“Ekonominin lokomotifi perakendedir”

İSTANBUL (AA) – Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "Perakende demek iç tüketim demek. Ekonominin yüzde 60'ı demek. Ekonominin hem lokomotifi hem de öncü göstergesi demek." ifadelerini kullandı.

Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF) tarafından düzenlenen organize gıda perakende sektörünün en büyük buluşması olan Yerel Zincirler Buluşuyor Fuar ve Konferansı YZB 2019, ikinci gününde TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nu ağırladı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Hisarcıklıoğlu, Türkiye'nin zor bir seneyi geride bıraktığını belirtti.

Hisarcıklıoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

"Döviz kurları, faizler, enflasyon yükselişi, ekonomiyi gözle görülür şekilde yavaşlattı. Hem reel sektör hem de hane halkı güven endeksindeki gerileme sonucu tüketim ve yatırım azaldı. Perakende ticaret hacmi 7 aydır azalmaya devam ediyor. Geçen yıl son çeyrekte reel olarak yüzde 2 düştü. Son 2 ayda ise yüzde 6 geriledi. Hükümetimizin geçtiğimiz günlerde ifade ettiği gibi son 2 çeyrektir resesyon dönemindeyiz. Bu sıkıntılı süreci aşmak için TOBB olarak hem sizlerle hem de hükümetimizle sürekli istişare içindeyiz. Sizlerin değerli görüş ve önerilerini hükümetimizin nezdinde dile getiriyoruz. Perakende demek iç tüketim demek. Ekonominin yüzde 60'ı demek. Ekonominin hem lokomotifi hem de öncü göstergesi demek."

Türkiye'nin önünde 4,5 yıllık bir seçimsiz dönem olduğunu kaydeden Hisarcıklıoğlu, "Bu dönemde artık herkes ekonomiye odaklanmalı. Bizler de siyaseti geride bırakıp işimize odaklanmalıyız. 2013 yılından bugüne 7 seçim geçirdik. Bu süreçte bazı yapısal reformlar geride kaldı. 4,5 senede yapısal reformlara odaklanıp, önümüzdeki bıraktığımız işleri çözmemiz gerekiyor." ifadelerini kullandı.

  • "Türkiye son 5 yılda e-ticaret hacmi yüzde 30 büyüdü"

Ekonomide, özellikle turizmdeki toparlanmanın, perakende başta olmak üzere diğer sektörlerde de artmasını beklediğini belirten Hisarcıklıoğlu, şunları kaydetti:

"Perakende sektörü için özellikle İstanbul’un yeni havalimanı bir avantaj. Sektörü olumlu etkileyecek. Ortadoğu, Afrika, Uzak Doğulu yüksek alım gücüne sahip turist girişinin artması, perakende için itici güç olacak. TOBB olarak sizler için önemli gündemleri Ankara ile paylaşmaya, ticaretinizi artırmak için aksiyonlar almaya devam edeceğiz. Perakende ve diğer sektörler için atılacak adımların ekonominin tamamına olumlu yansıyacağına inanıyorum. Hareketlilik perakende sektöründe başlıyor. Siz hareketlenirseniz, tüm sektörler hareketleniyor.

İndirim mağazaları ve private label ürünlerin markaların büyümesini engelliyor. Sektörün geldiği bu durum rekabeti bozuyor. Bir taraftan üreticilerimize kendi ürettiğin ürünle markalaş diyoruz. Ancak markalaşmayı private label aşağı indiriyor. Bu iş için önlem alınmazsa milli gıda üretimi kalmayacak. Sanayicilerimiz ve üreticilerimiz taşeron konumuna gelecek. O halde bu konunun denetim altına alınması gerekiyor. Perakende Kanunu'nun bunu kapsayacak şekilde revize edilmesi için Ticaret Bakanlığımız ile çalışıyoruz."

  • "Türk ekonomisini perakende sektörü hareketlendiriyor"

Hisarcıklıoğlu, Türkiye ekonomisini hareketlendiren perakende sektörünün gelecek önlemlerini bugünden alması gerektiğini belirterek, "Perakende sektörünün geleceğini e-ticaret belirleyecek. Dünyada perakende sektörü yıllık büyümesi yüzde 3-4. Buna karşın küresel e-ticaret yılda yüzde 16 büyüyor. Bizim perakende sektörü ise yüzde 3 büyüme elde ediyor. Dünyanın 17. büyük ekonomisiyiz. Ama e-ticarette bulunduğumuz durum çok aşağıda. Ülke olarak 70 milyon kişiye mobilden ulaşabilir hale geldik." ifadelerini kullandı.

Türkiye'de son 5 yılda e-ticaret hacminin yüzde 30 büyüdüğünü kaydeden Hisarcıklıoğlu, "Kendi büyümeniz ile kıyaslarsanız, odaklanmamız gereken nokta e-ticaret." açıklamasında bulundu.

Şehirleşme ve teknoloji dünyasındaki gelişimle birlikte tüketici alışkanlıklarında değişim olduğuna dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bugün karşınızda daha şehirli, daha mobil ve daha hızlı kolay tüketim yapmak isteyen büyük bir nüfus var. Tüketicilerin bu tüketim kavramlarına, onların taleplerine hızlı cevap vermeliyiz. Türkiye'de e-ticaret hacmi 50 milyar lira. Ülkemizde son 5 yılda e-ticaret hacmi yüzde 30 büyüdü. Her 4 tüketiciden biri internet üzerinden alışveriş yapıyor. Bu oran hızla artmaya devam ediyor. Son 2 ayda perakende ticareti yüzde 6 düşerken, aynı dönemde internet üzerinden satışlar yüzde 23 büyüdü. Yani pazar dijital markete kayıyor. Dünya trendleri de bu yönde. Dünyadaki perakendeciler sosyal medya kullanımını her geçen gün artırıyor. Yazılı ve görsel medya yerine yatırımlarını sosyal medya reklamlarına yapıyor. Yıllık bazda dijital reklam pastasının büyümesi yüzde 20'lere geldi. Geçen yıl İngiltere'de toplam dijital reklam harcamasının dörtte biri sosyal medyada gerçekleştiği açıklandı. Tüketiciler dijitalde. Ürünleri inceleyip, kıyaslayıp, marka ve tüketici tecrübelerini okuyup, daha mobil ve daha hızlı, kolay tüketim yapmak istiyor.

