Lübnan'da 30 Ağustos Zafer Bayramı resepsiyonu

BEYRUT (AA) – Türkiye'nin Beyrut Büyükelçiliği, 30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü'nün 96. yıl dönümünü Lübnan'da düzenlenen resepsiyonla kutladı.

Başkent Beyrut'un kuzeyinde Lübnan ordusuna ait subay akademisi binasında düzenlenen resepsiyona, Lübnanlı üst düzey ordu ve emniyet yetkililerinin yanı sıra çok sayıda büyükelçi, askeri ateşe ve ülkede yaşayan Türk vatandaşları katıldı.

Türkiye ve Lübnan milli marşlarının okunmasının ardından konuşan Türkiye'nin Beyrut Büyükelçisi Hakan Çakıl, 30 Ağustos Zafer Bayramı münasebetiyle her Türk vatandaşın, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ü ve yüce Türk halkını hayırla anmasını bir görev bilmesi gerektiğini belirtti.

Türkiye'nin, Lübnan için gerçek bir dost olduğu ve kendilerinin de iki ülke arasındaki ilişkileri tüm alanlarda güçlendirmeye gayret ettiklerini dile getiren Çakıl, Lübnan'da yeni hükümetin kurulmasıyla iki ülke arasındaki iş birliğine yeni bir ivme kazandırılmasını umduklarını vurguladı.

Büyükelçi Çakıl, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 30 Ağustos Zafer Bayramı mesajını okudu.

Türk milletinin 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı tebrik eden Başkan Erdoğan'ın mesajında şu ifadeler yer aldı:

"Diğer zaferlerimiz gibi, 30 Ağustos da bize, şartlar ne kadar zor olursa olsun başarıya ulaşma konusunda önümüzde daima açık bir yol bulunduğuna işaret etmektedir. Geçtiğimiz 16 yılda ülkemizin katettiği mesafe, bize bunun mümkün olduğunu göstermiştir. Bugün de yeni zaferlerin, yeni başarıların eşiğinde bulunduğumuza inanıyorum. Türkiye’ye ve Türk milletine güvenenlerle birlikte mutlaka bu mücadeleyi de kazanacağız. Bu vesileyle bir kez daha, şehitlerimize ve gazilerimize Allah’tan rahmet diliyorum. 30 Ağustos Zafer Bayramı'mız kutlu olsun."

Türkiye'nin Beyrut Askeri Ataşesi Albay Bayram Büyan da Zafer Bayramı'nın 96. yıl dönümünü kutlamak üzere bir araya geldiklerini söyledi.

1919 yılında Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde Türk milletinin işgalcilere karşı savaştığını ve 30 Ağustos 1922 tarihinde Dumlupınar Savaşı'nda işgalcilere karşı zafer elde ettiğini hatırlatan Büyan, o günden beri 30 Ağustos'un Türk Milleti için yeni bir başlangıç olduğunu kaydetti.

Birinci Dünya Savaşı ile Osmanlı İmparatorluğu topraklarının yabancı güçler tarafından işgal edildiğine işaret eden Büyan, "Geçmişte olduğu gibi Türk ordusu, Atatürk'ün göstermiş olduğu yolda vatanını dahili ve harici düşmanlardan koruyacaktır." ifadesini kullandı.

Büyük Zafer'in 96. yılı kutlanıyor

ABUJA (AA) – Nijerya'da Türkiye'nin Abuja Büyükelçiliğince, 30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü dolayısıyla resepsiyon düzenlendi.

Büyükelçilik konutundaki törene Türkiye vatandaşları ve sivil toplum kuruluşları, yabancı misyon temsilcileri, Büyükelçilik çalışanları ile Nijeryalı davetliler katıldı.

Abuja Büyükelçisi Melih Ulueren, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ağustosun son haftasının Türk tarihi açısından büyük önemi haiz olduğunu söyledi.

Ulueren, "1071'de Sultan Alparslan, kazandığı Malazgirt Zaferi ile Anadolu'nun ebedi vatanımız olmasını sağladı, geçtiğimiz günlerde bu büyük zaferimizi kutladık. 30 Ağustos 1922’de Gazi Mustafa Kemal liderliğinde kazanılan büyük zafer ile de milletimiz, bağımsızlık ve onuru için neleri başarabileceğini, milli ve manevi değerlerine kastedilmesine asla izin vermeyeceğini tüm dünyaya gösterdi." şeklinde konuştu.

Zafer Haftası vesilesiyle tüm şehitleri saygıyla andıklarını dile getiren Büyükelçi Ulueren, "15 Temmuz’da da milletimiz, aynı birlik ve beraberliği sergileyerek, aynı kararlılığın devam ettiğine şüphe bırakmadı." ifadesini kullandı.

Ulueren, "Nijerya’da yaşayan tüm vatandaşlarımızın 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı en iyi dileklerle kutluyorum." dedi.

Ürdün'de 30 Ağustos Zafer Bayramı resepsiyonu

AMMAN (AA) – Türkiye'nin Amman Büyükelçiliği, 30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü'nün 96. yıl dönümü dolayısıyla resepsiyon düzenledi.

