Categories
Ekonomi

2019 Yılı Bütçesi Komisyonda kabul edildi

TBMM (AA) – 2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edildi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda yaklaşık 1 ay süren bütçe maratonu tamamlandı.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ilk bütçesi olma özelliği taşıyan 2019 yılı bütçesinde bugün son olarak Hazine ve Maliye Bakanlığının bütçesi görüşüldü. Bakanlığın bütçesinin kabul edilmesinin ardından, 2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2017 yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı da kabul edildi.

Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Süreyya Sadi Bilgiç, komisyonun bütçe üzerinde toplam 190 saat 34 dakika görüşme yaptığını belirterek, bu süreçte emeği geçenlere teşekkür etti.

Teklifle genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerine 949 milyar 25 milyon 615 bin lira, özel bütçeli idarelere 73 milyar 771 milyon 848 bin lira, düzenleyici ve denetleyici kurumlara 6 milyar 536 milyon 982 bin lira ödenek veriliyor.

Teklifle genel bütçenin gelirleri 867 milyar 296 milyon 403 bin lira, özel bütçeli idarelerin gelirleri 11 milyar 179 milyon 800 bin lirası öz gelir, 63 milyar 704 milyon 956 bin lirası Hazine yardımı olmak üzere toplam 74 milyar 884 milyon 756 bin lira, düzenleyici ve denetleyici kurumların gelirleri 6 milyar 420 milyon 391 bin lirası öz gelir, 116 milyon 591 bin lirası Hazine yardımı olmak üzere toplam 6 milyar 536 milyon 982 bin lira olarak tahmin ediliyor.

Özel bütçeli idarelerin net finansmanı 80 milyar 250 milyon lira olarak öngörülüyor.

Komisyonda kabul edilen bütçe teklifinin Meclis Genel Kurulundaki görüşmelerinin ise aralık ayında başlaması öngörülüyor.

Categories
Politika

2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edildi.

Categories
Politika

2019 Yılı Bütçesi Plan ve Bütçe Komisyonunda

TBMM (AA) – AK Parti Ağrı Milletvekili Ekrem Çelebi, “Sayın Cumhurbaşkanımızdan önce kimse 'Ben Kürt'üm, Alevi'yim.' diyemiyordu. Kimse farklı bir demokratik yapıda kendisini ifade edemiyordu. Bu, hükümetlerimiz döneminde oldu. Ekonomide de aynı. ” dedi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Hazine ve Maliye Bakanlığının 2019 yılı bütçesinin görüşmeleri devam ediyor.

CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, kamuoyunda “varlık barışı ” olarak anılan düzenlemenin iki kez hayata geçirildiğini ancak sonuçlarına ilişkin bilgi paylaşımında bulunulmadığını söyledi.

Ar-Ge'nin milli gelir içerisindeki payının yüzde 0,5 civarında seyrettiğini anlatan Kuşoğlu, bu oranın artırılması gerektiğini vurguladı.

Kayıt dışılığın hala önemli bir sorun olarak varlığını sürdürdüğünü belirten Kuşoğlu, 60 milyon seçmeni olan Türkiye'de yaklaşık 2 milyon vergi mükellefi bulunduğuna dikkati çekti.

HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, 2019 yılı bütçesinin geneli üzerindeki görüşmelerde, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'a 20 soru yönelttiğini ancak bunların sadece 3'ünün seçilerek cevaplandığını ifade ederek, komisyonun, soruların cevaplarını almak için “bütçeyi geçirmeme ” gücünü kullanması gerektiğini savundu.

Komisyon Başkanı Süreyya Sadi Bilgiç ise komisyonun Paylan'ın talep ettiği gibi soruların cevaplarını kontrol etme görevi olmadığını dile getirdi.

Paylan, bütçenin vicdansız, adaletsiz ve merkeziyetçi olduğunu ileri sürerek, bütçede savunma harcamaları yerine eğitime yönelik yatırımlara ağırlık verilmesi gerektiğini söyledi.

Konuşması sırasında Paylan, Komisyon Başkanı Bilgiç'ten kendisini dinlemesini istedi. Bunun üzerine, Başkan olarak konuşmacıları dinlemek dışında birçok görevi bulunduğunu ifade eden Bilgiç, “Hep aynı şeyleri söylüyorsunuz. Siz diyorsunuz ki 'daha fazla top tank olmasın', biz 'daha az terör, daha fazla özgürlük.' diyoruz. ” şeklinde konuştu.

Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak'a Man adaları, Panama ve Malta'ya vergi dairesi açmasını öneren Paylan, “Tahminim TC vatandaşlarının 300 milyar doları var. Oradan 50-60 milyar dolar vergi alınarak bu ülkenin yoksullarına kaynak aktarabilirsiniz. Bu vergi cennetlerine gidip vergi daireleri açıp gerekenleri yapacak mısınız? ” dedi.

Paylan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2003 yılında Davos'ta George Soros'la bir araya geldiğini anlatarak, “Süleyman Soylu, bu operasyonları yapıyor. Ülkemizin demokrasisi açısından Soylu bir tehdittir. ” ifadelerini kullandı.

– “Ekim enflasyonu 15 yılın en yüksek rakamı “

MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, vatandaşların, bankalara yüklü miktarda ödeme yaptığını, bankaların faiz dışı gelirlerinin önemli bir düzeyde olduğunu belirtti. Ekonomide ciddi sıkıntılar olduğunu, en önemli sorunların başında enflasyonun geldiğini vurgulayan Kalaycı, şöyle devam etti:

“Ekim ayı enflasyon oranı son 15 yılın en yüksek rakamıdır. Yıllık bazda yüzde 25,2 olarak gerçekleşmiştir. Gıda enflasyonu yüzde 30'a yaklaşmıştır. Merkez Bankası 2018 enflasyon tahminini yüzde 23,5'e yükseltmiştir. Anlaşılan o ki enflasyonla mücadele kapsamında binlerce firmanın yaptığı yüzde 10'luk indirimin etkisi sınırlı olmuştur. Yıl sonuna kadar süreceği söylenen ve 6 ana başlıkta düzenlenen KDV ve ÖTV indirimlerinin nasıl bir sonuç vereceğini göreceğiz. MHP olarak dileğimiz, ekonomimizin hareketlenmesi, piyasaların canlanması, artan maliyet baskısının ve Türk lirasındaki değer kaybının süratle telafi edilmesidir. “

Dolar 7 lirayı aştığında zam yapanların, kurdaki düşüşü indirim olarak yansıtmadığına işaret eden Kalaycı, vatandaşın hayat pahalılığı içerisinde borçlarını ödeyemez halde bulunduğunu savundu.

Ürettiği ürünü değerinde satamayan, mazot gibi girdileri artan, bankalara borçları artan çiftçinin zor durumda olduğunu dile getiren Kalaycı, çiftçinin borçlarına yönelik yapılandırmanın hayata geçirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Mustafa Kalaycı, Türkiye'de vergi reformu yapılmadığı için vergi yükünün dar ve sabit gelirlilerin sırtında bir yük olarak kaldığını da iddia ederek, reformun bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

Maliye çalışanlarının yıllardır çözüm bekleyen sorunları bulunduğunu, boş kadrolara atama yapılmadığını ifade eden Kalaycı, bakanlığın, uzun süredir açmadığı uzmanlık sınavlarını bir an önce açmasını istedi.

– “Seçim nedeniyle erteliyorsunuz “

İYİ Parti Ankara Milletvekili Durmuş Yılmaz, Türkiye'ye yönelik bir finansal saldırı gerçekleştirildiğini açıklayan Albayrak'ın bu saldırının düzenlendiği başkenti açıklamadığını söyledi.

Türkiye'nin, finansal tarihinde ilk kez özel sektör borçları kaynaklı bir kriz yaşadığını, ancak yurt dışı kaynaklı borçların ödenebilmesi için gereken yabancı kaynak imkanının son derece kısıtlı olduğunu öne süren Yılmaz, siyasi şartlar ve hükümetin devlet yönetme şekli nedeniyle yabancı yatırımcıların Türkiye ekonomisine güveninin azaldığını savundu.

Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Son 12 aylık cari açığımızın yarısına yakın kısmı Merkez Bankamızın rezervleri ve net hata noksan kaleminden finanse edilmiştir. Bu durum literatürdeki anlamıyla tam bir 'ani duruş' olmasa da ona yakın bir duruştur. Geçen mayıs ayından beri hükümetinizin aldığı tedbirler, ne yazık ki sorunların kaynağına inmekten ziyade, ortaya çıkan semptomları tedavi etmekten ileriye gidemedi. Bu borç krizinden nasıl çıkılacak ve ortaya çıkan maliyetler toplumun hangi kesimlerine hangi oranda dağıtılacak? Bu sorulara cevap veremiyorsunuz çünkü önümüzde seçim var. Tüm kalbimle diliyorum ki inşallah yanılırım, ama seçimlerden sonra Türkiye tarihinde görülmemiş bir kemer sıkma politikası uygulayacaksınız ve krizin maliyetini kurduğunuz ekonomik sistemden nemalanan on binlerce yandaşınıza değil, krizde hiçbir sorumluluğu olmayan milyonlarca vatandaşımıza ödetmeye çalışacaksınız. Hatta bunu IMF ile 20. stand-by anlaşmasını imzalayarak yapacağınızdan da neredeyse eminim. ”

Durmuş Yılmaz, Merkez Bankasının bağımsızlığını kaybettiğini de iddia etti.

– “Türklerin parası o bölgeye gitti “

AK Parti Ağrı Milletvekili Ekrem Çelebi, herkesin hükümeti sevmesinin beklenemeyeceğini ancak vicdan sahibi bireyler olarak iktidarın hizmetlerinin görülmesi gerektiğini belirterek, devlete herhangi bir zarar gelmesi durumunda bundan herkesin etkileneceğine işaret etti.

AK Parti hükümetleri öncesi engelli ve hastalara yönelik evde bakım hizmetinin bulunmadığına dikkati çeken Çelebi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın iktidara gelmesinden sonra Doğu ve Güneydoğu illerine yönelik birçok önemli proje ve çalışmanın hayata geçirildiğini anlattı.

Çelebi, Doğu ve Güneydoğu'ya yönelik yatırımları anımsatarak, “Türklerin parası o bölgeye gitti. Bu iktidar hiçbir dönemde Kürt ve Türk ayrımı yapmadı. Demokratik anlamda söyleyeyim… ” ifadelerini kullandı.

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal'ın “Bu söylem, ayrımcılıktır. ” sözleri üzerine Çelebi, söz konusu bölgelere aktarılan paranın milletin parası olduğunu söyledi.

Doğu ve Güneydoğu illerindeki hendeklerin, devletin bölgedeki belediyelere sağladığı araçlarla açıldığını anlatan Çelebi, dünyanın her yerinde devletin kendisini korumaya yönelik önlemleri hayata geçirdiğine işaret etti. Çelebi, “Devlet 2015 ve 2016'da 'gidip şu evleri yıkayım…' demedi. Böyle bir şey yok. ” dedi.

Ekrem Çelebi, “Sayın Cumhurbaşkanımızdan önce kimse 'Ben Kürt'üm, Alevi'yim.' diyemiyordu. Kimse farklı bir demokratik yapıda kendisini ifade edemiyordu. Bu, hükümetlerimiz döneminde oldu. Ekonomide de aynı. Sadece 16 yılda Ağrı il merkezine giden tutar 11 katrilyon lira. ” diye konuştu.

Öte yandan muhalefet milletvekilleri ile AK Partili milletvekilleri arasında kayyum atanan belediyeler konusunda karşılıklı laf atmalar yaşandı.

Categories
Ekonomi

2019 Yılı Bütçesi Plan ve Bütçe Komisyonunda

TBMM (AA) – Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, “Hazine Finansman Programı çerçevesinde uluslararası sermaye piyasalarından 7,7 milyar dolar tutarında dış finansman sağladık. ” dedi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Hazine ve Maliye Bakanlığı bütçesi ile bağlı kuruluşların 2019 yılı bütçe kanunu teklifi ve 2017 yılı Kesin Hesap Kanunu Tasarısı'nın maddeleri görüşülüyor.

Albayrak, komisyonda yaptığı sunumda, çiftçi, esnaf, KOBİ ve girişimcilere sağlanan desteklere ilişkin çeşitli bilgi verdi.

Ekim ayı itibarıyla Ziraat Bankasınca kullandırılan düşük faizli kredi bakiyesinin 45 milyar liraya, Tarım Kredi Kooperatiflerince kullandırılan düşük faizli kredi bakiyesinin ise yaklaşık 5 milyar liraya ulaştığını ifade eden Albayrak, söz konusu uygulamadan yaklaşık 858 bin üreticinin faydalandığını söyledi.

Albayrak, bu çerçevede, 2004 yılında 205 bin üreticiye 700 milyon lira olarak verilmeye başlanan bu desteğin 2018'de 50 milyar liralık bakiyeye yükseldiğini belirterek, “2018 yılında tüm Türkiye'de yaşanan doğal afetler dolayısıyla ve Hatay ile Kilis illerinde, ilçeler dahil, faaliyet gösteren ve yaşanan terör olayları nedeniyle zarar gören üreticilerin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan düşük faizli tarımsal kredi borçları bir yıl süreyle ertelenmiştir. ” diye konuştu.

Çiftçilere düşük faizli kredi kullandırımı nedeniyle oluşan gelir kayıplarının karşılanması amacıyla yapılan ödeme tutarının ekim itibarıyla 1,8 milyar lira ve ayrılan bütçenin 2,65 milyar lira olduğuna işaret eden Albayrak, bu amaçla 2019 yılı bütçesinde 3,4 milyar lira ödeneğin öngörüldüğünü dile getirdi.

Albayrak, 2018 Yılı Programı, 100 Günlük İcraat Programı ve Yeni Ekonomi Programı'nda (YEP) yer alan Kalkınma Bankasının Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası olarak yeniden yapılandırılması hedefleri kapsamında, Bankanın mevcut kuruluş kanununun yerine geçmesi öngörülen yeni kuruluş kanununun ekim ayında yasalaştığını ifade etti.

– “KİT'lere yapılan sermaye transferi tutarı 2019'da 6,9 milyar lira ”

Kamu İktisadi Teşebbüslerinin (KİT) kurumsal yönetim ilkelerine uygun olarak, karlı ve verimli bir şekilde işletilmesinin temel hedefleri olduğunu belirten Albayrak, bu hedeflerin YEP'te de yer aldığını anımsattı.

Albayrak, bu amaçla KİT'lerde yetkilendirmeyi, hesap verebilirliği, şeffaflığı, karar alma süreçlerinde etkinliği ve performansa dayalı yönetimi esas alan stratejik yönetim anlayışının yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini dile getirerek, “KİT'lere yapılan sermaye transferi tutarı 2017 yılında 4,4 milyar lira olarak gerçekleşmiş olup, bu tutarın 2018 yılında 5,8 milyar lira, 2019 yılında ise 6,9 milyar lira olması programlanmıştır. 2017 yılında 3,4 milyar lira olarak gerçekleşen KİT'lere yapılan görevlendirme bedeli ödemesinin, 2018 yılında 2 milyar lira, 2019 yılında ise 1,6 milyar lira olması öngörülmektedir. ” şeklinde konuştu.

Hazine ve Maliye Bakanlığı olarak kamu sermayeli işletmeler, iştirakler ve kamu sermayeli bankalardan elde edilecek temettü ve bakiye kar gelirlerinin takip ve tahsilat işlemlerini de gerçekleştirdiklerini belirten Albayrak, “Bu çerçevede, 2017 yılında toplam 8,9 milyar lira temettü ve bakiye kar geliri elde edilmiş olup, bu tutarın 2018 yılında 15,6 milyar lira, 2019 yılında ise bakiye kar haricinde 2,8 milyar lira olması öngörülmektedir. ” dedi.

– “Hazine garantili kredilerden üstlenim oranı yüzde 1'e düştü ”

Albayrak, Hazine garantili kredilerden üstlenim oranını tarihi seviyelere düşürdüklerine işaret ederek, Hazine garantili dış borç stokunun 2018 yılı eylül ayı sonu itibarıyla 14,1 milyar dolar olarak gerçekleştiğini anlattı.

Öte yandan, Hazine garantili kredilerden üstlenim oranının tarihi düşük seviyelerde seyrettiğini yineleyen Albayrak, 2002 yılında bu oranın yüzde 51,9 iken 2018 yılı eylül sonu itibarıyla yüzde 1'e düştüğünü kaydetti.

Albayrak, Hazine alacak stokunun ise eylül ayı sonu itibarıyla 19,8 milyar lira olarak gerçekleştiğine dikkati çekerek, “2002 yılında yüzde 72,1 olan ülkemizin Avrupa Birliği Tanımlı Genel Yönetim Borç Stoku'nun GSYH'ye oranı, 2018 yılı ikinci çeyrek sonu itibarıyla yüzde 29,2 seviyesine gerilemiştir. YEP'e göre söz konusu oranın 2018, 2019, 2020 ve 2021 yılları sonu itibarıyla sırasıyla yüzde 31,1, yüzde 28,5, yüzde 28,2 ve yüzde 27,2 seviyelerinde aşağı yönlü bir patikada gerçekleşmesi beklenmektedir. ” diye konuştu.

