Bozkır, Rus ve İranlı mevkidaşlarıyla üçlü toplantı yapacak

TBMM (AA) – TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Volkan Bozkır, Rus ve İranlı mevkidaşlarıyla ilk kez üçlü toplantı yapacak.

TBMM Dışişleri Komisyonundan yapılan açıklamaya göre, yarın Moskova'da Türkiye, Rusya, İran Parlamentoları Dışişleri Komisyonları Üçlü Toplantısı düzenlenecek.

Türkiye'nin girişimi üzerine varılan mutabakat sonucu ilk kez gerçekleştirilecek üçlü toplantıyla Türkiye, Rusya ve İran devlet başkanları ve dışişleri bakanları düzeyinde, zirve ve toplantılar şeklinde gerçekleştirilen görüşmelerin, üç ülkenin parlamento dışişleri komisyonları düzeyindeki toplantılarla genişletilmesi amaçlanıyor.

Türkiye, Rusya ve İran arasındaki ilişkilere, bölgenin barış, güvenlik ve istikrarına, parlamentolar düzeyinde katkı sağlanmasının hedeflendiği toplantıya, TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Bozkır, Rusya Federal Meclisi Devlet Duması Uluslararası İlişkiler Komitesi Başkanı Leonid Slutskiy, Rusya Federasyon Konseyi Dışişleri Komitesi Başkanı Konstantin Kosachev ile İran İslami Danışma Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı Haşmetullah Felahetpişe başkanlıklarındaki heyetler katılacak.

Toplantının gündemini ülkeler arasındaki ilişkiler, bölgedeki gelişmeler ve bu konularda parlamentoların rolü ve önemi, sorunlara parlamentoların bakış açısı ve çözüm önerileri oluşturacak.

Türkiye-Rusya-İran Parlamentoları Dışişleri Komisyonları Üçlü Toplantısı'nın ikincisi Ankara'da, üçüncüsü ise Tahran'da gerçekleştirilecek.

AP Genel Kurulunda kabul edilen “2018 Türkiye Raporu”

TBMM (AA) – TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Volkan Bozkır, Avrupa Parlamentosu'nun (AP) 2018 Türkiye Raporu'na ilişkin, "Ülkemiz gerçekleriyle hiçbir alakası olmayan ve Türkiye karşıtı çevrelerden beslenerek ortaya atılan, mesnetsiz iddialara dayandırılarak hazırlanan söz konusu raporun, AP Genel Kurulu tarafından kabul edilmesini şiddetle kınıyorum." ifadesini kullandı.

Bozkır, AP'nin, "Avrupa Birliği'nin (AB) Türkiye ile katılım müzakerelerini resmen askıya alması" önerisinin yer aldığı 2018 Türkiye Raporu'yla ilgili yazılı açıklama yaptı.

"Ülkemiz gerçekleriyle hiçbir alakası olmayan ve Türkiye karşıtı çevrelerden beslenerek ortaya atılan, mesnetsiz iddialara dayandırılarak hazırlanan söz konusu raporun, AP Genel Kurulu tarafından kabul edilmesini şiddetle kınıyorum." değerlendirmesinde bulunan Bozkır, raporda yer alan asılsız iddiaların, AP Genel Kurulunca kabul görmesinin, Türkiye'ye karşı "taraflı ve önyargılı tutumunun devam ettiğinin bir göstergesi" olduğunu vurguladı.

Türkiye olarak, böyle bir kararı dikkate almanın mümkün olmadığını belirten Bozkır, Türkiye'nin, AB'ye katılım sürecinde ve bu yolda reform çalışmalarını sürdürme konusunda kararlı olduğunun altını çizdi.

  • "AP, yapıcı bir tutumdan uzak olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır"

Halkın en yüksek standartları hak ettiğine olan inancın öncelikli unsur olduğunu belirten Bozkır, açıklamasında şunlara yer verdi:

"AP, aldığı bu kararla, yapıcı bir tutumdan uzak olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır. Türkiye'nin müzakere ve katılım süreci, Türkiye'nin olduğu kadar AB'nin de yararınadır. AB ile olan köklü ve çok boyutlu ilişkilerimiz birçok alanda AB'ye katkı sağlamış ve sağlamaya devam etmektedir. Bu ilişkileri normalleştirme ve yeniden canlandırma çabalarımızın en yüksek olduğu bir dönemde, böylesine bir kararın alınması en basit tabiriyle çifte standart ve tutarsızlıktır."

