“Ali'nin Enerji Serüveni” çocuklarda enerji bilinci oluşturacak

ANKARA (AA) – Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından, çocuklarda enerji kaynakları, elektriğin üretimi, çevre ve enerji ilişkisi, enerji verimliliği gibi konularda farkındalık ve bilinç oluşturmak amacıyla "Ali'nin Enerji Serüveni-2" adlı özel bir dergi hazırlandığı bildirildi.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, ilki 2017'de yayınlanan derginin ikinci sayısının 18 Ocak Cuma günü karne alacak dördüncü sınıf öğrencilerine dağıtılacağı belirtildi.

Dergi çalışmasının çocuklara enerjiyi anlatabilmek için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez'in talimatıyla başlatıldığı aktarılan açıklamada, "Çocuklarda enerji kaynakları, elektriğin üretimi, çevre ve enerji ilişkisi, enerji verimliliği gibi konularda farkındalık ve bilinç oluşturmak isteyen Enerji Bakanlığı, eğlenerek öğrenmeleri amacıyla "Ali'nin Enerji Serüveni" adlı bir dergi hazırladı. Bakanlık ekibi, aynı zamanda çocukları, kendilerini özdeşleştirecekleri bir karakterle araştırmaya, bilime ilgi duymaya teşvik etmeyi de amaçladı." ifadesi kullanıldı.

Derginin pedagoglardan tam not aldığına işaret edilen açıklamada, Ali'nin yeni serüvenlerinin özellikle doğal kaynaklar ve maden alanlarında olabileceği belirtildi.

Çocuklara enerjiyle birlikte çevre konusunda da hassasiyet kazandırma amacının güdüldüğü vurgulanarak, aynı zamanda Nasreddin Hoca'nın da ata sözleriyle tasarruf ve enerji verimliliğine dikkati çekeceği bildirildi.

Dergide başta enerji verimliliği, ülkedeki enerji tüketimi, sürdürülebilirlik ve iklim değişikliği gibi konuların işlendiği belirtilen açıklamada, "Ayrıca verimlilik nedir ve tasarruf nedir, enerjiyi nerelerde verimli kullanabiliriz gibi soruların da cevapları veriliyor. Elektrikli ev aletlerini verimli kullanmak, ulaşımda, tarımda ve sanayide enerji ve enerjinin tüketimi gibi konular da anlatılıyor. Dergideki bütün içerikler bulmaca ve mini oyunlarla desteklenerek çocuklara enerji verimliliğini eğlenceli bir şekilde öğretiyor." ifadesi kullanıldı.

  • Her çocuk "enerji dedektifi" olacak

Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen Bakan Dönmez, derginin çocuklarda enerji tüketimi ve enerji verimliliği gibi konularda farkındalık oluşturacağını, çocukların da yetişkinler gibi hayatlarının her anında enerjiyi etkin şekilde kullandığını vurguladı.

Dönmez, çocukların hem bugünün hem de geleceğin sahipleri olduğuna işaret ederek, onları enerji verimliliği konusunda bilinçlendirmenin hayati öneme sahip olduğunu belirtti.

Çocukların enerjiyi yaşamın her alanında daha verimli ve bilinçli kullanmasının en büyük amaçları arasında yer aldığını bildiren Dönmez, şunları kaydetti:

"Ali'nin Enerji Serüveni-2'yi işte bu amacımızı hayata geçirme yolunda attığımız en önemli adım olarak görüyorum. Dergi, geleceğin gerçek sahibi olan çocuklarımızı birer "enerji dedektifi" haline getirerek onlara kendi geleceklerine bugünden sahip çıkma bilinci kazandıracak. Attığımız adım, sürdürülebilir bir farkındalık kazandırma ve bilinç geliştirme hareketidir. Dergimizdeki Ali ve ailesi çocuklarımıza sadece enerjiyi daha verimli kullanmayı öğretmeyecek, aynı zamanda onlara enerjilerine ve dolayısıyla geleceklerine sahip çıkmayı öğütleyecek. Dergimizi ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerine dağıtmamız da aslında bu stratejik farkındalık hareketimizin bir parçası. İnanıyorum ki çocuklarımız, enerji verimliliği açısından tüm dünyaya örnek bir kuşak olarak büyüyecek. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde büyüyen, gelişen Türkiye'nin 2023, 2053 ve 2071 hedeflerine çocuklarımızla ulaşacağız. Çocuklarımızın içindeki enerji bilinci büyüdükçe ülkemiz daha da ileri gidecek."

