Categories
Alaturka Gazetesi

Diyanet İşlerinde ilk kadın başkan yardımcısı

ANKARA (AA) – Diyanet İşleri Başkan Yardımcılığına atanan ilk kadın başkan yardımcısı Prof. Dr. Huriye Martı, görevine başladı.

Diyanet Basın Müşavirliğinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Martı'nın göreve başlaması dolayısıyla Diyanet İşleri Başkanlığında tören düzenlendi.

Törende konuşan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, ülke tarihinde ilk defa bir kadının kurumun Başkan Yardımcısı olarak atandığına dikkati çekerek, Martı'ya başarılar diledi.

Martı'nın bu görevde bulunmasının, ülke nüfusunun yarısını oluşturan kadınların temsili açısından da bir anlam taşıdığını ifade eden Erbaş, teşkilat içerisinden biri olan Martı'nın 3 yıl daire başkanlığı yaptığını, son 3 yıldır da başkanlık müşaviri görevinde bulunduğunu hatırlattı.

Erbaş, Martı'nın akademisyenliğinin büyük bir artı olduğunu, akademisyen olarak ürettiği bilgileri şimdi de sahada uygulama fırsatı bulacağını kaydetti.

– “Her türlü gayreti göstereceğim ”

Prof. Dr. Martı da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, Başbakan Binali Yıldırım'a, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ'a ve Erbaş'a teşekkür ederek, görevini hakkıyla ifa edebilmek için elinden gelen her türlü gayreti göstereceğini vurguladı.

Törene Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı Dr. Ekrem Keleş, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Osman Tıraşçı ve Yrd. Doç Dr. Selim Argun ve Başkanlığın üst düzey yöneticileri katıldı.

Categories
Alaturka Gazetesi

Irak-İran sınırındaki deprem

ANKARA (AA) – Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, “Diyanet İşleri Başkanlığı olarak, böyle elim bir afete maruz kalan kardeşlerimizin acısını yürekten paylaşıyor, kendilerine sabır ve metanet diliyorum. ” ifadelerini kullandı.

Irak-İran sınırındaki deprem dolayısıyla bir mesaj yayımlayan Erbaş, dün gece meydana gelen depremde çok sayıda ölü ve yaralı olduğu bilgisini aldığını belirtti.

Hayatını kaybedenlere Cenabı Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar, dost ve kardeş İran ve Irak halkına başsağlığı dileyen Erbaş, şunları kaydetti:

“Diyanet İşleri Başkanlığı olarak, böyle elim bir afete maruz kalan kardeşlerimizin acısını yürekten paylaşıyor, kendilerine sabır ve metanet diliyorum. Kardeşlerimizin yanında ve her türlü yardıma hazır olduğumuzu ifade ediyor, bir daha böyle acılar yaşanmamasını Rabb'imizden niyaz ediyorum. ”

Categories
Alaturka Gazetesi

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş:

ANKARA (AA) – YUSUF İZZETİN ÇELEBİ / AYNUR EKİZ – Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, bu sene 29 Kasım'da Mevlid Kandili gecesinin daha canlı etkinliklerle, birkaç güne yayarak ve konferanslar, paneller düzenleyerek bir başlangıç yapacaklarını belirterek, “İnşallah 2018'de, 19 Kasım'da Mevlid-i Nebi Haftası şeklinde kutlanmaya başlayacak. ” dedi.

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Başkanlığın çalışmaları hakkında bilgi verdi, güncel konuları değerlendirdi.

Erbaş, Kutlu Doğum Haftası'nın, “terör örgütü FETÖ'nün elebaşının doğum gününe denk geldiği iddiaları “na ilişkin şunları kaydetti:

“Kutlu Doğum Haftası, 1989 yılından itibaren her yıl kutlanmış. Hicri takvime göre bir hafta boyunca çeşitli etkinliklerle 6 sene boyunca kutlanmış. Yaz mevsimine denk geldiği ve verimli etkinlikler yapılamadığı için nisan ayına alınmış. Nisan ayına alındıktan sonra 5-6 sene kutlanmış. Kandil, daha sonra tekrar haziran ayına denk gelince, nisan ayından tekrar haziran ayına alınmış. Hicri takvime göre kutlanmaya başlanmış. Nisan ayına denk geldiğinde orada dondurulmuş. Bu uygulama ilk değil. ”

