AA Finans Sanayi Üretimi Beklenti Anketi sonuçlandı

İSTANBUL (AA) – AA Finans Sanayi Üretimi Beklenti Anketi'ne katılan ekonomistler, arındırılmamış sanayi üretim endeksinin aralıkta bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 6,8 azalmasını bekliyor.

AA Finans'ın Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 14 Şubat Perşembe günü açıklanacak 2018 yılının aralık ayı sanayi üretim endeksi verilerine ilişkin beklenti anketi, 10 ekonomistin katılımıyla sonuçlandı.

Buna göre, ekonomistlerin aralık ayı arındırılmamış sanayi üretim endeksine ilişkin beklentilerinin ortalaması yüzde 6,8 azalış yönünde oldu.

Ekonomistlerin arındırılmamış sanayi üretimi endeksine ilişkin beklentileri yüzde eksi 4 ila yüzde eksi 9 aralığında yer aldı.

Aralıkta takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksinin yıllık bazda yüzde 7,2 azalacağı, mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksinin de aylık bazda yüzde 0,8 yükseleceği tahmin ediliyor.

Arındırılmamış sanayi üretim endeksi, 2018'in kasım ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 6,5 azalırken, takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksi yıllık bazda yüzde 6,5, mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksi de aylık bazda yüzde 0,3 gerilemişti.

AA Finans'ın PPK Beklenti Anketi sonuçlandı

İSTANBUL (AA) – AA Finans'ın Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) 16 Ocak Çarşamba günü gerçekleştireceği Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına ilişkin ankete katılan ekonomistler faizlerde değişiklik beklemiyor.

AA Finans'ın PPK toplantısına yönelik piyasa beklenti anketi, 19 ekonomistin katılımıyla sonuçlandı.

Buna göre, 18 ekonomist politika faizinde (bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı) herhangi bir değişiklik beklemezken, bir ekonomist 150 baz puanlık indirim olacağını tahmin ediyor.

Geçen yıl, 13 Aralık'ta gerçekleştirilen bir önceki PPK toplantısında politika faizi yüzde 24,00'de sabit bırakılmıştı.

AA Finans Sanayi Üretimi Beklenti Anketi sonuçlandı

İSTANBUL (AA) – AA Finans Sanayi Üretimi Beklenti Anketi'ne katılan ekonomistler, arındırılmamış sanayi üretim endeksinin kasımda bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3,1 azalmasını bekliyor.

AA Finans'ın Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 14 Ocak Pazartesi günü açıklanacak kasım ayı sanayi üretim endeksi verilerine ilişkin beklenti anketi, 11 ekonomistin katılımıyla sonuçlandı.

Buna göre, ekonomistlerin kasım ayı arındırılmamış sanayi üretim endeksine ilişkin beklentilerinin ortalaması yüzde 3,1 azalış yönünde oldu.

Ekonomistlerin arındırılmamış sanayi üretimi endeksine ilişkin beklentileri yüzde eksi 0,8 ila yüzde eksi 5 aralığında yer aldı.

Kasımda takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksinin yıllık bazda yüzde 4 azalacağı, mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksinin de aylık bazda yüzde 1 yükseleceği tahmin ediliyor.

Arındırılmamış sanayi üretim endeksi, ekimde bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,1 azalırken, takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksi yıllık bazda yüzde 5,7, mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksi de aylık bazda yüzde 1,9 gerilemişti.

AA Finans'ın aralık ayı “Enflasyon Beklenti Anketi” sonuçlandı

İSTANBUL (AA) – AA Finans Enflasyon Beklenti Anketi'ne katılan ekonomistler, aralık ayında Tüketici Fiyat Endeksi'nin (TÜFE) yüzde 0,34 azalmasını bekliyor.

AA Finans'ın TÜİK tarafından 3 Ocak Perşembe günü açıklanacak aralık ayı enflasyon verilerine ilişkin beklenti anketi, 16 ekonomistin katılımıyla sonuçlandı.

Ankete göre, ekonomistlerin kasım ayı enflasyon beklentilerinin ortalaması yüzde eksi 0,34 oldu. Ankete katılan ekonomistlerin aralık ayı için enflasyon beklentileri en düşük yüzde eksi 0,93, en yüksek yüzde 0,20 aralığında yer aldı.