İkinci güneş YEKA iptal edildi

İSTANBUL (AA) – Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından, ikincisi yapılacak güneş enerjisi Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) ihalesi iptal edildi.

Bakanlığın konuya ilişkin ilanı Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı.

Buna göre, Güneş Enerjisine Dayalı YEKA ve Bağlantı Kapasitelerinin Tahsisine İlişkin Yarışma'nın iptal edilmesine karar verildi.

Söz konusu ihalenin, Şanlıurfa-Viranşehir'de 500, Niğde-Bor'da 300 ve Hatay-Erzin'de 200 megavat kapasite için gerçekleştirilmesi planlanmıştı.

Daha önce Resmi Gazete'de 5 Ekim 2018 tarihinde ilanına çıkılan İhale için, son tekliflerin 31 Ocak 2019'da alınacağı duyurulmuştu.

Enerji verimliliğinde 2019'da uygulanacak cezalar belirlendi

ANKARA (AA) – Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Enerji Verimliliği Kanunu'nun ilgili maddesi uyarınca idari para cezalarını 1 Ocak 2019'dan itibaren geçerli olmak üzere yüzde 23,73'lük yeniden değerleme oranına göre belirledi.

Konuya ilişkin tebliğ, Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Buna göre, 2019 yılında uygulanacak para cezaları, geçen yıla göre yüzde 23,73 artırıldı.

Enerji verimliliği alanında uygulanacak cezaların miktarları, bin 387 lira ile 139 bin 542 lira arasında değişti.

Bakan Dönmez, AA'nın “Yılın Fotoğrafları” oylamasına katıldı

             ANKARA (AA) - Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Anadolu Ajansının (AA) &quot;Yılın Fotoğrafları&quot; oylamasına katıldı. </p>  <p>Bakanlıkta AA ekibini kabul eden Dönmez, AA foto muhabirlerince yurt içinde ve dışında çekilen fotoğrafları inceleyerek bilgi aldı.</p>  <p>Bakan Dönmez, haber kategorisinde Khaled Akasha'nın, &quot;Doğu Guta'nın bebekleri&quot; adlı fotoğrafa oy verdi. 

Fotoğrafların da bir dili olduğunu belirten Dönmez, "Saatlerce üzerinde konuşularak anlatılamayacak bir olayı, bir enstantaneyi, bir kareye sıkıştırmak önemli bir konu. Bir fotoğraf karesi bir saatlik konuşmadan daha etkileyici olabiliyor. Seçmekte zorlandım." dedi.

Dönmez'in yaşam kategorisinde seçtiği kare, İlhami Çetin'in "Ali dede ve kedisi" fotoğrafı oldu.

Bolu'nun Mudurnu ilçesinde çıkan yangında evi yanan ve kedisine sarılarak gözyaşı döken 83 yaşındaki Ali Meşe'nin görüldüğü fotoğrafı inceleyen Dönmez, bu kareyi çok anlamlı bulduğunu ifade etti.

Dönmez, spor kategorisinde ise tercihini Abdülhamid Hoşbaş'ın "Ramil altına koştu" adlı fotoğrafından yana kullandı.

Bakan Dönmez, özellikle atletizmde son yıllarda başarının arttığını belirterek, "Toplum olarak biraz ihmal ettiğimiz bir spor branşı. Ramil Bey de kardeşimiz bizim göğsümüzü kabarttı ve başarısı da artarak devam ediyor. Fotoğrafın kalitesi de çok güzel." dedi.

Yerel seçime doğru

TBMM (AA) – CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, "MHP üç ilde aday çıkarmayacağını belirterek zaten konkordato ilan etti." dedi.

Öztunç, Mecliste düzenlediği basın toplantısında, 160 bin nüfuslu Elbistan'da, şeker fabrikasından sonra Afşin Elbistan Termik Santrali'nin de özelleştirildiğini söyledi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının kimsenin haberi olmadan Afşin Elbistan Termik Santrali'ni devrettiğini öne süren Öztunç, santrali devralan firmanın işçilere "Evinize gidin, gerekirse sizi çağıracağız" dediğini iddia etti.

