Categories
Alaturka

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş'ın kabulü

ANKARA (AA) – Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu heyetini kabul etti.

Diyanet İşleri Başkanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre Başkan Erbaş, Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu heyeti ile bir araya geldi.

Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Erbaş, Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı İbrahim Şerif'e, İskeçe Müftüsü Ahmet Mete'ye ve heyetin diğer üyelerine ziyaretleri için teşekkür etti.

Diyanet İşleri Başkanlığı olarak Batı Trakya’daki Müslümanların her zaman yanlarında olduklarını ifade eden Erbaş, “Batı Trakya'da Müslümanlar deyince yüreğimiz başka atıyor. Oradaki Müslümanlar yüreğimizin bir parçası. ” ifadesini kullandı.

Kabulünden dolayı Erbaş'a teşekkür eden Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve Gümülcine Müftüsü İbrahim Şerif ise Başkan Erbaş'a bölgelerindeki dini hayat ve din hizmetleri ile ilgili bilgi verdi.

Kabulde, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Selim Argun ile Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü Kadir Dinç de hazır bulundu.

Advertisements
Categories
Alaturka

“Kadın, insanlığın kendisini gördüğü aynadır”

ANKARA (AA) – Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, “Çocuk, genç kız, eş ya da anne, hangi yaşta olursa olsun, kadın saygı görmeyi hak eder. Kadına karşı geliştirilen tutum iyiliğin, vicdanın, merhametin ve insanlığın ölçüsüdür. Kadın, insanlığın kendisini gördüğü aynadır. ” ifadelerini kullandı.

Erbaş, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

Mesajında, İslam dinine göre, insanın mükerrem ve mükemmel yaratılan bir varlık olduğuna işaret eden Erbaş, “Hazreti Adem ve Hazreti Havva'dan beri, kadın ve erkek her kul, iman edip salih ameller işlemek üzere ilahi vahye muhatap kılınmıştır. İnsan olmanın şerefini, yeryüzünü imar ve ıslah etmenin sorumluluğunu birlikte üstlenen mümin kadın ve erkek, Kur'an-ı Kerim'in ifadesiyle 'birbirlerinin velisi' yani dostu ve yardımcısıdır. ” değerlendirmesinde bulundu.

Hz. Adem'den itibaren hak ve hakikat yolunda insanlığa rehberlik eden bütün peygamberlerin, toplumlarını adalete ve merhamete davet edip, bu bağlamda olumsuz algılarla ve ön yargılarla kadını mahkum eden, onun haklarını ve saygınlığını ihlal eden her türlü inanış, düşünüş ve davranışla mücadele ettiğini aktaran Erbaş, “Peygamberimizin sünnet-i seniyyesi de kadınlar için şiddet ve baskıdan uzak, huzurlu ve adil bir hayatın nasıl inşa edilebileceğinin en mükemmel modelidir. ” vurgusu yaptı.

Çocuk, genç kız, eş ya da anne, hangi yaşta olursa olsun, kadının saygı görmeyi hak ettiğine dikkati çeken Erbaş, “Kadına karşı geliştirilen tutum iyiliğin, vicdanın, merhametin ve insanlığın ölçüsüdür. Kadın, insanlığın kendisini gördüğü aynadır. ” ifadesini kullandı.

  • “Farkındalık oluşturmak hepimizin vazifesi “

Savaşların, acıların ve zulmün bedelini en ağır biçimde ödeyenlerin kadınlar ve çocuklar olduğunu vurgulayan Erbaş, şunları kaydetti:

“Suriye'de, Yemen'de, Myanmar'da, Somali'de katledilen, eşlerini ve çocuklarını kaybeden, evi ocağı tarumar edilen; Suriye’de, Mısır’da, Filistin'de zindanlara mahkum edilen, işkence gören, her türlü yokluğa ve acıya rağmen özgürlük mücadelesi veren kadınlar, hukuka ve iyiliğe dair kurulacak her cümleyi mahcup etmektedir.

Bugün, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü münasebetiyle bir kez daha önemle belirtmek isterim ki kadınlarımızın ve kız çocuklarımızın varoluşsal değeri, saygınlığı ve dokunulmaz hakları konusunda farkındalık oluşturmak hepimizin vazifesidir. 8 Mart'ın savaş, şiddet, mahkumiyet ve yoksulluğun pençesinde hayatta kalmaya çalışan nice mağdur ve mazlum kadın için umut seferberliği oluşturması, küresel bir iyilik hareketine vesile olması hepimizin yürekten temennisidir. “

Categories
Alaturka

3. İlçe Müftüleri Kongresi

ANKARA (AA) – Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, “Camilerimiz, kürsülerimiz, minberlerimiz birlik ve beraberliğin, kardeşlik ve yardımlaşmanın muhkem kaleleridir. Asla fitneye, ayrıştırmaya, tefrikaya alet edilemez. Bu hassasiyeti gözetmeyen herkes için hukukun gereği yapılacaktır. ” dedi.

Diyanet İşleri Başkanlığınca, “Değişen Dünyada Değerlerin Korunmasında Diyanet Hizmetleri ” temalı 3. İlçe Müftüleri Kongresi bir otelde düzenlendi.

Erbaş, üç gün sürecek programın açılışında yaptığı konuşmada, dünyanın hızlı ve köklü değişimlere sahne olduğunu, bu sürece hakikat, hukuk, güven, huzur gibi değerler açısından bakıldığında insanlığın söz konusu değişimlerin ardında esasında büyük savrulmalar ve kırılmalar yaşadığını söyledi.

