İstanbul Masal Okulu eğitimleri başladı

             İSTANBUL (AA) - Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Masal Okulu projesini bakanlık olarak önemsediklerini ve bu konuda ellerinden ne gelirse yapmaya hazır olduklarını belirtti. 

İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nden yapılan açıklamaya göre, İstanbul Masal Okulu'nun ilk dersi Milli Eğitim Bakanı Selçuk'un katılımıyla yapıldı.

Selçuk, etkinlikte yaptığı konuşmada, çocukların ezber yerine öğrenme hazzı duymasını amaçladıklarını ifade ederek, öncelikle bunun mekaniğini, kültürünü oluşturup sonra da zihniyet değişikliği için yol açmak istediklerini belirtti.

Bunu başardıkları takdirde eğitimi bütünsel olarak görebileceklerini aktaran Selçuk, "Bu projeyi bakanlık olarak önemsiyoruz ve elimizden ne gelirse yapmaya hazırız." ifadesini kullandı.

Bir öğretmenin "İlk dinleyip hatırladığınız masal hangisiydi?" sorusunu cevaplayan Bakan Selçuk, babaannesinin anlattığı "Ercin’le Cürcün" adlı bir Azeri masalının ilk dinlediği masal olduğunu dile getirdi.

Selçuk, daha sonra öğretmenlere yine çocukluğundan hatırladığı bir Azeri masalını anlattı.

İl Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı ise masalların çocukların dünyasında önemli bir yere sahip olduğuna işaret ederek, Kütüphanede Hayat Var Projesi kapsamında gerçekleşen etkinliğin güzel bir örnek teşkil ettiğini söyledi.

Yazıcı, İstanbul Masal Okulu'nun bir amacının da kültürel mirasın ve sözlü geleneğin yeni nesillere aktarılması olduğunu kaydetti.

Ar-Ge kültür biriminden Özgür Aras Tüfek de İstanbul Masal Okulu'nun serüvenini anlattı.

2023 Eğitim Vizyonu çerçevesinde öğretmenin sınıfa sığmayan bir ışık olduğuna inandıklarını ifade eden Tüfek, gönüllü öğretmenlerle yola çıktıklarını ve sloganlarının "Kütüphaneler hayat bulsun masal dinlemeyen çocuk kalmasın" olduğunu bildirdi.

  • Belirlenen 50 öğretmene eğitim verilecek

Milli Eğitim Bakanlığı'nın 2023 Eğitim Vizyonu çerçevesinde hayata geçirdiği Kütüphanede Hayat Var Projesi kapsamında, okul kütüphanelerinin yenilenmesi ve masallarla hayat bulması için bir dizi çalışma yapıldı.

Proje kapsamında, İstanbul'daki masal anlatıcısı öğretmenler bir araya gelip tüm okul kütüphanelerinde eş zamanlı masal anlatırken, 16 Mart'ta 800 öğretmenin katılımıyla "İstanbul Masal Zirvesi" düzenlendi.

Zirvenin ardından masal anlatıcılığı eğitimi almak isteyen öğretmenlerin talepleri üzerine, öğretmenlere yönelik 80 saatlik masal anlatıcılığı eğitim modülü geliştirildi. Binlerce öğretmen arasından seçilen 50 öğretmene, Üsküdar Validebağ Öğretmenevi'nde masal anlatıcısı 12 öğretmen ve 10 akademisyen tarafından eğitim verilecek.

Tasarım-Beceri Atölyeleri öğretmenleri eğitime hazır

             İSTANBUL (AA) - Tasarım-Beceri Atölyeleri'nde görev alacak öğretmenler için düzenlenen ilk yetiştirme kursu tamamlandı.</p>  <p>İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nden yapılan açıklamaya göre, İstanbul'da pilot uygulamaları 2019-2020 eğitim öğretim yılında başlayacak olan Tasarım-Beceri Atölyeleri, ilk olarak Küçükçekmece Halkalı Cumhuriyet İlkokulu, Üsküdar Hezarfen Ahmet Çelebi Ortaokulu ve Başakşehir Toki Ertuğrul Gazi İmam Hatip Ortaokulu'nda kurulacak. </p>  <p>Bu okullardaki yönetici ve öğretmenler için Zübeyde Hanım Hizmetiçi Eğitim Enstitüsü'nde &quot;Tasarım-Beceri Atölyeleri'nde Görev Alacak Öğretmenleri Yetiştirme Kursu&quot; düzenlendi. 

MEB Tasarım Beceri Atölyeleri Çalışma Ekibi tarafından verilen eğitimlerde, Tasarım-Beceri Atölyeleri'nin temel yapısı ve kurgusu üzerinde duruldu. Akademisyenler ise öğrencilerin düşünmeye, tasarlamaya ve üretmeye zaman ayırabileceği yerler şeklinde inşa edilecek olan atölyelerin kullanımında dikkat edilmesi gereken hususlara değindi.

  • "Atölyelerimiz bilim, sanat, spor ve kültür odaklı yapılandırılacak"

"Tasarım-Beceri Atölyeleri'nde Görev Alacak Öğretmenleri Yetiştirme Kursu"nu ziyaret eden İl Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı, temel eğitim kurumlarında oluşturulacak atölyelerin 2023 Eğitim Vizyonu açısından önemli olduğunu belirtti.

Atölyelerin eğitim sistemine getireceği yeni bakış açısına değinen Yazıcı, "Çocuklarımızın yetenekleriyle ilişkilendirilmiş becerilerin onlara pratik bir şekilde kazandırılabilmesi için Tasarım-Beceri Atölyeleri kurulacak. Atölyelerimiz bilim, sanat, spor ve kültür odaklı yapılandırılacak. Bu çerçevedeki eğitimlerimiz de her zaman kapsamlı bir iş birliğiyle ortaya çıkıyor." ifadelerini kullandı.