Türkiye'nin, PKK, DEAŞ, FETÖ gibi vahşi terör örgütleriyle mücadele ederken ve 15 Temmuz darbe kalkışması gibi ciddi siyasi olayların yarattığı süreçlerle boğuşurken, AB'den samimi bir destek göremediğini ifade eden Bozkır, Türkiye'nin böylesine hayati sorunlar yaşarken, AP'nin Türkiye gerçeklikleriyle ilgisi olmayan ve taraflı olduğu açık olan bir raporu kabul etmesinin hakkaniyetten uzak olduğunu vurguladı.

Bozkır, açıklamasında şunları kaydetti:

"Avrupa'nın radikal eğilimlerinin temsilcilerinin AB kurumlarını yönetmeye talip olduğu bir dönemde ve bu eğilimlerinin hakimiyet altına aldığı, görev süresi dolmak üzere olan bir parlamentonun böylesine bir karar almasının maksatlı olduğu ve meşru görülemeyeceği açıktır.

AP ve AB'nin, Türkiye'ye karşı yükümlülüklerine bağlı kalması ve gerçeklikten uzak, önyargılı ve popülist tavrını terk etmesi çağrısında bulunuyorum. TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı olarak, yüce Meclis'imizde grubu bulunan tüm partilerin bu tavra karşı tutum belirlemelerini ve bu çağrıya destek vermelerini ümit ediyorum."

TBMM Dışişleri Komisyonundan yoğun parlamenter diplomasi

TBMM (AA) – SİNAN USLU – TBMM Dışişleri Komisyonu, 1 Ekim 2018'de başlayan 27. Yasama Dönemi'nde ülkeler ve parlamentolar arası ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla yurt içi ve yurt dışında yoğun diplomasi faaliyeti yürüttü.

AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, Dışişleri Komisyonu heyetleri, Volkan Bozkır'ın başkanlığında, 27. Yasama Dönemi'nin başından itibaren 12 yurt dışı ziyareti gerçekleştirdi.

Komisyon üyeleri, KKTC, Azerbaycan, Estonya, Sırbistan, Rusya, Karadağ, Sudan, Tunus ve ABD'yi ziyaret ederek çeşitli temaslarda bulundu.

Kasım 2018'de Romanya'nın başkenti Bükreş'te Türkiye, Romanya ve Polonya Parlamentoları Dışişleri Komisyonları Üçlü Toplantısı gerçekleştirildi.

Birçok ülkeden Bakan ve yabancı parlamento heyetlerini ağırlayan Volkan Bozkır, Komisyon Başkanı olarak Ekim 2018'de Avusturya'nın başkenti Viyana'da düzenlenen Avrupa Birliği (AB) Dışişleri Komisyon Başkanları Toplantısı'na, kasımda ise İtalya'nın başkenti Roma'da düzenlenen Akdeniz Ülkeleri Dışişleri Komisyon Başkanları Parlamenter Forumu'na katıldı.

Dışişleri Komisyonunun daveti üzerine, 2018 Eylül ayında Arnavutluk, ekimde Rusya Devlet Duması, aralıkta Portekiz ve Tunus, ocakta da İran, Norveç ve Bulgaristan Parlamentoları Dışişleri Komisyon heyetleri Türkiye'yi ziyaret etti.

Dışişleri Komisyonu, toplantılarında iki bakanı konuk etti. KKTC Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, 17 Ekim 2018'de "KKTC ve Bölgesel Gelişmeler", Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise 9 Ocak 2019'da "Türk Dış Politikasındaki Son Gelişmeler" konularında komisyona brifing verdi.

  • Meclisin "en faal" komisyonlarından

Dışişleri Komisyonu Başkanı Volkan Bozkır, yeni yasama döneminde 43 ülkenin Ankara büyükelçisiyle görüştü.

Bozkır, Komisyon Başkanı olarak iki kez Avrupa Birliği ve NATO ülkelerinin Ankara büyükelçilerinin çalışma yemeklerine "onur konuğu" olarak katılarak katılımcılara hitap etti.

Bu ziyaretler ve temaslar, ülkeler ve parlamentolararası ilişkilerin geliştirilmesi, parlamenter diplomasinin güçlendirilmesi, temasların artırılması ve diyalog kanallarının çoğaltılması açısından verimli oldu.

TBMM'nin "en faal" komisyonlarından olan Dışişleri Komisyonuna, yeni yasama döneminde 57 uluslararası anlaşma havale edildi. Bunlardan 32'si Komisyonda görüşülerek kabul edildi.

Bu kapsamda, uluslararası anlaşmalardan 3'ü TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı.

  • Yerel seçim sonrası yoğun gündem

Dışişleri Komisyonu, 31 Mart 2019 Mahalli İdareler Genel Seçimleri sonrasındaki dönemde de yoğun bir programla çalışmalarını sürdürecek.