“Bugün insanlığın sosyal, siyasi, iktisadi alanda yaşadığı çıkmazların adını ve sebebini doğru ifade edeceksek bu tam bir değerler krizidir, medeniyet krizidir. ” diyen Erbaş, modern dönemde bu değerlerin hiçe sayıldığını belirtti.

Bugün insanlığı kapıldığı bu türbülanstan çıkarmanın yegane yolunun, kaybedilen değerleri vahyin rehberliğinde yeniden ihya ve inşa etmek olduğunu dile getiren Erbaş, bunu gerçekleştirmesi gerekenlerin de öncelikle Müslümanlar olduğunu belirtti. Erbaş, şöyle konuştu:

“Bugün Müslümanların da bir değerler krizi yaşadığını söylemek durumundayız. Kendilerini ayakta tutan ve güçlü kılan değerlerini kaybettiği için bir vücudun azaları gibi birbirine duyarlı, bir binanın tuğlaları gibi birbirine bağlı ve bir tarağın dişleri gibi yan yana olması gereken Müslümanlar maalesef imamesi kopan tespih taneleri gibi dağılmışlardır. Çözüm, meseleleri doğru bilgi ve yöntemle akıl ve ferasetle ele alarak kendi inanç ve medeniyet değerlerimizin rehberliğinde yeni bir hayat ve gelecek inşası için çalışmaktır. ”

  • “Başkanlığımız milletimizin ortak zemini ve değeri olmuştur “

Diyanet İşleri Başkanlığının vatanın huzuru için büyük gayret gösterdiğini belirten Erbaş, 3 Mart'ın Diyanet İşleri Başkanlığının 95. kuruluş yıl dönümü olduğunu söyledi.

Erbaş, köklü bir geçmişe dayanan ve uzun tarihsel tecrübelerden beslenen Başkanlığın, milletin bekası ve geleceği açısından dinin önemini ve değerini idrak etmenin neticesi olduğunu, geçen bir asırlık süreçte zaman zaman zor dönemler yaşamasına rağmen güçlü bir geleneğe sahip olmanın da etkisiyle çok büyük hizmetler yaptığını belirtti.

Diyanet İşleri Başkanlığının yetkileri ve imkanları ile dünyanın her yerinde hizmet eden küresel bir teşkilat olduğuna işaret eden Erbaş, gerçekleştirdiği uluslararası şuralar, yayınlar, toplantılar ve çalışmalar ile Müslüman azınlıkların, soydaşların ve İslam topluluklarının rehberi olduğunun altını çizdi.

Erbaş, “Diyanet İşleri Başkanlığımız, ülke içinde milli birlik ve beraberliğimizi pekiştiren, inancımızı diri tutan çalışmaları ve doğru bilgi ve kuşatıcı bir yaklaşımla yaptığı rehberlik ile milletimizin ortak zemini ve değeri olmuştur. ” dedi. Erbaş, Başkanlığın hizmetlerine ilişkin şu bilgileri aktardı:

“Başkanlık olarak yurt içinde göçmenlerin yoğun olarak yaşadıkları 10 ilden başlamak üzere tüm illerimizde, geçici barınma merkezlerinde ve askerimizin başarılı operasyonlarıyla terörden arındırılan Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı operasyonları bölgelerinde din hizmetleri, din eğitimi, dini yayın ve insani yardım faaliyetleri yürütüyoruz. Örnek olarak zikretmek gerekirse söz konusu iki bölgede seçimi ve eğitimi tamamlanan bin 850 mahalli din görevlisi Başkanlığımız koordinesinde sahih dini bilgi ile din hizmetini bölgeye ulaştırmakta, yıllarca ezan sesine hasret kalan bölgelerde tekrar Allahu ekber nidaları yankılanmaktadır. İl ve ilçelerde Aile ve Dini Rehberlik Büroları ve bu alanda istihdam edilen vaizlerimizle ailenin sağlıklı şekilde kurulmasına ve yürütülmesine yönelik dini rehberlik faaliyetlerimiz artarak devam edecektir. ”

Din istismarı konusunda bütün illerde özel ekipler tarafından seminerler ve birçok etkinlik gerçekleştirdiklerini dile getiren Erbaş, basılı ve görsel yayınları, irşat faaliyetlerini her geçen gün daha kapsamlı hale getirerek bütün vatandaşlara doğru dini bilgiyi ulaştırmaya çalıştıklarını belirtti.

  • “Her hocamızın 10 gencimize rehberlik etmesini istiyoruz “

Diyanet televizyonunun ve teşkilat bünyesinde kurdukları radyoları önemsediklerini dile getiren Erbaş, Diyanet televizyonunu herkese tanıtmak istediklerini söyledi.

Kuran kurslarına ilişkin de bilgiler veren Erbaş, 4-6 yaş Kuran kursları konusundaki çalışmaların milletin takdirini kazandığını anlattı.

Erbaş, Başkanlığın özel önem verdiği alanlardan birisinin de gençlere yönelik manevi rehberlik çalışmaları olduğunu dile getirerek, “Her hocamıza 10 gencimiz emanet projesiyle eğitiminden, dini ve ahlaki gelişiminden, kitap okuma alışkanlığı kazandırmaktan, geleceğine rehberlik etmeye varıncaya kadar her hocamızın 10 gencimize rehberlik etmesini istiyoruz. ” diye konuştu.

