Avusturya’da okullarda başörtüsü yasağı

VİYANA (AA) – Avusturya’da aşırı sağcı hükümetin, ilkokullarda başörtüsünü yasaklayan yasa tasarısı, salt çoğunlukla basit yasa olarak meclisten geçti.

İlkokullarda başörtüsünü yasaklayan yasa tasarısını, anayasa hükmünde kanun olarak meclisten geçirmeyi hedefleyen aşırı sağcı hükümet, özellikle muhalefette yer alan Sosyal Demokrat Parti (SPÖ) ve Yeni Avusturya Partisi’nin (NEOS) yasağa karşı oy kullanması nedeniyle, basit kanun olarak geçmesini sağlayabildi.

Sebastian Kurz liderliğindeki aşırı sağcı hükümetin üçüncü kez meclise taşıdığı yasa tasarısı, anayasa hükmünde kanun olarak çıkartılamadı. Basit yasa olarak mecliste kabul edilen başörtüsü yasağı için Anayasa Mahkemesinde iptal başvurusu yapılabiliyor.

  • Müslümanlara yönelik ayrımcılık

"İlkokul öğrencilerinin 10 yaşına kadar, başlarını örtecek şekilde dini inançları temsil eden kıyafetleri giymesi yasaklanmıştır.” ifadesine yer verilen yasa metninde, İslam ve Sihizm inancına mensup çocukların diğer dini gruplardan ayrıştırılması tepkilere neden oldu.

Aşırı sağcı hükümet, başörtüsü yasağının çocukların uyum sürecine hizmet etmesi amacıyla hayata geçirilmek istendiğini savunurken, halihazırda neredeyse bütün okullarda bulunan Hristiyanlara ait haç sembolünün yasaklanmaması ve Yahudilerin kullandığı Kipa’nın yasağın dışında tutulması, Müslümanlara yönelik uygulanan ayrımcılığın en önemli göstergesi olarak yorumlandı.

Yasağın yürürlüğe girmesinin ardından yasaya uymayan aileler, 440 avroya kadar para cezasına çarptırılabilecek.

Avusturya İslam Cemaati (AİC) Başkanı Ümit Vural, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, ramazan ayında hükümetin ayrımcılık içeren bir yasayı hayata geçirmek istemesine tepki gösterdi.

Vural, başörtüsünün İslam dinine ait bir uygulama olduğunu, bu durumun inanç özgürlüğü çerçevesinde ele alınması gerektiğini vurgulayarak, "Her ne sebeple olursa olsun başörtüsünün yasaklanması Avusturya’daki Müslümanların din özgürlüğüne yapılmış doğrudan bir saldırıdır." görüşünü paylaştı.

İslam Cemaati'nin başörtüsü yasağına karşı tutumunun çok açık olduğunu ifade eden Vural, "Söz konusu uyum karşıtı ve uyumu bozan yasa tasarısının yürürlüğe girmemesi için hükümete karşı her yasal yola başvuracağız." değerlendirmesinde bulundu.

“Müslüman eleştiride bulunduğu zaman siyasal İslamcı olarak damgalanıyor”

VİYANA (AA) – Avusturya İslam Cemaati Başkanı (AİC) Ümit Vural, bir Müslüman'ın açık şekilde eleştiride bulunduğunda siyasal İslamcı ya da aşırıcı grup üyesi olarak damgalandığını belirterek, "Siyasal İslam, Müslümanlara saldırmak amaçlı kullanılan, içi boş ve popülist bir savaş ifadesi olarak ortaya çıkıyor." dedi.

Başkent Viyana'da AİC tarafından düzenlenen, dünyanın çeşitli üniversitelerinden akademisyen ve araştırmacıların katıldığı "Siyasal İslam'ı Tanımlamak" sempozyumunda Batılı ülkelerde açık şekilde tanımı yapılmamış, "siyasal İslam" ifadesinin Müslümanlar üzerindeki baskıyı attırıcı ve gündelik yaşamı sınırlayıcı unsur olarak kullanılmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.

AİC Başkanı Vural, yaptığı konuşmada, İslam Cemaati olarak ülkede son yıllarda bilimsel temelden yoksun, hoyratça kullanılan "siyasal İslam" ifadesinin, siyasetçilerin eline bırakılmadan uzmanların değerlendirmeleri doğrultusunda anlaşılmasını hedeflediklerini söyledi.