Yazıcı, öğrenmede sadece geleneksel yöntemlerin yeterli olmadığının altını çizerek, şunları kaydetti:

"Tasarım-Beceri Atölyeleri, heyecan verici deneyler, istikametler için birer platform olacak. Bilmekten çok, tasarlamanın, yapmanın, üretmenin ön plana çıkacağı bu atölyeler, öğrencilerimizin kendisini, meslekleri, çevresini tanımasına yardımcı olacak. Aynı zamanda atölyeler yeni çağın gerektirdiği problem çözme, eleştirel düşünme, üretkenlik, takım çalışması ve çoklu okuryazarlık becerilerinin kazandırılması için somut mekanlar şeklinde düzenlenecek. Böylece genel eğitim ve öğrenme kavramlarının farklı şekillerde ele alınmasına da yardımcı olacaklar. Zira tasarım disiplinler ötesi bir disiplindir."

Levent Yazıcı, konuşmasının ardından kursa katılan öğretmenlerin düşünce ve taleplerini dinledi.

“Fuat Sezgin'in İzinde” projesi hayata geçirildi

İSTANBUL (AA) – İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından İslam bilim ve teknoloji tarihini tanıtmak amacıyla "Fuat Sezgin'in İzinde" projesi hayata geçirildi.

Geçen yıl vefat eden İslam bilim tarihi araştırmacısı Prof. Dr. Fuat Sezgin, Cumhurbaşkanlığı genelgesiyle ilan edilen "2019 Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı" çerçevesinde, bir yıla yayılacak etkinliklerle çeşitli yönleriyle anlatılacak.

Bu kapsamda, elli yılı aşkın bir süre araştırmalar yaparak hayatını İslam bilim ve teknoloji tarihini tanıtmaya adayan Fuat Sezgin'i tanımak ve tanıtmak amacıyla İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü'nce "Fuat Sezgin'in İzinde" adlı proje hayata geçirildi.

İstanbul Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı yaptığı açıklamada, Prof. Dr. Fuat Sezgin'in İslam bilim ve kültür tarihinin ortaya çıkarılması sürecinde en önemli isimlerden olduğunu söyledi.

Sezgin'in çalışmalarının değerinin farkına varılarak yeni nesillere ulaştırılmasının önemli olduğunu ifade eden Yazıcı, "Ancak bu sayede kültür mirasımızın yeni nesillere doğru bir şekilde aktarılabileceğini düşünüyoruz. Alanında yetkin rol modelleri öğrencilerimizin sosyal, kültürel ve akademik yönlerden bütünlüklü gelişmesine katkı sağlayacaktır." diye konuştu.

"Fuat Sezgin'in İzinde" projesinin çok boyutlu olduğunu belirten Yazıcı, proje ile Sezgin'in ilkokul, ortaokul ve ortaöğretim kademesindeki öğrencilere tanıtılması ve onların bilim, tarih, teknoloji ve kültürle ilgilenmeye teşvik edilmesinin hedeflendiğini kaydetti.

Yazıcı, düzenlenecek etkinlikler kapsamında İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi ziyaretleri de bulunduğunu anlatarak, öğrencilerin yeteneklerini keşfetmeleri ve tasarım güçlerini geliştirmelerine destek sağlanmasının amaçlandığını dile getirdi.

– Müzede eğitim uygulamaları yapılacak

İstanbul ölçeğinde yıl boyunca Fuat Sezgin'in hayatı ve eserlerine dair farkındalık kazandırılacağını söyleyen Yazıcı, şöyle devam etti:

"Okullarımızda her hafta en az bir etkinlik gerçekleştirilecek. İslam bilim ve kültür tarihi mirasının farkına varılması için bilim tarihi odaklı çalışmalarından karşılaştırmalı okumalar yapılacak. Müzede eğitim uygulamalarını geliştirerek, estetik anlayışın ama aynı zamanda bilimsel süreçlere dair farkındalığın güçlendirilmesi sağlanacak. Fuat Sezgin hocamızı, çalışma prensiplerini, onun hayata bakış açısını, çalışmalardaki motivasyonunu, özelliklerini dikkate alarak öğrencilerimizde bilim ve araştırma becerilerinin gelişmesine katkı sağlanması amaçlanıyor. Ayrıca öğrencilerimize ve öğretmenlerimize yönelik birkaç kategoride yarışmalar düzenlenecek."

Yazıcı, Fuat Sezgin'in hayatını da içeren İslam bilim tarihi konferans ve panellerinin de düzenleneceğini bildirdi.

Proje sayesinde öğrencilerin sosyal ve öğrenme yaşantılarının pozitif yönde ivme kazanmasının hedeflendiğini vurgulayan Yazıcı, şunları kaydetti:

"Okullarımız öğrencilerimizin akademik gelişimi yanında, kültürel mirası çok yönlü bir yaklaşımla tanımasına imkan sağlayan kurumlardır. Bu anlamda okullar, eğitim ve öğretim faaliyetlerini sürdürmenin yanı sıra, toplumların kültürel mirasının araştırılması, bu yöndeki araştırmaların geliştirilmesi, alanında öne çıkan isimlerin rol model olarak öğrencilere tanıtılmasına yönelik çalışmalar yapmak durumundadırlar. Projemizle İslam bilim ve kültür tarihinin ortaya çıkarılması sürecinde en önemli isimlerden biri olan Prof. Dr. Fuat Sezgin'in çalışmalarının değerinin farkına varılarak yeni nesillere ulaştırılması ve böylece kültür mirasımızın yeni nesillere doğru bir şekilde aktarılacağını ümit ediyoruz."

