Cumhurbaşkanı Erdoğan, TEKNOFEST'te

İSTANBUL (AA) – Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Tank, helikopter, insansız hava aracı gibi pek çok ürünün hazır alım projelerini iptal ederek, tamamında milli ve özgün model geliştirme çalışmalarını başlattık. Bu sayede Türkiye, savunma sanayi ihtiyaçlarının yüzde 65'ini kendisi üretebilen bir ülke durumuna gelmiştir." dedi.

Erdoğan, Türkiye Teknoloji Takımı (T3) Vakfı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından organize edilen, Anadolu Ajansı'nın (AA) global iletişim ortağı olduğu TEKNOFEST İstanbul Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivalinin düzenlendiği İstanbul Yeni Havalimanı'nda vatandaşlara hitap etti.

TEKNOFEST kapsamında düzenlenen yarışmalara 5 binden fazla takımın katılmasının iftihar vesilesi olduğunu, finale kalan 750'sinin de önemli bir sayı olduğunu dile getiren Erdoğan, T3 Vakfı öncülüğünde yürütülen DENEYAP Teknoloji Atölyelerinin yüzlerce yetenekli öğrencinin tespitine vesile olduğunu, projeyi 81 ile yaygınlaştırıp gençlerin ufkunu ve yollarını açmakta kararlı olduklarını vurguladı.

Erdoğan, güvenlik kavramının anlamının büyük ölçüde değiştiğine işaret ederek, şöyle konuştu:

"Artık fiziki güvenliğinizi siber güvenlikle, dijital sanayiyle, yerli yazılımla, yapay zekayla tahkim etmiyorsanız kendi kendinizi kandırıyorsunuz demektir. Günümüzde dijital güvenliğiniz yoksa istediğiniz kadar fiziki tedbir uygulayın, gerçek manada özgürlüğünüzü sağlayamazsınız. Esasen bizim ecdadımız, yıllarca kendi döneminin teknolojilerine öncülük etmiş, daha sonra liderliği ne yazık ki elinden kaçırmıştır. Osmanlı Devleti 17. yüzyıldan itibaren teknoloji konusundaki geriliğinin farkına varmıştır. Dönemin padişahları ve dirayetli yöneticileri bu sorunun çözümünü batının teknolojisini ülkemize taşımakta görmüştür. Bu tercihin tabii bir sonucu olarak teknolojiyi kullanacak insan kaynağı da yine batıda eğitilme yoluna gidilmiştir. Bugün geriye doğru baktığımızda bu tercihin çok da isabetli olmadığını anlıyoruz. Mühendislik öğrensin diye Batı'ya gönderdiğimiz öğrenciler çoğunlukla zihinleri bize yabancı fikirlerle iğfal edilmiş olarak ülkelerine dönmüşlerdir. Halbuki asıl olan hazır teknolojiyi almak ve onun kullanımını öğrenmek değil, teknolojiyi tasarlamak, geliştirmek ve öğretmektir. Osmanlı özellikle Sultan Abdülhamid-i Sani döneminde bu istikamette birtakım adımlar atmışsa da maalesef devletin ömrü bunları tamamlamaya yetmemiştir."

Birinci Dünya Savaşı'nın ardından yaşanan işgallerin, ülkeyi maddi olarak yıpratsa da istiklal konusundaki kararlılığı yok edemediğini belirten Erdoğan, şunları anlattı:

"İşte bu bilinçle Cumhuriyet döneminde Osmanlı'dan devralınan tecrübeler ve teknik birikimin üzerinde dönemin şartları itibarıyla asla küçümsenmeyecek birtakım teşebbüsler başlatılmıştır. Mesela 1925'te Haliç'te yerli sermaye ile gerçekten önemli bir savunma sanayi fabrikası kurulmuştur. Devlet de askeri fabrikalar kurarak, aynı yönde birtakım adımlar atmıştır. 2. Dünya Savaşı yıllarında bu çabalar hız kazanmıştır. Nuri Demirağ, kendi geliştirdiği uçakları, kendi kurduğu bir fabrikada üretmeye başlamıştır. İlk etapta çok sayıda eğitim uçağı ile küçük yolcu uçakları üreten bu fabrika, dönemin tek parti yöneticilerinin basiretsizliğinin kurbanı olmuştur. İngiltere ve Amerika'nın askeri yardımları bahane edilerek, bu fabrika atıl hale getirilmiştir. Öyle ki Nuri Demirağ'ın uçaklarını almayan dönemin Türk Hava Kurumu Başkanı kendisini, 'Amerika'nın verdiği bedava uçak dururken, fabrikanıza parayla sipariş verirsem yarın bu millet beni asar.' diyerek savunmuştur. Bununla da yetinilmemiş, Nuri Demirağ'ın uçak fabrikasının dışarıya ihracat yapmasına dahi izin verilmemiştir. Tüm hayatını uçmaya ve uçaklara adayan Vecihi Hürkuş'un gayretleri ve samimi çırpınışları görünmeyen engeller tarafından sürekli engellenmiş, sabote edilmiştir. Uçak bombaları ve motor üreten Şakir Zümre ise karşısına çıkartılan engeller sebebiyle işini önce tarım aletleri yapımına, orada da destek bulamayınca soba imalatına çevirmek zorunda kalmıştır."

