Almanya’nın 5G ihalesi 19 Mart’ta başlayacak

BERLİN (AA) – Almanya Federal Ağ İdaresi (BNetzA) Almanya’nın 5G lisans ihalesinin planlandığı gibi 19 Mart’ta başlayacağını duyurdu.

Almanya'da telekomünikasyon sektöründe düzenleyici kurum olarak faaliyet gösteren BNetzA’nın kararı, Deutsche Telekom, Vodafone and Telefonica Deutschland’nın 5G ihale şartlarından dolayı ihalenin askıya alınması isteğinin Köln İdare Mahkemesi'nce bugün reddedilmesinden sonra geldi.

Mahkeme, BNetzA'nın ağ operatörlerinin "2022’ye kadar ülkedeki hane halkının yüzde 98'ini kapsayacak şekilde hizmet sağlamayı taahhüt etmesini" 5G ihalesine katılma şartları içinde göstermesinin idarenin yetki sınırları içinde olduğuna hükmetti.

Mahkemenin bu kararından sonra BNetzA 5G lisans ihalesinin 19 Mart’ta planlandığı gibi başlayacağını duyurdu. 5G ihalesinin yaklaşık 6 milyar dolarla sonuçlanması bekleniyor.

5G teknoloji ile Avrupa’nın en büyük ekonomisi olan Almanya’da veri aktarımında hızın artırılması, bununla birlikte yüksek kapasiteli, gecikme süresi kısa hatta sıfıra yakın, düşük maliyetli bir iletişim altyapısı oluşturulması hedefleniyor.

ABD, Almanya'ya Çin merkezli Huawei'nin ekipmanlarını kullanmaktan kaçınmaları için uzun süredir baskı uygulaması dikkat çekiyor.

ABD'nin Berlin Büyükelçisi Richard Grenell’in, Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanı Peter Altmaier'e bir mektup yazarak, Çinli Huawei şirketi ile yapılacak bir işbirliği halinde Washington ve Berlin arasında istihbarat işbirliğinin sona ereceğiyle tehdit ettiği iddia edilmişti. Mektup, ülkede büyük tepkiye neden olurken, Başbakan Angela Merkel, ülkesinin 5G mobil ağını kurarken, kendi standartlarını tanımlayacağını ve güvenlik konusunun ne kadar önemli olduğunu bildiklerini açıklamıştı.

Uzmanlar, Almanya’nın, süper hızlı 5G mobil internet ağını daha uygun fiyatla kurabilmek için Çinli teknoloji devi Huawei'yle çalışması gerektiğini belirtirken, Başbakan Merkel Çin’e veri aktarmayacağının garantisini vermesi durumunda Huawei’nin de 5G ihalelerine katılabileceğini bildirmişti.

İlk “alo”nun üzerinden 143 yıl geçti

            ANKARA (AA) - SEFA ŞENGÜL/ARİFE YILDIZ ÜNAL - Kişisel iletişime damga vuran en önemli buluşlardan telefonun icadının üzerinden 143 yıl geçerken, Türkiye de 1881'de tanıştığı telefonu bugün dünyada en fazla kullanan ülkeler arasında yerini aldı.

Telefon, bilim insanı Alexander Graham Bell tarafından 10 Mart 1876 yılında icat edilirken, insanlar arası iletişimde çığır açılmış oldu.

İletişim tarihinin akışını değiştiren buluş sayesinde, insan sesini çok uzak mesafelere aktarma olanağına kavuşulurken, Türkiye de bu önemli aracı 1881'de kullanmaya başladı.

İlk telefon hattı söz konusu yılda İstanbul'da kurulurken, ilk telefon santrali de 1909'da Sirkeci'deki Tarihi Büyük Postahane binasında 50 hatlık bir kapasiteyle oluşturuldu. Türkiye'de telefon hatlarının ilk olarak evlerde kullanımı ise 1925'te İzmir'de başladı.

Telefon teknolojisindeki değişim ve gelişime hızlı bir şekilde ayak uyduran Türkiye, bugün itibarıyla Avrupa'da cep telefonuyla en fazla konuşan ülke konumuna yerleşti.

  • Telefonun Türkiye'deki serüveni

Telefonun Türkiye'deki serüveni ve ülkenin iletişim alanında geldiği noktayı AA muhabirine değerlendiren Türk Telekom Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Kıraç, yurt içinde ilk kullanılan telefonların "kollu" tabir edilen "manyetolu" cihazlar olduğunu söyledi.

Bu telefonlardaki kol çevrildiğinde santralcinin kimin aradığını gördüğünü dile getiren Kıraç, "1926'da Ankara'da kurulan santral, toplamda 2 bin hattı kaldırabilecek şekildeydi. Konuşma 3 dakikayı geçtiği zaman santralciler araya girerdi." dedi.

Kıraç, tek jetonla çalışan ve süresiz hizmet veren ilk ankesörlü telefonların ise 1972'de hizmet vermeye başladığına işaret ederek, ankesörlü telefonların hala Türk Silahlı Kuvvetlerinin yerleşkelerinde ve cezaevlerinde kullanıldığının altını çizdi.