“Bütün dünya Mevlid Kandili'ni, hicri takvime göre kutlarken Türkiye neden yapmıyor? ” şeklinde eleştiriler aldıklarını aktaran Erbaş, “2017 yılının Kutlu Doğum Haftası kutlandı. 2017 yılının 29 Kasım'daki Mevlid Kandili gecesi biraz daha canlı etkinliklerle, belki birkaç güne yayarak, konferanslar, paneller düzenleyerek bir başlangıç yapacağız. İnşallah 2018 yılında, 19 Kasım'da Mevlid-i Nebi Haftası şeklinde kutlanmaya başlayacak. Hicri takvime göre değişecek. ” diye konuştu.

– “Suriyeli imamlara hizmet içi eğitim veriyoruz ”

Fırat Kalkanı Harekatı kapsamında terörden temizlenen bölgelerde din hizmetlerinin yürütülmesine katkı sağlamak üzere bazı müftüleri görevlendirdiklerini kaydeden Erbaş, “108 kadar caminin tamirini gerçekleştirdik. Bu bölgedeki camilerde bin civarında Suriyeli imam var. O imamlardan bir kısmını Türkiye'ye getirerek, Gaziantep'te 15 günlük hizmet içi eğitime aldık. Programda alanında uzman Türk ve Suriyeli hocalar eğitim verdi. Bu çalışmamız önümüzdeki dönemde de devam edecek. ” diye konuştu.

Terörden temizlenen bölgede yaşayan çocukların eğitiminin sürmesi için alanında uzman Suriyeli hocalarla kendi çalışmalarını birleştirerek kitap bastıklarını anlatan Erbaş, okul ve cami konusunda da ellerinden gelen gayreti gösterdiklerini belirtti.

– “Bağımlılıkla Mücadelede Diyanet'in Rolü ”

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Cami ve Cemaat Sempozyumu, Aile Forumu Sempozyumu ile Bağımlılıkla Mücadelede Diyanet'in Rolü Sempozyumu düzenleyeceklerini aktaran Erbaş, bağımlılık konusunda özellikle gençlerin uyarılması gerektiğini söyledi.

Erbaş, İçişleri Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı ile yaptıkları protokoller çerçevesinde manevi alandaki boşlukları Diyanet İşleri Başkanlığı olarak bilgilendirme noktasında doldurmaya çalışacaklarını dile getirdi.

– “4-6 yaş grubu Kur'an kursu öğreticileri sertifika alacak ”

Erbaş, 4-6 yaş grubu Kur'an kurslarını çok önemsediklerini belirterek, “80 bin öğrencimiz var ama yeterli değil. Talepleri karşılayabilsek şu anda yüz binlerce öğrencimiz olması gerekiyor. Ama bunun için öğretici yetiştirmemiz gerekiyor. ” dedi.

Bu konuda Milli Eğitim Bakanlığı ve bazı üniversitelerle iş birliği yaparak sertifika programları açacaklarını bildiren Erbaş, o sertifikayı alan öğreticinin 4-6 yaş grubu Kur'an kursunda görevlendirileceğini söyledi.

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, hizmet içi eğitimlerle tüm personelin yoğun bir eğitime tabi tutulacağını, 26 eğitim merkezinin her türlü ihtiyaca cevap verecek nitelikte kullanılabilmesi için gerekli çalışmaların yapılacağını ifade etti.

– “UİP öğrencilerinden FETÖ ile iltisaklıların ilişikleri kesildi ”

Diyanet İşleri Başkanlığının 60 ülkede ataşe ve müşavirliklerinin olduğunu ifade eden Erbaş, 15 Temmuz hain darbe girişiminden hemen sonra ataşe ve müşavirlerin, bulundukları bölgelerde FETÖ’nün faaliyetlerine karşı uyanık olunması noktasında bilgilendirildiğini, bu sene Sapanca'da yaptıkları ataşe ve müşavirler toplantısını FETÖ konusuna ayırdıklarını anlattı.

Erbaş, yurt dışında irtibatta oldukları 300'ün üzerinde dini lider ve kanaat önderine FETÖ’ye ilişkin mektuplar ve Olağanüstü Din Şurası'nın sonuç bildirgesini gönderdiklerini bildirdi.

