Categories
Politika

Vakıflar Haftası Açılış Töreni

TBMM (AA) – Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Vakıflar Genel Müdürlüğünün 2003-2019'da Türkiye genelinde 5 bin 250 vakıf eserini restore ettiğini bildirdi.

Vakıflar Haftası Açılış Töreni, TBMM Tören Salonu'nda gerçekleştirildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan programda, Osmanlı Devleti'nden bugüne vakıf kültürü ve geleneğinin anlatıldığı kısa film izlendi.

Daha sonra konuşan Ersoy, vakfın, insan ve insani değerlere hizmet arzusunun, karşılıksız iyilik yapma bilinci olduğunu belirtti.

Bu bilincin, Türk-İslam medeniyetinde hiçbir milletin kültür ve tarihinde olmadığı kadar ön plana çıkarılarak hayatın ayrılmaz bir parçası haline getirildiğini vurgulayan Ersoy, “Yardımlaşma ve koruma anlayışının bu denli kurumsallaşarak kabul görmesi ve bu kurumların amacından sapmadan vazifelerini yerine getirmede gösterdikleri istikrar her türlü takdirin ötesinde istisnai bir başarıdır. ” diye konuştu.

Vakıflar Haftası'nın bu yıl ki temasının “Vakıf Medeniyetinde Ramazan Ayı ” olarak belirlenmesini anlamlı bulduğunu dile getiren Ersoy, şöyle devam etti:

“Allah'ın rahmetinin daha da arttığı ramazan ayı, en doğal gereksinimlerimizden feragat ederek yokluğun, yoksulluğun, muhtaç olmanın anlamını idrak etmek için bir fırsat sunmaktadır. Bu fırsat sosyal dengenin sağlıklı olup olmadığını göstermesi eğer bir dengesizlik söz konusuysa düzeltme fırsatı vermesi açısından da toplumsal dinamikleri hayata geçiren bir ortam sağlamaktadır. Peygamber Efendimiz, paylaşmanın faziletini, nasıl olması gerektiğini çok sade ve derin ifade etmişlerdir. 'Veren el, alan elden daha hayırlıdır.' İşte medeniyetimizdeki vakıf anlayışı O'nun bizlere kazandırdığı bu mesnevi şuurun teşekkülüdür. Bu teşekkül, Osmanlı ile en görkemli yapısına kavuşmuştur. ”

Osmanlı dönemine bakıldığında vakıf müessesesinin ulaştığı muazzam seviyenin hayranlık uyandırıcı olduğunu ifade eden Ersoy, tüm canlıları ve yaşam alanlarını kendisine görev edinen sayısız vakıfla hayatın içindeki ayrıntının adeta vakıf sorumluluğu altında korunmaya alındığına dikkati çekti.

Ramazan ayının gelmesiyle vakıfların faaliyetlerinde yoğunluk yaşandığına ve ramazana özel hizmetlerin gerçekleştirilmeye başlandığına değinen Ersoy, yoksuldan öğrenciye, yolcudan kimsesizlere el uzatılmayan muhtaç kalmayacak şekilde gerçekleştirilen çalışmaların, ramazanda huzur ve bereketin her haneye ulaşmasını sağladığını belirtti.

Vakıflar Genel Müdürlüğünün, geçmişin bu ince, detaylı ve hassas düşünce mirasını devralarak Türkiye Cumhuriyeti çatısı altında vakıf geleneğini sürdürmeye devam ettiğine işaret eden Ersoy, Genel Müdürlüğün, Selçuklu ve Osmanlı döneminde oluşturulmuş yaklaşık 52 bin vakıf adına çalıştığını vurguladı.

Ersoy, bu rakamın, Türk milletinin manevi ve kültürel değerlerinin ne denli yüce olduğunu ortaya koyduğunu söyledi.

Türk-İslam medeniyetinde varlık gayesinin yaşamak değil, yaşatmak düşüncesiyle tecelli ettiğini anlatan Ersoy, “Vakıf, bir sistemdir. Her vakfı oluşturan bir akar yani gelir getirici bir mülk ve gelirin kullanıldığı bir hayrat vardır. Vakıflar Genel Müdürlüğü, kendi gelirlerini vakıf akarlarından elde eder ve vakıf hayratları hayır işleri için kullanılır. ” dedi.

Vakıflar Genel Müdürlüğünün temel amacının, temsil ettiği vakıfların kurucuları tarafından belirlenen hayır şartlarını bugünün koşullarına uygun şekilde yerine getirmek olduğunu aktaran Ersoy, bütün çaba ve mesainin, bu güzel geleneğin devam ettirilmesi ve temsil ettiği değerlerin geleceğe miras bırakılması için olduğunu söyledi.

