“Ulaştığı derinliği satırlara döken yazar: Bahaeddin Özkişi”

İSTANBUL (AA) – AİŞE HÜMEYRA BULOVALI – Öğretmen, roman ve hikaye yazarı Bahaeddin Özkişi, vefatının 43'üncü yılında anılıyor.

Hikaye ve roman yazarı Özkişi, 1928 yılında İstanbul Fatih'te dünyaya geldi. İlk eğitimini Fatih müderrislerinden olan babası Ömer Lütfi Efendi'den alan usta yazar, daha sonra 20. Yıl İlkokulu'nda ve Karagümrük Ortaokulu'nda öğrenim gördü.

Özkişi, eğitimine devam ettiği Sultanahmet Sanat Enstitüsü'nde yaşadığı olaylardan yola çıkarak ilk öykülerini burada kaleme almaya başladı. Enstitüden mezun olduktan sonra bir süre Haliç Tersanesi'nde çalışan Özkişi, askerliğini ise 1947 yılında Erzurum'da yaptı.

Askerlikten döndükten sonra Yeşilköy Havalimanı ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Makina Fakültesi Teknoloji Kürsüsü'nde şef olarak çalışan Özkişi, Almanya'da Elektrik Ark Kaynak Öğretmen Okulu'ndan mezun olduktan sonra ihtisas yaparak, 1951 ile 1955 yılları arasında Devlet Havayolları'nda oto makinisti olarak görev yaptı.

Usta yazar, edebiyat çalışmalarının yanı sıra 1956'dan vefatına kadar da İTÜ'de kaynak öğretmeni olarak çalışmaya devam etti. Tüm bu çalışmalarının yanında sanatın diğer dallarıyla da ilgili olan Özkişi, Süheyl Ünver'den tezhip dersleri de aldı.

Geçirdiği rahatsızlık sonucu henüz 47 yaşındayken 10 Kasım 1975'te vefat eden Özkişi, Edirnekapı Şehitliği Sakızağacı'ndaki aile mezarlığına defnedildi.

– İlk hikayelerini 1969'da "Bir Çınar Vardı" kitapta topladı

Edebiyat alanına çocukluğundan beri merak duyan Bahaeddin Özkişi, Ahmet Hamdi Tanpınar'ın evindeki sohbetlere de katılarak, Tanpınar'dan ve sohbete katılan önemli yazarlardan yazarlık konusunda destek aldı.

Eserlerinde genellikle insanın temel meseleleri, tasavvuf terbiyesi, mo­dern insanın açmazları, Türk toplumunun yapısı gibi konuları ele alan Özkişi, ilk kitabını 1969'da "Bir Çınar Vardı" başlığıyla okuyucuyla buluşturdu. Aynı zamanda 30 hikayeden oluşan bu kitap "Akbaba" adlı dergide de mizah öyküleri olarak yayımlandı.

Genellikle eserlerinde yalın ve açık bir dil kullanan Özkişi'nin, Haliç Tersanesi'nde çalıştığı dönemde de karşılaştığı farklı karakter ve hikayeler yazarlığına etki etmiştir.

Özkişi, 1970-1971 yılları arasında ise "Köse Kadı", "Uçtaki Adam" ve "Sokakta" olmak üzere 3 roman yayınladı. Daha sonra yayınlamadığı hikayeleri yeniden gözden geçirip ilavelerle hazırladığı "Göç Zamanı" adlı kitabı da vefatından sonra basıldı ve bu kitaba Türkiye Milli Kültür Vakfı tarafından başarı ödülü verildi.

Tarihi konuları ele alan romanlar da yazan Özkişi'nin "Sokakta" adlı romanı da 1975 yılında "Peyami Safa Roman Yarışması"nda başarı ödülüne değer görüldü.

Eserlerinden Köse Kadı, kendilerini, varlığının her zerresi ile Devlet-i Ebed Müddet'e adamış Osmanlıların, serhad hikayesini anlatırken, Köse Kadı'nın devamı olan Uçtaki Adam'da ise aynı inanmış yiğit Osmanlılar, "Devlet-i Ebed Müddet"in varlığı için kendi varlıklarını pervasızca ortaya koyarlar.

Bahaeddin Özkişi, "Sokakta" adlı romanında ise, toplumumuzun yaşadığı trajik değişimin hayatın en küçük sahnelerinden olan “sokak”ta bile bütün şiddetiyle kendisini hissettirdiğini, polisiye bir maceranın eşliğinde anlatıyor.

Toplam 6 kitaba imza atan Özkişi'nin eserleri şöyle:

"Sokakta" (1971), "Köse Kadı" (1974), "Uçtaki Adam"(1975), "Bir Çınar Vardı" (1959), "Göç Zamanı" (1975)

Advertisements

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?