Uluslararası İlahiyat Programı (UİP) kapsamında 16 ülkeden 570 öğrencinin Türkiye'de 7 ilahiyat fakültesinde eğitim gördüğünü dile getiren Erbaş, “Yurt dışından gelen öğrencilerimizi de FETÖ konusunda bilgilendiriyoruz. Onların içinden FETÖ terör örgütü ile iltisaklı olduğu değerlendirilen öğrencilerin ilişikleri ve bursları kesilmiştir. ” dedi.

Erbaş, 2018 yılında Dünya Müslüman Azınlıklar Çalıştayı, Avrupa Müslümanları Buluşması isminde çalışmalar yürüteceklerini belirterek, bu toplantılarda FETÖ konusunda bilgilendirme yapacaklarını söyledi.

Categories
Alaturka Gazetesi

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş:

ANKARA (AA) – Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Diyanet İşleri Başkanının resmi nikah kıyma konusunda yetkili olmadığını belirterek, “Müftüler nikah kıyabilecek, ben kıyamayacağım. Müftüler olarak değil de müftülükler olarak kanun geçti. Mevcut sistemde evlendirme dairelerinde, belediyelerde nasıl kıyılıyor? Bazen belediye başkanı bazen de belediye başkanının yetki verdiği memur nikah kıyıyor. Burada da aynı sistem geçerli olacak. Ya müftü kıyacak ya da müftü memuruna yetki verecek. ” diye konuştu.

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, AA muhabirine, Başkanlığın çalışmaları ve güncel konularla ilgili açıklamalarda bulundu.

Din-i Mübin-i İslam'la ilgili çalışmaları, sadece yurt içinde değil yurt dışındaki Müslümanlara ulaştırmak için gayretlerini en üst seviyeye çıkarmayı planladıklarını kaydeden Erbaş, “Rabbimiz bize bu görevi emanet etmiş. Peygamberimizin varisleri olduğumuzu düşünerek, bu görevimizi yerine getirmeye çalışıyoruz. ” ifadelerini kullandı.

Erbaş, daha stratejik bir irşat metodu belirleyeceklerini bildirerek, Diyanet'in bütün birimlerinin bu konuda vazifelendirildiğini dile getirdi.

– “Din İşleri Yüksek Kurulu komisyon çalışmalarına devam edilecek ”

Din İşleri Yüksek Kurulunun, fikir üreten, proje geliştiren bir birim olduğunu hatırlatan Erbaş, kurulun daha etkin çalışacağını söyledi.

Din İşleri Yüksek Kurulunun, kitap ve sünnet ilkelerine uymayan nevzuhur dini yapılarla ilgili çalışmaları olduğunu bildiren Erbaş, “FETÖ ve DEAŞ raporuyla ilgili değerlendirmeler yapacak. Yanlış din algısına sebebiyet verecek benzeri birtakım oluşumlarla ilgili komisyon çalışmaları devam edecek. Bu konularla ilgili Din İşleri Yüksek Kurulumuz hızlı bir çalışma içine girdi. ” bilgisini verdi.

Bir süredir ara verilen “ALO 190 ” gibi fetva kanallarının yeniden açılacağını aktaran Erbaş, vatandaşın Din İşleri Yüksek Kurulu ile doğrudan görüşebileceğini duyurdu.

– “Diyanet Akademileri, önümüzdeki yıl kurulacak ”

Diyanet Akademilerini gelecek yıl kuracaklarını açıklayan Erbaş, “Diyanet Akademilerini kurduğumuz zaman hem hizmet içi eğitim yapmış olacağız hem de hizmet öncesi eğitim yapmış olacağız. Dini Yüksek İhtisas Merkezleri de bunun içerisinde olacak. ” dedi.

Diyanet İşleri Başkanlığı için önlerindeki en büyük çalışmanın Diyanet Akademilerinin kurulması olduğunu belirten Erbaş, Diyanet Akademileri kurulduğu zaman personelin tahsil durumuna göre 6 ay, 1 sene gibi sürelerle eğitime alınacağını, bu eğitimler bittikten sonra göreve başlayacaklarını kaydetti.