Mehmet Nuri Ersoy, Vakıflar Genel Müdürlüğünün, vakıf yapılarının restorasyonlarını gerçekleştirdiğini, kuru gıda dağıtımı yaptığını, muhtaç maaşları verdiğini, taşınabilir vakıf kültür varlıklarının korunabilmesi için müzeler açtığını, sağlık hizmetleri sunduğunu ve başta kendi imkanlarıyla kurduğu üniversiteler bünyesinde olmak üzere çeşitli eğitim bursları verdiğini ifade etti.

Vakıflar Genel Müdürlüğünün, 2003-2019 tarihleri arasında Türkiye genelinde 5 bin 250 vakıf eserini restore ettiğini ancak devraldığı mirasın, Türkiye sınırlarının neredeyse 20 katı büyüklüğündeki bir coğrafyanın emaneti olduğunu vurgulayan Ersoy, şöyle devam etti:

“Bugün gönül coğrafyamız olarak ifade ettiğimiz ülkelerde de faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Vakıflara ilişkin tüm uluslararası konularla ilgili çalışmaları yürütmeye, ilgili uluslararası kurum ve kuruluş ve devletlerle diplomatik çerçevede iş birliği kurmaya devam ediyoruz. Kıbrıs, Bosna Hersek, Kosova, Makedonya, Karadağ, Sırbistan, Macaristan, Arnavutluk, Kırım, Suriye, Irak ve Yemen gibi Osmanlı'nın izlerinin olduğu ülkelerde 50 çalışmamız bulunmaktadır. Bu bölgelerde öncelikle vakfiyelerin ortaya çıkarılması, yurt dışı vakıf eserlerinin envanterlerinin tespit edilmesi, vakıf kültür varlıklarının projelendirilmesi ve onarılması için çalışmalar gerçekleştiriyoruz. ”

“Sayın Cumhurbaşkanımızın her fırsatta belirttiği üzere bizler tarihin üzerimize yüklediği bir sorumluluk taşımaktayız. ” diyen Ersoy, şunları kaydetti:

“Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hem kendi sınırlarımız içinde hem de tarihi, kültürel ve manevi değerlerle çok güçlü bağlarımızın olduğu, milyonlarca kilometrekarelik bir coğrafyada bu sorumluluğun gereksinimlerini yerine getirmeye devam ediyoruz ve edeceğiz. Vakıflar Genel Müdürlüğü bugün Balkanlardan Asya'ya, Orta Doğu'dan Afrika kıyılarına uzanan bir insanlık köprüsü oluşturmuştur. Binlerce yıllık bir geleneğin sarsılmaz manevi irade ve kültürel değerleri oluşturduğu temellerin üzerinde her geçen gün daha da güçlenerek varlık amacından sapmadan çalışmalarını sürdürmektedir. ”

  • Başarılı öğrencilere plaket

    Vakıflar Genel Müdürü Adnan Ertem de vakfın, insanın fıtratında yaratıcı tarafından kodlanan iyilik ve merhamet gibi ulvi duyguların neticesi olarak vücut bulan ve sadaka-i cariyenin en faziletlisi olan ve sevabı ölünce dahi bitmeyen bir müessese olduğunu söyledi.

Vakıf yoluyla vücut bulmuş eserlerin her birinin, onları belirli bir amaç uğruna vakfeden ecdanın yadigarı olduğunu belirten Ertem, vakfın temelinin ve amacının hayır olduğunu dile getirdi.

Vakıflar Genel Müdürlüğünün, dünden bugüne kuşaklar arasında bir köprü olan vakıf kültür mirasının korunmasında ve gelecek nesillere aktarılması kapsamında, son 16 senede il ve bölge ayrımı yapılmaksızın 5 bin 250 vakıf eserinin projesinin çizimi ve restorasyonlarının tamamlandığını bildirdi.

Ertem, konuşmasında Vakıflar Genel Müdürlüğünün diğer çalışma alanlarına ilişkin bilgi verdi.

Programa eski TBMM başkanları Bülent Arınç ve Mehmet Ali Şahin, eski Devlet Bakanı Güldal Akşit, Milli Savunma Bakan Yardımcısı Şuay Alpay, Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı Şenel Yediyıldız ile diğer yetkililer katıldı.

Arınç ve Şahin, çeşitli illerdeki vakıf öğrenci yurtlarında kalan başarılı öğrencilere hediyelerini takdim etti.

Advertisements
Categories
Alaturka

İsrail'in AA ofisinin de olduğu binayı vurması

ANKARA (AA) – Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, İsrail'in Gazze'de Anadolu Ajansı (AA) ofisinin de bulunduğu binayı vurmasını kınayarak, geçmiş olsun dileğinde bulundu.

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “İsrail'in Anadolu Ajansının Gazze ofisine yönelik saldırısını kınıyor, bölgedeki AA çalışanlarına geçmiş olsun dileklerimizi sunuyoruz. ” ifadesini kullandı.