Stratejik ölçütlere dayalı borçlanma politikası sayesinde borç stokunun faiz, kur ve likidite risklerine karşı duyarlılığını önemli ölçüde azalttıklarını dile getiren Albayrak, şöyle devam etti:

“Türk lirası faizlerdeki 500 baz puanlık artış 2001 yılı stok yapısında borç stokunu 1,6 puan artırırken mevcut yapıda yalnızca 0,8 puan artırmaktadır. GSYH bünyesindeki 2 puanlık azalış ise 2001'de borç stokunu 1,6 puan artırırken mevcut yapıda yalnızca 0,6 puan artırmaktadır. Türk lirası cinsi borçlanmaya ağırlık vererek borç stokunun yapısını döviz kuru şoklarına karşı daha güçlü hale getirdik. 2001 yılındaki stok yapısı sürdürülüyor olsaydı Türk lirasının yüzde 5 değer kaybı borç stokunu 1,6 puan artıracakken, 2017 yılında bu artış yalnızca 0,8 puandır. ”

Türkiye'nin kalkınma hedefleri doğrultusunda Dünya Bankası ile yakın ilişkilerin sürdürüldüğünü anlatan Albayrak, Dünya Bankası ile Türkiye arasında 2017-2021 mali yıllarını kapsayan dönemdeki mali ve teknik iş birliğinin çerçevesini oluşturan “Ülke İşbirliği Çerçevesi Programı ” kapsamında şimdiye kadar 7 proje ve bir program kredisi için toplamda 2,6 milyar dolar tutarında finansman sağladıklarını söyledi.

Albayrak, bu yıl özelinde ise Dünya Bankasından enerji, altyapı ve reel sektörde geliştirilen büyük montanlı projeler için toplamda yaklaşık 1,1 milyar dolar civarında bir finansman temin ettiklerini, söz konusu projelerin Türkiye'nin ekonomik gelişimi ve canlanmasına katkı sağlayacağı gibi vatandaşların da yaşam kalitesini artıracağını bildirdi.

Hazine Finansman Programı çerçevesinde uluslararası sermaye piyasalarından 7,7 milyar dolar tutarında dış finansman sağladıklarını belirten Albayrak, özellikle yaz aylarında maruz kalınan finansal dalgalanmaların ardından, ekim ve kasım aylarında gerçekleştirilen dolar ve avro cinsinden tahvil ihraçlarına ihraç tutarının 3 katından fazla talep gelmesinin süreç içinde alınan ekonomik tedbirlerin uluslararası yatırımcılar nezdinde de güçlü bir karşılık bulduğunun göstergesi olduğunu kaydetti.

– “İkili kalkınma yardımları tutarı 38,9 milyon dolara ulaştı ”

Albayrak, Türkiye'nin güçlenen uluslararası rolüyle paralel olarak son yıllarda kalkınma yardımları alanında da görünürlüğün artırıldığına işaret ederek, “Ülkemizin resmi kalkınma yardımları 2017 yılında yaklaşık 9,1 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Bu rakam 2016 yılına kıyasla yüzde 40'lık bir artışı göstermektedir. Ekim ayı sonu itibarıyla da Bakanlığımız tarafından gerçekleştirilen ikili kalkınma yardımları tutarı 38,9 milyon dolara ulaşmıştır. ” dedi.

Bakan Albayrak, Türkiye ile KKTC arasında ekonomik mali ilişkilerin düzenlenmesi ve “Sürdürülebilir Ekonomiye Geçiş Programı “nın desteklenmesine yönelik olarak 2016 tarihinde imzalanan İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması kapsamında 2016-2018 yıllarında KKTC'ye toplam 2,16 milyar lira transfer edildiğini bildirdi.

2019 Yılı Gelir Bütçesi hakkında bilgi veren Albayrak, gelecek yıl merkezi yönetim bütçe gelirlerinin yüzde 17,4 artarak 880,4 milyar liraya, vergi gelirlerinin yüzde 20 artarak 756,5 milyar liraya, vergi dışı gelirlerin ise yüzde 4 artarak 123,9 milyar liraya ulaşacağının tahmin edildiğini belirtti.

Albayrak, mülga Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığı ile bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşlarının 2017 Yılı Kesin Hesabına ilişkin de “2017 yıl sonu itibarıyla 176,6 milyar lira olan Maliye Bakanlığı bütçesinin 176,3 milyar lirası kullanılmıştır. Bunun yüzde 1,5'ine tekabül eden 2,6 milyar liralık kısmı Bakanlık ihtiyaçlarında kullanılmıştır. Aynı dönemde 77,6 milyar lira olan Müsteşarlık bütçesinin de 74,9 milyar lirası kullanılmıştır. ” ifadesini kullandı.

Hazine ve Maliye Bakanlığının 2019 yılı toplam bütçe teklifinin 419,9 milyar lira olduğunu dile getiren Albayrak, bu teklifin yüzde 1,3'üne tekabül eden 4,1 milyar lirasının Bakanlığın hizmetleri için kullanılacağını kaydetti.

(Bitti)

Categories
Ekonomi

2019 Yılı Bütçesi Plan ve Bütçe Komisyonunda

TBMM (AA) – Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, mükelleflerin yeminli mali müşavirlerce hazırlanmış KDV iadesi tasdik raporuyla talep ettikleri KDV iade tutarlarının yüzde 50'sinin, yapılacak ilk kontrollere göre 10 iş günü içerisinde teminat alınmaksızın iade edilmesini, kalan tutarın daha sonra yapılacak kontroller çerçevesinde iade edilmesini öngören yeni bir sistem oluşturacaklarını bildirdi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Hazine ve Maliye Bakanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı, Kamu İhale Kurumu, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu, Türkiye İstatistik Kurumu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Sermaye Piyasası Kurulunun 2019 yılı bütçesi ile 2017 yılı kesin hesabı ve bu kurumlar ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının Sayıştay raporu, Merkezi Yönetim 2019 yılı Bütçe Kanunu Teklifi, Merkezi Yönetim Kesinhesap Kanunu Tasarısı görüşülüyor.

Albayrak, Komisyonda yaptığı sunumda, küresel ekonomi hakkında bilgi vererek, 2018 yılı başından itibaren özellikle imalat sanayi ve ticaretin öncülüğünde bir miktar yavaşlama görüldüğünü, dünya ekonomisinin 2018 ve 2019 yıllarında yüzde 3,7 büyümesinin beklendiğini ifade etti.

Artan istihdam ve gelirler, ABD'deki vergi indirimleri ve halen destekleyici olan finansal koşulların ekonomik aktiviteyi olumlu yönde etkilediğine dikkati çeken Albayrak, küresel ticarette artan gümrük vergileri ve küresel faizlerdeki yükselişe bağlı sıkılaşan finansal koşulların gelişmekte olan ülke ekonomileri için negatif unsurlar olduğunu söyledi.

Albayrak, son dönemde düşen petrol fiyatlarının özellikle petrol ihracatçılarını olumsuz yönde etkileyeceğine işaret ederek, ABD Merkez Bankasının (Fed) 2018 yılında hali hazırda üç faiz artırımı yaparken aralık ayında bir faiz artırımı, 2019'da da iki ya da üç faiz artışı yapabileceğinin beklendiğini bildirdi.

Küresel ekonomide önümüzdeki döneme ilişkin risklerin kısa vadede aşağı yönlü olarak görüldüğünü dile getiren Albayrak, “Fed'in kademeli faiz artışlarına devam etmesi ve bilançosunu küçültmesi özellikle gelişmekte olan ülkeler açısından risk teşkil etmektedir. Çin başta olmak üzere bazı gelişmekte olan ülkelerin yüksek borçluluk oranları önemli bir risk ve kırılganlık unsuru olarak görülmektedir. Artan jeopolitik riskler ve korumacılık eğilimleri küresel ekonomik toparlanmayı olumsuz yönde etkileyebilecek diğer faktörler olarak dikkat çekmektedir. ” diye konuştu.

– “Tedbirlerin piyasalardaki olumlu etkileri görülmeye başlandı ”

Albayrak, ağustosta döviz kurunda makroekonomik temellerle bağdaşmayan spekülatif ataklar yaşandığını hatırlatarak, finansal piyasalarda gözlenen bu dalgalanmaları azaltmak, likidite sıkışıklığını gidermek, finansal istikrarı desteklemek ve piyasaların etkin işleyişini sağlamak amacıyla Türk lirası ve döviz likiditesine yönelik gerekli tedbirlerin alındığını, bu tedbirlerin finansal piyasalar üzerindeki olumlu etkilerinin görülmeye başlandığını vurguladı.

