“Türk bestecileri opera bestelemeleri için teşvik etmeliyiz”

ANKARA (AA) – BURCU ÇALIK – Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Opera ve Balesi (DOB) Genel Müdürü ve Genel Sanat Yönetmeni Murat Karahan, yerli eser üretimini artırmak için bestecileri üretime yönlendirmenin önemine dikkati çekerek, "Türk bestecileri, opera bestelemeleri için teşvik etmenin yollarını arayacağız. Bestecilere maddi bir motivasyon sağlanması gerektiğini düşünüyorum." dedi.

Karahan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, opera ve balede yerli eser üretimini artırmak üzere yürüttükleri çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Geçen aylarda Türk bestecilerle bir toplantı gerçekleştirildiğini anımsatarak, bu çalışmaların devam edeceğini anlatan Karahan, "Bestecilerimiz bizim değerlerimiz. Onlar Türk müzik tarihine her zaman yol vermiş, yön vermiş en büyük değerlerimiz. Onlardan yararlanmak bizim için büyük bir şans, çok önemli." değerlendirmesinde bulundu.

Türk bestecilerin katkılarına, desteklerine her zaman ihtiyaç duyduklarını vurgulayan Karahan, şunları belirtti:

"Türk bestecileri, yeni bir anlayışla ele alarak, opera bestelemeleri için teşvik etmenin yollarını arayacağız. Bestecileri teşvik de etmek gerekiyor. Çünkü dünyada tarihe de baktığımız zaman hiçbir opera öylece yazılmamıştır. Ismarlanarak yazılmıştır, istenmiştir. İşte o emeğin karşılığını verebilecek bir teşvik imkanları yaratırsak bestecilerimizi de böylelikle üretmeye yönlendirebiliriz. Bestecilere maddi bir motivasyon sağlanması gerektiğini düşünüyorum. Bunu tabii nasıl işlevsel hale getiririz, sponsorluklarla mı, başka yöntemlerle mi yaparız ama mutlaka bizim bestecilerimizi de üretime teşvik etmemiz gerekiyor."

– "Opera zenginlerin değil halkın sanatıdır"

DOB Genel Müdürü Karahan, opera ve balede sponsor desteğinin önemine dikkati çekerek, dünyanın her yerinde operanın zor bir sanat olduğuna değindi.

Karahan, "Opera zenginlerin sanatı değildir ama zengin bir sanattır. İçinde her şeyi barındıran kendisi zengin bir sanattır. Ama zenginlerin sanatı değil halkın sanatıdır. Halkın her kesimine hitap eder." diye konuştu.

Opera ve balenin kendisinden yararlanmak isteyen halkın her kesimine açık olduğunu vurgulayan Karahan, tüm vatandaşları temsillere büyük bir heyecan ve mutlulukla beklediklerini ifade etti.

Karahan, "Bozmak istediğim ezberlerden biri de 'Operayı halka indireceğiz, halkı operaya çıkartacağız.' Kimse aşağıda veya yukarıda değil. Halkımız da çok yüksekte, opera da çok yüksekte bir sanat. Onları bulundukları yükseklikte sadece bir araya getireceğiz. Bu ayrıştırıcı söylemlerden uzak durmak gerekiyor. Bu ezberleri bozmanın çok önemli olduğunu düşünüyorum." dedi.

– "Henüz kapımızı büyük firma anlamında çalan olmadı"

Operayla, çok sesli müzikle tanışmamış vatandaşları bu sanatla tanıştırmaya çalıştıklarını dile getiren Karahan, bu noktadan devlet desteğinin şart olduğunu anlattı.

Bütün faaliyetleri devletin verdiği bütçe doğrultusunda hayata geçirdiklerini aktaran Karahan, şöyle devam etti:

"Fakat faaliyetlerimizi kolaylaştırmak, özellikle festivallerde elimize gelenden daha da fazlasını verebilmemiz için sponsorlara ihtiyacımız var. Ben artık bu dönemde sponsorların bu sanatın, festivallerimizin gelişmesine bir katkıda bulunacağına inanıyorum. Artık bu taşın altına ellerini koyacaklarına inanıyorum, inanmak istiyorum. Mesela bir Aspendos Opera Festivali'ne destek verdiğiniz zaman dolaylı olarak aslında Antalya'ya, turizme, oradaki otellere, orada turizmin yaşamasına destek veriyorsunuz. Bunlar birbirini bağlayan şeyler. O yüzden bizim her zaman bu tarz sponsorluklara kapımız açık, bekliyoruz. Henüz kapımızı büyük firma anlamında çalan olmadı. Ama ufak ufak sponsorluklarımız oluyor, eksik olmasınlar, firmalar tarafından. Biz büyük bir heyecanla bekliyoruz."

– "Türk Operası' markasını yaratma hayalim var"

Opera ve balenin üniversal sanatlar olduğuna dikkati çeken Karahan, "Benim 'Türk Operası' markasını yaratma hayalim var. Bunun iki ayağı bulunuyor. Bir tanesi dünyaca klasikleşen üniversal eserleri dünya standartlarında en yüksek şekilde icra edebilmek. Yani bu eserleri dünya ölçeğinde icra eden kurumlar haline gelmek. İkinci olarak ise sanatsal anlamda eser, ekol bazında bir Türk operası yaratmak." diye konuştu.

