“Oyunculuk Akademisi” başvuruları 14 Şubat'ta sona erecek

İSTANBUL (AA) – İbn Haldun Üniversitesi (İHÜ) ve İBB Kültür Daire Başkanlığı Gösteri Sanatları Merkezi işbirliğiyle gerçekleştirilen "Gösteri Sanatları Merkezi Oyunculuk Akademisi"ne başvurular 14 Şubat'ta sona erecek.

Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, akademiye yapılacak başvurular, 14 Şubat Perşembe saat 16.00'da sona erecek.

İbn Haldun Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi'nde gerçekleştirilecek akademi programının kamera önü ve geçmişi, çok eskilere dayanan tiyatro sanatı üzerine inşa edildi.

Akademinin ilk buluşması 18 Şubat Pazartesi günü başlayacak ve alanında uzman eğitmenler tarafından, "Sahne Oyunculuğu Eğitimi", "Kamera Önü Oyunculuğu Eğitimi", "Ses-Nefes-Diksiyon", "Beden Hareket-Doğaçlama Eğitimi"nin yanı sıra "Oyunculuk semineri", "Çalıştay (workshop)" ve "Paneller" gerçekleştirilecek.

Akademi müfredatı, kadim kültürün köklerinden kopmadan, içinde bulunulan çağın ihtiyaçları göz önünde bulundurularak tasarlandı.

-Programa kimler katılabilecek

Akademiye 17-32 yaşları arasında temel oyunculukla ilgili herkes başvurabilecek. Başarılı katılımcılara, "Temel Oyunculuk Eğitimi Uzmanlık Sertifikası" verilecek.

Toplamda 272 saatten oluşacak eğitimler, Pazartesi-Salı-Çarşamba-Perşembe günleri, 18.00-22.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek. Eğitimler, 18 Şubat'ta, İbn Haldun Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi Bakırköy Taş Mektep kampüsünde başlayacak.

Eğitime katılmak isteyenler, İHSEM web sitesi "ihsem.ihu.edu.tr" üzerinden online başvuru yaptıktan sonra, başvuruyu tamamlamak için "sem@ihu.edu.tr" adresine fotoğraflı öz geçmiş bilgilerini gönderebilecek.

Ön eleme ve mülakatlar ise 15-16-17 Şubat'ta gerçekleştirilecek.

YÖK sıralamasında öğrenciye en çok burs ve imkan sunan üniversite

İSTANBUL (AA) – İbn Haldun Üniversitesi (İHÜ) Rektörü Prof. Dr. Recep Şentürk, sosyal bilimleri en kaliteli şekilde sunma iddiasında olduklarını belirterek, "Toplamda 150 Türkiye vatandaşı öğrenci alacağız. Kendilerine burs, yurt, bilgisayar gibi her türlü imkanı sunacağız. Onları ülkemizi ileride dünya çapında temsil edebilecek küresel liderler, halinde yetiştireceğiz." dedi.

Sheraton Grand Ataşehir Hotel'de düzenlenen ve Türkiye'nin farklı illerinden gelen lise son sınıf öğrencilerini alanında uzman isimler, akademisyenler ve kanaat önderleriyle bir araya getiren, "Geleceğim Sosyal Bilimler Zirvesi" ile ilgili İHÜ Rektörü Prof. Dr. Recep Şentürk ve akademisyenler, AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Rektör Prof. Dr. Şentürk, İstanbul ve Anadolu'nun birçok şehrinden sosyal bilimleri tercih etmeyi düşünen yaklaşık bin başarılı öğrenciyle çok verimli bir zirve gerçekleştirdiklerini ifade etti.

Öğrencilerin zirve boyunca önde gelen sosyal bilimcilerle buluşup tanıştığını ve atölyelere katıldığını söyleyen Şentürk, "Öğrenciler kitaplarını okudukları ya da televizyonda gördükleri akademisyenlerle yüz yüze görüşüyor. Buradaki maksadımız bir sosyal bilimci ne yapar, bir öğrenci sosyal bilimleri tercih ederse kendisini nasıl bir meslek beklediğini somut örneklerle göstermek." diye konuştu.

