların yurt dışı teşkilatları, Büyükelçilikler nezdinde Müşavirlik, Başkonsolosluklarımız nezdinde ise Ataşelik şeklinde kuruluyor.

Yurt dışı temsilcilikler, bünyesinde görev yapan ve Dışişleri dışındaki kamu kurum ve kuruluşları mensuplarından oluşan ihtisas birimlerinin ihdas edildiği toplam kadro sayısı 838, dolu kadro sayısı 387, münhal kadro sayısı ise 451.

  • Temsilciliklerde EGM personeli çalışıyor

Güvenlik riskinin yüksek olduğu ülkelerdeki temsilcilikler nezdinde Özel Harekat Eğitimli Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) personeli üçer aylık dönemlerle geçici olarak görevlendiriliyor.

Hali hazırda toplam 212 Özel Harekat Eğitimli EGM personeli, 15 dış temsilcilikte görev yapıyor.

Dışişlerine bağlı Avrupa Birliği Başkanlığının AB nezdinde daimi temsilciliği bünyesinde 1 yurt dışı teşkilatı bulunuyor.

Avrupa Birliği Başkanlığının merkez ve yurt dışı teşkilatında hali hazırda her seviyede toplam 446 personel görev yapıyor.

Başkanlığın merkez teşkilatındaki personel sayısı 438 iken yurt dışı temsilciliğindeki personel sayısı 8. FETÖ ile mücadele kapsamında 10'u AB Başkanlığı kadrosundan, 10'u ise ilgili kuruluşlardan olmak üzere toplam 20 personelin de bağlı ve ilgili kuruluşlardan ilişiği kesildi.

Merkez memurları da mesleki gelişimlerinin desteklenmesine ve görev motivasyonlarının artırılması hususunda Avrupa Birliği Başkanlığı tarafından da benzer uygulamalar yürütülüyor.

Ayrıca, bu yılın ilk yarısında AB Başkanlığınca düzenlenen aday meslek memurluğu sınavı neticesinde 4 AB İşleri Uzman Yardımcısı göreve başladı.

Yüzbinlerce sayfalık AB müktesebatını Türkçeye çeviriyorlar

ANKARA (AA) – ZUHAL DEMİRCİ – Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı bünyesinde çalışmalarını yürüten Çeviri Eşgüdüm Başkanlığı, Avrupa Birliği (AB) müktesebatının Türkçeye çevrilmesinde kilit rol oynuyor.

Çeviri Eşgüdüm Başkanlığından edinilen bilgiye göre, müstakil bir birim olarak 8 Haziran 2011'de kurulan Başkanlık, AB Başkanlığının 2000 yılında kurumsal yolculuğuna AB Genel Sekreterliği olarak başlamasının ardından çeviri çalışmalarına 2002'de başladı.

İngilizceden Türkçeye ve Türkçeden İngilizceye çevirilerin yapıldığı birimde 11 tecrübeli mütercim çalışıyor.

Mütercimler, çeviri çalışmalarının yanı sıra pek çok üniversitede davetli konuşmacı olarak yaklaşık 15 yıldır edindikleri tecrübeleri akademi dünyasıyla paylaşıyor.

Başkanlık, Türkiye'nin AB'ye katılım sürecinin yol haritası "Müzakere Çerçeve Belgesi" uyarınca, üyelik gerçekleşmeden tüm AB müktesebatının Türkçeye çevrilmesini amaçlıyor.

Başkanlık, müktesebat çevirisinin yanı sıra müzakere sürecinin temel belgeleri arasında yer alan ilerleme raporları (yeni adıyla ülke raporları), strateji belgeleri, eylem planları, ulusal programlar, çeşitli basın duyuruları, ilke kararları ve diğer temel çalışma dokümanlarının çevirisini de yapıyor.

– Müktesebatın çevirisi katılım süreci için önemli

Katılım müzakerelerinin yürütüleceği esaslara göre Türkiye müktesebatın Türkçeye çevirisini katılımdan uygun bir süre önce tamamlamakla yükümlü.

Bu nedenle müktesebat çevirisi, Türkiye'nin AB'ye katılım sürecinin ana unsurlarından birini oluşturuyor.

AB müktesebatı temel olarak kurucu antlaşmalar uyarınca kabul edilen ikincil mevzuat ve AB Adalet Divanı kararlarından oluşuyor. Müktesebatın Eylül 2018 itibarıyla hacmi yaklaşık 205 bin AB Resmi Gazetesi sayfasına denk düşüyor ve 20 bin adetten fazla mevzuattan oluşuyor.

Müktesebatın çevirisiyle terminolojik tutarlılığın da sağlanması amaçlanıyor. Bu sayede, sadece devletlerarası ilişkilerde değil, bireysel ve toplumsal hayatın hemen her alanında düzenlemeler öngören müktesebatta yer alan binlerce teknik terimin Türkçe karşılığı en güvenilir şekilde tespit edilecek.