Türkiye'nin binlerce yıllık kültür birikimiyle, tartışmasız bir şekilde, dünyanın en zengin melodik yapısına sahip olduğunu vurgulayan Karahan, bu yerel dokudan beslenerek üniversal formlarda eserler yaratmanın önemine işaret etti.

Karahan, yerel ve üniversal dokuyu birleştirirken bir "altın oran" bulunduğunu, ne çok fazla yerel dokuya ne de çok fazla üniversal dokuya kaçmanın doğru olmadığını anlattı. Bu iki unsurdan eşit miktarda yakalamak gerektiğini belirten Karahan, bu minvalde eserler ortaya konulduğunda "Türk Operası" markasının da oluşacağını kaydetti.

DOB Genel Müdürü Karahan, "Belki de Türkiye'nin tanıtım reklamlarında 'Turkey's Opera' diye de geçebiliriz mesela, neden olmasın." ifadelerini kullandı.

– "Konserler serisi yapmayı planlıyorum"

Kültür ve Turizm Bakanlığıyla uluslararası anlamda tanıtıma yönelik ortaklaşa çalışmalarının bulunduğunu dile getiren Karahan, dünyanın çeşitli ülkelerinde karşılılıklı "kültür yılı" anlaşmaları çerçevesinde konser ve sanatsal faaliyetler düzenlediklerini anımsattı.

Bu faaliyetlerde gerçek anlamında Türkiye'nin kültürel, müziksel tanıtımını yapabilecek projeler üzerinde çalıştıklarını anlatan Karahan, şunları kaydetti:

"Türk-Çin, Türk-Japon, Türk-Rus kültür yıllarımız var, karşılıklı gidip geleceğiz. Kısmet olursa ocak ayında Rusya'daki Bolşoy Tiyatrosu'nda olacağız. Kasım'da Londra'ya gideceğiz. Burada bir konser serileri öngörüyoruz. Benim biliyorsunuz yerel müziği seslendirdiğim bu tarz konserlerim oluyor ve bu konuda bir proje hazırlıyorum. Mesela bir zaman tüneli içerisinde Türk müziğini anlatacağım konser programı. Filarmoni orkestramızla beraber konsere çıkacağız ve Türk müziğinin gelişimini sırayla eserler bazında anlatacağız."

Konserin Hacı Arif Bey'in eserlerinden başlayarak, Aşık Veysel gibi usta ozanların, aşıkların, sanatçıların eserlerini ve tanıtımlarını içerisine alarak bugüne kadar uzanacağını dile getiren Karahan, "Münir Nurettin Selçuk, Neşet Ertaş'la giderek Cumhuriyet dönemine, Adnan Saygun'lara geleceğiz. Sonra da belki Sezen Aksu'ya kadar uzanabileceğimiz bir yelpazede hem sanatçıların, bestecilerin hikayelerini ve konuları İngilizce sunarak, arkasından da filarmoni orkestrası eşliğinde bunları icra ederek yurt dışında gerçek anlamda bir tanıtım sağlayacak konserler serisi yapmayı planlıyorum." ifadelerini kullandı.

Karahan, Türkiye'nin konserler serisiyle kültürel ve müziksel tanıtımının ilk olarak Çin, Japonya, Rusya, İngiltere gibi ülkelerde planlandığını bildirdi.

– Operada "Ayşe" sürprizi

DOB Genel Müdürü Karahan, operada bu yılın en büyük süprizlerinden birinin de ilk kez sahneye taşınması planlanan yeni bir operet olduğunu dile getirdi.

Bu operetin bütün izleyicilerde çok büyük heyacan yaratacağına inandığını aktaran Karahan, "Muhlis Sabahattin Ezgi'nin 'Ayşe' opereti var. İnanılmaz müzikler, tam bizim yerli motiflerimizle dolu. Bugüne kadar hiç kullanılmamış. O kadar güzel bir müzik ki… Henüz kesinleştirmedik ama çalışmalarımız devam ediyor. Yeni sezonun en büyük sürprizlerinden biri bu olabilir; Ayşe'yi de ilk kez sahnelemeyi planlıyoruz." ifadesini kullandı.

Murat Karahan, bu eserin zamanında radyoda yapıldığını ve Zeki Müren'in söylediğini aktardı.

– "DOB kapatılıyor" iddiaları

Karahan, "Devlet Opera ve Balesi kapatılıyor" yönündeki iddiaların doğru olmadığına dair daha önce açıklama yaptığını anımsatarak, konuya iyi niyetli yaklaşanların bu açıklamayı dikkate aldığını ve kurumun kapanmadığını gördüklerini dile getirdi.

Diğer yaklaşımların da "kötü niyetli" olduğuna inanmak istemediğine işaret eden Karahan, "Biz en başından itibaren devletimizin bu güzide, köklü kurumların faaliyetlerine aynı şekilde hatta eskisinden daha da büyük bir heyecan, başarı ve keyifle devam edeceğini söyledik. Bu şekilde de devam ediyor. Bunlar bazen yaşanabiliyor. Bazı dostlarımız belki kendilerine durumdan vazife çıkarmak istiyorlar ama gerçekler ortada." dedi.

Karahan, daha güçlü bir şekilde yola devam edeceklerini sözlerine ekledi.

Advertisements

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?