Türkiye'nin 1G teknolojisiyle 1991'de araç telefonlarında kullanılmasıyla tanıştığını hatırlatan Kıraç, bundan 3 yıl sonra cep telefonlarına, veri aktarımına ve SMS gönderimine olanak tanıyan 2G teknolojisine geçildiğini anlattı.

Kıraç, 2009'da 3G teknolojisiyle tanışılmasının ardından sesin yanında veri aktarımının da önem kazandığını ifade etti.

  • Menderes ve Zeki Müren'in hat başvuruları müzede

Kıraç, 1970'lerden 1980'lere geçilirken dijital telefonların kullanılmaya başlandığını belirterek, "O dönemde telefon almak kolay değildi. Gelir düzeyi iyi olan insanlar, çocuklarına yatırım olsun diye telefon hattına başvururlardı. Çünkü uzun süre bir başvuru sonrasında hat gelirdi." diye konuştu.

Türk Telekom Telekomünikasyon Müzesi'nde sergilenen hat başvuru belgeleri hakkında da bilgi veren Kıraç, ünlü sanatçı Zeki Müren ve merhum Başbakanlardan Adnan Menderes'in başvuru belgelerinin müzede sergilendiğini bildirdi.

Türkiye'nin önemli iletişim fakültelerinin öğrencilerini de müzede ağırladıklarını aktaran Kıraç, "Buraya gelip Türk Telekomünikasyonun 180 yıllık tarihini görmelerini istiyoruz." ifadesini kullandı.

– "Tüm planımız fiberleşme üzerine"

Kıraç, İnsanların geçmişte ağırlıklı olarak ses iletişimi yapmalarına karşın artık daha çok data iletişimi yapılmaya başlandığını belirterek, "İçinde bulunduğumuz çağda iletişim çok kompleks hale geldi. Cihazlar ve insanlar arasında ayrım olmadan herkes birbiriyle bağlı. 2050 yılında yaklaşık 50 milyar cihazın birbiriyle bağlı olacağı yönünde tahminler var." bilgisini paylaştı.

Fiber teknolojiye sahip olamayanların 5G teknolojisini taşıyamayacağının altını çizen Kıraç, "Dolayısıyla bizim tüm planımızı fiberleşme üzerine kurduk. Fiber oranımız gün geçtikçe artıyor. Ülkemizin tüm iletişim tarihi boyunca bu önemli yolda destek vermekten, katkıda bulunmaktan ve değer kazandırmaktan gurur duyuyoruz. Yaptığımız yatırımlar, çalışmalar ve iş birlikleri ile ülkemizin 5G’ye geçen ilk ülkelerden bir tanesi olması için çalışıyoruz." diye konuştu.

Kıraç, iletişimdeki gelişimi artık yerli ve milli ürünlerle desteklemeye çalıştıklarını da kaydederek, geçen yıl sonu itibariyle 282 bin kilometrelik fiber uzunluğuna ulaştıklarını sözlerine ekledi.

İstanbul, Huawei'nin teknoloji üssü oldu

İSTANBUL (AA) – MUSAB TURAN – Dünyanın önde gelen yazılım ve donanım üreticilerinden Huawei, İstanbul'da büyük bölümünü Türk mühendislerin oluşturduğu ekibiyle, nesnelerin interneti (IoT), yapay zekâ, bulut ve akıllı/güvenli şehir teknolojileri geliştiriyor.

Openlab programıyla destek sağladığı, 33 Türk teknoloji firmasıyla birlikte yerli teknolojiler geliştiren Huawei Türkiye, ülkenin 5G dönüşümüne ve 2023 hedeflerine destek veriyor.

AA muhabirinin Huawei yetkililerinden aldığı bilgilere göre Huawei, Türkiye ekonomisinin son yıllarda tüm olumsuz gelişmelere rağmen gösterdiği büyüme iradesi karşısında Türkiye'nin 2023 stratejik planlarını benimsemiş durumda.

Ümraniye'de bulunan merkezinde hizmet veren Huawei Türkiye, birçok bakanlık, belediye, kamu otoritesi ve özel şirketle birlikte 5G, nesnelerin interneti, yapay zekâ, bulut ve akıllı/güvenli şehir çözümleri geliştiriyor.

Huawei'nin İstanbul ofisinde 2009 yılında açılan Huawei Ar-Ge Merkezi, kurulduğu günden itibaren 120 milyon dolardan fazla yatırımla Çin dışındaki Huawei Ar-Ge merkezleri arasında, ikinci en büyük Ar-Ge merkezi haline geldi.

2012 yılından bu yana Türkiye'ye 1 milyar 320 milyon lira yatırım yapan Huawei, 1 milyar liranın üzerinde vergi ödedi.

Türkiye'den 1 milyar doların üzerinde satın alma gerçekleştiren şirketin, doğrudan istihdamı ise bin 300'ün üzerinde.