Türkiye'nin Amman Büyükelçisi Murat Karagöz'ün konutunda verilen resepsiyona siyasetçiler, ülkedeki diplomatik misyonlarda görevli askerler, burada faaliyet gösteren Türk kurumlarındaki görevliler ile önde gelen aşiret üyeleri katıldı.

Program saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı.

Büyükelçi Karagöz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından dış temsilciliklere gönderilen 30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü mesajını okudu.

Tunus'ta 30 Ağustos Zafer Bayramı resepsiyonu

TUNUS (AA) – Türkiye'nin Tunus Büyükelçiliğinde 30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü'nün 96. yıl dönümü dolayısıyla resepsiyon düzenlendi.

Başkentteki büyükelçilikte gerçekleştirilen resepsiyona, ülkedeki Türk kurumlarında görevli kişiler ile Tunuslu iş ve siyaset dünyasından temsilciler katıldı.

Türkiye'nin Tunus Büyükelçisi Ömer Faruk Doğan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Türkiye'nin varlığını borçlu olduğu hayatlarını feda eden tüm şehitlere ve gazilere saygılarını sunduğunu" söyledi.

Cumhuriyetin 96. Zafer Bayramı ve Silahlı Kuvvetler Gününü tebrik ettiğini belirten Doğan, "Türklerin Anadolu'da varoluşunun bir bayrağı bir göstergesi olan 30 Ağustos Zafer Bayramının birçok zaferin de yıl dönümü olduğunu" ifade etti.

Malazgirt, Çanakkale, Sakarya Meydan Muharebesi gibi zaferlerin kolay olmadığını dile getiren Doğan, günümüzde de aynı derin ve yüksek seviyeli mücadelenin farklı boyutlarda devam ettiğini belirtti.

Tunus'un, "Türkiye'nin Afrika'ya açılan kapısı olması hasebiyle" Ankara'nın 2003'ten bu yana sürdürdüğü Afrika stratejisinin en temel unsurlarından biri olduğunu dile getiren Doğan, şunları kaydetti:

"Yurt dışındaki vatandaşlarımızın, girişimcilerimizin, kendi ilişkilerini ve bulundukları ülkelerdeki karşıtları ile ilişkilerini çok sıkı tutmaları, ekonomik anlamda, yatırım anlamında, ihracat anlamında en önemli ihtiyaçlardan ve mücadele şekillerinden biridir."

Öte yandan törende bir konuşma yapan Türkiye'nin Tunus Büyükelçiliği Askeri Ateşesi Meriç Sülü "yok edilmek istenen bir milletin özgür ve bağımsız yaşama isteğinin en önemli mücadelesini kutlamak üzere toplandıklarını" belirtti.

Sülü, "30 Ağustos Zafer Bayramı, sadece biz Türklerin değil sömürgecilikten mağdur ve mazlum tüm dünya halklarının bayramıdır." dedi.

Türk ordusunun bugün dünyanın 8. ordusu olarak gösterildiğini belirten Sülü, bu sıralamanın "asker, top, tank, tüfek ve uçak" gibi kıstaslar göz önüne alınarak çıkartıldığını ancak Türklerin askeri dehasının göz önüne alınmadığını ifade etti.

Türk ordusunun Çanakkale Savaşı ve Kore Savaşı'ndaki mücadelelerinden örnekler veren Sülü, Başkomutanlık Meydan Muharebesinde sayısal dezavantajına rağmen Türk ordusunun Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde Yunan ordusuna karşı kesin bir zafer elde ettiğinin altını çizdi.

Büyük Zafer'in 96. yılı kutlanıyor

PRİŞTİNE/ATİNA/TAŞKENT/TİRAN (AA) – Türkiye'nin Priştine, Taşkent, Atina ve Tiran büyükelçiliklerince, 30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü dolayısıyla resepsiyon verildi.

Başkent Priştine'deki otelde düzenlenen resepsiyona Kosova Cumhurbaşkanı Haşim Thaçi, Başbakan Ramush Haradinaj, Kosova Demokratik Türk Partisi (KDTP) Genel Başkanı ve Kamu Yönetimi Bakanı Mahir Yağcılar, Bölgesel Kalkınma Bakanı Rasim Demiri, Güvenlik Gücü Bakanı Rrustem Berisha, Kosova İslam Birliği (Diyanet İşleri) Başkanı Naim Ternava, Mamuşa Belediye Başkanı Abdülhadi Krasniç, Türkiye'nin Prizren Başkonsolosu Eylem Altunya, Kosova Uluslararası Barış Gücü'ndeki (KFOR) Türk Temsil Heyeti Başkanı Albay Cem Sinan Barım'ın yanı sıra çok sayıda davetli katıldı.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları, vatan uğruna canını feda edenler, 15 Temmuz şehitleri ve Kosova şehitleri için saygı duruşu ile başlayan resepsiyonda iki ülke milli marşları okundu.

Türkiye'nin Priştine Büyükelçisi Kıvılcım Kılıç, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından dış temsilciliklere gönderilen mesajı okudu.