– “Diyanet İşleri Başkanı, nikahı kıyma konusunda yetkili değil ”

Diyanet İşleri Başkanının resmi nikah kıyma konusunda yetkili olmadığını da açıklayan Başkan Erbaş, şöyle devam etti:

“Müftüler nikah kıyabilecek, ben kıyamayacağım. Kanun, müftüler olarak değil müftülükler olarak geçti. Mevcut sistemde evlendirme dairelerinde, belediyelerde nasıl kıyılıyor? Bazen belediye başkanı bazen de belediye başkanının yetki verdiği memur nikah kıyıyor. Burada da aynı sistem geçerli olacak. Müftü nikahı ya kendisi kıyacak ya da memuruna yetki verecek. ”

Müftülerin kıyacağı resmi nikahın belediye nikahından bir farkı olmayacağını ifade eden Erbaş, “Belediyeler biraz rahatlamış olacak. Müftü de belediye başkanı da bir devlet memuru. Resmi nikahta prosedür neyse müftülük de belediye de onu yapacak. Burada bazı kardeşlerimizin eleştirmesi, karşı çıkması çok anlamlı değil. Halkımızın endişe etmesine gerek yok. ” değerlendirmesinde bulundu.

– Erbaş'ın eğitim hayatı

Diyanet İşleri Başkanlığı görevine eylülde başladığını hatırlatan Erbaş, daha önce merkezde 6 buçuk yıl, taşrada da 11 yıl görev yaptığına işaret etti.

“Diyanet İşleri Başkanlığında bulunduğum süre içerisinde, Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğü bünyesindeki çalışmalarımız, bizim için önemli bir tecrübe oluşturdu. ” diyen Erbaş, eğitim hayatıyla ilgili ayrıntıları da paylaştı.

Sakarya İmam Hatip Lisesini 1980'de bitirdiğini dile getiren Erbaş, imam hatip lisesi yıllarında Milli Türk Talebe Birliğini bir yuva gibi kabul ettiğini söyledi.

Marmara İlahiyat Fakültesinde eğitim gördüğü senelerde İlim Yayma Yurdunda kaldığını anlatan Erbaş, “İlim Yayma Yurdu bizim için ayrıca bir üniversite oldu. Yurdun medrese odalarında tefsir, hadis, Arapça dersleri aldım. 13 yıllık İstanbul hayatımı çok iyi değerlendirdiğimi düşünüyorum. ” dedi.

İlahiyat fakültesi programına ek olarak, Kur'an-ı Kerim ile ilgili tashih-i huruf, Meharic-i huruf derslerini Reisü'l Kurra Abdurrahman Gürses ve İsmail Biçer'den, Emsile, Bina, Maksud, Avamil, İzhar gibi kısımlardan oluşan klasik Arapçayı İstanbul'daki bazı alimlerden okuduğunu belirten Erbaş, eğitim hayatına ilişkin şunları kaydetti:

“Tefsir, hadis derslerini Emin Saraç hocadan senelerce okuduk. Haseki Eğitim Merkezinde Arapça, tefsir, hadis, fıkıh, Akaid, İslam tarihi, siyer yani ulumu İslamiye noktasında hem İlahiyat Fakültesinde, hem fakülte dışında kendimizi yetiştirmek nasip oldu. Yüksek Lisansımı Tefsir Ana Bilim Dalından yaptım. 'Kur'an-ı Kerim'deki tekrarlar' konusunu tez olarak çalıştım. Doktoraya, Dinler Tarihinden girdim. Dinler tarihi bizim ilim geleneğimizde ulumu İslamiyenin hep içinde değerlendirilmiştir, adı da milel ve nihaldir. Müslümanların dinler tarihçiliği batılı dinler tarihçileri gibi değildir. Ben bir Müslüman olarak dinler tarihçiliğini milel ve nihal tarzında yapıyorum. Doktora çalışmam 'İlahi dinlerde melek inancı'. Burada da İslam'daki melek inancını diğer inançlarla mukayeseli bir şekilde çalışarak, İslam'ın mucizevi yönünü melek inancı açısından da ortaya koymaya gayret ettim. 1993 yılında Sakarya Üniversitesine, Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma'nın jüri başkanı olduğu yardımcı doçentlik jürisinden geçerek öğretim üyesi oldum. Doçentlik ve profesörlük çalışmalarımı dinler tarihi alanında yürüttüm ve İlahiyat Fakültesinde bu alanda 20 yıl ders verdim. ” diye konuştu.