Perakende ve diğer sektörlerde işi yavaşlayan, tasarrufa gitmek durumunda kalan işletmeciler için Kısa Çalışma Ödeneği hayata geçirildi. Hükümetimiz ile birlikte çalışıp hayata geçirilen Kısa Çalışma Ödeneği ile mecburen tasarrufa gitme durumunda kalan işletmeciler için hükümetimiz 3 ay boyunca tasarruf etmek istenilen işçinin bütün vergi, sigorta ve ücreti dahil olmak üzere destek olacak. Üç ay sonra işleri düzelen işletmeciler, tecrübeli kadrosunu işe alabilecek. Bu ödenekten şimdiye kadar 72 bine yakın çalışan kardeşimiz istifade etti."

Hisarcıklıoğlu, geçen yıllarda işçi mahkemelerinde davaların yüzde 99,2'sini işverenlerin kaybettiğini, 2018 yılında arabuluculuğun zorunlu hale geldiğini ve 2018 yılında arabulucuya giden dosya sayısının 350 bin olduğunu belirtti.

Hisarcıklıoğlu, "Tüketim kararlarında en çok kadınların sözü geçiyor. Sizlere tavsiyem şirketlerinizde kadın yöneticilere daha fazla yer verin. Erkekler, onların hissettiklerinin aynısını hissedemezler. Ayrıca ikinci kuşak çocuklarınızı hatta kız çocuklarınızı da işlerinize dahil edin." ifadelerini kullandı.

“Ekonominin lokomotifi perakendedir”

İSTANBUL (AA) – Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "Perakende demek iç tüketim demek. Ekonominin yüzde 60'ı demek. Ekonominin hem lokomotifi hem de öncü göstergesi demek." ifadelerini kullandı.

Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF) tarafından düzenlenen organize gıda perakende sektörünün en büyük buluşması olan Yerel Zincirler Buluşuyor Fuar ve Konferansı YZB 2019, ikinci gününde TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nu ağırladı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Hisarcıklıoğlu, Türkiye'nin zor bir seneyi geride bıraktığını belirtti.

Hisarcıklıoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

"Döviz kurları, faizler, enflasyon yükselişi, ekonomiyi gözle görülür şekilde yavaşlattı. Hem reel sektör hem de hane halkı güven endeksindeki gerileme sonucu tüketim ve yatırım azaldı. Perakende ticaret hacmi 7 aydır azalmaya devam ediyor. Geçen yıl son çeyrekte reel olarak yüzde 2 düştü. Son 2 ayda ise yüzde 6 geriledi. Hükümetimizin geçtiğimiz günlerde ifade ettiği gibi son 2 çeyrektir resesyon dönemindeyiz. Bu sıkıntılı süreci aşmak için TOBB olarak hem sizlerle hem de hükümetimizle sürekli istişare içindeyiz. Sizlerin değerli görüş ve önerilerini hükümetimizin nezdinde dile getiriyoruz. Perakende demek iç tüketim demek. Ekonominin yüzde 60'ı demek. Ekonominin hem lokomotifi hem de öncü göstergesi demek."

Türkiye'nin önünde 4,5 yıllık bir seçimsiz dönem olduğunu kaydeden Hisarcıklıoğlu, "Bu dönemde artık herkes ekonomiye odaklanmalı. Bizler de siyaseti geride bırakıp işimize odaklanmalıyız. 2013 yılından bugüne 7 seçim geçirdik. Bu süreçte bazı yapısal reformlar geride kaldı. 4,5 senede yapısal reformlara odaklanıp, önümüzdeki bıraktığımız işleri çözmemiz gerekiyor." ifadelerini kullandı.

  • "Türkiye son 5 yılda e-ticaret hacmi yüzde 30 büyüdü"

Ekonomide, özellikle turizmdeki toparlanmanın, perakende başta olmak üzere diğer sektörlerde de artmasını beklediğini belirten Hisarcıklıoğlu, şunları kaydetti:

"Perakende sektörü için özellikle İstanbul’un yeni havalimanı bir avantaj. Sektörü olumlu etkileyecek. Ortadoğu, Afrika, Uzak Doğulu yüksek alım gücüne sahip turist girişinin artması, perakende için itici güç olacak. TOBB olarak sizler için önemli gündemleri Ankara ile paylaşmaya, ticaretinizi artırmak için aksiyonlar almaya devam edeceğiz. Perakende ve diğer sektörler için atılacak adımların ekonominin tamamına olumlu yansıyacağına inanıyorum. Hareketlilik perakende sektöründe başlıyor. Siz hareketlenirseniz, tüm sektörler hareketleniyor.

İndirim mağazaları ve private label ürünlerin markaların büyümesini engelliyor. Sektörün geldiği bu durum rekabeti bozuyor. Bir taraftan üreticilerimize kendi ürettiğin ürünle markalaş diyoruz. Ancak markalaşmayı private label aşağı indiriyor. Bu iş için önlem alınmazsa milli gıda üretimi kalmayacak. Sanayicilerimiz ve üreticilerimiz taşeron konumuna gelecek. O halde bu konunun denetim altına alınması gerekiyor. Perakende Kanunu'nun bunu kapsayacak şekilde revize edilmesi için Ticaret Bakanlığımız ile çalışıyoruz."

  • "Türk ekonomisini perakende sektörü hareketlendiriyor"

Hisarcıklıoğlu, Türkiye ekonomisini hareketlendiren perakende sektörünün gelecek önlemlerini bugünden alması gerektiğini belirterek, "Perakende sektörünün geleceğini e-ticaret belirleyecek. Dünyada perakende sektörü yıllık büyümesi yüzde 3-4. Buna karşın küresel e-ticaret yılda yüzde 16 büyüyor. Bizim perakende sektörü ise yüzde 3 büyüme elde ediyor. Dünyanın 17. büyük ekonomisiyiz. Ama e-ticarette bulunduğumuz durum çok aşağıda. Ülke olarak 70 milyon kişiye mobilden ulaşabilir hale geldik." ifadelerini kullandı.

