Türkiye İhracat Katkı Endeksi

İSTANBUL (AA) – Türkiye Seramik Federasyonu desteği ile ekonomistler tarafından hazırlanan Türkiye İhracat Katkı Endeksi'nin 2018 yılı ikinci çeyrek verileri açıklandı. Endekse göre, 17 sanayi sektörü arasında inşaat seramikleri 27,88’lik oranla ihracata katkı oranı en yüksek sektör oldu.

Türkiye Seramik Federasyonu açıklamasına göre, sanayi sektörlerinin Türkiye dış ticaretine katkı değerlerinin ölçümlenmesi amacıyla Türkiye Seramik Federasyonu desteği ile ekonomistler tarafından hazırlanan "Türkiye İhracat Katkı Endeksi"nin 2018 yılı ikinci çeyrek verileri açıklandı.

Endekse göre, seramik sektörü Türk ekonomisine sağladığı katma değer ile 17 sektör arasında yine ipi göğüsleyen sektör oldu. Dördüncüsü kamuoyuna açıklanan endekse göre; Türkiye sanayinin ihracata olan genel katkı oranı 0,78 puan ile hemen hemen aynı kalırken, 12 sanayi kolunun katkı oranları bir önceki çeyrek döneme göre iyileşme gösterdi. 5 sanayi kolunun katkı oranında ise düşüş yaşandı.

2018 yılı ikinci çeyrek dönemi, gerek yurt içinde gerekse yurt dışında oldukça zorlu koşulların yaşandığı bir süreci kapsıyor. İnşaat seramikleri ise bu dönemdeki zorlu koşullara rağmen ihracat katkı oranını en çok artıran sektör olmayı başardı. 2018 yılı ikinci çeyrek katkı endeksi verileri itibariyle en yüksek ihracat katkı oranını 27,88 ile yine inşaat seramikleri gerçekleştirdi.

İnşaat seramikleri bir önceki çeyrek döneme göre 1,38 puan artışı da sağladı. İnşaat seramikleri katkı oranı son beş çeyrek dönemdeki istikrarlı artışıyla da ihracata olan net katkısını sürdüren sektör oldu.

Birinci çeyrek itibariyle 17 sanayi kolu içerisinde ihracata katkı oranı pozitif olan 10 sektör bulunuyor. İnşaat seramikleri sonrası en yüksek katkı oranına sahip iki sektör 8,44 ile giyim eşyaları ve 4,04 ile mobilya sektörü oldu. Bu iki sektörün bir önceki çeyrek dönemle kıyaslandığında yerini koruduğu görülüyor.

-Motorlu kara taşıtlarında düşüş var

En yüksek ihracat gerçekleştiren motorlu kara taşıtları sanayinin katkı oranı ikinci çeyrekte 1,37’ye inerken, tekstil sanayi 1,64’e geriledi. Metal eşya sanayi ise 1,94’e yükseldi. Bununla birlikte 7 sanayi kolunun ihracat katkı oranları ikinci çeyrekte negatif oldu. En yüksek negatif oran 0,15 ile elektronik ve bilgisayar sanayinde gerçekleşti.

Türkiye sanayinin genel katkı oranı geçen yıl üçüncü çeyrekte de 0,71’e geriledikten sonra dördüncü çeyrekte yeniden 0,74’e çıkmış, 2018 yılı ilk çeyrekte ise 0,79’a yükselmişti. 2018 yılının ikinci çeyreğinde ise katkı oranı 0,78 olarak gerçekleşti.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Türkiye Seramik Federasyonu Başkanı Erdem Çenesiz, 2018 yılı ikinci çeyrek döneminde içeride ve dışarıda oldukça zorlu koşullar ortaya çıktığını belirterek, "İnşaat Seramikleri sektörü bu zorlu koşulların yaşandığı 2018 yılı ikinci çeyrek döneminde net ihracat katkısını en çok artıran sektör oldu. Sektörün ihracat katkı oranı bir önceki çeyrek döneme göre 1,38 puan artarak 27,88’e yükseldi ve ihracata en çok katkı sağlayan sektör olarak liderliğini sürdürdü. Bu artış sektörün yurt içi ve yurt dışı rekabet gücünün her türlü olumsuz koşulda dahi artmakta olduğunu gösteriyor." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye ekonomisinde sürdürülebilir bir büyüme ve gelişme için iki temel ihtiyaç bulunduğunu dile getiren Çenesiz, "Bu iki temel ihtiyaç daha yüksek katma değer sağlanması ile daha yüksek ihracat yapılarak net ihracat fazlası elde edilmesidir. Ekonomide üretim ve ihracatta daha yüksek katma değer ile net ihracatı sağlayacak olanlar ise sanayi sektörleridir. Net ihracat aynı zamanda yüksek katma değerli üretim yapıldığını da göstermektedir, nitekim ihracatın ithalattan yüksek olması sektörlerin rekabet gücünü ve bunu sağlayan katma değeri yansıtmaktadır. Sanayi sektörleri katma değer ve net ihracat yaratma güçleri ve potansiyellerine göre ölçülmeli ve desteklenmelidir." ifadelerini kullandı.