– “Hristiyanlığın baskı ve zulümle nasıl yayıldığını anlatıyorum ”

Hristiyanlıkla ilgili yazdığı kitaplara yönelik eleştirilere karşılık da Erbaş, “Benim Hristiyanlıkla ilgili yazdığım kitapları herkesin okumasını tavsiye ederim. Çünkü Er-Red ale'n-nasârâ (Hristiyanlığa Reddiye) tarzında yazılmış kitaplardır. İçinde Hristiyanlığın baskı ve zulümle nasıl yayıldığını anlatıyorum. İncillerin çelişkilerini ortaya koyuyorum. Bu yayınlardan Müslümanların memnuniyet duyması lazım. ” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Erbaş, dekanlık, genel müdürlük ve rektörlük yapmış olmasının Diyanet İşleri Başkanlığı döneminde kendisine idari tecrübe birikimi açısından oldukça fayda sağlayacağını belirtti.

Categories
Alaturka Gazetesi

2. Uluslararası Kıraat Sempozyumu

İSTANBUL (AA) – Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, “Kur’an kursları ve tashih-i huruf kurslarıyla da destelenen söz konusu çalışmalara ilaveten, kıraat alanının temel metinlerinin derinlemesine incelenmesini esas alan ve kaynaklara vukufiyeti daha üst düzeye taşıyacak kıraat araştırmalarının yapıldığı araştırma merkezlerine ihtiyacımızın olduğu, gün geçtikçe kendini daha da hissettirmektedir. ” dedi.

Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi'nde düzenlenen “2. Uluslararası Kıraat Sempozyumu “nda konuşan Prof. Dr. Ali Erbaş, sempozyumun, bilimsel ve teknik anlamda kıraat ilmine katkı sağlayacağını söyledi.

Erbaş, Kur'an'ın, kıraat ilmiyle doğrudan ilintili olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:

“Allah tarafından tescil edilen mucizevi yönüyle doğrudan ilintili olan kıraat ilmi, Cebrail aleyhisselam vasıtasıyla indirilen vahyin, Hz. Peygamberin fem-i muhsininden sadır olduğu gibi telaffuz edilerek kıyamete kadar taşıma çabasının adıdır. Bu çabanın bir sonucu olarak kıraat ulemamız, sahabe-i kiramın peygamberimizden öğrendiği tilavet şekillerini sonraki nesillere bir taraftan şifahen aktarmışlar, diğer taraftan da adeta her bir Kur’an harfinin edasının, yani icrasının nasıl olması gerektiğini, en ince ayrıntısına kadar kayda geçirmişlerdir. Bu şekilde, Kur’an’ın okunuşu ve nüzûl dönemindeki telaffuz biçimleri, sonraki nesillere tüm boyutlarıyla muhafaza edilerek taşınmıştır.

Bu noktadan hareketle ifade edelim ki, Kur’an lafızlarının nasıl okunacağını, farklı okuyuşların hangi temele dayandığını inceleyen ilm-i kıraat, nüzûl döneminde Dâru’l-Erkâm’da başlayıp Ashab-ı Suffe ile adeta kurumsallaşarak, sahabe efendilerimiz vasıtasıyla nüzul sonrası döneme taşınmıştır. Tabiin dönemi ve sonraki sürece baktığımızda ise kıraat alanında uzmanlaşanların, tek kaynaktan gelen okuyuşları nakletme yerine, muhtelif kanallardan ulaşan kıraatler içinden seçkide bulunma yönünde bir çalışma yürüttüklerini müşahede etmekteyiz. Nitekim dönemin ileri gelen ilim merkezlerinden Medine’de, Nâfi’; Mekke’de, İbn Kesîr; Basra’da, Ebû Amr; Şam’da, İbn Âmir ve Kûfe’de Âsım kıraati, insanların teveccühüne ve üst düzey bir kabule mazhar olmuştur. ”

– Sempozyum üç gün sürecek

Kıraat ilminin Osmanlı döneminde de önemli bir yeri olduğunu ifade eden Prof. Dr. Erbaş, şu bilgiler verdi:

