Categories
Ekonomi

Elektrik üretiminde doğalgazın payı en düşük seviyede

ANKARA (AA) – NURAN ERKUL – Türkiye’de bu yılın ilk çeyreğinde doğalgazdan elektrik üretimi 21 milyar 409 milyon kilovatsaatle önceki yılların aynı dönemlerine göre en düşük seviyeyi gördü.

Elektrik üretiminde yerli ve yenilenebilir kaynakların payını 2023 itibarıyla yüzde 30’a çıkarmayı hedefleyen Türkiye, elektrik üretiminde doğalgazın payını giderek azaltıyor.

AA muhabirinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerinden yaptığı derlemeye göre, Türkiye bu yıl mart ayı sonu itibarıyla elektrikte 74 bin 39 megavat kurulu güce ulaştı.

Türkiye’de bu yılın ilk üç ayında önceki yılların aynı dönemine göre, doğalgazdan elektrik üretimi 21 milyar 409 milyon kilovatsaatle en düşük seviyeye indi. Böylece yılın ilk çeyreğinde gerçekleşen 65 milyar 662 milyon kilovatsaatlik elektrik üretiminin yüzde 32,6’sı doğalgazdan sağlandı.

– Üretimde hidroelektriğin payı artıyor

Bu yılın ilk çeyreğinde yerli kömürün elektrik üretimindeki payı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2 artarak 20 milyar 442 milyon kilovatsaate çıktı.

İthal kömürün payı ise söz konusu dönemde yüzde 1’e yakın azalma gösterdi. İlk üç aydaki toplam üretimin 10 milyar 263 milyon kilovatsaati ithal kömürden elde edildi.

Elektrik üretiminde hidrolik kaynakların payı da bu yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3 büyüyerek 26,4’e ulaştı. Bu dönemde üretimin 17 milyar 376 milyon kilovatsaati hidroelektrik kaynaklardan elde edildi.

Söz konusu dönemde elektrik üretiminde rüzgar enerjisinin payı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,1 artarak, 3 milyar 644 milyon kilovatsaat olarak hesaplandı.

– Kurulu gücün yüzde 30’u EÜAŞ’ta

Elektrikteki kurulu gücün yaklaşık yüzde 30’u Elektrik Üretim AŞ (EÜAŞ) ve bağlı ortaklık santrallerinden oluşuyor. Kalan yüzde 70’lik kısmını ise işletme hakkı devredilen santraller, lisanssız santraller ve serbest üretim şirketleri oluşturuyor.

Kurulu gücün kaynaklara göre dağılımında yüzde 35,4’le hidroelektrik santralleri ilk sırada yer alırken, yüzde 28,6 ile doğalgaz santralleri ikinci ve yüzde 21,5 ile kömür santralleri üçüncü sırada bulunuyor. Kurulu gücün geriye kalan yüzde 6,2’lik bölümü rüzgar santrallerinden ve yüzde 8,3’lük kısmı da çok yakıtlı santrallerden oluşuyor.

Categories
Ekonomi

İsrail gazında fizibilite tamam, sıra normalleşmede

ANKARA (AA) – EBRU ŞENGÜL – İsrail’in İstanbul Başkonsolosu Shai Cohen, Türkiye’nin İsrail gazının taşınması için en iyi ve en uygulanabilir güzergah olduğunu belirterek, “Fizibilite çalışmaları özel sektör tarafından çoktan tamamlandı, projeler sadece zaman meselesi. Bölgede şu anki durum Türkiye ve İsrail için enerji iş birliğine yönelik böyle bir anlaşmayı gerektiriyor.” dedi.

Cohen, iki ülke ilişkilerinin normalleşme sürecinin tamamlanmasının ardından, Türkiye ile muhtemel bir gaz anlaşması yapılmasına ilişkin, AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

İsrail gazının Türkiye üzerinden taşınması konusuna değinen Cohen, “Türkiye’nin İsrail gazının taşınması için en iyi ve en uygulanabilir güzergah olduğu görüşlerine tamamen katılıyorum. Jeopolitik açıdan bakıldığında, enerji kaynaklarının doğudan batıya, güneyden kuzeye geçişi için bir merkez konumundaki Türkiye olmazsa, enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi çok zor olur.” ifadelerini kullandı.