– Ulusal Araştırma Destekleri'nde tam başarı

Türkiye’deki merkezi ile, mobil operatörler başta olmak üzere, Avrupa'dan Güney Amerika'ya kadar 30 ülkedeki mobil operatörlere hizmet veren şirket, Türkiye ile küresel teknoloji dünyasında "yol arkadaşlığı" yapıyor.

Yıllık toplam gelirinin yüzde 14’ünü Ar-Ge’ye ayıran Huawei, geçen yıl küresel ölçekte Ar-Ge’ye 9 milyar dolar harcarken, Türkiye’deki Ar-Ge merkezi için her yıl belirlenen oranın dışında 20 milyon dolarlık ek yatırım sağlıyor.

Huawei Ar-Ge Merkezi'ndeki 500'ün üzerindeki çalışanın yüzde 87’si Türk mühendislerden oluşuyor.

Bünyesinde 5 araştırma laboratuvarı ve 500'ün üzerinde araştırma mühendisi bulunan merkez, Türkiye’nin öncü 20 üniversitesi ile internet ve veri analizi gibi alanlarda iş birlikleri yürütüyor.

Huawei Ar-Ge Merkezi Ulusal Araştırma Destek Programları'nda yüzde 100 kabul performansına sahip olmasıyla emsalleri arasında öne çıkıyor.

– Türkiye’nin 3G ve 4,5G’ye geçiş sürecinde yer aldı

Önceliğini "Yerel ortaklarla iş birliği yapmak ve dijital ekonomiyi geliştirmek" olarak tanımlayan Huawei Türkiye, Türkiye’nin bilgi iletişim ekosisteminde önemli bir role sahip.

Türkiye’nin 3G ve 4,5G’ye geçiş sürecinde aktif rol alan Huawei Türkiye, Vodafone’un şebekesinin tamamında, Turkcell ve Türk Telekom’un şebekelerinin ise yarısında imza sahibi.

Türkiye'nin 5G dönüşümü için de çalışmalarını sürdüren Huawei Türkiye, Türkiye’deki ICT Summit’te gerçekleştirdiği 5G demosunda 35 Gbps hıza ulaştı.

5G’yi 700 Mhz bandında test eden şirket, Teknoloji Şehirleri (Techcity) etkinliğinde 70 Gbps rekor hıza ulaşmayı da başardı.

Ankara’da 5G Vadisi’ndeki çalışmalarını sürdüren Huawei Türkiye, Türkiye’nin 5G’ye geçişine hazır durumda.

Şirket, 5G ekosistemini sağlıklı bir şekilde kurmak için küresel tecrübesini Türk regülatörlerle, operatörlerle ve diğer ilgili ortaklarıyla paylaşıyor.

– 10 GB'lik film bir saniyede indirilebilecek

10 GB büyüklüğünde bir filmin 1 saniyede indirilebilmesine olanak sunacak 5G için Türkiye'de hazırlıklar devam ederken Huawei, bilgi, otomasyon ve akıllı teknolojiler için elverişli bir platform sağlamak maksadıyla bilgi ve iletişim teknolojileri (ICT) altyapısı ve akıllı cihazlara odaklanıyor.

Bu platform üzerinde iş ortakları kendi içerik, uygulama ve bulutlarını geliştirebiliyorlar.

5G ile birlikte sinyal taşıyıcı ağlar daha fazla amaçla kullanılacak ve insanlara, nesnelere ve endüstrilere daha fazla alanda servis sunacaklar.

Bir fiziksel ağ milyonlarca kullanım örneği sunabilecek. Huawei 5G Ar-Ge çalışmaları için 2018 yılında 5 milyar Çin yuanı yatırım gerçekleştirerek kablosuz erişim ağları, taşıyıcı ağlar, çekirdek ağlar ve cihazların olduğu bir dizi ticari 5G ekipmanını piyasaya sunacak.

– Akıllı kamu güvenliği projelerine odaklandı

Huawei 5G ile akıllı ulaşım, akıllı şebeke, akıllı kamu güvenliği, akıllı sağlık hizmeti ve akıllı eğitim gibi alanlara odaklanmış durumda.

Bu kapsamda, şirketin geliştirdiği Huawei ABB Akıllı Park Projesi ile parkta kaybolan bir çocuğun yeri 6 dakika içerisinde tespit edilebiliyor. Projenin demosu hem Çin'de hem de Ankara Harikalar Diyarı'nda yapıldı.

– Huawei OpenLab Türkiye'de güç birliği sağladı

Huawei OpenLab Türkiye, IoT, video sanal gerçeklik & artırılmış gerçeklik (VR/AR), kamu güvenliği, akıllı şehir, akıllı evler için yenilikçi çözümler sunmayı taahhüt ediyor.

OpenLab Türkiye, aSAY Enerji, Quectel Türkiye, SadeLabs, Verisun ve 20'den fazla diğer yerel ortakla birlikte çalışacak.

OpenLab Türkiye'de IoT konusunda sanayi ve video teknolojileri alanında güç birliği oluşturuldu.