“Osmanlı dönemiyle aramızda köprü oluşturan ve her türlü zorluğa rağmen kıraat öğretiminin kesintiye uğramadan bugünlere gelmesine vesile olan Varnalızade Ahmed Hamdi Efendi, Serezli Ahmed Efendi, Enderunlu İsmail Efendi, Ömer Aköz, Ali Rıza Sağman, Kesikbacak İsmail Bayrı, Ali Üsküdarlı, Gönenli Mehmet Efendi, Mehmet Rüşdü Aşıkkutlu, Hasan Akkuş, Mehmet Çevik, Abdurrahman Gürses, İsmail Biçer ve diğer üstatlarımıza çok şey borçlu olduğumuzu bir kez daha ikrar edip hepsini rahmetle anıyoruz. Başta reisülkurra Ahmet Arslanlar hocamız olmak üzere, bu ulvi hizmeti devam ettiren tüm hocalarımıza da şükranlarımızı arz ediyoruz. ”

Erbaş, konuşmasına şöyle devam etti:

“Başından itibaren vurguladığımız bu kadim gelenek, günümüzde Başkanlığımızın uhdesinde yer alan aşere-takrib kurslarıyla, aslına uygun bir şekilde sürdürülmektedir. Kur’an kursları ve tashih-i hurûf kurslarıyla da destelenen söz konusu çalışmalara ilaveten, kıraat alanının temel metinlerinin derinlemesine incelenmesini esas alan ve kaynaklara vukufiyeti daha üst düzeye taşıyacak kıraat araştırmalarının yapıldığı araştırma merkezlerine ihtiyacımızın olduğu, gün geçtikçe kendini daha da hissettirmektedir. Kıraat tedrisatı, mushaf imlası ve tecvid uygulamalarında görülen birtakım farklılıkların, ilmi ölçütlere dayalı olarak izahı ve sahih olanın ortaya çıkarılması da böylece daha mümkün hale gelecektir. “

Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu Başkanı Osman Şahin ise, sempozyumun üç gün süreceğini ve birçok tebliğin bu kapsamda sunulacağını ifade etti.

Categories
Alaturka Gazetesi

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş Ordu’da

ORDU (AA) – Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Ordu'da iki şehidin aileleri ile vefat eden iş adamı Namık Altaş'ın ailesine taziye ziyareti gerçekleştirdi.

Çeşitli programlara katılmak üzere kente gelen Prof. Dr. Erbaş, Altınordu ilçesi Akyazı Mahallesi'nde yapımı devam eden Akyazı Camisi inşaatında incelemelerde bulundu.

Cami hakkında bilgi alan Erbaş, daha sonra 2000 yılında Bingöl'de bölücü terör örgütü üyelerinin saldırısı sonucu şehit düşen Piyade Onbaşı Yaşar Biçer ile FETÖ'nün darbe girişimi sırasında Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığına yapılan saldırıda şehit olan Özel Hareket Polisi Birol Yavuz'un ailelerini ziyaret ederek, taziyelerini iletti.

Prof. Dr. Erbaş, 18 Ekim Çarşamba günü tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Altaş Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Üyesi, Altaş Özel Eğitim ve Altaş TV Yönetim Kurulu Başkanı Namık Altaş'ın ailesine de ziyarette bulunarak, başsağlığı diledi.

Erbaş, Altaş ailesini ziyaretinde Kur'an-ı Kerim de okudu.

Prof. Dr. Erbaş'a ziyaretlerinde Altınordu Belediye Başkanı Engin Tekintaş, Kabadüz Belediye Başkanı Yener Kaya ile İl Müftüsü Mürsel Öztürk eşlik etti.

Categories
Alaturka Gazetesi

“Din Görevlileri Buluşması”

RİZE (AA) – Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, “Dünyayı kaosa sokmak isteyen bir takım mihrakların planları devam ediyor ve hep Müslümanların yaşadığı yerlerdeki haritalar kanamaya devam ediyor. ” dedi.

Erbaş, Rize'de Diyanet İşleri Başkanlığı Müftü Yusuf Karali Dini Yüksek İhtisas Merkezi'nde düzenlenen “Din Görevlileri Buluşması “nda yaptığı konuşmada, Afganistan'ın başkenti Kabil ile Ghor vilayetinde patlamalar neticesinde çok sayıda Müslüman'ın hayatını kaybettiğini belirterek, “Dünyayı kaosa sokmak isteyen bir takım mihrakların planları devam ediyor ve hep Müslümanların yaşadığı yerlerdeki haritalar kanamaya devam ediyor. Hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. ” ifadelerini kullandı.

