FETÖ'nün “Deniz Kuvvetleri” yapılanmasına operasyon

ANKARA (AA) – Deniz Kuvvetlerin Komutanlığındaki FETÖ yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında haklarında gözaltı kararı çıkarılan, 14'ü halen görevde bulunan 29 askerden 26'sı yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesindeki FETÖ yapılanmasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, biri albay, diğerleri astsubay rütbesinde olmak üzere 29 asker hakkında gözaltı kararı çıkarıldı.

İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen operasyonda şüphelilerden 26'sı gözaltına alındı.

Zanlılardan 14'ünün görevde olduğu, diğerleri hakkında FETÖ soruşturmaları nedeniyle idari işlem uygulandığı öğrenildi.

Mehmetçik'in eğitimi için yeni teknoloji

            ANKARA (AA) - GÖKSEL YILDIRIM - Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin eğitiminde kullanılan teknolojilere, Denize Düşen Helikopterden/Mecburi İniş Yapan Uçaktan Kaçma Kurtulma (DUNKER) Projesi ile bir yenisi eklenecek.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Deniz Kuvvetleri Komutanlığının ihtiyacı doğrultusunda Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile Meteksan Savunma arasında DUNKER Projesi sözleşmesi imzalandı.

Bu doğrultuda, daha önce dünya genelinde deniz kuvvetlerinin ihtiyacına yönelik Yara Savunma Simülatörü geliştiren Meteksan Savunma, simülatör ailesine yeni bir ürün katacak.

Denize düşen helikopter veya suya mecburi iniş yapan uçaktan kurtulma eğitimleri, silahlı kuvvetlerde gerek sahilde gerekse yüzer unsurlarda konuşlanmış uçucu personel, bu araçlarla intikal eden askeri personel kadar, sahilden açıkta bulunan petrol tesisleri gibi mahallerde görev yapan sivil personel için de büyük önem taşıyor. Bu yeteneğin kazanılmasının yanı sıra helikopter ve uçaklarda görev yapan, intikalde bulunan personelin bu eğitimi alarak, yeterliliğini belgeleyecek sertifikasyonu alması bir diğer önemli unsuru oluşturuyor.

Söz konusu eğitimler, tesis edilmiş bir havuz içerisinde, helikopter benzetiminin kontrollü şekilde 180 dereceye kadar döndürülmesi, içindeki personelin bu durumdaki helikopterden çıkması şeklinde gerçekleştiriliyor.

– Rüzgar, dalga ve yağmur etkisi

Proje kapsamında, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Deniz Hava Üs Komutanlığı bünyesinde konuşlandırılmak üzere personelin bugünün imkan ve kabiliyetleri ile gerçekçiliği artırılmış modern tesislerde DUNKER eğitimlerinin yapılması amacıyla uluslararası standartlarda ve OPITO kriterleri dikkate alınarak tasarlanmış, modern bir simülatör tesis edilecek.

DUNKER Projesi kapsamında simülatör sistemini oluşturan vinçler, platformlar ve yan cihazlardan oluşan simülasyon ekipmanı ile bunun tamamlayıcı bileşeni olan havuz, havuz tesisatı, teknik oda ve mahallerden oluşan bina inşa edilecek.

Havuzda, fırtına/dalga simülasyonları, gündüz ve gece ayırımı yapılabilecek ve ışık şiddeti ayarlanabilecek şekilde aydınlatma/karartma imkanı, şiddeti ayarlanabilir bir yağmurlama sistemi gibi gerçekçi ortamı oluşturacak farklı unsurlar bulunacak. Fırtınalı hava benzetiminin yapılabilmesi için ışıklandırma, ses sistemi, rüzgar, dalga ve yağmur etkisi bir arada ve ayrı ayrı kullanılabilecek.

– Farklı eğitimler için 4 farklı bileşen

Simülatörün, farklı eğitimlerin yapılabildiği 4 bileşenden oluşması öngörülüyor. Birbirinden bağımsız ve farklı zamanlarda gerçekleşecek eğitimlerin yapılacağı bileşenler şöyle:

– Suya Düşen Helikopterden Kaçma/Kurtulma: Bir jenerik kabin ve vinçten oluşan, suya düşen helikopterden kaçma/kurtulma eğitiminin verileceği platform.

– Kurtarma Helikopteri: Kurtarma harekatı yapan helikopteri simüle eden bir platform, kazazedenin havuzdan platforma alınmasını sağlayacak vinçten oluşan, kurtarma eğitiminin verileceği benzetim.

