Yaşlılarla dijitalleşen bayramlaşmada “süre” ve “içerik” uyarısı

Alaturka Saglik Haberleri

İSTANBUL (AA) – İZZET TAŞKIRAN – Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle alınan tedbirler kapsamında Ramazan Bayramı'nda ziyaretlerin fiziki olarak yapılmaması, dikkatleri özellikle aile büyükleri ve yaşlılarla telefon ya da akıllı cihazlar aracılığıyla yapılacak görüşmelere çevirdi.

Uzmanlar, bu dönemde artacak dijital bayramlaşmanın iletişimde mekan ve zaman sınırını ortadan kaldırmasıyla beraber, telefonla ya da görüntülü cihazlarla aşırı temasların yaşlıların fiziksel ve psikolojik sağlığını olumsuz etkileyebileceğini bildirdi.

Bayram tebriklerinde çok duygusal, heyecan verici ve geçmişteki olumsuzlukları anımsatan konuşmalardan kaçınılması gerektiğine işaret eden uzmanlar, yaşlıların üzülmemesi ve kırılmaması için empati yapılması gerektiğini kaydetti.

Dijital Bağımlılıkla Mücadele Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Tuncay Dilci, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geçen yıllarda "bayramlaşmanın çok fazla dijitalleştiğine" yönelik bazı uyarılarda bulunduklarını belirtti.

Bu yıl koronavirüs nedeniyle durumların değiştiğini, bayram tebriklerinde dijitalleşmenin belirli ölçülerde kullanılmasının gerekli hale geldiğini kaydeden Dilci, "Özellikle yaşlılarımız bu noktada bizim için çok önemli. Dijitalleşmenin getirdiği sosyal, psikolojik ve kültürel anlamda olumsuzluklar karşısında yaşlılarımız daha çok etkileniyor. Fiziksel temasın kısıtlı olduğu, mekansal ayrışmanın yaşandığı bir bayramı yaşayacağız. Bu süreci bir fırsata dönüştürerek, daha sağlıklı ve değerlerimizi de kesintisiz sürdürmeyi sağlamamız gerekli." diye konuştu.

Dilci, bu kritik dönemde yaşlılık psikolojisini iyi bilmek gerektiğini, bu doğrultuda empati yapılmasının yerinde olacağını söyledi.

Yalnız kalma ile ölüm korkusu, mevcut alışkanlıklarına devam etme isteği ve bazı mecburi kısıtlamalar nedeniyle yaşlılarda ekstra bir kaygı ve duygusal basınç oluştuğunu aktaran Dilci, bununla baş edilmesi için yakın çevrenin yaşlılarla doğru iletişim kurmasının şart olduğunu kaydetti.

– "Tebrikleri arifeden de başlatabiliriz"

Prof. Dr. Tuncay Dilci, telefon ve akıllı cihazlar aracılığıyla kurulacak temaslarda dikkat edilmesi gereken noktaları şöyle sıraladı:

"Yaşlılarımızda sevdiklerinden uzak olma, hasretlik ve eski bayramların özlemi söz konusu. Bu bayram bunların telafisi dijital ortamlardan yapılmak istenecek. Yaşlıların beklentilerini hatırlamak ve onlara değer verildiğini hissettirmek çok önemli. Bunu hissettirdiğimiz an yaşlılarımız zaten çok mutlu olacaktır. Bayramlarda aranılacak değerli yaşlılarımızın bir gün içinde telefonla ya da görüntülü olarak toplam 30-40 görüşme yapması fiziksel ve psikolojik sağlığı adına olumsuz sonuçlar verebilir. Buradaki yaklaşımımız, sıklıkla, imkan dahilinde bayramın dışında da yaşlıları arayabilmek olmalıdır. Yaşlılarımız için iletişimi bayrama yoğunlaştırmaktan ziyade, bunun dışında daha sık ve kısa süreli temaslar iyi olacaktır. Örneğin, tebrikleri arifeden de başlatabiliriz, bayram sonrasına da sarkıtabiliriz. Yaşlılarımızla bayramda görüntülü konuşacaksak 4-5 dakikayı geçirmeyelim. Telefonla ya da sesli konuşacaksak bunda da 2-3 dakikayı aşmamakta büyük fayda var. Çünkü yaşlılarımız, kulaklarını telefonla temas ettirdikleri zaman bazı olumsuzluklar yaşayabilir."

Yaşlılarla görüşme sırasında duygusal ve heyecanı artıracak konuların gündeme getirilmemesini öneren Dilci, sosyal medyada da yaşlıların görebileceğini düşünerek bu tür paylaşımlardan kaçınmak gerektiğini vurguladı.