Öncü göstergelerin 2018 yılının ikinci yarısında ekonomide yavaşlamaya ve dengelenme sürecine işaret ettiğini belirten Albayrak, Yeni Ekonomik Program'da (YEP), 2018 yılından başlayarak takip eden üç yıllık dönemde Türkiye ekonomisinin sırasıyla yüzde 3,8, yüzde 2,3, yüzde 3,5 ve yüzde 5,0 oranlarında büyüyeceğinin öngörüldüğünü anımsattı.

Albayrak, ihracatın ocak-eylül döneminde yıllık yüzde 7 arttığını kaydederek, ithalatın ise iç talepteki dengelenme süreci ve döviz kurlarındaki artış nedeniyle hazirandan itibaren daralmaya başladığını söyledi.

Cari işlemler açığının da hazirandan itibaren azalma eğilimine girdiğini anlatan Albayrak, “Eylül ayı itibarıyla yıllıklandırılmış cari işlemler açığı 46,1 milyar dolara gerilemiştir. Enerji ve altın hariç cari işlemler hesabı ise 2,6 milyar dolar fazla vermektedir. Cari işlemler açığının GSYH'ye oranının 2017 yılındaki yüzde 5,6 seviyesinden 2018 yıl sonunda yüzde 4,7’ye gerilemesi beklenmektedir. ” dedi.

Berat Albayrak, Türk lirasındaki hızlı değer kaybı ve bunun neticesinde fiyatlama davranışlarında belirgin biçimde gözlenen bozulma ve gıda ile enerji fiyatlarının yüksek seyri neticesinde ekim ayı itibarıyla yıllık enflasyonun yüzde 25,2 seviyesine yükseldiğini ifade ederek, “YEP'in enflasyonun kalıcı olarak düşürülmesi ve fiyat istikrarının sağlanması temel hedeflerinden biri olması doğrultusunda enflasyonla mücadele sürecine en önemli desteği sıkı maliye politikası verecektir. ” değerlendirmesinde bulundu.

Enflasyonla Topyekun Mücadele Programı'nın yanı sıra, enflasyonu düşürmeye ve makroekonomik dengelenmeyi sağlamaya yönelik güçlü politika koordinasyonuyla YEP’te 2018 yıl sonunda enflasyonun yüzde 20,8 olarak gerçekleşmesinin beklendiğini dile getiren Albayrak, enflasyonun program dönemi sonunda ise para ve maliye politikası arasındaki etkili eş güdüm ve alınacak yapısal tedbirlerle birlikte yüzde 6’ya gerilemesinin hedeflendiğini vurguladı.

Albayrak, bankacılık sektöründe eylül ayında öz kaynak ve aktif karlılığın yıllıklandırılmış olarak sırasıyla yüzde 14,1 ve yüzde 1,9 seviyesinde olduğunu söyledi.

– KDV iadeleri için yeni sistem gelecek

Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak, gelir politikalarını, 2019 yılında gerekli mali alanın temini suretiyle makroekonomik dengelenme sürecinin desteklenmesi ve 2020 – 2021 döneminde ise kamu harcamaları için ihtiyaç duyulan finansmanın sağlanması, sosyo-ekonomik kalkınma ve adaletin daha da güçlendirilmesi, ekonominin uluslararası düzeyde rekabet gücünün artırılması ve yurt içi tasarruflara katkı sağlanması hedefleri doğrultusunda yürüteceklerini ifade etti.

Gelir politikalarına ilişkin temel politika öncelikleri çerçevesinde konut, mobilya, otomotiv gibi sektörlerde geçen dönemde birçok vergisel düzenlemeyi ve teşviki hayata geçirdiklerini anlatan Albayrak, bu hedefler çerçevesinde önümüzdeki dönemde mali disiplinin temel çıpa olmaya devam edeceğini söyledi.

Albayrak, vergi sistemini daha basit, etkin, geniş tabanlı ve daha adil bir yapıya kavuşturmak için vergi mevzuatının sadeleştirilmesine yönelik çok önemli adımlar atılacağını belirterek, etkinliği olmayan istisna, muafiyet ve indirimleri kademeli olarak kaldıracaklarını ve mecbur olmadıkça yeni istisna ve muafiyet getirmeyeceklerini bildirdi.

Mükelleflerin vergiye uyum seviyelerini güçlendireceklerini ve kayıtlı ekonomiye geçişi hızlandıracaklarını vurgulayan Albayrak, şöyle konuştu:

“Vergisel konularda anlaşılabilirliğin sağlanması, mükelleflerin hak ve ödevleri konusunda bilgilendirilmesi yoluyla vergi bilincini ve gönüllü uyumu daha da artırmak üzere Mükellef Hizmetleri Merkezini yeniden yapılandırıyoruz. İnteraktif Vergi Danışmanı uygulamasını diğer kazanç ve vergi unsurlarını kapsayacak şekilde geliştirmeye devam ediyoruz. KDV iadelerinin hızlı ve doğru yapılabilmesini sağlamak için yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Bu kapsamda daha önce yapmış olduğumuz hizmetlere ilave olarak belirli şartları sağlayan mükelleflerimizin, yeminli mali müşavirlerce hazırlanmış KDV iadesi tasdik raporu ile talep ettikleri KDV iade tutarlarının yüzde 50'sinin, yapılacak ilk kontrollere göre 10 iş günü içerisinde teminat alınmaksızın iade edilmesini, kalan tutarın daha sonra yapılacak kontroller çerçevesinde iade edilmesini öngören çok daha hızlı ödemeyi öncelikleyecek yeni bir sistemi oluşturacağız. ”

– “Yeni bir vergi veri analiz merkezi kuruyoruz ”

Albayrak, vergi beyannamelerinin yüzde 99,8'ini e-beyan sistemi ile aldıklarına dikkati çekerek, ekim itibarıyla elektronik ortamda alınan bildirim ve beyanname sayısının 90 milyona yaklaştığını açıkladı.

e-Tebligat Sistemi ile yaklaşık 30 milyon tebliğ belgesini elektronik ortamda tebliğ ettiklerini ve yaklaşık 300 milyon lira tasarruf sağladıklarını belirten Albayrak, “Yeni bir eylem planı çalışmalarına başlamış bulunmaktayız. Mükelleflerin uyum düzeyinin artırılması, uyumsuz mükelleflerin uyumlu mükellefler aleyhine oluşturacağı haksız rekabetin önlenmesi, kayıtlı ekonominin teşvik edilmesi amacıyla yeni bir vergi veri ve risk analiz merkezi kuruyoruz. Gelir İdaresi Başkanlığı bünyesinde kurulacak bu merkezde farklı veri kaynaklarından elde edilen bilgilerle, faaliyet grupları ve sektörler itibarıyla mükellefler analiz edilecek, yapılacak mukayeseler suretiyle vergilemedeki muhtemel risk alanları çok detaylı bir şekilde tespit edilecektir. ” diyle konuştu.

Albayrak, defter beyan sistemi kapsamında yaklaşık 2,1 milyon mükellefin gelir ve gider kayıtlarının portal üzerinden elektronik ortamda tutulmasını, beyannamelerin kullanıcı dostu ara yüzler vasıtasıyla sistem üzerinden doldurulmasını hedeflediklerini aktararak, “2014-2018 döneminde yaklaşık 245 bin mükellef nezdinde vergi incelemesi yaptık. Bu incelemeler neticesinde düzenlenmiş raporlarda yaklaşık 36 milyar lira vergi tarhiyatı ve buna bağlı olarak yaklaşık 78 milyar lira ceza kesilmesini önerdik. ” dedi.

Categories
Politika

2019 Yılı Bütçesi Plan ve Bütçe Komisyonunda

TBMM (AA) – TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Hazine ve Maliye Bakanlığının 2019 yılı bütçesinin görüşmelerine başlandı.

Komisyon, AK Parti Isparta Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç başkanlığında toplandı.

Toplantıda, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak bakanlığının bütçesinin sunumuna başladı.

Categories
Politika

2019 Yılı Bütçesi Plan ve Bütçe Komisyonunda

TBMM (AA) – Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, “Mekansal Strateji Planı'nı inşallah çok yakın bir zamanda oluşturacağız ve bundan sonraki süreçte ülkemizin 2023, 2053 ve 2071 yılına altyapı hazırlayacak bir planımız olacak. Ülkemizin 50 yılını planlıyor olacağız. ” dedi.