– Paraşütle Suya İnme: Paraşütle atlamayı simüle edecek kule ve raylı sistemden oluşan, paraşütle suya inme ve hayatta kalma eğitimlerinin verileceği platform. Personelin paraşütle suya inme ve hayatta kalma eğitimlerinin yapılabilmesi için paraşütle suya iniş benzetimi yapmak üzere bir kule, telli kayma sistemi ve paraşüt askı sistemi tesis edilecek.

– Gemi Güvertesi: Gemiyi simüle edecek bir platform, ağ merdiven sistemi, halat, kapalı can salı ve atma mekanizmasından oluşan, gemiyi terk etme eğitimlerinin ve kazazedelerin gemi güvertesine alınması eğitimlerinin verileceği mahal.

    <p> - Projenin getireceği kazanımlar</p>  <p>DUNKER Projesi'nin ana unsurlar olan jenerik kabin, kabini taşıyan vinç ve kurtarma vincinin yerli olarak tasarım ve üretimi ile kompozit malzeme, paslanmaz/alüminyum malzeme işlenmesi; bu malzemeler ile istenen güvenli yük kaldırmayı sağlayacak tasarımın geliştirilmesi; personel indirme/kaldırma sistemlerinin tesisi; sistemlerin uygun şekilde entegrasyonu ve otomasyonu alanlarında halihazırda mevcut yeteneklerin çeşitlendirilmesi ve geliştirilmesi sağlanacak.

Denizdeki platformlara hava yoluyla transfer edilecek personelin alması gereken eğitimler arasında olan OPITO standartlarına uygun eğitimin yurt içinde verilmesine imkan sunan proje ile kaynak tasarrufu yapılacak, bu hizmet gerek NATO gerekse diğer ülke ve kurum/kuruluşlara da verilebilecek, hizmet ihracı sağlanacak.

Söz konusu eğitim halen 47 ülkede 205 tesiste veriliyor. Milli imkanlarla tesis edilecek bu simülatörle Türkiye de bu ülkeler arasına dahil olacak.

Türk dalgıçlar Musul'daki arama kurtarma çalışmalarını tamamladı

ERBİL (AA) – Türkiye Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı 20 kişilik dalgıç ekibi, Irak'ın Musul kentinde Dicle Nehri'nde geçen ay meydana gelen feribot faciasının ardından başlatılan arama kurtarma çalışmalarını tamamlayarak Türkiye'ye doğru hareket etti.

Musul'daki arama kurtarma faaliyetlerini tamamlayan birinci sınıf dalgıç ekibi, Hava Kuvvetleri Komutanlığına ait bir uçakla Erbil Uluslararası Havalimanı'ndan İstanbul'a hareket etti.

Dicle Nehri'nde kötü hava şartları ve artan su seviyesine rağmen 20 gündür aralıksız çalışan Türk dalgıçlar, 3 kişinin cesedine ulaştı.

Türkiye'nin Erbil Başkonsolosu Hakan Karaçay, Türk dalgıç ekibinin uğurlanması sırasında yaptığı açıklamada, Musul'da 100'dan fazla kişinin hayatını kaybettiği feribot faciasının ardından Türkiye'nin Irak halkına yardım elini uzattığını söyledi.

Karaçay, olayın ardından başlatılan arama kurtarma faaliyetlerine işaret ederek, "Bu çerçevede cesetlere ulaşmak için yardım etmek amacıyla Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı su altı arama kurtarma ekipleri buraya gelerek Musul'un Dicle Nehri'nde arama kurtarma faaliyeti gerçekleştirdi." diye konuştu.

Türk dalgıçların 3 kişinin cesedine ulaştığını hatırlatan Karaçay, ekibin görevinin bugün itibarıyla sona erdiğini ve Türkiye'ye doğru hareket ettiğini söyledi.

Irak'ın Musul kentinde 21 Mart'ta bir feribotun batması sonucu yaklaşık 100 kişi hayatını kaybetmişti. Olayda 60 kişi kendi çabasıyla kurtulmayı başarmış, kaybolan 100'e yakın kişi için ise bölgede arama kurtarma çalışması başlatılmıştı.

Türkiye'den Musul'daki arama kurtarma çalışmalarına destek

ANKARA (AA) – Deniz Kuvvetleri Komutanlığına ait 20 kişilik dalgıç ekibi, Irak'ın Musul kentinde, Dicle Nehri üzerinde yaşanan feribot kazasında kaybolanlara yönelik arama kurtarma çalışmalarına destek amacıyla bölgeye gitti.