Erdoğan, Kafkas İslam Ordusu'nun dağıtılmasının ardından uzun yıllar yurt dışında yaşamak zorunda kalan Nuri Paşa'nın 2. Dünya Savaşı öncesi yeniden ülkesine dönüp savunma sanayi projelerine giriştiğini, Zeytinburnu'ndaki bir depoyu satın alarak, burayı görünüşte madeni eşya ama aslında silah üreten bir fabrikaya dönüştürdüğünü anlattı.

İşler büyüyünce fabrikanın Sütlüce'ye taşındığını aktaran Erdoğan, "1949'da bu fabrika, aralarında Nuri Paşa'nın olduğu pek çok kişiyle birlikte şüpheli bir şekilde havaya uçmuştur. Öyle ki ölenlerin cesetlerine dahi ulaşılamamıştır. Böylece ülkemizin önemli bir savunma sanayi hamlesi daha resmen yok edilmiş oldu." dedi.

Erdoğan, kendi başına uçak imal edip uçuran bir gazi astsubay pilotun hapis cezasına çarptırılmasının, yerli ve milli savunma sanayine karşı sergilenen hoyratlığın bir başka ifadesi olduğunu belirterek, "Bundan 59 yıl önce Bandırma Füze Kulübü'nü kurarak füze denemeleri yapan Kirkor Divarcı ve ekibinden oluşan gençlerimizin başlarına gelmeyen kalmamıştır. Kamuya ait savunma sanayi fabrikaları da Makine Kimya Endüstrisi Kurumu altında toplanmış ama hiçbir zaman arzu edilen atılımları ne yazık ki gerçekleştirememiştir." diye konuştu.

– "Gereken adımlar uzun yıllar boyunca yeterli düzeyde atılamadı"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin 1974 Kıbrıs Barış Harekatı'na kadar üzerine "ölü toprağı serpilmiş" şekilde tamamen dış yardımlara bağımlı kaldığını dile getirerek, şunları söyledi:

"Kıbrıs Barış Harekatı'nda ülkemizin mühimmattan yedek parçaya ve tüm bunlarla birlikte telsiz muhaberesinde bile haberleşme sistemlerine kadar her alanda yaşadığı ambargo, durumun vehametini anlamaya başlamamıza vesile olmuştur. Buna rağmen gereken adımlar uzun yıllar boyunca yeterli düzeyde atılamadı. Benzer sıkıntıları otomobilden bilgisayara teknolojiyle ilgili kadar her alanda görmek mümkündür. Yerli otomobilimiz Devrim'in hikayesi malumunuzdur. Hazırcılığın cazibesi bir kez daha üretim iştiyakına galip gelmiştir. Rahmetli Özal bu gerçeği fark ettiği için bu alandaki projeleri bütüncül değerlendirme yoluna gitmiştir. Dönemin şartları ve imkanları çerçevesinde birtakım önemli çalışmalar başlatılmışsa da 2003'e geldiğimizde savunma sanayimizin ihtiyaçlarının ancak yüzde 20'si yerli imkanlarla karşılanabilir durumdaydı. Üstelik bu yüzde 20 içinde de yüksek teknolojiye dayalı maalesef pek bir şey göremiyorduk. Başbakanlığım döneminde bu alanı kişisel himayem altına alarak büyük bir atılım başlattık. Projelerin tasarımından finansmanına kadar her aşamasını bizzat takip ettim. Tank, helikopter, insansız hava aracı gibi pek çok ürünün hazır alım projelerini iptal ederek, tamamında milli ve özgün model geliştirme çalışmalarını başlattık. Bu sayede Türkiye, savunma sanayi ihtiyaçlarının yüzde 65'ini kendisi üretebilen bir ülke durumuna gelmiştir."

Türkiye'nin kendi ihtiyaçlarını karşılamasının yanı sıra önemli ihracat düzeyine de ulaştığına dikkati çeken Erdoğan, "Halen ülkemizde 600'ün üzerinde savunma sanayi projesi yürütülüyor. Tanktan zırhlı araçlara, savaş gemisinden deniz altına, uçaktan helikoptere, silahlı ve silahsız insansız hava araçlarından milli piyade tüfeğine, uydulardan hava savunma sistemlerine, füzelerden lazer silahlarına kadar geniş bir ürün yelpazesine şu anda sahibiz. Açık konuşmak gerekirse şayet bu düzeye gelmemiş olsaydık, şu anda yürüttüğümüz sınır içi ve ötesi operasyonlarda çok büyük zorluklarla karşılaşırdık. Eğer Afrin'de başarı sağladıysak, Cerablus'ta sağladıysak,Cudi'de, Gabar'da arka arkaya başarılar geliyorsa, Kandil'de, Sincar'da başarılar geliyorsa, işte bütün bunların büyük bir kısmını artık ülkemizde üretir hale geldik." dedi.

