BM İnsan Hakları Yüksek Komiserinden Duma tepkisi

CENEVRE (AA) – Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Zeyd Raad El Hüseyin, Beşşar Esed rejiminin Doğu Guta bölgesinde muhaliflerin kontrolü altında bulunan Duma ilçesine düzenlediği kimyasal silah saldırısına ilişkin "Dünyanın cevabı ne oldu? Boş sözler, cılız kınamalar ve veto kullanımıyla felç olan bir BM Güvenlik Konseyi." ifadelerini kullandı.

El Hüseyin, yaptığı yazılı açıklamada, geçen cumartesi Duma'da yeni bir "ölümcül kimyasal" saldırı yapıldığına dönük haberlerin, uluslararası toplumun Suriye'de bu tür kimyasal saldırıların önlenmesinde bir kez daha aciz kaldığının göstergesi olduğunu vurguladı.

"Kimyasal ve biyolojik silahların kullanımını başarılı bir şekilde yasakladığımızı düşündüğümüz yıllardan sonra, Suriye'de bu silahların kullanımı normale dönerken dünya boş boş oturuyor." değerlendirmesinde bulunan El Hüseyin, Suriye'de 2013'ten bu yana 35 farklı olayda kimyasal silahların kullanıldığını aktardı.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri El Hüseyin, kimyasal saldırılara karşı "sözlü kınamaların net bir şekilde yetersiz olduğunun" altını çizerek, daha sert tepki gösterilmemesinin "bu türden aşağılık silahların kullanımını teşvik edeceği ve uluslararası hukuk düzeninin meşruluğunun zayıflayacağı" uyarısında bulundu.

"Dünya harekete geçmek zorunda"

Suriye'de daha önceki insanlık suçlarının hesabının sorulmadığını ve küresel sistemin test edilmeye devam edildiğini dile getiren El Hüseyin, "Dünya kimyasal silahlı saldırılara karşı harekete geçmek zorunda ya da korkunç sonuçlarıyla yüzleşmek zorunda kalacak." ifadesini kullandı.

El Hüseyin, Suriye'de kullanılan kitle imha silahlarının yaşam hakkı üzerinde yıkıcı bir etkiye sahip olduğunu, daha fazla acı ve ıstıraba yol açtığını vurguladı.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) yapısını da eleştiren Hüseyin, şunları kaydetti:

"(Bu saldırıya) Dünyanın cevabı ne oldu? Boş sözler, cılız kınamalar ve veto kullanımıyla felç olan bir Güvenlik Konseyi. Dünya, özellikle de Güvenlik Konseyinde veto hakkı olan ülkelerin insanların acı çekmesini engellemek için uyanması gerekiyor, hızlıca uyanmak zorundalar."

Suriye'de rejimin, Doğu Guta'da muhaliflerin kontrolündeki son nokta olan Duma ilçesinde sivil yerleşimlere 8 Nisan'da düzenlediği kimyasal silahlı saldırıda 78 sivil hayatını kaybetmişti.

Advertisements

BM ile Macaristan arasındaki gerginlik devam ediyor

CENEVRE (AA) – Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Zeyd Raad El Hüseyin, kendisini istifaya çağıran Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto'ya tepki göstererek, "Kullandığım her kelimenin arkasındayım. Bakanın bir mektubunda talep ettiği gibi 'gecikmeksizin' istifa etmeyeceğim." dedi.

Hüseyin'in, BM İnsan Hakları Konseyinin 37. Oturumunun açılışında Macaristan Başbakanı Viktor Orban'ın bir konuşmasına atıfta bulunmasıyla başlayan söz düellosu devam ediyor.

Yazılı açıklama yapan Hüseyin, Konseyin açılışında yabancı düşmanlığı ve ırkçılığın ise Avrupa için utanç verici olduğunu vurguladığını ve buna örnek olarak da Macaristan Başbakanı Viktor Orban'ın, "Dış görünüşümüzün (rengimizin) diğer ırklarla karışmasını istemiyoruz." sözünü gösterdiğini anımsattı.

Hüseyin, Orban'ın 8 Şubat'ta yaptığı konuşmanın "açık şekilde ırkçılık" olduğunu belirterek, konuşmanın her bir Afrikalı, Asyalı, Orta Doğulu ve Latin Amerikalı kadın, erkek ve çocuklara hakaret olduğunu savundu.

2016'da yapılan bir araştırmada Macaristan halkının yüzde 72'sinin Müslümanlara bakış açısının olumsuz olduğunun ortaya çıktığını aktaran Hüseyin, bunun Müslümanlara karşı Avrupa'daki en büyük olumsuz bakış oranı olduğunu vurguladı.