Özbekistan'da iki günlük istişare toplantılarına katıldığını aktaran Erbaş, şöyle devam etti:

“Balkanlardan Orta Asya'nın en uçlarına kadar Rusya Federasyonu'na bağlı onlarca Müslüman topluluklarının dini idare temsilcileri oradaydı. Hepsi bizim etrafımızda toplanıyorlar. Hepsi Türkiye'den bir şeyler bekliyor, umuyorlar. Hoca istiyorlar, talebe göndermek istiyorlar. Çok beklentileri var. İşimizin ne kadar ağır olduğunu, sadece camimizden, camimizin bulunduğu mahalleden, kasabadan, ilden değil, her yerden sorumlu olduğumuzu hiçbir zaman aklımızdan çıkarmayarak çalışmalarımıza devam etmemiz gerekiyor. Dünya bizi bekliyor. ”

Din görevlilerine seslenen Erbaş, Buhara'nın, Semerkant'ın,Taşkent'in yüz yıllar önceki durumu ile bugünkü durumu arasında çok fark olduğunu vurgulayarak, “Yeni yeni kıpırdanmalar var. Metruk, terkedilmiş medreselerin yeni yeni onarıldığını, açıldığını görüyor ve heyecanlanıyorsunuz. 'Biz ne yapıyoruz. Niye duruyoruz?' diyorsunuz. Her birimizin kütüphanesinde kitabı bulunan İmam Buhari için 'Bir şey yapmamız lazım.' diyorsunuz. Biz sadece kendi cemaatimizden, kendi camimizden mesul değiliz. ” dedi.

Ali Erbaş, bu vazifelerini dahi yerine getiremedikleri zamanların olduğunu ifade ederek, “Bunun muhasebesini yapmamız, birbirimize bu konuda telkinlerde bulunmamız gerekiyor. Birbirimiz ile tecrübe paylaşımında bulunmamız gerekiyor. Çünkü biz hayra çağıran bir topluluğuz. ” diye konuştu.

Erbaş, ayrıca dini ilimlerin gelişiminde destek veren sivil toplum örgütlerine de teşekkür etti.

Program, konuşmaların ardından basına kapalı devam etti.

Categories
Alaturka Gazetesi

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş:

RİZE (AA) – Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, “Bugün devasa sorunlarla boğuşan dünyamızın hangi meselesini çözmek istersek, mutlaka Kur'an'ın mesajlarını gündeme almak zorundayız. ” dedi.

Erbaş, Rize'nin Güneysu ilçesinde kapalı spor salonunda düzenlenen “Hafızlık İcazet Merasimi “nde yaptığı konuşmada, sözlerin en doğru ve güzeli olan Kur'an-ı Kerim'in, gönüllere şifa, insanları karanlıklardan aydınlığa çıkaran hidayet rehberi olduğunu belirtti.

Kur'an-ı Kerim'in, özel ve müstesna bir yeri olduğuna değinen Erbaş, “Bugün devasa sorunlarla boğuşan dünyamızın hangi meselesini çözmek istersek, mutlaka Kur'an'ın mesajlarını gündeme almak zorundayız çünkü Kur'an bir hidayet rehberidir ve en doğru yola iletir. ” diye konuştu.

Erbaş, insanların Kur'an-ı Kerim'e kalbini, aklını ne kadar açarsa Kur'an'ın da bereketi, hakikati ve şefaatini o kadar açacağına vurgu yaparak, şöyle devam etti:

“Eğer biz kitabımıza karşı sorumluluklarımızı hakkıyla ifa edersek o da bize dünyada izzet, itibar ve kudret kazandıracak, ahirette bizi bahtiyar olanlardan kılacaktır. Onun için Kur'an'a hakkıyla Allah'ın kitabı bilinciyle iman etmeliyiz. İmanımızı, onun bir hayat rehberi, hidayet kılavuzu oluşuyla bütünleştirmeliyiz. Onu en güzel şekilde okumayı öğrenmeli ve her daim okumalıyız. Her mümin kitabını öğrenmenin ve okumanın gayretini taşımalıdır. Hamdolsun ülkemizde Kur’an-ı Kerim’i okuma azmi ve heyecanı her gün artmaktadır. Kur'an kurslarımıza gösterilen ilgiden biz bunu biliyoruz. ”

Kur'an-ı Kerim'in bir hayat kitabı olduğuna işaret eden Erbaş, “Onunla hayatımızı, davranışlarımızı, düşüncelerimizi güzelleştirmeliyiz. Bugünün, bunalımlar yaşayan, türlü sorunlarla kuşatılmış dünyasına Kur'an’ın çağlar üstü mesajını, merhamet, adalet, ahlak yüklü, hayat veren ilkelerini taşımak, bizim için bir sorumluluktur. ” ifadelerini kullandı.