(Sürecek)

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TEKNOFEST'te

İSTANBUL (AA) – Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TEKNOFEST İstanbul Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivalinin düzenlendiği İstanbul Yeni Havalimanı'nda stantları ziyaret etti.

Türkiye Teknoloji Takımı (T3) Vakfı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından organize edilen, Anadolu Ajansı'nın (AA) global iletişim ortağı olduğu TEKNOFEST'in gerçekleştirildiği İstanbul Yeni Havalimanı'na uçakla gelen Erdoğan, F-16 ile kendisine eşlik eden Milli Savunma Bakanı Akar'ı da uçaktan selamladı.

Erdoğan, uçaktan inişinde kendisini karşılayan TEKNOFEST ekibindeki gençlerle fotoğraf çektirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eşi Emine Erdoğan, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar ile stantları ziyaret ederek, öğrencilerden projelerine ilişkin bilgi aldı.

Erdoğan, yoğun sevgi gösterisi eşliğinde hava kontrol kulesi önüne kurulan ana sahneye geçti. Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, sahneden halkı selamladı.

Bu sırada ATAK helikopterleri tarafından harmandalı gösterisi de gerçekleştirildi.

İstanbul Yeni Havalimanı yolunda trafik yoğunluğu oluşması nedeniyle vatandaşlar araçlarını yol kenarına park ederek, havalimanını arkalarına alıp fotoğraf çektirdi.

İstanbul Yeni Havalimanı'ndan bayram videosu

İSTANBUL (AA) – İstanbul Yeni Havalimanı'nın yeni bayram filmi yayınlandı.

İGA, bayram tatiline saatler kala İstanbul Yeni Havalimanı için yayınlanan yeni reklam filmini paylaştı.

Kurumdan yapılan açıklamaya göre, yeni reklam filmi, sevdikleriyle kavuşmak üzere yola çıkan tatilcilerin, havalimanlarında çektiği sıkıntılara atıfta bulunarak "Hadi bu bayram da böyle olsun; ama seneye her şey bambaşka olacak." diyor.

Dikkatlerin İstanbul Yeni Havalimanı’nın sahip olacağı teknolojik altyapı ve benzersiz yolcu deneyimine çekildiği video, İstanbul Yeni Havalimanı ile "Seneye bayram, bayram gibi olacak" mottosunu benimsiyor.

Yeni Havalimanı'nda çalışacak kontrolör sayısı 335'e yükseldi

İSTANBUL (AA) – Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Funda Ocak, inşaatı devam eden ve 29 Ekim'de hizmete girecek İstanbul Yeni Havalimanı'nda istihdam edilecek hava trafik kontrolörü sayısının 335'e yükseldiğini bildirdi.

Ocak, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, Türkiye'nin en büyük havacılık projesi İstanbul Yeni Havalimanı'nın açılışına yönelik hazırlıkların tüm hızıyla devam ettiğini belirtti.

Burada görev yapacak personelin eğitiminin bu çalışmaların önemli bir parçası olduğuna dikkati çeken Ocak, şu paylaşımda bulundu:

"Bugün Atatürk Havalimanı eğitim salonunda yapılan törenle, asrın projesinde görev yapmak üzere 'Meydan Kontrol Yaklaşma Kursu'nu bitiren 26 arkadaşımıza diplomaları verildi. 25 Aralık 2017'de eğitime başlayan bu arkadaşlarımız, bugün gerçekleştirilen törenle hava trafik kontrolörü ordumuza katıldılar, gücümüze güç kattılar. Böylece Yeni Havalimanı için istihdam edilen kontrolör sayımız 335'e, ülke genelinde hizmet veren kontrolör sayımız 1502'ye yükseldi.

Yeni Havalimanı için ilk açılışta saatte 70, takiben 80 ve günde ortalama 1600 iniş-kalkış trafiğine hizmet verecek hava trafik kontrol personelimizi yetiştiren değerli hocalarına, bilgi ve tecrübelerini aktaran diğer personelimize ve yönetici arkadaşlarıma teşekkür ediyorum."

İstanbul Yeni Havalimanı rakiplerini endişelendiriyor

FRANKFURT (AA) – ABDULSELAM DURDAK – Hizmete girdiğinde Türkiye’nin dünyaya açılan vitrini olacak İstanbul Yeni Havalimanı, Avrupa’daki diğer büyük havalimanlarının rekabet tedbirlerini artırmasına neden oldu.

29 Ekim'de hizmete açılması planlanan ve bittiğinde dünyanın en büyük havalimanı olacak İstanbul Yeni Havalimanı, dünya kamuoyunda ses getiren bir proje oldu.

Sadece İstanbul hava sahasını değil, Avrupa hava sahasını da etkileyecek bir proje olan İstanbul Yeni Havalimanı, Avrupa'dan da yakından takip ediliyor.

Alman medyasında İstanbul Yeni Havalimanı Projesi’ne ilişkin en dikkati çekici yazılardan biri Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesinde yer almıştı. Gazete, İstanbul Yeni Havalimanı’nın açıldığında Frankfurt Havalimanı’nın büyük ölçüde öneminin azalacağı yorumunda bulunmuştu.