ÖNDER 2. Okul Aile Birliği Zirvesi

İSTANBUL (AA) – ÖNDER İmam Hatipliler Derneği tarafından düzenlenen "ÖNDER 2. Okul Aile Birliği Zirvesi" başladı.

Kadıköy İmam Hatip Lisesi İBB 15 Temmuz Şehitler Konferans ve Spor Salonu'nda düzenlenen programın açılışında konuşan İstanbul Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı, böylesine anlamlı ve önemli bir çalışmada bulunmaktan mutluluk duyduğunu belirterek, her zaman okulda çok önemli bir etken olarak okul aile birliklerini gördüklerini söyledi.

Çalışmalarda, okulu etkileyen temel bileşenler içerisinde öğrenci-öğretmen-veli ilişkisini okulla birlikte bütünleştiren bir anlayışla baktıklarını belirten Yazıcı, "Bu çerçevede okulu etkileyen ve gerçekten olması gereken mekanizma okul aile birlikleridir. Okul dediğimiz özel çevre aslında çoklu etki alanlarından etki alabilmekte ve kendi gelişimi ile yaşamsal sürecini bu etkilerle şekillendirebilmektedir." ifadelerini kullandı.

Yazıcı, okulların hem açık hem de gizli işlevler yürüttüğünü kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Okullar, bir yandan da hem mevcut olan kültürü, geleneği gelecek kuşaklara aktarırken bir yandan da aslında değişimin başlatıcısı olmaktadır. Okul aslında böylesine paradoks gibi gözüken birçok işlevi yürütmektedir. Bunları yürütürken okul aile birlikleri çok doğal ve doğru bir mekanizmadır. Doğru bir şekilde yapılandırıldığı zaman okula sanıldığının çok daha üstünde katkı sağlayabilmektedir."

ÖNDER İmam Hatipliler Derneği Genel Başkan Yardımcısı Kamber Çal ise eğitim-öğretim faaliyetlerinin en önemli amacının bir ülkenin geleceği olan çocukları iyi bir insan ve iyi bir vatandaş olarak yetiştirmek olduğunu dile getirdi.

Çocukların eğitiminde okul, aile, çevre, öğretmen ve eğitim sistemi gibi faktörlerin etkili olduğunu ifade eden Çal, öğrenci başarısı için iyi bir okul, aile, sosyal çevre ve öğrenci iş birliğinin gerekli olduğuna dikkati çekti.

Bu faktörler arasında etkili bir iletişim sağlanması gerektiğini aktaran Çal, şöyle konuştu:

"İşleyen bir okul aile birliği kurmak okullardaki eğitimin başarılı olmasındaki en önemli aşamalardan biridir. ÖNDER olarak okul aile birliklerinin imam hatiplerde etkili olmasının eğitimin en önemli paydaşlarından birisi olan ailenin eğitime katılmasında önemli bir rol oynadığına inanıyoruz. Aileyi eğitim süreçlerine katmadığımız sürece bir şeylerin hep eksik kalacağını bilmeliyiz. Okul aile birliği sayesinde okulun paydaşları olan velilerle etkili bir iletişim sağlanmakta, ailenin eğitimdeki öğretim sürecine katılmasına imkan tanımaktadır. Etkili okul aile birliği olan ve sivil toplum kuruluşlarıyla etkili çalışan okullarda başarının net bir şekilde yükseldiği gözlemlenmektedir."

Açılış konuşmasının ardından "Etkili Okul Aile Birliklerinin Özellikleri ve Öğrenci Gelişimini Desteklemede Ailelere Dönük Faaliyetler" başlıklı oturum gerçekleştirildi.

Oturumda Üsküdar İlçe Milli Eğitim Müdürü Sinan Aydın, Bahçelievler Şehi̇t Mehmet Karaaslan Anadolu İmam Hati̇p Li̇sesi̇ Müdürü Abdülbaki Murat, İstanbul Recep Tayyip Erdoğan Anadolu İmam Hatip Lisesi Okul Aile Birliği Başkanı Ömer Cihangir ve İbn Haldun Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Burcu Uysal konuşma yaptı.

Bu festival liselileri icat çıkarmaya teşvik edecek

İSTANBUL (AA) – Üsküdar Üniversitesi ile İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle liselere yönelik düzenlenen "6. Bilim ve Fikir Festivali", 18-19 Nisan'da gerçekleştirilecek.

Sheraton Grand İstanbul Ataşehir'de festivale ilişkin düzenlenen tanıtım toplantısına, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı ve Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, akademisyenler, Anadolu Yakası'ndaki bazı okullarda görev yapan rehber öğretmenler katıldı.

Toplantıda konuşan Tarhan, 700 öğrenciyle yola çıktıkları Üsküdar Üniversitesi'nin bugün 19 bin öğrenci ve 500'ün üzerinde akademisyenle üst düzeyde kaliteli eğitim verdiğini söyledi.

Tarhan, nörobilimle ilgili çalışmaların bir gencin hem eğlenceli hem de disiplinli bir ortamda daha kaliteli eğitim alacağını gösterdiğini ifade ederek, Üsküdar Üniversitesi olarak, öğrencilerini alanlarında üretken düşünceyle çığır açacak buluşlara sahip bilim insanları olmaları için teşvik ettiklerini belirtti.