Termik santralin özelleştirilmesinin hangi şartlar altında gerçekleştiğini merak ettiklerini vurgulayan Öztunç, şöyle devam etti:

"Binlerce işçiyi bu saatten sonra gurbete mi yollayacaksınız? AK Parti, Afşin ve Elbistan'dan bir intikam alıyor ama sebebini bilen yok. O kadar oy alıyorsunuz ama bu kenti yok sayıyorsunuz. Bu kinin sebebini öğrenmek istiyoruz. Burayı satın alan firmayı da uyarıyoruz: Eğer işçiler herhangi bir hak kaybına uğrarsa bilin ki biz de gereğini yaparız. Eğer işçiler sürülürse o işçilerin önüne ben düşerim, Afşin'den Elbistan'dan Ankara'ya büyük bir işçi yürüyüşü başlatırız. Hiç kimse o işçilerin haklarını ellerinden alamaz."

Öztunç, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını da yanıtladı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve yakınlarının kişilik haklarına saldırıda bulunduğu gerekçesiyle 190 bin lira tazminat ödemeye mahkum edilmesine ilişkin soru üzerine Öztunç, kararı veren mahkemelerin tarafsızlığına inanmadığını söyledi. Ali Öztunç, "Türk yargısında hak, adalet hiç bir şey yok. Mahkemeler maalesef tarafsızlığını yitirmiş durumdadır. Sayın Erdoğan'a en küçük dokunanı ağır tazminata mahkum ediyorlar ama kendileri her türlü hakareti yapabiliyor ve sonucu takipsizlik. Her gecenin bir sabahı vardır, er ya da geç Türkiye gerçekten demokratik bir ülke olacak." dedi.

Başka bir soru üzerine Öztunç, AK Parti ile MHP ittifakına değinerek şunları kaydetti:

"AK Parti ile MHP'nin ittifakı da ortadadır. Partilerin tüzüğünde parti ile bağı bulunan hiç kimse bir başka partinin adayına oy isteyemez. Bu bir ihraç sebebidir. MHP, Ankara, İzmir ve İstanbul'da aday çıkartmayacağını ve AKP'yi destekleyeceğini söyledi. Sayın Devlet Bahçeli, Ankara'da Mehmet Özhaseki'ye mi oy verecek? Eğer bunu yapacak olursa kendi parti tüzüğüne aykırı davranıyor demektir. MHP üç ilde aday çıkarmayacağını belirterek zaten konkordato ilan etti. Üç ilde aday çıkarmayacağını belirterek dükkanı kapattığını söyleyen bir partinin Türkiye'de hükmü olamaz, olmamalıdır."

Rüzgar YEKA için ön lisans başvurusu tamam

İSTANBUL/ANKARA – NURAN ERKUL KAYA/MUHSİN BARIŞ TİRYAKİOĞLU – Kalyon Türkerler Rüzgar Enerjisi Elektrik Üretim AŞ tarafından rüzgar enerjisi Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) projesi kapsamında Kırklareli'de 406, Edirne'de 294, Sivas-Kangal'da 160, Sivas-Gürün'de 90 ve Eskişehir'de 50 megavatlık santral kurmak üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna (EPDK) 5 ayrı ön lisans başvurusu yapıldı.

AA muhabirinin EPDK yetkililerinden aldığı bilgiye göre, şirket, son başvuru tarihi 14 Kasım 2018 olan YEKA ön lisans projesi için 13 Kasım'da müracaatını tamamladı.

Söz konusu başvuru, 5 ayrı ön lisans için yapılırken, konsorsiyumun rüzgar YEKA projesi kapsamında bin megavatlık kapasiteyi oluşturacağı alanlar da netleşti.

Buna göre, konsorsiyum tarafından Kırklareli'de 406, Edirne'de 294, Sivas-Kangal'da 160, Sivas-Gürün'de 90 ve Eskişehir'de 50 megavat olmak üzere toplam bin megavatlık rüzgar enerjisi santrali kurulacak.

– İzmir'e türbin fabrikası

EPDK kurul kararıyla ön lisansın kabulünün yapılmasının ardından, ihaleyi kazanan konsorsiyumda yer alan Siemens'in, 2019 Aralık ayına kadar İzmir'de türbin fabrikasını kurması gerekecek. Fabrikada üretim başladığı andan itibaren türbinler dikilerek elektrik üretimi yapılacak, ayrıca lisans başvurusu gerçekleştirilecek.