Bu kapsamda bazı büyük havalimanlarının yeni tedbirler aldığı ya da tedbirlerini sıklaştırdığı görülüyor.

Londra'daki Heathrow Havalimanı'nda kapasite artışı için çalışma başlatıldığı ve havalimanına üçüncü pistin inşa edilmesinin kararlaştırıldığı duyuruldu.

Frankfurt Havalimanı da üçüncü bir terminali 2023 yılına kadar bünyesine katmayı hedefliyor. Ancak kısa bir süre önce 3. terminalin G bölümünün bitirilmesinin 3 yıl öne çekildiği ve 2020 yılında tamamlanacağı öne sürülmüştü.

– “Terminal 3’ün G Bölümü, programın 3 yıl öncesinde gerçekleştiriliyor"

Konuya ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulunan Frankfurt Havalimanı’nın işletmecisi Fraport’un Altyapı ve Terminal 3 Projesi Sözcüsü Christian Engel, 3. terminalin G bölümünün bitirilmesinin 3 yıl öne çekildiği iddiasını doğruladı.

Engel, H ve J bölümlerini kapsayan ve 14 milyon yolcu için kapasite sağlayacak şekilde tasarlanan Terminal 3'ün ilk inşaat aşamasının planlandığı gibi devam ettiğini belirterek, “Terminal 3'ün bu birinci bölümünün, yani bizim premium ürünümüzün açılması hala 2023 yılında planlanıyor.” ifadesini kullandı.

Fraport’un, yüksek yolcu artışına yanıt olarak düşük fiyatlı segmente odaklanan G bölümünün inşasını ise hızlandırmaya karar verdiğini bildiren Engel, “G Bölümü, yeni Terminal 3’ün yapımında ikinci aşama olarak öngörülmüştü ancak şimdi programın 3 yıl öncesinde gerçekleştiriliyor. Mevcut planlara dayanarak G bölümünün ilk inşaat aşaması 2020'de tamamlanacak.” diye konuştu.

Terminal 3'ün tüm genişleme projesinin, Frankfurt Havalimanı'nın önde gelen Avrupa merkezlerinden biri olarak konumunu korumak için stratejik bir karar olduğunu vurgulayan Engel, "G Bölümü’nün erken açılışı ise Frankfurt Havalimanı’ndaki yüksek yolcu artışına yönelik bir karardır.” dedi

– İstanbul Yeni Havalimanı

Dünyanın sıfırdan yapılan en büyük havalimanı projesi olan İstanbul Yeni Havalimanı, tüm fazları tamamlandığında yıllık 200 milyon yolcu kapasitesine sahip olacak.

350’den fazla destinasyona uçulacak İstanbul Yeni Havalimanı, 143 adet yolcu biniş köprüsü, 13 check-in adası, 468 banko, 114 self check-in, 228 adet pasaport kontrol noktası, 51 bagaj teslim ünitesi ve e-pasaport girişleriyle dikkati çekiyor.

Üçüncü havalimanına 3 bin 500 güvenlik görevlisi alınacak

İSTANBUL (AA) – İGA Güvenlik Hizmetleri AŞ tarafından İstanbul Yeni Havalimanı'nda istihdam edilecek yaklaşık 3 bin 500 güvenlik görevlisi için başvurular bu ay itibarıyla başladı.

İGA'dan yapılan yazılı açıklamaya göre, İstanbul Yeni Havalimanı, inşaatı sırasındaki çalışan sayısı ile istihdama sağladığı katkıyı işletme döneminde de devam ettirecek. Şu an 31 binin üzerinde çalışanın bulunduğu projede, 1 Şubat itibarıyla kariyer platformlarında yer alacak ilanlar aracılığıyla kadın ve erkekten oluşan yaklaşık 3 bin 500 güvenlik ekibi istihdam edilecek.

Verilen bilgiye göre güvenlik görevlileri havalimanında kara ve hava tarafında görev yapacak.
İGA Güvenlik Hizmetleri AŞ çatısı altında güvenlik görevlisi olabilmek için aranan özelliklerin başında, 5188 sayılı yasaya göre özel güvenlik kimlik kartına sahip, tercihen 35 yaşından gün almamış ve vardiyalı çalışabilme şartları geliyor.

Bu şartların yanı sıra askerlik hizmetini tamamlamış, diksiyonu düzgün ve sözlü iletişim kabiliyeti yüksek adaylar, kariyer platformları ve İGA irtibat ofislerinden iş başvurularını şubat ayından itibaren yapabilirken, uygun görülen adaylar, daha sonra sözlü mülakata çağırılacak.

