“Türk Dış Politikasının Analizi: AB, Balkanlar ve Arap Coğrafyası” paneli

İSTANBUL (AA) – The International Interest Genel Yayın Yönetmeni Sami Hamdi, "Batı ile iletişim değil, ilişki kurulmalı. Bu da bire bir ilişkilerle geliştirilmeli. Söylem, 'Türkiye propagandası' olarak algılanacak biçimde kurulmamalı." dedi.

İbn Haldun Üniversitesi ile Londra merkezli düşünce kuruluşu The International Interest tarafından, "Türk Dış Politikasının Analizi: AB, Balkanlar ve Arap Coğrafyası" paneli düzenlendi.

İbn Haldun Üniversitesi Süleymaniye Yerleşkesinde düzenlenen panelin yönetimini İbn Haldun Üniversitesi Medya ve İletişim Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Taner Doğan yaptı.

Panelde konuşan The International Interest Genel Yayın Yönetmeni Sami Hamdi, Türkiye'nin Avrupa Birliği ve özellikle Ortadoğu'da yeni bir söylem geliştirmesi gerektiğine dikkati çekti.

Hamdi, Avrupa'da Türkiye deyince İslamofobik bir söylem ve algının oluşmaması için Avrupalılar ile konuşurken ve onlarla iletişim kurarken, Türkiye'nin doğru kişileri, doğru grupları ve doğru kitleleri seçmesi gerektiğini söyledi.

Türkiye'nin yeni bir söylem geliştirirken, Batılı kurumlarla çok daha yakın ilişki kurmasının önemini vurgulayan Hamdi, "Ancak bunu yaparken, 'güvenli' alanda kalmamak gerekiyor. Batı ile iletişim değil, ilişki kurulmalı. Bu da bire bir ilişkilerle geliştirilmeli. Söylem, 'Türkiye propagandası' olarak algılanacak biçimde kurulmamalı." görüşünü dile getirdi.

Sami Hamdi, Türkiye'nin Arap halklarıyla yakın ilişkiler kurmasının, Arap liderleri tarafından bir "tehdit" olarak algılandığı değerlendirmesinde bulundu.

Ekonomist Ali Sungur Aric ise ekonomide asıl önemli olanın kur değil, istikrar olduğunu belirterek, "Yatırımcılar için kurun hızlı şekilde inip yükselmesi ikincil bir kriterdir. Yabancı yatırımcı, kurdan çok ekonominin diğer bileşenlerine bakar ve yatırım yapılacak ülkedeki istikrarın kalıcılığını test eder. Yani algıya ve ekonomideki gerçek dinamiklere bakılır. Sonuçta algı bir neden, enflasyon ve kur bir sonuçtur. Ben 2-3 yıl içinde yatırımcının durumunun çok daha düzeleceğine inanıyorum." diye konuştu.

İbn Haldun Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanı Doç. Dr. Talha Köse, son dönemde yaşananların, Türkiye dış politikasını nasıl etkilediğini ve değiştirdiğini anlattı. Söylemin önemli olduğunu belirten Köse, şunları kaydetti:

"2002'deki Türkiye modeli algısı, yine Batı'nın yarattığı bir algıydı. Çünkü Türkiye, o dönemde Batı gibi olmak isteyen bir ülke olarak algılanıyordu. Hal böyle olunca, Türkiye modelinin algısında hiçbir sorun yoktu. Yani Türkiye modeli, Batı'nın çıkarlarına uyduğu için tehdit olarak algılanmıyordu. Ancak Türkiye bugün, Batı ile eşit bir ilişki kurmak isteyen bir ülke olduğu için, Türkiye modeline yönelik sempatiklik tamamen bir tehdit algısı, İslam karşıtlığı ve otoriterleşme ile açıklanmaya başladı."

Londra SOAS Üniversitesi Siyaset ve Uluslararası Çalışmalar Bölümünden Dr. Behar Sadriu de Balkanlar genelinde Türkiye'nin yaptığı önemli işleri çok daha iyi anlatması için "siyasi olarak utangaç" davranmaması gerektiği görüşünü ifade etti.

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?