Vural, "Ülkede bir Müslüman açık bir şekilde eleştiride bulunduğu zaman hemen siyasal İslamcı ya da aşırıcı bir grup üyesi olarak damgalanıyor. Eğer bir kişi, kurum ya da organizasyona yönelik suç duyurusunda bulunduğunuz zaman çok daha kötü yaklaşımlar gözlemliyorsunuz. Siyasal İslam, Müslümanlara saldırmak amaçlı kullanılan, içi boş ve popülist bir savaş ifadesi olarak ortaya çıkıyor." şeklinde konuştu.

Özellikle topluma karşı sorumluluğu olan siyasi isimlerin, Müslümanları siyasal İslamcı diye tanımlamasının ciddi kaygıya yol açtığına dikkati çeken Vural, İslam Cemaati olarak ülkede yapıcı çözümler bulmak için çaba sarf ettiklerini vurguladı.

Vural, siyasi enstrüman ve pervasızca saldırı unsuru olarak kullanılan "siyasal İslam" ifadesinin bilimsel temelde daha doğru yorumlanması için çalıştıklarını anlattı.

  • "ABD'de terör saldırılarından dolayı Müslümanlar suçlandı"

Georgetown Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve İslam Teolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Profesör John Esposito da ABD'deki 11 Eylül saldırısı öncesinde İslam’ın Batı'da görünür olmadığını, İslami ülkelerden gelen insanların Libyalı, Mısırlı diye adlandırıldığını, saldırı sonrasında bu durumun ciddi oranda değişiklik gösterdiğini söyledi.

ABD’de "siyasal İslam", ifadesinin "siyasette varlık gösteren İslam olarak" tanımlandığını ancak daha sonra bu ifadenin olumsuz yöne evrildiğine işaret eden Esposito, Mısır ve Suudi Arabistan gibi kimi Müslüman ülkelerin de tehlikeli olarak gördükleri bazı gruplara yönelik bu ifadeyi kullandıklarına dikkati çekti.

Esposito, özellikle ana akım medyanın ABD’de "siyasal İslam" ifadesini olumsuz anlamda kullanmasının belirleyici rol oynadığını vurgulayarak, "Radikal grupların gerçekleştirdiği saldırılardan Müslümanlar suçlandı ve masum olduklarını ispat etmeleri istendi." değerlendirmesinde bulundu.

ABD Başkanı Donald Trump yönetiminde birçok İslam karşıtı ismin, "İslam’ı bir dinden ziyade siyasi bir ideoloji olarak göstermeye çalıştığını, siyasi bir ideolojinin aşırıcı ve terörist eylemler yapabileceği düşüncesinin yaygınlaştırılmak" istendiğinin altını çizen Esposito, "Böylelikle ülkede yaşanan sorunların sorumlusu olarak başkalarını göstermek ve ABD vatandaşlarını buna ikna etmek kolaylaşıyor." şeklinde konuştu.

Yeni Zelanda’daki iki camiye yönelik terör saldırısına karşı tepkiler

VİYANA (AA) – Avusturya’da bir grup gösterici, Yeni Zelanda’da iki camiye düzenlenen terör saldırısına yol açan Müslüman karşıtı ve ırkçı söylemlere dikkati çekmek için gösteri düzenledi.

Yeni Zelanda’nın Viyana Büyükelçiliği önünde toplanan göstericiler, İslamiyet düşmanı ve ırkçı kişilerce katledilen 49 Müslüman'ın anısına, büyükelçilik önüne çiçek bıraktı.

Gösteriyi düzenleyenlerden Muhammed Yüksek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, birlikte yaşamayı imkansız kılan, toplumları ayrıştıran ırkçılığa karşı bir duruş sergilemek üzere bu gösteriyi gerçekleştirdiklerini söyledi.

Yüksek, Avrupa’da yaşamın her alanında hissedilen aşırı sağcı ve Müslüman karşıtı söylemin en çirkin yüzünün, Christchurch’de ortaya çıktığını belirterek,"Christchurch’de yaşananların tekrarlanmaması için her türlü ırkçılık, aşırıcılığa karşı sesimizi yükseltmememiz gerekiyor." dedi.

