“Türkiye'yi bir kaostan, kabustan çıkarmak için başarılı olacağız”

ANKARA (AA) – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cemal Kaşıkçı cinayetine ilişkin, "Suudlu savcı niye geldi? Kuruyemiş almaya geldi, bizimleri takmıyor bile. Erdoğan diyor ki 'katilleri bize verin, bu planlı bir şeydi' Sen armut mu topluyordun? Sesi dinledin, adamın öldürüldüğünü gördün, sesin tanığı oldun. Peki katillerin gidişine niye izin verdin?" dedi.

Kılıçdaroğlu, CNN Türk canlı yayınında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

"Yerel seçimlerde adaylar CHP tabanından mı seçilecek?" sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, "Şu anda partili olan ve partiye gelecek olanların tamamını biz partinin evladı olarak görüyoruz. Bu ülkede yaşayan her vatandaşın oyuna talibiz, hangi partiden olursa olsun." ifadelerini kullandı.

İçişleri Bakanlığı tarafından görevden alınan Ataşehir, Beşiktaş belediye başkanlarının yeniden aday olup olmayacaklarına yönelik bir soru üzerine Kılıçdaroğlu, bu kişilerin önlerinde hukuken bir engel bulunursa aday olamayacaklarını aksi durumda herkesin aday olma hakkı olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, "bu seçimler Kılıçdaroğlu'nun son seçimleri olacak" sözlerinin sorulması üzerine Kemal Kılıçdaroğlu, "Benimle ilgili kararı o mu veriyor?' Benimle ilgili kararı, bizim partimizin üyeleri verir. Erdoğan bir başka partiye ömür biçeceğine oturup kendisine baksın, ülkeyi ne hale getirdiğine baksın. Ülkeyi çadır devleti haline getirdi. Merkel telefon ediyor, 'emredersin' diyor. Trump telefon ediyor, 'emredersin' diyor. Hani 'Ey Trump' diyordun, şimdi 'Emret Trump' diyorsun. Ne oldu? bu 180 derece dönüş nereden çıktı?" yanıtını verdi.

– "Başarısız olursanız bırakacak mısınız?"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Siz başarısız olursanız bırakacak mısınız?" sorusuna da "Biz başarız olmayacağız. Altını çiziyorum biz başarısız olmayacağız, başarılı olacağız. Ülkenin geleceği için başarılı olacağız. Türkiye'yi bir kaostan, kabustan çıkarmak için başarılı olacağız. Millet evine ekmek götüremiyor, yangın yerine dönmüş Türkiye." dedi.

İktidarı hiç eleştirmeden ekonomik krizin daha en başından krizden çıkış için 13 madde saydığını hatırlatan Kılıçdaroğlu, "Bu benim ülkeye olan bağlılığımı ve sevgimi gösterir… Ben sorumlu bir politikacı olarak 13 maddeyi saydım. Uygulamadılar, Erdoğan beni dolar baronu olarak suçladı. Hangi dolar baronu? Bir laf söylüyorsan bir ağırlığı olsun, yüzde bir doğruluğu olsun. Dolar baronu sensin arkadaş. Dolara itaat sensin. Dolar bazında ihaleyi veren sensin. Ben çok iyi niyetlerle çözüm öneriyorum. Ben iyi niyetlerle çözüm üretiyorum. Dolar bazında köprü ihalelerini neden Türk lirasına çevirmiyor? Çünkü rantiyeye hizmet ediyor, vatandaşa hizmet etmiyor." açıklamasını yaptı.

"9 seçim kaybetti hala bırakmadı" eleştirilerinin hatırlatılması üzerine ise Kılıçdaroğlu, "Olabilir, demokrasi mücadelesi bir kişinin hayatına sığdırılamayacak bir mücadeledir." dedi.

Çok zor koşullarda bir demokrasi mücadelesi verdiklerini anlatan Kılıçdaroğlu, bu mücadelenin kutsal bir mücadele olduğunu belirtti.

– "Bay Kemal" hitabı

"Bay Kemal hitabını nasıl buluyorsunuz?" sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, "Gayet güzel buluyorum. Ama ben ona 'Sevgili Recep' diyorum, onun da alınmaması lazım. Arada bir gözlerinde de öpüyoruz tabii." dedi.

Kılıçdaroğlu, Erdoğan'ın kendisine yönelttiği her sorunun her yanıtını verdiğini ancak kendi sorularına yanıt alamadığını kaydetti.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın "Türkiye'ye saldırı yabancı bir ülkenin başkentinde planlandı" açıklamasına katılıp katılmadığının sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, "Bir başkentte dolar bazında Türkiye'ye karşı komplo kurulmuş. Hangi başkentte o?" dedi.

"Eğer bir ülkenin başkentinde Türkiye'ye karşı komplo kuruluyorsa, buna karşı parlamentonun ortak irade sergilenmesi lazım." diyen Kılıçdaroğlu, 15 Temmuz sonrası bütün partilerin ortak bildiri yayınladığını hatırlattı.

Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Burada da bakan gelsin, komplo nerede düzenlenmişse o ülkeye karşı ortak tavır sergileyelim. Kabul etmediler. Kapalı oturuma geçtik. Kamuoyuna açık deklare edilmesi istenmeye bilir. Kapalı oturumda olsun bu. Gelmedi bakan. Bütçe görüşmelerinde bunu soracağız bakana. O ülkenin başkentini söyle o ülkeye karşı hepimiz ortak tavır takınacağız. Eğer bunu söylemiyorsa, damat yalan söylüyor o zaman. Eğer sen kalkıp bir ülkenin başkentinde Türkiye'ye karşı komplo düzenleniyor ve onu Plan Bütçe Komisyonunda söylüyor, Meclis Genel Kurulu'nda, kapalı oturumda söylemiyorsan sen yalan söylüyorsun arkadaş. Çık o başkenti açıkla. Katılmıyorum o görüşe, ya açıklayacak ya yalan söylüyor. Çıkacak kamuoyu önünde 'şu ülkenin başkentinde bir araya geldiler komplo düzenlediler.' Türkiye'ye yönelik bir saldırı varsa, beraber olacağız."

Döviz kurundaki dalgalanmalar esnasında Trump'ın Türkiye'ye yönelik attığı tweetlerin bir dış saldırı olup olmadığının sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, 13 maddeyi açıklarken ilk eleştirdiği kişinin Trump olduğunu belirtti.

Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Dış saldırı değil, dışardan gelen eleştiri. Sorun şurada, Türk lirası üzerinde bu kadar yabancılar nasıl rahat oynuyor, bu ortamı kim hazırladı? Hiçbir ülkeyi dost ülke kabul edemezsiniz. Trump kendi ülkesinin çıkarını savunur. Trump o tweetleri attı, papazı niye serbest bıraktın? Bir gün önceden papazın serbest bırakılacağını Amerika açıkladı. Ne diyordu 'bu can, bu tende kaldığı sürece o teröristi asla alamazsın benden.' Ne oldu? kuzu kuzu teslim ettin. Şu bir gerçek, gittiler Trump'a yalvardılar, o tweetlerden sonra niye heyet gönderdiniz Amerika'ya? Dik durmasını bilmiyor musunuz, sizde omurga yok mu? Kalkacaksınız 'Ey Trump' diyeceksiniz, arka kapıda el etek öpeceksiniz."

– Cemal Kaşıkçı cinayeti

Cemal Kaşıkçı cinayetine değinen Kılıçdaroğlu, daha önce dile getirdiği, katillerin elini kolunu sallayarak ülkelerine gittikleri tezini yeniledi.

Kılıçdaroğlu, "Suudi Kralı çok memnun hayatından. Allah aşkına bu devlet yönetimi mi? Her gelenin şamar attığı bir devlete döndü. Ortadoğu'daki kabile reisleri bile Türkiye'ye meydan okuyorlardı. Nasıl bir devlet olduk?" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın cinayetten haberdar olduğu yönündeki açıklamasının hatırlatılması üzerine Kılıçdaroğlu, "Kaşıkçı cinayetini ben örtbas etmek istiyorum değil mi? 15 Temmuz'dan sonra Adil Öksüz'ü kim dile getirdi? Ben getirdim değil mi? Onlar örtbas etmek istiyordu. Kaşıkçı cinayetini örtmek istiyorlardı, kapatmak istiyorlardı." açıklamasında bulundu.

Bunu Erdoğan'ın danışmanı İlnur Çevik'in dile getirdiğini belirten Kılıçdaroğlu, şu değerlendirmeleri yaptı:

"Ne diyordu yazdığı yazıda, olayı fazla deşelemeden bu işi götürmek istiyorlar. Cinayetin deşelenmemesi olur mu? Bunu gündeme getiren kim? Benim. Erdoğan'a soru sordum sen bu cinayeti biliyordun. Gayet basit, ses kayıtları yok mu? Herhalde ses kayıtları Erdoğan'a dinletilmeden Amerika'dan gelen CIA yetkilisine dinletilmez değil mi? Cinayetin işlendiğini biliyordu. Bilmemesi mümkün değil, ses kayıtları var. Ses kayıtlarını kim buldu buna girmek istemiyorum. Devletin derinliklerine şu anda girmek istemiyorum, şu anda doğru değil. O ses kayıtları var, görüntü olduğu da iddia ediliyor. Bu bilindiği halde, ben Erdoğan'a şunu sordum, sen konsoloslukta neden 10 gün sonra yaptın? Veliaht 'arama yapılabilir' diyor, savcılık 10 gün sonra arama yapılıyor. Niye 10 gün bekledin?"