Kılıç, 30 Ağustos'un, bir milletin bağımsızlık ve onuru için neleri başarabileceğinin ispatı olduğunu belirterek, şunları dile getirdi:

"30 Ağustos, kahramanlarımızın bizlere yaşattığı haklı gurur, Cumhuriyetimizi ilelebet payidar kılma, ülkemizi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarma konusundaki kararlılığımızı daha da güçlendiriyor. 96 yıl önce böylesi destansı bir zafer kazanmış olan Türk milleti, bugün de önüne çıkarılan hiçbir ekonomik ve siyasi meydan okumaya boyun eğmeyeceğini kararlılıkla ortaya koyuyor."

İki ülke ve halkları arasındaki ilişkilere de değinen Kılıç, "Bu özel günde Türkiye ile Kosova ve halklarımız arasındaki dostluğu daha da güçlendirerek geleceğe taşıma konusundaki temennimizi bir kez daha ifade etmek istiyorum." dedi.

Başbakan Haradinaj da resepsiyonun ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, Kosova ile Türkiye arasındaki iyi ilişkilere işaret ederek, Büyükelçilik yetkililerine resepsiyon dolayısıyla teşekkürlerini sundu.

Haradinaj, "İyi ilişkiler her iki halkın çıkarına, inanıyorum ki her zaman iyi olacak. Önümüzde birçok konu bulunuyor. Mesela kasım ayında İnterpol oylaması var ve Türkiye, bağımsızlığımızdan bu yana her zaman Kosova'nın istekleri lehine bir tutum sergilemiştir. İnterpol'de Kosova için oylama olduğunda da destek alacağımıza inanıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

– Özbekistan

Türkiye'nin Taşkent Büyükelçisi Ahmet Başar Şen ve ve Taşkent Büyükelçiliği Askeri Ataşesi Albay Mustafa Baloğlu'nun ev sahipliğinde Büyükelçilik konutunda verilen resepsiyona Özbekistan Genelkurmay Başkanı Tuğgeneral Palev Ergaşev, dışişleri ve savunma bakanlığı yetkilileri, yabancı ülkelerin askeri ataşeleri ve temsilcileri, Türk iş adamları ile çok sayıda davetli katıldı.

Özbekistan Silahlı Kuvvetleri Askeri Orkestrası tarafından iki ülke milli marşlarının çalınmasıyla başlayan resepsiyonda Büyükelçi Şen, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gönderdiği mesajı okudu.

30 Ağustos Zafer Bayramı'nın öneme değinen Şen, "O dönemde Anadolu'ya gelerek Kurtuluş Savaşı'na katılan Özbek kardeşlerimizi, ayrıca Milli Mücadele'ye maddi destek gönderen Buharalı, Ferganalı, Türkistanlı dedelerimizi de rahmet ve minnetle anıyoruz. Onların gösterdiği fedakarlık ve birliktelik, kardeş Türk ve Özbek halkları arasındaki gönül ve kader birliğinin göstergesi olarak milli şuurumuzda korunagelmektedir." ifadelerini kullandı.

Şen, Türkiye ve Özbekistan'ın, bölgelerinde "barış ve istikrarın öncüleri" görevi gören, barış ve istikrar yayan ülkeler olarak birbirlerine benzediğine dikkati çekerek, silahlı kuvvetler ve savunma sanayisi alanındaki ilişkileri her iki ülkenin de gücüne güç katacak şekilde, eşitlik ve karşılıklı menfaatlere dayalı olarak en üst seviyeye çıkarılmasının ortak amaçları olduğunu vurguladı.

Askeri Ataşe Albay Baloğlu da 96 yıl önce Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün komutanlığında zafer kazanılan savaştan sonra Anadolu topraklarında yeni Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurulduğunu, yeni devletin bölgesi ve dünyada barış ve istikrara katkı sağlayan büyük devlet olmayı başardığını vurguladı.

Resepsiyonda davetlilere Türk mutfağından ikramlar yapıldı.

– Yunanistan

Türkiye'nin Atina Büyükelçiliği rezidansında verilen resepsiyona Büyükelçilik çalışanları ve ataşelerin yanı sıra yabancı ülke büyükelçileri, askeri misyon temsilcileri, Türk kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda davetli katıldı.

Resepsiyonda Büyükelçilik Müsteşarı Mehmet Şekerci konuşma yaparak, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 30 Ağustos Zafer Bayramı mesajını okudu.

– Arnavutluk

Türkiye'nin Tiran Büyükelçiliğince Büyükelçilik konutunda düzenlenen resepsiyona Arnavutluk Genelkurmay Başkanı Bardhyl Kollçaku, milletvekilleri, ülkedeki Türk ve Arnavut kurum ve kuruluşlarının temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda davetli katıldı.

Türkiye'nin Tiran Büyükelçisi Murat Ahmet Yörük, yaptığı konuşmada, Türk milletinin bağımsızlık savaşını zaferle taçlandırdığını belirterek, "Bu şanlı zafer, sadece kazanılmış bir meydan muharebesi değil, aynı zamanda en sonuncusu kurulacak olan yeni Türk devleti yani Türkiye Cumhuriyeti’nin müjdecisidir." şeklinde konuştu.

Türk milletinin asla tutsak yaşayamayacağını dünyaya gösterdiğine dikkati çeken Yörük, şöyle devam etti:

"Bundan 96 yıl önce Dumlupınar'da aziz şehitlerimizin destansı mücadeleleri ve mübarek kanlarıyla tescil edilen bu çelik gibi sağlam iradeye bugün de sahibiz. Yaklaşık bin yıl önce yurt edindiğimiz bu topraklarda özgürlük ve bağımsızlığa olan aşkımız bugün de o gün gibi, 30 Ağustos 1922'deki gibi canlı ve tazedir."