Dışişleri Komisyonu Başkanı Bozkır'ın girişimi üzerine, ülkeler ve parlamentolar arası ilişkileri geliştirmek için nisan ayında Türkiye, Rusya, İran Parlamentoları Dışişleri Komisyonları Üçlü Toplantısı'nın düzenlenmesi planlanıyor. Devlet başkanları ve dışişleri bakanları düzeyindeki toplantının Dışişleri Komisyonu Başkanları düzeyinde de sürdürülmesi amaçlanıyor.

Komisyon, gelecek dönemde Türkiye, Azerbaycan, Gürcistan ile Türkiye, Romanya, Polonya Parlamentoları Dışişleri Komisyonları Üçlü Toplantıları'na da katılacak; 13-14 Haziran 2019'da Türk Dili Konuşan Ülkeler Parlamenter Asamblesi (TÜRKPA) üyesi ülkelerin parlamento dışişleri komisyonu heyetlerini Ankara'da ağırlayacak.

  • Planlanan yurt dışı ziyaretler

Almanya, İtalya, Macaristan, Polonya, Karadağ, Slovakya, Çek Cumhuriyeti, Sırbistan, Tunus ve Sudan gibi ülkelerin parlamentolarının dışişleri komisyonu heyetlerinin de bu dönemde Türkiye'yi ziyaret etmeleri öngörülüyor.

TBMM Dışişleri Komisyonu, Kore Cumhuriyeti, Belarus, Arnavutluk, Moldova, Bosna Hersek, Portekiz, Birleşik Krallık, İsveç, Norveç ve Danimarka'yı ziyaret etmeyi planlıyor.

Volkan Bozkır'ın, nisan ayında çeşitli toplantılara katılmak ve temaslarda bulunmak üzere Helsinki ve Brüksel'i de ziyaret etmesi bekleniyor.

Bulgaristan Meclisi Dışişleri Komisyonu üyeleri TBMM'de

TBMM (AA) – TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Volkan Bozkır, Bulgaristan Meclisi Dışişleri Komisyonu Başkanı Dzhema Grozdanova başkanlığındaki heyetle görüştü.

TBMM Tören Salonu'ndaki görüşmede konuşan Bozkır, Bulgaristan'ın, Türkiye'nin dostu ve müttefiki olduğunu belirtti.

İki ülke arasında ekonomik, siyasi ve kültürel alanlarda iş birliğine yönelik büyük potansiyel bulunduğunu dile getiren Bozkır, "Ülkelerimiz arasında ortaklık ilişkimizi ve iş birliğimizi, iyi komşuluk ve karşılıklı yarar temelinde geliştirmeye önem veriyoruz." diye konuştu.

İki ülke parlamentoları arasındaki yapıcı ve karşılıklı diyaloğun, parlamenter diplomasi yoluyla ikili ilişkileri tamamlayıcı nitelikte olduğunu söyleyen Bozkır, "Parlamenterler arasında doğrudan iletişime her zamankinden daha çok ihtiyaç bulunmaktadır. Aramızdaki daha iyi karşılıklı anlayış ve güçlendirilmiş ilişkilerden
halklarımız faydalanacaktır." ifadelerini kullandı.

Bulgaristan Meclisi Dışişleri Komisyonu Başkanı Grozdanova da Türkiye'nin, Avrupa Birliği'ne (AB) katılım sürecinden dışlanması ve izolasyonunun, taraflardan hiçbirinin menfaatine uygun düşmediğini belirtti.

AB'nin aynen Bulgaristan konusunda olduğu gibi Türkiye'nin üyelik sürecine açık olması gerektiğine işaret eden Grozdanova, "Türkiye'nin AB'ye katılım sürecinin geleceği hem Türkiye'ye hem de AB'ye bağlı. Bu konuda arzu ve siyasi irade önemli." dedi.

Grozdanova, Türkiye'nin mültecilere yönelik çalışmalarına değer verdiklerini ifade ederek "Bulgaristan ve Türkiye arasındaki sınırda var olan huzur AB'nin huzurudur. Mültecilerin entegrasyon süreci konusunda AB içinde Türkiye'ye desteğimizi sürdüreceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

TRT World Forum

İSTANBUL (AA) – TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Volkan Bozkır, "Ben eminim İngiltere Avrupa Birliği'nde kalacak, Brexit sonuçlanmayacak." dedi.

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Volkan Bozkır, Anadolu Ajansı'nın (AA) global iletişim ortağı olduğu, "Parçalanmış Bir Dünyada Barış ve Güvenliği Yeniden Düşünmek" temasıyla Swiss Hotel The Bosphorus'ta düzenlenen TRT World Forum'un, "Çıkmazlarıyla Avrupa Birliği" başlıklı ikinci oturumunda, Hırvatistan ile Türkiye'nin Avrupa Birliği ile müzakerelere aynı gün başladığını, Hırvatistan'ın AB'ye tam üye olmasına karşı Türkiye'nin AB ile ilişkisini ısrarcı ve kararlı şekilde sürdürdüğünü belirtti.