Kurum, Bakanlığının 2019 yılı bütçesinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Murat Kurum, AK Parti'nin iktidara geldiği 2002 yılından itibaren Türkiye'de konut seferberliği başlatıldığını anımsattı.

TOKİ'nin 16 yılda 840 bin konut ürettiğini, bunun yaklaşık yüzde 90'ının sosyal konut niteliğinde, alt gelir ve orta gelir grubuna hitap ettiğini belirten Kurum, “Son yıllarda, yılda 1 milyon konut satılıyor. Bunun da yaklaşık yarısı sıfır, yarısı da ikinci el konutlar. Hatta son zamanlarda bu, 1 milyon 200 bin adetlere çıktı. Eksik olan konut ihtiyacımızı çok kısa sürede tamamladık. Tabii ki bunu tamamlarken biz de mimarlarımızdan aslımızı, kültürümüzü, değerlerimizi yansıtan projeler çizsin istiyoruz. Farklı farklı projeler geliyor; yani sizin istediğinizi onlar dahi anlamış değiller. Aslına bakarsanız bunun eğitimini belki üniversiteden itibaren başlatmamız gerekiyor. ” ifadelerini kullandı.

Kültürün yansıtılacağı yöresel mimariye ilişkin çalışmaları sürdürdüklerini anlatan Kurum, “Bu çalışmayı tamamladığımızda ülkemizde yerel mimariye özgü değerlerimizi içerecek projeleri gerçekleştiriyor olacağız. ” dedi.

Mekansal Strateji Planı hakkında bilgi veren Kurum, “81 ilden gelecek veriler doğrultusunda bu Mekansal Strateji Planı'nı inşallah çok yakın bir zamanda oluşturacağız ve bundan sonraki süreçte ülkemizin 2023, 2053 ve 2071 yılına altyapı hazırlayacak bir planımız olacak. Ülkemizin 50 yılını planlıyor olacağız. Daha sonra 'niye yaptık' demeyeceğimiz projeleri bu planda işliyor olacağız. ” diye konuştu.

– “Yanlıştan hareket edip, doğruları eleştirmememiz gerekiyor ”

Türkiye'nin deprem bölgesinde bulunduğuna işaret eden Kurum, bugün itibarıyla dönüşmesi gereken 5,5 milyon, 2025 yılı itibarıyla da dönüşmesi gereken 7,5 milyon konut olduğunu açıkladı.

Kurum, 2012 yılında çıkarılan yasayla, Bakanlık bünyesinde 580 bin, TOKİ ile yaklaşık 140 bin konutun dönüşümünün sağlandığını belirtti.

Belediyelerin, özel idarelerin ve özel sektörün, her projede bu dönüşümü yapmaya çalıştığını anlatan Kurum, “Evet, dönüşüm projeleri içinde bizim de eleştirdiğimiz, bizim de doğru görmediğimiz projeler oldu ama yanlıştan hareket edip, doğruları eleştirmememiz, bir an önce bunları dönüştürmemiz gerekiyor. Tabii ki bu dönüşümde biz gecekonduların yerine 15-20 katlı binalar veya 5-10 emsal gibi proje istemiyoruz. Buna ilişkin çok yakın zamanda kentsel dönüşümle alakalı stratejimizi de yayınlayacağız. Bunun 81 ilde yapılması noktasında da takipçisi olacağız. ” ifadelerini kullandı.

Yeni yapılacak alanlardaki binaların 4-5 katı geçmeyeceğini, mevcuttaki binalarda ise çok az emsal artışıyla, yüksekliği de 8 katı geçmeyen bir planlama içerisinde olduklarını aktaran Kurum, dönüşümü de değer esaslı ve vatandaşın da işin içinde olacağı bir şekilde yapacaklarını ifade etti.

Madencilik projelerine de değinen Kurum, “Madencilik projelerinde, 'ÇED gerekli değildir' kararları, faaliyetin gerçekleştirilmesinde çevresel açıdan sakınca olmadığını belirten kararlardır. ÇED yönetmeliğinde yapılan son değişiklikle kısım kısım 'ÇED gerekli değildir' kararı alınması engellenmiş olup bu kapsamda ocak sahalarının genişletilmesinin önüne geçilmiştir. ” diye konuştu.

– Sur'daki inşa çalışmaları

Kurum, terörden zarar gören bölgelerle ilgili bir soruyu yanıtlarken, Diyarbakır'ın Sur ilçesindeki inşa çalışmalarının 'öncesi ve sonrası' fotoğraflarını gösterdi.

Murat Kurum, “Buradaki hayatı bir an önce iyileştirmek adına projelerimize başladık. Altyapıda zarar gören; 12 kilometre kanalizasyon hattı, 11 kilometre içme suyu hattı, 9 kilometre yağmur suyu hattı olmak üzere bütün şebeke hattı yeniden yapıldı. Sur'un etrafını 360 derece çevreleyen yaklaşık bin 900 kilometre yol da tamamlanma aşamasına geldi. Tarihi yapıların restorasyonu, Gazi ve Melik Ahmet caddelerindeki 3 bin 400 dükkanın cephe yenilemesi, sokak sağlıklaştırma çalışmaları, peyzaj düzenlemeleri yapıldı. Çölgüzeli ve Üçkuyular bölgelerinde 5 bin 600 konut üretildi. ” ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün 2019 yılı bütçeleri kabul edildi.

(Bitti)

Categories
Alaturka

2019 Yılı Bütçesi Plan ve Bütçe Komisyonunda

TBMM (AA) – Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Kanal İstanbul Projesi'nde 2 milyon nüfuslu 2 uydu kent yapıldığı iddialarına karşılık, “Kanal İstanbul, 26 bin hektar alanı kapsamakta. Planlanan nüfus sadece 500 bin kişidir. Yatay mimarinin uygulandığı bir proje olacaktır. Maksimum 4-5 katlı yapılara izin verilecektir. ” dedi.

Bakanlığının 2019 yılı bütçesinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Kurum, mekansal strateji planlara ilişkin bir soru üzerine, bu planın ilgili kurum ve kuruluşlarla birlikte hazırlanması gerektiğini anlattı.

Kurum, söz konusu planın usul ve esaslarının belirlenip Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde yerini aldığını belirterek, “İnşallah çok kısa sürede de mekansal planımızı hazırlayacağız. ” ifadesini kullandı.

Planlı Alanlar Yönetmeliğinde emsal hakların yüzde 30'la sınırlandırıldığını bildiren Kurum, “Katlarda yapılacak mescitler bodrum kata ortak alan olması kaydıyla 150 metrekare, ticari binalarda da 300 metrekareyi geçmeyecek şekilde bodrum katta yapılabilmektedir, bu yönetmelik değişikliğiyle. ” bilgisini paylaştı.

Kurum, 1 Ocak 2019 tarihi itibarıyla yapıların denetimi için görevlendirilecek yapı denetim kuruluşlarının elektronik ortamda belirlenmesi esasına geçileceğini söyleyerek, “Her türlü istismardan ve baskıdan uzak daha objektif bir yapı denetim sisteminin oluşturulması planlanmıştır. ” diye konuştu.

– “Kanal İstanbul, 26 bin hektar alanı kapsamakta ”

Çevre ve Şehircilik Bakanı Kurum, Kanal İstanbul Projesi ile ilgili “2 milyon nüfuslu 2 uydu kent yapıyorsunuz ” iddialarına yönelik soru üzerine şunları kaydetti:

“Kanal İstanbul, 26 bin hektar alanı kapsamakta. Planlanan nüfus sadece 500 bin kişidir. Yatay mimarinin uygulandığı bir proje olacaktır. Maksimum 4-5 katlı yapılara izin verilecektir. Bu binaların büyük bir kısmı da bölgedeki, yakın ilçelerdeki dönüşümde rezerv konut olarak kullanılacaktır. Oradaki anlayış ve mimari kültür de inşallah bizim değerlerimizi yansıtacaktır. ”

İstanbul Boğazı'ndan yılda yaklaşık 40 ile 50 bin arasında gemi geçtiğine dikkati çeken Kurum, “En son Foça'da da yaşanan olayda gördük ki denizde yaşanan bir kirliliği gidermek için sadece Foça'da 25 milyon lira bedel harcadık, bir ay çalıştık. İnanın çok kolay olmuyor bunları temizlemek. ” şeklinde konuştu.