Bakan Ersoy, İsrail'in Gazze'de AA ofisinin de bulunduğu binaya ve masum sivillere yönelik saldırılarını şiddetle kınadığını belirterek, basın özgürlüğüne de yapılmış olan bu saldırının, Anadolu Ajansını durduramayacağına inancının tam olduğunu bildirdi.

Ersoy, Anadolu Ajansına ve tüm Filistin halkına geçmiş olsun dileğinde bulundu.

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk da saldırıyı kınayarak, şunları kaydetti:

“İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nde AA ofisinin de bulunduğu binayı vurmasını şiddetle kınıyor, AA çalışanlarına geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Uluslararası toplumu, Gazze'de masum insanların üzerine bomba yağdıran İsrail'e tepki göstermeye davet ediyorum. “

Categories
Alaturka

Foça Alaca Camisi Açılış Töreni

FOÇA (AA) – Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, yeniden ayağa kaldırılan Alaca Camisi'nin, ırkçılığın ve nefretin ancak maddeye zarar verebildiğinin, Bosna'da, Balkanlar'da yüzlerce yıldır var olan birlikte yaşama kültürüne ve kardeşlik ruhuna asla dokunamadığının göstergesi olduğunu belirtti.

Ersoy, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Bosna Hersek İslam Birliği Vakıflar İdaresinin iş birliğiyle rekonstrüksiyonu tamamlanan ve “Bosna'nın incisi ” olarak bilinen Foça’daki Alaca (Hasan Nazır) Camisi’nin açılış törenine katıldı.

Konuşmasına Türkiye'den selam getirdiğini söyleyerek başlayan Ersoy, tarihi bir değeri, ait olduğu topraklara yeniden kazandırmanın gururunun yaşandığını dile getirdi. Ersoy, Alaca Camisi'nin adeta küllerinden yeniden doğduğunu söyledi.

Ersoy, Osmanlı mimarisinin zarafeti ve zengin süslemeleriyle bezenmiş Alaca Camisi'nin, bu toprakların kültürel dokusunu yansıtan bir eser kimliği taşıdığına işaret ederek, bu kimliğinden dolayı caminin 1992-1995 yılları arasındaki savaşta tamamen yıkıldığını, taşlarının Çehotina Nehri'ne atıldığını anlattı.

Aliya İzzetbegoviç’in, “Hiç kimse intikam peşinde koşmamalı, sadece adaleti aramalıdır. Çünkü intikam, sonu olmayan kötülüklerin de kapısını açar. Geçmişi unutmayın ama onunla da yaşamayın. ” sözlerini hatırlatan Ersoy, şöyle konuştu:

“Acılar üzerinden geleceği inşa etmek yerine bir daha o büyük acıların yaşanmayacağından emin olacağımız bir geleceği oluşturma fikri ve ideali ile çalışmak bizlerin asli görevidir. Bugün tüm ihtişamıyla yeniden ayağa kalkan Alaca Camisi bu topraklarda bu idealin simgesidir. Irkçılığın ve nefretin ancak maddeye zarar verebildiğinin ama Bosna’da, Balkanlar'da yüzlerce yıldır var olan birlikte yaşama kültürüne ve kardeşlik ruhuna asla dokunamadığının göstergesidir. Bu ruhu bozmaya çalışanları tarih ve insanlık asla affetmeyecektir. Bugün Alaca Camisi özelinde bu toprakların değerlerini yeniden ayağa kaldırmak için emek veren, destek olan insanlar ise gelecekte de saygıyla, minnetle yad edilecektir. “

  • “Özgün taşların çıkarıldığı taş ocağı yeniden açıldı ”

Ersoy, Alaca Camisi'nin aslına uygun şekilde yeniden inşa edilebilmesi için kurumların çok detaylı ve titiz bir çalışma gerçekleştirdiğini vurgulayarak, eserin özgün taşlarının çıkarıldığı savaş sonrasında tamamen kapanmış olan taş ocağının yeniden açıldığını, aynı nitelikteki taşların buradan çıkartılarak geleneksel yapım teknikleriyle cami, türbe ve şadırvanın yeniden inşa edildiğini bildirdi.

İmamevinin yeniden yapıldığını, çevrede bulunan mezarların düzenlendiğini belirten Ersoy, “Alaca Camisi'ne adını veren eşsiz kalem işi tezyinatı da tamamlanmak üzere. Aynı şekilde, bu esere ait ve başka yapılardan kalma nitelikli taşların alanda sergilenmesini içeren çevre düzenlemesi de artık tamamlanıyor. Bu çalışmalar ve ihtiyaç dahilinde gerçekleştirilecek yeni proje ve yatırımlar, gönül coğrafyamız olan bu topraklarla bağımızı daima ayakta tutacak, ortak değerlerimizi ve tarihimizi yaşatmaya devam edecektir. ” diye konuştu.