– “Fizibilite çoktan tamam”

Türkiye ve İsrail arasında boru hattı yapılmasına yönelik hazırlanan projelerin uygulanabilir olduğunu vurgulayan Cohen, bu konuda özel sektörün iyi niyetini ortaya koyduğunu söyledi. Cohen, boru hattı projelerinin maliyetli çalışmalar olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:

“Sadece boru hattı yapılması, gaz sahalarının geliştirilmesi ve Türkiye’nin güney kıyılarına iletilmesi için gereken miktar bildiğim kadarıyla 4 milyar dolar. Bu hem yatırımcılar, hem inşaat şirketleri ve hem de iki ülke tarafından ciddi bir iyi niyet ortaya konulmasını gerektiriyor. Ben en azından özel sektör tarafında bu iyi niyetin hali hazırda bulunduğunu söyleyebilirim. Çünkü fizibilite çalışmaları özel sektör tarafından çoktan tamamlandı. Bu projelere devam edilmesi sadece zaman meselesi. Çünkü herkes ortada bir ihtiyacın mevcut olduğunun farkında.”

– “İhracatın Türkiye üzerinden yapılması önemli”

Dünyanın petrol ve kömür gibi kaynakların tüketimini pek çok sebeple azaltmaya çalıştığını, önemli bir enerji kaynağı olan doğalgazın tedarik edilmesinin ise iyi bir altyapı gerektirdiğini anlatan Cohen, “Jeopolitik konumu sebebiyle, gaz transferlerinin büyük çoğunluğunun Türkiye üzerinden yapılması çok önemli. Türkiye’nin katkısıyla altyapı inşası, boru hattı ve LNG istasyonları yapılması, bu kaynakların etkili bir şekilde kullanılmasını, bu kaynakların batıya ve Akdeniz’in bir parçası olan güneye aktarımını teşvik eder.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye ve İsrail arasında yapılacak bir anlaşmanın bölgesel şartlar göz önünde bulundurulduğunda “doğal” karşılanması gerektiğini vurgulayan Cohen, “Bölgede şu anki durum, Türkiye ve İsrail için enerji iş birliğine yönelik böyle bir anlaşmayı gerektiriyor.” diye konuştu.

Cohen, uzun vadede iki ülke arasındaki güvenin yeniden kurulması için bu anlaşmanın çok faydalı olacağını belirterek, “Enerji gibi bir durum gelecek ilişkilerde güven artırıcı önlemler anlamında bir dönüm noktası olacaktır.” ifadesini kullandı.

– “İsrail kabinesi yeni planı kabul etti”

İsrail kabinesinin ülkedeki enerji ve gaz sahalarının geliştirilmesine yönelik yeni planı Pazartesi günü kabul ettiği bilgisini veren Cohen, “Birkaç ay önce, hükümet tarafından sunulan bu planın reddedilmesine yönelik bir Yüksek Mahkeme kararı vardı, ama şimdi Kabine tarafından yeni sunulan plan kabul edildi. Eğer konu tekrar Yüksek Mahkeme’ye gitmezse, çalışmalar başlamalıdır.” dedi.

İsrail kamuoyunda da Türkiye ile enerji anlaşmasına yönelik karşı çıkma görmediğini kaydeden Cohen, “Mısır ile bir anlaşma üzerinde çalışıyoruz. Ürdün çok küçük bir ülke ve Filistin daha da küçük. Dolayısıyla bu büyüklükte bir ticaret için tek büyük müşteri, Türkiye gibi yeterince büyük ve başka yerlere de ihracat yapabilme kapasitesine sahip bir ülke olmalı.” diye konuştu.