Advertisements

“Yeni dönemde üretim, ihracat ve istihdamı artıracağız”

İSTANBUL (AA) – Türkiye Seramik Federasyonu Başkanı Erdem Çenesiz, Cumhurbaşkanı ve 27. Dönem Milletvekili Genel Seçimi sonuçlarına ilişkin, "Bu yeni dönemde seramik sektörü olarak üretim, ihracat ve istihdamımızı artırarak reel ekonomiye sağladığımız katkıyı büyüteceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

Erdem Çenesiz, Cumhurbaşkanı ve 27. Dönem Milletvekili Genel Seçimi sonuçlarına ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye'nin beklediği Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk seçimini yüzde 87’lik tarihi bir katılım oranıyla başarıyla gerçekleştirdiğini ve demokrasiye verdiği önemi ortaya koyduğunu ifade etti.

Türk halkının hür iradesiyle sonuçlanan seçimin ülkeye ve millete hayırlı olması temennisinde bulunan Çenesiz, büyük bir katılımla gerçekleşen bu seçimin tüm dünyaya Türk halkının demokrasiye olan inancını bir kez daha kanıtladığını vurguladı.

Yeni yönetim sisteminin istikrar ve güven ortamının güçlenmesine katkı sağlayacağına olan inançlarının tam olduğunu belirten Çenesiz, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve seçilmiş olan yüce meclisimizle birlikte ülkemizi dünya ekonomi sıralamasında daha üste taşımak için var gücümüzle çalışacağız." ifadelerini kullandı.

– "Yeni dönemde finansal istikrar kararlı şekilde sürdürülecektir"

"Bu yeni dönemde seramik sektörü olarak üretim, ihracat ve istihdamımızı artırarak reel ekonomiye sağladığımız katkıyı büyüteceğiz" diyen Çenesiz, şunları kaydetti:

"Türk seramik sektörü, gerçekleştirdiği ihracat ve ülke ekonomisine sağladığı yüksek katma değer ile Türkiye Cumhuriyeti’nin büyümesi ve güçlenmesi adına taşıdığı sorumluluğun farkındadır. Bu yeni dönemle birlikte gerçekleştirilecek tüm ekonomik yatırım ve reformlara var gücümüzle destek verecek, üretmeye ve ihraç etmeye devam edeceğiz. Yapısal düzenlemelerin hızla tamamlanması bu mücadelemizi güçlendirecek etkenlerin en başında gelmektedir. Ekonominin güven veren isimlerle yönetilecek olması da uluslararası aktörler açısından olumlu karşılanacak ve yatırımların gelmesine sebep olacaktır."

Çenesiz, yeni dönemde finansal istikrarın kararlı şekilde sürdürüleceğine ve reel ekonominin önceliğini koruyacağına inandıklarını dile getirdi.

Bu bağlamda Türkiye Seramik Federasyonu temsilcileri adına beklentilerinin, üretim ve ihracat hacimlerinin daha da artmasını destekleyecek ihracat finansmanı tedbirleri olduğunu anlatan Çenesiz, "Türkiye Seramik Federasyonu olarak, daha güçlü bir Türkiye için çıkılan yolculukta, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk lideri olarak görev alan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı, çalışma arkadaşlarını ve TBMM’de temsil hakkı kazanmış bütün siyasi partilerimizi ve tüm milletvekillerimizi tebrik ediyor, başarılar diliyoruz.” ifadelerini kullandı.