Bir asır önce "Ya istiklal ya ölüm" parolasıyla Kurtuluş Savaşı'nı zaferle taçlandıran Türk milletinin, 15 Temmuz gecesi de "Gün vatana sahip çıkma günüdür." diyerek darbecileri püskürttüğünü belirten Yörük, "Bunun en büyük ve en yakın ispatı, hain Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz kanlı darbe girişimi karşısında Türk milletinin ortaya koyduğu kesin tavır, yüksek irade ve cesarettir." dedi.

Büyükelçi Yörük, resepsiyonda Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından dış temsilciliklere gönderilen mesajı okudu.

Büyük Zafer'in 96. yılı kutlanıyor

SARAYBOSNA/TİFLİS (AA) – Türkiye'nin Saraybosna ve Tiflis büyükelçiliklerince 30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü dolayısıyla resepsiyon verildi.

Türkiye'nin Saraybosna Büyükelçisi Haldun Koç ev sahipliğinde Büyükelçilikte verilen resepsiyona, Bosna Hersekli siyasiler, yabancı ülke büyükelçilikleri ile Türk kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı.

Resepsiyonda, Türkiye ve Bosna Hersek milli marşlarının okunmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 30 Ağustos Zafer Bayramı mesajı okundu.

Büyükelçi Koç, burada yaptığı açıklamada, 30 Ağustos'un, Türkiye'nin ve Türk insanının badireler karşısında nasıl güç birliği yapabildiğini, badirelerin nasıl üstesinden gelebildiğini hatırlatan bir gün olduğunu belirterek, "15 Temmuzlar, 30 Ağustoslar bir anlamda Türkiye halkını, Türkiye'yi bir arada tutan, bu güçlükler karşısında nasıl beraber olabildiğimizi gösteren anlamlı günlerdir." diye konuştu.

Bugüne kadar hiçbir gücün, hiçbir engelin Türkiye'yi yolundan alıkoyamadığını, bundan sonra da alıkoyamayacağına dikkati çeken Koç, "Ülkemizi bugünlerde, birlik ve beraberlik içerisinde bu anlamlı gecelerde hatırlıyoruz ki güçlüklerin üstesinden rahatlıkla gelebilelim." dedi.

– Gürcistan

Türkiye'nin Tiflis Büyükelçisi Fatma Ceren Yazgan ev sahipliğindeki resepsiyona, Gürcistan Savunma Bakanı Levan İzoria, Gürcistan Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Vladimer Çaçibaia, uzlaşma ve sivil eşitlik konularından sorumlu Devlet Bakanı Ketevan Tsikhelaşvili, diplomatlar, askerler, Gürcistan'da faaliyet gösteren Türk kurumlarının temsilcileri, Türk ve Gürcü vatandaşları katıldı.

İki ülkenin milli marşların çalınmasıyla başlayan resepsiyonda konuşan Büyükelçi Yazgan, Türkiye için çok önemli bir günde düzenlenen etkinliğe geldikleri için tüm davetlilere teşekkür etti.

Büyük Zafer'in 96. yılın Gürcistan'da ve Türkiye'nin dost ve kardeş ülkelerin temsilcileri ile bir araya gelerek kutlamaktan büyük memnuniyet duyduğunu ifade eden Yazgan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 30 Ağustos Zafer Bayramı mesajını okudu.

Savunma Bakanı İzoria da Türk halkının zafer gününü kutlamaktan onur duyduğunu ifade ederek, Türkiye'ye barış ve refah diledi.

"Böyle bir zaferi gerçekleştiren ülkenin insanlarına saygılarımı ve hayranlığımı iletiyorum." diyen İzoria, Afganistan'da Gürcü askerlerin Türk askerleri ile omuz omuza küresel barış ve güvenlik için mücadele vermelerinden büyük onur duyduğunu belirtti.

Türkiye'nin, Gürcistan'ın NATO ile entegrasyonu sürecinde somut destek sağladığını ve inisiyatif aldığını aktaran İzoria, "Gürcistan ordusunun geniş ve kapsamlı dönüşümü için Türkiye askeri havacılık, hava savunma, askeri politikalar konusunda taktik ve stratejik destek vermekte." dedi.

İzoria, Türkiye, Gürcistan ve Azerbaycan'ın ortak askeri tatbikatlara katılmasının, Karadeniz bölgesinin güvenliğinin artırılmasına önemli katkı sağladığını ifade ederek, "Ortak ilişkilerimizi güçlenerek devam edeceğimize inanıyorum. "diye konuştu.

Resepsiyona, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) koordinasyonunda Türk Hava Yolları (THY), Anadolu Ajansı (AA) ve Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT) iş birliğinde düzenlenen "2018 Tecrübe Paylaşım Programına" katılan gönüllü öğrenciler de iştirak etti.

Resepsiyonda davetlilere Türk mutfağından ikramlarda bulunuldu.