Bir tankerin de Boğaz'daki bir yalıya çarptığını anımsatan Kurum, “Dolayısıyla bu trafiğin artık buradan geçmemesi adına Kanal İstanbul Projesi önemli. Burada bizim amacımız yeni bir şehir, rezerv alan yaratmak değil. ” değerlendirmesinde bulundu.

– Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü detaylı konut istatistiklerini tutacak

Bakan Kurum, “Konut piyasasında stok ne kadardır? ” şeklindeki soruya ilişkin, şu bilgileri paylaştı:

“Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğümüze gelir gelmez talimatımızı verdik; buna ilişkin bir çalışma yapacak. Bu istatistik Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğümüz bünyesinde tutulacak. Çünkü Türkiye'de satılanlar sadece tapu devriyle satılmıyor, satış sözleşmeleriyle de yapılan satışlar var. Hem satış sözleşmeleri hem birinci el satışlar hem ikinci el hem de konutların bölgelere göre ihtiyaçlarını inşallah çok kısa zamanda Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğümüz belirleyecek ve bunları da vatandaşların bilgisine sunacaklar. ”

Taş ocakları ve HES'lerle ilgili soruya yönelik de Kurum, ÇED yönetmeliğine tabii tutulan tüm projeler için hiçbir toleransın söz konusu olmadığını, süreçlerin geniş bir komisyon nezdinde detaylı bir şekilde incelendiğini vurguladı.

Kurum, bir soru üzerine, 2,5 milyar liralık ödeneğin Bakanlık, Hazine ve Maliye Bakanlığı ve TOKİ ile 4 Mayıs 2017'de yapılan protokol kapsamında doğu ve güneydoğudaki terör olaylarından zarar gören vatandaşların zararlarını bir an önce karşılamak adına TOKİ'ye aktarıldığını dile getirdi.

– “Validebağ Korusu'nda hiçbir şekilde rant projesi düşünmüyoruz ”

Bir başka soruya ilişkin, “Altunizade Validebağ Korusu'nda biz hiçbir şekilde bir rant projesi düşünmüyoruz. İstanbul'a değer katacak bir Millet Bahçesi yapmak istiyoruz. ” diyen Kurum, açılışı yapılan Millet Bahçeleri'ne ilişkin bilgi verdi. Kurum, 182 bin metrekarelik alandaki Esenler Millet Bahçesi'nin de açılışının hafta sonu yapılacağını bildirdi.

Hava kirliliğiyle ilgili “sadece 6 ilin hava kalitesinin iyi olduğu ” iddiasına da yanıt veren Kurum, kasım itibarıyla toplam istasyon sayısının 339'a çıktığını, bu istasyonlardan elde edilen verilerin anlık olarak şeffaf bir şekilde kamuoyuna duyurulduğunu ifade etti.

Kurum, “Elde edilen verilere göre 'sadece 6 ilde hava kalitesinin iyi olduğu' ifadesi doğru değildir. Hava kalitesinin iyileştirilmesine yönelik çalışmalar neticesinde son 5 yıllık veriler dikkate alındığında partikül maddede yüzde 13, kükürtdioksit parametresinde yüzde 36 iyileşme mevcuttur. ” dedi.

Bakan Kurum, büyükşehir belediyesi modelinin uygulamasında yaşanan sorunlara yönelik soruya da şu yanıtı verdi:

“Büyükşehir belediyelerinin sistemden kaynaklı sorunlarının çözülmesi ve yeni mevzuat çalışmalarının hazırlanmasına dayanak olmak üzere çalıştaylar, anketler, yerinde ziyaretler ve tüm paydaşlarla ortak grup toplantıları düzenlenmektedir. Bu kapsamda başta hizmet sunum yönetimlerinin geliştirilmesi olmak üzere mali sorunlar da dahil problemlerinin çözülmesine yönelik çalışmalar da yapılmaktadır. ”

(Sürecek)

Categories
Politika

2019 Yılı Bütçesi Plan ve Bütçe Komisyonunda

TBMM (AA) – AK Parti Kocaeli Milletvekili Sami Çakır, “Planlamalar ileriye dönük şekilde yapılamazsa dünün çözümleri bugünün sorunları haline geldiği gibi bugünün çözümleri yarının sorunları olmaya aday olacaktır. ” dedi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün 2019 yılı bütçe görüşmeleri devam ediyor.

AK Parti Kocaeli Milletvekili Sami Çakır, jeopolitik konumu inkar edilemez bir ülkenin fertleri olarak çevresel kirlilik konusunda daha duyarlı hareket etmek durumunda olduklarını söyledi.

Türkiye'nin tarihi bir mirasa sahip olduğunu vurgulayan Çakır, şöyle konuştu:

“Çevre ve şehir, tarihin doğurduğu bir hayat alanıdır. Tarihin doğurduğu ve medeniyetin yoğurduğu şehirler, doku ve kimyası ile her şeyden önce insanların o şehirde yaşama gerekçelerini gerçekleştirebildikleri yer olmalıdır. Şehir, insanın mutlu olabildiği kadar onun yaşama nedeni olmalıdır. Planlamalar ileriye dönük şekilde yapılamazsa dünün çözümleri bugünün sorunları haline geldiği gibi bugünün çözümleri yarının sorunları olmaya aday olacaktır. ”

CHP Antalya Milletvekili Cavit Arı da imar affı düzenlemesinin mahalli idareler seçimlerine yaklaşıldığı bir dönemde çıkarıldığını, bu durumun kendisine göre bir “seçim rüşveti ” olduğunu söyledi.

İmar affı meselesinin zaruri bir ihtiyaç olmadığını belirten Arı, “Eski yapıları hariç tutarak konuşacak olursak yasadan sonra atılan onlarca temel var. Bunlara bir 'dur' dememiz gerekmiyor mu? Kanun kapsamında olmayan yerlere de binaların harıl harıl yapıldığına şahidiz. Bu yasayı doğru uygulayacaksak kanunla birlikte mevcut yapıların tespiti yapılmalı, yeni yapıların önüne geçilmeliydi. ” dedi.

– “Siz ebedi muhalefet, biz ebedi iktidar “

AK Parti Giresun Milletvekili Cemal Öztürk, küçük bir köy haline gelen dünyada, herhangi bir ülkedeki olumsuzluğun herkesi etkilediğini söyledi.

Çevrenin, sadece insanlar için değil tüm canlılar için önemli olduğunu vurgulayan Öztürk, şöyle devam etti:

“Türkiye her geçen gün nüfusu artan bir ülke. 2002 yılında 64 milyon olan nüfusumuz bugün 82 milyona gelmiş durumda. Köylerden kentlere göç de hızla devam ediyor ve aynı hızla şehirleşiyoruz. İnsanlar bu şehirleşme ile birlikte gelişen teknolojiden de istifade etmek istiyor. İnsanlar daha konforlu ve daha rahat bir hayat sürmek istiyor ve bunları da devletten bekliyor. Devletimiz ise topladığı vergilerle insanların beklediği hizmetleri sunma gayretinde. AK Parti 16 yıldır iktidarda. Milletin refah içinde yaşaması için hizmetlere aralıksız devam ediyor. Biz yolumuza emin adımlarla devam ediyoruz. 'Siz ebedi muhalefet, biz ebedi iktidar' böyle iyi gidiyoruz. Bu da benim esprimdi ama demokrasilerde birbirimize tahammül etmemiz gerekiyor. ”

CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu da Çevre ve Şehircilik Bakanlığının zor bir görev olduğunu, 90'lı yıllarda gecekondulardan şikayet edildiğini, günümüzde ise hala şehirleşme probleminin bulunduğunu söyledi.

Türkiye'nin birçok sorununun kentleşme ile doğrudan ilintili olduğunu ifade eden Kuşoğlu, 2017 denetimleri ile ilgili olarak Sayıştay raporunda yer alan bulgulara değinerek, raporda yer alan eksikliklerin giderilmesi hususunda telkinde bulundu.

CHP Konya Milletvekili Abdüllatif Şener ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığının bütçesinin yeterli olmadığının rakamlarla da görüldüğünü söyledi.