  • “Bugünü unutmayın “

Bürokratından memuruna, zanaatkarından mimarına, akademisyeninden yöre halkına, bu ecdat yadigarının yeniden inşasında emeği geçenlerden bugünü unutmamalarını isteyen Ersoy, “Çünkü Alaca Camisi'nin taşına, hüsnühattına, kalem işi motiflerine her baktığınızda, çocuklarınız için barış, dostluk ve huzur dolu bir gelecek inşa etmek adına gösterdiğiniz çabanın ve ortaya koyduğunuz iradenin izlerini göreceksiniz. Bu toprakların tarihini, gerçeklerini görmezden gelenlere, yok etmek isteyenlere karşı kazandığınız zaferi göreceksiniz. ” ifadelerini kullandı.

Categories
Kültür Sanat

“Okçuluk Günleri” başladı

İSTANBUL (AA) – Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “Vazifesini tamamlamış gibi gözüküyor silah olarak ama kültür ve sanatta çok güzel bir silah olarak oklarımızı kullanıyoruz. Hem bu kültürün yaşatılması açısından önemli hem de bizi turizm alanında rakiplerimizden ayrıştıran başarılı olduğumuz noktalar olduğu için tanıtımda çok etkili. ” dedi.

İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Okçular Vakfı iş birliğiyle Topkapı Sarayı'nda düzenlenen “Okçuluk Günleri “nin açılış törenininde konuşan Ersoy, Türk milletinin atayurdundan Anadolu'ya gelmesinde ve burada yüzyıllarca yıl kalmalarında en büyük etkenin okçuluğa olan hakimiyeti olduğunu ifade etti.

Ersoy, eskiden beri silah endüstrisine hakim olan ülkelerin kuvvetli bir şekilde anayurtlarını koruyabildiklerini, yüzlerce yıl kültürlerini ve millet varlıklarını yaşatmayı başarabildiklerini söyledi.

Okçuluğa kültür ve sanat olarak da baktıklarını dile getiren Ersoy, “Şu anda Topkapı eserlerimiz içinde büyük yer işgal eden silahlarımızı, oklarımızı dünyanın her yerinde artık sergiliyoruz. Geçen ay Japonya Tokyo'da bir Topkapı sergisi açtık. Oraya götürülen eserlerin bir kısmı da bizim oklarımız, oklarımız. Çok da beğeniyle izleniyor, ziyaret ediliyor. ” diye konuştu.

Sergiyi Kyoto ve ileriki yıllarda diğer Avrupa ülkelerinde de devam ettireceklerini aktaran Ersoy, şöyle devam etti:

“Bizden de çok talep ediliyor. Vazifesini tamamlamış gibi gözüküyor silah olarak ama kültür ve sanatta çok güzel bir silah olarak oklarımızı kullanıyoruz. Bu kültürün yaşatılması ve yeni nesillere aktarılması açısından Okçuluk Federasyonu çok başarılı bir çalışma yaptı. Geçmişten gelen kültürümüzün geleceğe miras bırakılması açısında bu tür çalışmaları Bakanlık olarak destekliyoruz. Hem bu kültürün yaşatılması açısından önemli hem de bizi turizm alanında rakiplerimizden ayrıştıran başarılı olduğumuz noktalar olduğu için tanıtımda çok etkili. Onu da her zaman kullanmak istiyoruz. Bu açıdan Okçuluk Federasyonu ve Okçuluk Vakfı'na teşekkür ediyorum. ”

  • “Türkiye'de okçuluk her sahada en az 4 kat büyüdü “

Okçular Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi ve Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan da okçuluğun ata sporu olduğunu belirtti.

Bütün dünyada geleneksel sporların yaygınlaşmasını savunduklarını vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:

“Bunun dünyanın kültürel zenginliğine bir hizmet olduğunu düşünüyoruz. Çünkü maalesef dünyanın tek kutuplaşmaya doğru zorlandığı ve bunun huzursuzluklar oluşturduğu bir evredeyiz. Bu tek kutuplaşmanın giderilmesinin yolu dünyanın bütün milletlerinin kendi renkleriyle boyanabilmelerine ve kültürlerini yaşatabilmelerine olanak sağlamak olduğunu düşünüyoruz. Türkiye'de güreşlerimiz ne kadar güçlüyse okçuluğumuzun en az o seviyede güçlü olması gerekiyor. Nitekim Okçular Vakfımızın kuruluşundan beri Türkiye'de okçuluk her sahada en az 4 kat büyüdü. Faal lisanslı sporcu sayısında, kulüp sayısında, uluslararası madalya sayısında çok ciddi mesafe aldık. İnanıyoruz ki 2020 olimpiyatlarında Tokyo'da okçulukta ülkemiz madalyayla da buluşacak. Bu da bizim için ayrı bir gurur ve kıvanç kaynağı olacak. ”

Erdoğan, İstanbul'un cazibesinin kendine has kültürel özelliklerini daha deneyimli bir şekilde sunularak, artırılması gerektiğini belirtti.