Şehirlerdeki bütün öğrencilerin o şehrin müftüsünü tanımasını istediklerini vurgulayan Erbaş, bütün gençleri aynı derecede önemli ve değerli gördüklerini belirtti.

İnsanlığın ufkunu İslamın ilkeleriyle aydınlatmak sorumluluğunun, “İslamın doğru anlaşılması “, “doğru anlatılması ” ve “yaşanması ” olmak üzere üç boyutu olduğunu anlatan Erbaş, bu üç boyuttan birincisi olarak ifade edilen “İslamın doğru anlaşılması ” konusunda sahih bilginin topluma ulaştırılmasının hayati öneme sahip olduğunu vurguladı. Erbaş, “Dinin, bilgisizliğe ya da sağlam temellere dayanmayan yaklaşımlara terk edilmesinin ağır faturasını, doğru şekilde karşılanmayan her ihtiyacın istismara açık olduğunu, bugün daha yakından görmekteyiz. ” diye konuştu.

Üç boyutun ikincisinin, İslamın hikmetle güzel sözle en uygun yöntemle anlatılması olduğunu kaydeden Erbaş, merhametle müjdeleyen, hakikatle uyaran, ikna edici bir metotla açıklayan bir yaklaşımla sevdirerek ve nefret ettirmeden İslamı anlatmanın tebliğin en önemli boyutu olduğunu belirtti. Erbaş, sosyal gerçeklikleri ve öncelikleri dikkate almayan, kaba, sert ve dışlayıcı bir üslubun, nebevi metoda da doğru iletişimin ilkelerine de aykırı olduğunu söyledi.

Üçüncü boyutun ise İslam'ın yaşanan bir hayata ve ahlaka dönüştürülmesi olduğunu dile getiren Erbaş, İslam bir hayat dini, Kuran-ı Kerim'in bir hayat kitabı olduğunu belirtti. Erbaş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“İslam bütün müminlerin, hepimizin ortak inancıdır ve en büyük değeridir. Diyanet İşleri Başkanlığı her türlü siyasi, ideolojik görüşün üstünde, hiçbir mezhep-meşrep ayrımı yapmadan, milletimizin birlik beraberlik, kardeşlik ve yardımlaşma ilkeleriyle huzur ve güven içinde yaşaması için bütün mensuplarıyla ve imkanlarıyla çalışmalarına devam etmektedir. Bizler bütün hizmetlerimizde, tutum ve tavırlarımızda, söylem ve eylemlerimizde, her türlü siyasi, etnik yapının dışında, kardeşliği ve toplumsal dayanışmayı esas alıyoruz.

Diyanet İşleri Başkanlığı, İslamın kapsayıcı ve büyük aidiyeti doğrultusunda milletin birliği ve beraberliğini esas alarak hizmetlerini yürütmektedir. Camilerimiz, kürsülerimiz, minberlerimiz birlik ve beraberliğin, kardeşlik ve yardımlaşmanın muhkem kaleleridir. Asla fitneye, ayrıştırmaya, tefrikaya alet edilemez. Bu hassasiyeti gözetmeyen herkes için hukukun gereği yapılacaktır. ”

Tekfir, tefrik, tehdit, tahrik, tahkir, şiddet ve nefreti esas alan söz ve eylemleri asla tasvip etmediklerini ve meşru bulmadıklarını, İslami anlayışa uygun görmediklerini belirten Erbaş, şunları ifade etti:

“Milli birlik ve beraberliğimizi zedeleyen, barış ve huzuru bozan, ayrıştırıcı ve tefrikaya sebep olan anlayışlar İslami olamaz. Diğer yandan toplumun genelini ilgilendirmeyen tarihte kalmış, belki özel alanda ilim adamlarının konusu meseleleri kamuoyu önünde tartışarak milletin zihnini meşgul etmeye de kimsenin hakkı yoktur. Bu da bir nevi din istismarıdır. Dolayısıyla dinimiz konusunda konuşan yazan herkes hakikate ve nezakete bağlı kalmak, birlik ve beraberlik duygularına sadık olmak zorundadır. ”

  • “İslamın izzetini ve sorumluluğunu taşıyoruz “

Erbaş, tarihten bugüne “müftü ” kelimesinin karşılıklarına bakıldığında ağır bir mesuliyetin altına girildiğini gördüklerini belirterek, müftünün, “Allah adına imza atan kişi “, “Beyan vazifesini eda konusunda Peygamberin halifesi “, “Fetva verdiği meselenin alimi “, “Taklit ederek değil, bilgi üreterek fikir inşa eden ve çözüm üreten kişi “, “Önceki içtihatları değerlendirirken kendi görüşünü kaybetmeyen, nazar ve istidlal kudretine ve melekesine sahip kişi ” anlamlarını kendisinde barındırdığını söyledi.

Müftünün idareci, yönetici olmasının yanında aynı zamanda bir alim ve önder olduğuna dikkati çeken Erbaş, “İslamın izzetini ve sorumluluğunu taşıyoruz. İlmi ve bilgiyi geleceğimizi aydınlatacak meşale olarak görüyoruz. Ümmetin vahdetini, birlik ve beraberliğimizi ana gaye ediniyoruz. Başkanlığımızı milletimize ve insanlığa hizmet için yegane imkan olarak görüyoruz. ” dedi.