– "Binin üzerinde proje yarıştı"

Festival ile lise çağındaki gençlerin fikirlerini ve buluşlarını gösterebileceği, onlara proje kültürünün aşılanmasını sağlayacak bir platform kurduklarını dile getiren Tarhan, şöyle devam etti:

"Keşfedici düşüncede hayal kurmak vardır. Hayal kurduktan sonra o hayali projelendirmek var. Mevlana’nın pergel metaforu gibi bir ayağınız sürekli yerde olacak. İkisi havada olursa boşa gider. O hayali de bir amaca yönelik olacak. Hayalden sonra bilgiler beynimizde kuluçka dönemine yatıyor. Sonrasında hiç beklenmedik parlak fikirler ortaya çıkar. Tıpkı Arşimet’in, Newton’un olduğu gibi. Bu sebepler teknoparklardan önce kuluçka merkezleri vardır. O sebeple beyinde hayal üretebilmek ve bunu disiplinli ve eğlenceli hale getirmek önemlidir. Gençleri iyi ve doğru alanlara yönlendirmemiz ve ego ideali vermemiz gerekiyor. Gençlerin sosyal medyanın, popüler kültürün tuzaklarına düşmemesi için de bu ideali vermemiz gerekiyor."

Tarhan, 6 yıldır düzenledikleri "Bilim ve Fikir Festivali" ile gençlere yenilikçi fikirlerini duyurmaları ve projelerini sunmaları için imkan sağladıklarını anlatarak, "Her yıl artan başvuru sayısı da bizi mutlu ediyor. Festivalimizde bugüne kadar binin üzerinde proje yarıştı. Danışman öğretmenler gözetiminde, gençlerin hazırladığı fikirleri, buluşları paylaşmalarına aracı olmak, onların bilimsel çalışma yapmalarına ve girişimcilik özelliklerini geliştirmelerine katkıda bulunmak, bizi çok mutlu ediyor." diye konuştu.

Festivallerinin eğlence ve bilim disiplinini bir arada bulunduran ve gençleri geleceğe hazırlayan bir yol olduğuna işaret eden Tarhan, eğitimcileri ve öğrencileri festivale katılmaya davet etti.

– "Çalışmayı her yönüyle destekleyeceğiz"

İl Milli Eğitim Müdürü Yazıcı ise Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2023 vizyonu kapsamında çağa uygun ve geleceğe yönelik emin adımlar atmayı hedeflediklerini belirterek, bu bağlamda kurumsal iş birliklerini çok yönlü olarak sürdürmek istediklerini söyledi.

Yazıcı, Milli Eğitim Bakanlığı olarak hem bugünün hem de geleceğin becerisiyle donanmış ve bu becerilerini insanlığın faydasına kullanabilen, bilime meraklı, kültür ve sanata duyarlı, ahlaklı nesiller yetiştirmek istediklerini dile getirdi.

"Bilim ve Fikir Festivali" gibi festivallere ihtiyaç duyulduğunu kaydeden Yazıcı, "Öğretmenlerimiz, düşünen, araştıran, soran, sorgulayan, aslında fikir üreten bir kuşak yetiştirmek istiyorlar. Bunları da aracı kılacaklar. Okul müdürlerimiz ve ilçe milli eğitim müdürlerimiz de öğrencilerimizin üretebilecekleri ortamları oluşturacaklar. Biz de İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü olarak çalışmayı her yönüyle destekleyeceğiz." ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından, Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Muhsin Konuk, festivalin tanıtım sunumunu yaptı. Sonrasında ise Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan "Değişen Dünyada İyiliği Yeşertebilmek" başlıklı bir konferans verdi.

– Başarılı projeler ödüllendirilecek

Üsküdar Üniversitesi'nin İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle lise öğrencilerine yönelik düzenlediği "6. Bilim ve Fikir Festivali", 18-19 Nisan 2019 tarihlerinde gerçekleşecek. Festivale bu yıl Sağlık Bilimleri, Sosyal Bilimler ile Fen ve Teknoloji Bilimleri olmak üzere üç kategoride başvuru kabul edilecek. Gençleri düşünmeye, araştırmaya ve proje üretmeye yönlendirmeyi amaçlayan festival için son başvuru tarihi, 22 Şubat 2019 olarak belirlendi.

Her üç kategoride de birinci olanlara 6 bin lira, ikinci olanlara 4 bin lira ve üçüncü olanlara 2 bin lira ödül takdim edilecek. 4 -14 arası dereceye girenlere ise 500 lira ödül verilecek. Proje danışmanı öğretmenler ise dereceye giren proje ödülünün yarısını alacak.

“7. Sanata Engel Yok: En Özel Öğrenciler, Eserler Sergisi”

İSTANBUL (AA) – Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, "Engelli bireylerin sosyal yaşama uyum sağlamaları, kendi kimliklerini kazanmaları, başarı duygusunu tatmaları ve kendilerini her yönden geliştirmeleri konusunda büyük bir desteğe ihtiyaç var." dedi.

Selçuk, İstanbul Dolmabahçe Sanat Galerisi'nde "7. Sanata Engel Yok: En Özel Öğrenciler, Eserler Sergisi" açılışında, 3 Aralık'ın özel insanların, özel çocukların günü olduğunu, bu özelliği önemsediklerini ve değer verdiklerini dile getirdi.

Milli Eğitim Bakanlığı olarak, engelli çocuklarla, vatandaşlarla ilgili belki iki kat daha fazla dikkatleri olduğunu ifade eden Selçuk, "İnşallah çok daha güzel tedbirlerin alınacağı, çok daha güzel projelerin yapılacağı dönemleri birlikte yaşayacağız. Engelli bireylerin sosyal yaşama uyum sağlamaları, kendi kimliklerini kazanmaları, başarı duygusunu tatmaları ve kendilerini her yönden geliştirmeleri konusunda büyük bir desteğe ihtiyaç var." diye konuştu.