Böylece, fabrikanın devreye girmesini takip eden 36 ay içinde bin megavatlık kapasite kurulmuş olacak.

Yatırım tutarı bir milyar doları aşan proje için yerli ve yabancı finans kuruluşlarıyla görüşmeler sürerken, proje için 700-800 milyon dolarlık kredi kullanılması amaçlanıyor. Söz konusu finansman temininin 2019'un ilk yarısında tamamlanması hedefleniyor.

– "Özel sektör sorumluluk almaya hazır"

Ön lisans başvurusunu AA muhabirine değerlendiren EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, Türkiye'nin çeşitli yerlerine yayılan bin megavatlık proje için ön lisans başvuru sürecinin tamamlandığını söyledi.

Ön lisans başvuru dosyalarının tamamlanması konusunda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile yakın iş birliği içinde çalıştıklarını belirten Yılmaz, "Özel sektör, lisans sürecinde olduğu gibi YEKA sürecinde de ülkemize yatırımların artması konusunda ne kadar hazır olduğunu bizlere gösterdi. Ülkemize hayırlar getirmesini temenni ediyoruz." dedi.

Rüzgar YEKA ihalesi geçen yıl ağustos ayında yapılmış, Kalyon-Siemens-Türkerler konsorsiyumu kilovatsaat başına 3,48 dolar/cent ile en iyi teklifin sahibi olmuştu. Rüzgar YEKA kapsamında kurulacak santralde kullanılacak ekipmanlarda yüzde 65 yerlilik oranı hedeflenmiş ve fabrika kurulumu ve işletilmesinde yüzde 90 yerli, Ar-Ge'de de yüzde 80 yerli istihdam şartı konulmuştu.

Konsorsiyum, ihalenin ardından şubat ayında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile rüzgar YEKA kullanım hakkı sözleşmesi imzalamış, böylece konsorsiyumun 15 yıllık alım garanti süresi başlamıştı.

Bilişim protokolleri ile 70 milyon lira vatandaşın cebinde kalacak

ANKARA (AA) – MUHAMMED BOZTEPE – İçişleri Bakanlığınca aralarında 8 bakanlığın da bulunduğu 15 kurumla imzalanan bilişim protokolleri çerçevesinde, vatandaşa yılda 70 milyon lira tasarruf yapma imkanı sunulacak.

AA muhabirinin yetkililerden aldığı bilgiye göre İçişleri Bakanlığı'nda, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve 2023 vizyonu çerçevesinde başlatılan dijital dönüşüm ve bürokrasinin azaltılmasına yönelik çalışmalar devam ediyor.

İçişleri Bakanlığında yürütülen dijital dönüşüm ve yalınlaştırma çalışmalarında süreklilik sağlanması amacıyla Strateji Geliştirme Başkanlığı bünyesinde, konusunda uzman personelin bir araya getirildiği 9 kişilik bir ekip oluşturuldu.

Yürütülen yalınlaştırma çalışmalarında, vatandaşlardan zorunlu haller dışında belge istenmemesi, işlemlerde vatandaş beyanının esas alınması, kamu kurumlarının bilgi sistemlerinin entegrasyonuyla bilgilerin elektronik ortamda temin edilmesi, elektronik ortamda başvuruların alınması, elektronik ortamdan başvuru yapamayan vatandaşlar için alternatif çözümler geliştirilmesi ile vergiler ve harçlar dışında başvuru ücreti alınmaması ilkeleri benimsendi.

– E-Devlet hizmetleri 356 milyon kez kullanıldı

Bakanlık, hizmet süreçlerini yalınlaştırmak, Elektronik Kamu Bilgi Yönetim Sistemi'nde (KAYSİS) tanımlanan hizmetlerde gereksiz belge, birim, mevzuat, süreçlerini sadeleştirmek ve başvurulu hizmetlerde işlemlerin e-Devlet'ten sunulmasını sağlamak üzere çalışmalarını 3 ana eksende gerçekleştirdi.

İçişleri Bakanlığının bir yıllık çalışmaları neticesinde, 785 hizmette istenen 2 bin 185 belgeden 1046'sı kaldırıldı. İstenen belge sayısında yüzde 48 azalma sağlandı, 93 milyon lira tasarruf yapıldı.