Ekonomistlerin 2018 sonu enflasyon beklentisinin ortalaması ise yüzde 20,36 olarak belirlendi. Ankete katılan ekonomistler arasında yıl sonu enflasyon beklentisi en düşük yüzde 19,67, en yüksek yüzde 21,00 oldu. Bir önceki anket döneminde yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 22,57 düzeyinde gerçekleşmişti.

Enflasyon, kasımda bir önceki aya göre yüzde 1,44 gerileme göstermişti.

AA Finans Sanayi Üretimi Beklenti Anketi sonuçlandı

İSTANBUL (AA) – AA Finans Sanayi Üretimi Beklenti Anketi'ne katılan ekonomistler, arındırılmamış sanayi üretim endeksinin ekimde bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,7 azalmasını bekliyor.

AA Finans'ın Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 17 Aralık Pazartesi günü açıklanacak ekim ayı sanayi üretim endeksi verilerine ilişkin beklenti anketi, 10 ekonomistin katılımıyla sonuçlandı.

Buna göre, ekonomistlerin ekim ayı arındırılmamış sanayi üretim endeksine ilişkin beklentilerinin ortalaması yüzde 4,7 azalış yönünde oldu.

Ekonomistlerin arındırılmamış sanayi üretimi endeksine ilişkin beklentileri yüzde eksi 2,2 ila yüzde eksi 7 aralığında yer aldı.

Ekimde takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksinin yıllık bazda yüzde 3,5, mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksinin de aylık bazda yüzde 1,7 azalacağı tahmin ediliyor.

Arındırılmamış sanayi üretim endeksi, eylülde bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,6 artarken, takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksi yıllık bazda yüzde 2,7, mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksi de aylık bazda yüzde 2,7 gerilemişti.

AA Finans'ın kasım ayı “Enflasyon Beklenti Anketi” sonuçlandı

İSTANBUL (AA) – AA Finans Enflasyon Beklenti Anketi'ne katılan ekonomistler, kasım ayında Tüketici Fiyat Endeksi'nin (TÜFE) yüzde 0,64 azalmasını bekliyor.

AA Finans'ın TÜİK tarafından 3 Aralık Pazartesi günü açıklanacak kasım ayı enflasyon verilerine ilişkin beklenti anketi, 16 ekonomistin katılımıyla sonuçlandı.

Ankete göre, ekonomistlerin kasım ayı enflasyon beklentilerinin ortalaması yüzde eksi 0,64 oldu. Ankete katılan ekonomistlerin kasım ayı için enflasyon beklentileri en düşük yüzde eksi 1,10, en yüksek yüzde 0,25 aralığında yer aldı.

Ekonomistlerin 2018 sonu enflasyon beklentisinin ortalaması ise yüzde 22,57 olarak belirlendi. Ankete katılan ekonomistler arasında yıl sonu enflasyon beklentisi en düşük yüzde 21,00, en yüksek yüzde 25,40 oldu. Bir önceki anket döneminde yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 23,52 düzeyinde gerçekleşmişti.

Ekonomistlerin kasım ayı enflasyon beklentilerinin ortalamasına (yüzde -0,56) göre, bir önceki ay yüzde 25,24 olan yıllık enflasyonun yüzde 22,61'e gerileyeceği hesaplanıyor. Enflasyon, ekimde bir önceki aya göre yüzde 2,67 artış göstermişti.

AA Finans Sanayi Üretimi Beklenti Anketi sonuçlandı

İSTANBUL (AA) – AA Finans Sanayi Üretimi Beklenti Anketi'ne katılan ekonomistler, arındırılmamış sanayi üretim endeksinin eylülde bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 0,5 artmasını bekliyor.

AA Finans'ın, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 16 Kasım Cuma günü açıklanacak eylül ayı sanayi üretim endeksi verilerine ilişkin beklenti anketi, 11 ekonomistin katılımıyla sonuçlandı.

Buna göre, ekonomistlerin eylül ayı arındırılmamış sanayi üretim endeksine ilişkin beklentilerinin medyanı ve ortalaması yüzde 0,5 artış yönünde oldu.

Eylülde takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksinin yıllık bazda yüzde 0,8 azalacağı, mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksinin de aylık bazda yüzde 2,7 gerileyeceği tahmin ediliyor.

Arındırılmamış sanayi üretim endeksi, ağustosta bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 11, mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi endeksi de aylık bazda yüzde 1,1 azaldı. Takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksi ise yıllık bazda yüzde 1,7 arttı.