Türkiye’de endüstrinin sayısal dönüşümünü hızlandırmak için bir platform ve ekosistem sunan Huawei OpenLab, yerel bir dijital ekosistemin geliştirilmesinde iş birliğinin önemini vurgulamak adına dünyanın dört bir yanından ortakları ve müşterileri bir araya getiriyor.

Huawei, dünya genelinde OpenLab organizasyonunu, 'platform + ekosistem' temasıyla kurdu. Dijital dönüşümü ve ekosistem gelişimini teşvik etmek için ekosistemi tümüyle destekleyen OpenLab, açık, esnek ve güvenli bir platform aracılığıyla müşteri odaklı, yenilikçi endüstri çözümleri oluşturuyor.

Huawei, bölgedeki ICT endüstrisinin istikrarlı büyümesini olanaklı kılmak, mükemmelliği sağlamak ve rekabet gücünü artırmak için Türkiye'deki devlet kurumları ve işletmelerin yeni ICT teknolojisi ve uygulamalarından yararlanmalarına yardımcı olmayı taahhüt ediyor.

Huawei'den “üstün” 5G iç mekan kapsama deneyimi

İSTANBUL (AA) – Huawei, Mobil Dünya Kongresi’ndeki (MWC 2019) deneyim alanında "üstün" iç mekan 5G deneyimi yaşatmak için yeni 5G LampSite Pro ve 5G CPE Pro teknolojilerini kullandı.

Huawei açıklamasına göre, şirket, ilk defa Mobil Dünya Kongresi sırasında, ticari 5G terminalleri bulunan bir alanda 5G DIS iç mekan kapsama ağını kurdu ve sergiledi.

5G LampSite Pro, 5G dijital iç mekan sistemini (DIS) oluşturmak için kullanılırken, 5G CPE Pro çözümüyle de ultra fiber deneyimi sunuldu. 4T4R (4 Alıcı 4 Verici) teknolojisinin kullanıldığı alanda canlı sonuçlar, C bandında 100 MHz bant genişliğinde, 1 Gbps'nin üzerinde bağlantı hızına ulaşıldığını gösterdi.

Genellikle havaalanı, tren istasyonu, stadyum, alışveriş merkezi, metro ve kampüs gibi alanlar önemli 5G kullanım senaryoları olarak görülüyor. 5G LampSite Pro'nun Çin'deki Şangay Hongqiao Tren İstasyonu gibi birçok farklı kullanım alanında dağıtımıyla mükemmel 5G deneyimi operatörler tarafından geniş çapta tanınmıştı.

  • 3 saniye içinde 1 GB ultra HD film indirilebiliyor

Mobil Dünya Kongresi'nde resmi olarak piyasaya sürülen ve ticari bir terminal olan 5G CPE Pro, ağ kablolarına gerek olmadan, kullanıcıların ultra fiber seviyesinde kablosuz geniş bandın keyfini çıkarmalarını sağlıyor. Huawei 5G CPE Pro, 3 saniye içinde 1 GB ultra HD film indirmek için kullanılabilecek 3,2 Gbps'ye kadar test hızı sunuyor.

Kullanıcılar akıllı ev yaşamının tadını çıkarmak için HUAWEI HiLink protokolünü destekleyen akıllı ürünleri kolayca ağa ekleyebiliyor. Huawei 5G CPE Pro ile tüketicilere ev, ofis ve kurumsal şebeke gibi çeşitli kullanım alanlarında yeni geniş bant deneyimi sağlanacak.

  • "Huawei olarak 5G teknolojilerine yatırım yapmaya devam edeceğiz"

Açıklamada görüşlerine yer verilen Huawei Dijital İç Mekan Sistemi Başkanı Ritchie Peng, şunları kaydetti:

"Huawei olarak operatörlerin 5G ağlarını hızlı ve verimli bir şekilde kurmalarına yardımcı olacak en iyi ürünleri ve çözümleri sunuyoruz. Ticari alanlar için önde gelen 5G iç mekan kapsama ürünü olan Huawei 5G LampSite Pro, Çin'de birçok farklı kullanım senaryosunda konumlandırıldı. Huawei olarak 2019 Mobil Dünya Kongresi sırasında, 1 Gbps'den daha yüksek bir oran sağlamak için en yeni 5G CPE Pro terminalini kullandık. Huawei olarak 5G teknolojilerine yatırım yapmaya devam edeceğiz."

Huawei, 5G canlı ağ bağlantısıyla video deneyimini yeniden tanımlıyor

İSTANBUL (AA) – Huawei Yönetim Kurulu Üyesi ve Operatör İş Grubu Başkanı Ryan Ding, Vodafone İspanya'nın Huawei tarafından desteklenen 5G canlı bağlantısı aracılığıyla, Huawei’nin 5G katlanabilir akıllı telefonunda 4K seç-izle video servis deneyimini katılımcılarla paylaştı.