30 Ağustos Zafer Bayramı resepsiyonu

ANKARA (AA) – Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bundan çeyrek asır önce Türkiye'yi 3-5 milyar dolarlık operasyonlarla ekonomik olarak çok derin krizlere sokabiliyorlardı. Bugün bu rakamın 10-20 katı büyüklüğünde operasyonlara maruz kalıyor, yine de beklendiği gibi ekonomik çöküş yaşamıyoruz ve Allah'ın izniyle de yaşamayacağız." dedi.

Başkan Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen 30 Ağustos Zafer Bayramı resepsiyonundaki konuşmasına, kendisini dinleyenleri selamlayarak başladı.

Resepsiyona teşrif edenlere teşekkürlerini ileten Erdoğan, 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı kutladı.

"Bizlere bu zaferi kazandıran Kurtuluş Savaşımızın Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, Gazi Meclisimizin tüm üyelerini, kahraman ordumuzun tüm askerlerini rahmetle yad ediyorum." diyen Erdoğan, terörle mücadele ve 15 Temmuz'da verilen şehitleri şükranla yad ederek, Allah'tan rahmet, gazilere sıhhat ve afiyet diledi.

Türk tarihinde ağustosun "zaferler ayı" olarak ayrı bir yere sahip olduğunu belirten Erdoğan, 1071 Malazgirt, 1473 Otlukbeli, 1514 Çaldıran, 1516 Mercidabık, 1521 Belgrad, 1526 Mohaç, 1571 Kıbrıs ve daha nice zaferlerin hep ağustos ayında kazanıldığını hatırlattı.

Kurtuluş Savaşı'nda da 1921 Sakarya ve 1922 Dumlupınar zaferlerinin yine ağustos ayında olduğunu dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:

"Tabii Sevr Antlaşması'nın da bu ayda imzalandığını unutmuyoruz. Milletimizin zaferler ayında bize ölüm fermanımızı dayatmaya çalışanlara cevabımızı, yine aynı ay içinde vermiş olmamızı da önemli bir mesaj olarak görüyorum. Hiçbir zafer, ter ve kan kokusu olmadan kazanılmaz. Biz, zaferlerini masa başında değil, er meydanında kazanmakla maruf bir milletiz. Bunun için de bugün her fırsatta sahada var olmamız gerektiğini, sahada güçlü olmamız gerektiğini, sahada başarmamız gerektiğini söylüyoruz. Suriye sınırlarımız boyunca oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu da işte bu şekilde yıktık. Cerablus, El-Bab hattında DEAŞ'ın, Afrin'de PYD/YPG'nin başını ezerek bu oyunu bozduk.

Aynı şekilde Irak'ta 1984 yılından beri kesintisiz sorun kaynağı olan sınırımızın Kandil istikametini güvenli hale getirmeye başlayarak 34 yıllık bir başka tezgahı daha bozma yolunda adımlar atıyoruz."

– "Tüm sorun alanlarında aktif politika izliyoruz"

Sincar'ın yeni bir Kandil haline dönüşmemesi konusundaki kararlılığı her fırsatta ifade ettiklerini vurgulayan Erdoğan, "Suriye'de Münbiç'i Amerikalılarla görüşerek teröristlerden arındırmanın yollarını arıyoruz. İdlib'de yeni bir Halep faciası yaşanmaması için Ruslar ve İranlılarla ortak çalışmalar yürütüyoruz. Fırat'ın doğusundaki terör bölgelerini birer birer ortadan kaldırmaya yönelik hazırlıklarımız kesintisiz sürüyor." ifadelerini kullandı.

Kıbrıs'tan Ege'ye kadar Türkiye'nin çıkarlarını ilgilendiren tüm sorun alanlarında aktif politika izleyerek sahadaki varlığı güçlendirdiklerini dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

"Sahada yer almayı sadece askeri faaliyetlerle sınırlı görmüyoruz. Ülkemizin adını diğer alanlarda da en üst sıralara çıkartacak çalışmalar içindeyiz. Bugün Türkiye, kalkınma yardımlarında dünyada altıncı, insani yardımlarda birinci sırada yer alan bir ülkedir. Üstelik biz, diğer ülkelerden farklı olarak bir eliyle verip diğeriyle alan yardım anlayışlarına asla itibar etmiyoruz.

Bizim için insanların gönüllerine girmek, maddi zenginlik kaynaklarına girmekten çok daha önemlidir. Yardım faaliyetlerimizi de bu yaklaşımla yürütüyoruz."

– "Rüzgar esse nezle olan bir Türkiye vardı"

Erdoğan, aynı şekilde ekonomide de "kazan kazan" anlayışıyla hem Türkiye'yi hem de iş yapılan muhatapları kollayan adil ilişki düzeni kurmaya çalıştıklarını belirterek, her alanda sahada olduklarını ve bunu sürdüreceklerini vurguladı.