Hizmetlerde erişimi kolaylaştırmak için e-Devlet'ten sunulan vatandaş başvurulu hizmet sayısı 120'ye ulaştı.

– Protokol yapılan bakanlık ve kurumlar

Konuyla ilgili İçişleri Bakanlığı ile arasında protokol çalışması yapılan bakanlık ve kurumlar şöyle:

"Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), Gelir İdaresi Başkanlığı, Türkiye Noterler Birliği, Doğal Afet Sigortaları Kurumu, Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi."

Enerjinin 1 milyar dolarlık rüzgarı “yüksekten” esecek

İSTANBUL (AA) – NURAN ERKUL KAYA – Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları rüzgar enerjisi (YEKA RES-2) kapsamında yaklaşık bir milyar dolarlık yatırımla kurulacak toplam bin megavatlık santraller için seçilen Balıkesir, Çanakkale, Aydın ve Muğla "yüksek rüzgar sınıfı" bölgeleri arasında yer alıyor. Proje kapsamında 250'şer megavatlık 4 ayrı ihaleyle orta ölçekli yatırımcının da ihalelere katılabilmesi ve santrallerin hem daha hızlı hayata geçirilmesi hem de daha kolay finanse edilmesi hedefleniyor.

AA muhabirinin YEKA RES-2 ihale şartnamesinden derlediği bilgilere göre, son başvuru tarihi 7 Mart 2019 olarak belirlenen yarışmalar 4 ayrı bölge için düzenlenecek.

Balıkesir, Çanakkale, Aydın ve Muğla'da 250'şer megavatlık rüzgar enerjisi santrali kurulması amaçlanan YEKA RES-2 ihalelerine şirketler konsorsiyum olarak girebileceği gibi yabancı şirketler için de Türk ortak şartı aranmayacak.

Aynı şirket bölgelerin tümü için başvuruda bulunabilecek. Şirketlerin mali yeterliliğinin, son 3 yıllık satış gelirlerinin 150 milyon lira ve üzeri veya 2018 yıl sonu itibarıyla aktif büyüklüklerinin 45 milyon lira ve üzerinde olması gerekiyor.

– Türbinlerde yüzde 55 yerlilik

Proje "yerli malı kullanım karşılığı" şeklinde tahsis edileceği için türbin fabrikası şartı aranmayacak, ama kurulacak santralde kullanılan türbinlerin yerlilik oranı yüzde 55 olacak.

Yatırım değeri bir milyar doları bulan santrallerde kullanılacak her bir türbinin kapasitesi en az 3 megavat veya üzerinde olacak, YEKA RES-1 projesine göre daha büyük kapasiteli ve verimli türbinler kullanılması sağlanacak.

Projenin kurulum ve yan sanayilerdeki imalat kapsamında dolaylı olarak yaklaşık 3 bin kişilik istihdam yaratması bekleniyor.

– İlk elektrik üretimi 60 ay içinde

YEKA RES-2 kapsamında seçilen bölgeler "yüksek rüzgar sınıfı" (class 1 ve class 2) bölgeleri arasında yer alırken, 250'şer megavat için 4 ayrı ihale gerçekleştirileceği için büyük yatırımcının yanı sıra orta ölçekli yatırımcıların da ihalelere katılmasıyla çeşitlilik sağlanacak.

Böylece, söz konusu projelerin hem daha hızlı hayata geçirilmesi hem de daha kolay finanse edilmesi amaçlanıyor.

Tavan fiyatı kilovatsaat başına 5,5 dolar/centten açılacak ihaleleri kazanan şirket veya şirketler için lisans süresi 49 yıl geçerli olacak. İmzalanacak elektrik satış anlaşması kapsamında 15 yıl boyunca üretilecek enerji, ihalede ortaya çıkan fiyatlar üzerinden devlete satılacak.

Kazanan firma veya firmaların ilk 24 ay içinde ön lisans başvurusu yapması ve takip eden en fazla 36 ay içinde elektrik üretiminine başlaması gerekecek. Böylece, en fazla 60 ayın sonunda bu bölgelerdeki rüzgar enerjisi santrallerinde ilk elektrik üretimi gerçekleşecek.