İHÜ'nün sosyal bilimler alanına odaklanmış bir üniversite olduğuna işaret eden Şentürk, şöyle konuştu:

"İbn Haldun Üniversitesi sosyal bilimleri en kaliteli bir şekilde sunma iddiasında olan bir üniversite. Çünkü İbn Haldun Üniversitesi Arapça ve İngilizce'yi en iyi derecede öğreten bir üniversite. Bu dilleri 10'ar kişilik sınıflarda ve beş kur halinde öğretiyoruz. İngilizce çalışan öğrencilerimizi bir aylığına ABD'ye George Mason Üniversitesi'ne gönderiyoruz. Aynı şekilde Arapça öğrenen öğrencilerimizi de bir Arap ülkesine gönderiyoruz. Bunun yanında mukayeseli eğitim yaklaşımını benimsiyoruz. Yani mevcut pozitivist, Batılı sosyal bilim yaklaşımları yanında aynı zamanda hem İslam hem de başka medeniyetlerin sosyal bilim alanındaki devlet, iktisat, siyaset, psikoloji alanındaki düşüncelerini mukayeseli bir şekilde öğrencilerimize vermek istiyoruz. Bir öğrenci üniversiteye gidip sadece İngilizce öğrenmek istiyorsa başka bir üniversiteyi tercih edebilir ama 'Ben hem İngilizce hem de Arapça öğrenmek istiyorum' diyorsa tek seçeneği İbn Haldun Üniversitesi'dir. Benzer şekilde bir öğrenci 'Ben sadece Batı sosyal bilimlerini öğrenmek istiyorum' diyorsa başka bir üniversiteye gidebilir. Ancak 'Ben hem Batı sosyal bilim anlayışını hem İslam sosyal bilim anlayışını mukayeseli bir biçimde öğrenmek istiyorum' diyorsa tek seçenek İbn Haldun Üniversitesi'dir."

Şentürk, İHÜ'de 'Onur Programı' ile çok başarılı öğrencilere ekstra dersler ve imkanlar sunduklarını vurgulayarak, bu programın dünyanın önde gelen üniversitelerinde bulunduğunu, Türkiye'de ise sadece İbn Haldun Üniversitesi'nde yer aldığını bildirdi.

Tüm öğrencileri tam burslu olarak aldıklarını, hepsine yurt imkanı sunduklarını ve dizüstü bilgisayar hediye ettiklerini aktaran Şentürk, sözlerini şöyle tamamladı:

"İbn Haldun Üniversitesi bir araştırma üniversitesi. Öğrencilerimizin yüzde 75'i yüksek lisans, doktora, yüzde 25'i ise lisans öğrencisi olacak. Biz uluslararası araştırma üniversitesi olma vizyonu ile hareket ediyoruz. Ayrıca üniversitemizin bir başka özelliği de öğrencilerimizin yüzde 50'si uluslararası öğrenci olacak. Şu anda yüzde 37 ile Türkiye'nin en fazla uluslararası öğrenci oranına sahip üniversitesiyiz. Üniversitemiz aynı zamanda YÖK'ün yaptığı sıralamalara göre öğrencilere sunduğu burslar ve imkanlar noktasında vakıf üniversiteleri arasında birinci. Şu anda hukuk fakültesi, İslami ilimler fakültesi, insan ve toplum bilimleri fakültesi, iletişim fakültesi, eğitim fakültesi ve işletme fakültemiz var. Bu fakülteler altında 12 bölüm var."

– "Öğrenciler, psikoloji okurken oldukça keyifli bir müfredatla muhatap oluyor"

İHÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Medaim Yanık, atölye çalışmalarında bir araya geldikleri öğrencilerle akademik konuları güncelle birleştirerek keyifli ve verimli sohbetler yaptıklarını söyledi.