– Türk mevzuatını da İngilizceye çeviriyorlar

Diğer yandan AB'ye uyum çerçevesinde hazırlanan Türk mevzuatının veya hazırlanan taslakların İngilizceye çevrilmesi ihtiyacı doğuyor. Bu bağlamda, çeviri çalışmaları bazı durumlarda müzakere sürecinin ilerlemesi bakımından da kilit önem taşıyor.

AB müktesebatı çevirilerinin istenen kaliteyi yakalayabilmesi, AB mevzuatının Türk iç hukukuna aktarılması aşamasında yanlış veya eksik çeviriden kaynaklanabilecek aksaklıkların önlenmesi bakımından da önemli. Bu kapsamda, AB Adalet Divanı karşısında zor durumda kalmış pek çok aday ülke olduğu biliniyor.

Çevirilerde, AB müktesebatının kendine özgü dilinin anlaşılması ve "Birlik Hukuku"ndaki kavramların tam karşılığının sağlanabilmesi mütercimlerin en çok zorlandığı konuların başında geliyor.

Hem teknik hem de hukuki metinlerden oluşan AB müktesebatının çevirisi için alan bilgisinin yanı sıra hukuk bilgisine ihtiyaç duyuluyor.

– Çeviri rehberi ve sözlüğü

Başkanlık, yüzbinlerce sayfadan oluşan müktesebatın çevirisinde bir standart oluşturmak için 2009'da AB Mevzuatı Çeviri Rehberini yayımladı. Bu sayede sürekli güncellenen ve insan kaynağı ihtiyacının arttığı müktesebat çevirisinde yeni başlayanlar için de kılavuz niteliğinde kaynak bir metin hazırlanmış oldu. Üniversitelerde de kaynak olarak kullanılan bu metin 2010 ve 2016'da güncellendi.

Diğer yandan AB alanında çevirilerde yaygın kullanılan AB Terimleri Sözlüğü de Başkanlığın 2009'da yayımladığı önemli dokümanlar arasında yer alıyor.

– Genç Çevirmenler Yarışması

Müzakere Çerçeve Belgesi kapsamında AB kurumlarının gerektiği gibi işlemesi için ihtiyaç duyulan yeterli sayıda çevirmenin yetiştirilmesi de Türkiye'nin yükümlülükleri arasında yer alıyor.

Bu kapsamda, Türkiye'de üniversitelerin mütercim-tercümanlık ve çeviri bilim bölümlerinde okuyan öğrencilerin katılımıyla her yıl "Genç Çevirmenler Yarışması" düzenleniyor. İngilizce, Fransızca ve Almanca çevirileriyle ilk üçe giren genç mütercimler, Belçika'nın başkenti Brüksel'deki yerleşik AB kurumlarının çeviri birimlerine ziyaret gerçekleştiriyor. Buna göre 2010'dan bu yana düzenlenen bu yarışmalara 848 öğrenci katıldı.

Çavuşoğlu, Dışişleri Bakanlığı AB Başkanlığı personeliyle bir araya geldi

ANKARA (AA) – Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Avrupa Birliği (AB) ve Dışişleri Bakanlığının birleşmesiyle sorumluluklarının ve güçlerinin arttığını, daha dinamik ve proaktif olmaları gerektiğini belirtti.

Bakan Çavuşoğlu, Ankara'da Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığını ziyaret etti ve başkanlık personeliyle bir araya geldi.

Türkiye'nin en iyi kadrolarına sahip iki bakanlığının birleşmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Çavuşoğlu, AB Başkanlığı çalışanlarının bundan böyle AB sürecinin yanı sıra Türk dış politikasının her boyutuna da çok ciddi katkı sağlayacaklarını kaydetti.

Çavuşoğlu, "Sorumluluğumuz arttı ama gücümüz de arttı. Türkiye'de en iyi kadrolara sahip iki kurum artık birleşti. İçeride ve dışarıda daha dinamik ve proaktif olmalıyız. Hızlı kararlar alacağız, hızlı adımlar atacağız. Esas felsefemiz bu." değerlendirmesinde bulundu.

– "AB ile ortak adım atacağımız alanlar var"

Türkiye'nin üyelik sürecinden vazgeçmeyeceğinin de altını çizen Çavuşoğlu, "Fasıllar açılsa da açılmasa da bugün karşımıza siyasi engeller çıksa da çıkmasa da bizim için (AB'ye üyelik) stratejik amaçtır." dedi.

Türkiye'nin AB'nin ortak üyelik değerlerine inandığını ve bu değerleri paylaştığını ifade eden Çavuşoğlu, Türkiye'nin AB ile ortak adım atacağımız alanların olduğunu ve bu alanlara odaklanmak gerektiğini kaydetti.

Çavuşoğlu, Dışişleri Bakanlığı ile diğer bakanlık ve kurumların reformlar konusunda da gerekli çalışmaları yürüteceğini vurguladı.