Huawei'den yapılan açıklamaya göre, Huawei 5G, canlı ağ bağlantısıyla video deneyimini yeniden tanımlıyor.

Ryan Ding, Vodafone İspanya'nın Huawei tarafından desteklenen 5G canlı bağlantısı aracılığıyla, Huawei’nin 5G katlanabilir akıllı telefonunda 4K seç-izle video servis deneyimini katılımcılarla paylaştı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Ding, “Şu anda dünyayı kasıp kavuran 5G, bize yeni teknolojilerle güçlendirilmiş daha iyi bir yaşam sunuyor. Aynı zamanda, 5G'nin sağladığı Gbit/s seviyesi ile bağlantılar ve deneyimi ticarileştiren CloudX hizmetleri, küresel taşıyıcılara yeni iş fırsatları sunuyor.” ifadelerini kullandı.

Ding, Huawei’nin 5G’deki başarısıyla desteklenen ağlarında, müşterilerinin 5G servislerinde deneyim ve yenilikler yapmalarını sağlayacak açık laboratuvarlar (Open Labs) kuracaklarını da bildirdi.

  • 5G, CloudX sayesinde video ve oyun deneyimini yeniden tanımlıyor

Açıklamaya göre, 5G’nin sunduğu yeni Air Fiber çözümü ile her yerde Gbit/s düzeyinde hızları deneyimlemek mümkün oluyor. Fiber geniş bant ile benzerlik gösteren Air Fiber, bit hızlarını on kat artırarak, taşıyıcıların sabit-mobil yakınsaması (FMC) özelliğine ulaşma hedefini biraz daha yakınlaştırıyor. Taşıyıcıların ticari faaliyetlerini büyütmesini kolaylaştıran 5G, aynı zamanda yoğun bant genişliği için kişisel, ev kullanımı ve sektörel talebi karşılamalarını da sağlıyor.

Birçok farklı servisi destekleyen 5G+Cloud (Bulut) birleşimi, video ve oyun gibi pek çok farklı içeriği de yeniden tanımlıyor. CloudX, bu 5G hizmetlerinin ana cazibe merkezi olarak konumlanıyor.

Büyük bant genişliği, düşük gecikme süresi ve bulut bilişim ile donatılmış güçlü özelliklere sahip olan Cloud Gaming, oyun oynamak için özel olarak ayrılmış donanımlardan akıllı telefonlara taşınıyor. Bu sayede, deneyim ve içerikten daha çok faydalanan taşıyıcılar, artık mobil kullanıcılarına üstün bir oyun deneyimi sunabiliyor.

  • 5G, yeni taşıyıcı servisler için Huawei Open Labs ekosisteminde olgunlaşıyor

Huawei açıklamasına göre, 5G deneyimini ve gelişimini bu bölgeye taşımak isteyen şirket, bu yıl Asya, Avrupa ve Orta Doğu'da üç yeni 5G Open Lab açacak. Taşıyıcılara en son 5G yenilikleri ve 5G+Bulut ortamını deneyimleme imkanı sunan Open Lab platformu, ayrıca taşıyıcıları yerel pazar talebini karşılayacak yeni hizmetler keşfetmeleri ve geliştirmelerini sağlayan iş ortaklarıyla da bir araya getiriyor.

60'tan fazla ticari ağın kurulması ve akıllı telefon modelleri de dahil olmak üzere 40'tan fazla 5G terminalinin piyasaya sürülmesinin beklendiği 2019 yılında, küresel 5G endüstrisi ve ekosistemi hızla olgunluğa erişiyor. 5G spektrumu lisansına sahip olan ülkelerin sayısı ise en fazla 50 olacak. 5G, kendinden önceki kablosuz iletişim teknolojilerini yerinden sarsarak küresel çapta popülerlik kazanacak.

GRAFİKLİ – Cepten ilk “alo”nun üzerinden 25 yıl geçti

ANKARA (AA) – ARİFE YILDIZ ÜNAL – Türkiye'de, 23 Şubat 1994'te dönemin Başbakanı Tansu Çiller'in dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'i aramasıyla gerçekleşen ilk cep telefonu görüşmesinin üzerinden 25 yıl geçti.

AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Türkiye'de 1991'de araç telefonları aracılığıyla 1G teknolojisiyle tanışıldı.

Ülkede internet kullanımı 1993'te, cep telefonuyla görüşme, veri aktarımı ve SMS gönderimine olanak sağlayan 2G teknolojisi ise 1994'te kullanılmaya başlandı.

Dönemin Başbakanı Tansu Çiller'in, 23 Şubat 1994'te dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'i aramasıyla gerçekleşen ilk cep telefonu görüşmesinin üzerinden 25 yıl geride kaldı.

Sesin yanında datanın da önem kazanmasıyla 2009 itibarıyla 3G'ye geçen Türkiye, 1 Nisan 2016'da mobil cihazlarda internet hızını 10 kat artıran 4,5G teknolojisine geçti.