İsrail ile 2010 yılında yaşanan Mavi Marmara krizinin ardından son dönemde hız kazanan normalleşme süreci çerçevesinde, iki ülke arasında yapılacak muhtemel bir gaz anlaşmasıyla bölgedeki kaynakların uluslararası piyasalara Türkiye üzerinden aktarılması bekleniyor. İsrail’in en büyük doğalgaz sahası olan Leviathan ve Tamar’da ise yaklaşık 800 milyar metreküp doğalgaz rezervi bulunduğu tahmin ediliyor.

Categories
Ekonomi

Gazprom’dan doğalgaz fiyatı tahmini

MOSKOVA (AA) – Rus enerji şirketi Gazprom’un Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Aleksander Medvedev, Avrupa’da doğalgaz fiyatlarının bu yıl bin metreküpte ortalama 167-171 dolar bandında seyretmesini beklediklerini belirtti.

Rus haber ajansı RIA Novosti’de yer alan habere göre, Rusya’nın Sankt Petersburg kentinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Medvedev, Avrupa’da bu yıl doğalgaz fiyatlarının bin metreküpte ortalama 167-171 dolar seviyesinde olmasını beklediklerini söyledi.

Gazprom’un geçen yıl 159 milyar metreküp doğalgaz ihraç ettiğini hatırlatan Medvedev, “Bu yıl ise toplamda 165 milyar metreküp doğalgaz ihraç etmeyi planlıyoruz” şeklinde konuştu.

Önceki haftalarda, şirketin bu yılın ilk çeyreğinde Türkiye’ye doğalgaz ihracatının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 18 azalarak 6,4 milyar metrekübe gerilediği açıklanmıştı.

Categories
Ekonomi

Rusya’nın gelirlerinde petrol ve gazın payı azalıyor

MOSKOVA (AA) – Rusya Maliye Bakanı Anton Siluanov, petrol ve doğalgaz ihracatının ülkenin toplam gelirlerindeki payının bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 34’e gerilediğini belirtti.

Siluanov, Rusya’nın başkenti Moskova’da gerçekleştirilen kabine toplantısı sonrasında yaptığı açıklamada, bu yılın ilk çeyreğinde petrol ve doğalgaz ihracatının toplam gelirlerdeki payının yüzde 34’e gerilediğini söyledi.

Geçtiğimiz yılın son aylarında petrol ve doğalgaz ihracatının Rusya’nın toplam gelirlerdeki payının yüzde 43’e gerileyerek ilk defa yüzde 50’nin altına indiğini hatırlatan Siluanov, “Düşen petrol fiyatları nedeniyle ekonomimizin bütçe gelirlerindeki yapı da değişti” dedi.

Bu yılın sonuna kadar Rezerv Fonu’ndan 2,1 trilyon ruble harcamayı planladıklarını belirten Siluanov, “Ancak varil başına 50 dolarlık petrol fiyatı tahminiyle hazırladığımız bu hedeften fazlasını harcamamız gerekecektir” ifadelerini kullandı.

Siluanov, Rezerv Fonundan harcama yapmamak için atılması gereken tüm adımlara atmaya çalıştıklarını vurgulayarak, “Çünkü Rezerv Fonu bizim ‘hava yastığımız’ ve önümüzdeki yıllarda bu güvenceye ihtiyacımız var” şeklinde konuştu.

Rusya Maliye Bakanlığı olarak bütçe açığının gayri safi milli hasılaya oranını yüzde 1’e düşürmenin ana hedefleri olduğunu belirten Siluanov, önümüzdeki 3 yıl için bütçe hazırlanırken istikrar ve dengeli bir bütçenin dikkat edilecek ana hususlar olduğunu vurguladı.

Petrol şirketi Rosneft’in yüzde 19,5’lik hissesinin ise bu yılın ikinci yarısında özelleştirileceğine işaret eden Siluanov, “Özelleştirmede yer alacak şirketler seçildi ve bu noktada hükümetin planlarında herhangi bir değişiklik olacağını düşünmüyorum” dedi.