– "Kullandığım her kelimenin arkasındayım"

Hüseyin, kendisini istifaya davet eden Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Szijjarto'ya tepki göstererek, "Kullandığım her kelimenin arkasındayım. Bakanın bir mektubunda talep ettiği gibi 'gecikmeksizin' istifa etmeyeceğim." ifadesini kullandı.

Orban'ın ülkesindeki Müslümanları ve Afrikalıları Macar kültürü için bir tehdit olarak gösterdiğini dile getiren Hüseyin, buna karşın Macaristan'da son nüfus sayımında ülkede Afrika'dan sadece bin 64 erkek ve 260 kadının, tüm Asya'dan ise 10 bin 559 kişinin yaşadığının ortaya çıktığını söyledi.

Hüseyin, Orta Doğu'dan Macaristan'a gelen az sayıdaki insanın sayımlarda kayda bile geçirilmediğini belirterek, ülkedeki yabancı düşmanlığına dikkati çekti.

– Macaristan tepki göstermişti

Macar Bakan Szijjarto, Konseyde yaptığı konuşmadan dolayı BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Hüseyin'i istifaya çağırmıştı.

Bakan Szijjarto, Macar Haber Ajansı'na (MTI) yaptığı açıklamada, Hüseyin'in, demokratik seçimlerle yönetimde bulunan Macaristan hükümetini, haksız ithamlar ile diktatörlüğe benzettiğini iddia ederek, ''Uluslararası bir kuruluşun yöneticisinin haksız ve sinirlendirici ithamları kabul edilemez. BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri hemen istifa etmeli.'' diye konuşmuştu.

BM’den Myanmar hükümetine uyarı

CAKARTA (AA) – Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Zeyd Raad El Hüseyin, Myanmar'ın Arakanlı Müslümanlara zulmünün bölgesel bir çatışmayı tetikleyebileceği uyarısında bulundu.

Hüseyin, Endonezya'da düzenlenen insan haklarıyla ilgili bir toplantıda yaptığı konuşmada, Arakanlı Müslümanlara yönelik şiddete, soykırım ve etnik temizlik eylemlerinin de dahil olmuş olabileceğini belirtti.

"Myanmar, bölgenin güvenliğine şiddetli etkisi olabilecek ciddi krizle karşı karşıya." diyen Hüseyin, bugünün insan hakları ihlallerinin yarının çatışmalarına neden olacağını kaydetti.

Hüseyin, bu krizin, Arakan eyaletinde yaşayan Rohingyalara karşı 50 yıldır süren ayrımcılık ve şiddetin sonucu olduğunu vurgulayarak, "Eğer Rohingya krizi dini kimliklere dayalı daha büyük bir çatışmaya neden olursa bunu izleyen ihtilaflar tehlike çanlarının çaldığını gösterir." ifadelerini kullandı.

– Arakanlı Müslümanlara etnik temizlik

BM'nin açıkladığı son verilere göre, geçen yıl 25 Ağustos'tan bu yana Myanmar'daki şiddetten kaçan 655 bin Arakanlı Müslüman Bangladeş'e sığındı. Arakan'da 1970'lerde yaklaşık 2 milyon Müslüman'ın yaşadığı tahmin edilirken, sistematik saldırılardan kaçış nedeniyle bu sayı 350 binin altına geriledi.

Öte yandan, uluslararası insan hakları kuruluşlarının yayınladığı uydu görüntülerine göre, bölgede Müslümanlara ait 350'den fazla köy yakıldı.

BM’den AB’ye sert göçmen tepkisi

CENEVRE (AA) – Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Zeyd Raad El Hüseyin, Avrupa Birliği'nin (AB) Akdeniz üzerinden Avrupa'ya geçmeye çalışan göçmenlere yönelik Libya makamlarına yardımcı olma politikasının "insanlık dışı" olduğunu belirtti.

Hüseyin, yaptığı yazılı açıklamada, Libya'daki gözaltı merkezlerinde "korkunç şartlar altında" tutulan göçmenlerin sayısının keskin şekilde artmasından dehşete düştüğünü ifade etti.

Libya'daki göçmenlerin yaşadığı acıların insanlığın vicdanını yaraladığını vurgulayan Zeyd Raad El Hüseyin, "Daha önce vahim olan durum, şimdi felakete dönüştü." değerlendirmesinde bulundu.

Hüseyin, AB'nin Libya Sahil Güvenlik ekiplerine Akdeniz'deki göçmenleri durdurup Libya'ya geri göndermelerine yardım etme politikasını "insanlık dışı" olarak niteledi.