Milli Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, "Musul/Irak'ta Dicle Nehri üzerinde 21 Mart'ta yaşanan bot faciasında kaybolanları arama kurtarma çalışmalarına destek olmak maksadıyla Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'mıza ait 20 kişilik dalgıç ekibi bugün Hava Kuvvetleri Komutanlığı'mıza ait bir uçakla bölgeye intikal etti." bilgisi paylaşıldı.

Musul kentinde, Dicle Nehri üzerinde bir feribotun batması sonucu 85 kişi hayatını kaybetmişti.

TSK'de “artırılmış gerçeklik” dönemi

ANKARA (AA) – GÖKSEL YILDIRIM – Askeri operasyonların başarısını artıran, kritik sistem ve platformların bakım-onarımının daha etkin ve kısa sürede yapılmasına olanak veren "artırılmış gerçeklik" ürünleri Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) envanterine girmeye başladı.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, ASELSAN'ın yakın zamanda ortak olduğu BİTES'in "2018 Simülasyon ve Eğitim Ödülleri Olağanüstü Yenilikçi Ürün Kategorisi"ndeki aday ürünü Artırılmış Gerçeklik Tabanlı Bakım Destek Sistemi, dünya ile eş zamanlı olarak donanmanın kullanımına sunuldu.

Anadolu Deniz İnşaat Kızakları Limited Şirketi (ADİK)-ALYANS ortak girişiminin teknoloji kazanım yükümlülüğü projesi olan ve ilk kez Deniz Kuvvetleri Komutanlığı envanterinde yer alan Tuzla sınıfı yeni tip karakol botlarında kullanılacak sistemin son kabul testleri Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB), Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, ADİK-ALYANS ve BİTES yetkililerin katılımıyla başarıyla sonuçlandırıldı.

Böylece SSB tarafından yürütülen sözleşme kapsamında ilk kez artırılmış gerçeklik temalı bir sistem TSK envanterine girmiş oldu.

Askeri harekat veya savunmada dost, düşman hedeflere ait bilgilerin görüntülenmesi ve doğrulanması, kuvvetlerin sevk ve idaresi gibi alanlarda yararlanılan artırılmış gerçeklik uygulamalarının TSK'de gelecek dönemde artması bekleniyor.

  • Onarım ilk seferde ve doğru yapılacak

Artırılmış Gerçeklik Tabanlı Bakım Destek Sistemi, TSK ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı için yeni bir uygulama olmasının yanı sıra bakım elemanlarının kabiliyet ve farkındalığını en yüksek seviyede tutarak onarımın ilk seferde ve doğru şekilde yapılmasını sağlayan Türkiye'deki ilk sistem olma özelliği taşıyor.

Sistem sayesinde arızaların tespiti ve giderilmesinde teknik ve operasyonel zorluklar artırılmış gerçeklikle aşılacak.

Bakım operasyonlarının basılı kaynaklardan öğrenilmesi hem zor hem de yoğun emek isteyen bir süreç yaratıyor. Genelde bakım operasyonları temel eğitimi aldıktan sonra sahada yetişmiş deneyimli bir ustanın yanında deneyim kazanma yöntemiyle öğrenilmeye çalışılıyor. Bu süreç, hem yetişecek kişinin hem de deneyimli personelin operasyonel verimliliğini düşürüyor, iş kazalarına veya operasyonların uzamasına sebep oluyor. Türkiye'de yetişmiş ara eleman konusunda yaşanan sıkıntılar göz önüne alındığında, teknik personelin gerçekçi bir sanal ortamda eğitim alması ihtiyacı daha da artıyor.

  • Operasyon esnasındaki arızalara hızlı çözüm

Askeri araç ve sistemlerde harbe hazırlık seviyesinin en yüksek seviyede olması amacıyla arızalı sistemlerin operasyon ortamına faal olarak kazandırılması için geçen sürenin en aza indirilmesi veya operasyon esnasında meydana gelen arızanın anında giderilmesi kritik önem taşıyor.

Harvard Business Review dergisinin yaptığı araştırmaya göre, bakım ve eğitim alanında artırılmış gerçeklik teknolojisi kullanımı, olası hataların yaklaşık yüzde 90 ve olası zaman kaybının yüzde 35 azalmasını sağlıyor. Bunun yanında, denetim personelinin yaptığı denetim işlemi süresi yüzde 96 azalıyor.

  • Artırılmış gerçeklikle bakım-onarım

BİTES'in geliştirdiği Artırılmış Gerçeklik Tabanlı Sanal Bakım Sistemi ile tüm bu olumlu etkiler Tuzla sınıfı yeni tip karakol botları için de mümkün hale gelecek.