Öte yandan, Topkapı Sarayı'nın ziyaretçilerine İngilizce seslenen Erdoğan, turistleri Okçuluk Günleri'ne davet etti.

  • “Dünyanın en iyi okçularını yetiştireceğiz “

Okçular Vakfı Başkanı ve Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız da Türk okçuluğunun dünyanın dört bir yanında eğitim olarak verildiğini söyledi.

Vakfın kadim bir geleneği ve medeniyet değerini geleceğe taşıma noktasında iddialı olduğunun altını çizen Yıldız, şunları kaydetti:

“Dünyada unutulmaya yüz tutmuş olan Türk okçuluğu, dünyanın zirvesi kabul edilen bir okçuluktu. Bunu Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan himayelerinde bu noktaya getirmenin haklı onurunu ve gururunu yaşıyoruz. Türk okçuluğu ile olimpik ve modern okçulukta dünyanın en iyi okçularını yetiştireceğiz. Amacımız dünyanın en iyi sporcularını 'önce ahlak ve maneviyat' diyerek Okçular Tekkesinde yetiştirmek. Tarihte olduğu gibi kadim medeniyet geleneğimizin devamı için elimizden geleni yapacağız. ”

Yıldız, Türk okçuluğunun tanıtılması ve yaygınlaştırılması için gayret gösterdiklerini dile getirerek, Okçuluk Günleri'ne katılan misafirlerin ok ve yayla tanışması için çalışmalarını sürdüreceklerini belirtti.

İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Coşkun Yılmaz ise okun sadece bir silahtan ibaret olmadığını, eğitimden spora, yaşam tarzından dünyaya mesaja varıncaya kadar bir doğruluğun ve dürüstlüğün sembolü, kültürün ve ahlakı esas alan bir medeniyet tasavvurunun inşası olduğunu belirtti.

  • Ziyaretçiler ok ve yayla tanışacak

Açılış konuşmalarının ardından Okçular Vakfı Mütevelli Heyet Üyesi Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy'a okçuluk icazetnamesinin bulunduğu bir tablo hediye etti. Ersoy da Erdoğan'a bir hediye takdim etti.

Öte yandan protokol üyeleri Kemankeş Türk Okçuluğu Sergisi'nin açılışı yaptı. Daha sonra Türk okçuluğunun kadim geleneklerinden biri olan Ruz'ı Hızır töreni düzenlendi.

Mehter takımının gösteri sunduğu etkinlikte, Bakan Ersoy ve Bilal Erdoğan ile törene katılan misafirler ok talim alanında, ok atışı gerçekleştirdi.

Katılımcıları ok ve yayla tanıştırmayı hedefleyen Okçuluk Günleri, 10 Mayıs'a kadar ziyaret edilebilecek.

Categories
Alaturka

“Turistik Doğu Ekspresi'ni hizmete sunuyoruz”

ANKARA (AA) – Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “Ankara ile Kars arasında asli görevi ulaşımı sağlamak olan Doğu Ekspresi'ne ilave yapıldığını belirterek “Bölge ekonomisini kalkındıracak, turizm gelirlerini artıracak Turistik Doğu Ekspresi'ni hizmete sunuyoruz. ” ifadesini kullandı.

Kültür ve Turizm Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Ersoy, Doğu Ekspresi ile ilk adımını attıkları tren turizmini kademeli olarak Türkiye geneline yaygınlaştıracaklarını belirtti.

Ankara-Kars arasında hizmet verecek Turistik Doğu Ekspresi için Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan ile harekete geçtiklerini bildiren Ersoy, “Ankara ile Kars arasında asli görevi ulaşımı sağlamak olan Doğu Ekspresi'ne ilave yapıyor ve bölge ekonomisini kalkındıracak, turizm gelirlerini artıracak Turistik Doğu Ekspresi'ni hizmete sunuyoruz. Yeni hedefimiz Türkiye'de tren turizminin popülaritesini artırmak ve bu konsepti başka şehirlerimize de yaymak. ” değerlendirmesinde bulundu.

Ersoy, Doğu Ekspresi'nin asli görevinin ulaşımı sağlamak olduğunu ifade ederek turizm ekspresi olarak verilecek yeni hizmetin turistleri yer bulma zorluğundan kurtaracağını ve ekonomik açıdan oldukça faydalı olacağını kaydetti.

Trenleri popüler hale getirmek istediklerini belirten Ersoy, Türkiye'nin iç turizminde büyük ilgi gören trenlerin yurt dışından gelen ziyaretçiler için de güzel ve uygun bir seçenek olacağını ifade etti.

Ersoy, “Doğu Ekspresi ” gibi hatların birer tanıtım aracı olarak kullanılabileceğine işaret ederek ilk turizm ekspresi olarak hazırlanan Turistik Doğu Ekspresi'nin diğer tren hatlarına da yaygınlaştırılması için Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile istişare halinde olduklarını ve atılacak yeni adımları ilerleyen dönemlerde açıklayacaklarını bildirdi.

