Ziraat Bankası tahvil ihracı tamamlandı

İSTANBUL (AA) – Ziraat Bankasının 29 Nisan 2021 vadeli, 500 milyon dolar nominal değerli, yüzde 4,818 getiri oranlı tahvillerin yurt dışında yerleşik yatırımcılara satış işlemi tamamlandı.

TC Ziraat Bankası AŞ’nin, Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) yayımlanan açıklamasında şunlar kaydedildi:

“27 Nisan 2016 tarihinde Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından tertip ihraç belgesi verilen, 5 yıl vadeli, 500 milyon ABD doları nominal değerli, itfa tarihi 29 Nisan 2021, getiri oranı yüzde 4,818 ve kupon oranı yüzde 4,75 olan tahvillerin yurt dışında yerleşik yatırımcılara satış işlemi 29 Nisan 2016 tarihinde tamamlanmış olup, ihraç bedeli bankamız hesaplarına aktarılmıştır.”

India battles rampant forest fires in Uttarakhand State

By Shuriah Niazi

NEW DELHI (AA) – Air force helicopters and thousands of rescue workers have been pressed into service to contain raging forest fires in India’s northern Uttarakhand State that have destroyed nearly 2,500 acres of land — and claimed seven lives — over the last three months.

“It is a challenge for us to control such a situation,” Prem Nath, chief forest conservator in Uttarakhand State, said in a Sunday statement.

“With the meteorological department predicting rains in the next two days, we hope the situation will improve. Otherwise, we have to wait till next month for the arrival of the monsoon,” he added.

The Nainital, Tehri, Pauri and Rudraprayag districts have been the hardest-hit by the fires.

The Indian Home Ministry on Sunday sent a four-member team to assess the situation and submit a report within one week.

“About 6,000 people from the National Disaster Response Force, State Disaster Response Force, state police, forest staff and volunteers are deployed there,” read a statement issued by the Home Ministry.

“Three Air Force helicopters, including an advanced light helicopter and two MI-17 helicopters with Bambi buckets, have also been deployed to assist the local administration,” the ministry added.

India’s opposition Congress party, for its part, has accused the government of failing to react quickly to the crisis.

“The [Prime Minister] Narendra Modi government has failed to tackle one of the biggest environmental tragedies of recent times,” party spokesperson Randeep Surjewala said in a statement.

Uttarakhand is one of India’s better-known tourist destinations. It also contains many Hindu religious sites.

Since February, nearly 1,000 separate incidents of forest fire — which usually occur in the summer — have been reported in the state.

Kayıp çocuklardan 125 gündür haber yok

TOKAT (AA) – Tokat’ın Reşadiye ilçesinde 4 ay önce kaybolan 8 yaşındaki Bayram Erol ile 5 yaşındaki arkadaşı Dursun Kaan Taşcı’yı arama çalışmaları devam ediyor.

Dursun Kaan Taşcı’nın babası İbrahim Taşcı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çocuklarının 125 gün önce kaybolduğunu hatırlattı.

Çocukları bulmak için çalışmaların sürdüğünü belirten Taşcı, “4 aydan fazla zamandır arama, tarama çalışmalarında şu ana kadar herhangi bir iz veya emareye rastlanmadı. Devletimiz bütün imkanlarını seferber etti. Devletimize ve ilçe halkımıza çok teşekkür ediyoruz.” diye konuştu.

Bayram Erol ve Kaan Taşcı’nın ilçenin her yerinde arandığını anlatan baba Taşcı, sözlerini şöyle tamamladı:

“Çocuklarımız ilçemizin metruk binalar dahil her yerinde, ormanlık arazilerde ve Kelkit Çayı’nda arandı. Aramalardan bir sonuç alınamadı. Aileler olarak hafta sonu Reşadiye ilçesinde bulunan hemşehrimiz AK Parti Grup Başkanvekili ve Tokat Milletvekili Coşkun Çakır ile görüştük. Bu görüşmede neler yapılabileceğini konuştuk. Her gün İlçe Emniyet Müdürlüğüne giderek ‘gelişme var mı ?’ diye soruyoruz. Çocuklarımızın artık ölü veya diri bulunmasını istiyoruz. Aileler olarak çocuklarımızı aramayı sürdürüyoruz.”