Erbaş, müftülere, görev yaptıkları ilçenin din hizmetleri açısından ihtiyaç tespitini mutlaka yapmaları hususunda uyarılarda bulunarak, “Aile yapısı, boşanma oranı, aile sorunları, gençliğin durumu, sokak çocukları, uyuşturucu, göç ve mülteciler, zararlı alışkanlıklar gibi benzeri alanlarda hızlıca ve kapsamlı olarak bilgi edinmelisiniz. Sonra her bir alana yönelik çalışma planınız olmalıdır. Vaaz-irşat konuları, yerel sorunlar ve ihtiyaçlara göre hazırlanmalıdır. ” ifadesini kullandı.

Başlatılan işleri başarabilmenin en temel şartının samimiyet olduğunu dile getiren Erbaş, “Doğru dini bilgi ile milletimizi donatmazsak, o boşluğu nasıl din istismarcılarının aldığını ve giderek bir terör örgütüne dönüştüğünü, giderek bir FETÖ'ye, DEAŞ'a dönüştüğünü, bunu yaşayarak gördüğümüzü yeniden sizlere hatırlatmak ve bunun tedbirlerini sürekli uyanık olarak almak zorunda olduğumuzu ifade etmek istiyorum. ” değerlendirmesinde bulundu.

Programa, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay da katıldı.

Categories
Alaturka

“Milletimizin yerli ürünleri öncelikli tercih etmesi lazım”

ANKARA (AA) – Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, “Sanayicilerimizin daha fazla mal üretmesi lazım. Milletimizin de yerli ürünleri öncelikli tercih etmesi lazım, bunu vaazlarımızda, hutbelerimizde teşvik ediyoruz. ” ifadesini kullandı.

Diyanet İşleri Başkanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre Erbaş, Sincan Müftülüğünce düzenlenen “Türkiye Diyanet Vakfı Tanıtım Toplantısı “nda sanayici ve iş insanlarıyla bir araya geldi.

Kuran-ı Kerim tilaveti ile başlayan toplantıda Diyanet İşleri Başkanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürü Haydar Bekiroğlu, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfının (TDV) birlikte yürüttüğü projelerle ilgili bir sunum gerçekleştirdi.

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, burada yaptığı açıklamada Hazreti Peygamberin, “Kazancın onda dokuzu ticarette ve cesarettedir ” hadisini hatırlatarak, İslam'da helalinden rızık elde etmek için çalışmanın teşvik edildiğini belirtti.

Başkan Erbaş, geçen ağustos ayında yerli ürünlerin daha fazla kullanılmasını teşvik etmek için bütün il ve ilçe müftülüklerine bir genelge gönderdiklerini hatırlatarak, “Sanayicilerimizin daha fazla mal üretmesi lazım. Milletimizin de yerli ürünleri öncelikli tercih etmesi lazım. Bunu vaazlarımızda, hutbelerimizde teşvik ediyoruz. ” şeklinde konuştu.

Ticaretin ve helal kazancın önemine değinen Erbaş, şunları kaydetti:

“Nasılki işçinin hakkını alnının teri kurumadan vermenin önemini anlatıyorsak sizlerin de onlara emanet ettiğiniz işe sahip çıkmasını da anlatıyoruz. İşçi ve işveren münasebetleri çok önemli, herkes görevini yerine getirecek. ”

Programa, Diyanet İşleri Başkan yardımcıları Osman Tıraşçı, Burhan İşliyen ve davetliler katıldı.

Categories
Kültür Sanat

Almanya'da “Dünden Bugüne” fotoğraf sergisi

KÖLN (AA) – Almanya'nın Köln kentindeki Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) Genel Merkezi'nde “Dünden Bugüne ” isimli fotoğraf sergisi açıldı.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş ile Türkiye'nin Berlin Büyükelçisi Ali Kemal Aydın'ın açılışını yaptığı sergide, DİTİB'in kuruluş süreci ile Köln Merkez Camisi'nin yapım aşamalarını anlatan fotoğraflar yer alıyor.

DİTİB Başkan Vekili Ahmet Dilek, serginin 34 yıllık bir geçmişe ışık tuttuğunu ve sergilenen fotoğraflarla tarihi canlı tutmaya çalıştıklarını söyledi.

Merkezin sergi salonunda açılan ve 60 fotoğrafın yer aldığı sergi 20 Ocak'a kadar gezilebilecek.

Sergi daha sonra Köln Ehrenfeld Tasarım Parkuru (Passagen/Interior Design Week Köln 2019) kapsamında sanatseverlerin beğenisine sunulacak.

Categories
Alaturka

Diyanet TV Tanıtım Gecesi

ANKARA (AA) – Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, “Biz, Diyanet İşleri Başkanlığı olarak sahih dini bilgi ile İslam'ın en doğru şekilde anlatılması ve istismarın önüne geçilmesi hususunda Diyanet TV'miz ve diğer bütün imkanlarımızla çalışacağız. ” dedi.

Erbaş, Türkiye Diyanet Vakfı Konferans Salonu'nda düzenlenen, “Diyanet TV Tanıtım Gecesi “nde yaptığı konuşmada, din hizmetlerine, müstakil bir televizyon kanalıyla katkıda bulunma hedefine ulaştıklarını belirtti.