Türkiye ile birlikte dünyanın bu dönemde kullanmaya başladığı "mobil internet erişim teknolojisi" olarak adlandırılan ve her yere kesintisiz iletişim sağlamak için geliştirilen 4G'de "hız" ön plana çıkarken, 4,5G ile hız ve kalitenin yanı sıra farklı hizmetler de önem kazandı.

Türkiye'de internet kullanımının başlangıç tarihi olarak kabul edilen 1993'ten bugüne genişbant internet kullanımı hızla arttı.

2008'de 6 milyon olan genişbant internet abone sayısı, geçen yılın üçüncü çeyreğinde yaklaşık 74 milyona, toplam mobil abone sayısı ise 65 milyon seviyelerinden 80 milyonun üstüne çıktı.

4,5G hizmetlerinin sağlıklı verilebilmesi için gerekli fiber yatırımlar yapılmaya devam edilirken, işletmecilerin toplam fiber uzunluğu 345 bin 275 kilometreye ulaştı. Böylece Türkiye'nin fiber uzunluğu, 40 bin 75 kilometre olan dünyanın çevresini yaklaşık 9 kez dolaşacak noktaya gelmiş oldu.

Kurulu baz istasyonu sayısı 3 operatör ve teknoloji için 170 bini geçti.

Yeni teknolojiyle mobil şebeke işletmecilerine tahsisli mevcut frekans miktarı 183 MHz'den 549 MHz'e çıktı.

  • Veri indirme hızı arttı

4,5G'de hız, kullanılan cihazlara göre değişmekle birlikte veri indirmede 100-150 Mbps'den başlayıp 375 Mpbs seviyelerine kadar çıktı. 2 gigabayt büyüklüğündeki bir video 3G'de 780 saniyede yüklenirken, 4,5G'de 54 saniyede indirilebilir hale geldi.

Yeni teknolojiyle internet üzerinden artık kesintisiz ve daha hızlı oyun oynanabiliyor. İnternet hızı, frekans, kapsama alanı, baz istasyonu, coğrafi koşullar, şebeke yoğunluğu, cihaz ve internet sitesinin durumuna göre değişiklik gösteriyor.

İnternete bağlanılan cihazlardaki iletişim hızında büyük artış sağlayacak 5G teknolojisinin ise iş dünyasında 2020'de kullanılmaya başlanması amaçlanırken, teknolojinin çalışan ilk örneği çeşitli etkinliklerde sergilendi.

Geleceği şekillendirecek teknolojiler

ANKARA (AA) – SEFA ŞENGÜL – Yapay zeka ve nesnelerin interneti gibi teknoloji dünyasında çığır açan gelişmelerin yakın gelecekte ulaşımdan iletişim ve haberleşmeye, alışverişten kişilerin güvenliğine kadar pek çok alanda insan hayatını kolaylaştırması öngörülüyor.

AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, yapay zeka konusundaki gelişmelerin sağlık, ulaşım, medya ve eğitim gibi hayatın birçok alanına yön vermesi bekleniyor.

İnsan yaşamının en önemli gereksinimlerinden ulaşım, yapay zekadaki gelişmelerden gelecekte en fazla etkilenecek sektörler arasında yer alıyor.

Bu alanda sürücüsüz ve elektrikli araçlar önemli teknolojik yatırımlar olarak dikkati çekerken, Alman otomotiv şirketi Volkswagen'in 2026 yılından itibaren petrolle çalışan araç üretmeyi planlamadıklarını açıklaması küresel şirketlerin bu konuda ne kadar ciddi olduklarını ortaya koyuyor.

Öte yandan geçen yıl karıştıkları ölümlü kazalara karşın sürücüsüz araç teknolojisine ilişkin yatırımların hız kesmeden devam edeceği öngörülüyor.

– Kasiyersiz marketler dönemi

Günlük yaşamın en önemli aktivitelerinden alışveriş de yapay zeka teknolojilerinin dokunduğu konular arasında bulunuyor.

Gerek yurt içindeki gerekse küresel ölçekteki zincir marketler satışlarını hızla sanal ortama taşırken, bazı çok uluslu şirketler ise stratejilerini farklı bir anlayış üzerine kuruyor.

Örneğin dünyanın tanınmış alışveriş şirketi Amazon, sanal ticaretini fiziksel alana da taşıma adına yeni hizmeti "Amazon Go" ile yapay zeka temelinde market zinciri kurmaya hazırlanıyor.

Bu kapsamdaki ilk marketini geçen yıl Amerika'nın Şikago kentinde açan Amazon, markete giren kişiyi kamera ile takip ederek reyondan aldığı ürünün bedelini, ürünü kapıdan dışarı çıkardığı anda kredi kartından düşüyor.

Firma, böylece kullanıcılarına hızlı ve kişiselleştirilmiş alışveriş deneyimi vadederken, benzer kasiyersiz ve yapay zekalı market uygulamalarının artması bekleniyor.