Kaşıkçı cinayetinin talimatını Suudi Arabistan'daki siyasi otoritenin verdiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a bütün ayrıntıların ortaya çıkması için "sen konsoloslukta neden önlem almadın? Neden katillerin neden kaçmasına izin verdin?" diye sorduğunu aktardı.

Kılıçdaroğlu, şu açıklamaları yaptı:

"Bu konuyla ilgili hukukçu bir grup oluşturduk, yakında bir suç duyurusunda bulunacağız. Katilleri serbest bırakanlar hakkında. İzin verildi, cinayetten haberleri var. Hem cinayetle hem konsolosun gidişiyle hem de katillerin serbest bırakılmasıyla ilgili. Savcı da sorumlu, savcının derhal emniyete başvurup konsolosluğun etrafını çevirmesi lazım ve onların yurt dışına çıkışına izin vermemesi lazım. Suudlu savcı niye geldi? Kuruyemiş almaya geldi, bizimkileri takmıyor bile. Erdoğan diyor ki 'katilleri bize verin, bu planlı bir şeydi' Sen armut mu topluyordun? Sesi dinledin, adamın öldürüldüğünü gördün, sesin tanığı oldun. Peki katillerin gidişe niye izin verdin? Kral Salman sana teşekkür ediyor, ne için?"

"Şu ana kadar cinayeti işleyen Suudi Arabistan'ı değil, Türkiye Cumhuriyetini suçladınız. Bu bir çelişki değil mi?" sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, "Benim ülkemde cinayet işlendi, katiller serbest bırakıldı yurt dışına gitti. Kimi suçlayacağım? Benim Kral Salman'la ne ilgim var? Katilin suçu var, adı katil zaten. Benim sorunum, seni onu bırakıyorsan ve o ülke sana katili vermiyorsa burada bir sorun var." ifadesini kullandı.

"Sen para karşılığı mı bunu bıraktın?" diye bir soru sorduğunu aktaran Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Yani Suudi Arabistan'dan gelecek 5 kuruş için mi sen kalktın katilleri serbest bıraktın? Ben bu soruyu sorma hakkına sahibim. Bu soruyu sormak benim görevimdir. Neden papazı serbest bıraktılar, para için değil mi? Şu bir gerçek telefon üzerine, istek üzerine bunlar serbest bırakılmıştır. Savcı, emniyet, istihbarat görevini yapmamıştır. Bunlara görev yaptırmayan da siyasi iradedir. Neden? MİT operasyon yapma yetkisi de aldı. Cinayeti dinleyeceksin, ses kaydın olacak, her şeyi bileceksin, hiçbir şey yapmayacaksın, buna ancak siyasi irade engel olur. Erdoğan'ın hesap vermesi lazım. Erdoğan onların yargılanmasını Türkiye'de sağlamadığı sürece katillerle iş birliği yapan bir siyasetçi konumuna düşer. Ağır olduğu için söylüyorum. Siz katilin burada cinayet işlediğini görüyorsunuz, bu katillerin yurt dışına çıkışına izin veriyorsunuz. Veliaht izin veriyor siz 10 gün sonra arama yapıyorsunuz. Neden? Katilleri yargılanmalı. Katilleri koruyanlarda. Bir yerde cinayet işlendiyse cinayeti işleyenler elbette yargılanacak ama o cinayeti bildiği, gördüğü halde, katilleri koruyanların da yargılanması lazım."

"Siz Cumhurbaşkanını katilleri koruyan olarak mı görüyorsunuz?" Sorusu üzerine de Kılıçdaroğlu, "Katillerin yurt dışına serbestçe çıkmasına izin veren kişi olarak görüyorum. Tek adam çünkü yetki onda." dedi.

– Sıla'ya geçmiş olsun telefonu

Kemal Kılıçdaroğlu, Ahmet Kural'dan şiddet gördüğü iddiasıyla suç duyurusunda bulunan sanatçı Sıla'yı telefonla arayıp geçmiş olsun dileklerini ilettiğini bildirdi.

Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Sıla'yı aradım üzüntülerimi dile getirdim. Türkiye'nin çok sevilen bir sanatçısı. Bir sanatçıya, bir kadına, özellikle bir kadın olan sanatçıya, daha doğrusu insana yönelik bir şiddeti asla kabul etmiyoruz. Doğru da değil. Bir sanatçı olursa bunun yankıları çok daha fazla oluyor. Çünkü sanatçı toplumun beğendiği, kabul ettiği, dinlediği kişi. Sıla'ya geçmiş olsun dileklerimi ilettim ve her zaman gönlümün de desteğimin de yanında olduğunu ifade ettim. Çok teşekkür etti. Üzülmemesini de söyledim. Sonuç olarak size yönelik bir şiddet geldi ama toplum sizin yanınızda, toplum sizi destekliyor, kadına yönelik şiddeti hep birlikte kınıyoruz, düşüncelerimiz kendisiyle paylaştım."

(Bitti)

Advertisements

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?