Diyanet İşleri Başkanlığının kuruluş gayesi, anayasal görevi olan “toplumu din konusunda aydınlatma ” sorumluluğu çerçevesinde yapılan hizmetlere değinen Erbaş, bu kapsamdaki önemli imkanlardan birisinin de yayın hizmetleri olduğunu ifade etti.

  • “Din ve medya ilişkisi göz ardı edilemez “

Erbaş, yayın hizmetleri alanında basılı, süreli, sesli ve görüntülü eserleri insanlığın hizmetine sunduklarına işaret ederek “Elbette Kur'an ve sünnetin rehberliğinde, İslam'a ve insanlığa hizmet aşkı, zamanla ve mekanla sınırlandırılamaz. Bu bağlamda, televizyon ve radyo, internet ve sosyal ağlar gibi bütün teknolojik imkanlardan yararlanılması gerektiği de açıktır. Nitekim bugün, haberleşme araçlarının ve tekniklerinin oldukça geliştiği, iletişimin tarihte hiç olmadığı kadar hızlı ve kolay hale geldiği bir dünyada yaşıyoruz. Böyle bir ortamda, insana ait en temel olgu ve gerçeklik olarak din, ülkemizde, İslam dünyasında ve küresel ölçekte medyanın ana konularından biri haline gelmektedir. Dolayısıyla din ve medya ilişkisi hem yaşanan hayat hem de iletişim alanı açısından göz ardı edilemez bir durum arz etmektedir. ” diye konuştu.

Yayın faaliyetlerinin bütün yeryüzü ve insanlıkla muhatap olmak anlamına geldiğini kaydeden Erbaş, bu durumun barındırdığı imkanlar, zorluklar ve risklerin bir bütünlük içinde ve iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Erbaş, konuşmasına şöyle devam etti:

“Mesela bugün Müslümanlar, özellikle medya üzerinden küresel ölçekte bir ötekileştirmeye ve istismara maruz kalmaktadır. İslamofobi üzerinden bir endüstriye dönüşen bu durum, İslam'ın yanlış anlaşılmasına, yanlış algılanmasına ve İslam'ın hakikatlerine muhtaç insanların yanılmalarına neden olmaktadır. İslam'ı temsil etmesi mümkün olmayan çeşitli batıl, sapkın yapı ve akımlar, medya ve dijital platformlar üzerinden zararlı faaliyetler ve yanlış propagandalarla İslam'a, Müslümanlara ve insanlığın aydınlık geleceğine zarar vermeye devam etmektedir. DEAŞ, FETÖ, PKK, Boko Haram, Şebab gibi terör örgütleri bunun açık örnekleridir. Oysa söz konusu örgütlerin ve benzer yapıların faaliyetlerinin, hakikat, huzur ve güven dini olan İslam ile hiçbir ilgisi olamaz. ”

Medya ve dijital araçlar üzerinden hakikati ve dini konuşmanın çok daha büyük bir dikkat ve hassasiyet gerektirdiğini vurgulayan Erbaş, sembol ile gerçek arasında kurulan ilişkiden dolayı inanç ve medeniyet değerlerinin, dini sembollerin veya kişiliklerin özensiz şekilde ele alınmasının, zaman zaman gerçeğe ve toplumsal değerlere karşı ön yargılı, müstehzi ve gelişigüzel bir tavrın oluşmasına sebep olduğunu bildirdi.

  • “Popülist yaklaşımlardan, gereksiz tartışmalardan kaçınmalı “

Erbaş, “İslam'ın kavramlarını ve söylemlerini, dini kisve veya kimlik ile öne çıkan kişileri medyanın argümanları içinde kullananlar, hakikate ve milletimizin değerlerine karşı sorumluluk bilinci ile hareket etmelidir. Aynı şekilde medyada dini konularda konuşan yazan herkes, İslam'ın doğru anlaşılmasına, yaşanmasına ve güzel ahlakın yaygınlaşmasına katkı sunmalı, inancımız konusunda yanlış anlamalara yol açacak hatalı söz ve eylemlerden, popülist yaklaşımlardan, gereksiz ve kafa karıştırıcı tartışmalardan kaçınmalıdır. Dolayısıyla başta medya organlarımız olmak üzere bütün vatandaşlarımız, çeşitli menfaatler için dini kavramları kullanarak istismar eden, din üzerinden kendini, yanlış düşünce ve davranışlarını meşrulaştırmaya çalışan kişi ve gruplara karşı dikkatli olmalıdır. Biz, Diyanet İşleri Başkanlığı olarak sahih dini bilgi ile İslam'ın en doğru şekilde anlatılması ve istismarın önüne geçilmesi hususunda Diyanet TV'miz ve diğer bütün imkanlarımızla çalışacağız. Aynı zamanda bu hususta isteyen kişilere ve kurumlara her türlü desteği vermeye de hazırız. ” ifadelerini kullandı.

Diyanet TV'nin yayın ilkelerine değinen Erbaş, “Hikmetli bir gönül dili ile dinimizin hakikatlerini ülkemizde ve dünyada isteyen herkese ulaştırmak istiyoruz. Mezhep, meşrep, siyasi görüş ve düşünüşlerin, günü birlik tartışma ve gerilimlerin ötesinde, reklam ve propaganda dilinden uzak, kuşatıcı ve kucaklayıcı eksende yayın yapmayı önemsiyoruz. İslam'ın hakikatlerini, kültürel değerlerimizi, güzel ahlakı ve toplumsal duyarlılıkları dikkate alarak, birlikte yaşama ahlak ve hukukunu pekiştiren, özellikle aile yapımızı koruyan ve güçlendiren yayınlar yapmayı temel ilkelerimiz olarak benimsiyoruz. ” diye konuştu.