Türkiye'de son 5 yılda e-ticaret hacminin yüzde 30 büyüdüğünü kaydeden Hisarcıklıoğlu, "Kendi büyümeniz ile kıyaslarsanız, odaklanmamız gereken nokta e-ticaret." açıklamasında bulundu.

Şehirleşme ve teknoloji dünyasındaki gelişimle birlikte tüketici alışkanlıklarında değişim olduğuna dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bugün karşınızda daha şehirli, daha mobil ve daha hızlı kolay tüketim yapmak isteyen büyük bir nüfus var. Tüketicilerin bu tüketim kavramlarına, onların taleplerine hızlı cevap vermeliyiz. Türkiye'de e-ticaret hacmi 50 milyar lira. Ülkemizde son 5 yılda e-ticaret hacmi yüzde 30 büyüdü. Her 4 tüketiciden biri internet üzerinden alışveriş yapıyor. Bu oran hızla artmaya devam ediyor. Son 2 ayda perakende ticareti yüzde 6 düşerken, aynı dönemde internet üzerinden satışlar yüzde 23 büyüdü. Yani pazar dijital markete kayıyor. Dünya trendleri de bu yönde. Dünyadaki perakendeciler sosyal medya kullanımını her geçen gün artırıyor. Yazılı ve görsel medya yerine yatırımlarını sosyal medya reklamlarına yapıyor. Yıllık bazda dijital reklam pastasının büyümesi yüzde 20'lere geldi. Geçen yıl İngiltere'de toplam dijital reklam harcamasının dörtte biri sosyal medyada gerçekleştiği açıklandı. Tüketiciler dijitalde. Ürünleri inceleyip, kıyaslayıp, marka ve tüketici tecrübelerini okuyup, daha mobil ve daha hızlı, kolay tüketim yapmak istiyor.

Perakende ve diğer sektörlerde işi yavaşlayan, tasarrufa gitmek durumunda kalan işletmeciler için Kısa Çalışma Ödeneği hayata geçirildi. Hükümetimiz ile birlikte çalışıp hayata geçirilen Kısa Çalışma Ödeneği ile mecburen tasarrufa gitme durumunda kalan işletmeciler için hükümetimiz 3 ay boyunca tasarruf etmek istenilen işçinin bütün vergi, sigorta ve ücreti dahil olmak üzere destek olacak. Üç ay sonra işleri düzelen işletmeciler, tecrübeli kadrosunu işe alabilecek. Bu ödenekten şimdiye kadar 72 bine yakın çalışan kardeşimiz istifade etti."

Hisarcıklıoğlu, geçen yıllarda işçi mahkemelerinde davaların yüzde 99,2'sini işverenlerin kaybettiğini, 2018 yılında arabuluculuğun zorunlu hale geldiğini ve 2018 yılında arabulucuya giden dosya sayısının 350 bin olduğunu belirtti.

Hisarcıklıoğlu, "Tüketim kararlarında en çok kadınların sözü geçiyor. Sizlere tavsiyem şirketlerinizde kadın yöneticilere daha fazla yer verin. Erkekler, onların hissettiklerinin aynısını hissedemezler. Ayrıca ikinci kuşak çocuklarınızı hatta kız çocuklarınızı da işlerinize dahil edin." ifadelerini kullandı.

“İstihdamı yüzde 5 artırmayı hedefliyoruz”

İSTANBUL (AA) – Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Altunbilek, mevcutta 3 bin 882 markette yaklaşık 70 bin kişiye istihdam sağladıklarını, 2019'da bu rakamı yüzde 5 artırmayı hedeflediklerini bildirdi.

Altunbilek, yaptığı yazılı açıklamada, perakende sektöründeki büyük rekabet ve maliyet artışlarına rağmen yerel zincirlerin istihdam yatırımına istikrarlı bir şekilde devam ettiğini vurguladı.

Türkiye genelinde 14 perakende derneğinin çatı örgütü olarak, işsizlik oranlarının düşürülmesi ve nitelikli eleman sıkıntısına çözüm yaratacak projelerle 2019'da da çalışmalarını sürdüreceklerini aktaran Altunbilek, "3 bin 882 markette yaklaşık 70 bin kişiye istihdam sağlıyoruz. Bu yıl bu rakamı yüzde 5 artırmayı hedefliyoruz." açıklamasını yaptı.

Altunbilek, işletme maliyetleri artan ve karlılıkları düşen perakende sektöründe çalışan sirkülasyonunun önemli bir konu olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:

"Gençlerimizin mesleklerini uzun vadeli görmelerini sağlamak için 4 yıldır çalışıyoruz. Yerel zincirler olarak yakaladığımız başarıyı sürdürülebilir kılmak, koyduğumuz hedeflerin ötesine geçebilmek adına personelimize üst seviyede beceri kazandırmayı önemsiyoruz. Bu doğrultuda perakende sektöründeki donanımlı ve nitelikli eleman ihtiyacını karşılamak, sektörün geleceğini şekillendirmek için 4 yıl önce eğitim seferberliği başlattık. Proje kapsamında alanında uzman isimlerle Türkiye'yi il il dolaştık. 2019'da da bu eğitimlere devam edeceğiz."

  • "İş başvurularını dijital ortama taşıdık"

Mustafa Altunbilek, eğitim programları kapsamında, insan kaynakları yöneticileri ile kategori yöneticileri, uzmanları, mağaza müdürleri, kasiyerler ve reyonerler için ayrı eğitimler düzenlediklerini belirterek, "Yarın koltuklarımızı teslim edeceğimiz çalışanlarımıza ne kadar çok yüksek beceri kazandırabilirsek, 2023 yılı hedeflerimize o kadar hızlı ulaşabileceğiz." ifadesini kullandı.

İşe alım süreçlerini hızlandırmak için secretcv.com ile protokol imzaladıklarına değinen Altunbilek, yaptıkları iş birliği ile TPF üyesi tüm şirketlere özel hizmet sunulacağı bilgisini verdi.