“İhracata en yüksek katkı seramik sektöründen”

İSTANBUL (AA) – Türkiye Seramik Federasyonu (TSF) Başkanı Erdem Çenesiz, seramik sektörünün 1 dolarlık ithalat yaparken 18,2 dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini belirterek, "Üçüncü çeyrekte seramik sektörü yüzde 18,2'lik katkıyla ithalatına kıyasla ihracata en yüksek katkıyı sağlayan sektör." dedi.

TSF tarafından ekonomist Can Fuat Gürlesel'e hazırlatılan Türkiye İhracat Katkı Endeksi'nin sonuçları düzenlenen toplantıda gazeteci ve sektör temsilcileri ile paylaşıldı.

Sektörlerin dönemsel ihracat ve ithalat büyüklükleri arasındaki farkla oluşturulan endekse ilişkin açıklamalarda bulunan Çenesiz, hesaplamada sektörlerin üçer aylık ihracat ve ithalat toplamlarının kullanıldığını söyledi.

Toplam 17 sektörün incelendiği bilgisini veren Çenesiz, başlangıç dönemi olarak 2012 yılının birinci çeyreğinin alındığını aktardı.

Çenesiz, "Amacımız, tüm sektörlerin toplam ihracata katkısını izlenebilir bir metotla üç ayda bir incelemek ve bir endeks halinde geliştirmekti. Burada seramik sektörünün ihracata katkısını net bir şekilde ortaya koymak istedik." diye konuştu.

Çalışmada, sektörlerin nihai ürün olarak ihracatlarının ithalatlarına oranını ele aldıklarını kaydeden Çenesiz, "Seramik sektörü 1 dolarlık ithalat yaparken 18,2 dolarlık ihracat gerçekleştirmiş. Üçüncü çeyrekte seramik sektörü yüzde 18,2'lik katkıyla ithalatına göre ihracata en yüksek katkıyı sağlayan sektör oldu." ifadelerini kullandı.

– "Memleketin taşını toprağını dövize çeviriyoruz"

Çenesiz, seramik sektörüne yapılan yatırımın daha çok dış ticaret fazlası vermek manasına geldiğini belirterek, burada 18,2 dolarlık ihracat için gerçekleştirilen 1 dolarlık ithalatın diğer sektörlere göre çok düşük kaldığını söyledi.

Türkiye'nin bu sektöre daha çok önem vermesi gerektiğini dile getiren Çenesiz, oransal olarak hesaplandığında seramik sektörünün cari açığın kapatılması konusunda en büyük katkıyı sağladığını anlattı.

Çenesiz, bu sektöre daha fazla yatırımla cari açığın hızlı bir şekilde azaltılmasının söz konusu olduğunu kaydederek, "Seramik ve benzeri birtakım sektörler milli kaynaklar, yerel ham maddeler ve iş gücü ile çalışarak çok az ithalata karşın daha fazla ihracat yapıyor. Bir manada memleketin taşını, toprağını ürün yapıp dövize çeviren bir sektör." dedi.

Başkan Çenesiz, söz konusu çalışmayı her üç ayda bir yapıp kamuoyu ile paylaşacaklarını bildirdi.

– "2017'de 2 milyar dolara yakın ihracat"

Çenesiz, sektörün 9 ayda yüzde 6'lık büyüme gösterdiğini belirterek, son çeyrekte ihracatın katkısıyla yüzde 7-8 büyüme beklentisi içinde olduklarını söyledi.

Türkiye'nin seramik sağlık gereçlerinde Avrupa'nın en büyük üreticisi ve ihracat lideri olduğunu dile getiren Çenesiz, kaplama seramikte de Avrupa üçüncüsü olduklarını aktardı.

Çenesiz, seramik sektörünün ekonomik hacminin 3 milyar dolar olduğunu kaydederek, sektörün büyümesinin cari açığın azalmasına direkt katkı sağlayacağını vurguladı.

Seramik sektörünün 2017'de 1,5-2 milyar dolar arasında, 2 milyar dolara yakın, ihracat yapmasını beklediklerini ifade eden Çenesiz, geçen yıla göre büyümenin yüzde 10 olacağını bildirdi.