Hafızlara tavsiyelerde bulunan Erbaş, “Hafızlık Allah’ın yeryüzünde bir insana verebileceği en büyük nimettir, şereftir, payedir çünkü hafızlık, adeta canlı bir Mushaf haline gelmektir. Kur’an-ı Kerim’in tamamını aklına, kalbine nakşetmektir. Meleklerle dost olmaktır. ” dedi.

Erbaş, hafızlardan Kur'an'ı unutmamalarını, onun ahlakı ile hayatlarını güzelleştirmelerini, sahip oldukları hazineyi kaybetmemelerini ve eğitimlerini aksatmamalarını da istedi.

Programa, AK Pati Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, Rize Valisi Erdoğan Bektaş, Cumhurbaşkanlığı Personel Daire Başkanı Ahmet Minder ve davetliler katıldı.

Categories
Alaturka Gazetesi

GRAFİKLİ – İmamlıktan Diyanet İşleri Başkanlığına

ANKARA (AA) – KEMAL KARADAĞ – Din görevlisi olarak memuriyet hayatına başladığı Diyanet İşleri Başkanlığında, başkanlık görevine getirilen Yalova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Erbaş’ın, mesleki kariyeri ve akademik çalışmaları dikkati çekiyor.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayı ve Resmi Gazete’de yayımlanan Bakanlar Kurulu kararıyla Diyanet İşleri Başkanlığına getirilen Erbaş, başkanlık bünyesinde yaklaşık 18 yıl farklı görevlerde bulundu, akademik alanda da çeşitli çalışmalara imza attı.

Ordu’nun Kabadüz ilçesine bağlı Yeşilyurt köyünde 1961 yılında dünyaya gelen Erbaş, ilkokul eğitimini, bu köydeki okulda birleştirilmiş sınıflarda aldı.

İmam hatip lisesinden mezun olduktan sonra memuriyet hayatına 1982 yılında din görevlisi olarak başlayan Erbaş, İstanbul’daki camilerde imam hatip olarak görev yaptığı dönemde lisans eğitimini tamamladı.

– Akademik alanda çalışmalar yaptı

Erbaş, 1984 yılında Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun olduktan sonra akademik alanda çalışmalar yürütmeye başladı.

Din görevlisi olarak 11 yıl görev yapan Erbaş, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde “Tefsir Anabilim Dalı”nda yüksek lisans yaptı.

Doktorasını tamamlayan Erbaş, 1993 yılında görevinden ayrılarak Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dinler Tarihi Anabilim Dalında yardımcı doçent olarak çalışmaya başladı. Erbaş, akademik alanda çeşitli görevler yürüttü ve 1998’de doçent, 2004’te ise profesör unvanı aldı.

Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcılığı görevine getirilen Erbaş, 5 yıl bu görevi yürüttü. Ali Erbaş, 2006’da aynı fakültede dekan oldu.

– Diyanet İşleri Başkanlığına genel müdür olarak döndü

Erbaş, 2011 yılına kadar yürüttüğü dekanlık görevinin ardından din görevlisi olarak meslek hayatına başladığı Diyanet İşleri Başkanlığına Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü olarak döndü.

Ali Erbaş, 2017’nin haziran ayına kadar bu görevde bulunduktan sonra Yalova Üniversitesi Rektörlüğüne atandı.

Dinler tarihi alanında yaptığı araştırmalar ve çalışmalar dikkati çeken Erbaş’ın “Namaz Rehberi, Kuran’daki Tekrarlar ve Sırları, Melekler Alemi, Yaşayan Dünya Dinleri, Hıristiyanlıkta Reform ve Protestanlık Tarihi” isimli kitapları bulunuyor.

Erbaş, iyi derecede Arapça ve Fransızca biliyor.