Sokak hayvanları için mama alınmasını isteyerek uzlaştı

ESKİŞEHİR (AA) – SELÇUK KIZILDAĞ – Eskişehir'de, yaya geçidinde "yavaş yürüdüğü" gerekçesiyle bir sürücü tarafından darbedilen üniversite öğrencisi, uzlaştırmacı aracılığıyla "sokak hayvanlarına mama alınması" karşılığında şikayetini geri çekti.

Cumhurbaşkanlığı seçiminin yapıldığı 24 Haziran'da oyunu kullandıktan sonra Sıhhiye Meydanı Kavşağı'ndaki yaya geçidinden yolun karşısına geçerken "yavaş yürüdüğü" gerekçesiyle otomobil sürücüsü Hüseyin Çeşit (38) tarafından darbedilen 22 yaşındaki öğrenci Emirhan Hüseyin Çınar şikayetçi oldu.

Soruşturma aşamasında Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı uzlaştırmacı görevlendirdi. Eskişehir Adliyesinde uzlaştırmacı olarak görev yapan Murat Ayhan Arduç, çalışma başlattı. Mağdur Emirhan Hüseyin Çınar ve Hüseyin Çeşit'le görüşen uzlaştırmacı Arduç, arabuluculuk yaptı.

Mağdur Çınar'ın, davalı taraftan "sokak hayvanları için 15 kilogram mama" talebinde bulunması üzerine Hüseyin Çeşit ile de anlaşma sağlayan uzlaştırmacı Arduç, bu sayede şikayetin geri alınmasını sağladı. Cumhuriyet Başsavcılığı da uzlaşma sebebiyle soruşturmayı kapattı.

Emirhan Hüseyin Çınar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaşanan bu olaydan üzüntü duyduğunu belirterek, şikayetini geri çekmek için en doğru talebin, yaklaşan kış mevsiminde sokak hayvanlarına mama alınması olduğunu söyledi.

Çınar, olay günü oyunu kullandıktan sonra evine gittiğini dile getirerek, "Yaya geçidinden yolun karşısına geçiyordum. Bir otomobilin geldiğini gördüm ama çok uzaktaydı. O yüzden yürümeye devam ettim. Bir fren sesiyle irkildim. Aracından inen kişi yaya geçidinden yavaş yürüdüğümü ileri sürerek beni darbetti. Sokaktaki vatandaşlar müdahale etti. Daha sonra darp raporu aldım ve plakadan yola çıkarak şikayetçi oldum." dedi.

– "Uzlaşma taraftarıydım"

Şikayetçi olduktan sonra uzlaştırmacının devreye girdiğini aktaran Çınar, şöyle konuştu:

"Ben zaten uzlaşma taraftarıydım. Kendi adıma bir şey talep etmedim. Sokak hayvanları için kış mevsimini düşünerek belirli bir miktar mama talebinde bulundum. O da hemen almış, teşekkür ediyorum. Yaptığı hatanın farkına varmış ve bu şekilde telafi etmeye çalışmış. Sonucu hayırlı oldu. Çocukken bahçemizde köpeklerimiz vardı. Sokak hayvanlarıyla zaten ilgiliyim. Bu tarz olaylarda konunun dava boyutuna gitmeden çözülmesi adliyenin yükünü önemli derecede hafifletiyordur. Vatandaşlarımızın bir anlık sinirle yaptıkları hataların bu şeklide çözüme kavuşmasını sağlayan uzlaştırmacılara da ayrıca teşekkür ediyorum."

Hüseyin Çeşit ise yaşanan olaydan duyduğu üzüntüyü dile getirerek, "O esnada araçta çocuğum vardı. Hastaneye gidiyorduk. Acele ettiğim için bu olay başımıza geldi. Tatlıya bağlandığı için mutluyum. En azından tatsız bir olayla da olsa sokak hayvanlarına bir faydamız dokundu." diye konuştu.

Uzlaştırmacı Murat Ayhan Arduç da konunun tatlıya bağlanmasından memnun olduğunu belirterek, "Bu tarz olaylarda şikayetin davaya dönüşmeden çözülebilmesi için gayret gösteriyoruz. İki tarafın da anlaşmak için sıkıntı çıkartmaması işimizi kolaylaştırıyor. Örnek bir talepte bulunan Emirhan kardeşime de ayrıca teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.