Çevre gibi önemli bir konuda öngörülen bu bütçenin yeterli olmadığını düşündüğünü belirten Şener, şunları kaydetti:

“Çevrenin korunması noktasında Türkiye'nin çeşitli sorunları bulunmaktadır. Çevresel politikaların güçlendirilmesi gerekiyor. Özellikle 2008 global krizi sonrasında tabiat alanları imara açıldı ve çevre politikalarından vazgeçildi. Hava kirliliği temel sorunlarımız arasındadır. Sanayi kaynaklı atık su nedeniyle dere ve akarsularımız kirlenirken Türkiye'nin biyolojik zenginliği bu nedenlerle tehlike altındadır. Yüzey sularının yüzde 79'u kirlenmiş durumdadır. Arıtılmış evsel, kentsel atık su miktarı yüzde bir civarındadır. Çevre, çağımızın sorunudur. Tüm bu çevre sorunlarının çözümü Çevre ve Şehircilik Bakanlığına aittir ancak bu yetersiz bütçe ile bakanlığın işinin zor olduğunu düşünüyorum. ”

MHP Mersin Milletvekili Baki Şimşek, Milli Emlağa ait sahillerin işletiminde büyük sıkıntılar yaşandığını ileri sürdü. Sahillerin çoğunluğunun mafya ve oteller tarafından kapatıldığını iddia eden Şimşek, “Sahillerin mutlaka tek elden işletilmesi lazım. Plajlar, halkın olması lazım. ” dedi.

AK Parti Manisa Milletvekili Uğur Aydemir de AK Parti'nin kurulduğu günden bu yana milletin refahı için gece gündüz çalıştığını söyledi.

Sağlıklı nesillerin yetişebilmesi için sağlıklı çevreye ihtiyacın olduğunu vurgulayan Aydemir, şöyle konuştu:

“Gezi olayları nasıl çıktı? Ne istedikleri sorulduğunda '3. köprü yapılmasın', 'İstanbul Havalimanı yapılmasın' dediler. Bu hizmetlerin yapılmasına kimler karşı çıktı? Türkiye'nin rakipleri. Yapmayın arkadaşlar. Cumhurbaşkanımızın çevreciliğini kimse tartışamaz. AK Parti'yi karalayamazsınız. Türkiye'de ağaç diken de biziz, havalimanlarını yapan da biziz, yolları yapan da biziz. Biz TOKİ ile gurur duyuyoruz. Milletimiz her şeyi görüyor. ”

HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan ise Türkiye'de 300 bin müteahhit bulunduğunu, bu müteahhitlerin 250 bininin işi bilmediğini ileri sürdü.

Söz konusu müteahhitlerin önünün kesilmesi için rant vergisinin getirilmesi gerektiğini vurgulayan Paylan, “Şehirlerimizin tarihine ihanet etmemeliyiz. Kent hafızasına sahip çıkmalıyız. Ayrıca kentler insanlarla vardır. Diyarbakır Sur'u 'Toledo' yapacağız diyordunuz. Oradaki bazalt taşları kamyonlarla Sur'dan çıkarıldı. Şehrin tarihi dokusu bozuldu. ” diye konuştu.

Categories
Alaturka

2019 Yılı Bütçesi Plan ve Bütçe Komisyonunda

TBMM (AA) – Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, ülke genelinde 592 bin adet konut ve işyerini “riskli yapı ” statüsünde yenilemeye başladıklarını, bunlardan 442 bin adet bağımsız bölümün yıkımının sağlanarak, inşaatlarına başlandığını belirtti.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, bakanlığı ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün 2019 bütçelerinin sunumunu yapan Kurum, imar çalışmalarına ilişkin bilgi verdi.

Kurum, bölge planlarına, stratejik planlara ve kalkınma planlarına uygun olarak konut, sanayi, tarım, turizm, ulaşım gibi yerleşme ve arazi kullanım kararlarını belirleyen çevre düzeni planlarının yaklaşık yüzde 99'unun katılımcı bir süreçle tamamlandığını belirterek, kıyı alanlarında ise planlama çalışmalarının yüzde 82'sinin bitirildiğini söyledi.

Arazi ihtiyacı olan iç ve dış yatırımların önünü açacak Türkiye Mekansal Strateji Planı çalışmalarına da başlandığını dile getiren Kurum, “İmar Kanunu'nda en üst kademe plan olarak yer alan Mekansal Strateji Planı ile ülkemizin sürdürülebilir kalkınma ilkeleri çerçevesinde, ekonomik, sosyal ve mekansal gelişiminin sağlanması için mekansal stratejilerin ilgili tüm kurum kuruluşlarla beraber üretilmesi amaçlanmaktadır. ” diye konuştu.

Türkiye'nin 2023 hedefleri ve büyüme öngörüsü doğrultusunda ülke düzeyinde yatırımlar için arazi ihtiyacı analizi yapıldığını anlatan Kurum, şöyle konuştu:

“Hazine mülkiyetinde atıl olarak duran ancak yatırım yapılabilir 20 hektar ve üzerindeki arazilerin tespit edilmesi suretiyle gerekli düzenlemeler yapılacak ve bu arazilerin yatırımcılar tarafından kullanılması sağlanacaktır. Bu çerçevede Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile bakanlığımız ilgili birimlerinin çalışmaları neticesinde protokol nihai hale gelmiş olup süreç bu çerçevede koordineli bir şekilde yürütülmektedir. Böylelikle sanayi gelişiminin yoğun olduğu il ve bölgeler belirlenerek, bu bölgelerdeki belirli büyüklükteki yatırıma uygun hazine arazileri ülkemiz ekonomisi ve yatırımcısının kullanımına kazandırılacaktır. ”

– 442 bin bağımsız bölüm yıkıldı

Türkiye'nin deprem bölgesinde yer aldığına işaret eden Kurum, Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten bugüne kadar 53 farklı ilde 237 riskli alan, 29 farklı ilde ise yeni yerleşim alanı olarak kullanılmak üzere 107 rezerv yapı alanı belirlendiğini söyledi.

Ayrıca, 28 farklı ilde 122 kentsel dönüşüm ve gelişim alanı, 11 farklı ilde yıpranan tarihi ve kültürel taşınmazın korunması amacıyla 15 yenileme alanı çalışmasının başladığını aktaran Kurum, “Ülke genelinde 592 bin konut ve işyerini 'riskli yapı’ statüsünde yeniliyoruz. Bunlardan 442 bin bağımsız bölümün yıkımı sağlanmış ve inşaatlarına başlanmıştır. ” dedi.

– “3 milyar 36 milyon lira kira yardımı yapıldı ”

Tüm bu kentsel dönüşüm çalışmaları ile öncelikle şehirlerin afet risklerine karşı dayanıklı olmasının amaçlandığını vurgulayan Kurum, “Bugüne kadar riskli yapı kira yardımı olarak 253 bin 581 hak sahibine 2 milyar 520 milyon lira, riskli alan kira yardımı olarak da 41 bin 200 hak sahibine 516 milyon lira olmak üzere, toplamda ülke genelinde 3 milyar 36 milyon lira kira yardımı yapılmıştır. ” diye konuştu.

Murat Kurum, 9 bin 895 hak sahibi tarafından yapılan toplam 16 bin 515 kredi başvurusunun onaylandığını ve onay verilen kredilerin toplam tutarının 1 milyar 234 milyon lira olduğunu belirterek, bu kredilere toplam 74 milyon lira faiz desteği ödemesi yapıldığı bilgisini verdi.

Uygulamalar ve kamulaştırmalara ilişkin belediyelere, İller Bankasına ve TOKİ'ye yaklaşık 5 milyar tutarında kaynak aktarıldığını belirten Kurum, toplamda 8 milyar 528 milyon lira kaynak kullandırıldığını dile getirdi.

– Terörden zarar gören bölgelerdeki inşa çalışmaları

Kurum, terörden zarar gören bölgelerdeki inşa çalışmalarına ilişkin de bilgi vererek, “Zarar gören vatandaşlarımızın zararları karşılanmış, yeni konutlar yapılmış, altyapı yenilenmiş, bölgede yeni rekreasyon alanları yapılmış, sokak sağlıklaştırma projeleri ile bu kentlerimiz yeni bir çehreye kavuşmuştur. Bu kapsamda bölgede 25 bine yakın yeni konut ve ticarethane yapılmıştır. Bölgenin sosyal ve kültürel yapısı dikkate alınarak çalışmalar yürütülmüştür. ” dedi.

Özellikle tarihi bir değere sahip olan Diyarbakır Suriçi'ndeki çalışmalara değinen Kurum, şöyle devam etti:

“Suriçi bölgesinde öncelikle yapım çalışmalarına ilişkin belirlenen alan üzerinde geleneksel dokuya uygun konutların proje-yapımı için avan ve kesin projeleri hazırlanarak yapım işine başlanmıştır. Diyarbakır Dicle Vadisi Kırklar Tepesi Rekreasyon Alanı'nın, yaklaşık 320 hektar alan üzerinde çalışmaları tamamlanmış, yöre halkının kullanımına açılmıştır. ”

Şehirlerin otopark sorununun giderilmesi amacıyla güncel uygulama ve teknolojik gelişmeleri içeren Otopark Yönetmeliği'nin de yürürlüğe girdiğini hatırlatan Kurum, yönetmelikle getirilen yenilikleri anlattı.