Kurulacak toplam bin megavatlık santraller tam kapasite devreye girdiğinde yılda 3,4 milyar kilovatsaat elektrik üreterek, Türkiye'nin 2017 sonu itibarıyla 294,5 milyar kilovatsaat olan elektrik tüketiminin yaklaşık 1,1'ini karşılayabilecek.

2019 Yılı Bütçesi Plan ve Bütçe Komisyonu'nda

TBMM (AA) – TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile ilgili ve bağlı kuruluşların bütçelerinin görüşmeleri sürüyor.

CHP Konya Milletvekili Abdüllatif Şener, enerjide dışa bağımlılığının azaltılması yönündeki stratejinin gerçekleşmesine uygun adımların atılmadığını savundu.

Yapılan bazı anlaşmaların dışa bağımlılığı artırdığını öne süren Şener, Akkuyu Nükleer Santrali'yle, nükleer enerjide Türkiye'nin yüzde yüz Rusya'ya bağlı olacağını belirtti.

Şener, "Türkiye, nükleer santralleri ihtiyaç duyulan dönemde devreye sokamamıştır. Şimdi yenilenebilir enerjinin üretimiyle ilgili teknolojiler hızla gelişmektedir. Nükleer santrale başlamanın vakti mi değil mi bu tartışılmalı, gözden geçirilmelidir. Nükleer santral gibi dünyada tartışılan bir konuda fiyatları düşürmeyecek, aksine artıracak bir anlaşmanın niye yapıldığını çözümleyemiyorum." değerlendirmesini yaptı.

Rusya ile Türkiye arasında yapılan anlaşmanın teknoloji transferini Türkiye'ye kazandıracak gibi görünmediğini anlatan Şener, "Dolayısıyla, dışa bağımlılık konusunda daha etkin ve dikkatli projelere geçilmesinde fayda olduğu kanaatindeyim." diye konuştu.

Enerji işlerinde çevrenin korunmasının önemli konulardan biri olduğuna işaret eden Şener, "Çevrenin korunması konusunda hükümetin politikalarında bir hassasiyet eksikliği olduğu düşünüyorum. ÇED raporlarının zorunluluğunun ortadan kaldırılmasına yönelik düzenlemeler çevrenin korunmasıyla ilgili hassasiyetin eksikliğini gösterecek bir durumdur." dedi.

HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, "Enerjide bu kadar dışa bağımlılık doğru değil." ifadesini kullandı.

"Rusya ile bugün iyiyiz ama üç yıl sonra bir kavga etsek ne olacak?" diye soran Paylan, "Enerjide bu kadar dışa bağımlı olunca siyasetiniz de bağımlı olur. 'Tezek yakarız' diyemezsiniz. Enerjide bir ülkeye bu kadar bağımlı olmak doğru değil." diye konuştu.

Türkiye'nin, maden işçilerinin ölümümde avrupada birinci olduğunu belirten Paylan, bu soruna ilişkin, bakanın sunumda bir değerlendirme bulunmadığını kaydetti.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı'nın arabasını gördüğünü, bu arabanın yüz kilometrede 15-18 litre yakıt tükettiğini anlatan Paylan, "Niye 4 litre yakan bir arabaya binmiyorsunuz ya da neden hibrit bir arabaya binerek örnek olmuyorsunuz?" diye sordu.

Paylan, üst düzey bakanlık bürokratları içinde hiç kadının yer almadığını belirterek, bu konuya ilişkin de eleştiride bulundu.

– "Arz güvenliği riski"

MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, Türkiye'nin enerjide ithalata bağımlı bir ülke olduğunu vurgulayarak, Türkiye'de birincil enerji kaynaklarında ithalat oranının yüzde 74 düzeyinde olduğunu kaydetti.