Erbaş, vatandaşları, yurt içinde ve dışında din hizmeti sunan bütün hocaları Diyanet TV'yi izlemeye, değerlendirmeye ve tanıtmaya davet etti.

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Huriye Martı ise Diyanet İşleri Başkanlığınca radyo ve TV hizmetleriyle ilgili kamuoyu araştırması yaptıklarını belirterek, araştırma sonuçlarına göre en çok izlenen televizyon kanalları arasında Diyanet TV'nin 15. sırada, dini tematik kanallar arasında ise birinci sırada yer aldığını kaydetti.

Program, Diyanet TV'nin röportaj yayınları ve Fatih Koca'nın Tasavvuf Musikisi Konseri ile sona erdi.

Categories
Alaturka

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş'ın kabulü

ANKARA (AA) – Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, “Çocukların, gençlerin daha nitelikli yetişmesi noktasındaki düşüncelerimiz ve gayretlerimiz, o bölgedeki Müslüman kardeşlerimize sahih dini bilgiyi ulaştıralım, doğru dini bilgiye sahip olsunlar. Kur'an ve sünnet çizgisinde gençler yetişsin, amacımız budur. ” ifadesini kullandı.

Diyanet İşleri Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Prof. Dr. Ali Erbaş, Bulgaristan Başmüftüsü Dr. Mustafa Hacı Aliş ve beraberindeki heyeti makamında kabul etti.

Ziyarette konuşan Erbaş, Bulgaristan'da yaşayan Müslümanların gerçek dini bilgiyle buluşması noktasında, Bulgaristan Başmüftülüğüne önemli görevler düştüğünü söyledi. Erbaş, “Çocukların, gençlerin daha nitelikli yetişmesi noktasındaki düşüncelerimiz ve gayretlerimiz, o bölgedeki Müslüman kardeşlerimize sahih dini bilgiyi ulaştıralım, doğru dini bilgiye sahip olsunlar. Kur'an ve sünnet çizgisinde gençler yetişsin, amacımız budur. İnşallah bu doğrultuda Cenabıhak ne kadar fırsat verirse, o fırsatları değerlendirmeye çalışacağız. ” diye konuştu.

Bulgaristan Başmüftüsü Aliş de Başkan Erbaş'a, kendilerini kabulünden dolayı teşekkür ederek, tüm Müslümanların Türkiye'den ve Diyanet İşleri Başkanlığından büyük beklentileri olduğunu belirtti.

Bulgaristan'da yaşayan Müslümanlar için sundukları din hizmetinde, Diyanet İşleri Başkanlığının tecrübelerinden yararlandıklarını belirten Aliş, “Bu konuda Diyanet'e teşekkür ediyorum. Biz Diyanet'i örnek alıyoruz. Uzun yıllar beraber aynı devlette yaşamışız, aradan bir sınır geçmiş. Biz de sınırın o tarafında kalmışız ama gönüller beraber. ” değerlendirmesinde bulundu.

Kabulde, Dış İlişkiler Genel Müdürü Erdal Atalay da hazır bulundu.

  • 15 Temmuz Şehitler Yatılı Erkek Hafızlık Kur'an Kursu açıldı

Bu arada Erbaş, Sincan İlçe Müftülüğüne bağlı 15 Temmuz Şehitler Yatılı Erkek Hafızlık Kur’an Kursu'nun resmi açılışına katıldı.

Başkan Erbaş, açılışta yaptığı konuşmada, kursun hayırlı olması temennisinde bulundu.

Açılış kurdelasının kesilmesinin ardından Erbaş, kursta eğitim gören öğrencilerin derslerine girerek, “El birliği ile Allah yolunda çalıştığımız müddetçe Allah bizim yolumuzu açacaktır. Allah için çok çalışın ve yorulmayı lügatınızdan çıkarınız. Daha heyecanlı, gayretli ve çalışkan olmalısınız. Eğer sizler bu yolda azimle, gayretle yürürseniz sadece kendinize değil, milletimize ve insanlığa faydanız olacak. Kur'an'a hizmet eden, insanlığa hizmet etmiş sayılır. ” ifadelerini kullandı.

Açılışa, Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü Kadir Dinç, Ankara İl Müftüsü Mehmet Sönmezoğlu, Sincan Kaymakamı Abdullah Küçük ve Sincan Belediye Başkanı Murat Ercan da katıldı.

Erbaş, açılışın ardından Sincan İlçe Müftüsü Mevlüt Topçu'yu ziyaret ederek yeni görevi için hayırlı olsun dileklerini iletti.

Daha sonra Etimesgut İlçe Müftülüğünü ziyaret eden Erbaş, Etimesgut İlçe Müftüsü Yunus Can'dan çalışmalar hakkında bilgi aldı.

Ziyarette Etimesgut Kaymakamı İzzettin Sevgili ile Etimesgut Belediye Başkanı Enver Demirel de hazır bulundu.

Categories
Alaturka

2019 yılı hac protokolü Mekke'de imzalandı

ANKARA (AA) – Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Muhammed Salih bin Tahir Benten ile 2019 yılı hac protokolünü Mekke'de imzaladı.