Psikolojinin sadece Türkiye'de değil tüm dünyada da popüler bir alan olduğunu ve bunu da ilgilendiği mesele üzerinden aldığını ifade eden Yanık, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Öğrenciler, psikoloji okurken oldukça keyifli bir içerikle, müfredatla muhatap olmuş oluyor. İnsanı anlamak, insan ilişkilerini anlamak, kendini anlamak herkes için cazip bir şey. O yüzden psikoloji cazip. Niye İbn Haldun Psikoloji dersek; derdi olan bir bölüm. Sadece Batı'nın bilgisi ve psikoloji bilgisi olduğu gibi burada aktarım, çevirmenlik yapmamaya çalışıyor. Aynı zamanda diğer medeniyetlerin psikoloji bilgisini de taşımaya, karşılaştırmalı okumaya çalışıyor. Üniversitenin derdi olduğu gibi Psikoloji Bölümünün de derdi var. Mesela, ilm-i nefs tartışmalarını da aynı zamanda yapıyoruz. İçerik açısından modern psikolojiden eksik olan bir taraf yok ama eklemelerle, karşılaştırmalarla program daha zengin. Bence bir diğer üstünlük, psikiyatr psikologların ekip olarak beraber çalıştığı bir ortam. Bunun da avantaj olduğunu düşünüyorum. Ayrıca klinik psikoloji için de cazip bir hale geldi ki Türkiye'den eşine az rastlanır şeklinde bir klinik uygulama birimi hemen başta oluşturduk. Ve işlemeye başladı. Bütün bunlar aslında İbn-i Haldun Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nü güçlü ve tam özel kılıyor."

Yanık, bölüme toplam 15 öğrenci alacaklarını, bunun 5'inin uluslararası öğrenci olacağını ifade etti.

Kontenjanı düşük tutmalarının, bir dertleri olduğunu gösterdiğini belirten Yanık, "Çünkü psikoloji bölümüne eğer biz 100 kişi almak istesek kontenjanın dolacağını biliyoruz. Ama 15 nitelikli öğrenci almak, aslında biraz öğretim üyesi tadında insanlar, gençler yetiştirme derdimizin bir göstergesi. Ve inanılmaz bir imkan. Yani 15 kişiyle bir sınıf ortamında yetişmenin bence eşine benzeri yok." görüşünü dile getirdi.

– "Türkiye'nin uzun vadede ihtiyaçları açısından önemli bir boşluğu dolduracak"

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanı Doç. Dr. Talha Köse ise "Geleceğin Sosyal Bilimler Zirvesi"nin aslında sadece İbn Haldun Üniversitesi'nin tanıtımı değil aynı zamanda Türkiye'de sosyal bilimlerin popülerleşmesi, sosyal bilimlerin daha iyi öğrencileri çekmesi açısından yapılan bir çalışma olduğunun altını çizdi.

Türkiye’deki genel olarak daha yüksek puan alan öğrencilerin ağırlıklı olarak mühendislik, tıp gibi alanlara gittiğini bildiren Köse, Türkiye'nin sosyal bilimler alanında çok ciddi bir yatırıma, nitelikli öğrencileri kazanmaya ihtiyacı olduğunu kaydetti.

Son dönemde Türkiye'nin dünyaya açılması noktasında çok önemli adımlar atıldığına dikkati çeken Köse, şöyle devam etti:

"Gerek bürokrasi gerek diplomaside gerekse iş hayatında Türkiye'nin dünyayla etkileşiminde çok hızlı bir mesafe alındı. Daha önce tek bir boyutlu ilişkimiz vardı dünyayla. Daha çok Batı ile bir ilişkimiz vardı. O da ticaret üzerinden, siyasi ilişkiler üzerinden ama bugün hem Türkiye'nin farklı bölgelere, farklı alanlara açıldığını görüyoruz. İşte Afrika bunun içerisinde, Latin Amerika, Orta Asya ve Balkanlarla ilişkilerimiz arttı. Bir yandan bu bölgelerle ilişkilerimiz artarken bu bölgelerde iş yapmaya uygun dil bilen, saha tanıyan insanlara olan ihtiyaç arttı. Diğer yandan TİKA, Yunus Emre Enstitüsü, Maarif Vakfı, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar, Türk Hava Yolları gibi Türkiye'nin dış bölgelerle ilişkisini, etkileşimini devam ettirecek kurumların sayısı arttı. Tabii bu kurumların da nitelikli insan ihtiyacı doğdu. Siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler bölümleri bir yandan bu kurumların ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor. Diğer taraftan Türkiye'deki kendi siyasi entelektüel ihtiyacı olan alanlarda öğrenci yetiştiriyor. Ayrıca, ticaret gibi alanlara dil bilen öğrenci yetiştiriyor. Türkiye'nin uzun vadede ihtiyaçları açısından önemli bir boşluğu dolduracaktır."