Bakım personeli, artırılmış gerçeklik gözlüğü, tablet veya mobil cihazlar ile bakım yapacağı platforma odaklanarak yönlendirmeler alacak. Bu yönlendirmeler holografik olarak oluşturulmuş içeriklerden (yazılı metinler, çizimler, 3B parça modelleri ve benzeri) oluşacak. Bu sayede gerçekleştirilecek bakım/montaj senaryosu ile ilgili talimatları görevli personel yalnızca izleyerek gerçek zamanlı olarak adım adım uygulayabilecek, farklı açılardan donanım ve parçalarını 3B olarak görüntüleyebilecek.

Yönlendirmeler, güvenlik adımları ve hatırlatıcılar da dahil gerekli tüm işlemlerin doğru sırasıyla yapılmasını kapsayacak. Artırılmış gerçeklik tabanlı bakım destek uygulamasının çalıştığı donanımlar ile bakım manuellerine, görsellerine ve hareketli videolara erişim sağlanabilecek.

Bir uzman tarafından sisteme yüklenmiş grafik, ses gibi veriler de sistemde bulunacak ve bakım süreçleri konusunda henüz yeterli tecrübeye sahip olmayan gemi personeli, verilen talimatları takip ederek tanımlanan arızayı giderebilecek, ihtiyaç duyması halinde uzakta bulunan uzman kişiden bakım ve onarım için görüş alabilecek. Bu şekilde yeterli uzmanlık seviyesine henüz ulaşmayan personel, tecrübeden bağımsız şekilde ve en kısa sürede, zaman kaybına mahal vermeksizin bakım/onarım süreçlerine dahil olabilecek. Bunun yanında, gerçekleştirilen bakım süreçlerinin kayıt altına alınabilmesi de mümkün olduğundan kaydedilen verilere daha sonraki bakım süreçlerinde erişim sağlanabilecek.

  • Arızaya uzaktan müdahale mümkün olacak

Kullanıcı, Artırılmış Gerçeklik Tabanlı Sanal Bakım Sistemi'nde kullanımı kolay editör yardımıyla bakım ve montaj operasyonunda oluşan değişiklikleri şekillendirebilecek, sistemi buna uyumlu hale getirebilecek.

İlerleyen aşamalarda ise uzaktan uzman desteği ile bakım personelini yönlendirmek mümkün hale gelecek. Uzman, bakım personelinin gördüğü görüntü üzerinden işaretleme, yönlendirme gibi işlemler yapabilecek. Yapay zeka teknolojisiyle de entegre edilerek kayıt altına alınan verilerle donanımın hangi aralıkta, ne gibi durumlarda bakıma ihtiyacı olduğu tahmin edilebilecek ve donanım arızalanmadan önlenebilir bakım uygulanabilecek. Ayrıca sisteme kimlerin bakım yaptığı, en son bakımda kimin imzasının bulunduğuna ilişkin bilgilere ve bakım görüntülerine ulaşılarak süreç ve sistem takibi gerçekleştirilebilecek.

Artırılmış gerçeklik, bakım-onarım faaliyetlerinin daha optimize, hatasız, maliyet etkin ve hızlı yapılmasını sağlamanın yanında, bakım personelinin iş performansını da artıracak.

Artırılmış Gerçeklik Tabanlı Sanal Bakım Sistemi ile donanmanın özellikle harp zamanında muharip gücünün etkin biçimde kullanılması sağlanacak.

Mahrem imamdan darbe girişimi itirafı

İZMİR (AA) – ÖMER SÜT – Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) kripto yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan mahrem imam, FETÖ'nün darbe girişiminden önceden haberlerinin olduğunu beyan etti.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında gözaltına alındıktan sonra etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan "mahrem imam" E.Y, FETÖ ile ilgili itiraflarda bulundu.

FETÖ'nün mahrem imam olacak mensuplarını öğretmenlerden seçtiğini belirten E.Y, uzun yıllar örgüte eleman kazandırdığını ve askeri öğrenci ile bazı subayların sorumluluğunu yürüttüğünü anlattı.

Özellikle "serrehber" ve örgüt abilerinin örgüt içi haberleşmede "Kakao Talk" programını tercih ettiğine dikkati çeken E.Y, 2012'de, İzmir'de örgütün Deniz Kuvvetleri Komutanlığı yapılanmasından sorumlu yöneticinin teklifiyle mahrem imam olduğunu, bu sürecin ardından birçok askerle görüştüğünü ve onların sorumlusu olarak görev yaptığını kaydetti.

