Yayladan dönüşün habercisi “vargit”ler çiçek açtı

TRABZON (AA) – TUĞBA YARDIMCI – Karadeniz yaylaları, yayladan köye dönüş zamanının geldiğinin habercisi olan "vargit" çiçekleriyle görenleri cezbediyor.

Türkiye'de yoğun olarak Trabzon, Giresun ve Artvin yaylalarında yayılış gösteren, yöre halkı arasında "vargit çiçeği", "mavi yıldız", "varget gülü" ve "güz çiğdemi" gibi çeşitli adlarla tanınan "acı çiğdemgiller" familyasından olan çiçekler açmaya başladı.

Trabzon'un Tonya ilçesine yaklaşık 9 kilometre mesafedeki 1300 rakımlı Kadıralak Yaylası'nın bazı bölgeleri, hava sıcaklığının düşmesine bağlı olarak "vargit" çiçekleri ile kaplandı.

Beyaz ve maviye yakın mor renklerdeki "vargit" çiçekleri, seyrine doyumsuz görüntüler oluşturuyor.

Yumrulu gövdeye sahip 3-5 yapraktan oluşan çiçek, 500 ile 3 bin metre arasında çayırlık, orman açıklıkları ve yamaçlarda yetişiyor.

Rutubetli yerlerde eylül, ekim aylarında çiçeklenen "vargit", yaklaşık 10 ila 25 santimetre boy veriyor.

– "Vargit, doğada zamansal dönüşümün göstergesi"

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bölgede "vargit" çiçeğinin eylül ayı başından itibaren yavaş yavaş açmaya başladığını söyledi.

"Vargit" çiçeğinin geleneksel yaylacılık kültüründe yeri olduğunu belirten Kurdoğlu, "Yaylacılara adeta havanın soğuduğunu ve buna bağlı olarak otların büyümeyeceğini, dolayısıyla da artık yayladan köylere, daha aşağıdaki yerleşim yerlerine göç etme zamanı geldiğine dair mesaj verir. Hayvanların eskisi kadar otlatılamayacağının zaman eşiğidir. Doğada zamansal dönüşümün, değişimin örneği olarak görüldüğü için yöre insanı bu çiçeğe vargit ismini vermiştir." diye konuştu.

Doç. Dr. Kurdoğlu, ilkbahardan itibaren yaylalarda bulunanların, "vargit" çiçeklerinin açtığı dönemden bir süre sonra artık gitme zamanının geldiğinden hareketle işlerini tamamlayıp toparlanma sürecini başlattıklarını anlattı.

Bölgenin sosyal kültürel altyapısında kültür motifi olmuş "vargit" çiçeğinin yoğun bulunduğu yerlerde çayırların yok olmasına yol açacak beşeri faaliyetlere müsaade edilmemesi gerektiğine dikkati çeken Kurdoğlu, bu bitkilerin turizm bakımından da kaliteyi artıran görseller ortaya çıkardığını da sözlerine ekledi.

Advertisements

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?