AB ve İtalya'nın yardımıyla Libya makamlarının Akdeniz'deki uluslararası sularda göçmenleri taşıyan tekneleri durduğunu ve göçmelerin Libya'daki gözaltı merkezlerine götürüldüğü bilgisini paylaşan Zeyd Raad El Hüseyin, bu göçmenlerin işkence, tecavüz ve zorla çalıştırılma gibi çeşitli istismarlara maruz bırakıldığı uyarısında bulundu.

Hüseyin, AB ve AB'ye üye ülkelerin göçmenlere yönelik giderek artan müdahalelerine rağmen, göçmenlerin maruz kaldığı suistimal düzeyini azaltmak için hiçbir şey yapmadıklarını kaydetti.

– "Göçmenlerin hakları korunmalı"

Libya'da tutulan göçmenlerin sayısının eylül ayında 7 bin olduğunu, kasım ayının ilk haftalarında ise bu rakamın 19 bin 900'e yükseldiğini aktaran Zeyd Raad El Hüseyin, gözaltındaki göçmenlerin hukuken haklarını arama şanslarının da olmadığına dikkati çekti.

Hüseyin, Libya'da tutulan çoğunluğu Batı Afrika ülkelerinden gelen kaçak göçmenlerin "tarif edilemez dehşet" yaşadığına vurgu yaparak, uluslarası toplumu bu konuda duyarlı olmaya çağırdı.

Öte yandan, BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Sözcüsü Jeremy Laurence, BM Cenevre Ofisi'nde düzenlenen basın toplantısında yöneltilen bir soru üzerine, Akdeniz'den teknelerle Avrupa sahillerine ulaşmaya çalışan kaçak göçmenlere "insancıl bir şekilde" yaklaşılmadığını söyledi.

Laurence, "Bu göçmenlerin insan hakları korunmalı." şeklinde konuştu.

BM'den AB'ye sert göçmen tepkisi

CENEVRE (AA) – Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Zeyd Raad El Hüseyin, Avrupa Birliği'nin (AB) Akdeniz üzerinden Avrupa'ya geçmeye çalışan göçmenlere yönelik Libya makamlarına yardımcı olma politikasının "insanlık dışı" olduğunu belirtti.

Hüseyin, yaptığı yazılı açıklamada, Libya'daki gözaltı merkezlerinde "korkunç şartlar altında" tutulan göçmenlerin sayısının keskin şekilde artmasından dehşete düştüğünü ifade etti.

Libya'daki göçmenlerin yaşadığı acıların insanlığın vicdanını yaraladığını vurgulayan Zeyd Raad El Hüseyin, "Daha önce vahim olan durum, şimdi felakete dönüştü." değerlendirmesinde bulundu.

Hüseyin, AB'nin Libya Sahil Güvenlik ekiplerine Akdeniz'deki göçmenleri durdurup Libya'ya geri göndermelerine yardım etme politikasını "insanlık dışı" olarak niteledi.

AB ve İtalya'nın yardımıyla Libya makamlarının Akdeniz'deki uluslararası sularda göçmenleri taşıyan tekneleri durduğunu ve göçmelerin Libya'daki gözaltı merkezlerine götürüldüğü bilgisini paylaşan Zeyd Raad El Hüseyin, bu göçmenlerin işkence, tecavüz ve zorla çalıştırılma gibi çeşitli istismarlara maruz bırakıldığı uyarısında bulundu.

Hüseyin, AB ve AB'ye üye ülkelerin göçmenlere yönelik giderek artan müdahalelerine rağmen, göçmenlerin maruz kaldığı suistimal düzeyini azaltmak için hiçbir şey yapmadıklarını kaydetti.

– "Göçmenlerin hakları korunmalı"

Libya'da tutulan göçmenlerin sayısının eylül ayında 7 bin olduğunu, kasım ayının ilk haftalarında ise bu rakamın 19 bin 900'e yükseldiğini aktaran Zeyd Raad El Hüseyin, gözaltındaki göçmenlerin hukuken haklarını arama şanslarının da olmadığına dikkati çekti.

Hüseyin, Libya'da tutulan çoğunluğu Batı Afrika ülkelerinden gelen kaçak göçmenlerin "tarif edilemez dehşet" yaşadığına vurgu yaparak, uluslarası toplumu bu konuda duyarlı olmaya çağırdı.

Öte yandan, BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Sözcüsü Jeremy Laurence, BM Cenevre Ofisi'nde düzenlenen basın toplantısında yöneltilen bir soru üzerine, Akdeniz'den teknelerle Avrupa sahillerine ulaşmaya çalışan kaçak göçmenlere "insancıl bir şekilde" yaklaşılmadığını söyledi.

Laurence, "Bu göçmenlerin insan hakları korunmalı." şeklinde konuştu.