Selçuk, bakanlık olarak engelli bireylerin daha nitelikli eğitim almalarını sağlamanın yanı sıra sanatsal yeteneklerini geliştirmek, ortaya koydukları eserleri toplumun diğer fertleriyle, kurumlarıyla paylaşmak ve kaynaştırmak gibi amaçlarının da olduğunu anlattı.

Etkinlikler düzenlediklerini, kültürel geziler yaptıklarını, sergiler açtıklarını hatırlatan Selçuk, bütün bu etkinliklerle engelli çocukların kendilerini ifade etmeleri için ortamlar oluşturduklarını söyledi.

Selçuk, engelliler günü nedeniyle düzenlenen bu sergide bakanlığa bağlı özel eğitim meslek liseleri, özel eğitim meslek okulları ve özel eğitim uygulama okullarında eğitim gören öğrencilerin eserlerinin sergilendiğini dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bunlar el emeği, göz nuru olan ve bütün çocuklarımızın kendi emeklerini ortaya koydukları çalışmalar, seramikler, resim çalışmaları, heykeller, takı, ahşap, fotoğraf gibi birçok teknik kullanılarak hazırlanan 170 ürün sanatseverlerin burada beğenisine sunuluyor. Sanatın evrenselliğinin ve engel tanımadığının en güzel örneği olan bu serginin düzenlenmesinde emeği olan herkese özellikle teşekkür ediyorum. Yaptıkları tüm bu birbirinden güzel eserlerle gözümüze ışık oluyorlar, yüreğimize umut oluyorlar ve bu çocuklarımızın bu başarılarından dolayı ilgi ve şefkatimizi esirgememiz diye bir şey asla mümkün olmayacaktır. Bu konuda destek olan bütün öğretmenlerimize teşekkür etmek istiyorum. Çünkü öğretmenlerimizin çocuklarımızla ilişkisi gerçekten çok sıra dışı, çok şefkat dolu, merhamet dolu bir ilişki."

Bakan Selçuk, gelirinin çok önemli bir kısmını eğitim faaliyetlerine ayıran Turkcell'e de teşekkür ederek, bu desteklerle daha güzel projeler yapılabileceğini söyledi.

İstanbul Vali Yardımcısı Ahmet Hamdi Usta ve İstanbul Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı'nın da katıldığı programda, Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Ahmet Emre Bilgili ile Turkcell Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akça, Milli Eğitim Bakanlığı ile Turkcell arasında Engelsiz Eğitim Projesi Protokolü'nü imzaladı.

Özel eğitim öğrencilerinden Eslem Sülün'ün yardımcı sunucu olarak görev yaptığı programda, Azad Çalgın piyano çaldı, Mustafa Fatih Gür de zeybek oynadı.

Özel eğitim ilk ve ortaokulu, özel eğitim meslek lisesi, özel eğitim meslek okulu ve özel eğitim uygulama okulu öğrencileri tarafından yapılan 170 eserin sanatseverlerin beğenisine sunulduğu sergi, 11 Aralık'a kadar İstanbul Dolmabahçe Sanat Galerisi'nde ziyaret edilebilecek.

Nitelikli iş gücü için okul sanayi iş birliği

İSTANBUL (AA) – 'Okul-Sanayi İş Birliği İstanbul Modeli' projesi kapsamında İstanbul Ticaret Odası tarafından Cemile Sultan Korusu tesislerinde 'Okul Sanayi İş Birliği Vizyonu' toplantısı yapıldı.

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nden yapılan açıklamaya göre toplantıda, Okul Sanayi İş Birliği Projesi ile mesleki ve teknik eğitimin önemi konusunda toplumun her kesiminde farkındalık yaratılması, bu konuda İstanbul’a katkı sunulması, meslek okulları ve iş dünyası arasında bir köprü oluşturulması hedefi üzerinde duruldu.

Konuşmalarda, Türkiye sanayisinin içinde bulunduğu en önemli problemlerden birinin, yeterli sayı ve niteliklere sahip insan kaynağının bulunmaması olduğuna dikkati çekilerek, bu durumun mesleki ve teknik eğitim sistemimizin iyi işlememesinden kaynaklandığı belirtildi.

Programda, Türkiye'de yıllardır nitelikli teknik eleman gücünün öneminden bahsedilmesine rağmen, bu konuda istenildiği kadar yol alınamadığının altı çizilerek, 2023 vizyonu doğrultusunda ciddi adımların atılacağı ifade edildi.

2015 yılında 8 pilot okul ile hayat geçirilen projeye dahil okul sayısının yakın zamanda 30'un üzerine çıkarılmasının planlandığı ifade edilen açıklamada, şu görüşlere yer verildi:

"Ülkemizin uluslararası rekabet gücünü arttırabilmenin en önemli anahtarlarından biri, reel sektörün nitelikli insan gücü ihtiyacının karşılanması yoluyla verimliliğin arttırılmasıdır. Mesleki ve teknik eğitim kurumlarımız, tüm sektörlerdeki yüzlerce meslek grubuna kalifiye meslek elemanı sağlayan eğitim kurumlarıdır. Özel sektörün okullarla olan iletişiminin güçlü olmasını öngören proje ile insan kaynaklarına dayalı ihtiyaçların giderilmesi ve sektörlerin nitelikli iş gücü ihtiyacının verimli bir şekilde karşılanması devam edecek."