Türkiye güçlendikçe karşı karşıya kalınan sorunların ve uğranılan saldırıların çapının da büyüdüğüne işaret eden Erdoğan, şöyle konuştu:

"Bundan çeyrek asır önce Türkiye'yi 3-5 milyar dolarlık operasyonlarla ekonomik olarak çok derin krizlere sokabiliyorlardı. Bugün bu rakamın 10-20 katı büyüklüğünde operasyonlara maruz kalıyor, yine de beklendiği gibi ekonomik çöküş yaşamıyoruz ve Allah'ın izniyle de yaşamayacağız. Eskiden siyasi ve diplomatik olarak kolayca köşeye sıkıştırılabilen, Avrupa'da, Amerika'da rüzgar esse nezle olan bir Türkiye vardı. Bugün neredeyse her gün aleyhinde açıklamalar yapılmasına rağmen, malum kredi derecelendirme kuruluşlarının o sanal verdikleri notlarla bize provokatif dereceler ilan etmelerine rağmen, biz kendi yolunda kararlılıkla ilerleyen bir Türkiye'de yaşıyoruz.

Ülke ve millet olarak gösterdiğimiz bu onurlu duruşun bedelini bize ödetmeye çalışanların olduğunu biliyoruz."

– "16 sembol süs olsun diye konulmadı"

Erdoğan, "Türkiye'yi parmaklarının ucunda oynattıkları devletçiklerle karıştıranlara bu ülkenin binlerce yıllık tarihini hatırlatmak zorunda kalıyoruz." dedi.

Bundan 2 bin yıl önce, bugün kibirlerinden yanlarına varılmayan toplumlardan hangisinin nerede ne yaptığının bilinmediğini ancak ecdadın kurdukları devletlerle cihanı yönetmeye talip olduklarını ifade eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Cumhurbaşkanlığı forsumuzdaki 16 sembol, oraya süs olsun diye konmuş değildir, her birinin bir anlamı vardır. Bunu söylerken asla kimseye büyüklük de taslamıyoruz. Bizim inancımızda ve kültürümüzde kibir, kendini üstün görme, gururlanma kesinlikle kabul edilemeyecek kötü hasletlerdir. Müslüman, üstünlüğü sadece takvada gören insandır ancak kime karşı da üstünlük göstereceğimizi iyi biliriz. Elhamdülillah biz de Müslümanlar olarak bu hassasiyetlere, bu ölçüye sıkı sıkıya bağlıyız. Bunları sadece bize büyüklük taslanamayacağını ifade etmek için hatırlatıyorum."

"Siyasi hayatımız, milletimize kibirle parmak sallayanlarla mücadele etmekle geçti." diyen Erdoğan, kendilerini milletin üzerinde sananların hepsinin de tasfiye olup gittiğini dile getirdi.

Erdoğan, "Şimdi aynı mücadeleyi, milletimizin bize tevdi ettiği sorumluluk gereği, uluslararası alanda ülkemize kibirle yaklaşanlara karşı veriyoruz. Allah'ın izniyle bunların da tasfiye olduğu günleri inşallah göreceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

Başkan Erdoğan, "Suriye ve Irak başta olmak üzere bölgemizde uygulanan senaryoyu sadece ruhlarını ve bedenlerini emperyalizme kiraya vermiş olanlar olarak görmüyor, kabul etmiyoruz. Bunların dışında herkes, yaşananların farkında." dedi.

– "Mücadelemiz, mazlumların son umududur"

Türkiye'nin, arkasında yüzlerce milyon kardeşinin duasıyla tarihi bir mücadele yürüttüğüne işaret eden Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Arkamızdaki bu duanın gücünü, teknolojinin bize sunabileceği en ileri imkanlardan doğrusu daha önemli görüyorum. Bizim mücadelemiz, mazlumların ve mağdurların son umududur. Sadece kendimiz için değil, kalbini bize yöneltmiş herkes için bu mücadeleyi başarıya ulaştırmak mecburiyetindeyiz. Ecdadımızın bize emaneti olan bu hissiyatı, bu bakış açısını, bu motivasyonu sonraki nesillere diri bir şekilde aktarmak için hedeflerimize mutlaka ulaşmamız gerekiyor. Bu bakımdan hep birlikte çok büyük bir mesuliyet altındayız.

Zaman zaman kullandığım meşhur meseldir: 'Bir mıh bir nalı, bir nal bir atı, bir at bir süvariyi, bir süvari bir vatanı kurtarır.' Bu mücadele, her katkıyı içinde barındırdığı için çok değerlidir. Geçtiğimiz süreçte ülkemize yapılacak en büyük hizmet ise birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize sıkı sıkıya sahip çıkmak olacaktır. Cumhurbaşkanından en alt düzeydeki memuruna, iş adamından sivil toplum gönüllüsüne kadar hepimiz, bu anlayışla daha çok çalışmalı, daha çok gayret göstermeliyiz."

Erdoğan, 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı tebrik etti.

Sınırlar içinde ve dışında milletin ve devletin bekası uğrunda gece gündüz görev yapan kahraman askerlere, polislere jandarmalara, güvenlik korucularına selamlarını gönderen Erdoğan, bin yıldır bu vatanı korumak için hayatlarını feda etmiş şehitlere Allah'tan rahmet diledi, 15 Temmuz destanını kazandıran millete şükranlarını ifade etti.

Erbil'de Türkmenler 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı kutladı

ERBİL (AA) – Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'ndeki (IKBY) Erbil kentinde yaşayan Türkmenler 30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü'nü Irak Türkmen Cephesi (ITC) binasında düzenlenen törenle kutladı.

ITC Erbil Milletvekili Aydın Maruf, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Irak Türkmenleri olarak Büyük Zafer'in 96. yılını kutladıklarını söyledi.