Çenesiz, "2018'de Türkiye seramik sektörünün net büyümesini bekliyoruz. Bunun için kamuyla ilişkilerimizde sektörümüze dair birtakım sorunların çözümüyle çok daha hızlı büyüme yakalayabiliriz." dedi.

– "Zaman zaman sektörün önünde çok katı kurallar geliyor"

Çenesiz, seramik sektörüne yönelik birtakım AB normlarına uyumda Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) standartlarının yorumlanmasında zaman zaman çok katı kurallar olduğunu belirterek, bu kuralları kamuyla son derece samimi bir şekilde değerlendirdiklerini, kamunun kendilerine yaklaşımlarının pozitif olduğunu söyledi.

Başkan Çenesiz, sözlerini şöyle sonlandırdı:

"Ancak süreç zaman alıyor. Biz bunu bilimsel ve AB normları üzerinden takrar ortaya koyuyoruz. Avrupa'da uygulanmayan birtakım şeyler Türkiye'de uygulanıyor. AB normlarına ulaşmak için onların bile uygulamadığı birtakım normları uygular hale gelmişiz. Bu ve benzeri konuları kamu ile birlikte çalışarak ayıkladığımızda büyümemiz çok daha hızlı olacaktır.

– "Yeni bir başarı hikayesi sanayiden geçiyor"

Kale Grubu Başkanı Zeynep Bodur Okyay ise Türkiye'nin ekonomisini güçlendirmek için uzun süredir arayış içerisinde olduğunu belirterek, özellikle dışa bağımlı olunan, sanayide yüksek ithalatın olduğu sektörler konusunda çalışmalar olduğunu söyledi.

Yoğun enerji kullanılan sektörlerin cari açık açısından önem arz ettiğini dile getiren Okyay, cari açığın kapatılması kapsamında enerji ithalatının azalmasının önemine değindi.

Okyay, sözlerini şöyle sürdürdü:

"2001 krizinden bu yana büyüttüğümüz ekonomide yeni bir başarı hikayesi yazmak sanayiden geçiyor. Türkiye ancak sanayisi büyüdüğü zaman kaliteli büyüyor. Aslında hep sanayinin katma değerini ve bu ülke için ne kadar vazgeçilmez olduğunu anlatma gayretindeyiz. Cari açıkla mücadele kapsamında cari açık yaratan sektörlerin azaltılması yönünde iddialı programlar uygulandı ve uygulanıyor. Bugüne kadar enerji ve savunma sanayisi başta olmak üzere pekçok sektörde ilerleme sağlandı ancak istenilen yerde değiliz."

– "Dünyadaki rakiplerimizle mücadele ediyoruz"

Okyay, sanayide ithalata bağımlılığın yüzde 8 ila 78 arasında değişen oranlarda varlığını sürdürdüğünü kaydederek, "Bu alanda seamik sektörü enerji hariç ithalata bağlılığı olmayan, kendi kaynaklarını kullanan ve dış ticaret fazlası veren önemli bir sektör." dedi.

Sektörün Türkiye'nin ekonomik yapısına son derece uygun olduğunu dile getiren Okyay, dünya genelindeki rakipleriyle kora kor mücadele ettiklerini vurguladı.

Okyay, "Son dönemde sanayide sıklıkla başat olacak aktörler arıyoruz. En yakında otomotiv için yapılan bir çalışma var biliyorsunuz. Seramik sektörünü 87 büyük sanayi işletmesi, 900 KOBİ ile düşündüğünüzde sektörün bu rolünü yıllardır üstlendiğini, bu sektörde çalışan birçok firmanın bir babayiğit edasıyla gayret içerisinde ülkenin katma değerini artırmak için uğraştığını hepimiz görüyoruz, biliyoruz." diye konuştu.

Sektöre destek verilmesi talebinde bulunan Okyay, bu endeks sonuçları ile seramik sektörünün yarattığı katma değerin daha iyi görüleceğini vurguladı.

Okyay, hükümetten sektör olarak bekledikleri desteklerden bahsederek, seramik üretimindeki verimliliğin ve tasarımın önemine değindi.

Endeks sonuçlarının Can Gürlesel tarafından bir sunum halinde paylaşıldığı toplantıya TSF Genel Sekreteri Germiyan Saatçioğlu da katıldı.