Türkiye'nin AB'ye tam üye olmak istediğini aktaran Bozkır, "İnsanların yaşam standartlarını her anlamda iyileştiren bir şey. Hala üye olmak istiyoruz, sürecin devam etmesini istiyoruz." diye konuştu.

"Bizim Avrupa Birliği ile çalışma konusunda herhangi bir sorunumuz yok." diyen Bozkır, şöyle devam etti:

"Sonuçta bu günlük hayatın gelişmesi için bir barış ve istikrar anlaşması. Ancak öngörülemeyen yasa dışı göç hareketi söz konusu olduğunda bu kimsenin beklemediği bir gelişmeydi. Biz aslında her gün 5 bin yasa dışı göçmenin sınırdan kaçak şekilde geçişiyle karşı karşıya kaldık. Türkiye üzerinden Avrupa ülkelerine, Yunan adalarına kaçışları söz konusu oldu. Ama o aşamada çok iyi bir iş birliği sergiledik, çok da başarılı adımlar attık. Siyasi liderler Türkiye'ye geçmişte olmadığı kadar sık geldi. Mesela başkan Barroso (Eski Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso) 8 yılda 3 kez gelmişti. Halbuki o zorlu dönemden geçerken komisyon başkanı, konsey başkanı, Alman şansölyesi 5 kez geldi bir ay içinde."

Türkiye'nin ülkeye sığınan mülteciler için 30 milyardan fazla para harcandığını hatırlatan Bozkır, "AB ile biz şunu konuştuk; iki paket halinde 3 milyar avro bir ödeme yapılması konuşuldu. Halbuki bunun sadece 3'de biri geldi. Avrupa Birliği planlarında zaten kesintilerle yüzde 30'u kayboluyor. Burada önemli olan dayanışmadır." ifadesini kullandı.

Avrupa Birliği'nin ABD'den farklı bir konsept olarak ortaya çıktığını dile getiren Bozkır, AB'ye yeni ülkeler eklenmesine karar verme süreçlerinin zora girdiğini, önemli durumlarda ya kararların geciktiğine ya da karar verilemediğine işaret etti.

Yunanistan'ın yaşadığı ekonomik krize değinen Bozkır, "Yunanistan küçük bir ülke olarak düşünüldü, onun için avroya zarar vermez' diye düşünüldü. Herkes biliyordu avroya girerken Yunanistan'ın hazır olmadığını. Rakamlar doğru değildi. Onun için tüplerden biri çatladı ve sıvı aktı." değerlendirmesinde bulundu.

İngiltere'nin AB'den ayrılma sürecini ilişkin de konuşan Bozkur, şunları kaydetti:

"AB'nin sorunları ne? Mesela Brexit. Bunu değerlendirmek isterim. Sanıyorum İngiliz halkına doğru düzgün sunulmadı bu. Böyle bir referandum, girelim mi çıkalım mı diye. Ve hiç kimse aslında anlamadı ne kaybedeceklerini, neye mal olacağını ve İngiltere'nin gelecekte AB'den çıktıktan sonra ne olacağını. O günlerde rüzgarlar öyle esiyordu ama ben eminim İngiltere Avrupa Birliği'nde kalacak, Brexit sonuçlanmayacak. Çünkü başka bir rüzgar esecek ki başladı bile esmeye, yeni bir referandum olacak ve insanlar 'hadi kalalım' diyecek. Çünkü maliyet çok yüksek."

– "Rüşvet genelde AB ülkelerinden geliyordu"

Eski Hırvatistan Cumhurbaşkanı Ivo Josipoviç de AB'nin bir barış projesi olarak ortaya çıktığını vurguladı.

Hırvatistan'ın 1 Temmuz 2013 tarihinde AB'ye tam üye olduğunu, bununla birlikte AB'den önemli beklentilerinin bulunduğunu vurgulayan Josipoviç, "AB üyeliği Hırvatistan'a ne getirdi? Bizim sürecimiz çok uzun bir süreçti bizim açımızdan. Kabul edelim ki Hırvatistan bu süreçte çok daha bir toplum haline geldi. Yolsuzluk problemimiz vardı, bir yandan da savaş suçlarıyla ilgili sorunlarımız vardı, bir de tabii ki komşularımızla, Sırbistan, Slovenya ve Karadağ gibi ülkelerle sorunlarımız var ama artık hiç kimse bu sorunları barışçıl olmayan yöntemle çözmeye çalışmıyor." diye konuştu.