– Televizyon yerine internet tabanlı medya

Yapay zeka teknolojisinin etki alanına giren alanlardan biri de medya. Gelişen teknolojiler ışığında internet tabanlı yayın yapan medya platformları giderek televizyonun yerini almaya başladı, izleyicinin aklını okuyan veri destekli dijital platformlar dikkati çekiyor.

Ayrıca televizyon kanallarıyla çalışan medya içerik üreticileri, yerel ve küresel çapta internet tabanlı medya platformlarına yöneliyor.

Dünyada olduğu gibi Türkiye'de de örnekleri olan bu tip medya platformlarının gelecekte yatırımlarını ve sunduğu içerikleri artıracakları tahmin ediliyor.

 <p>- Yüz tanıma sistemleri

Kamu güvenliği amaçlı yüz tanıma sistemleri alanındaki çalışmalar da yapay zeka etkisindeki yatırım konuları olarak dikkati çekiyor.

Çin, 2014'te açıkladığı sosyal kredi sistemiyle vatandaşlarının kamusal alan olarak değerlendirilen yerlerdeki hareketlerini yüz tanıma sistemiyle bütünleşik kameralarla izleyerek toplumsal güvenliği sağlamayı hedeflediğini duyurmuştu.

Çin ayrıca vatandaşlarının elektronik ortamdaki hareketlerinde veri sistemleriyle birleştirerek, 2020'den itibaren sosyal kredi sistemini ülke geneline yaymayı hedefliyor.

Turkey goes full throttle in 5G technology tests

By Arife Yildiz Unal

ANKARA (AA) – Turkey has permitted mobile network operators to test 5G technology this year.

The Information and Communication Technologies Authority (BTK) approved a bid by Turkcell, Vodafone Turkey and TTMobil to conduct 5G trials in different frequency bandwidths in Istanbul, Izmir and Ankara, the three largest cities of the country.

Transport and Infrastructure Minister Cahit Turhan said the country aims to be a frontrunner in the race for the next generation of mobile internet connectivity.

"We aim to achieve the goal of shifting to 5G technologies in 2020 through research and product development," Turhan said.

Turkey is currently using 4.5G tech, also known as LTE, in its mobile phone devices.

In April 2016 the country progressed to 4.5G, which is 10 times faster than 3G technology.

5G networks will offer faster speeds and more reliable connections on smartphones and other devices.

Danimarka, iki Huawei çalışanını sınır dışı etti

KOPENHAG (AA) – Danimarka'da çalışma ve oturma izni yasalarını ihlal eden 4 Huawei çalışanından ikisi sınır dışı edildi.

Kopenhag Polisinden yapılan açıklamaya göre, geçtiğimiz Perşembe günü Huawei şirketinin Kopenhag'daki ofisine rutin kontrol yapıldı. Kontrolde, şirketin 4 çalışanının çalışma ve oturma izninin olmadığı tespit edildi.

Kopenhag Polisi, çalışma ve oturma izni kurallarını ihlal eden 4 kişiden 2'sinin sınır dışı edildiğini, konuya müdahil olan Danimarka Göç Servisinin diğer 2 kişinin dosyalarını devam ettirmediğini duyurdu.

Açıklamada, sınır dışı kararlarının, son aylarda Huawei ile ilgili ortaya atılan "güvenlik" ve "casusluk" iddialarıyla ilgili olmadığı vurgulandı.

Huawei'nin, ulusal telekomünikasyon şirketi TDC ile Danimarka'nın 5G mobil altyapısını kuracak olması ülkedeki siyasiler tarafından sık sık eleştiriliyor.

Huawei vakasının ardından ABD-Çin ticaret savaşı belirsizleşiyor

             MOSKOVA (AA) - EMRE GÜRKAN ABAY - Merkezi Moskova'da bulunan Yeni Ekonomi Okulu Finans, Yatırımlar ve Bankalar Programı Direktörü Prof. Dr. Oleg Şibanov, ABD’nin Huawei’ye yönelik adımının, başka ülkeler tarafından tekrarlanmayacağını belirterek, &quot;Ancak yine de atılan bu adım nedeniyle ticaret savaşlarının çözümü artık daha belirsiz.&quot; dedi. </p>  <p>Şibanov, Çinli teknoloji şirketi Huawei'nin Mali İşler Direktörü (CFO) Mıng Vancou’nun İran yaptırımlarını delmek için sahtekarlık yaptığı gerekçesiyle Kanada’da tutuklanmasına ilişkin gelişmeleri AA muhabirine değerlendirdi.</p>  <p>ABD’nin mevcut siyasetini, siyasi ve ekonomik açıdan farklı kollardan yürüttüğünü belirten Şibanov, &quot;Bir tarafta, ABD elitleri arasında Rusya ve Çin’e yönelik bakış açısında bir birlik söz konusu. Rusya’ya yönelik yaptırımların oylanmasında neredeyse hiç muhalefet olmuyor.&quot; diye konuştu.</p>  <p>Diğer tarafta ise ABD’li siyasetçilerin farklı bir tartışma yürüttüğüne işaret eden Şibanov, &quot;Bu tartışma, ABD’li şirketlere ait teknolojik sırların adil olmayan yöntemlerle çalındığına yönelik. Söz konusu tartışmalar nedeniyle Rus ve Çinli şirketlere; yüksek tarifeler ve ekonomik kısıtlamalara yol açan, uluslararası ticarette daha sıkı kontroller oluşuyor.&quot; ifadelerini kullandı.</p>  <p>Bu nedenle ekonomik değerlendirmelerin ikinci planda kaldığını vurgulayan Şibanov, &quot;Muhtemelen hem ABD’li hem de diğer ülkelerin şirketleri, tarifeler nedeniyle daha zor durumda kalıyor.&quot; dedi.

