“Türkiye'nin çok güçlü olma mecburiyeti var”

MUĞLA – AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, Türkiye'nin çok güçlü olma mecburiyeti olduğunu belirterek, "Türkiye ekonomik olarak çok güçlü olmalı. Teknolojide çok güçlü olmalı. Dünyayla rekabet edebilen markaları, dünyayla rekabet edebilen sektörleri olmalı. Türkiye ayrıca dış politikada çok güçlü olmalı."dedi.

Kurtulmuş, AK Parti İl Başkanlığı'nda yaptığı konuşmada, her ilde ilçe başkanlarıyla özel bir toplantı yaparak seçime dönük hazırlıkları gözden geçirdiklerini söyledi.

Muğla'da belediyecilik hizmetleri bakımından fazlaca başarılı olmayan son derece eksikleri bulunan bir yönetimle muhatap olunduğunu aktaran Kurtulmuş, Muğla'nın AK Parti belediye başkanlığı ile kavuşma vaktinin çoktan gelmiş olduğunu, halkın da bunu gördüğünü dile getirdi.

Muğla ve ilçelerinde çok güzel bir yerel yönetim hizmetinin başlayacağı bir dönemin startını 2019 seçimleriyle vermek istediklerini vurgulayan Kurtulmuş, şöyle konuştu:

"Bu vesileyle seçim kampanyasına son derece güçlü şekilde hazırlanarak, iyi motive olarak, en iyi belediye başkan adaylarımızı seçerek hazırlanacağız. ilçelerimizde belediye meclis üyeleri adaylarımızla belediye başkanı arkadaşlarımızın arasından seçerek toplumu en iyi şekilde yansıtan, temsil eden, temsil kabiliyeti olan gücü olan partinin üstüne bir yük değil, partinin yükünü alan arkadaşlarımızla bu seçime inşallah gireceğiz. Cumhurbaşkanlığı yönetim sistemine geçtikten sonraki ilk seçim olan önümüzdeki 31 Mart 2019 seçimlerinde de Türkiye’nin her yerinde Allah'ın izniyle milletimizin desteğiyle en iyi sonuçları alacağımızı ümit ediyoruz. Bu konuda çalışıyoruz, gayret gösteriyoruz. "

– "Türkiye dış politikada çok güçlü olmalı"

Kurtulmuş, daha sonra Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesine geçti. Burada Rektör Prof. Dr. Hüseyin Çiçek'ten bilgi alan Kurtulmuş, 21. yüzyılı insanlığın beklediği, barışın, esenliğin, adaletin, paylaşmanın insani gelişmelerin yaşanmadığı bir dönem olarak gördüklerini bildirdi.

Dünyada özellikle soğuk savaşın bitmesinden sonraki dönemde tam manasıyla bir belirsizliğin ortaya çıktığını vurgulayan Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Dünyanın hemen hemen hiçbir yerindeki hiçbir sorunu çözebilecek bir güce sahip olmayan bir dünya sistemiyle karşı karşıyayız. Kaldı ki bununla birlikte yeni emperyalizmin yeni tür savaşları diyebileceğimiz yeni savaşlarıyla tanışmaya başladık. Örneğin rekabet savaşları üzerinden terör örgütleri vasıtasıyla özellikle bizim içinde bulunduğumuz coğrafya ciddi bir altüst süreci yaşıyor. Ayrıca dünyanın her yerinde mesela Afrika’da yiyecek ekmeği, içecek suyu olmayan insanların arasında bir örgüt ortaya çıkıyor. O örgütün en temel özelliği de halklarının maalesef baskı altına alacak birtakım siyasi gelişmelere zemin hazırlamak oluyor. Dolayısıyla bir taraftan rekabet savaşları, bir taraftan özellikle Çin ve Amerika arasında baş gösteren ticaret savaşları giderek bunun daha yaygın hale gelmesiyle yaşayacağımız, yaşamakta olduğumuz ekonomik savaşlar yaşanıyor."

Yaşanan bütün bu kargaşanın, altüst oluşların merkezinde Türkiye'nin kilit taşı olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, "Dolayısıyla bu noktada Türkiye'nin çok güçlü olma mecburiyeti var. Türkiye ekonomik olarak çok güçlü olmalı. Teknolojide çok güçlü olmalı. Dünyayla rekabet edebilen markaları, dünyayla rekabet edebilen sektörleri olmalı. Türkiye ayrıca dış politikada çok güçlü olmalı. İçeride siyaseten birliğini dirliğini sağlamış, toplumsal bütünleşmesini kamil manada tamamlamış ve özellikle artık devlet millet kaynaşmasının ötesinde devlet ve milleti aynileştiği bir seviyeye çıkarmış olan bir Türkiye olma mecburiyeti vardır. " diye konuştu.

Yaşanan süreçte Türkiye serinkanlı bir şekilde stratejik bir akılla hareket ederek bütün bu meydan okumaların hepsini tersine çevirebilecek güce sahip olduğunu ifade eden Kurtulmuş, Türkiye'nin aynı zamanda dünyada hiçbir ülkenin sahip olmadığı önemli kartlara sahip olduğunu anlattı.

Kurtulmuş, Türkiye'nin dış politikada da söz sahibi olarak önemli bir güce sahip olduğunu belirterek şöyle devam etti:

"Avrupa Birliği üyeliğinden, NATO üyeliğinden, İslam İşbirliği Teşkilatı üyeliğinden Türk dünyasının bir parçası olmaya, Karadeniz Ekonomik İş Birliği teşkilatının bir parçası olmaya, Balkanlarda ve Kafkaslarda söz sahibi olan bir ülke olmaya, Asya’da ve Afrika’da millet varlığımızla temasa geçebilen, ayak izlerini takip edebilen bir ülke olmaya kadar birçok karta sahip olan bir ülkeyiz. Bunları inşallah daha ileri bir noktaya götüreceğiz. Bütün bu süreçlerde siyaset, sivil toplum, üniversiteler ve özellikle Türkiye'nin üretim alanlarının çok yoğun bir iş birliği içerisinde olması lazım. Ama çok şükür bugün geldiğimiz noktada Türkiye'nin her yerinde en ücra köşemizde fevkalede güzel üniversitelerimiz var. Bu üniversitelerimiz sayısal olarak herhalde 280'nin üstüne çıkmış vaziyette."

Üniversiteleri nitelik ve kalite olarak yukarıya çıkartmak mecburiyetinde olduklarını vurgulayan Kurtulmuş, bu konuda da son yıllarda önemli adımların atıldığını dile getirdi.

Konuşmaların ardından Rektör Çiçek, Kurtulmuş'a Milas ilçesine has el dokuması kilim hediye etti.

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?