Hırvatistan'ın sorunların çözümüne ilişkin önemli aşamalar kaydettiğine dikkati çeken Josipoviç, şu ifadelere yer verdi:

"Savaş suçlarının önlenmesi, suçluların yargılanmasına ilişkin çalışma yapıldı. Savaş sonrasında Sırp azınlığı da azımsanmayacak boyutta Hırvatistan'da, o yüzden de adil bir şekilde azınlığa muamele edilmesi, onların da kapsayıcı şekilde sürece dahil edilmesi, sosyal, sivil ve siyasi yaşama katılmaları önemliydi. Bu da başarıldı. Üçüncü önemli mesele de ülkede yaşanan yolsuzluktu. Ne yazık ki bütün bu yolsuzlukla ilgili duruma baktığımızda bu aslında savaşın da motive ettiği bir şeydi. Yolsuzluk çok ileri safhalardaydı. O yüzden de ülkede yolsuzluğa empoze olmuş kurumlara bakıldığında hem pratik anlamda, hem de yasal düzenlemelerle yolsuzlukla mücadele verilmesi gerekti. Yolsuzluğun ana kaynağının savaş koşulları olduğunu düşünüyorum. Çünkü savaş döneminde kurumlar iyi işlemiyordu. Güçle, iktidarla, askeriyle, siyasi yapılarla bağlantılı olan insanlar da biraz suistimal ediyorlardı pozisyonlarını. Tek mesele bu da değildi. Biz bayağı bir çalışma yaptık yolsuzlukla mücadele için. Yolsuzlukla mücadele için özel yasalar çıkardık, hatta başbakan bile tutuklandı. Görece olarak iyi bir iş çıkardığımızı söyleyebilirim."

Masaya nihai argümanı yatırdığımızda evet, hala yolsuzluk var ama bir yandan da bakalım ki kim rüşvet veriyor. Rüşvet genelde AB ülkelerinden geliyordu." diyen Josipoviç, söz konusu ülkelerin rüşvet veren yurttaşlarını yargılamaya hazır olmadığının görüldüğünü bildirdi.

– "Avrupa Birliği kimliği yok"

Josipoviç, Avrupa'nın geleceğine ilişkin bir öngörüde bulunamadığını anlatırken, "Bu gerçekten çok önemli. Eğer Avrupa Komisyonu Başkanı olsam hemen şunu yapmaya başlardım; Avrupa Birliği kimliği tesis edilmesi için çalışmalara hemen başlardım. Bir Avrupa Birliği kimliği yok." görüşünü dile getirdi.

Josipoviç, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Avrupa Birliği'nin eğer ABD ile rekabet edebilmesini istiyorsak, özellikle başkan Trump'ın ilk Amerika yaklaşımından sonra eğer Rusya ve Çin eşit ortak olmak istiyorsak o zaman Avrupa Birliği'nin net bir sürekliliği olmalı kurallar ve değerler açısından. Ve karar verme süreci de kaliteli olmalı. Yani Avrupa sahneye çıkabilsin, sahnede görülebilsin. Bunu yapamıyorsak kulüpten bahsediyoruz sadece. Her ülke 'ben bu kadarını isterim, ben bunu sevdim, buna ihtiyacım var' diye öyle menüden seçer gibi seçemez. Sanıyorum Avrupa Birliğine yeni bir politik yapı lazım. Bütün ülkeler ve toplumlar karar verme sürecine katılmalı. Fakat karar verildiğinde de uymalıyız. Bu böyle olmazsa Avrupa Birliği'nin geleceği de olmaz. Daha çok Avrupa lazım, daha az değil."

– "Benim vizyonum şu; Avrupa Birleşik Devletleri"

Hırvatistan'da yapılan referandumda AB'ye girmek isteyenlerin sayısının ülke nüfusunun yüzde 60-70'ini oluşturduğunun altını çizen Josipoviç, "Biz oylama yaparken üyelik için yüzde 60-70'i vatandaşların istedi. Oran bugün de aynıdır. Yani bu, şu anlama gelir. Zaman zaman mutlu olmasak da şu ya da bu Avrupa kararlarıyla, biz pro-Avrupa bir ülkeyiz. Yani ben Babuşka sistemine inanmıyorum, bunu sevmiyorum. Çünkü bu önemli politik sorunlar yaratacaktır. Hatta bazı ülkelerde isteksizlik olacaktır. Ben öyle bir vizyon istiyorum ki bu net otoriteler oluştursun Avrupa için. Benim vizyonum şu; Avrupa Birleşik Devletleri. Sanıyorum en iyi gelecek budur Avrupa Birliği için." diye konuştu.

Josipoviç, İngiltere'nin yeniden Avrupa Birliği'ne girmesinin kendisini mutlu edeceğini sözlerine ekledi.