Tokat’ın Reşadiye ilçesinde 29 Aralık’ta komşu çocukları 5 yaşındaki Dursun Kaan Taşcı ile 8 yaşındaki Bayram Erol, oyun oynarken kaybolmuştu.

Fransa ve Almanya dışişleri bakanları Mali’de

BAMAKO (AA) – Fransa Dışişleri Bakanı Jean Marc Ayrault ve Alman mevkidaşı Frank Walter Steinmeier, Malili yetkililerle terörle mücadeleyi konuşacak.

İki ülkenin istihbarat yetkilileri, dün geç saatte başkent Bamako’ya ulaşan Ayrault ve Steinmeier’in, terörle mücadele konusunda Malili yetkililere desteklerini yinelemek amacıyla ülkede temaslarda bulunacağını bildirdi.

Bakanların, El Kaide ile Boko Haram terör örgütlerinin saldırılarına maruz kalan Batı Afrika bölgesinde bulunan Mali’de, Devlet Başkanı İbrahim Bubakar Keita ile görüşeceğini belirten yetkililer, Ayrault ve Steinmeier’in, güvenlik krizi ve istikrarsızlığın yaşandığı ülkenin kuzeyini de ziyaret edeceklerini kaydetti.

– Nijer’e de geçecekler

Yetkililer, bakanların, devlet başkanlığı seçimlerinden sonra siyasi gerilimlerin yaşandığı Nijer’de de temaslarda bulunacaklarını söyledi. Bakanların yarın Nijer Devlet Başkanı Issufu Mahamadu ile görüşmesi öngörülüyor.

Mali’nin kuzeyindeki silahlı gruplar ile hükümet arasında haziranda imzalanan barış anlaşmasına rağmen ülke, şiddet olaylarına sahne oluyor.

Nijer’de de 21 Şubat’taki devlet başkanı seçiminin ilk turunda resmi olmayan sonuçlara göre Issufu yüzde 48,4, muhalefetteki Nijer Demokratik Hareketi Partisi’nden eski Meclis Başkanı Hama Amadu ise yüzde 17,7 oy almıştı. Muhalefetten 17 partiyi birleştiren 2016 Değişim Koalisyonu (COPA), devlet başkanı seçiminin ilk turunda adayların aldığı oyların resmi olarak açıklanmamasını gerekçe göstererek seçimlerin ikinci turuna katılmayacağını duyurmuş, meclisteki diğer muhalefet partilerinin üyelerini de parlamentodan çekilmeye çağırmıştı.

Adaylardan hiçbiri yüzde 50’nin üzerinde oy alamadığı için 20 Mart’ta seçimin ikinci turu yapılmış ve Issufu yüzde 92,51 oy alarak yeniden iktidara gelmişti.

Siyasi gerilimin yanı sıra ülke güvenlik kriziyle de mücadele ediyor. Bakanlar Kurulu geçen hafta, Boko Haram’ın saldırı düzenlediği ülkenin güneydoğusundaki Diffa bölgesinde güvenlik durumunun kaygılandırıcı olmasından dolayı olağanüstü halin 3 ay daha uzatıldığını duyurmuştu.

– Teröre hedef olan Batı Afrika ülkeleri –

Batı Afrika ülkelerinden Fildişi Sahili, Burkina Faso ve Mali yakın zamanda terör saldırılarına sahne oldu.

Fildişi Sahili’nde Abidjan’a 40 kilometre mesafedeki Gran Basam tatil köyünde 3 otele 13 Mart’ta saldırı düzenlenmişti. İslami Mağrip El Kaidesi’nin (AQMI) üstlendiği saldırıda, 19 kişi yaşamını yitirmişti.