17/25 Aralık 2013 sürecinin ardından askerlerle görüşmeyi gizli bir şekilde yaptığını vurgulayan itirafçı mahrem imam, FETÖ'nün, darbe girişimine kadar bu şekilde hareket ettiğini dile getirdi.

İtirafçı E.Y, şu bilgileri paylaştı:

"Mahrem imamlar olarak, FETÖ'nün darbe girişiminden önceden haberimiz vardı. Hükümeti devirmeye ve yönetime örgütün belirlediği isimleri getirmeye yönelik bir kalkışma olacağı bilgisi bize verilmişti. Bu bilgiyi üstüm olan 'Necmettin' (mahrem imamlardan sorumlu örgüt üyesi) kod adlı örgüt üyesinden aldım. Diğer mahrem imamlar gibi darbeye kalkışma olacağını biliyordum ancak tarihini bilmiyordum. 15 Temmuz günü Necmettin'e 'Neler oluyor?' diye sorduğumda, 'Her şey yolunda, arkadaşlarımız gerekeni yapıyor. Panik yapmayın, askerler komutanlarının talimatlarına uysun.' diye cevap verdi. Bu esnada televizyonda tanklar vatandaşlar karşı karşıya görünüyordu."

Darbe girişiminin başarısız olmasının ardından askeri öğrencilerden önemli olanlarıyla irtibat sağladıklarını belirten E.Y, bunlarla örgütten gelen talimat doğrultusunda 2-3 ayda bir görüştüklerini aktardı.

  • Mahrem imama "müdür yardımcılığı" teklif etmiş

Bu süreçte "uyuyan hücre" olarak başka bir şehre taşındığını kaydeden E.Y, kendisiyle irtibata geçen "Necmettin"in mahrem imamlığın üstü olan "müdür yardımcılığı"nı teklif ettiğini kaydetti.

"Necmettin"in bu teklifini reddettiğini ileri süren E.Y, "Bana bu teklifin gelmesinin nedeni, 'Necmettin'e bağlı olarak çalışan mahrem imam olarak, açığa çıkmamış askeri öğrencilerle irtibat kurmam ve onları örgütte tutup talimatlandırmam içindi ancak bunu kabul etmedim çünkü kendisi kaçıp kurtulmuştu." beyanında bulundu.

Türkiye'den Antarktika'da “koordinatlı” harita çalışması

ANTARKTİKA (AA) – DİLARA ZENGİN – 3'üncü Ulusal Antarktika Bilim Seferi kapsamında "beyaz kıta"da Türk Bilimsel Araştırma Kampı'nı kurmayı başaran Türk ekibi, Horseshoe Adası bölgesinin denizden ve karadan haritalarını da hazırladı.

Cumhurbaşkanlığı himayesinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde gerçekleşen 3'üncü Ulusal Antarktika Bilim Seferi'ne katılan Türk ekibinin kapsamlı çalışma yürüttüğü alanlardan biri de "haritacılık" oldu.

Bu kapsamda, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Seyir Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanlığı ile Harita Genel Müdürlüğü personelince, Türk Bilimsel Araştırma Kampı'nın kurulduğu Horseshoe Adası bölgesinin denizden ve karadan koordinatlarını belirlemeye yönelik iki ayrı proje yürütüldü.

  • Horseshoe açıklarının 3 boyutlu derinlik haritası çıkarıldı

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Seyir Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanlığı Harekat Astsubayı Kıdemli Başçavuş Murat Ateş, AA muhabirine, Antarktika'da Horseshoe Adası yaklaşma sularında 3 boyutlu derinlik haritası çıkarmaya yönelik çalışmalar yaptıklarını söyledi.

GPS'ten aldıkları konum bilgileri ve çok ışınlı iskandil sisteminden elde ettikleri derinlik bilgileriyle deniz tabanının grafiğini çıkardıklarını belirten Ateş, "Deniz haritası gemiciler için yol gösterici bir kılavuzdur. Deniz Kuvvetleri Komutanlığının ürettiği bu harita sayesinde nerede batık, nerede sığlık olduğu öğrenilebilecek ve ona göre seyir emniyeti için gerekli tedbirler alınarak seferlere devam edilebilecek." dedi.

  • Horseshoe Adası'nda bu alanda yapılmış tek çalışma

Murat Ateş, çalışmalarını gerçekleştirirken yaşadığı en büyük sıkıntının soğuk hava olduğuna işaret ederek, hava şartlarının cihaz ve sistemlerin performansını olumsuz yönde etkilediğini ifade etti.