Altunbilek, yüm bunların yanı sıra iş başvurularını dijital ortama taşıdıklarına dikkati çekerek, "Adaylar, mağazalarımızda asılacak posterlerde yer alan QR kod ile başvurusunu birkaç dakikada yapabilecek. Öte yandan önümüzdeki günlerde web sitemizde devreye alınacak bölümde Türkiye genelindeki mağazalarımızın eleman ihtiyaçları takip edilebilecek. Adaylar, kendilerine yakın olan mağazalara 'www.tpf.com.tr' üzerinden de başvuru yapabilecek." değerlendirmelerini yaptı.

Alışverişte “File, bez torba ve kese kağıdı” dönemine doğru

SAMSUN (AA) – FATİH MEHMET KÜRKÇÜ – Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Altunbilek, 2019 yılı başında başlayacak ücretli plastik poşet uygulamasına ilişkin, "Geçmişe bakıldığında naylon poşet yoktu, file, bez torbalar, kese kağıtları vardı. Yavaş yavaş buna geçilecek. Çevre adına atılmış büyük bir adım olacak." dedi.

Altunbilek, AA muhabirine, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaşan "Çevre Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun" kapsamında zorunlu olacak "plastik alışveriş poşetlerinin tüketiciye en az 25 kuruştan satılacak olması"nı değerlendirdi.

Proje üzerinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile iki yıldır çalıştıklarını belirten Altunbilek, plastik poşetlerin çevreye verdiği zararın önüne geçilmesinin amaçlandığı uygulamanın gelecek yıl başlayacağını söyledi.

Uygulamanın çevreye olduğu kadar ekonomiye de katkı sağlayacağına işaret eden Altunbilek, "Poşet doğada çok uzun yıllar kaybolmuyor. Çevre adına, gelecek, insanlık adına Bakanlığın yaptığı en büyük çalışmalardan biri diyebiliriz. Umarız ülkeye ve ekonomiye değer katar." ifadesini kullandı.

Uygulama ile ilgili hazırlıklarını tamamladıklarını dile getiren Altunbilek, şöyle devam etti:

"Yerel marketçiler olarak müşterilerimize tavsiyede bulunacağız. Annelerimizin, babalarımızın, dedelerimizin kullandığı bez torbaya, kese kağıdına, fileye benzer ürünlere geçeceğiz. Artık müşteri evinden gelirken bizlerin verdiği bez ya da file gibi malzemelerden yapılmış çantaları yanında getirecek. Bu, Avrupa'da bu şekilde oturmuş durumda. İnsanlar araçlarının bagajında alışveriş için bir şey taşıyor. Müşteri de buna hazırlıklı olacak. Dünyada bunun örnekleri çok. Geçmişe bakıldığında naylon poşet yoktu, file, bez torbalar, kese kağıtları vardı. Yavaş yavaş buna geçilecek. Çevre adına atılmış büyük bir adım olacak."

  • "Mağazada farklı poşetler kullanma imkanı sağlayacağız"

Poşetin satıcıya maliyetinin 25 kuruşun üzerinde olduğuna dikkati çeken Altunbilek, ilk etapta yüzde 60'a varan tasarruf hedeflediklerini, elde edilen gelirin yine çevre projelerine harcanacağını aktardı.

Altunbilek, Türkiye'de bir kişinin yılda marketlerde harcadığı poşet sayısının 400'ün üzerinde olduğunun altını çizerek, poşet yapımında kullanılan ham maddenin yurt dışından getirilmesi nedeniyle uygulamanın cari açığa bile katkı sağlayacağını anlattı.

Yasanın desteklenmesi ve herkesin duyarlılık göstermesi gerektiğini vurgulayan Altunbilek, şunları kaydetti:

"Bizler de yerel perakendeciler olarak bu konuda sürekli müşterilerimizi aydınlatıcı bilgiler vereceğiz. Mağazada farklı poşetler kullanma imkanı sağlayacağız. Bakanlığımız hazırlıklarını tamamladı. Bununla ilgili kamu spotları da yapıldı. Biz de marketlerimizle federasyonumuzun amblemleriyle doğayı korumak adına birtakım görseller paylaştık. Her market kendi içinde müşterilerine bez poşet ya da file gibi önerilerde bulunacak. Belki satacak belki bedelsiz verecek. Uygulamaya perakende noktalarının tamamı, büfeler ve pazar yerleri dahil katılacak. Uymayana cezai müeyyide olacak."

Yerli üretim tiyatro sahnesinde

ERZURUM (AA) – Erzurum'da, yerli ürünlerin etiketlerinde yer alan "yerli üretim" logosunun öğrencilere anlatılması, yerli ve milli üretim farkındalığının oluşturulması amacıyla "Bakkal Amca" adlı tiyatro oyunu sahnelendi.

Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF) Doğu Anadolu Perakendeciler Derneği ile Erzurum Seyr-i Alem Sahnesi işbirliğince düzenlenen etkinlikte yerli üretimin önemi sanatsal bir dille anlatıldı. Öğrencilerin ilgiyle izlediği ve Ticaret Bakanlığının yürürlüğe koyduğu "Yerli üretim" logosunun ön planda tutulduğu "Bakkal Amca" adlı tiyatro eseri, ilk olarak Yakutiye ilçesindeki Sabancı İlkokulu'nda sahnelendi. Eser, dört kişilik oyuncu kadrosuyla 2018-2019 eğitim öğretim dönemi içerisinde Erzurum'un yanı sıra Doğu Anadolu Bölgesi'nin farklı illerindeki okullarda da sahnelenecek.

Oyununun yönetmeni Yakup Çağlayan, etkinlikte yerli ve milli sermayenin önemini öğrencilere anlattıklarını belirtti. Tiyatro gösteriminden hem çocukların hem de kendilerinin keyif aldığını aktaran Çağlayan, şöyle devam etti:

"Tiyatro oyununu tüm Doğu Anadolu Bölgesi'nde sahneleyeceğiz. Marketlerdeki ürünlerin etiketlerinde yerli üretim logosu var, bu logoyu tiyatro oyunumuza konu aldık. Öğrencilere yerli üretimi anlattık. Asıl hedefimiz çocuklar ve bunu tiyatro ile vermek çok daha keyifli oluyor. Okullarda ders olarak verilebilir ama tiyatronun yerini tutmaz."