İkinci aşamada mülakatı başarıyla tamamlayan adaylar, nisan ayından itibaren İstanbul Mecidiyeköy'de bulunan Hasan Kalyoncu Üniversitesi Eğitim Merkezi'nde, Sivil Havacılık Güvenliği konusunda uluslararası standartlarda, kapsamlı bir temel eğitime tabi tutulacak. Eğitimi başarıyla tamamlayan adaylar ise temmuz ayı itibarıyla işbaşı yapmaya başlayacak. İstihdam edilen kadın ve erkek güvenlik görevlileri için isteğe bağlı olarak, ücretsiz maksimum 4 kişilik lojmanlar ve sosyal alan tahsis edilecek.

Havalimanının yapımı ve 25 yıllığına işletmesini üstlenen İGA, özel güvenlik şirketini kendi bünyesinde kurarak özellikle sivil havacılık güvenliği konusunda uzman bir personel kitlesi oluşturmayı hedefliyor. Ayrıca istihdam edilecek bu 3 bin 500 kişilik güvenlik görevlisi ekibiyle birlikte İstanbul Yeni Havalimanı, Türkiye'de en çok güvenlik görevlisine sahip havalimanı olacak.

"Havacılıkta uluslararası arenada söz sahibiyiz"

ANKARA (AA) – Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Türkiye'nin havacılık alanında dünya yolcu sıralamasında ilk sekizin, Avrupa'da ilk üçün içinde yer alır hale geldiğini belirterek, "Artık havacılık alanında uluslararası arenada da söz sahibi bir ülkeyiz." dedi.

Bakan Arslan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi'nde, THY yurt dışı temsilcilerini kabulünde yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatları çerçevesinde, Türk havacılık sektörününün, dünyayı takip eden değil, dünya tarafından takip edilen bir konuma geldiğini söyledi.

Erdoğan'ın dile getirdiği "Havayolu halkın yolu olmalı" sözleri doğrultusunda çalışmalar yaptıklarını ifade eden Arslan, havayollarının Türkiye'nin her yerinde etkin bir şekilde kullanıldığına işaret etti.

Arslan, her yıl uçak ve yolcu sayısında ciddi artışlar yaşandığına dikkati çekerek, başta Türk Hava Yolları olmak üzere birçok havayolu şirketini hizmet ihracatında ilk sıralarda olduğunu aktardı.

– "Yolcu sayısında rekor kırdık"

Arslan, 2002'de 35 milyon olan iç hat-dış hat yolcu sayısının, geçen yıl itibarıyla 193 milyon 300 bin ile rekor kırdığını belirterek, "Türkiye olarak dünyada havacılık alanında yolcu sıralamasında ilk sekizin içerisinde, Avrupa'da ise ilk üçün içerisinde yer alır hale geldik. Artık havacılık alanında uluslararası arenada da söz sahibi bir ülkeyiz. Uluslararası Sivil Havacılık Örgütünün 170 üyesinin 156'sının oyunu alarak 2016-2019 arası konsey üyesi ülke, karar verici ülke konumuna geldik." ifadelerini kullandı.

Türkiye'de, 2002'de 2 merkezden 26 havalimanına uçuş sağlanırken, bugün sayının 7 merkezden 55 havalimanına çıktığını anımsatan Arslan, "Yurt dışında ise 50 ülkeye, 60 noktaya uçuş gerçekleştiriyorduk. Bunu da artırdık ve bugün 119 ülkeye, 296 noktaya uçuş gerçekleştirebiliyoruz." diye konuştu.

Hava anlaşması yapılan 81 ülke sayısının 169'ya yükseldiğine dikkati çeken Arslan, "Bu, havacılık sektöründe geldiğimiz noktayı göstermesi adına çok önemli. Şu an inşaatı devam eden 3 havalimanı mevcut. 5 havalimanımızın ise ihale süreçleri devam ederken, dünyanın en büyük havalimanı olacak İstanbul Yeni Havalimanı'nda da çalışmalarımız bütün hızıyla devam ediyor." değerlendirmesinde bulundu.

Arslan, İstanbul Yeni Havalimanı'nın yüzde 75'inin tamamlandığını kaydederek, bu sene içerisinde 90 milyona hizmet eden birinci kısmının açılacağını bildirdi.

Sektörün, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a müteşekkir olduğunu dile getiren Arslan, "Ülkenin erişebilir ve ulaşılabilir olması, dünya taşımacılığında pastadan daha fazla pay alabilmesi adına bize dünden bugüne gösterdiğiniz ufuk, vizyon ve desteklerden dolayı şükranlarımızı arz ediyoruz. Pilotundan kabin görevlisine, yer hizmetlisine ve hava trafikteki herkese çok teşekkür ediyoruz. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.

“Havacılıkta uluslararası arenada söz sahibiyiz”

ANKARA (AA) – Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Türkiye'nin havacılık alanında dünya yolcu sıralamasında ilk sekizin, Avrupa'da ilk üçün içinde yer alır hale geldiğini belirterek, "Artık havacılık alanında uluslararası arenada da söz sahibi bir ülkeyiz." dedi.

Bakan Arslan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi'nde, THY yurt dışı temsilcilerini kabulünde yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatları çerçevesinde, Türk havacılık sektörününün, dünyayı takip eden değil, dünya tarafından takip edilen bir konuma geldiğini söyledi.