Çoğu zaman şiddetli rüzgar ve dalgalı denizde çalışmalarını yürüttüğünü vurgulayan Ateş, şu bilgileri verdi:

"3'üncü Ulusal Antarktika Bilim Seferi kapsamında geçici üssümüz Horseshoe Adası'nda kuruldu. Biz de Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Seyir Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanlığı olarak bölgede deniz haritamızı tamamlamış bulunmaktayız. Önümüzdeki yıllarda bölgeye gelecek bilim insanlarını taşıyan gemilerin güvenli seyir yapabilmesi için bu harita çok önemli."

Elde edilen haritanın Seyir Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanlığında, alanında uzman subay, astsubay ve mühendisler tarafından kalite kontrol ve veri işlem sürecinden geçirileceğini anlatan Murat Ateş, "Bu çalışmanın en büyük özelliği, Horseshoe Adası'nda bugüne kadar yapılmış olan 'tek çok ışınlı iskandil çalışması' olmasıdır." diye konuştu.

  • Horseshoe Adası'nın hassas koordinatları belirlendi

Harita Genel Müdürlüğü Jeodezi Dairesinde görevli Mühendis Yüzbaşı Soner Özdemir de dünyanın şeklini, büyüklüğünü, yer çekimi alanını ve bunların zamana bağlı değişimlerini inceleyen jeodezik çalışmalar gerçekleştirdiklerini dile getirdi.

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Kutup Araştırmaları Uyg-Ar Merkezi (PolReC) koordinesinde düzenlenen seferde, Antarktika'da jeodezik açıdan gerçekleştirilebilecek çalışmalara ilişkin keşif faaliyetleri yürüttüğünü aktaran Özdemir, Horseshoe Adası'na tesis edilen jeodezik GPS noktasının geçici üssün hemen başlangıç noktasında olması nedeniyle önem taşıdığını, söz konusu noktanın bilim insanlarının botlarla kıyıya yanaştığı nokta olduğu için hassas koordinatının bilinmesi gerektiğini bildirdi.

Jeodezik GPS aletlerine ilişkin bilgi veren Soner Özdemir, şunları kaydetti:

"Jeodezik GPS aletlerinin normal GPS aletlerinden farkı, çok daha hassas koordinat ölçmesi. Jeodezik GPS aletlerini adaya kuruyoruz, saatlerce ölçüm yapıyoruz ve buranın santimetre hassasiyetinde koordinatını belirliyoruz."

  • Gelecek seferde hedef sabit GPS istasyonu

Özdemir, Horseshoe Adası'nın muhtelif yerlerinde çeşitli GPS noktaları tesis ettiklerini belirterek, bu noktalar sayesinde çekilecek hava fotoğrafları ve uydu görüntülerini koordinatlandırmanın mümkün olacağını bildirdi.

Gelecek seferde sabit GPS istasyonu kuracaklarına dikkati çeken Soner Özdemir, "Sabit GPS istasyonunu burasının yaklaşık 40 mil açığında bir adada tesis etme planlarımız var. Böyle bir istasyon 7 gün 24 saat, 365 gün çalışacak." ifadelerini kullandı.

Yapılacak ölçümlerle bu noktaların hassas hızının hesaplanabileceğini vurgulayan Özdemir, "Tektonik olarak Antarktika'yı, kıtadaki plaka hareketlerini izleme şansımız oluyor." şeklinde konuştu.

  • Bakan Varank da bilgilendirildi

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank da Antarktika'da yürütülen çalışmaları yakından takip ediyor.

Telefonla sık sık heyetten "beyaz kıta"daki faaliyetlerin detaylarına ilişkin bilgiler alan Varank, elde edilen sonuçları Bakanlıkta değerlendiriyor.