– 790 bin binaya Enerji Kimlik Belgesi verildi

Çevre ve Şehircilik Bakanı Kurum, binalarda Enerji Kimlik Belgesi uygulamasının da güncellendiğini dile getirerek, “Taşra teşkilatımız tarafından Enerji Kimlik Belgesi denetimleri başlatılmıştır. Bu sektörde yetkilendirilen 5 bin 500 Enerji Kimlik Belgesi Uzmanı tarafından 790 bin bina için Enerji Kimlik Belgesi düzenlenmiştir. ” değerlendirmesini yaptı.

Kurum, Milli Emlak Genel Müdürlüğünün çalışma alanına ilişkin bilgilendirmelerde bulunarak, “2B arazilerinin satışı kapsamında 748 bin hak sahibi tapularına kavuşmuştur. Satışı yapılan 531 bin taşınmazın toplam satış bedeli 11 milyar lira olup bu tutarın bugüne kadar 7 milyar 800 milyon liralık bölümü tahsil edilmiştir. Geri kalanı ise taksitler halinde ödenmektedir. ” ifadesini kullandı.

Başvuruların ve ödeme süresinin 30 Kasım'a kadar uzatıldığını anlatan Kurum, Hazineye ait tarım arazilerinin satışına ilişkin ise şu bilgileri verdi:

“Hazineye ait tarım arazilerinin satışında ise 57 bin hak sahibini tapularına kavuşturduk. Bu kapsamda toplam 45 bin adet arazinin 782 milyon lira bedel üzerinden satışını gerçekleştirdik ve 267 milyon lirasının tahsilini bugün itibarıyla yapmış durumdayız. Henüz satış işlemlerine başlanılmayan illerimizde rayiç bedel kontrolü ve hak sahipliği belirleme çalışmalarımız da devam etmektedir. ”

Kurum, Hazineye ait tarım arazilerinin ecrimisil bedelinin yarısı üzerinden doğrudan kullanıcılarına kiralanmasına ilişkin de kasım itibarıyla 135 bin vatandaşın başvuruda bulunduğunu söyledi.

Tıbbi, aromatik ve süs bitki türlerinin yerli üretimini teşvik etmek üzere Hazine taşınmazlarını daha uygun şartlarla kiralama kolaylığı getirdiklerini belirten Kurum, “İlk etapta başta lavanta, gül, adaçayı, kekik, çörekotu ve kuşburnu olmak üzere 1,2 milyon metrekare yüzölçümlü Hazine taşınmazını kiraladık. Bu proje kapsamında, 20 ilimizde ilave 4,6 milyon metrekare Hazine taşınmazının da ihale ilanına çıkılmıştır. ” bilgisini verdi.

Kurum, belediye, il özel idaresi ve köylere, park, rekreasyon ve yeşil alan gibi hizmetlerde kullanılmak üzere toplam 185 adet, 4,7 milyon metre taşınmazın tahsis ve terk işlemlerini gerçekleştirdiklerini de belirtti.

Şehircilik faaliyetleri kapsamında kentsel dönüşüm ve afet riski altındaki alanların dönüştürülmesi için tahsis ve devir işlemlerine devam ettiklerini kaydeden Kurum, kentsel dönüşüm ve afet riski altındaki alanların dönüştürülmesi kapsamında bu ay itibarıyla 2 milyon metrekare yüzölçümlü taşınmazın harca esas değer üzerinden projelerde kullanıldığını vurguladı.

Hazine taşınmazları ile eğitim ve sağlık yatırımlarını desteklediklerini dile getiren Kurum, Turizmi Teşvik Kanunu ile başlayan teşvik sistemi ve devamında yapılan tahsisler kapsamında bugüne kadar yatırımcılara tahsis edilen Hazine taşınmazları üzerinde 540 adet otel, tatil köyü, günübirlik tesis, golf tesisi ile 52 adet yat limanı ve yat çekek yeri inşa edildiğini bildirdi.

– Tapudan Hazine'ye 8,5 milyar lira harç geliri

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün çalışmalarına da değinen Kurum, “Tapu ve Kadastro faaliyetleri kapsamında Hazineye, 2017 yılında 10,7 milyar lira, 2018 yılı Kasım ayı itibarıyla da yaklaşık 8,5 milyar lira harç geliri sağlanmıştır. ” bilgisini verdi.

Kurum, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün uygulamaya geçirdiği projeleri anlatarak, “Ülke genelinde kadastro çalışmaları yüzde 99 oranında bitirilmiş olup, yüzde 100'e en yakın zamanda gelmeyi de hedeflemekteyiz. ” ifadelerini kullandı.

Kurum, İller Bankası AŞ'nin faaliyetlerine ilişkin olarak da şöyle konuştu:

“Yerel yönetimlere her türlü proje, harita-imar, yapım işleri ve ihtiyaç duydukları malzeme, ekipman ve araç-gereç alımları için son on beş yılda İller Bankası AŞ özkaynaklarından toplam 46 milyar lira kredi tahsis edilmiştir. 2003 yılından bugüne kadar tüm belediyeler ve il özel idareleri için genel bütçe vergi gelirlerinden toplam 260 milyar lira pay tahakkuk etmiş olup, borçları düşüldükten sonra kalan 228 milyar lira ilgili belediyelere ve il özel idarelerine aktarıldı. ”

Toplu Konut İdaresi Başkanlığının özellikle son yıllarda ürettiği konutların yüzde 95'inin sosyal konut niteliğinde olduğuna işaret eden Kurum, “Geçtiğimiz yıl itibarıyla ihale edilen konut sayısı 60 bine ulaşmıştır. Bu yıl piyasa şartları da gözetilerek Eylül ayı itibarıyla yaklaşık 23 bin konutun ihalesi yapılmış, projelendirme ve ihale süreci devam etmektedir. Halen TOKİ'nin 400 aktif şantiyesinde yaklaşık 105 bin konut ve sosyal donatıların inşası da devam etmektedir. ” diye konuştu.

2017 yılında ihale edilen yaklaşık 60 bin konutun ve bu yıl ihale edilen yaklaşık 23 bin konutun yüzde 80'inin, 6 ve daha az katlı binalardan yapıldığını dile getiren Kurum, yatay mimari ve yerel dokuya önem verildiğini aktardı.

– Konutlara yoğun talep

TOKİ tarafından satışa sunulan konutlara yoğun talep geldiğinin altını çizen Kurum, “2017 yılında yaklaşık 50 bin konutun, bu yılın ilk 10 ayında ise toplam 42 bin konutun satışı gerçekleştirilmiş, 35 bin konutun da vatandaşlarımıza teslimi yapılmıştır. TOKİ'nin halen satışı devam eden ve satışa çıkaracağı konut sayısı 35 bin 243 adettir. ” dedi.

TOKİ tarafından 2017 yılında 2 bin 92 Şehit ve Vazife Malulü ailesine ve 2018 yılında da bugüne kadar bin 364 aileye faizsiz konut kredisi verildiğini aktaran Kurum, “Toplamda, 22 bin 813 aileye yaklaşık bir milyar lira faizsiz konut kredisi kullandırılmıştır. ” diye konuştu.

Tasfiye sürecinden çıkarılma kararı alınan Emlak Bankasının son durumuna ilişkin de bilgi veren Kurum, “2019 yılında BDDK'dan faaliyet izninin alınması ve merkez şube açılışının yapılması ile birlikte, bankamız kendisinden beklenen projeleri hızla hayata geçirmeye başlayacaktır. ” dedi.

Kurum, önümüzdeki dönemde de çevreyi korurken yatırım ortamının iyileştirilmesi ile sosyal donatı ve yeşil alanlarıyla, yatay mimarinin esas alındığı, yaşanabilir sağlıklı ve güvenli şehirlerin oluşturulması için çalışmaya devam edeceklerini belirterek, 2019 bütçesinin hayırlı olmasını diledi.

– Kaş'taki kaçak yapılaşma

Konuşmasının ardından bütçe görüşmelerine verilen arada gazetecilerin Kaş'ta heyelan bölgesinde yapıldığı iddia edilen kaçak yapılara ilişkin sorusunu Kurum, “Bununla ilgili Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğümüz harekete geçti ve aynı zamanda Rehberlik Teftiş Kurulu Başkanlığımız da sahadalar. 2018 yılından sonra yapılan ne kadar yapı varsa bunların tespitlerini yapacağız. Bunların da yıkımlarını süreç içerisinde gerçekleştireceğiz. ” diye yanıtladı.

(Bitti)