“Reel sektörün döviz borcu, kaldırılamayacak bir borç değil”

İSTANBUL (AA) – İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, reel sektörün yaklaşık 220-230 milyar dolar arasında bir döviz borcuna sahip olduğunu belirterek, “Bu borç aslında Türkiye ekonomisi için kaldırılamayacak bir borç değil. Bugün dünyaya baktığınız zaman hala daha Türkiye’nin borç oranları dünyadaki örneklerinin çoğunun altında.” dedi.

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, AA Finans Masası'nın konuğu oldu.

Döviz kurlarında yaşanan artışın ve daha sonraki azalışın sektöre etkisini değerlendiren Bahçıvan, Türkiye’de eski dönemlerdeki döviz sorunlarının şimdikine göre farklı olduğunu dile getirdi.

Geçmiş döviz sıkıntılarından bugünkü döviz sıkıntılarını ayrıştıran en önemli faktörün reel sektörün üzerindeki çok ciddi döviz yükümlüğü olduğunu aktaran Bahçıvan, “Ve bunların her biri de Türk şirketlerinin bilançolarında maalesef bu dövizle oynama olduğu zaman ciddi bir tahribat oluşturuyor.” dedi.

-“Krediye dönük kaynakları çok daha dikkatli kullanmalıyız”

Reel sektörün üzerine böyle bir yük geldiği zaman bunun o reel sektörün bağlı olduğu bankacılık sektörünün de riski olarak gözüktüğünü ve bunun da bankaların dışarıdan fon almasını olumsuz etkilediğini belirten Bahçıvan, şunları söyledi:

“Demek ki geçmişten ders çıkarmamız gerekiyormuş. Her şirketi bu kadar kolay dövizle borçlandırmamız gerekiyormuş. Bunun da altını burada çizmek istiyorum. Hatta gelecekle ilgili belki de çıkarmamız gereken en önemli hassas ders şudur. Türkiye’de döviz kredisi kullanmak bir teşvik enstrümanı olmalı. Belli temel sektörler, cari açığa katkı sağlayacak konular, stratejik önemi olan yatırımlar dışında her yatırımcının bankaya gidip rahatlıkla dövizle borçlanmasının bize çok uygun olmayan bir yöntem olduğu, bu kadar serbestlik biraz finansal açıdan kendi tasarruflarımızın dışında bir tasarrufu kullanan bir ülke ekonomisi için bol olduğunu bu süreç içeresinde gördük. Bankalar maalesef kendini bu konuda yeteri kadar disipline edememiş, bunu da üzülerek söylemek istiyorum. Reel sektörümüz de kendini yeteri kadar disipline edememiş. Demek ki bazı konuları tedbirli ve disipline yapıda götürmek gerekiyor.“

Bahçıvan, reel sektörün şu anda net 220-230 milyar dolar arasında bir döviz borcuna sahip olduğunu belirterek, “Bu borç aslında Türkiye ekonomisi için kaldırılamayacak bir borç değil. Bugün dünyaya baktığınız zaman hala daha Türkiye’nin borç oranları dünyadaki örneklerinin çoğunun altında. Ama bizim temel problemimiz şu; ne yazık ki biz kendi tasarruflarımızla borçlanmıyoruz. Bizim Türkiye’de ne yazık ki tasarruf oluşturma noktasında geçmişten gelen o sorunumuz Türkiye’nin istediği büyümenin kökündeki finansal kaynağı oluşturabilecek boyutta değil. Ve öyle olunca da tabii yurt dışındaki dostların tasarrufuna ihtiyacınız var. Bu nedenle özel sektörün borç yükünün ötesinde bu borcun kaynağının yabancı finansman olması sorunu Türkiye’nin temel problemi. Biz elimizdeki krediye dönük kaynakları çok daha dikkatli çok daha stratejik kullanmalıyız.” ifadelerini kullandı.

-“Türkiye’nin çok rahatlıkla bu borçların çevirebileceğini düşünüyorum”

Ancak Türkiye’nin bu borcun rahatlıkla çevirebileceğini vurgulayan Erdal Bahçıvan, şöyle devam etti:

“Ben Türkiye’de dengelenme ve güven ortamı oluştuğu zaman Türkiye’nin çok rahatlıkla bu borçların çevirebileceğini, bu borçları döndürebileceğini ve üstüne borç alabileceğini düşünüyorum. Çünkü dünyada Türkiye kadar borcuna sadık, Türkiye kadar kaliteli bir borç ilişkisi oluşturan fazla da bir toplum yok. Türkiye tarihinde biz ne moratoryum ilan etmişiz, ne borçlarımızı silmişiz. Osmanlı gibi bir geçmişimizin borcuna dahi sahip çıkmış olan bir sicilimiz var bizim. En zor dönemlerdeki borçlarımızı ödemişiz. Bütün mesele bu borcu nitelikli bir fiyatla nitelikli bir stratejiyle yönetilmesi.”