Diyanet İşleri Başkanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Başkan Erbaş, beraberindeki heyetle 2019 yılı hac organizasyonuna ilişkin temaslarda bulunmak üzere gittiği Mekke'de, Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Benten ile bir araya geldi.

Prof. Dr. Erbaş, Tahir Benten ile gerçekleştirdiği görüşmede, hac veya umre ibadetini gerçekleştirmek üzere Suudi Arabistan'a gelen Türk hacı adaylarına 2018'de sunulan hizmetlere, yaşanan sıkıntılar ve çözüm önerilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Görüşmede, 2019 yılı hac organizasyonunun rahat ve huzurlu bir şekilde yapılabilmesi için ulaşım, sağlık ve konaklama ile hacı adaylarının pasaportlarıyla ilgili prosedürlerin iyileştirilmesi gibi pek çok konuda sunulacak hizmetler ele alındı.

Ali Erbaş, 2018 hac organizasyonunun başarılı bir şekilde düzenlenmesinden dolayı Benten'e teşekkür etti.

  • Diyanet hizmet kalitesini artırıyor

Muhammed Salih bin Tahir Benten ise Diyanet İşleri Başkanlığının hizmet kalitesini her yıl artırdığını, başarılı bir organizasyon yaptığını ve bu yönüyle de diğer İslam ülkelerine örnek hizmetler sunduğunu belirterek, Başkan Erbaş'a teşekkür etti.

Değerlendirme ve görüşmelerin ardından 2019 yılı hac protokolü, Erbaş ve Benten tarafından imzalandı.

Görüşmede, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Osman Traşcı, Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürü Enver Günenç, Hac Hizmetleri Daire Başkanı Remzi Bircan ve Cidde Din Hizmetleri Ataşe Vekili Süleyman Sarı yer aldı.

  • 2019 yılı hac müracaatları

Diyanet İşleri Başkanlığı, 2019 hac organizasyonu takvimini de açıkladı. 8 Aralık 2018'de başlayan 2019 yılı hac organizasyonu başvuruları 14 Aralık'a kadar devam edecek.

Hacca ilk kez gidecekler başvurularını, belirtilen tarihler arasında ilgili bankalara online veya doğrudan 20 lira ön kayıt ücretini yatırdıktan sonra Başkanlığın “www.hac.gov.tr ” internet adresinden elektronik ortamda veya il, ilçe müftülüklerine form dilekçe aracılığı ile yapabilecek.

Hacı adaylarının, varsa kuraya birlikte katılmak istedikleri kişileri, internet adresinden elektronik ortamda veya müracaat formunda mutlaka belirtmeleri gerekiyor.

Adaylar başvurularında, belirledikleri bütçeye göre “oda tercihli ” veya “otel ” konaklama türlerinden birini tercih edebilecek.

Hacı adaylarının başvuruda belirledikleri hac konaklama türlerinde sonradan bir değişiklik yapılmayacak.

2018'de hac kurasına katılıp kesin kayıt hakkı elde edemeyen hacı adaylarının kayıt yenileme işlemleri yine aynı tarihler arasında Başkanlık tarafından yapılacak.

Kaydı Başkanlıkça yenilenen hacı adayları, 14 Aralık 2018'e kadar il ve ilçe müftülüklerine müracaat ederek adres, konaklama türü veya iletişim bilgilerinde değişiklik yapabilecek.

Vatandaşlar, hac başvuruları ile ilgili detaylara “www.hac.gov.tr ” adresinden ulaşabilecek.

2019 yılı hac kuraları, 28 Aralık 2018 Cuma günü çekilecek.

Categories
Alaturka

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş:

MARDİN (AA) – Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Mardin'de hayırseverlerce yaptırılan cami ile kız Kur'an kursunun açılışını yaptı.

Erbaş, Nusaybin ilçesindeki Hacı Abdulkadir Zeynebe Camisi'nin açılış törenindeki konuşmasında, camiyi yaptıran hayırsever Hacı Abdulkadir Yıldırım'a teşekkür etti.

Erbaş, şöyle konuştu:

“Rabbimiz, 'Camileri ancak Allah'a, mağfiret gününe inananlar, namazlarını kılanlar, zekatlarını verenler yaptırırlar.' buyuruyor. İşte kıymetli Abdulkadir Yıldırım Bey, bu müjdeye nail olmuş, camiyi yaptırmış. İnşallah nice insanlar bu camide namaz kılarlar, rüku ederler, secde ederler. Çocuklarımız, gençlerimiz bu camide İslam’ı öğrenir. Yaz Kur'an kurslarında hafta sonu kurslarda cıvıl cıvıl bu cami dolar taşar inşallah. ”

Erbaş, Hazreti Muhammed'in Mekke'den Medine'ye hicretinin ardından ilk olarak Mescid-i Nebevi ve suffeyi inşa ettiğini anımsatarak, “Biz istiyoruz ki camilerimiz hem ibadetimizi yapmak için hem de dinimizi öğrendiğimiz mektepler, medreseler gibi bizlere hizmet etsin. Bu camimizin temelinden tamamlanmasına kadar yapılmasını sağlayan hayırseverimizden ve bütün geçmişlerinden Allah razı olsun. Rabbim bu camimizden ezanları eksik eylemesin. ” ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından Erbaş, Nusaybin Kaymakamı Mehmet Balıkçılar, İl Müftüsü İsmail Çiçek ve vatandaşlarla caminin açılışı gerçekleştirildi.