Categories
Ekonomi

Irak Petrol Konferansı

LONDRA (AA) – Arap Petrol Eğitim Enstitüsü Danışmanı Shawki al–Khalisi, Irak’ın petrol yatırımları için özel bir fon oluşturması gerektiğini belirterek, “Irak’ın tek yönlü petrole dayalı bir ekonomik yapıdan çıkmak için elinden geleni yapması gerekiyor.” dedi.

İngiltere’nin başkenti Londra’da düzenlenen Irak Petrol Konferansı’nda Irak’ın enerji sektörü ve ülkenin ekonomik geleceği ele alındı.

Konferansın konuşmacılarından Arap Petrol Eğitim Enstitüsü (OAPEC) Danışmanı Shawki al–Khalisi, “Irak 1980 ve 90’lardaki petrol fiyatlarındaki krizlerden fazla etkilenmedi. Çünkü başında Körfez Savaşı ve yaptırımlar gibi daha ciddi sorunlar vardı. Fakat 2015’e geldiğimizde petrol fiyatlarındaki düşüşün etkilerini gerçekten hissetmeye başladık.” dedi.

Al-Khalisi, “Gördüğüm kadarıyla eğer petrol ikinci bir enerji kaynağı haline gelirse, Irak bu durumdan daha da olumsuz etkilenecektir. Bunun iki sebebi olabilir; ilki küresel ısınma yüzünden daha sıkı çevresel düzenlemelerin uygulanması, ikincisi ise ekonomik rekabet” değerlendirmesinde bulundu.

Al-Khalisi, Irak’ın petrol yatırımları için özel bir fon oluşturması gerektiğini belirterek, “Irak’ın tek yönlü petrole dayalı bir ekonomik yapıdan çıkmak için elinden geleni yapması gerekiyor.” dedi.

Basra Bölgesi Konseyi Üyesi Ali Shaddad al-Fares, “Basra her zaman bölge için stratejik olarak son derece önemli oldu. Irak’ın ekonomik geleceği için Basra kilit önem taşıyor.” ifadelerini kullandı.

Basra’nın tek başına Irak petrol rezervlerinin yaklaşık yüzde 59’una, doğalgaz rezervlerinin ise yüzde 70’ine sahip olduğunu belirten al-Fares, “En büyük petrol üretim sahaları ve rafineriler Basra bölgesinde bulunuyor. Ülkenin petrol üretiminin yüzde 85’ten fazlası bu bölgede yapılıyor.” şeklinde konuştu.

ABD hükümeti Enerji Kaynakları Bürosu Kıdemli Danışmanı Dr. Alex Kahl ise, “Petrol fiyatlarındaki düşüşe ve güvenlik giderlerine rağmen Irak’taki petrol operasyonları halen iyi bir hikaye sunuyor” dedi.

Irak’ın yakın vadede depolama ve keşif yatırımlarına ağırlık vermesi gerektiğini belirten Kahl, “Irak şu anda doğru adımı atıyor; Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası yardımlarıyla finansman alternatiflerini keşfediyor.” İfadelerini kullandı.

Categories
Ekonomi

Türkiye’deki doğalgaz potansiyeli umut verici

ANKARA (AA) – MURAT TEMİZER – Trakya’da doğalgaz arama çalışmaları yürüten Kanadalı Valeura Enerji’nin Üst Yöneticisi (CEO) Jim McFarland, “Türkiye, gelecek yıllarda doğalgaz üretimini önemli ölçüde artırabilir. Şirket olarak kesinlikle yerel gaz tedariği için atılan adımların ve sürecin bir parçası olacağız.” dedi.