Açıklamada, mesleki ve teknik eğitim kurumlarının, özel sektöre nitelikli eleman sağlama işlevini tam yerine getirebilmesi için, eğitim sisteminin özel sektörün ihtiyaçları ile uyumunun arttırılmasına dikkati çekilerek, bunun 2023 vizyonu raporunda yer aldığı kaydedildi.

İstanbul MEM ve İTO tarafından mesleki ve teknik eğitimin geliştirilmesi amacıyla oluşturulan Okul-Sanayi İş Birliği İstanbul Modeli Projesi, sektör temsilcisi kurumlar, odalar, sivil toplum kuruluşları ve üniversitelerin iş birliği başta olmak üzere geniş katılımlı bir çalışmayı gerektirdiği vurgulandı.

Teknolojik iş birliği, deneyim paylaşımı ve istihdam olmak üzere 3 başlık altında hayata geçirilen projede, önemli mesafe alındığı dile getirilen açıklamada, "Projeyle mesleki ve teknik eğitim kurumlarının alt yapısının güçlendirilmesi, meslek alanındaki güncel uygulamalar ile yeniliklere dair deneyimlerin paylaşılması ve mesleki eğitim kurslarının açılmasını hedefleniyor.
Yeterliliklere sahip meslek okullu gençlerimizin potansiyellerini kullanmalarına yardımcı olmak, iş dünyasının en önemli beklentilerinden olan nitelikli teknik eleman sıkıntısına çözüm getirmek, bu projeyle çok daha mümkün görünmekte." değerlendirmesinde bulunuldu.

Toplantıya Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Hasan Büyükdede, Mesleki Teknik Eğitim Genel Müdürü Kemal Varın Numanoğlu, İTO Başkanı Sayın Şekip Avdagiç ve Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı katıldı. Toplantıda İTO yönetim kurulu üyeleri, meclis üyeleri ve ilgili okul müdürleri ile öğretmenler de hazır bulundu.

Kantinlerde “sebzeli hamburger ve pizzaya” tam destek

İSTANBUL (AA) – ZEYNEP RAKİPOĞLU – MÜCAHİT TÜRETKEN – Cumhurbaşkanlığı'nın 2019'a yönelik yıllık programında, sağlık alanındaki hedefleri arasında yer alan Beslenme Dostu Okul Programı uygulamasına devam edilmesi ve ilkokullarda "okul yemeği" programına başlanması, milli eğitim camiası, kantinciler ve beslenme uzmanları tarafından destek gördü.

Program kapsamında Sağlık Bakanlığı'nın okul kantinlerinden cips, kola ve çikolatayı satıştan çıkarmasının ardından sağlıklı beslenme için okul yemeklerinde de düzenlemeye gidilmesi planlanıyor. Bu kapsamda, okul kantinlerinde sebzeli gıdalar, yağı ve tuzu azaltılmış yemekler öne çıkarılacak.

Sebze yemeklerinin ön planda olacağı uygulama ile çocukların sevdiği yemeklerin sebzeli çeşitleri üretilecek. Okul yemekleri arasında brokoli, kabak, karnabahar gibi sebzeleri içeren hamburger, ıspanaklı pizza, ev usulü lahmacun, kabaklı makarna, peynir soslu sebzeler gibi farklı yemekler yer alacak. Et, tavuk, balık, yumurta, mercimek, fasulye ve nohutun yanı sıra ceviz, fındık ve badem, dengeli biçimde sunulacak.

İlgililer ve uzmanlar, ikinci eğitim döneminde uygulamaya konulması planlanan "okul yemeği" programını AA muhabirine değerlendirdi.

– "Kantinlerde sağlıklı gıda tüketimi için denetimlerimiz sürecek"

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı, dengeli ve sağlıklı beslenme ile ilgili kararların takipçisi olacaklarını vurguladı.

2023 Vizyon Belgesi doğrultusundaki çalışmalar kapsamında sportif faaliyetlerin de öne çıkacağını belirten Yazıcı, "Kurumlarımızda işletilen kantinlerde ortak standartları sağlamak için her üründe QR kodu sistemini oluşturmaya yönelik çalışmalar yapacağız." dedi.

Öğrencilerin bedensel, zihinsel ve ruhsal gelişimini amaçlayan bir yaşam tarzına sahip olmaları için yürütülen çalışmaların önemine değinen Yazıcı, okul kantinlerinde Milli Eğitim Bakanlığı'nın yanı sıra Tarım ve Orman Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı'nca da denetim yapıldığının altını çizdi. Yazıcı, "Ülkemizin geleceği, çocuklarımızın ve gençlerimizin okullarda özellikle kantinlerde sağlıklı gıda tüketimi için denetimlerimize kararlılık ve dikkatle yoğun bir şekilde devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

"Günümüzde az hareket ettiğimiz bir gerçek, bu yüzden yediklerimizin kalorisini hesaplıyoruz." diyen Yazıcı, şöyle devam etti:

"Sağlıklı yaşam, bundan birkaç on yıl önce, alternatif yaşam tarzlarına sahip küçük grupların alanına giriyordu. Günümüzde ise bir ana akıma dönüştü. Bunun için 'Öğretmeniyle Güzel İstanbul' projemizde, öğretmenlerimizin sağlıklı yaşam davranışları kazanmaları ve farkındalıklarını artırarak sağlıklı yaşam felsefesini kavramaları için sağlıkla ilgili faaliyetler yürüteceğiz."

– "Bakanlığın çocukları sebze tüketimine özendirmesi önemli"

Türkiye Kantin işletmecileri Esnaf Federasyonu Başkanı Vahap Osmanoğlu da Sağlık Bakanlığı'nın başlattığı Beslenme Dostu Okul Programı kapsamında çocuklar için kantinlerde hazırlanan tüm yiyeceklerde marul, havuç, kırmızı lahana, domates, kırmızı ve yeşil biber gibi sebzeler kullanıldığını belirtti.