– Sanayiciler KDV uygulamasında yeni düzenleme istiyor

Erdal Bahçıvan, KDV reformuna ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

"KDV hayatımıza 1980'li yıllarda girdi. Yıllar itibariyle KDV'de oranlar değişti. Üretimin üzerindeki finansman yükünün mümkün olduğu kadar azaltılması, makule getirilmesi, hatta kökünden kaldırılması gerek. Bugüne bakıldığında tüketim vergisi diye hayatımıza giren KDV, tüketim vergisi olmaktan çıkmış sanayicilerin üzerinde muazzam bir finansman yükü haline gelmiş. Bunun muhtelif nedenleri var. Sanayici üretim yapıyor, arsa satın alıyor, yatırım yapıyor KDV hep üzerinde kalıyor. Geçen yılın en büyük 500 sanayi şirketinin 7-8 milyar lira seviyesinde KDV yükü var. Reel sektör üzerinde tahminimiz 70-80 milyar liralık KDV yükü var. O günün şartlarında KDV uygulamasını dışarıdan bir model olarak aldık. Şu anda KDV'nin yüzünden birçok olumsuzluklar da var. Haksız rekabet, kayıt dışının en temel nedenlerinden birisi KDV. Birçok sektör yüzde 18'lik KDV'den dolayı KDV'siz, faturasız satış yapıyor. Naylon fatura gibi hayatımızdan bir problemin kökünde KDV üzerinden rant elde etmek isteyenler var. Devlete yapılan işlerde ciddi anlamda istihdam ve vakit kaybettiren konuların içinde KDV ile uğraşmak var. Maliyede bürokrasinin önemli iş yükünde KDV ile uğraşmak var. 30 küsur senelik bir uygulamanın artık rehabiliteye girmesi, “check-up’a yatırılması gerekir. Bu konuyu bakanlığımızla görüşüyoruz. Her ülkenin kendine özgü vergi modeli olması lazım. Bu haliyle KDV'nin Türkiye'nin menfaatlerine ve gerçek anlamda girişimciliğine fayda mı zarar mı getirdiği konusunda şüphelerim var. Bunun masaya yatırılması lazım."

KDV'de yapılabilecek düzenlemelere dair sanayicilerin de önerileri olduğunu anlatan Bahçıvan, "Biz şu andaki KDV ile devletimize vergi kazancı sağlıyoruz. Diğer taraftan da yüzde 30'la kredi kullanıp, sıfır faizle sonsuz vadeli devlete KDV borcu vereceksiniz. Bu adil mi? Bu para şirketin içinde kalsa iş, yatırım ve üretim olarak ekonomiye yönelse daha mı fazla değerli olur. Bunu da bakmak lazım." dedi.

Bahçıvan, enflasyon dönemlerinden kalan bir uygulama olan geçici vergi konusunun da bugün sorgulanması gerektiğinin altını çizdi.

Türkiye'nin gerçeklerine uygun bir modelin çalışılması gerektiğini söyleyen Bahçıvan, şunları kaydetti:

"Bir AB modelini alıp birebir Türkiye'ye uygulamak. Görüyoruz ki yürümüyor. Devletin de vergi kaybına uğramayacağı bir model üzerinde çalışılması gerekli. Teklifimiz bu yönde. KDV ile ilgili bir önerimiz daha var. Reel sektörün devletten yüklü miktarda KDV alacağı var. Kısa vadede bunu nakit olarak ödenmesi çok kolay değil. Bunun belli bir vadeye ya da hazine bonosuna dönüştürülmesi düşüncesi var. Bu tutar teminata bağlı bir kağıtla ilgili firmalara verilsin. Bugün ne yazık ki, teminat limitleri düşmüş olan firmalara taş gibi bir teminat kağıdı olsun. Buna 'KDV Garanti Fonu' ya da 'KDV Birikim Fonu' mu denir bilemiyorum. Bunu bir model dönüştürüp, firmalar bu kağıdı bankalara götürüp teminat alabilir. Burada kazan-kazan durumu söz konusu. Bu KDV iadesi zaten devletin ödeyeceği bir borcu. Bu boşa verilmiş olan bir para değil. Bu konu da ilgi görmüş durumda. İnanıyoruz ki, gelecek dönemde bununla ilgili güzel haberler alacağız."