Categories
Politika

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kabulü

ANKARA (AA) – Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'u kabul etti.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki kabul, basına kapalı gerçekleşti.

Categories
Alaturka

Dünya Fikri Mülkiyet Günü

ANKARA (AA) – Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “Nitelikli eserlerin üretilmesi ve dolaşıma sokulması, devletin ve yurttaşlarımızın telif haklarının korunması ve emek sahibine hakkının teslim edilmesi konusunda göstereceği titizlik ve sağlayacağı iş birliği ile temin edilecektir. ” ifadelerini kullandı.

Bakan Ersoy, 26 Nisan Dünya Fikri Mülkiyet Günü dolayısıyla yazılı açıklama yaptı.

Dünya Fikri Mülkiyet Örgütünün (WIPO) kurulduğu 26 Nisan 2000'den bu yana söz konusu günün kutlandığını bildiren Ersoy, yetenekten değer üretmenin, bunu tetikleyen yaratıcılığı güvence altına almanın ve teşvik etmenin, bu sayede dünyayı güzelleştirmenin ancak sağlıklı işleyen bir fikri mülkiyet sistemi ile mümkün olacağını vurguladı.

Ürün ve hizmet alımına dair bedeli ödenmeyen herhangi bir nesneyi kullanmanın yasal olmadığı ilkesinin, fikri mülkiyet ürünleri için de geçerli olduğuna işaret eden Ersoy, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Nitelikli eserlerin üretilmesi ve dolaşıma sokulması, devletin ve yurttaşlarımızın telif haklarının korunması ve emek sahibine hakkının teslim edilmesi konusunda göstereceği titizlik ve sağlayacağı iş birliği ile temin edilecektir. Ülkemizin fikri ve sanatsal üretimine katkı sağlayacak bu hassasiyeti taşıyan herkese teşekkür ediyor, Fikri Mülkiyet Günü'nü kutluyorum. “

Categories
Kültür Sanat

“Yurt dışında tespit edebildiğimiz hazinelerle ilgili bir çalışma var”

ÇANAKKALE (AA) – Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, yurt dışına çıkartılmış kültür hazinelerinin Türkiye'ye getirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü belirterek “Sadece Truva hazineleriyle ilgili değil, aslında tüm yurt dışında tespit edebildiğimiz hazinelerle ilgili bir çalışma var. Açıkçası birkaç ay içinde bununla ilgili bir çalışma daha başlattık. Kaçakçılıkla Mücadele Şube Müdürlüğü'nü 'Kaçakçılık Daire Başkanlığı' şekline getireceğiz. Bununla ilgili kararname hazırlandı, gönderdik. ” dedi.

Bakan Ersoy, Çanakkale Kara Savaşları'nın 104. yılı dolayısıyla geldiği Çanakkale'de Troya Müzesi'ni ziyaret etti.

Müze Müdürü Ali Atmaca'dan bilgi aldıktan sonra gazetecilere açıklama yapan Ersoy, geçen yıl açılan Troya Müzesi'ni gezme fırsatı bulduğunu söyledi.

Ersoy, 2018 Troya Yılı'nın turizmde etkili olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

“Özellikle Çanakkale ve bu bölgeye gelen misafir sayısında çok ciddi artışlar oldu. Hem yerli hem de yabancı turist sayılarında yüzde 50'ye varan artışlar oldu. Etkisi bu yıl da devam ediyor. Bu da bizim açımızdan sevindirici. Zaten devam etmesini bekliyorduk. Özellikle Asyalı turistlerde ve eskiden gelen fakat sonradan sayısı düşmüş olan Batılı turistlerin sayısında da bu yıl ciddi artışlar var, 3 aylık verilere bakıldığı zaman. O açıdan sevindirici. Bu sene de biliyorsunuz 'Göbeklitepe Yılı'. Demek ki bu yıllar etkili oluyor. Hem bölgelerin, yörelerin Türkiye'deki tanıtımı hem de dünyadaki tanıtımı açısından çok çok önemli sonuç aldığımız aktiviteler. ”

  • “Yabancı turist artışı Türkiye ortalamasının üzerinde “

Bakan Ersoy, bir gazetecinin “2018 Troya Yılı'nın yurt dışı yansımaları nasıl? ” sorusu üzerine sonuçlara bakıldığında turist sayısında geçen yıl ciddi artış olduğunu kaydetti.