Kamboçya'dan Türkiye'de büyükelçilik açma kararı

TBMM (AA) – TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Volkan Bozkır, Kamboçya'nın, Ankara'da büyükelçilik açma kararı aldığını ve bununla ilgili planlamayı başlattığını bildirdi.

Bozkır, resmi ziyaret kapsamında Türkiye'ye gelen Kamboçya Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Kıdemli Bakanı Prak Sokhonn ile Mecliste bir araya geldi.

Görüşmede konuşan Bozkır, Kamboçya Dışişleri Bakanı Sokhonn'u Türkiye'de ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Bozkır, ziyaretin, Kamboçya'dan Türkiye'ye dışişleri bakanı düzeyinde gerçekleştirilen ilk ziyaret olduğunu belirtti.

Kamboçya Halk Partisinin, ülkede yapılan son seçimi büyük bir çoğunlukla kazandığını aktaran Bozkır, Kamboçya'daki seçimlerin, ülkede demokrasinin gelişmesi için önemli bir adım olmasını temenni etti.

Bozkır, Kamboçya ile ilişkilere büyük önem veren Türkiye'nin, 2013'te başkent Phnom Penh'de büyükelçiliğini açtığını hatırlattı.

Büyükelçilik vasıtasıyla ikili ilişkilerde önemli mesafeler katedildiğini belirten Bozkır, "Memnuniyetle duyduk ki Kamboçya da Ankara'da büyükelçilik açma yolunda karar almış ve bununla ilgili planlamayı başlatmış vaziyette." dedi.

2020'de Kamboçya-Türkiye diplomatik ilişkilerinin 50. yılının kutlanacağına işaret eden Bozkır, konuya ilişkin önemli organizasyonların şimdiden planlanmaya başlandığını kaydetti.

Görüşmede, TBMM Dışişleri Komisyonu üyeleri de hazır bulundu.

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Bozkır, Rus mekidaşıyla görüştü

TBMM (AA) – TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Volkan Bozkır, Rusya ile ilişkilerde parlamentolar arası işbirliğinin daha da geliştirilmesi için ön anlaşmaya vardıklarını belirterek, "Önümüzdeki günlerde bu protokolün imzalanması konusunda da imzaları atacağız." dedi.

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Volkan Bozkır, Rusya Federasyonu Devlet Duması Dışilişkiler Komitesi Başkanı Leonid Slutsky ile bir araya geldi.

TBMM'de gerçekleşen görüşmede konuşan Bozkır, Slutsky ile Antalya'da yapılacak Avrasya Meclis Başkanları Toplantısının hazırlıkları ile ilgili görüş alışverişinde bulunduklarını bildirdi.

Önümüzdeki günlerde gerçekleştirilmesi planlanan toplantı için 40 ülkeden 25 meclis başkanının katılacağını ve bu toplantının tüm bölge için önemli olduğunu belirten Bozkır, "Bunun dışında sayın Slutsky ile Rusya ile ilişkilerde parlamentolar arası iş birliğinin daha da geliştirilmesi noktasında da bir ön anlaşmaya vardık. Önümüzdeki günlerde bu protokolün imzalanması konusunda da imzaları atacağız." dedi.

– "Ülkeler birlik diliyle konuşmalıdır"

Rusya Federasyonu Devlet Duması Dışilişkiler Komitesi Başkanı Leonid Slutsky ise her iki ülkenin de yükseliş trendini yakaladığını, bu durumun hem ekonomi hem ticaret hem de yatırım için geçerli olduğunu ifade etti.

Parlamenterler arası iş birliğinin de bunun bir parçası olması gerektiğini vurgulayan Slutsky, şöyle devam etti:

"İki ülke arasında parlamenterler düzeyinde neredeyse her ay düzenli etkinlikler düzenliyoruz. Önümüzdeki günlerde ise ikili değil çok düzeyli bir etkinlik düzenleyeceğiz. 8-11 Ekim tarihleri arasında Antalya'da 3. Avrasya Meclis Başkanları Toplantısını gerçekleştireceğiz ve 40 ülkeden fazla bir katılımı bekliyoruz. Bu etkinlik sayesinde tüm dünyaya Türkiye'nin dış siyaset istikametini gösterme fırsatı doğacak. 21. yüzyılın Avrasya kıtasında stabil, güvenli ve emniyetli bir ortamın sağlanması için neler yapılabiliri Türkiye'deki etkinlik noktasında göstermek istiyoruz. Türkiye'nin tüm dostlarına ve partnerlerine onun istikrarlı duruşunu sergileyecek bir tutum içerisinde olacağız. Aynı şekilde bazı ülkelerin Türkiye'ye yönelik olumsuz çıkışlarını da engelleme çabası içerisinde olacağız. 21. yüzyılda ülkeler, aralarında yaptırım diliyle değil birlik diliyle konuşmalıdır."