Çocuklara bakanlığın öngördüğü besinlerin satışını yaptıklarını aktaran Osmanoğlu, şöyle konuştu:

"Ancak çocuklarımız maalesef sebze tüketmesini sevmiyor. Bakanlığın çocukların sebze tüketmesi için özendirici çalışmalar yapması çok önemli. Aksi takdirde çocuklar okul çevresindeki iş yerlerinden yüksek kalori ve enerjili besinlere yönelecektir. Federasyon olarak biz de 2007 yılından beri kantinlerde sebze ve meyve tüketiminin artırılması için etkinlikler düzenliyoruz."

Kantinlerin okul çağındaki çocukların beslenmesindeki önemini vurgulayan Osmanoğlu, kantinlerde satılan ekmek arası ve hamur işi ürünlerin besin ögelerinin tümünü barındıran içerikle hazırlandığına, içlerinde sebze, meyve gibi sağlıklı gıdaların olmasına önem gösterildiğine dikkati çekti.

Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı tarafından "Kantin Yerleşim Planı ve Standardı" çalışması yapıldığını hatırlatan Osmanoğlu, "Bu çalışma ile birlikte fiziki alanı uygun olan okul kantinlerinde yemek hizmetinin verilmesi sağlandı. Halihazırda 'Anında üretim anında tüketim' prensibiyle fiziki alanı uygun olan okul kantinlerinde 3-4 çeşit öğlen yemeği veriliyor. Bu çalışmayla belirlenen 24 derslikli okul için yaklaşık 88 metrekare alanın da kantin esnafına verilmesini istiyoruz." dedi.

Osmanoğlu, velilere, çocuklara ve kantin çalışanlarına sağlıklı beslenme, sebze tüketimi ve hijyeni ile ilgili eğitim verdiklerini de sözlerine ekledi.

– "Okul yemeği' programı geleneksel ürünlerimiz ile geliştirilmeli"

Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatih Özbey ise dengeli ve yeterli beslenmenin hayatın her döneminde sağlığın temelini oluşturduğunu belirtti.

Sağlıklı beslenme bilgisi ve alışkanlığının her bireye küçük yaşlardan itibaren aileden başlayıp, okulda devam ederek kazandırılmasının zorunlu olduğunun altını çizen Özbey, bu sayede hayat boyu yaşam kalitesini koruyabilmenin mümkün olacağına işaret etti.

Yanlış beslenmeye bağlı olarak ortaya çıkan hastalıkların başında obezitenin geldiğini vurgulayan Özbey, "Obezitenin en önemli nedeni, sağlıksız abur cubur olarak nitelediğimiz gıdaların, her yaştaki insanlar tarafından günlük hayat içerisinde sürekli kontrolsüz olarak tüketilmesidir. Ayrıca günümüzde görülen birçok hastalığın altında yatan asıl nedenin de beslenme alışkanlığımızdaki yanlışlıklarda gizli olduğu her geçen gün yapılan araştırmalar sonunda ortaya çıkmaktadır." diye konuştu.

Doç. Dr. Özbey, doğru beslenme bilgisinin topluma kazandırılmasının, konuyla ilgili tarafların en önemli görevlerinden biri olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Sonradan kazanılan ancak hayatımız boyunca etkisi devam eden sağlıklı beslenme alışkanlığının, küçük yaşta kazandırılması gerektiğinin öneminin anlaşılması ile günümüzde her yaşta bilinçlendirme faaliyetleri ilgili kurumlar tarafından gerçekleştirilmektedir. Yeni planlama gayet olumlu. Bu yönde önemli bir adım olduğuna inandığım 'Okul Sütü' kampanyasına ilave olarak ilk ve orta dereceli okullarda, leblebi, kuruyemiş, pestil ve kuru meyve gibi geleneksel ürünlerimizin de teşvik ve tanıtımın yapılmasının yeni nesillerin sağlığı açısından son derece stratejik bir yaklaşım olacağını düşüyorum. 'Okul yemeği' programı geleneksel ürünlerimiz ile geliştirilmeli. Ancak bu yolla toplumun besin tercihlerini sağlıklı, besleyici ve lezzetli olan geleneksel ürünlerimizden yana kullanmalarına öncülük edebiliriz."

“Suriyeli öğrencilerin Türk kültürüne uyumu arttı”

İSTANBUL (AA) – MÜCAHİT TÜRETKEN – İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı, Suriyeli öğrencilerin kademeli olarak Geçici Eğitim Merkezleri'nden devlet okullarına geçmelerinin uyum açısında önemli kazanımları olduğunu belirterek, "Türk öğrencilerle ve akranlarıyla bir arada eğitim görmeleri Suriyeli öğrencilerin iletişimini, Türk kültürüne uyumunu ve dil becerilerinin hızlı bir şekilde gelişmesini sağlamıştır." dedi.

Yazıcı, Suriyeli öğrencilerin eğitimi, geçici eğitim merkezleri ile çocukların rehabilitasyon ve entegrasyonlarına ilişkin AA muhabirine değerlendirmede bulundu.

Levent Yazıcı, 2016-2017 öğretim yılı öncesi Suriyeli öğrencilerin eğitim ve öğretim süreçlerinin tamamen geçici merkezler üzerinden yürütüldüğünü belirterek, bu dönemden itibaren yeni bir sisteme geçildiğini anlattı.