Erbaş, daha sonra Artuklu ilçesine geçerek Abdulkadir-Menci Duyan Kız Kur'an Kursu'nun açılışını yaptı.

Açılışın ardından Mardin Valisi Mustafa Yaman ile Mardin Büyükşehir Belediyesi Gençlik Merkezi'ni ziyaret eden Erbaş, merkezin müdürü Burak Bahadır Tuzlu'dan bilgi alarak, sohbet ettiği gençlere bazı tavsiyelerde bulundu.

Categories
Alaturka

Diyanet İşleri Başkanı'ndan Kudüs ve Mescid-i Aksa için ortak çalışma önerisi

DOHA (AA) – Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) ile Katar Vakıflar Genel Müdürlüğü arasında Kudüs ve Mescid-i Aksa için ortak çalışma yapılması önerisinde bulundu.

Katar ziyaretinin ikinci gününde Katar Hayır Kurumu ile Katar Vakıflar ve İslam İşleri Bakanlığı'na bağlı Vakıflar Genel Müdürlüğü'nü ziyaret eden Erbaş, TDV ile Katar yardım kuruluşları arasında iş birliği yapılması konusunda görüşmeler gerçekleştirdi.

Katar Hayır Kurumu İcra Kurulu Başkanı Yusuf bin Ahmed el-Kuvari ile görüşen Erbaş, burada yaptığı açıklamada, TDV'nin yaklaşık 45 yıldır hem eğitim hem hayır hizmetleri alanında çok büyük çalışmaları olduğunu belirtti.

Vakfın, Kur'an-ı Kerim bulunmayan coğrafya kalmaması için 1 milyon Kur'an-ı Kerim bastırarak dünyadaki bu bölgelere ulaştırdığını ifade eden Erbaş, yine Türkiye’de bulunan 4 milyona yakın Suriyelinin iaşesi ve eğitimi noktasında TDV'nin çok büyük desteği olduğunu söyledi.

Sosyal destek ve eğitim merkezi kurarak Suriyeli muhacirlerin çocuklarına eğitim hizmeti verdiklerini aktaran Erbaş, ayrıca Uluslararası İmam Hatip ve Uluslararası İlahiyat projeleriyle de vakıf olarak 3 bin civarında öğrenciye destek verdiklerini kaydetti.

Erbaş, “Bu öğrenciler 103 ayrı ülkeden getirilip Türkiye'de okutulmaktadır. Diyanet Vakfı'nın yurt dışında yaptırmış olduğu camiler var. 16 ülkede cami inşaatlarını devam ettirmektedir. İnşallah bu yardımlaşmaların ve projelerin çok önemli faydaları olacağını düşünüyoruz. ” dedi.

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, TDV ile Katar Hayır Kurumu arasında iş birliği yapılmasının da olumlu sonuçlar doğuracağını belirtti.

– “Türkiye hayır konularında başta koşan bir ülke “

Katar Hayır Kurumu İcra Kurulu Başkanı Kuvari ise Türkiye ile derin bağları olduğunu ifade ederek, “Hayır işlerinde iş birliği için hazırız. Bu da Katar Hayır Kurumu'nun misyonuna uygun bir davranış olur. Sizin Suriye halkına sunduğunuz destek ve hizmetlerin onda birine bile ulaşamayız. Türkiye hayır konularında başta koşan bir ülke. İş birliğinin oluşmasından mutluluk ve memnuniyet duyarız. ” diye konuştu.

– Erbaş'ın Katar Vakıflar Genel Müdürlüğü ziyareti

Katar ziyareti kapsamında Vakıflar Genel Müdürlüğü'nü de ziyaret eden Erbaş, burada yaptığı açıklamada, vakıfların, İslam tarihinin bütün aşamalarında medeniyetimizin en önemli unsurlarından biri olduğunu söyledi.

Erbaş, “Peygamberimiz döneminde ve sonrasında vakıfların hayır hasenatı ulaştırma noktasında ne kadar katkı sağladığını görüyoruz. Osmanlı devletine vakıf medeniyeti diyebiliriz. Bütün bu anlayışlardan hareketle Türkiye'de kurulmuş şu anda yüzlerce vakıf var. Bunlardan en büyüğü 43 sene önce kurulan Türkiye Diyanet Vakfı'dır. 43 yıldır yapmış olduğu hayır ve eğitim hizmetleri, binlerle ifade edilen çok büyük hizmetleri yapmaya devam etmektedir. Türkiye'de bin 2 şubesi olan en büyük vakıftır. Her müftülük, vakfın bir şubesidir. ” dedi.

TDV'nin yurt içinde ve yurt dışında önemli çalışmalara imza attığını ifade eden Erbaş, “Mescid-i Aksa ve Kudüs projelerinin ortak yürütülmesi konusunda Katar Vakıflar Genel Müdürlüğü ile ortak proje yapabiliriz. ” diye konuştu.

Katar Vakıflar Genel Müdürü Dr. Halid bin Muhammed bin Ganim Al Sani ise Katar'daki vakıflar ile ilgili Erbaş'a bilgi aktararak, “Bizim ortak noktalarımız mevcuttur. Bu noktalar arasında iş birliği yapabiliriz. Rabbim hayırlara vesile eylesin inşallah. ” ifadesini kullandı.