Örgütün, Burkina Faso’nun başkenti Vagadugu’da ocak ayında Le Splendid Otel’e düzenlediği terör saldırısında ise 30 kişi ölmüştü. Mali’de El Kaide bağlantılı El Murabitun örgütü ile Macina Kurtuluş Cephesi’nin üstlendiği, 20 Kasım’da başkent Bamako’daki Radisson Otel’e düzenlenen saldırıda 170 kişi rehin alınmıştı. Uluslararası güçlerin desteğiyle son bulan rehine olayında 20 kişi hayatını kaybetmişti.

Sur’daki terör mağduru çocuklar için tiyatro

DİYARBAKIR (AA) – Diyarbakır’ın Sur ilçesinde yaşanan terör saldırılarından dolayı psikolojileri bozulan çocuklara, tiyatro ile moral veriliyor.

Terör örgütü PKK mensuplarının kazdığı çukurlar, kurduğu barikatlar ve sokaklara yerleştirdiği el yapımı patlayıcılar nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalan ailelere yönelik Diyarbakır Valiliğince verilen destekler sürüyor.

Bu kapsamda, Sur Halk Eğitim Merkezi (HEM) Müdürlüğü de özellikle terör saldırılarından etkilenen çocukların rehabilitasyonuna yönelik çeşitli etkinlikler düzenleniyor.

Sur Halk Eğitim Merkezi, Dicle Üniversitesi ile iş birliği içerisinde oluşturduğu tiyatro kursunda, üniversite öğrencilerine bir süre tiyatro eğitimi verildi.

Bu eğitimden sonra sertifika almayı başaran üniversite öğrencileri, Sur’da yaşanan terör olaylarından dolayı psikolojileri bozulan çocuklara moral vermek amacıyla ilçelerde ve köylerde 2 tiyatro oyunu sergiledi. Oyunu izleyen binlerce çocuk, tiyatro gösterisi ile moral buluyor.

– “Terör olayları bizi engelleyemedi”

HEM Müdürü Mehmet Gülsever, AA muhabirine, Sur’daki terör saldırılarında en çok çocukların mağdur edildiğini belirterek, “Travma yaşayan öğrencilere moral vermek için tiyatro oyununu izlettirdik.” dedi.

Bu projenin kendileri için çok önemli olduğunu kaydeden Gülsever, Dicle Üniversitesinin tiyatro oyunu için kedilerine kongre merkezini tahsis ettiğini söyledi.

Mehmet Gülsever, hedeflerinin Sur ilçesindeki tüm çocuklara oyunu izletmek olduğunu ifade ederek, “Merkez olarak yaşanan terör olaylarına rağmen faaliyetlerimizi gerçekleştiriyoruz. Sur’da binlerce kişiye ulaşma başarısını gösterdik. Sur’daki terör olayları bizi engelleyemedi.” diye konuştu.

– “Yaklaşık 10 bin çocuğu sevindirdik”

Tiyatro eğitmeni Murat Fidan da travma yaşayan çocuklar için çaba gösterdiklerini belirterek, 15 yerde sergiledikleri oyunu yaklaşık 10 bin çocuğun izlediğini söyledi.

Başlattıkları projenin başarılı olduğunu ve çocukları sevindirdiklerini belirten Fidan, şöyle konuştu:

“Hedefimiz Sur’daki çocuklara imkanımız ölçüsünde katkı sunmaktır. Bunda başarılı olduk, yaklaşık 10 bin çocuğu sevindirdik. Oyunlarımızda eğitici ve eğlendirici unsurlar ön plandaydı. Sur’daki olaylardan dolayı psikolojileri bozulan çocuklarımıza moral verdik. Tiyatro ekibimdeki oyuncuların hepsi üniversite öğrencilerinden oluşuyor ve büyük bölümü batı illerinden gelen gençlerden oluşuyor. Bu projeye gönüllü olarak katıldılar.”