– "Bizler bu zincirin en sonunda yer alıyoruz"

Doğu Anadolu Perakendeciler Derneği Başkanı Ömer Düzgün, "Bakkal Amca" adlı tiyatro oyunuyla öğrencilere yerli üretim ve sermayenin desteklenmesi gerektiğinin anlatıldığını söyledi.

Ticaret Bakanlığının yürürlüğe koyduğu yerli üretim logosunun müşterilerce her an denetlendiğini ifade eden Düzgün, "Pazar ortamında çok keskin bir rekabet var. Sürdürülebilir ticaretin sağlanması için rekabet şartları altında müşteriye hem fiyat hem de kalite anlamında güzel hizmet vermek zorundayız. Son zamanlarda yaşanan fiyat artışının sebebi olarak perakendeciler ve market işletmecileri gösteriliyor ama bunun asıl sebebi bizler değiliz." dedi.

Ürünlerin tüketiciye ulaşmasında bir zincir olduğunu dile getiren Düzgün, şunları kaydetti:

"Bu zincirinin asıl kaynağı üretici firmasıdır. Bizler bu zincirin en sonunda yer alıyoruz. Üretici firma bize ürünü hangi fiyatta satıyorsa biz o fiyatın üzerine belli bir miktar işletme giderini koyuyoruz. Ürüne minimum bir kar oranı koyarak müşterilerimize sunuyoruz. Fiyat artışını marketçilerin üzerine yıkılmasını doğru bulmuyoruz."

TPF Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Altunbilek:

İSTANBUL (AA) – Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Altunbilek, "Bizlerin kamuoyunda başta gıda fiyat artışı olmak üzere günah keçisi olarak gösterilmesi, bizleri çok üzüyor ve rahatsız ediyor. Tüketicilerin özellikle de gıda ürünlerine daha rahat erişebilmesi için hükümetimizce bizlere verilecek görevi yerine getirmeye hazırız. Ancak fiyat artışlarının sebebinin biz olmadığımızın bilinmesi gerektiğini düşünüyoruz." dedi.

Altunbilek, düzenlediği basın toplantısında, TPF olarak, tamamı yerli sermayeli olan 4 bine yakın satış noktası, 72 bine ulaşan çalışan ve 2 milyon 500 bini aşkın metrekare alanı ile önemli bir gücü temsil ettiklerini, federasyon çatısı altında güçlerini birleştiren yerel zincirlerin toplam market grupları içindeki istihdam payının yüzde 40, satış payının da yüzde 35,3 olduğunu bildirdi.

Türkiye genelinde gıdadaki satış paylarının yüzde 9,8 olduğunu belirten Altunbilek, yerel zincir marketlerin 33 milyar TL'yi aşkın ciro ile Türkiye ekonomisi içinde önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı.

– "Mağaza kiralarına çok ciddi zamlar geldi"

Mustafa Altunbilek, son haftalarda fiyat artışları, stokçuluk ve fiyat etiketleri konusunda bir gündem oluştuğunu, bu konularda hükümetin aldığı bazı aksiyonlar bulunduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

"Biz, tüketicinin rahatlatılması ve Türkiye ekonomisi için hayata geçirilen girişimleri federasyon olarak destekliyoruz. Federasyon üyeleri olarak yatırımlarımızı bu ülkeye yapıyoruz, istihdam oranımızı her yıl artırıyoruz. Ekonominin hareketlenmesi için gerekli tüm hassasiyeti gösterip aksiyonlar alıyoruz. Aile bütçesine daha fazla destek olmak için böylesine bir rekabet ortamında kar marjımızı en düşük seviyede tutuyoruz. Yerel ekonominin can damarı olan bizlerin kamuoyunda başta gıda fiyat artışı olmak üzere günah keçisi olarak gösterilmesi, bizleri çok üzüyor ve rahatsız ediyor. Tüketicilerin özellikle de gıda ürünlerine daha rahat erişebilmesi için hükümetimizce bizlere verilecek görevi yerine getirmeye hazırız. Ancak fiyat artışlarının sebebinin biz olmadığımızın bilinmesi gerektiğini düşünüyoruz."

Çok sayıda markanın olduğu ve rekabetin had safhada yaşandığı bir sektörde hizmet verdiklerini anlatan Altunbilek, organize zincir marketlerin, bütün ürün gruplarında rakiplerinden daha ucuz ürün satmak için pazardaki fiyatları tek tek incelediğini, satın alma görüşmelerini de buna göre yaptıklarını anlattı.

Altunbilek, şöyle devam etti:

"Tüm üyelerimiz lojistik, ürün yönetimi, personel verimliliği, enerji tasarrufu, ekipman kullanımı gibi birçok başlıkta maliyetleri kontrol altına almak için gerekli tüm çalışmaları yıllardır yapıyor. TÜFE'nin yüzde 17,9 olarak açıklandığı bir dönemdeyiz. Çikolatadan helvaya, şampuandan deterjana kadar üretime dayalı sektörlerde yüzde 30’un üzerinde üretici enflasyonu var. İş, sadece üreticiyle de bitmiyor. Karlılıkları zaten son derece düşük marjlarda olan market zincirlerinin işletme maliyetleri de her geçen gün artıyor. Ağır rekabetin yaşandığı, TÜFE'nin yüzde 18'lere dayandığı bir dönemde her birimizin mağaza kiralarına çok ciddi zamlar geldi. İyi lokasyonlu ve döviz üzerinden kira kontratı yapan mağazalarda perakendeciler, anlaşmalarını belli bir kurda sabitlemeye çalıştı. Bunu yapamayan işletmeciler, iyi ciro yapsa da mağazaları kapatmak zorunda kaldılar."

– "Marketler, yıl sonunda hala kâr edebilmişse kendilerini şanslı görecek"

TPF Yönetim Kurulu Başkanı Altunbilek, enerjiye yapılan zamdan da olumsuz etkilendiklerini ifade ederek, tasarruflu ürünler kullanılmasına rağmen çok ciddi enerji tüketimleri olduğunu, personel maaşları, genel merkez ve depo giderleri, lojistik giderler, kayıp-kaçak, fire, ekipman ve teknoloji giderleri gibi maliyetlerin de gözardı edilmemesi gerektiğini söyledi.