  • "Ticaret savaşlarının çözümü artık daha belirsiz"

Prof. Dr. Oleg Şibanov, Huawei vakasının ise son derece "özgün" bir gelişme olduğunu ifade ederek, "Uluslararası anlamda önemli ve büyük bir şirkete karşı bu denli hızlı ve beklenmedik bir adımın atıldığını yakın geçmişte hatırlamıyorum. Bu, birçok şeye işaret edebilir ancak şu aşamada büyük resmi anlamdırabildiğimizi henüz düşünmüyorum." değerlendirmesinde bulundu.

Ülkelerin, diğer ülkelere ait şirket yöneticilerini tutukladığı yeni bir sürece girileceğini düşünmediğini dile getiren Şibanov, "Eğer ABD gibi en demokratik ülkelerden birisi, uluslararası anlamda çok önemli bir iş insanını tutukluyorsa davaya ilişkin çok sayıda ikna edici kanıt görmeyi bekleriz." ifadesini kullandı.

ABD’nin, sınırları ötesinde yürüttüğü prensipleriyle meşhur bir ülke olduğunu anımsatan Şibanov, "Huawei’ye yönelik adımı da başka ülkeler tarafından tekrarlanmayacak bu prensiple alakalı. Ancak yine de atılan bu adım nedeniyle ticaret savaşlarının çözümü artık daha belirsiz." dedi.

– "Donald Trump’a Çin’den daha çok zarar verir"

Rus Ulusal Ekonomi Başkanlık Akademisi Finans Mühendisliği Kürsüsü Başkanı ve eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Konstantin Korishchenko da Huawei vakasının, ticaret savaşlarından ziyade, ABD iç siyasetiyle alakalı olduğu görüşünü taşıdığını kaydetti.

Mıng Vancou’nun tutuklanmasının zamanlamasına işaret eden Korishchenko, "ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşlarında bir ateşkes sağlanmasının ardından atılan bu adım, ABD Başkanı Donald Trump’a Çin’den daha çok zarar verir." dedi.

  • "Küresel teknolojik liderlik için rekabet kızışıyor"

Ekonomi Uzmanı İgbal Guliyev ise Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in, teknoloji bağımsızlığının büyük önem taşıdığı Çin’e yönelik "dokunulmaz" bir imaj yaratmakta zorlandığını belirterek, Çinli bilişim şirketlerinin muazzam hızda büyümesi ve gelişmesinin ABD tarafında anlaşılır bir endişe yarattığını, Apple'ın, günümüzde yerini Huawei’ye bırakarak dünyanın en büyük üçüncü mobil üreticisi konumuna gerilediğini söyledi.

Amerikalı şirketlerin liderliklerini ve pazar paylarını hızla kaybettiklerine dikkati çeken Guliyev, "5G web tabanlı büyük veri (big data) dönemi, küresel sistemin tekrar dengelenmesini sağlayacak. Yeni teknoloji dünyasına, nesnelerin interneti için standartları ilk belirleyen ülke liderlik edecek. Dolayısıyla rekabet kızışıyor." şeklinde konuştu.

ABD’nin, uluslararası bir şirketin anahtar konumundaki bir yöneticisini tutuklayarak tehlikeli bir emsal yarattığını belirten Guliyev, "ABD, küresel teknoloji hegemonyasını korumak için ne kadar ileriye gidecek? Günümüzde sallantıda olan temel, nesnelerin internetinin temelini oluşturan 5G ağının geliştirilmesi ve yayılması. ABD ve Çin’in, tüm elektronik aletleri birleştirecek ve tüm verilere erişimi sağlayacak ilk küresel ağı kurmak için rekabette oldukları biliniyor." değerlendirmesinde bulundu.

Guliyev, Rusya’nın şimdilik Çin-ABD ticaret savaşında taraf olmadığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Rus şirketleri kısıtlamalara alışık. Siyasi adımların tercümesi genellikle ekonomik hasımlıklar oluyor. Çin-ABD mücadelesinin yansımaları olan ticaret savaşları ve entelektüel hakların hırsızlığı, şimdi sessizce 5G yarışına evriliyor. Her iki ülke de küresel teknolojik liderlik peşinde koşarken, ABD’nin bu konuya yaklaşımı yumuşamayacaktır. Ekonomik rekabet arttıkça siyasetteki sükunet de azalacaktır."