Kalaycı, "Birincil enerji kaynakları tüketimi içerisinde yenilenebilir kaynakların payı yüzde 13 seviyelerinde olup halen çok düşük düzeydedir. Aslında, yenilenebilir enerji alanında, özellikle güneş ve rüzgar enerjisi Türkiye ekonomisi açısından önemli fırsatlar sunuyor. Avrupa'da en yüksek güneş enerjisi potansiyeline sahip ülkelerden biri olan Türkiye, bu potansiyeline göre düşük üretim yapmaktadır. Birincil enerji kaynakları içerisinde doğal gazda yaklaşık yüzde 98, petrolde ise yaklaşık yüzde 91 oranındaki dışa bağımlılık önemli bir arz güvenliği riski oluşturmaktadır. Arz güvenliği hususu ve mevsimsel talep dalgalanmaları doğal gaz depolama kapasitesinin artırılmasını zorunlu kılmıştır. Enerjinin her alanda verimliliğinin artırılması, israfın önlenmesi ve enerji yoğunluğunun azaltılması önem arz etmektedir. Türkiye'nin cari açığında önemli bir paya sahip olan enerji ithalatını belirli bir seviyede tutabilmesi için hem arz üzerinde hem de talep yönlü tedbirleri arka arkaya hayata geçirmesi zorunluluktur." değerlendirmesini yaptı.

Kayıp kaçakların çok boyutlu bir sorun olarak algılanarak, çözüme kavuşturulması gerektiğine değinen Kalaycı, TRT payını devam ettirmenin bunu bir vergi haline getirdiğini anlattı.

TBMM'de bu hafta

TBMM (AA) – COŞKUN ERGÜL – Meclis, yoğun mesai yapacağı bir haftaya daha giriyor. 2019 yılı bütçesi, Kamu Denetçiliği Kurumu Raporu ile 701 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) görüşülecek.

TBMM Genel Kurulu'nda, 30 Ekim Salı günü, Dilekçe Komisyonu ile İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon'un hazırladığı, 2017 yılı Kamu Denetçiliği Kurumu Raporu müzakere edilecek.

701 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ise 31 Ekim Çarşamba günü Genel Kurul'da ele alınacak.

9 maddelik KHK, kanun teklifi gibi görüşülecek; KHK'nin tümü ve maddeleri üzerinde beş siyasi parti grubu ve şahıslar adına konuşmalar yapılacak.

– 2019 yılı bütçesi komisyonda

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın 2019 yılı bütçesini 23 Ekim Salı günü sunmasının ardından, bütçe mesaisine bu hafta devam edecek.

Komisyonda, 2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesinhesap Kanunu Tasarısı'nın geneli ile Sayıştay raporları üzerindeki görüşmeler 30 Ekim Salı günü gerçekleştirilecek.

31 Ekim Çarşamba gününden itibaren ise Cumhurbaşkanlığı, TBMM, bakanlıklar ve kurumların bütçeleri üzerinde müzakereler yapılacak.

Plan Bütçe Komisyonunda kurumların 2019 yılı bütçelerinin görüşme takvimi şöyle:

31 Ekim Çarşamba: Cumhurbaşkanlığı, TBMM, Kamu Denetçiliği Kurumu, Sayıştay, MİT Başkanlığı, MGK Genel Sekreterliği, Diyanet İşleri Başkanlığı, İletişim Başkanlığı, Savunma Sanayi Başkanlığı, Strateji ve Bütçe Başkanlığı, Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı, Devlet Arşivleri Başkanlığı.

1 Kasım Perşembe: Milli Savunma Bakanlığı.

2 Kasım Cuma: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, Nükleer Düzenleme Kurumu, Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü, Nadir Toprak Elementleri Araştırma Enstitüsü, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü.

Dilekçe Komisyonu, 31 Ekim Çarşamba günü toplanacak. Toplantıda, Başkanvekili seçimi yapılacak, komisyonun çalışma usulüne ilişkin kararlar alınacak ve alt komisyonlar oluşturulacak.

Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu, 31 Ekim günü gerçekleştireceği toplantıda, 26. Yasama Döneminde kurulan "Kırsal Alanda Kadının Güçlendirilmesi ve Kırsalda Kadın Girişimciliğinin Desteklenmesi" Alt Komisyonu taslak raporunu müzakere edecek. Komisyonda ayrıca, alt komisyonların kurulmasına dair öneriler de tartışılacak.

KİT Komisyonu, denetimlerine devam edecek.

Komisyon, 31 Ekim günü Türkiye Petrolleri A.O. Genel Müdürlüğü ile Türkiye Petrolleri Petrol Dağıtım A.Ş. Genen Müdürlüğü'nün; 1 Kasım Perşembe günü ise TÜRKSAT Uydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme AŞ. ile İstanbul Olimpiyat Oyunları Hazırlama ve Düzenleme Kurulu Başkanlığı'nın hesaplarını inceleyecek.