Altunbilek, şunları kaydetti:

"Bütün bunlarla marketler, yıl sonunda hala kâr edebilmişse kendilerini şanslı görecek. Minimum karlarla iş yapan perakendeciler olarak, tüketicilerimize tüm gelişmeleri doğru anlatmayı kendimize bir görev biliyoruz. Bu ekonomik ortamda fahiş, haksız, rakiplerinden fazla zam yapan bir üretici ya da satıcının cezasını herkesten ve her şeyden önce tüketiciler ve piyasa verir. Sektörümüzün gerçekleri bu… Biz bu ortamda rekabet etmeye, vatandaşa hizmet sunmaya devam edeceğiz. Başka bir Türkiye yok. Bu ülke bizim… Biz de bu ülkenin yerel perakendecileriyiz. Bizlerin aleyhine olan ve kamuoyunu yanıltan türden yorumlar tüketicilerimizi mutsuz ediyor. Güven duygusunu zedeliyor. Duygusal boyutların yanı sıra yaşanan bu durum sektörün rekabet gücünü olumsuz etkiliyor. Kar edemiyoruz diye yatırımımızı başka ülkelere taşıyamayız. Biz yine işimizi yapmaya, ülkemize fayda sağlamaya devam edeceğiz.

Artık stokçuluk diye bir kavram kalmadı. Bütçelerimizin darlığından dolayı stok yapma durumumuz ortadan kalktı. Ürün alıp reyonlarımızda tüketicilerimize sunup sattıkça yenisini alıyoruz. Stokçuluk mantığıyla kısa vadede küçük çıkar kollayanların da bu çağda ayakta kalması mümkün değil."

– "Yüzde 15 büyüme hedefliyoruz"

Mustafa Altunbilek, fiyat etiketlerinde yerli üretim logosunun kullanılmasını desteklemek için TPF'nin de "Yerli Üretim, Yerel Marketten Alınır" kampanyası başlattığını bildirdi.

Altunbilek, "Türkiye’de üretilen ürünlerin desteklenmesi çok doğru bir karar. Markanın yerli ya da yabancı olmasından bağımsız olarak bu ülkede üreten, istihdam sağlayan, ülke ekonomisine katkı sağlayanlar desteklenmeli. Biz de Türkiye genelindeki tüm satış noktalarımızda yerli üretime daha çok yer vereceğiz. Marketlerimizin içinde ve dışında yönlendirmeler yapıp çalışanlarımızı ve müşterilerimizi yerli üretim konusunda eğitip bilgilendireceğiz. Ekonomik anlamda bazı zorluklar yaşadığımız bu süreçte, ülkece yerli üretimi, yereli destekleyerek güçleneceğiz. Türkiye’ye fayda sağlayacak her girişimi bugüne kadar destekledik, bundan sonra da destekleyeceğiz." ifadelerini kullandı.

Altunbilek, yerel perakendeciler olarak, yıl sonunda yüzde 15 büyümeyi hedeflediklerini bildirdi.

– "Dolar 5,5-6 TL seviyelerinde kalırsa daha istikrarlı bir dönem yaşanır"

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Altunbilek, TPF üyeleri arasında dövizle kiralama oranının yüzde 1-2 gibi çok düşük olduğunu söyledi.

İlgili bakanlığın yaptığı denetimlerde, ceza alan üyelerinin bulunmadığını aktaran Altunbilek, yetkililerin, yerel zincirlerden ürün alış-satış fiyatlarını talep ettiğini kaydetti.

Altunbilek, marketlerde yerli ürünün ithal oranına ilişkin, "Ürünlerin markası ithal görünümlü ama çoğu Türkiye'de üretilen ürünler… " dedi.

Kiralamada TEFE ve TÜFE oranının yükselmesinin dükkan sahiplerinin elini güçlendirdiğini belirten Altunbilek, "Biz perakendeciler olarak ürünleri tedarikçilerden temin ediyoruz, bizler üretici değiliz. İşletme maliyetleri var. Elektriğe zam geldi. Personel maaşları, kiralar artıyor. Dolayısıyla perakendecinin maliyeti artıyor. Zammı perakendeci yapmadı." diye konuştu.

Altunbilek, sektörde vadeli mal temininde sorun olmadığını, ham maddeden kaynaklı ürün temininde yaşanan sorunların da çözüldüğünü söyledi.

Enflasyon oranının yüksek olduğuna dikkati çeken Altunbilek, "Hükümetimizden enflasyonun yıl sonuna kadar düşürmesini bekliyoruz. Dolar kuru 5,5-6 TL seviyelerinde kalırsa daha istikrarlı bir dönem yaşayacağımızı düşünüyorum." ifadelerini kullandı.

Altunbilek, zam sonucu tüketici alışkanlıklarındaki değişikliğe ilişkin bir soru üzerine, müşterilerin ucuz, alternatif ürünlere yöneldiğini, daha uygun fiyatlı markaları tercih ettiğini bildirdi.

Markette kurbanlık satışı polemiği

ANKARA (AA) – DENİZ ÇİÇEK – Kurban Bayramı öncesi büyük marketlerin kurbanlık satışına yönelmesi yetiştiriciler ile satıcılar arasında görüş ayrılığına yol açtı.

Büyük marketler, Kurban Bayramı dolayısıyla yoğun şekilde kurbanlık satışına başladı. Entegre et tesislerinde, din görevlisi ve veteriner hekim eşliğinde kesimi yapılan hayvanlar, parçalanıp kolilenerek marketlerce vatandaşa teslim ediliyor.

Türkiye Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği Genel Başkanı Nihat Çelik, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kurbanlık hayvanların amacına uygun kesilmesi gerektiğini belirterek, marketlerce gerekli şartlara uyulup uyulmadığını bilmediklerini söyledi.

Hayvanı canlı görmeden kurbanlık alındığına işaret eden Çelik, "Görmeden, bilmeden, 'Kurbanlık aldım.' deniliyor. Dini vecibelere göre bu işin kriterleri bellidir. Marketlerce kurbanlık dağıtılmasını doğru bulmuyoruz. İnanç değerlerimizden sanki uzaklaşıyoruz gibi bir endişeyle karşı karşıyayız. Bu konuya endişeyle yaklaşıyoruz. Olaya ticari bakılıyor. Sıcak bakmıyorum ve desteklemiyorum." dedi.