  • İslam Cemaati'nden hükümete çağrı

Avusturya İslam Cemaati Başkanı (İGGÖ) Ümit Vural da yaptığı konuşmada, terör saldırısında yaşamını yitirenlerin yakınlarına baş sağlığı, yaralılara şifa dileğinde bulunarak saldırıyı sert bir şekilde kınadıklarını dile getirdi.

Vural, nefret söylemi ve kışkırtıcılığın, şiddet ve terörü ortaya çıkardığına dikkati çekerek, camilere yönelik terör saldırılarının, bunun en açık örneği olduğunun altını çizdi.

Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz’un da Yeni Zelanda’daki saldırıları kınadığını hatırlatan Vural, “Bu, elbette ki önemli ancak yeterli değil. Biz hükümete, Müslümanlara yönelik kullanılan ayrıştırıcı ve kışkırtıcı söylem ve eylemlerle arasına açık bir mesafe koyması çağrısında bulunuyoruz.” diye konuştu.

Sanatçı Magdalena Friderica Wachter-Stanfel de ailesinin Nazi zulmünden kaçarak Yeni Zelanda’ya yerleştiğini ve kendisinin bu ülkede doğduğunu belirterek, Nazi ve ırkçı söylemin, Avrupa’dan çok uzaklarda bile etkisini göstermesinden duyduğu üzüntüyü dile getirdi.

Stanfel, dünyaya yayılan nefret söylemi nedeniyle meydana gelen terör saldırısına tepki göstermek üzere gösteriye katıldığını vurgulayarak, özellikle hükümetin artık Neonazi ve ırkçı söylemlere yakın kişilerle arasına mesafe koyması gerektiğini kaydetti.

Muslim leader in Austria slams change to report cards

              By Askin Kiyagan</p>  <p>VIENNA (AA) - A Muslim leader in Austria expressed shock Friday over a change in the title of elective courses on Islam in school report cards to “IGGO”, the abbreviation for the Islamic Religious Community of Austria.</p>  <p>&quot;The institution or organization that represents the religion is not addressed in the course, but the religion itself, and the name of that religion is Islam,” Umit Vural, the head of IGGO, told Anadolu Agency. </p>  <p>Vural stressed that the titles of representative bodies for other religious communities such as the Jewish or Christian communities are not used in school report cards in Austria.  </p>  <p>The Austrian authorities and Ministry of Education have yet to comment on the issue.</p>  <p>After an extreme right-wing coalition came to power in Austria, harsh practices regarding foreigners and immigrants, especially Muslims, came into effect. </p>  <p>The government, which recently imposed a ban on headscarves in kindergartens, also aims to implement the ban in primary schools.

Avusturya İslam Cemaatinden hükümete tepki

VİYANA (AA) – Avusturya İslam Cemaati (İGGÖ) Şura Başkanı Ümit Vural, aşırı sağcı hükümetin cami kapatma ve imamları sınır dışı etme kararına tepki göstererek, "Avusturya İslam Cemaati, hükümetin gelecekte düşünmeden yaptığı eylem ve şovlarla Müslümanları damgalamasına kararlılıkla karşı çıkılacaktır." ifadesini kullandı.

İGGÖ’den yapılan yazılı açıklamada, önceki gün toplanan şura konseyinin, Avusturya İslam Cemaatinin değişen şartlar karşısında kapsamlı bir reform sürecine girdiği belirtildi.

Açıklamada, İGGÖ Başkanı İbrahim Olgun'un, "İGGÖ ve organları toplantıdan güçlenerek ve uyum içerisinde çıkmıştır." görüşü yer aldı.

Şura Konsey Başkanı Ümit Vural da hükümetin camilerin kapatılması ve imamların sınır dışı edilmesine yönelik girişiminin kendilerini derinden sarstığına dikkati çekerek, "Avusturya İslam Cemaati, hükümetin gelecekte düşünmeden yaptığı eylem ve şovlarla Müslümanları damgalamasına kararlılıkla karşı çıkılacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

Avusturya’da hükümet, geçen ay biri Türklere ait 7 caminin kapatılması ve çok sayıda imamın sınır dışı edilmesi yönünde karar almıştı.

Türklere ait cami, 13 Haziran'da eksiklerin giderilmesinin ardından yeniden ibadete açılmıştı. İmamlara ilişkin süreç ise devam ediyor.