McFarland, geçen hafta Norveç’in en büyük enerji şirketi Statoil ile Türkiye’de doğalgaz arama çalışmaları için yapılan anlaşmaya ilişkin, AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

İki şirketin Trakya’da Tekirdağ il sınırları içindeki Banarlı gaz sahasında keşif çalışmaları yürüteceğini hatırlatan McFarland, “Trakya Havzası’nda yaptığımız keşif çalışmaları için bir süredir ortak arıyorduk. Birçok büyük uluslararası şirketle ortaklık görüşmelerimiz oldu ama Statoil ile anlaştık. Bu anlaşma bizi gerçekten memnun etti.” diye konuştu.

McFarland, bölgede iki büyük kuyuda sondaj yapılacağını ve üç boyutlu sismik araştırma çalışmalarının da yürütüleceğini belirterek, “Bölgeye en az 36 milyon dolarlık bir yatırım söz konusu. Sondaj yapılacak kuyuların derinlikleri 4 ila 5 bin metre arasında değişiyor. Kuyu başına en az 10 milyon dolar harcama yapılacak ve sismik araştırmanın da 10 milyon dolara mal olması bekleniyor.” ifadelerini kullandı.

– “Statoil anlaşması pozitif gösterge”

Statoil ile yapılan anlaşmanın bölgedeki doğalgaz potansiyeli için pozitif bir gösterge olduğunu ve yeni yatırımcıları Türkiye’ye çekeceğini vurgulayan McFarland, şöyle devam etti:

“Türkiye’de henüz keşfedilmemiş iyi bir doğalgaz ve petrol potansiyeli var. Şu anda doğalgaz ihtiyacının yüzde 90’dan fazlasını ithal eden bir Türkiye var. Kısa zamanda yüzde 100 kendi gazını üretip kullanacak demek gerçekçi olmaz ancak bu konvansiyonel olmayan alanlardan birkaçı Türkiye’nin doğalgaz ithalatını azaltmaya çok önemli katkı sağlayacak. Ayrıca bunlar Türkiye’nin doğalgaz ve petrolden dolayı yükselen cari açığını da düşürecek ve biz kesinlikle yerel gaz üretimi ve tedariği için atılan adımların bir parçası olacağız.”

– “Doğuda da potansiyel var”

McFarland, 2010’dan beri Türkiye’de bulunduklarını ve çalışmalarını Trakya’ya yoğunlaştıklarını anlatarak, şunları kaydetti.

“Burada konvansiyonel olmayan gaz potansiyelinin gerçekten büyük olduğunu düşünüyoruz. Ayrıca konvansiyonel gaz için de hala potansiyel olduğuna inanıyoruz. Bu potansiyelin ne kadar büyük olduğunu söylemek zor, ama bu konuda yapılan araştırmalar mevcut. Türkiye’nin batısına yoğunlaşsak da ülkenin doğusunda da potansiyel olduğunu düşünüyoruz. Doğuda da lisanslarımız mevcut. Oradaki kaynağın çoğunlukla petrol olduğunu düşünüyoruz. Ancak bugünlerde petrol fiyatlarının düşmesi nedeniyle oradaki çalışmalara yoğunlaşamıyoruz ama Trakya’daki gaz potansiyelinin gerçekten çok iyi olduğunu düşünüyoruz. Ayrıca gaz konusunda yaptığımız iş çok masraflı da olmuyor. Biz kendimizce potansiyelin ne kadar olduğu hakkında bir fikre sahibiz. Bu nedenle oraya yoğunlaşmak daha mantıklı geliyor.”

– Banarlı bölgesi ortaklığı

Valeura şirketi ile Statoil 16 Mayıs’ta Trakya’da doğalgaz arama çalışmalarının ortaklaşa yürütülmesi için iki lisans bölgesi üzerinde anlaşmış ve bölgedeki kuyulardan birinde bu yılın sonu veya 2017’nin başında gaz çıkarılmasını planlandıklarını duyurmuştu.

Şirketler, yüzde 50’şer hisseyle ortak olduğu Banarlı bölgesinin derinliklerinde kalan gaz potansiyelini ölçecek. Söz konusu bölgedeki keşif yaklaşık 540 kilometrekarelik alanı kapsıyor.