Dilci, telefonun şakak kemiğine çok uzun süre dayanmasının yaşlılarda bilinç bulanıklığı, dikkat dağınıklığı ve fiziksel aktivitelerin yavaşlamasına neden olabileceğini bildirdi.

– "Yaşlılar bayramda mesaj bombardımanına tutulmamalı"

Yaşlılarla iletişimde kontrolün arayan kişide olmasının gerektiğini anımsatan Dilci, süreç nedeniyle kendini yalnız hisseden yaşlıların duygusal sağlığı için sevgi dili kullanılması gerektiğini söyledi. Dilci, koronavirüs nedeniyle yaşananların geçici olduğunun hatırlatılmasının psikolojik açıdan rahatlamaya sebep olabileceğini ifade etti.

Prof. Dr. Tuncay Dilci, bayramda aramak yerine kısa mesaj atmanın yaşlıların dünyasında olumsuzluklara sebep olabileceğini vurguladı.

Dilci, Türkiye'de 65 yaş ve üstü vatandaşların yüzde 75'inde telefonun bulunduğunu, bazı kişilerin yalnızlık duygusunun etkisiyle sosyal medyaya yoğunlaşabildiklerini bildirdi.

Bu süreçte sosyal medya içeriklerinden olabildiğinde uzak durulması gerektiğini belirten Dilci, "Sosyal medya ve sanal alemi aşırı kullanımı ile uyku düzensizliği, biliş-kas koordinasyonunda zayıflık, bağışıklık sisteminin buna bağlı olarak zayıf düşmemesi için yaşlılara planlı ve kısıtlı bir kullanım önerilebilir." şeklinde konuştu.

– "Siz bizim için çok kıymetlisiniz"

Ruh Sağlığı Derneği Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Ömer Akgül, görüşmelerde birlik ve beraberlik duygusunun yaşlılara hissettirilmesi gerektiğini belirtti.

Akgül, salgın koşulları nedeniyle fiziken bir araya gelinmenin mümkün olmayacağını ancak buna sanal dünyada bazı çözümler bulunabileceğini ifade ederek, "Bayram günlerinde mümkünse aile içinde görüntülü ve çok kişinin bir arada olabildiği dijital buluşmalar organize edilebilir. Yaşlılar ruh dünyası açısından bu bütünlük, bir arada olma ve beraberlik duygusunu yaşamak çok önemlidir." dedi.

Uzman klinik psikolog Yunus Ayyıldız da hayatın her döneminde insanlarla kurulacak iletişimin farklı bir biçimi olduğunu söyledi.

Özel durumlarda iletişim dilinin buna göre ayarlanması gerektiğini aktaran Ayyıldız, şunları kaydetti:

"Yaşlılık evresinde insanların baş etmek durumunda oldukları sorunlar yetişkinlik evresine göre farklıdır. Mesela bu dönemde eş kaybı, fiziksel gücün azalması ve yalnızlaşma gibi yeni sorunlar ortaya çıkar. İşte bu dönemde bu insanların önemsemeye ve saygı duyulmaya olan ihtiyaçları artar. Kendi geçmiş tecrübelerini aktarma konusunda güçlü bir arzu ortaya çıkar. Bu süreçte yaşlılara saygı temelli ve onların söylediklerinin halen önemli, değerli ve güncel olduğunu hissettirecek bir üslup veya iletişim şekli kullanmak önemlidir."

Ayyıldız, yaşlılığın getirdiği sorunlarla boğuşan kişilerin koronavirüs sürecinde de karantinadaki koşullarla karşı karşıya kaldığını dile getiren Ayyıldız, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bu insanlarda geçmişe ve sevdiklerine dönük bir hasret, özlem vardı ve bu süreç özlemi arttırdı. Yakınları olarak yaşlılarla kuracağımız iletişimde onlara bizim için biricik olduklarını ve hep yanlarında olacağımızı hissettirmek önemlidir. Bu dönemde zaten çifte zorluklar yaşayan bu insanlarla tartışmadan ve iddialaşmadan ilişki kurmak gerekmektedir. Onlar için endişelensek de bunu onlara dayatmadan, saygı çerçevesi içinde ikna etmeye çalışmak gerekir. Ayrıca bayram günlerinde 'Sizlerle bir arada olmasak da kalbimiz beraberdir.', 'Siz bizim için çok kıymetlisiniz.', 'Sizin tecrübelerinizden ve hoş sohbetinizden mahrum kaldığımız için çok üzgünüz.' gibi mesajlar vermek yerinde olacaktır."

Reklamlar

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?