Erdoğan'ın dile getirdiği "Havayolu halkın yolu olmalı" sözleri doğrultusunda çalışmalar yaptıklarını ifade eden Arslan, havayollarının Türkiye'nin her yerinde etkin bir şekilde kullanıldığına işaret etti.

Arslan, her yıl uçak ve yolcu sayısında ciddi artışlar yaşandığına dikkati çekerek, başta Türk Hava Yolları olmak üzere birçok havayolu şirketini hizmet ihracatında ilk sıralarda olduğunu aktardı.

– "Yolcu sayısında rekor kırdık"

Arslan, 2002'de 35 milyon olan iç hat-dış hat yolcu sayısının, geçen yıl itibarıyla 193 milyon 300 bin ile rekor kırdığını belirterek, "Türkiye olarak dünyada havacılık alanında yolcu sıralamasında ilk sekizin içerisinde, Avrupa'da ise ilk üçün içerisinde yer alır hale geldik. Artık havacılık alanında uluslararası arenada da söz sahibi bir ülkeyiz. Uluslararası Sivil Havacılık Örgütünün 170 üyesinin 156'sının oyunu alarak 2016-2019 arası konsey üyesi ülke, karar verici ülke konumuna geldik." ifadelerini kullandı.

Türkiye'de, 2002'de 2 merkezden 26 havalimanına uçuş sağlanırken, bugün sayının 7 merkezden 55 havalimanına çıktığını anımsatan Arslan, "Yurt dışında ise 50 ülkeye, 60 noktaya uçuş gerçekleştiriyorduk. Bunu da artırdık ve bugün 119 ülkeye, 296 noktaya uçuş gerçekleştirebiliyoruz." diye konuştu.

Hava anlaşması yapılan 81 ülke sayısının 169'ya yükseldiğine dikkati çeken Arslan, "Bu, havacılık sektöründe geldiğimiz noktayı göstermesi adına çok önemli. Şu an inşaatı devam eden 3 havalimanı mevcut. 5 havalimanımızın ise ihale süreçleri devam ederken, dünyanın en büyük havalimanı olacak İstanbul Yeni Havalimanı'nda da çalışmalarımız bütün hızıyla devam ediyor." değerlendirmesinde bulundu.

Arslan, İstanbul Yeni Havalimanı'nın yüzde 75'inin tamamlandığını kaydederek, bu sene içerisinde 90 milyona hizmet eden birinci kısmının açılacağını bildirdi.

Sektörün, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a müteşekkir olduğunu dile getiren Arslan, "Ülkenin erişebilir ve ulaşılabilir olması, dünya taşımacılığında pastadan daha fazla pay alabilmesi adına bize dünden bugüne gösterdiğiniz ufuk, vizyon ve desteklerden dolayı şükranlarımızı arz ediyoruz. Pilotundan kabin görevlisine, yer hizmetlisine ve hava trafikteki herkese çok teşekkür ediyoruz. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.

3. havalimanında 12 binden fazla Michelin X Works kullanıldı

İSTANBUL (AA) – İstanbul Yeni Havalimanı (İYH) şantiyesinden 2014'den bu yana 12 binden fazla Michelin X Works lastiklerinden kullanıldı.

Michelin'den yapılan açıklamaya göre, şirket, verimliliği artıran, uzun ömürlü ve dayanıklılığı ile ön plana çıkan X Works lastikleri sayesinde başından bu yana mega projeye destek sunuyor.

İstanbul'un 3. havalimanı olma özelliğini taşıyan proje kapsamında ilk günden bu yana 600'den fazla araca hem orijinal ekipman hem de sonrasında destek sunan Michelin, 12 binden fazla X Works lastiğiyle projede yer aldı.

Michelin X Works lastikleri sayesinde havalimanı inşasında daha yüksek verimlilik sağlayan yetkililerin şantiyede Michelin sayesinde yaşadıkları deneyimi anlattıkları video ise kısa sürede sosyal medyada büyük ilgi görmeyi başardı ve 1,5 milyonun üzerinde görüntülenme elde etti.

Şirketin lastikleri ve lastik çözümleri ile daha az lastik değişimi yapan araçlar, uzun ömürlü ve verimli performanslarıyla fark yarattı.

X Works lastikleri, yol içi ve dışı yük taşımacılığında sağlamlık ve dayanıklılık sunuyor. Bozuk yol koşulları için üretilen uzun ömürlü X Works lastikler, kaplanabilirlik ve fazla yük taşıma kapasitesi özellikleriyle genişletilmiş güvenlik, daha fazla maliyet etkinliği ve artan çevre koruması sağlıyor.

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Arslan:

İSTANBUL (AA) – Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, İstanbul Yeni Havalimanı inşaatındaki ilerleme hızının memnuniyet verici olduğunu ifade ederek, "Bugün itibarıyla yüzde 73 ilerleme sağlamış durumdayız." dedi.