Zafer Bayramı'nın önemine işaret eden Maruf, "Bugün kutladığım bayram, Atatürk'ün liderliğinde işgalcilere karşı başarıyla sonuçlanmış bir zaferdir. Biz bugün Irak Türkmenleri olarak gururla bu kutlamayı yaptık." dedi.

Maruf, milli mücadelenin hala devam ettiğini belirterek, "Bugün bazı ülkeler ve bölgede bulunan düşman ülkeler, Türkiye Cumhuriyeti'nin Ortadoğu'da siyasi, ekonomik, kültürel ve teknolojik olarak gelişmesini kabul etmiyor." diye konuştu.

Türkiye'ye yönelik baskıların sonuçsuz kalacağını vurgulayan Maruf, sözlerini şöyle tamamladı:

"Geçmişte Türkiye nasıl ayakta durmuşsa bugün de öyle ayakta duracaktır. Türkiye'ye yönelik hiçbir ülkenin baskısı etkili olmaz. Çünkü Türkiye'nin tüm etnik grupları Türkiye Cumhuriyeti'nin yanındadır."

Büyük Zafer'in 96. yıl dönümü kutlanıyor

BAKÜ/ROMA/BERLİN (AA) – Türkiye'nin Bakü, Roma ve Berlin büyükelçilikleri tarafından 30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü dolayısıyla resepsiyon verildi.

Bakü Büyükelçisi Erkan Özoral'ın ev sahipliğinde büyükelçilik rezidansında gerçekleştirilen resepsiyona, Azerbaycan Savunma Bakanı Zakir Hasanov, Genelkurmay Başkanı Necmeddin Sadıkov, Askeri Ateşe Tuğgeneral Zafer Ocak, siyasetçiler, diplomatlar ve çok sayıda konuk katıldı.

İki ülke milli marşlarının okunmasıyla başlayan resepsiyonda Büyükelçi Özoral, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü vesilesiyle gönderdiği mesajını okudu.

Resepsiyon, Türk mutfağından yemeklerin ikram edilmesiyle devam etti.

– İtalya

Türkiye'nin Roma Büyükelçiliğinde düzenlenen törene, Büyükelçi Murat Salim Esenli, İtalya Savunma Bakanlığı ile Silahlı Kuvvetlerinden, Roma'daki askeri ataşeliklerden ve Napoli Türk Kıdemli Subaylığında görevli askeri personel katıldı.

Törende konuşan Esenli, “Büyük Taaruz olarak anılan savaş, her kesimden Türk halkının destansı kahramanlığıyla kazanıldı." ifadesini kullanarak, Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk ile gazi ve şehitleri şükran ve saygıyla andıklarını dile getirdi.

Türkiye'nin NATO ve Birleşmiş Milletler Barış Gücü'nde oynadığı kritik role dikkati çeken Esenli, dost ve müttefik ülkelere barış ve istikrarı koruma yönündeki ortak çabalarından dolayı teşekkür etti.

Büyükelçi Esenli, ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dış temsilciliklere gönderdiği bayram mesajını okudu.

– Almanya

Türkiye’nin Berlin Büyükelçiliği’nde düzenlenen resepsiyona, Türkiye’nin Berlin Büyükelçisi Ali Kemal Aydın, Alman askeri temsilciler, yabancı ülkelerin silahlı kuvvetler ataşeleri, Almanya’daki Türk sivil örgütlerinin temsilcileri ve Büyükelçilik çalışanları katıldı.

Şehitler için saygı duruşu, iki ülke marşlarının okunmasıyla başlayan resepsiyonda daha sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mesajı Türkçe ve Almanca okundu.

Silahlı Kuvvetler ve Kara Ataşe Albay Gürkan Çavuş, Almanca ve Türkçe yaptığı konuşmada, 1919'da Samsun’da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde başlayan istiklal mücadelesinin Türk milletinin maddi ve manevi büyük fedakarlıklarıyla 30 Ağustos 1922’de Başkomutanlık Meydan Muharebesi'yle zaferle sonuçlandığını anımsatarak, “Bu zafer milletimizin bağımsız yaşama iradesini tüm dünyaya ilan ederek siyasi ve sosyal sonuçları itibarıyla tarihimize yön vermiş, istiklal savaşı yürüten birçok mazlum halka ilham ve umut kaynağı olmuştur. Yine bu zafer 'yurtta sulh dünyada sulh' ilkesi üzerine dış politikasını inşa edecek olan çağdaş ve modern Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasının önünü açarak Türk milleti için uzun bir barış, istikrar, gelişme ve kalkınma dönemini başlatmıştır. “ dedi.

15 Temmuz 2016’da Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyelerinin hain darbe girişiminde bulunduğunu hatırlatan Çavuş, “Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), birlik, beraberlik ve demokrasi idealleri uğruna 7’den 70’e bütün fertleriyle bir araya gelerek tek vücut olan asil milletimiz, jandarma ve emniyet güçlerimizin vatansever evlatlarıyla birlikte omuz omuza mücadele vermiş ve bu hain darbe girişimi akamete uğratılmıştır. Bu demokrasi mücadelesinde şehit olan 250 kahraman vatandaşımız ile tüm gazilerimizi şükranla, minnetle yad ediyorum. " diye konuştu.