Aynı zamanda Dicle Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi öğrencisi olan tiyatro oyuncusu Aydan Yıldız ise üniversite hayatının sadece derslerden ibaret olmadığını dile getirerek, “Yalova’dan buraya gelmeden önce şehir hakkında çok endişelerim vardı. Ancak geldikten sonra Diyarbakır’ın ‘tarih ve kültür şehri’ olduğunu fark ettim. Terör olaylarından dolayı psikolojileri bozulan çocuklara yönelik böyle güzel şeyler yapmamız bizleri sevindiriyor. Bu oyunumuz çok faydalı olacağını düşünüyorum.” şeklinde konuştu.

Serbest güreşçilerde hedef son kotayı da almak

ANKARA (AA) – ÖMER HAKAN KİBAR – Serbest Güreş Milli Takımı, İstanbul’da düzenlenecek 2016 Rio Olimpiyat Oyunları için son eleme müsabakalarına Ankara’da hazırlanıyor.

Teknik direktör İbrahim Akgün yönetiminde çalışmalarını sürdüren milliler, şu ana kadar olimpiyatlar için belirlenen 6 kotadan 5’ini almayı başardı. Milli takım İstanbul’daki elemelerde kota için sadece 57 kiloda Süleyman Atlı ile mücadele edecek.

Elmadağ Güreş Eğitim Merkezi’nde idmanlara devam milli takımın teknik direktörü İbrahim Akgün, olimpiyatlara tam takım olarak katılmak istediklerini söyledi.

Kampta AA muhabirine değerlendirme yapan Akgün, “İstanbul’da 6-8 Mayıs tarihlerinde eleme müsabakaları yapılacak. 57 kiloda Süleyman Atlı ile son kotayı alarak, kotamızı tamamlamak istiyoruz. Tam takım olarak olimpiyatlara katılmak istiyoruz.” diye konuştu.

– Olimpiyat hazırlıkları 22 Mayıs’ta başlayacak

Teknik direktör Akgün, 2016 Rio Olimpiyat Oyunları için mayıs ayında Ankara’da çalışmalara başlayacaklarını belirtti.

Akgün, “22 Mayıs’ta Ankara’da ilk kampımız başlayacak. 11-12 Haziran’da Dünya Kupası müsabakaları var. Bunun haricinde olimpiyatlar öncesi turnuvalar da var. Bunlara da katılacağız. İkinci kamp 6-27 Temmuz’da Bolu’da, son kamp da 1-15 Ağustos’ta Ankara’da olacak.” şeklinde konuştu.

İbrahim Akgün, kota alan sporcularla Almanya, Romanya ve İspanya’da katılacakları turnuvalarda eksikleri gidereceklerini belirtti.

Öte yandan, serbest stilde şu ana kadar 2016 Rio için Taha Akgül (125 kilo), Selim Yaşar (86 kilo), İbrahim Bölükbaşı (97 kilo), Yakup Gör (65 kilo) ve Soner Demirtaş (74 kilo) kota almayı başardı.

İnsan Hakları ve Eşitlik Kurulu üyeliği başvuruları

ANKARA (AA) – Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurulu üyeliği için başvuru ve aday duyurusu Resmi Gazete’de yayımlandı.

Duyuruya göre, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurulu üyeliklerine ilk yapılacak seçimde, 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanununun 10. maddesindeki şartlar aranıyor.

Başvuru şartları şöyle:

“- Kurumun görev alanındaki konularda bilgi ve deneyim sahibi olmak. 14 Temmuz 1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (1), (4), (5), (6) ve (7) numaralı alt bentlerinde belirtilen nitelikleri taşımak,

– Herhangi bir siyasi partinin yönetim ve denetim organlarında görevli veya yetkili bulunmamak,

– En az dört yıllık lisans düzeyinde yükseköğrenim görmüş olmak,

– Kamu kurum ve kuruluşlarında, uluslararası kuruluşlarda, sivil toplum kuruluşlarında veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarında ya da özel sektörde toplamda en az on yıl çalışmış olmak.”

