“Tam üyelik ortadan kalkarsa Türkiye'nin yaklaşımı farklı olur”

İSTANBUL (AA) – İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, AB'nin Türkiye'ye ihtiyaç duyduğu birçok konuda en ideal ortaklığın tam üyelik perspektifinde gerçekleşebileceğini belirterek, "Tam üyelik perspektifi ortadan kalkarsa, Türkiye'nin AB'ye bakışı ve yaklaşımı da farklı olur." ifadesini kullandı.

Zeytinoğlu, AB Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Johannes Hahn'ın "Türkiye ile AB üyelik müzakerelerinin tamamen durdurulması" yönündeki beyanatı üzerine yazılı açıklama yaptı.

Bugüne kadar Türkiye ile müzakere sürecini savunan bir kurum olan Avrupa Komisyonu'ndan böyle bir açıklama gelmesini "son derecede talihsiz bir gelişme" olarak nitelendiren Zeytinoğlu, şunları kaydetti:

"AB Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Johannes Hahn'ın Die Welt gazetesine yaptığı açıklamaları son derecede talihsiz buldum. Hahn, Türkiye ile üyelik müzakerelerinin tamamen sonlandırılması ve bunun yerine yeni bir süreç geliştirilmesini salık veriyor. Bugüne kadar Türkiye ile müzakerelerin kesilmesini Avusturya gibi bazı üye devletlerden ve siyasetçilerden duymuştuk. Ancak AB’nin yürütme organı olan Avrupa Komisyonu bu konuda müzakereleri devam ettirme yönünde bir yaklaşım sergilemişti. Geçtiğimiz nisan ayında Avrupa Komisyonu'nun Türkiye raporunun açıklanması sırasında da kriterleri yerine getirmesine bağlı olarak Türkiye için kapının açık olduğu mesajı verilmişti. Komisyonun AB mimarisinde özel bir konumu var. Komisyonun, AB hukukunun gözeticisi, 'antlaşmaların bekçisi' olduğunu söylüyoruz. Böyle bir konumdaki bir kurumdan Türkiye ile ilişkilerin kurumsal ve hukuki yönlerini dikkate almayan bir açıklama gelmesi endişe verici."

– "AB sürecinde daha fazla zaman kaybetmeden ilerlemeliyiz"

Ayhan Zeytinoğlu, Türkiye için tam üyelik dışında bir alternatifin düşünülemeyeceğini vurgulayarak, Hahn'ın tam üyelik müzakerelerinin kesilmesini ve bunun yerine farklı bir ilişkinin geliştirilmesini önerdiğini, söz konusu teklifin akla "imtiyazlı ortaklık" ve "stratejik ortaklık" gibi modelleri getirdiğini belirtti.

2004 yılından beri bu tür önerileri zaman zaman duyduklarını aktaran Zeytinoğlu, "Ancak imtiyazlı ortaklık denilen ilişkinin bugüne kadar bir türlü içi doldurulamadı. Türkiye, 1963 Ortaklık Anlaşması esasında zaten AB'nin ortağıdır. Türkiye için bu saatten sonra yegane hedef tam üyeliktir. Alternatifi yoktur. Terörle mücadeleden dış politikaya, ticaretten enerjiye kadar AB'nin Türkiye’ye ihtiyaç duyduğu birçok konuda en ideal ortaklık tam üyelik perspektifinde gerçekleşebilir. Tam üyelik perspektifi ortadan kalkarsa Türkiye'nin AB’ye bakışı ve yaklaşımı da farklı olur." ifadelerini kullandı.

Zeytinoğlu, Hahn’ın açıklamalarının Türkiye için uyarıcı nitelikte olması gerektiğini belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Türkiye ile müzakerelerin durdurulması açıklamasının genişleme müzakerelerini yürütmekle sorumlu bir yetkiliden gelmesi endişe verici. Türkiye olarak daha fazla vakit kaybetmeden süreci canlandırmaya yönelik adımları atmamız gerektiğini ortaya koyuyor. AB ile süreç iki yıldır ilerlemiyor. Artık 1-2 yıl daha kaybetmeye tahammülümüz yok. Gerek hukuk reformu alanında atılacak adımlar gerekse diplomatik girişimler ile AB sürecini tekrar rayına oturtmayı hedeflemeliyiz."

Advertisements

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?