-“Konkordatonun suistimal edildiği tartışmaları haksız değil”

Bahçıvan, son dönemde birçok şirketin yapılandırma yapmasına ve konkordato ilan etmesine ilişkin de görüşlerini paylaştı.

Konkordatonun suistimal edildiği tartışmalarının haksız olmadığını dile getiren Bahçıvan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Konkordato dünya alacak sisteminde yer etmiş bir uygulama. Doğru uygulanırsa belli bir nefes almak isteyen firmalar için bir fırsat ama bunu aşırı derecede suistimal edersek ifrat ile tefrit arasında bir karışma oluyor. Bunun spekülasyona dönüşmesi bile yanlış. Son zamanlardaki konkordato taleplerinin daha sıkı kontrol edildiğini memnuniyetle görüyoruz. Biz konkordato komple kökten kalksın diye bir düşüncenin asla içinde değiliz ama ölçüsü kaçan uygulamalar noktasında haklı konkordato taleplerinin bir süre sonra değerini kaybedeceği endişesi içindeyiz.”

(Bitti)

AA Finans Cari İşlemler Dengesi Beklenti Anketi sonuçlandı

İSTANBUL (AA) – AA Finans Cari İşlemler Açığı Beklenti Anketi'ne katılan ekonomistler eylül ayı cari işlemler dengesinin 1,97 milyar dolar fazla vermesini bekliyor.

AA Finans'ın Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından 12 Kasım Pazartesi günü açıklanacak Eylül 2018 Ödemeler Dengesi verilerine ilişkin beklenti anketi, 19 ekonomistin katılımıyla sonuçlandı.

Ankete göre, ekonomistlerin eylül ayı cari işlemler dengesi beklentisinin ortalaması 1,97 milyar dolar fazla olarak hesaplandı. Ekonomistlerin söz konusu dönem için cari işlemler fazlası beklentileri 1,50-2,50 milyar dolar aralığında yer aldı.

Ekonomistlerin 2018 sonuna ilişkin cari işlemler açığı beklentisinin ortalaması ise 35,69 milyar dolar olarak gerçekleşti. Ankete katılan ekonomistlerin yıl sonu cari işlemler açığına yönelik tahminleri arasında en yüksek beklenti 41,00 milyar dolar, en düşük beklenti ise 28,50 milyar dolar oldu.

Cari işlemler fazlası, ağustosta 2 milyar 592 milyon dolar, 12 aylık cari açık ise 51 milyar 125 milyon dolar düzeyinde gerçekleşmişti.

AA Finans'ın ekim ayı “Enflasyon Beklenti Anketi” sonuçlandı

İSTANBUL (AA) – AA Finans Enflasyon Beklenti Anketi'ne katılan ekonomistler, ekim ayında Tüketici Fiyat Endeksi'nin (TÜFE) yüzde 1,93 artmasını bekliyor.

AA Finans'ın TÜİK tarafından 5 Kasım Pazartesi günü açıklanacak ekim ayı enflasyon verilerine ilişkin beklenti anketi, 13 ekonomistin katılımıyla sonuçlandı.

Ankete göre, ekonomistlerin ekim ayı enflasyon beklentilerinin ortalaması yüzde 1,93 oldu. Ankete katılan ekonomistlerin ekim ayı için enflasyon beklentileri en düşük yüzde 0,15, en yüksek yüzde 3,20 aralığında yer aldı.

Ekonomistlerin 2018 sonu enflasyon beklentisinin ortalaması ise yüzde 23,52 olarak belirlendi. Ankete katılan ekonomistler arasında yıl sonu enflasyon beklentisi en düşük yüzde 22, en yüksek yüzde 25,50 oldu. Bir önceki anket döneminde yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 21,84 düzeyinde gerçekleşmişti.

Ekonomistlerin eylül ayı enflasyon beklentilerinin ortalamasına (yüzde 1,93) göre, bir önceki ay yüzde 24,52 olan yıllık enflasyonun yüzde 24,34'e gerileyeceğini hesaplanıyor.

Enflasyon, eylülde bir önceki aya göre yüzde 6,30 artış göstermişti.