Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay ITUC Kongresi'nde konuştu

ANKARA (AA) – Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, Uluslararası Sendikalar Konfederasyonunun (ITUC) Danimarka'nın başkenti Kopenhag'da düzenlenen 4. Dünya Kongresi'nde katılımcılara hitap etti.

Türk-İş'ten yapılan yazılı açıklamada göre, Atalay konuşmasında, terörün Türkiye'de ve dünyanın diğer bölgelerinde kötü ve çirkin yüzünü göstermeye devam ettiğini belirtti.

Bazı gelişmiş ülkelerin terör örgütlerine silah, moral, para ve akıl verdiğine işaret eden Atalay, "Sivil vatandaş ölmüş, güvenlik görevlisi ölmüş, çocuk ölmüş, kadın ölmüş bu ülkelerin umurlarında değil. Bu film dünyada bazı ülkelerde görülmeye devam etmekte. Suriye'yi, Irak'ı, Filistin'i, Yemen'i, gaddarca öldürülen gazeteci Kaşıkçı'yı gözünüzün önüne getirin." dedi.

Atalay, bazı ülkelerin çıkar uğruna dünyayı şiddete sürüklediğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Ülkemin sınırlarında terör örgütlerine binlerce tır dolusu silah vermeye devam ediyorlar. Bazı gelişmiş ülkeler terör örgütlerine silah satışını bırakmalı, tüm dünyada yoksulluğun ve adaletsizliğin ortadan kaldırılması için verilen mücadeleye destek olmalıdır. Örneğin bugün Yemen'de üç yılı aşkın süredir çatışmalar yaşanmaktadır. Ülkenin yüzde 85'i açlıktan ve hastalıktan dolayı yardıma muhtaç durumdadır. Her gün yüzlerce çocuk ölmektedir. Bunlara göz yummak ve yardımcı olmamak insanlık suçudur. Birlemiş Milletlere ve uluslararası topluma çağrıda bulunuyoruz. Daha ne bekliyorsunuz? Kendi çocuklarınız ve kendi yakınlarınızın daha huzurlu uyumalarını sağlamak istiyorsanız bu vahşete 'dur' deyin. Dünya yarım asırdır Filistin'de olanları seyretmekte. İnsan onuruna yakışır koşullarda çalışmak Filistin halkının en temel hakkıdır."

  • "Danimarka'nın nüfusuna yakın mülteciyi misafir ediyoruz"

Türkiye'nin devlet ve sivil toplum kuruluşları el birliğiyle Danimarka'nın nüfusuna yakın mülteciyi misafir ettiğini vurgulayan Atalay, bunun 3,5 milyonunu Suriyelilerin oluşturduğunu, geri kalanının dünyanın değişik ülkelerinden gelen mülteciler olduğunu söyledi. Tüm zorluklarına rağmen savaştan kaçan ve çocuklarına güvenle nefes alacakları bir yer arayan mültecilere karşı Türkiye'nin insani vazife yerine getirdiğini vurgulayan Atalay, "Uluslararası Sendikal Hareket olarak 'Mülteciler Hoş geldiniz' pankartları asıyoruz. Ne yazık ki bunu demokrasinin beşiği olan Avrupa ülkelerine dahi kabul ettirebilmiş değiliz." ifadesini kullandı.

Atalay, özellikle Amerika'nın tetiklediği ekonomik ve siyasi gerilim nedeniyle dünyanın, belirsiz bir geleceğe sürüklendiğini, aşırı milliyetçilik, yabancı düşmanlığı, açgözlülüğün hızla yükseldiğini ifade ederek, "Avrupa da bu ortamdan etkilenmekte ve maalesef sosyal modeli korumakta zorlanmaktadır. Satın alma gücü gerileyen çalışanlar, emekliler, dar ve sabit gelirliler, yaşanan ekonomik dalgalanmalardan olumsuz bir şekilde etkilenmektedir. İşçi ücretleri tüm dünyada gerilemektedir. Türkiye'de hali hazırda 3 milyon işsiz bulunmaktadır. Biz yeni ve kaliteli iş imkanları oluşturulmasını talep ederken, bazı şirketler konkordato ilan etmekte ve çalışanlarını işten çıkarmaktadır. Bu kabul edilebilir bir durum değildir." değerlendirmesinde bulundu.

Küresel düzeyde "ticaret savaşları" adı altında oynanan oyunları bildiklerini vurgulayan Atalay, "Türk-İş, her zaman olduğu gibi ekonomik bağımsızlıktan yana olacaktır. Ülkemizin birlik ve beraberliği için milletin yanında yer almaya devam edecektir. Çünkü sendikalar ile sivil toplum örgütleri özgürlük ve demokrasiden yana olmak mecburiyetindedir. Dünyanın neresinde olur olsun, darbelerin karşısında olmak gerekir. Terör örgütlerine karşı durmak biz sivil toplum kuruluşlarının asli görevidir. Bir ülkede terör varsa o ülkede sendikalardan bahsedemezsiniz." görüşlerini paylaştı.

Yapılan düzenlemelerle kamudaki taşeron işçilerin bir bölümünün kadroya alındığını anımsatan Atalay, buna karşın KİT'lerde kadro bekleyen taşeron işçiler bulunduğunu söyledi.

Fransa'daki akaryakıt zammı protestolarına da değinen Atalay, "Bu yılın 10 aylık bölümünde ülkeme 41 milyon turist geldi. Ama ülkemle ilgili yabancı televizyonlar kötü propaganda yapmaya devam ediyorlar. Bilinmeli ki Paris ne kadar güvenli ise Türkiye de o kadar güvenlidir." ifadelerini kullandı.

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?