TSK'nın, kurum içinde örgütlenen FETÖ terör örgütü mensuplarını hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde tasfiye ederek ve gerekli alanlarda yeniden teşkilatlanarak eskisinden daha güçlü ve etkin bir ordu haline geldiğini vurgulayan Çavuş, "Bunun sonucu ve açık bir göstergesi olarak bu hain darbe girişiminin yarattığı olumsuz etkileri kısa sürede atlatan TSK ülkemizin güvenliğine, egemenlik ve bağımsızlığına yönelen terör tehdidini ortadan kaldırmak maksadıyla 15 Temmuz hain darbe girişiminden bir ay sonra Fırat Kalkanı Harekatı'nı başlatmıştır. Bu harekat sırasında masum insanlara zarar vermemek için her türlü tedbir alınarak 3 bin civarında DEAŞ teröristi etkisiz hale getirilmiş ve DEAŞ’a Suriye’de önemli bir darbe vurulmuştur. “ ifadelerini kullandı.

TSK'nın aynı azim ve kararlılıkla 20 Ocak 2018'de Zeytin Dalı harekatını başlattığını anımsatan Çavuş, "TSK, Afrin bölgesini teröristlerden temizlemiş, hem bölge halkının hem de sınırlarımızın güvenliği sağlamıştır. Yine mavi vatanımız olan denizlerimizde ve hava sahasında ülkemizin ve milletimizin uluslararası hukuk ve anlaşmalardan kaynaklanan hak ve menfaatleri kararlılıkla korunmuştur ve korunmaya devam etmektedir." değerlendirmesinde bulundu.

Çavuş, bu kapsamda Türkiye’nin gelecek dönemde de bekasına yönelen tehditleri kaynağında etkisiz hale getirmeye kararlı olduğunu kaydetti.

“İstiklal davamız aynı kararlılıkla sürüyor”

KÜTAHYA (AA) – Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, ülkeye ve millete kasteden her türlü düşmanlığa karşı istiklal davalarının aynı kararlılıkla sürdüğünü belirterek, "Bu mücadeleyi de Allah'ın izniyle kazanacağız. Malazgirt'te Alparslan'ın duası, Söğüt'te Osman Gazi'nin göğsünde yeşeren bir çınara dönüşmüştür. İşte Dumlupınar, o çınarın yeni bir destanıdır." dedi.

Kasapoğlu, 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları kapsamında geldiği kentte Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nin 96'ncı yıl dönümü etkinliklerine katıldı.

Kasapoğlu, Zafertepe'deki törende yaptığı konuşmada, 1071'de Sultan Alparslan'ın vatan kıldığı toprakların 1922'de Gazi Mustafa Kemal'in büyük taarruz emriyle bir kez daha Türk yurdu olarak tescillendiğini söyledi.

30 Ağustos'un dünden bugüne uzanan ve bugünden de ebediyete ulaşacak kopmaz bir zincirin altın halkası olduğuna dikkati çeken Kasapoğlu, şöyle konuştu:

"1071 Malazgirt ruhunu en son 15 Temmuz’da, Türkiye'nin bütün meydanlarında gördük. O ruhu hürmetle selamlıyoruz. Evet, 30 Ağustos bir var olma mücadelesidir. 30 Ağustos’tan bize yalnızca bir zafer değil, ibret ve ilham alınması gereken dersler de miras kalmıştır. Bu mirasa sahip çıkmak siz sevgili gençlerimizin en önemli vazifesidir. Bugün ülkemize ve milletimize kasteden her türlü düşmanlığa karşı istiklal davamız aynı kararlılıkla sürüyor.

Bu mücadeleyi de Allah'ın izniyle kazanacağız. Malazgirt'te Alparslan'ın duası, Söğüt'te Osman Gazi'nin göğsünde yeşeren bir çınara dönüşmüştür. İşte Dumlupınar, o çınarın yeni bir destanıdır."

Kasapoğlu, insanlığın vicdanı Türkiye'nin bütün saldırılara rağmen halen dimdik ayakta olduğunu ve daima ayakta kalacağını vurguladı.

– "Engellere karşı da uyanık ve dikkatli olacağız"

Kasapoğlu, Türkiye'yi demokrasiyle, hukukla, adaletle ve merhametle ileri hedeflere taşımakta kararlı olduklarını dile getirdi.

"Türkiye'nin yükselişinden rahatsız olanların önümüze çıkarabileceği engellere karşı da uyanık ve dikkatli olacağız." diyen Kasapoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

"Unutmayalım, bölgesinde ve dünyada söz sahibi, güçlü ve müreffeh bir Türkiye, bu coğrafya üzerinde çirkin emelleri olan bazı güçleri rahatsız ediyor. Dumlupınar’da topla, tüfekle vatanımızı işgale yeltenen emperyalist zihniyet, bugün de yine türlü yollarla üzerimize geliyor fakat Türkiye’yi mağlup edeceğini zannedenler, Sayın Cumhurbaşkanımızın dik duruşu ve aziz milletimizin eğilmeyen başı sayesinde her seferinde hezimetle karşı karşıya kalıyor."

Kasapoğlu, konuşmaların ardından Zafer Bayramı dolayısıyla düzenlenen yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödüllerini verdi.