İstanbul Yeni Havalimanı'nda incelemelerde bulunan Arslan, havalimanı inşaatında gazetecilere yaptığı açıklamada, son 15 yılda havalimanı sayısının 26'da 55'e, yolcu sayısının 34,5 milyondan 180 milyona çıktığını, 2017'yi 189 milyon yolcu sayısı ile kapatmayı hedeflediklerini bildirdi.

Arslan, Atatürk Havalimanı'nın maksimum kapasiteyle çalışmasına rağmen yeterli olmaması nedeniyle İstanbul'un havacılıkta bir hub haline gelmesi gibi için yapılan İstanbul Yeni Havalimanı'nın hem istihdam açısından hem de ekonomik açıdan ülkeye sağlayacağı katma değere değindi.

İstanbul Yeni Havalimanı'nın 90 milyon yolcuya hizmet edecek ilk fazını yaklaşık bir yıl sonra, 29 Ekim'de hizmete sunacaklarını bildiren Arslan, bu havalimanını, hem ülke insanının hem de dünya hava taşımacılığının hizmetine sunacaklarını kaydetti.

Arslan, "İlerleme hızı memnuniyet verici. Bugün itibarıyla yüzde 73 ilerleme sağlamış durumdayız. Yaz sezonunda 32 bin kişi çalışıyordu. Şu anda havaların da soğumasıyla yazın yapılan bazı işlerimizi yapamıyoruz. Şu anda 30 bin 50 kişi çalışıyor. Bunun 4 bini beyaz yakalı." şeklinde konuştu.

Arslan, havalimanının bitişine doğru 35 bin çalışan sayısına tekrar ulaşacaklarını bildirdi.

– "Bütün uçaklar geri körüğe yanaşacak ve yolcusunu öyle indirecek"

Ahmet Arslan, havalimanının, bittiğinde günde 3 bin 500 uçağa hizmet edeceğini, şu anda bin 500'lü rakamları Atatürk Havalimanı'nda yakaladıklarında "rekor" dediklerini söyledi. Burada 150 hava yolu şirketine hizmet vereceklerini belirten Arslan, İstanbul Yeni Havalimanı'ndan 350 destinasyona ulaşacaklarını kaydetti.

Arslan, şöyle devam etti:

"İstanbul Yeni Havalimanı'nda 371 uçak park yeri olacak. Havalimanının tamamı bittiğinde bu rakam 454'e çıkacak. Buraya gelen bütün uçaklar, geri körüğe yanaşacak ve yolcusunu öyle indirecek. Açıkta park edip yolcu indirmek yok. Bu çok önemli bir fark. İkinci fark da şu; servis amaçlı hizmet eden araçların tamamı 22 kilometrelik tünellerden, galerilerden geçecek. Aprondan, taksi yolundan geçmek yok."

– "Havalimanında 9 bin kamera bulunacak"

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Arslan, havalimanı inşaatı kapsamında 4 milyon 200 bin metreküp beton, 1 milyon metreküp asfalt döküldüğünü, 460 bin ton inşaat demiri kullanıldığını bildirdi. Bu rakamdaki inşaat demiri ile 130 bin adet daire yapılabildiğini anlatan Arslan, 100 bin yapısal çelik kullanıldığını, bunun 14 Eyfel Kulesi'nde kullanılan çelik miktarına eşit olduğunu aktardı.

Arslan, havalimanı terminalinin 461 bin metrekarelik tek bir çatısı bulunduğunu, bu çatının 58 futbol sahası büyüklüğünde olduğunu söyledi.

Bu terminalde 6 bin 200 oda olacağını bildiren Arslan, yolcunun havalimanına girişinden itibaren her şeyin anlık takip edileceğini, 9 bin kamera bulunacağını aktardı. Arslan, bu kameraların, yolcunun, sistem üzerinden akıllı müdahalelerle yönlendirilmesi için de kullanılacağını kaydetti.

– "Asansör, körük ve yürüyen merdivenlerin montajı yapılıyor"

Ahmet Arslan, havalimanının birinci pistinde çok ciddi ilerleme sağlandığını, testlerin yapıldığını, çizgilerin atılmasından sonra ilk uçağın inebileceğini anlattı. Bitmek üzere olan birinci piste ilk uçağın yıl sonu veya 2018 başında inebileceğini belirten Arslan, ikinci pistte de betonarme ve asfalt işlemlerinin bu ay sonu itibarıyla biteceğini aktardı.

Havalimanları için bagaj sisteminin önemine değinen Arslan, "Bagaj sistemindeki 42 kilometrelik konveyör döşendi. Testleri ve nihai ayarlamaları yapılıyor. 7 Aralık'ta en son parça konularak bu 42 kilometrelik bagaj sisteminin inşaatı bitirilmiş olacak. 28 adet körüğün montaj işlemlerine start verildi. 300'ün üzerinde asansör, yürüyen merdiven, yürüyen bant ekipmanı sahaya getirildi, bir kısmının montajı yapıldı." ifadelerini kullandı.

– İlk etapta 100 bin istihdam

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Arslan, havalimanının, ilk bölümü açıldığında 100 bin kişiye, 2023 kadar projenin tamamı bittiğinde 200 bin ila 225 bin kişiye istihdam sağlayacağını bildirdi.