Mavi Vatan'da milli sistemler görevde

             ANKARA (AA) - GÖKSEL YILDIRIM - Cumhuriyet tarihinde ilk defa ana vatanı çevreleyen üç denizde eş zamanlı düzenlenen Mavi Vatan 2019 Tatbikatı'nda milli deniz ve hava platformlarının yanı sıra yazılım tabanlı sistemler de başarıyla görev yapıyor.</p>  <p>AA muhabirinin edindiği bilgilere göre, Türk savunma sanayisi şirketlerinden HAVELSAN, savunma ve güvenlik alanlarında stratejik, taktiksel ve operasyonel seviyelerde komuta-kontrol, haberleşme, bilgi işlem, istihbarat, gözetleme ve keşif ihtiyaçlarına yönelik özgün ve milli çözümler sunuyor.</p>  <p>Şirket, havadan erken ihbar ve deniz karakol uçaklarının, su üstü ve su altı deniz platformlarının, stratejik, taktik ve operasyonel seviyede karada konuşlu karargah ve birliklerin görev sistemi yazılımları, savaş yönetim sistemleri ve komuta kontrol ihtiyaçlarını karşılıyor.</p>  <p>Deniz Kuvvetleri Komutanlığı koordinasyonu ve iş birliğiyle deniz platformları ile komutanlıklara entegre edilen sistemler, Cumhuriyet tarihinde ilk defa ana vatanı çevreleyen üç denizde 103 geminin katılımıyla eş zamanlı gerçekleştirilen Mavi Vatan 2019 Tatbikatı'nda başarıyla görev yapıyor.</p>  <p>Deniz Kuvvetleri Komutanlığının karada konuşlu Deniz Gözetleme Radar komutanlıklarına entegre çalışan Uzun Ufuk Sistemi, Türkiye'nin denizdeki hak ve menfaatlerinin korunması kapsamında tüm kıyıları kapsayacak şekilde konuşlandırılan radar, elektronik destek ve muhabere cihazlarıyla birlikte çevre denizleri tarıyor, burada seyir yapan tüm yabancı ticari gemileri ve savaş gemilerini kimliklendirerek Tanımlanmış Deniz Resmi oluşturuyor. Tanımlanmış Deniz Resmi, havada ve denizde görev yapan uçak ve gemilerle paylaşılıyor.</p>  <p>HAVELSAN, Uzun Ufuk Sistemi'nin 7 gün 24 saat esasına göre savaş şartlarına hazır olacak şekilde faal tutulmasını sağlayarak, sistem dahilindeki tüm radar, elektronik destek ve muhabere cihazları ile bunların arasındaki veri akış algoritmalarını millileştirerek geliştiriyor.</p>  <p>- GENESİS ile fırkateynlere yeni yetenekler</p>  <p>HAVELSAN'ın Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ile birlikte geliştirdiği Gemi Entegre Savaş İdare Sistemi (GENESİS) tatbikatta kullanılan bir diğer sistem oldu.</p>  <p>Türk Deniz Kuvvetlerinin envanterinde bulunan toplam 8 G sınıfı (eski Perry) fırkateynin savaş yönetim sistemi modernizasyon ihtiyacı için GENESİS G Sınıfı Fırkateyn Savaş Yönetim Sistemi Modernizasyon Programı yürütüldü.</p>  <p>GENESİS kapsamında, sistem geliştirme, entegrasyon, donanım ve yazılım testleri, eğitimler ve sistemin yaşam döngüsü boyunca ulusal imkanlar kullanılarak bakım tutumunun yapılması sağlandı.</p>  <p>Projenin ana yüklenicisi olarak HAVELSAN, G sınıfı fırkateynin savaş yönetim sistemi modernizasyon faaliyetlerini sözleşmede öngörülen zamanda başarıyla tamamladı, ek sözleşmeler kapsamında GENESİS Veri Linkleri Sistemi (GVLS) ve 3 Boyutlu Arama Radarı gibi entegrasyon faaliyetlerini gerçekleştirdi.

Milli GENESİS Savaş Yönetim Sistemi'nin (SYS) uygulanmasıyla fırkateynler, gelişmiş otomatik tespit ve izleme sistemi ve otomatik reaksiyon yazılımı sayesinde güdümlü mermilere karşı azaltılmış reaksiyon zamanı, savaş sisteminde yüksek otomasyon, merkezi komuta ve kontrol, geliştirilmiş durumsal farkındalık ve karar destek, hava, denizaltı, su üstü savunma ve elektronik harp desteği, deniz top atış desteği, artırılmış dayanıklılık ve yüksek hazırlık seviyesi ile gemide eğitim yetenekleri kazandı.

GENESİS ile Deniz Kuvvetleri envanterinde bulunan Gabya sınıfı fırkateynlerin, MİLGEM korvetlerinin, LST sınıfı çıkarma gemilerinin savaş yönetim sistemleri entegrasyonu HAVELSAN tarafından yapıldı.

GENESİS tabanlı SYS sahibi 8 Gabya sınıfı fırkateynin ve 2 MİLGEM sınıfı korvetin savaş yönetim sistemlerinin bakım ve onarım sorumluluğu HAVELSAN'da bulunuyor.

Mavi Vatan 2019 Tatbikatı'nda GENESİS kullanılarak hava savunma harbi, su üstü harbi, denizaltı harbi, kara bombardımanı, hava unsurlarının kontrolü ve yönlendirmesi, çıkartma planlaması ve icrası görevleri gerçekleştiriliyor.