"İhracata en yüksek katkı seramik sektöründen"

İSTANBUL (AA) – Türkiye Seramik Federasyonu (TSF) Başkanı Erdem Çenesiz, seramik sektörünün 1 dolarlık ithalat yaparken 18,2 dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini belirterek, "Üçüncü çeyrekte seramik sektörü yüzde 18,2'lik katkıyla ithalatına kıyasla ihracata en yüksek katkıyı sağlayan sektör." dedi.

TSF tarafından ekonomist Can Fuat Gürlesel'e hazırlatılan Türkiye İhracat Katkı Endeksi'nin sonuçları düzenlenen toplantıda gazeteci ve sektör temsilcileri ile paylaşıldı.

Sektörlerin dönemsel ihracat ve ithalat büyüklükleri arasındaki farkla oluşturulan endekse ilişkin açıklamalarda bulunan Çenesiz, hesaplamada sektörlerin üçer aylık ihracat ve ithalat toplamlarının kullanıldığını söyledi.

Toplam 17 sektörün incelendiği bilgisini veren Çenesiz, başlangıç dönemi olarak 2012 yılının birinci çeyreğinin alındığını aktardı.

Çenesiz, "Amacımız, tüm sektörlerin toplam ihracata katkısını izlenebilir bir metotla üç ayda bir incelemek ve bir endeks halinde geliştirmekti. Burada seramik sektörünün ihracata katkısını net bir şekilde ortaya koymak istedik." diye konuştu.

Çalışmada, sektörlerin nihai ürün olarak ihracatlarının ithalatlarına oranını ele aldıklarını kaydeden Çenesiz, "Seramik sektörü 1 dolarlık ithalat yaparken 18,2 dolarlık ihracat gerçekleştirmiş. Üçüncü çeyrekte seramik sektörü yüzde 18,2'lik katkıyla ithalatına göre ihracata en yüksek katkıyı sağlayan sektör oldu." ifadelerini kullandı.

– "Memleketin taşını toprağını dövize çeviriyoruz"

Çenesiz, seramik sektörüne yapılan yatırımın daha çok dış ticaret fazlası vermek manasına geldiğini belirterek, burada 18,2 dolarlık ihracat için gerçekleştirilen 1 dolarlık ithalatın diğer sektörlere göre çok düşük kaldığını söyledi.

Türkiye'nin bu sektöre daha çok önem vermesi gerektiğini dile getiren Çenesiz, oransal olarak hesaplandığında seramik sektörünün cari açığın kapatılması konusunda en büyük katkıyı sağladığını anlattı.

Çenesiz, bu sektöre daha fazla yatırımla cari açığın hızlı bir şekilde azaltılmasının söz konusu olduğunu kaydederek, "Seramik ve benzeri birtakım sektörler milli kaynaklar, yerel ham maddeler ve iş gücü ile çalışarak çok az ithalata karşın daha fazla ihracat yapıyor. Bir manada memleketin taşını, toprağını ürün yapıp dövize çeviren bir sektör." dedi.

Başkan Çenesiz, söz konusu çalışmayı her üç ayda bir yapıp kamuoyu ile paylaşacaklarını bildirdi.

– "2017'de 2 milyar dolara yakın ihracat"

Çenesiz, sektörün 9 ayda yüzde 6'lık büyüme gösterdiğini belirterek, son çeyrekte ihracatın katkısıyla yüzde 7-8 büyüme beklentisi içinde olduklarını söyledi.

Türkiye'nin seramik sağlık gereçlerinde Avrupa'nın en büyük üreticisi ve ihracat lideri olduğunu dile getiren Çenesiz, kaplama seramikte de Avrupa üçüncüsü olduklarını aktardı.

Çenesiz, seramik sektörünün ekonomik hacminin 3 milyar dolar olduğunu kaydederek, sektörün büyümesinin cari açığın azalmasına direkt katkı sağlayacağını vurguladı.

Seramik sektörünün 2017'de 1,5-2 milyar dolar arasında, 2 milyar dolara yakın, ihracat yapmasını beklediklerini ifade eden Çenesiz, geçen yıla göre büyümenin yüzde 10 olacağını bildirdi.