Marketlerde 15 kilogramlık kurbanlık koyun satılmasını da eleştiren Çelik, bu kiloda kurbanlık hayvan olmaması gerektiğini ifade etti.

– "Tüketiciler memnun"

Türkiye Perakendeciler Federasyonu Başkanı Mustafa Altunbilek ise marketlerden yapılan kurbanlık satışlarının bu pazarın sadece yüzde 5'ini oluşturduğuna dikkati çekti.

Marketçilerin de hayvanları üreticilerden aldığını, üreticilerin de bundan memnun olduğunu dile getiren Altunbilek, kurbanlık hayvanların daha hijyenik ve temiz şartlarda kesilerek kutulanmış olarak vatandaşa ulaştırıldığını vurguladı. Altunbilek, "Müşteri de tercih ediyor, tüketiciler çok memnun. Vekaleti alıp, kesimi el değmeden yapıyoruz. Tüketiciye paketli olarak teslim ediyoruz, onlara sadece doğrayıp pişirmek kalıyor." diye konuştu.

15 kilogramlık kurbanlık satılmasına yönelik eleştirilere de yanıt veren Altunbilek, "Hayvanlar en az 15 kilo geliyor, 20 kilo gelen de var, 25 kilo gelen de. Müşterinin talebine göre hayvan sağlıyoruz. Zaten hayvan koyun olmazsa kesimine izin verilmiyor." dedi.

TPF, 5 ayda 506 çalışanına eğitim verdi

İSTANBUL (AA) – Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF), sektörde donanımlı ve kalifiye eleman ihtiyacını karşılamak için başlattığı eğitim programı kapsamında 2018 takvimi kapsamında 506 çalışanına eğitim verdi.

TPF'den yapılan açıklamaya göre, federasyonun "Perakende insanla başlar, insanla biter" sloganıyla sektörde donanımlı ve kalifiye eleman ihtiyacını karşılamak, gençlerin mesleklerini uzun vadeli görmelerini sağlamak amacıyla başlattığı eğitim seferberliğinin 2018 etabı tamamlandı.

3 yıl önce başlayan eğitim programı kapsamında Türkiye'yi il il dolaşan TPF, 2018 takvim yılında "Kategori ve Mağaza Yönetimi" ile "İK" eğitimleri çerçevesinde toplamda 17 ilde 506 çalışanı ile bir araya geldi.

Eğitmen Esat İhsan Kocager ve Taciser Ürersoy Fıstık'ın üstlendiği "Kategori ve Mağaza Yönetimi" etkinlikleri bu yıl da iki farklı bölüm ve günde gerçekleşti.

P&G ve Nutricia Anne Bebek Beslenmesi sponsorluğunda market müdürleri, müdür yardımcıları, satın alma ve kategori yöneticileri için gerçekleştirilen eğitimlerin ilk gününde "Perakende yöneticisinin başarı sırları", "Kuşakların davranışları, "Takımın kadar güçlüsün", "Yeni yönetim modeli", "Yönetici tarzları", "Güçlü Bağ Kurmak", "SDS (Sor, Dinle, Söyle, Cesaret, Takdir)", "Analitik, sosyal ve duygusal zeka" ve "Analitik, sosyal ve duygusal zeka" başlıklarında paylaşıldı.

Eğitimin ikinci bölümünde ise günümüz dünyasında perakende sektöründe liderliğe giden yol aktarıldı. Tüm gün süren eğitimde Türkiye ve dünyada gıda perakendeciliği, perakendecilikte gelecek trendleri, ölçümleme, analiz, perakendenin 3 önemli unsuru, liderlik davranışları, hizmet, ikna, etkileme ve satış liderliği için altın kurallar paylaşıldı.

İnsan kaynakları danışmanı Tuğba Camuzoğlu tarafından gerçekleştirilen İK eğitimlerinde, mülakattan bireysel ve kurumsal kariyer planlamasına, çalışan memnuniyetinden İŞKUR teşviklerine, çalışan motivasyonundan işaret diline kadar tüm İK süreçlerini kusursuzlaştıracak gündemler iki ayrı günde çalışanlarla paylaşıldı. Şubat ayında İzmir'de başlanan eğitimler, Gaziantep'te tamamlandı.

– "Eğitimlere hız kesmeden devam edeceğiz"

Açıklamada görüşlerine yer verilen TPF Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Altunbilek, yerel zincirlerin yakaladığı başarıyı geleceğe taşıyabilmek, müşteri sadakatini artırmak için eğitimlere hız kesmeden devam edeceklerini bildirdi.

Çalışan eğitimine önem veren, müşterisine dokunan, aradaki mesafeyi kısaltan, üreticiye, yerele öncelik veren, rekabeti fiyat eksenli yapmayanların sürdürülebilir büyümesine devam edeceğini kaydeden Altunbilek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Sektörümüzü her anlama geleceğe hazırlayacak en önemli anahtarın eğitim olduğuna inanıyoruz. Türkiye genelinde birden fazla konuda çalışanlarımızı, yöneticilerimizi eğitmeye devam edeceğiz. Bugün geldiğimiz noktada yerel zincirler olarak yakaladığımız başarıyı sürdürülebilir kılmak, koyduğumuz hedeflerin ötesine geçebilmek adına personelimize üst seviyede beceri kazandırmayı önemsiyoruz."

“Yerel Zincirler Buluşuyor” konferansı 11-12 Nisan'da yapılacak

İSTANBUL (AA) – Türkiye Perakendeciler Federasyonu'nun (TPF) düzenlediği "Yerel Zincirler Buluşuyor (YZB)" konferansı, 11-12 Nisan'da, Haliç Kongre Merkezi’nde "Çevre" teması ile gerçekleştirilecek.

Konferansta, kaynakları her geçen gün tükenen gezegenimizin sürdürülebilirliği, çevre ve su konularıyla perakende sektörünün gelecek 10 yıl içinde geçireceği evrim ele alınacak.