Bakanlığın önceki yıl Suriyeli öğrencilere yönelik uygulamayla öncelikle 1'inci 5'inci ve 9'uncu sınıflarda Türk okullarına kaydedilmesi zorunluluğu getirdiğini ifade eden Yazıcı, yeterli derecede Türkçe gelişimi sağlayamayanların ise yeni sistemin dışında tutulduğunu aktardı.

İstanbul'da bulunan geçici eğitim merkezleriyle ilgili istatistiki bilgiler veren Yazıcı, "Geçen yıl İstanbul'da 55 olan geçici eğitim merkezlerinin sayısı bu eğitim döneminde 16'ya indi. Geçici eğitim merkezlerini bir okulumuza zimmetledik ve artık bu merkezler okullarımızın himayesinde ve okul binalarımızda Suriyeli öğrencilere eğitim veriyor. Geçici Eğitim Merkezlerinde 2018-2019 eğitim-öğretim yılında sadece 7'nci, 8'nci 11'nci ve 12'nci sınıf öğrencileri bulunduğu için, geçici eğitim merkezlerinin 2019-2020 eğitim-öğretim yılı sonunda kapanması planlanmaktadır." diye konuştu.

– 78 bin öğrenci devlet okullarında eğitim görüyor

Yazıcı, yeni sistemle birlikte eğitim öğretim imkanlarına kavuşan Suriyeli öğrenci sayısının da önemli oranda arttığını kaydetti.

Suriyeli öğrencilerle ilgili ellerinde bulunan verileri paylaşan Yazıcı, sözlerini şöyle sürdürdü:

"E-Okul ve Yabancı Öğrenci Bilgi İşletim Sistemi'ne (YOBİS) göre 78 bin 357 öğrenci devlet okullarında eğitim görüyor. Geçici Eğitim Merkezlerinde eğitim gören öğrenci sayısı ise 8 bin 797'ye indi. Devlet okullarında önceki yıl 7 bin, geçen yıl 29 bin olan öğrenci sayısı şimdi 78 binde. Yapılan çalışmalarla herhangi bir eğitim kurumuna kayıt olmayan çocuklar da eğitim hizmetine kavuşturuldu. Örneğin, atık kağıtları topladığı çuvalın içerisinde kitap okuduğu görüntülerle gündeme gelen Suriyeli 11 yaşındaki Halime Cuma Milli Eğitim Bakanımız Ziya Selçuk'un talimatıyla okula başlatılmıştır."

Yazıcı, yeni program kapsamında bu yıl 7'nci, 8'inci, 11'inci ve 12'nci sınıflar dışında kalanların devlet okullarında eğitim gördüğünü bildirdi.

Eğitim öğretim müfredatlarına da değinen Yazıcı, geçici eğitim merkezlerindeki müfredatın serbest olduğunu ancak devlet okullarına geçen öğrencilerin ise Türk öğrencilerle aynı müfredatı göreceğini aktardı.

– Bin 646 gönüllü 170 sözleşmeli öğretmen

Yeni sisteme geçilmesinden bu yana önemli kazançlar elde edildiğini ifade eden Yazıcı, "Suriyeli öğrencilerin, Türk okullarında eğitim görmeye başladıktan sonra Türkçe dil becerilerinde hızlı bir gelişme gözlemlenmiştir. Türk öğrencilerle ve akranlarıyla bir arada eğitim görmeleri Suriyeli öğrencilerin iletişimini, Türk kültürüne uyumunu ve dil becerilerinin hızlı bir şekilde gelişmesine katkı sağlamıştır." diye konuştu.

Yazıcı, bu yıl için İstanbul'da Suriyeli gönüllü öğretmen sayısının bin 646, Türkçe, Arapça ve rehberlik branşlarında sözleşmeli olarak görev yapan öğretmen sayısının ise 170 olduğunu kaydetti.

– Suriyeli eğitimcilerin durumu

Geçici Eğitim Merkezlerinde çalışan Suriyeli eğitimcilerin durumlarına ilişkin de açıklamalarda bulunan Yazıcı, şunları aktardı:

"Eğitimcilerden ihtiyaç fazlası olanları ilimizdeki imam hatip ortaokulları ve imam hatip liselerinde okuyan öğrencilerin Arapça konuşma becerilerinin arttırılmasına yönelik olarak bu okullarımızdaki kadrolu Arapça öğretmeninin denetimi ve gözetiminde görevlendirmeyi düşünüyoruz. Ayrıca İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri, Halk Eğitim Merkezleri, Rehberlik Araştırma Merkezleri ile Suriyeli öğrencilerin yoğun olduğu resmi okullarda veli ve öğrenci iş ve işlemlerine yönelik olarak idare ile veliler arasında iletişim sağlamaları, aile-öğrenci ve okul arasında koordine işlerini yapmak üzere okula devam etmeyen örgün öğrenim çağındaki öğrencilerin tespitinde görevlendirilmelerini planlıyoruz."

AA Bölge Müdürü Altınalan'dan Milli Eğitim Müdürü Yazıcı'ya ziyaret

İSTANBUL (AA) – Anadolu Ajansı (AA) İstanbul Bölge Müdürü Hüseyin Altınalan, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı'yı ziyaret etti.

Sultanahmet'te bulunan İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü binasında gerçekleşen ziyarette, Altınalan, Yazıcı'ya yeni görevinde başarı diledi.

Yazıcı ise AA'nın güvenilir bir haber ajansı olduğunu belirterek, önemli bir kamu hizmeti yaptığını söyledi. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Yazıcı, Altınalan'a teşekkür etti.

Hüseyin Altınalan da Yazıcı'ya AA'nın tarihi ve misyonu hakkında bilgi vererek, Anadolu Ajansı'nın habercilik uygulamaları ve hassasiyetlerini anlattı.