GÜNCELLEME – Cumhuriyet tarihinin en büyük deniz tatbikatı başladı

MUĞLA (AA) – Cumhuriyet tarihinde ilk defa ana vatanı çevreleyen üç denizde 103 geminin katılımıyla eş zamanlı gerçekleştirilen "Mavi Vatan 2019 Tatbikatı" sürüyor.

Genelkurmay Başkanlığı Yıllık Tatbikat Programı çerçevesinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca planlanan ve Deniz Harp Merkezi Komutanlığı tarafından sevk ve idare edilen tatbikat, Karadeniz, Ege ve Doğu Akdeniz olmak üzere aynı anda 3 denizde ilk defa icra edilecek fiili bir tatbikat olarak gerçekleştiriliyor.

Tatbikatın Doğu Akdeniz'i kapsayan bölümüne, Marmaris Aksaz Limanı'ndan çıkan 5 fırkateyn, 4 hücumbot, 2 denizaltı, 2 mayın avlama gemisi, 1 amfibi çıkarma gemisi, 1 akaryakıt gemisi, 4 yeni tip karakol botu, 1 Sahil Güvenlik Arama Kurtarma Gemisi ve 3 yardımcı sınıf gemileri ile SAS, SAT ve Amfibi hücum timleri ve deniz ve hava kuvvetlerine bağlı unsurlar katılıyor.

Gemiler senaryo gereği, asimetrik tehdit kapsamında terörist bot ve hava vasıtasını etkisiz hale getirip, mayınlanmış sahadaki mayınları temizleyen mayın avlama gemisi rehberliğinde liman çıkışı yaptı. Gemiler daha sonra ihbar edilen denizaltıyı, denizaltı savunma harbi eğitim kapsamında arayıp tespit ederek etkisiz hale getirdi.

Jenerik senaryo ve jenerik coğrafyaya istinaden Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bağlısı birlik, gemi ve deniz hava vasıtalarının harekata hazırlık seviyesini artırmak amacıyla yapılan tatbikatta, NATO tatbikat planlama esaslarıyla uyumlu olacak şekilde 6 aylık bir planlama süreci uygulanıyor.

Karargahların jenerik senaryoya istinaden harekat planlama süreçleri ve bu planlar milli ve yerli olarak geliştirilen Deniz Harp Oyunu Sistemi'nde denenerek, tatbikatın bilgisayar destekli olacak şekilde icrası sağlanıyor.

Su üstü harbi, hava savunma harbi, denizaltı savunma harbi, mayın harbi, elektronik harp ve denizde denetim harekatını içeren harekata hazırlık eğitimleri ve yüksek süratli gelişmiş insansız su üstü hava hedeflerine fiili silah atışları, Hava Kuvvetleri Komutanlığı'ndan taktik hava gayreti, havadan ihbar ve kontrol uçağı, Kara Kuvvetleri Komutanlığından taarruz ve genel maksat helikopterlerinin iştirakleriyle müşterek eğitimler sürüyor.

Tatbikat, Deniz Harp Merkezi Komutanlığı Tatbikat Kontrol Merkezince sevk ve idare ediliyor.

Öte yandan, Deniz Harp Okulu öğrencileri de "Mavi Vatan 2019 Tatbikatı"ndan faydalanarak, savaş gemilerinde donanma stajlarını gerçekleştiriyor.

Deniz Kuvvetlerinden sondaj platformuna refakat görevi

ANKARA (AA) – Deniz Kuvvetleri Komutanlığından, Türkiye tarafından satın alınan ikinci açık deniz petrol platformu "DEEPSEA METRO-1" gemisine refakat görevinin sürdürüldüğü bildirildi.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığından yapılan açıklamada, "DEEPSEA METRO-1" gemisinin 23 Şubat'ta İzmit Körfezi'ne intikal etmesinin beklendiği belirtildi.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Türkiye tarafından satın alınan ve 10 Şubat 2019 tarihinde Cebelitarık Boğazı'ndan Akdeniz'e geçen ikinci açık deniz petrol platformumuz DEEPSEA METRO-1, önce NATO Tatbikatı'na iştirak etmek maksadıyla İtalya'ya intikal eden TCG GÜR denizaltımız tarafından İyon Denizi'nin güneyinde 'Hoşgeldiniz' mesajıyla karşılanmış, daha sonra Girit Adası'nın batısında milli korvetimiz TCG HEYBELİADA tarafından da 'Hoşgeldiniz' denilerek refakat edilmeye başlanmıştır."