“Azim” Murat Arık'ın yaşam felsefesi oldu

ESKİŞEHİR (AA) – SELÇUK KIZILDAĞ – Eskişehir'de 22 yıl önce mezun olduğu hukuk alanına yönelen 51 yaşındaki bedensel engelli Murat Arık, eşinin yardımıyla stajını tamamlayarak avukatlık yapmaya hazırlanıyor.

Tıp dilinde bebeklik ya da çocukluk çağının başlarında ortaya çıkan ve vücut hareketleri ile kas koordinasyonunu kalıcı şekilde etkileyen nörolojik bozukluk olarak adlandırılan Serebral Palsi (beyin felci) hastası Arık, "insan isterse her şeyi başarır" felsefesini şiar edinerek, iş azmiyle herkese örnek oluyor.

Beyin felciyle dünyaya geldiği için kafasını çeviremeyen Arık, 22 yıl önce Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu.

Arık, hukuk eğitimi aldıktan sonra 1998 yılında Anadolu Üniversitesi (AÜ) kütüphanesinde başladığı uzmanlık görevini 22 yıl sürdürdü. Bu süre içinde AÜ Fen Edebiyat Fakültesini bitiren Arık, aynı alanda yüksek lisansını da tamamladı.

Bedensel engelli Arık, emekli olduktan sonra çalışma azmini kaybetmemek için 22 yıl önce hayalini kurduğu avukatlık mesleğini yapmaya karar verdi. Bunun için gerekli stajı tamamlamak için girişimde bulunan Arık, Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinde stajyer avukat olarak davaları takip ediyor.

Murat Arık, yaşamında olduğu gibi stajında da eşi Zehra Arık'ın yardımıyla tekerlekli sandalyeyle adliyeye gelip, gerekli çalışmaları yapabiliyor.

– "Eşim benim elim ayağım"

Arık, AA muhabirine, yaşama sevincini ve iş azmini eşine borçlu olduğunu anlattı.

Neredeyse tüm gün eşinin hep başucunda olduğunu belirten Arık, "O benim elim, ayağım, kolum, bacağım. Davalara da derslere de birlikte giriyoruz. Zaten benimle edindiği bilgilere bakacak olursak o da yarı avukat oldu sanırım." dedi.

– "Okumak sonsuz bir eylem"

"Okumaktan ve öğrenmekten vazgeçmeyeceğim." ifadesini kullanan Arık, şunları söyledi:

"Avukatlık mesleğini seçme sebebim de buydu. Okumak sonsuz bir eylem. Avukatlık da bir bakıma okumak demektir. Bundan sonraki eğitim hayatım da bu mesleğin inceliklerini okumakla geçecek. Büyük büyük hayaller kurmadım, kurmuyorum. İnsanca yaşayacak şartları oluşturmak için çalışıyorum. Adliyede geçirdiğim zaman dilimi beni heyecanlandırıyor. Eskişehir Adliyesi çalışanlarına minnettarım. Bana engelli olduğumu hissettirmediler. Herkes yardımcı oldu. İnşallah 3 ay sonra adliye stajım bitecek. Yaklaşık 9 ay sonra da cübbemi giyeceğim. Eğer sesimi duyan varsa, engellerin kafada olduğunu söylemek istiyorum. İnsan isterse her şeyi başarır."

– "Eşim çok zeki bir adam"

Murat Arık ile yaklaşık 4 yıl önce tanışan ve 2,5 yıl önce evlenen Zehra Arık da güzel zaman geçirdiğini ifade ederek, "Sabah kahvaltımızı yaptıktan sonra hemen adliyeye geliyoruz. Dosyaları ben tutuyorum ve sayfalarını çeviriyorum. Eşim de okuyor. Staj için dersler var beraber giriyoruz. Akşam da evimize dönüyoruz. Ben de Murat'ın yanında avukat gibi oldum. Murat sürekli öğrenmeye çabalayan biri. Eşim çok zeki bir adam maşallah." diye konuştu.