Artışın Türkiye ortalamasının üzerinde gerçekleştiğini dile getiren Ersoy, şöyle devam etti:

“Ülkede mesela 'Troya Yılı' ilan ettiğimiz zaman, tanıtımın merkezine bunu koyuyoruz. Bütün dünyada yaptığımız tanıtımlarda önceliği oraya çıkarıyoruz. Böyle bir avantajı oluyor. Açıkçası da dünyada ses getirecek mümkünse UNESCO projelerinin olmasını da tercih ediyoruz. UNESCO Kalıcı Miras Listesi'nde yer bulmuş bir ürün olmasını tercih ediyoruz. Türkiye olarak 77 tane kalıcı miras listesine aday ürünümüz var. Bakanlık olarak bir çalışma başlatmayı düşünüyoruz çünkü çok sayıda var. Artık bir komisyon tarafından çok ciddi bir elemeyle seçilmesini istiyoruz. Çünkü her yıl bir tane girebiliyor. ”

Ersoy, listeye devamlı ürün konulması durumunda bazı projelerin 100 yıl beklemesi gerektiğine işaret ederek “Herkes tarafından kabul görecek bir komisyon tarafından aday bölgelerin artık o komisyon tarafından gösterilmesini isteyeceğiz. Bununla ilgili bir çalışmayı bu yıl içinde yapmayı planlıyoruz. Ama etkisi oluyor mu? Çok fazla etkisi oluyor. Sürdürebilir bir etkisi oluyor. Geçen yıl 'Troya Yılı' bitti, bıçak gibi kesildi mi? Hayır, bu yıl da yine Türkiye ortalamasının üzerinde yabancı turist sayısında 3 aylık verilere baktığımızda artış var. Demek ki etkisi birkaç yıl sürüyor. ” ifadelerini kullandı

  • Yurt dışındaki hazinelerin getirilmesi için özel ekip

Bakan Ersoy, “Yurt dışındaki Truva hazinelerinin geri getirilmesiyle ilgili çalışmalar ne aşamada? ” sorusunu ise şöyle yanıtladı:

“Sadece Truva hazineleriyle ilgili değil, aslında tüm yurt dışında tespit edebildiğimiz hazinelerle ilgili bir çalışma var. Açıkçası birkaç ay içinde bununla ilgili bir çalışma daha başlattık. Kaçakçılıkla Mücadele Şube Müdürlüğü'nü 'Kaçakçılık Daire Başkanlığı' şekline getireceğiz. Bununla ilgili kararname hazırlandı, gönderdik. Yani oradaki çalışan ekip sayısını 3-4 katına çıkaracağız. Bütçelerini de 3-4 katına çıkaracağız. Çok fazla eser var ve yoğun bir şekilde çalışma gerektiriyor. Önemli olan yurt dışına çıkmasını engellemek. Çıktıktan sonra getirmek yıllar sürüyor ve çok da maliyetli. Gerçekten kendini adamış bir ekibin de bunlarla ilgilenmesi lazım. Bizim ekibimiz çok başarılı. Bakanlığımızda bu işe adanmış insanlar var. ”

Bakan Ersoy'a ziyaretinde Çanakkale Valisi Orhan Tavlı, AK Parti Çanakkale Milletvekili Jülide İskenderoğlu, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Selçuk Semizoğlu, TÜRSAB Bölgesel Yürütme Kurulu Başkanı Ahmet Çelik de eşlik etti.

Categories
Alaturka

Bakan Ersoy, Gaziantepli öğrencilerle buluştu

ANKARA (AA) – Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, daha önce kendisine mektup yazarak Ankara'ya gelmek istediklerini ifade eden Gaziantep'in Nizip ilçesindeki İşmont Halil-Meziyet Bildirici Ortaokulu öğrencileriyle Ulus'taki Cumhuriyet Müzesi'nde bir araya geldi.

Ersoy, geçen yıl aralık ayında kendisine mektup yazarak Ankara'yı ve Anıtkabir'i görmek istediklerini belirten Nizip İşmont Halil-Meziyet Bildirici Ortaokulu 7. sınıf öğrencilerini Başkent'e davet etti.

Ersoy, TBMM'nin açılışının 99. yıl dönümü ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Ankara'da ağırladığı öğrencileri, Cumhuriyet Müzesi olarak hizmet veren İkinci Türkiye Büyük Millet Meclisi binasındaki makamında kabul etti.

Renkli diyalogların yaşandığı kabulde öğrenciler Bakan Ersoy'a merak ettikleri soruları yöneltti.

Bir çocuğun sorusu üzerine okulda en çok Matematik ve İngilizce derslerini sevdiğini anlatan Ersoy, “Buralara gelmek için nasıl bir çalışma yaptınız? ” sorusu üzerine işini iyi yapmanın önemini vurguladı. Disiplinli çalışarak her işte başarılı olunabileceğinin altını çizen Ersoy, doğru olduğuna inandığı şeyleri yaparak ve çok çalışarak bugünlere ulaştığını ifade etti.

Öğrencilerin “Hangi kitabı seviyorsunuz? ” sorusu üzerine aksiyon içerikli romanları sevdiğini belirten Ersoy, mesleğiyle ilgili sorulara karşılık da 17 yaşında turizmci olmaya karar verdiğini dile getirdi.