Categories
Ekonomi

GAZBİR’de yönetim kurulu belirlendi

ANKARA (AA) – Türkiye Doğalgaz Dağıtıcıları Birliğinin (GAZBİR) yeni yönetim kurulu görev dağılımı yaptı.

GAZBİR’den yapılan yazılı açıklamaya göre, 14 Mayıs’ta olağan genel kurulda yeniden başkan seçilen Aksa Doğalgaz Üst Yöneticisi (CEO) Yaşar Arslan’ın ardından yönetim kurulu belirlendi.

GAZBİR başkan yardımcılıklarına İGDAŞ Genel Müdürü Mehmet Çevik, Enerya Genel Müdürü Aslan Uzun, Arsan Doğalgaz Direktörü Yaşar Çıkış ve Kolin Enerji Direktörü Hasan Erbil Doyuran getirildi.

Genel sekreterliğe Çorumgaz temsilcisi Ali İhsan Sılkım getirilirken, Kayserigaz Genel Müdürü Hasan Yasir Bora muhasip üye, AGDAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Erdem, Zorlu Doğalgaz Genel Müdürü Fuat Celepçi, PALMET Doğalgaz Direktörü Erdoğan Arkış yönetim kurulu üyesi oldu.

GAZBİR, Burhan Özcan’ın 21 Mayıs’ta BOTAŞ Genel Müdürü olarak atanması nedeniyle yerine Başkentgaz Genel Müdürü olan Ahmet Yetik’in yönetim kurulunda yer alacağını da duyurdu.

Categories
Ekonomi

“Yerli kömür ülke menfaatleri için önemli”

ANKARA (AA) – MURAT TEMİZER – Gentek Enerji Genel Müdürü Harun Bilirgen, enerji üretiminde kömür kullanımına karşı çıkmanın yanlış olduğunu belirterek, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de kömürün verimli ve çevreye en az zararlı şekilde kullanılmasını sağlayacak teknolojilerin geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

Bilirgen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye’de elektrik üretiminde kömür kullanımının kademeli olarak artırılmasının, doğalgaz ithalatını azaltacağını ifade etti.

Türkiye’de tespit edilmiş 13,5 milyar ton linyit rezervi bulunduğunu dile getiren Bilirgen, “Ülke rezervlerinin üçte ikisini oluşturan düşük kalorili linyitin verimli ve çevre dostu teknolojiler kullanılarak elektrik enerjisine dönüştürülmesi, ülke menfaatleri açısından oldukça önemli.” dedi.

Bilirgen, Türkiye’de doğalgazın evsel kullanımının yaygınlaştırılması ve elektrik üretimindeki payının da kademeli olarak azaltılması gerektiğini vurguladı.

Elektrik üretiminde ithal kömürün de önemli paya sahip olduğunu aktaran Bilirgen, “İthal kömür, genel olarak düşük nem ve kükürt ihtiva eden yüksek kalorili bir kömürdür. Bunun elektrik üretiminde kullanılmasıyla doğalgazın kullanılması stratejik olarak birbirinden farklıdır.” diye konuştu.

Bilirgen, Türkiye’nin ithal kömürü çok çeşitli tedarikçilerden alabiliyorken, doğalgazı boru hatlarıyla sınırlı olmak üzere sadece birkaç ülkeden temin edebildiğini ve bunun da Türkiye için stratejik bir risk oluşturduğunu belirtti.

– “Kömüre karşı çıkmak yanlış”

Son dönemde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’ın linyit rezervlerinin elektrik üretiminde değerlendirilmesi gerektiğine işaret ettiğini anlatan Bilirgen, bunun ülke menfaatleri için bir zorunluluk olduğunu söyledi.

Bilirgen, Türkiye’de enerji üretiminde kömürün kullanılmasına karşı çıkmanın yanlış olduğunu belirterek, “Buna karşı çıkmak yerine gelişmiş ülkelerde olduğu gibi kömürün en verimli ve çevreye en az zararlı şekilde kullanılmasını sağlayacak yöntem ve teknolojiler üzerine yoğunlaşmamız gerekiyor.” dedi.