Slutsky, tüm dünyanın önünde tehdit olarak uluslararası terörün bulunduğunu vurguladı.

Astana platformu sayesinde, Türkiye ve Rusya'nın ortak çabasıyla Suriye'nin büyük bölümünde çatışmasızlık bölgesinin sağlandığına işaret eden Slutsky, şunları ifade etti:

"İki ülkenin çabaları sayesinde dünyanın belli noktalarında terör devleti kurulmasına izin verilmemiştir. Suriye'deki barışın tesisi için şu anda anayasal bir süreç başladı ve bu sebeple meclislerin rolü ve etkinliği daha da artmış bulunmaktadır. İhtimal olarak değerlendiriyoruz; yakın zamanda Suriye'de Suriye'nin parlamentosunun katılımıyla TBMM, Rusya Meclisi ve kısmen İran meclisinin katkılarıyla yeni bir anayasal süreç aşamasını görebiliriz."

Slutsky, önümüzdeki günlerde Türkiye ile Rusya arasındaki meclisler arası iş birliğinin çok farklı bir boyut kazanacağını da belirtti.

Bunun, yakın perspektifte Rusya'nın sadece Çin ve Azerbaycan ile yürüttüğü büyük komisyon çalışmalarının temelini oluşturan bir girişim olacağının altını çizen Slutsky, "Bahsettiğimiz büyük komisyonun kurulmasında her iki ülkenin dış ilişkiler komisyonu başkanları sorumlu olacak. Rusya Federasyonu, Türkiye Cumhuriyeti'nin geçmişte yaşamış olduğu tüm olumsuzluklara rağmen şu anda kendi yoluna devam etmesi ve milli refah yolunda attığı adımların her zaman yanında olacaktır." dedi.

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Bozkır'ın kabulü

TBMM (AA) – TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Volkan Bozkır, Azerbaycan'ın Ankara Büyükelçisi Hazer İbrahim'i kabul etti.

Bozkır, Meclis'teki makamında gerçekleşen kabulde, bu dönemin birinci yasama yılında TBMM Dışişleri Komisyonu olarak ilk ziyaretlerini Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Azerbaycan'a gerçekleştirdiklerini hatırlatarak, Azerbaycan'da büyük bir hüsnükabul gördüklerini belirtti.

Azerbaycan ziyaretinde hem ikili ilişkiler hem de bölgedeki gelişmelerle ilgili görüş teatilerinde bulunduklarını belirten Volkan Bozkır, iki ülke arasındaki ilişkiyi üçlü ve dörtlü platformlara taşıma kararı aldıklarını söyledi.

Bozkır, Türkiye-Azerbaycan-İran, Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan-Ukrayna, Türkiye-Azerbaycan-Pakistan, Türkiye-Azerbaycan-Türkmenistan gibi üçlü ve dörtlü formatlarda yeni toplantılar gerçekleştirmek için çalışmalar başlatacaklarını kaydetti.

Volkan Bozkır, ziyareti için İbrahim'e teşekkür ederek, "Tek millet iki devlet olarak yüzyıllar boyunca bu ilişkimiz devam etsin. Dost ve kardeş Azerbaycan, her zaman yanımızda, bundan sonra da hep yanımızda olsun." diye konuştu.

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Bozkır'ın kabulü

TBMM (AA) – TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Volkan Bozkır, Arnavutluk Parlamentosu Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Mimi Kodheli ve beraberindeki heyetle bir araya geldi.

TBMM Tören Ara Salonundaki toplantıda konuşan Bozkır, Arnavutluk'un Türkiye açısından siyasi, askeri, ekonomik yönden önemine işaret etti.

Sayıları milyonlarla ifade edilen Arnavut kökenli Türk vatandaşlarının iki ülke arasında köprü görevini üstlendiğini belirten Bozkır, "Türkiye Arnavutluk'ta üçüncü büyük yatırımcı. Şu ana kadar yaklaşık 3 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirdik. Bu kapsamda Arnavutluk Hava Yolları ilk seferini geçtiğimiz günlerde Türkiye'ye yaptı. Arnavutluk Hava Yollarının ortaya çıkmasında Türk Hava Yollarının önemli payı oldu. Bundan da büyük memnuniyet duyuyoruz." dedi.

Bozkır, Arnavutluk ile ticaret hacmin 411 milyon dolara ulaştığını, bunu önemli bulduklarını kaydetti.