Üyelik şartlarını taşıyanlar doğrudan başvuruda bulunabilecekleri gibi, insan hakları alanında çalışmalar yapan sivil toplum kuruluşları, sendikalar, sosyal ve mesleki kuruluşlar, akademisyenler, avukatlar, görsel ve yazılı basın mensupları ve alan uzmanları tarafından da aday gösterilebilecekler.

Başvuru ve aday bildirimleri, 2 Mayıs-2 Haziran 2016 arasında, şahsen, elden veya posta yoluyla yapılabilecek. Öz geçmişlerde adayın kişisel, iletişim ve eğitim bilgileri, iş tecrübesi ve varsa akademik çalışmalarının yer alması gerekiyor.

Indonesia denies paying ransom to Philippine militants

By Ainur Rohmah

TUBAN, Indonesia (AA) – Indonesia has sought to underline that it did not pay a ransom to secure the release of ten hostages held by a Daesh-linked group on islands that lie between Malaysia and the southern Philippines.

However, the coordinating political, legal and security affairs minister would not comment Monday on reports that the sailors were released after a contribution from their employer to Philippine militant group the Abu Sayyaf.

“We will never claim that the government did that [paid ransom] because we never do that,” Luhut Binsar Pandjaitan told reporters at the presidential palace.

“That’s company business,” he added, when asked if Patria Maritimes Lines helped out. “I don’t want to comment on that.”

The 10 Indonesian sailors, who were abducted in late March from a tugboat off Tawi-Tawi province, were turned over Sunday to the governor of the nearby majority Muslim island province of Sulu, Governor Abdusakur Tan II. The Abu Sayyaf had earlier demanded 50 million peso ($1 million) for their release.

They were flown to Jakarta at night and underwent thorough medical examinations at a hospital.

An Indonesian negotiator who worked for the men’s release, Major Gen Kivlan Zein, also insisted Monday that no ransom was paid to the Abu Sayyaf.

“The release was done without ransom, but [resulted from] negotiations,” national news agency Antara quoted Zein, a former soldier, as saying.

Zein said that after the sailors’ captures, Philippine and Indonesian negotiators reached out to the Abu Sayyaf with the help of local authorities, including Governor Tan.

According to Zein, Tan is a relative of a wanted leader of the Philippines’ one-time biggest Moro revolutionary group, Nur Misuari, whose former driver and bodyguard was identified as among those who kidnapped the Indonesians.

“So, I as the company representative asked for his [Tan’s] help to persuade the kidnapper,” he underlined.

Zein, who remains in the Philippines, said negotiators were now working for the release of four other Indonesian hostages, who were abducted from a tugboat in mid-April.

“We already know where they are. I’ve contacted [the party] who has been holding our four citizens,” he said. “Hopefully we can release them.”

One of released men described being frequently “terrorized” by Abu Sayyaf members.

“They threatened to cut our throats if money was not given,” metrotvnews.com quoted Surianto — many Indonesians use one name — as saying.

He and other hostages recounted how their captors had kept close watch over them, while the hijacked ship’s captain Peter Tonsen Barahama said, “sometimes we were only fed once a day.”

The 10 were freed six days after the Abu Sayyaf beheaded a Canadian hostage, 68-year-old John Ridsdel, after a 300-million pesos ($6 million) ransom failed to be paid.

The Abu Sayyaf is notorious for beheading victims after ransoms have failed to be paid for their release.

The Abu Sayyaf is believed to still be holding more than a dozen captives including four Malaysians kidnapped off the coast of Malaysia’s eastern Sabah state in early April.

Other hostages include a Canadian, a Norwegian and a Filipino woman seized alongside Ridsdel in September, a Dutch national kidnapped more than three years ago in Tawi-Tawi, a Chinese national and six other Filipinos.