  • “Kitap okuma oranının artmasını istiyoruz ”

Ersoy, kendisinden kitap tavsiyesi isteyen öğrenciye hangi kitapları okumayı sevdiğini sordu. Öğrencinin tarihi romanları sevdiğini söylemesi üzerine Ersoy, şunları kaydetti:

“Türk romanlarını okumanı tavsiye ederim. Kitap okuma oranının artmasını istiyoruz. Milli Eğitim Bakanımızla bununla ilgili bir çalışma da yapıyoruz. Küçük yaştan itibaren çocuklara kitap okumayı nasıl sevdiririz, bununla ilgili projeler hazırlıyoruz, hayata geçirmeye çalışıyoruz. Bu çok önemli bir şey, kitap okuyarak yetişen bir nesil yaratmak. Sonrası geliyor zaten. Şimdilerde teknoloji çok ön planda, hepinizin elinde akıllı telefonlar, Ipad'ler var ama kitap okumaktan da vazgeçmemeniz gerekiyor. Temelini sağlam yaparsanız teknoloji her zaman yanınızda olacak zaten. Kitap, gazete okumanın güzel keyfini tatmanızı istiyorum. Zaman içinde kaybolacak ama gazeteler, fırsat varken tadın, o keyfi de yaşayın. ”

“Hayatınızda 'ah keşke şunu da yapsaydım' dediğiniz bir şey oldu mu? ” sorusu yöneltilen Ersoy, “Oldu. Bakan olduktan sonra özel hayatın ne kadar kıymetli olduğunu hissediyorsun, özel hayatın bitiyor çünkü. Ailenle daha çok vakit geçirmen gerektiğini anlıyorsun. Devlet, vatan, millet ön planda olunca bazı şeylerden de fedakarlık yapman gerekiyor. Kıymetini de o zaman anlıyorsun. ” diye konuştu.

Ersoy, bir başka öğrencisinin sorusu üzerine Fenerbahçeli olduğunu dile getirdi. Ersoy, sohbetin ardından öğrencilerle fotoğraf çektirdi.

  • Anıtkabir'i görmek istediklerini mektupla iletmişlerdi

Ersoy, geçen yıl aralık ayında Twitter hesabından öğrencilerin yazdığı mektupların fotoğrafını paylaşmış, “Ben Ankara'ya, Ata'mın yattığı yere gitmek istiyorum ” diyen öğrencilere, “Sevgili öğrencilerimiz hiç görmedikleri Ankara'ya, Anıtkabir'e gelmek istiyorlar. Elbette… Yavrularımızın düşlerini gerçeğe dönüştürmeyi sabırsızlıkla bekliyorum. ” mesajıyla karşılık vermişti.

Categories
Politika

Bakan Ersoy'dan 23 Nisan mesajı

ANKARA (AA) – Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, çocuklar için barış dolu bir dünya, huzurlu yarınlar oluşturma ideali ve azmi ile çalışmaya devam ettiklerini bildirdi.

Ersoy, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

Türk milletinin, istiklali ve istikbali yolunda en zor sınavını verdiği bir dönemde, millet iradesinin tecelli edeceği Meclisin açılışının, Türkiye Cumhuriyeti devletinin üzerinde yükseleceği fikir ve iradenin somut teşekkülü olduğunu belirten Ersoy, aziz milletin bütün dünyaya, kendi geleceğini tayin etme konusunda tek söz sahibinin yine kendisi olduğunu ilan ettiği bugünün, milli varlığın en değerli ve gurur verici anlarından biri olarak medeniyet tarihine geçtiğini vurguladı.

Ersoy, 23 Nisan 1920 tarihinin anlam ve öneminin asla unutulmaması ve her daim ilk günkü heyecanla kutlanması adına en anlamlı adımı, Kurtuluş Savaşı'nın Önderi ve Türkiye Cumhuriyeti'nin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün attığını ifade ederek, şunları kaydetti:

“O, milli iradeyi Türk milletinin yarınları olan çocuklara hediye ve emanet etmiştir. Dolayısıyla bu topraklarda milli egemenlik anlayışı, her yıl ve her yeni nesille daha da güçlenerek ve milli hafızamızı sürekli tazeleyerek, coşkuyla tekrar ilan ve idrak edilmektedir. Bu anlayış, ülkemizin yarınları için gerçekleştirdiğimiz bütün çalışmalarda ve attığımız tüm adımlarda bizlerin de rehberi olmaktadır. Biliyoruz ki bizim adımlarımızın sonuçları onların yarınlarında yaşanacak. Sahip olduğumuz bu farkındalıkla çocuklarımız için barış dolu bir dünya, huzurlu yarınlar oluşturma ideali ve azmi ile çalışmaya devam ediyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı en kalbi duygularımla kutluyorum. Bu vesile ile başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Cumhuriyetimizin ve milli egemenliğimizin mimarı tüm şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. “