Türkiye olarak Arnavutluk'un AB üyeliğini güçlü şekilde desteklediklerini vurgulayan Bozkır, "NATO'da müttefikimiz olan Arnavutluk'un, AB üyeliğine yönelik katılım müzakerelerini Haziran 2019'da başlatacak olmasından da büyük memnuniyet duyuyoruz. İnşallah Balkan bölgesinde dostumuz, müttefikimiz, stratejik ortağımız Arnavutluk'la tüm alanlardaki ilişkilerimizi geliştirmeyi planlıyoruz." ifadelerini kullandı.

Arnavutluk Parlamentosu Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Mimi Kodheli ise iki ülke arasındaki kardeşliğin eskilere dayandığını, Türkiye'de bulunmaktan mutlu olduğunu söyledi.

İki ülke arasındaki iyi ilişkilerin parlamenter düzeyde de ilerlemesi gerektiğini belirten Kodheli, şöyle konuştu:

"Türkiye çok önemli bir seçim sürecini geride bıraktı. Bu vesileyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a da tebriklerimi iletmek isterim. Türkiye'nin gidişatı, Türkiye'nin gücü, Türkiye'nin ekonomisi sadece Arnavutluk'u değil tüm Balkanları etkilemektedir. Türkiye hassas bir ekonomik süreçten geçmektedir ama bu hiçbir şekilde Arnavutluk'a olan yardımı ve ekonomik ilişkileri zedelememelidir. Türkiye, Arnavutluk'ta üçüncü büyük yabancı yatırımcı ama ilişkiler amaçladığımız noktada değil. Bu ilişkileri daha da geliştirmeliyiz."

Kodheli, Türkiye'nin AB yolunda büyük bir tecrübeye sahip olduğunu, Arnavutluk'un bu tecrübelerden faydalanması gerektiğini söyledi.

KKTC sadece “sonuç odaklı” bir müzakereden yana

LEFKOŞA (AA) – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhuriyet Meclisi Başkanı Teberrüken Uluçay, Kıbrıs'ta yeni bir müzakere süreci başlayacaksa bunun mutlaka sonuç odaklı olması gerektiğini bildirdi.

KKTC'de temaslarda bulunan TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Volkan Bozkır ve beraberindeki heyet, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Teberrüken Uluçay tarafından makamında kabul edildi.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Teberrüken Uluçay, burada yaptığı konuşmada, KKTC Cumhuriyet Meclisi ile TBMM arasında çok daha yakın koordineli bir iletişim sağlayarak özellikle dış ilişkiler anlamında daha etkin olmak için adımlar atacaklarını kaydetti.

Uluçay, atılacak adımlarda TBMM Dışişleri Komisyonu ile yakın bir çalışma içerisinde olacaklarını belirtti.

Kıbrıs sorununun kendileri için en önemli mesele olmaya devam ettiğini kaydeden Uluçay, "Eğer yeni bir müzakere süreci başlayacaksa bunun mutlaka sonuç odaklı olması gerekir. Biz de Kıbrıs adasında gerek ekonomik gerekse doğal kaynakların ortak kullanılabilmesi anlamında Kıbrıs Türk halkının dünyada hak ettiği yeri alabilmesi için mücadelemize devam edeceğiz." şeklinde konuştu.

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Volkan Bozkır da ilk ziyaretlerini KKTC’ye yaptıklarını vurgulayarak, Uluçay'a Meclis Başkanı Binali Yıldırım'ın selamını iletti.

Kıbrıs Türk halkının Kıbrıs sorunuyla ilgili beklentilerinin ikinci plana atılamayacağını ifade eden Bozkır, “Kıbrıs’ta atılan her kalp atışını Türkiye’den duyuyoruz." dedi.

Bozkır, İsviçre'nin Crans-Montana kentinde Temmuz 2017'de yapılan ve sonuç alınamayan Kıbrıs Konferansı'nın ardından Rumlar’ın gerçek niyetinin ortaya çıktığını belirterek, “Rumların bütün amaçları görüşmeler vasıtasıyla zaman kazanmak, elde ettikleri konumu güçlendirmek ve esas niyetlerinin Kıbrıslı Türkler’i kurmuş oldukları sahte devletin bir azınlığı olarak görmek.” diye konuştu.

Ucu olmayan sonuç alınması mümkün görülmeyen süreçlerin artık yararı olmayacağını düşündüklerini ifade eden Bozkır, BM Genel Sekreteri’nin de aynı görüşte olduğunu görmekten memnuniyet duydukları dile getirdi.

Bozkır, ekim ayında meclis açıldıktan sonra KKTC Başbakanı Tufan Erhürman ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay’ı ağırlamak istediklerini ve Kıbrıs sorunuyla ilgili kamuoyu ve komisyonla görüşlerini paylaşmalarının böylelikle mümkün olacağını kaydetti.