Since 1991, the group — armed with mostly improvised explosive devices, mortars and automatic rifles — has carried out bombings, kidnappings, assassinations and extortions in a self-determined fight for an independent Islamic province in the Philippines.

Manisa’da hastane inşaatında göçük: 3 yaralı

MANİSA (AA) – Manisa Şehir Hastanesi inşaatında meydana gelen göçüğün altında kalan 3 işçi kurtarıldı.

Alınan bilgiye göre, Şehzadeler ilçesi TOKİ 3 mevkisinde yapımı süren şehir hastanesinin foseptik çukuru kazıldığı sırada göçük meydana geldi.

Göçük altında kalan işçiler Güner Koçak, Orhan Ürgüç ve Mehmet Dingili, AFAD, Manisa Büyükşehir Belediyesi itfaiyesi ve AKUT ekiplerinin yaklaşık bir saatlik çalışmasıyla kurtarıldı.

Yaralı işçiler, Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Manisa Devlet Hastanesinde tedavi altına alındı.

Air Canada, B-787 Dreamliner ile İstanbul’a uçtu

İSTANBUL (AA) – Kanadalı havayolu şirketi Air Canada, Toronto-İstanbul tarifeli seferini ilk kez Boeing 787 Dreamliner ile yaptı.

Kanada’nın Toronto kentinden 245 yolcusuyla İstanbul’a hareket eden tarifeli uçak, Atatürk Havalimanında itfaiyenin su takıyla karşılandı.

Kanada’nın İstanbul Başkonsolosu Andrew Smith, Air Canada Türkiye Genel Müdürü Nedime Konuksever ile bazı davetlilerin katıldığı karşılama töreninde yolculara lokum ikram edildi.

Smith ile Konuksever, daha sonra uçakta görevli kabin ve kokpit ekibine çiçek vererek, açılış kurdelesini kesti.

Başkonsolos Smith, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, İstanbul’dan Toronto’ya direkt seferlerin iki ülke arasındaki ilişkilerin daha da gelişmesi açısından çok önemli olduğunu söyledi.

Smith, yeni uçakla yapılacak seferle iki ülke arasında eğitim, ekonomi ve diğer alanlarında büyüme beklediklerini kaydetti.

Air Canada Türkiye Genel Müdürü Konuksever de İstanbul’a direkt seferlere 2013 yılında başladıklarını belirtti.

Konuksever, bugün de rüya uçak olarak bilinen “Dreamliner” ile ilk kez sefer yaptıklarını anımsatarak, “Tüm yıl boyunca Boeing 787 Dreamliner ile seferlerinin gerçekleştiren tek Kuzey Amerikalı havayolu şirketiyiz.” dedi.

Hazirandan itibaren her gün karşılıklı direkt seferlere başlayacaklarını ifade eden Konuksever, şöyle devam etti:

“Sonbaharda, ekim ayı itibarıyla Dreamliner ile seferleri daha da azaltacağız ancak her gün müşterilerimize direkt seferler sunabiliyoruz. Çünkü iş ortaklarımız var. Türk Hava Yolları (THY) ile de ortak uçuşlarımız var. Bu şekilde müşterilerimiz aslında Toronto hattında her gün Air Canada uçuşu bulabiliyorlar. Ancak tabii ki Dreamliner’ı tecrübe etmek isteyenler özellikle bu seferleri seçebilirler. Sabah 11.15’te İstanbul’dan kalkarak, Toronto’ya öğleden sonra varan seferimiz de mevcut.”

Air Canada için dizayn edilen 3 kabinden oluşan B-787 Dreamliner uçağı, konfor, yeni teknoloji, daha az türbülans, daha fazla oksijen ve üst düzey kalitede yeme, içme ve kabin hizmeti sunuyor. Ayrıca yolcular, çevreci, daha az yakıt tüketen ve karbon emisyonu en düşük olan ileri teknoloji uçaklarla uçuş deneyimi yaşıyor.