2013 yılında perakende sektöründeki insan gücü, 2014’te sektörde markalaşmanın faydaları, 2015’te perakendenin teknolojik dönüşümü, 2016 ve 2017'de ise sektörün verimlilik konularının masaya yatırıldığı YZB, bu yıl 11-12 Nisan'da, Haliç Kongre Merkezi’nde "Çevre" teması ile gerçekleştirilecek.

Üreticiden tedarikçiye, perakendecilerden sektöre hizmet sunan firmalara kadar binlerce paydaşı aynı çatı altında buluşturacak organizasyonda EUFH Neuss Yüksekokulu Ticari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tanju Aygün, Avrupa perakende sektörünün yapısını, bu sektörde gözlemledikleri eğilimleri ve rekabet için gerekenleri paylaşacak.

Nielsen Türkiye Perakende Hizmetleri Lideri Tamer Gülsaç da son 10 yılda organize perakendenin gelişimine, 2017'deki alışveriş ve kategori eğilimlerine değinecek.

Avrupa perakende sektöründe 23 yıldır yaygın ve indirim marketleri ile rekabette "Yılın Mağazası" ödülünü kazanan Matvärlden İcra Kurulu Başkanı Muhittin Taylı, değişen müşteri talepleri, Avrupa'daki yeni market formatları ile başarı hikayesini paylaşacak.

Üçler Market Yönetim Kurulu Üyesi Kemal Parlak ise rekabetin gittikçe arttığı sektörde farklılaşmanın ve müşteri sadakatini kazanmanın püf noktalarını aktaracak.

Organizasyonda ayrıca Özhan Marketler Zinciri Genel Müdürü İbrahim Özhan, tüm sektörün faydalanabileceği yenilikçi çalışmalardan örnekler vererek gelecek 10 yılda atılması gereken stratejik adımları katılımcılarla paylaşacak.

TPF, eğitim seferberliğini sürdürüyor

İSTANBUL (AA) – Perakende sektörünün sürdürülebilir büyümesine ve sektöre yeni başlayan gençlerin mesleklerini uzun vadeli görmelerini sağlamak amacıyla 3 yıl önce eğitim seferberliği başlatan Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF), Türkiye genelindeki binlerce çalışanı için farklı başlıklarda kurguladığı eğitimlere devam ediyor.

TPF'den yapılan açıklamaya göre, PERDER üyesi yerel zincir marketlerde görevli insan kaynakları (İK) yöneticileri için ayrı, kategori yöneticileri, uzmanları, mağaza müdürü, müdür yardımcıları ve mağaza yöneticileri için ayrı eğitimler kurgulayan TPF, bu yılki program kapsamında bin 750 çalışanına eğitim verecek.

Eğitmen Esat İhsan Kocager ve Taciser Ürersoy Fıstık'ın üstlendiği "Kategori ve Mağaza Yönetimi" etkinlikleri iki farklı bölümde gerçekleştirilecek. Market müdürleri, müdür yardımcıları, satın alma ve kategori yöneticileri için gerçekleştirilecek eğitimin ilk gününde "Perakende Yöneticisinin Başarı Sırları", "Kuşakların Davranışları, "Takımın Kadar Güçlüsün", "Yeni Yönetim Modeli", "Yönetici Tarzları", "Güçlü Bağ Kurmak", "Sor, Dinle, Söyle, Cesaret, Takdir (SDS)" ve "Analitik, Sosyal ve Duygusal Zeka" başlıklarında paylaşılacak.

PERDER üyesi işletme sahiplerinin sponsor firmaların bölge yöneticileri ile bir araya gelerek iş birliklerini geliştirmek adına görüşmeler de yapacağı eğitimin ikinci bölümünde ise günümüz dünyasında perakende sektöründe liderliğe giden yol katılımcılarla paylaşılacak. Tüm gün sürecek eğitimde, Türkiye ve dünyada gıda perakendeciliği, perakendecilikte gelecek trendleri, ölçümleme, analiz, perakendenin 3 önemli unsuru, liderlik davranışları, hizmet, ikna, etkileme ve satış liderliği için altın kurallar aktarılacak.

İnsan kaynakları danışmanı Tuğba Camuzoğlu tarafından gerçekleştirilecek İK eğitimlerinde mülakattan bireysel ve kurumsal kariyer planlamasına, çalışan memnuniyetinden Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) teşviklerine, çalışan motivasyonundan işaret diline kadar İK süreçlerini kusursuzlaştıracak tüm başlıklar iki gün boyunca çalışanlarla paylaşılacak.

Şubat ayında İzmir, İstanbul, Ankara, Bursa ve Ordu'da gerçekleştirilecek eğitimlere mart ayında Çorum, Trabzon, İstanbul, Konya, Erzurum'da devam edilecek. Bölge illerde çalışan yöneticilerin de katılacağı İK ile kategori ve mağaza yönetimi eğitimleri nisan ayı sonunda Gaziantep’in ardından Van'da tamamlanacak.

Açıklamada görüşlerine yer verilen TPF Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Altunbilek, yerel zincirlerin sektörde yaşanan büyük rekabete karşı yakaladıkları başarıyı geleceğe de taşıyabilmek için başlatılan eğitim seferberliğini her yıl geliştirerek devam ettirdiğini belirterek, şunları kaydetti:

"Sektörümüzü her anlama geleceğe hazırlayacak en önemli anahtarın eğitim olduğuna inanıyoruz. Yarın koltuklarımızı teslim edeceğimiz çalışanlarımıza ne kadar çok yüksek beceri kazandırabilirsek 2023 yılı hedeflerimize o kadar hızlı ulaşabileceğiz. İçeriğini daha da geliştirdiğimiz bu yılki program kapsamında yaklaşık bin 750 çalışanımızı eğiteceğiz. Üç yıl önce başlattığımız seferberlik süresince, marketlerimizde görevli tüm yöneticilerimize, çalışanlarımıza dokunduk. Yerel zincirler olarak yakaladığımız başarıyı sürdürülebilir kılmak, koyduğumuz hedeflerin ötesine geçebilmek adına personelimize üst seviyede beceri kazandırmayı önemsiyoruz."