Çenesiz, "2018'de Türkiye seramik sektörünün net büyümesini bekliyoruz. Bunun için kamuyla ilişkilerimizde sektörümüze dair birtakım sorunların çözümüyle çok daha hızlı büyüme yakalayabiliriz." dedi.

– "Zaman zaman sektörün önünde çok katı kurallar geliyor"

Çenesiz, seramik sektörüne yönelik birtakım AB normlarına uyumda Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) standartlarının yorumlanmasında zaman zaman çok katı kurallar olduğunu belirterek, bu kuralları kamuyla son derece samimi bir şekilde değerlendirdiklerini, kamunun kendilerine yaklaşımlarının pozitif olduğunu söyledi.

Başkan Çenesiz, sözlerini şöyle sonlandırdı:

"Ancak süreç zaman alıyor. Biz bunu bilimsel ve AB normları üzerinden takrar ortaya koyuyoruz. Avrupa'da uygulanmayan birtakım şeyler Türkiye'de uygulanıyor. AB normlarına ulaşmak için onların bile uygulamadığı birtakım normları uygular hale gelmişiz. Bu ve benzeri konuları kamu ile birlikte çalışarak ayıkladığımızda büyümemiz çok daha hızlı olacaktır.

– "Yeni bir başarı hikayesi sanayiden geçiyor"

Kale Grubu Başkanı Zeynep Bodur Okyay ise Türkiye'nin ekonomisini güçlendirmek için uzun süredir arayış içerisinde olduğunu belirterek, özellikle dışa bağımlı olunan, sanayide yüksek ithalatın olduğu sektörler konusunda çalışmalar olduğunu söyledi.

Yoğun enerji kullanılan sektörlerin cari açık açısından önem arz ettiğini dile getiren Okyay, cari açığın kapatılması kapsamında enerji ithalatının azalmasının önemine değindi.

Okyay, sözlerini şöyle sürdürdü:

"2001 krizinden bu yana büyüttüğümüz ekonomide yeni bir başarı hikayesi yazmak sanayiden geçiyor. Türkiye ancak sanayisi büyüdüğü zaman kaliteli büyüyor. Aslında hep sanayinin katma değerini ve bu ülke için ne kadar vazgeçilmez olduğunu anlatma gayretindeyiz. Cari açıkla mücadele kapsamında cari açık yaratan sektörlerin azaltılması yönünde iddialı programlar uygulandı ve uygulanıyor. Bugüne kadar enerji ve savunma sanayisi başta olmak üzere pekçok sektörde ilerleme sağlandı ancak istenilen yerde değiliz."

– "Dünyadaki rakiplerimizle mücadele ediyoruz"

Okyay, sanayide ithalata bağımlılığın yüzde 8 ila 78 arasında değişen oranlarda varlığını sürdürdüğünü kaydederek, "Bu alanda seamik sektörü enerji hariç ithalata bağlılığı olmayan, kendi kaynaklarını kullanan ve dış ticaret fazlası veren önemli bir sektör." dedi.

Sektörün Türkiye'nin ekonomik yapısına son derece uygun olduğunu dile getiren Okyay, dünya genelindeki rakipleriyle kora kor mücadele ettiklerini vurguladı.

Okyay, "Son dönemde sanayide sıklıkla başat olacak aktörler arıyoruz. En yakında otomotiv için yapılan bir çalışma var biliyorsunuz. Seramik sektörünü 87 büyük sanayi işletmesi, 900 KOBİ ile düşündüğünüzde sektörün bu rolünü yıllardır üstlendiğini, bu sektörde çalışan birçok firmanın bir babayiğit edasıyla gayret içerisinde ülkenin katma değerini artırmak için uğraştığını hepimiz görüyoruz, biliyoruz." diye konuştu.

Sektöre destek verilmesi talebinde bulunan Okyay, bu endeks sonuçları ile seramik sektörünün yarattığı katma değerin daha iyi görüleceğini vurguladı.

Okyay, hükümetten sektör olarak bekledikleri desteklerden bahsederek, seramik üretimindeki verimliliğin ve tasarımın önemine değindi.

Endeks sonuçlarının Can Gürlesel tarafından bir sunum halinde paylaşıldığı toplantıya TSF Genel Sekreteri Germiyan Saatçioğlu da katıldı.