Köse, İbn-i Haldun Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü'nün Türkçe, Arapça ve İngilizce dilleriyle eğitim verdiğini ve sınıf ortamının yurt dışından gelen öğrencilerle uluslararası olduğunu sözlerine ekledi.

İbn Haldun ile Hamad Bin Halifa üniversiteleri arasında iş birliği

İSTANBUL (AA) – İbn Haldun Üniversitesi (İHÜ) ile Katar'ın Hamad Bin Halifa Üniversitesi arasında eğitimde iş birliği protokolü imzalandı.

Üniversitenin Kayabaşı'ndaki yerleşkesinde düzenlenen törende, anlaşmaya İHÜ Rektörü Prof. Dr. Recep Şentürk ve Hamad Bin Halifa Üniversitesi Rektörü Dr. Ahmed M. Hasnah imza attı.

Şentürk, imza töreninin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, Katar'ın İslam dünyasının vizyoner ülkelerinden biri olduğunu ve bir taraftan muhafaza ettikleri İslami kültürle diğer taraftan da sergiledikleri modern yaklaşımla Türkiye'yle güçlü benzerlikleri olduğunu belirtti.

Katar'daki vizyoner üniversitelerden biri olan Hamad Bin Halifa üniversitesiyle ilişkilerini genişletmek istediklerini dile getiren Şentürk, ''Bu anlaşma öğrencilerin ve akademisyenlerin değişimini içeriyor. Ortak eğitim programları, araştırma projeleri, atölye çalışmaları, sempozyumlar ve panellerin yapılmasını içeriyor. Bu iki üniversite ortak diploma programları yapacak. Bir de iki üniversitenin de güçlü olduğu alanlarda birliktelik yapacağız." diye konuştu.

Rektör Prof. Dr. Şentürk, araştırma üniversitesi olan İHÜ'de öğrencilerin yüzde 75'inin yüksek lisans ve doktora öğrencisi olduğunu aktararak, şunları söyledi:

"Biz Türkçe, Arapça ve İngilizce olmak üzere 3 dilde eğitim veriyoruz. Bizim Katar'daki bir üniversiteyle Arap ve İslam dünyasından kaliteli üniversitelerle iş birliği yapmamız, Arapça eğitimimize çok önemli destek olacak. Diğer taraftan Orta Doğu'yu tanımamıza bir köprü olacak. Körfez çalışmaları ve Orta Doğu araştırmaları üzerinde güzel çalışmalar yapabileceğiz. Bizim öğrencilerimiz de oraya gidecekler. Katar'da Türkçe çok popüler bir dil. Katarlı gençler Türkçe öğrenmek istiyorlar. Özellikle Türk filmlerinden birçok Türkçe kelimeyi zaten öğrenmişler. Buranın onlar için cazip olacağını düşünüyorum. Bizim öğrencilerimizin de Katar'a giderek yurt dışı tecrübesi kazanmaları, bir Orta Doğu ülkesini tanımalarının yapacakları araştırmalar bakımından çok etkili olacağını düşünüyorum."

Hamad Bin Halifa Üniversitesi Rektörü Dr. Ahmed M.Hasnah da Türkiye ve Katar ilişkilerinin son yıllarda hızla arttığını belirterek, iki üniversite arasında imzalanan anlaşmanın taraflara birçok fırsatın önünü açacağını söyledi.

Akademisyenler arasında değişimlerin gerçekleşeceğini, yeni fikir çalışma alanlarının ortaya çıkacağını dile getiren Hasnah, şöyle devam etti:

"Bu alanların tümü de iki ülke ilişkilerine ve tabii ki bölgenin çıkarlarına da katkı sağlayacak gelişmeler olacak. Kararlı öğrenciler Türkiye'de olmaktan mutluluk duyacaklar ve bu konuda da şimdiden heyecanlılar. Özellikle İbn Haldun Üniversitesi'ndeki öğrenci arkadaşlarıyla bir araya gelmekten büyük bir keyif alacaklar. Çünkü farklı bir ortamda yaşananlara, düşünülenlere ve konuşulanlara tanıklık etmek onlar için de gerçekten önemli. Bu şekilde de ortak bir bilinç ve fikir ortaya çıkacak. Özellikle son günlerce bölgenin içinde bulunduğu zor şartlardan kurtulmanın ortak bir akılla yolunu açacak bir girişim olacak.''