Turkcell Gebze Veri Merkezi'ne giren askerlerin davası

KOCAELİ (AA) – Kocaeli'de, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında Turkcell'in Gebze Veri Merkezi'ne girerek, iletişimi kesmeye çalıştıkları iddia edilen 10'u tutuklu, 1'i firari 15 sanığın yargılandığı davanın görülmesine devam edildi.

Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada, daha önce meslekten ihraç edilen tutuklu sanıklar Gebze Jandarma Komutanı Yüzbaşı Abdülkadir Ö, üsteğmenler Arda U. ve Emrah E, teğmenler Bülent C, Mehmet Ö. ve Suat S, astsubaylar Mahmut K. ve Osman H, başçavuş Doğan Ç, eski öğretmen Vedat Ç. ile tutuksuz yargılanan astsubaylar C.A, İ.B. ve S.T. ile avukatlar hazır bulundu.

Duruşmaya, Cumhurbaşkanlığı adına avukat Serpil Esma Şahin de katıldı.

Meslekten ihraç edilen eski Kocaeli Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürü Albay S.T, tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya bağlanarak, sanıkların darbe girişimi sırasında yaşanan olaylar ve askeri teamüllere ilişkin sorularını yanıtladı.

Daha sonra tutuksuz sanık S.T, celse arası dosyaya ifadesi eklenen M.A.Ö. ve K.Y'nin beyanlarına ilişkin savunma yaptı.

Sanık S.T, 2012 yılında lise öğrencisiyken ders çalışmak için söz konusu yapının evlerine gittiğini belirterek, hakkında ifade veren M.A.Ö. ile de bu evde tanıştığını söyledi.

M.A.Ö. ile bir ay kadar aynı eve gittiklerini aktaran S.T, "Arkadaşlarla 4-5 ay boyunca bu eve gittik. Ders çalışıp, namaz kılıyorduk. Ayrıca dini içerikli videolar izliyorduk. Ancak izlediğim videolar arasında Fetullah Gülen'in videoları yoktu. Mayıs 2013'te babam vefat ettikten sonra bu eve gitmeyi bıraktım." diye konuştu.

S.T, örgütün evine gitmeyi bıraktıktan sonra tek başına askeri sınavlara hazırlandığını ve kimsenin yardımı ve müdahalesi olmadan sınavları kazandığını savunarak, şöyle devam etti:

"İntibak eğitimi sırasında beni o eve ilk çağıran Okan isimli kişi aradı, intibak eğitiminden sonra Kızılay'da buluşmayı teklif etti. Arkadaşım H.Ç. ile kabul ettik. Kızılay'da buluştuktan sonra Keçiören'de bir eve gidip sohbet ettik. Orada bize bundan sonra kendisiyle düzenli olarak görüşmemizi istedi. Biz de bir daha gelmeyeceğimizi söyleyip ayrıldık."

Hakimin, "Darbe girişimi öncesi binbaşı Ümit İpek'le İzmit'teki alışveriş merkezindeki buluşmanızda senin bu yapıyla olan münasebetinin bir ilgisi var mı?" şeklindeki sorusu üzerine sanık S.T, "Ümit İpek o buluşmada 'Hepimiz cemaatteniz' deyince ben de öyle bir şeyin olmadığını söyledim. Ancak benimle irtibata geçmesinin sebebi, geçmişte bu yapıyla olan münasebetim olabilir." ifadelerini kullandı.

– "Yapının evinde tanıştık"

Afyon'da tutuklu bulunduğu cezaevinden SEGBİS ile duruşmaya bağlanan tanık K.Y. de S.T. ile 2 yıl askeri okulda beraber okuduklarını söyleyerek, şunları kaydetti:

"S.T. çok sessiz biriydi, bu yapıyla bağı olduğuna dair bir davranışını görmedim. Sadece arkadaş ortamındaki bir konuşmada 'Bu da bizden' şeklinde bir sözün geçtiğini duydum. Bunu kimin söylediğini hatırlamıyorum. Bu beyanın yoruma dayalı olduğunu düşünüyorum."

Tanık M.A.Ö. de aynı cezaevinden duruşmaya katılarak, S.T. ile 2012'de örgütün evine gittiği dönemde tanıştığını anlatarak, bir ay kadar aynı eve gittiklerini ve ayrıldıktan sonra bir daha görüşmediklerini ileri sürdü.

S.T'nin örgütle ilişkisi konusunda başka bilgisi olmadığını belirten M.A.Ö, askeri okula gittiğinde S.T'yi orada gördüğünü fakat hiç iletişim kurmadıklarını savundu.

Söz verilen sanık ve avukatları, dosyaya eklenen deliller ve tanık ifadeleri doğrultusunda esas hakkındaki savunmalarını yapmak için süre istedi.

Cumhuriyet savcısı, atılı suçun niteliği ve mevcut delil durumu itibarıyla tutuklu sanıkların bu hallerinin devamına karar verilmesini talep etti.

Mahkeme heyeti, esas hakkındaki savunmalarını hazırlamaları için sanıklar ve müdafilerine süre verilmesini kararlaştırdı.

Tutuklu sanıkların bu hallerinin devamına karar veren mahkeme heyeti, duruşmayı 17 Eylül'e erteledi.

– Esas hakkındaki mütalaa

Cumhuriyet savcısı, 14 Mayıs'taki duruşmada açıkladığı mütalaasında, 10 tutuklu sanığın "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etmişti.

Tutuklu ve tutuksuz sanıklar için "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 7 yıl 6 aydan aydan onbeşer yıla kadar hapis cezası istenen mütalaada, ayrıca Vedat Çetin haricindeki tüm tutuklu sanıkların TCK'nın 116/2.4. ve 119/1 a, c. ve e. maddeleri gereğince cezalandırılmaları talep edilmişti.

– İddianameden

Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanıklar hakkında, "Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek" ile "cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek" suçlarından ikişer kez ağırlaştırılmış müebbet, "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan da 7 yıl 6 aydan onbeşer yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Advertisements

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?