Termik santral teknolojilerinin iyileştirilmesi gerektiğini dile getiren Bilirgen, “Ülkemiz linyit rezervlerinin elektriğe dönüştürülmesinde çevreye duyarlılık, yüksek verim ve emre amadelik gibi faktörlerin esas alınarak mevcut termik santral teknolojilerinin iyileştirilmesi gerekmektedir. Kömür hazırlama ve işleme, kazan yakma teknolojileri, emisyon, otomasyon, kontrol ve malzeme teknolojileri hususlarında mevcut termik santrallerin iyileştirme işlerinin yerli firmalarla yapılması gerekiyor.” diye konuştu.

Türkiye’nin güneydoğusundaki düşük kalite ve yüksek nemli kömüre dayalı termik santral teknolojilerinin geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Bilirgen, şunları kaydetti:

“Öncelikli yapılacak çalışma, kömürün ekonomik olarak fizibıl bir şekilde zenginleştirilerek termik santrale entegrasyonunun sağlanmasıdır. Kömür neminin kısmi olarak termik santraldeki atık ve düşük kaliteli enerji kaynaklarını kullanarak giderilmesi ve bu esnada kömür içindeki yanmayan yabancı maddelerin kömür değirmenine girmeden uzaklaştırılması, termik santral verimini ciddi oranda artıracağı gibi emisyonda da büyük düşüşler sağlayacaktır.”

Categories
Ekonomi

Bakan Albayrak, Selanik’te ikili temaslarda bulundu

ANKARA (AA) – Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Selanik’te ikili görüşmeler gerçekleştirdi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının resmi Twitter hesabında, Albayrak’ın Avrupa Komisyonu Enerji Birliğinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Maros Sefcovic ve ABD Dışişleri Enerji Koordinatörü Amos Hochstein ile ikili görüşmeler gerçekleştirdiği duyuruldu.

Görüşmelerde, Türkiye ile AB arasındaki enerji işbirliği, AB’nin enerji arz güvenliği ile bölgesel enerji konularının ele alındığı belirtildi.

Bakan Albayrak, Trans Adriyatik Boru Hattı Projesi (TAP) inşaatının resmi açılışı törenine katılmak üzere Selanik’e gitmişti.

Categories
Ekonomi

Gazprom’un 5 şirketle mahkeme süreci sürüyor

MOSKOVA (AA) – Rus enerji şirketi Gazprom’un, 5 farklı şirketle doğalgaz fiyatlarıyla ilgili mahkeme sürecinin devam ettiği bildirildi.

Gazprom’dan yapılan açıklamada, aralarında Türkiye’den BOTAŞ ile Shell ve Danimarkalı DONG Naturgas da olmak üzere 5 ayrı şirketle doğalgaz fiyatlarının revize edilmesi konusunda mahkeme sürecinin sürdüğü belirtildi.

Açıklamada, BOTAŞ ile devam eden tahkim sürecinin nasıl sonuçlanabileceğine ilişkin bir yorum yapılmazken, Danimarkalı DONG Naturgas şirketiyle ilgili duruşmanın ekim-kasım aylarında yapılacağı kaydedildi.

Shell şirketiyle devam eden mahkeme süreciyle ilgili duruşmanın Şubat 2018’de yapılacağının belirtildiği açıklamada, Ukrayna’nın Naftogaz ve Türkmenistan’ın Turkmengaz şirketleriyle doğalgaz borçlarına dair başlayan mahkeme süreciyle ilgili de gerekli adımların atıldığına yer verildi.

BOTAŞ geçen yıl, 29 Aralık 2014’ten geçerli olacak şekilde Rusya’dan alınan doğalgazın fiyat revizyonu için tahkim sürecinin başlatıldığını açıklamıştı.