Havacılığın ülke ekonomilerine katkısına işaret eden Arslan, havalimanının tamamı bittiğinde direkt ve dolaylı olarak ülkenin GSYH'sinin yüzde 4,89'u kadar ekonomik büyüklük oluşturacağını vurguladı.

Arslan, ulaştırmanın bütün sektörlerin lokomotifi olduğunu belirterek, bu bilinçle ülkedeki ulaşım projeleri konusunda gece gündüz çalışmaya devam ettiklerini söyledi.

– "Üçüncü havalimanı-Halkalı metrosunun ihale çalışmaları sürüyor"

Ahmet Arslan, havalimanının, kömür ocaklarından kaynaklı bataklıkların, çukurların bulunduğu yerde inşa edildiğini, buraları kapatarak inşaat sürecinin sürdürüldüğünü, ilk günden beri çevre hassasiyetinin üst düzeyde olduğunu, mecburiyet olmamasına rağmen ÇED raporu aldıklarını anlattı.

Buradaki endemik bitkilerin korunması ve muhafaza edilmesi adına yapılan çalışmalara değinen Arslan, "İnşallah 2018 başından itibaren başlangıçta 2 milyon ağaç dikeceğiz. Projenin tamamlanmasıyla birlikte bu alanda 5 milyon ağaç dikeceğiz." dedi.

Arslan, bölgede bulunan rüzgar türbinlerinin kaldırılıp kaldırılmayacağına ilişkin bir soru üzerine, burada 12 adet rüzgar enerji santrali bulunduğunu, bunların kaldırılması için gerekli çalışmalara başladıklarını, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile görüşmeler yaptıklarını söyledi.

Havalimanına ulaşım konusundaki çalışmalara ilişkin bir soru üzerine Arslan, şunları kaydetti:

"Gayrettepe'den havalimanına raylı sistem çalışmasını başlattık. TBM makineleri geldi. Çok kısa sürede bir tören de yaparız. 37 kilometrelik bir metro yapıyoruz. Gayrettepe'den buraya, tamamen yer altında… Buradan da Halkalı'ya mevcut ana hatta Gebze-Halkalı-Marmaray da dahil, ona da bağlanacak raylı sistemin devamı ile ilgili ihale çalışmalarını sürdürüyoruz, onu da yapacağız. Kara yoluyla ilgili birçok çalışmamız var."

Arslan, Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından 3 gidiş-3 geliş olan D-20 karayolunun yılbaşında açılacağını, Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nden giren araçların Odayeri'nden itibaren bu güzergahı kullanarak Çatalca'ya kadar gideceğini, ağır vasıta trafiğinin böylece şehir dışına çıkacağını bildirdi.

Arslan, "Önümüzdeki yılbaşında D-20'yi, bir sonraki yıl da Kınalı'ya kadar bağlantıyı bitirdiğimizde Trakya tarafından gelen araçlar, şehir içi trafiğine girmeden köprüye ulaşmış olacak. Böylece hem Avrupa Yakası'nda hem Mahmutbey gişelerinde oluşan trafik sıkışıklığı giderilecek." diye konuştu.

– "Havalimanına deniz yoluyla ulaşım ekonomik olmaz"

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Arslan, havalimanına deniz yoluyla ulaşımın olup olmayacağına ilişkin bir soru üzerine de, denizlere paralel ulaşımın ekonomik olmadığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Şile'den çıkıp Boğaz&#0
39;ı katederek ta Pendik'e, Bakırköy'e gitmek de paralel taşımacılık anlamına geliyor. Geçmişte bu anlamda seferler başlattık, çalışmayacağını biliyorduk, insanımız da çalışmadığını gördü. Denizcilik, karşıdan karşıya geçiyorsanız, dikey taşımacılık yapıyorsanız verimlidir. Paralel taşıma, ancak toplu yük taşımacılığında verimli. Nitekim, 'Biz üçüncü havalimanına deniz yoluyla yolcu taşıyalım' dersek, Boğaz'ı katedip önce Karadeniz'e çıkacaksınız, sonra oradan dönüp havalimanının yan tarafına geleceksiniz. Bu verimli ve sürdürülebilir bir taşımacılık türü değil. Onu özellikle vurgulamış olalım.

Şunu memnuniyetle söyleyelim; 2018 sonuna Halkalı'yı Gebze'ye kadar Marmaray'ı tamamen banliyö hatlarıyla birleştirip zaten metro standardına getiriyoruz. Onları da Büyükşehir Belediyemiz ve bakanlığımız tarafında yapılan diğer raylı sistemlerle entegre ediyoruz. Böylece insanımız bütün bu raylı sistemleri, karşıdan karşıya geçiş deniz yolunu kullanarak zaten buraya taşımacılık türlerini kullanarak gelecek. Ayrıca, bir deniz yoluyla buraya gelmek ekonomik değil."

Arslan, havalimanında yolcuların yönlendirilmesi ve güvenlik amacıyla kullanılacak robotların bir örneğini de inceledi.