Yerli antivirüsle yurt dışına açılmayı hedefliyor

ANKARA (AA) – SEVGİ CEREN GÖKKOYUN – Siber güvenliğe verilen önem ve duyulan ihtiyaç arttıkça Türkiye'de bu alanda yabancı yazılımlara alternatif yerli çözümler de geliştirilmeye devam ediyor.

Yerli çözümlerin ulusal güvenlik açısından da kritik önem taşıdığı siber güvenlik alanında, Ankara merkezli yazılım firması DevlopSOFT, "Dev Secure" isimli yerli antivirüs programı geliştirdi.

DevlopSOFT Kurucusu Seyfettin Deveci, geliştirdikleri yazılıma ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Dev Secure programının azami sistem gereksinimine ihtiyaç duymadan en iyi verimlilikte çalışabildiğini dile getiren Deveci, programın yaklaşık 10 saniyelik kurulum süresiyle bilinen diğer antivirüs programlarına göre daha hızlı olduğunu ifade etti.

Deveci, programın virüs taramasını arka planda otomatik olarak gerçekleştirdiğini belirterek, "Dev Secure, bir güvenlik tehditi durumunda kullanıcıyı uyararak müdahale imkanı veriyor. Tehdit seviyesine göre ağ trafiğini otomatik kesme özelliğine de sahip. Program, bilgisayar ve akıllı telefonlarda yavaşlatmaya yol açmıyor." dedi.

Kablosuz ağ bağlantılarında, kullanıcıların farkında olmadan zararlı yazılımlar aracılığıyla bilgilerinin çalınabildiğine işaret eden Deveci, programın ayrıca kullanıcı zaafiyeti koruması, bitcoin/sanal para kalkanı, güvenlik damgası, güvenli internet, zarar görmüş dosyaların kurtarımı ve Türkçe raporlama özelliklerinin bulunduğunu anlattı.

  • "Bu alanda dışa bağımlıyız"

Deveci, antivirüs programı pazarının küresel büyüklüğünün 5 milyar dolar civarında olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Türkiye'de bu pazar 100 milyon doların üzerinde. Bu alanda neredeyse tamamen dışa bağımlıyız. Her geçen gün büyüyen bu pazarda bizim de durmadan ilerleme kat etmemiz gerekiyor. Özellikle kamu kurumlarında, okullarda ve belediyelerde yabancı yazılım kullanmak yerine yerli ürünleri tercih etmelerini istiyoruz."

Deveci, geliştirdikleri antivirüs programının ihracat potansiyeli bulunduğunun altını çizerek, Bilkent CyberPark'ın yurt dışı hızlandırma programına dahil edildiklerini ifade etti. Deveci, "Hedefimiz bu sene içinde Estonya ya da Almanya üzerinden yurt dışı açılımı sağlamak. Ayrıca yatırım ve iş ortaklıklarına da açığız, birlikte yol almak üzere her türlü öneri ve teklifi değerlendiriyoruz." diye konuştu.

Zararlı yazılımlardan korunmak için de kullanıcılara tavsiyelerde bulunan Deveci, şöyle devam etti:

"Çevrimiçi güvenlik için kullanıcılar tüm hesapları iki adımlı doğrulamaya geçirebilir ve güvenlik bildirimlerini açık tutulabilir. Tıklanılan bir bağlantı kulanıcıları şifre ya da bilgi talep eden bir sayfaya yönlendiriyorsa kişisel bilgiler girilmeden önce alan adının doğruluğu kontrol edilebilir."

İnternet güvenliği için pratik çözüm geliştirdiler

İZMİR (AA) – TOLGA ALBAY – İnternet güvenliğini basit bir şekilde sağlayabilecek bir sistem geliştirmek üzere çalışma yürüten 3 genç girişimcinin “tak ve kullan” özelliğine sahip ilk ürünü, İzmir Teknoparkı’nda deneniyor.

Virüsler, siber saldırılar ve sosyal medya üzerinden işlenen suçlarla sıradan insanlar için gün geçtikte daha tehlikeli hale gelen internet teknolojisi, sıradan insanlar için karmaşık sayılan güvenlik önlemlerini gerektiriyor.

Küçük ve orta büyüklükteki işletmeler, esnaf ve bireysel kullanım için internet ağı kullanan çok sayıda kullanıcı, ek maliyet getirdiği için teknik personel istihdam edemiyor.

İş yerindeki internet bağlantısını müşterileriyle veya misafirleriyle paylaşan tüm kullanıcılara getirilen erişim kaydı tutma zorunluluğu da bu alanda herkesin anlayabileceği basit çözümleri zorunlu kılıyor.

İnternet teknolojileri alanında faaliyet gösteren genç girişimciler Ahmet Polat, Sercan Tarakçıoğlu ve Oğuz Gez’in bu ihtiyaçtan hareketle İYTE İzmir Teknoparkı’nda başladığı araştırmalar başarıyla sonuçlandı.

Girişimcilerden Ahmet Polat, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bir veri merkezini yönettiği sırada çok sayıda siber saldırıyla karşılaştığını, birçok insanın internet güvenliğini sağlamadığı için büyük mağduriyetler yaşadığına tanık olduğunu ifade etti.

Sıradan insanların basit bir yöntemle internet güvenliği sorununu kökten nasıl çözebileceği sorunu üzerine düşünürken bir proje geliştirdiklerini anlatan Polat, “Mevcut sistemde ‘IP adresi nedir, nasıl atanır’ bunu bilmeyen birinin ofis içi ağ düzenleme şansı yok. İlla ki bir teknik arkadaşa veya bir firmadan hizmet almaya ihtiyacı var. Getirmek istediğimiz sistemle ‘kullanıcı ürünü raftan alsın, 5 dakika içinde aktivasyonunu yapsın ve kullanmaya başlasın’ dedik. Sosyal medyada gezinebilecek kadar bilgisayar kullanabilen birisi kendi ağını yaratabilsin, siber güvenlik önlemlerini alabilsin istedik.” dedi.

– İnsan diliyle programlandı

Teknoparkta 1,5 yıllık çalışma sonucu prototip ürünü geliştirdiklerini, ilk müşterileri olan İzmir Teknoparkı’nda sistemin başarıyla kullanılmaya başlandığına işaret eden Polat, wi-fi modeme takılan “Loki” adını verdikleri cihazla siber güvenliği sağladıklarını dile getirdi.

Geliştirdikleri ağ yönetim cihazının teknik değil insan diliyle programlandığını aktaran Polat, “Örneğin ‘Ali, Ahmet’in bilgisayarına erişebilsin, muhasebe grubuna şu isimler erişebilsin’ gibi direktiflerle insanlar kendi ağ kurallarını oluşturabiliyor. Cihaz, içeriğinde firewall, antivirüs ve spam engelleyici gibi önlemleri barındırdığı için takıldığından itibaren sistemi koruma altın alıyor.” dedi.

Dünyada benzeri bir teknolojinin ABD’de de geliştirildiğini ancak limitlerin daha dar kapsamlı tutulduğunu dile getiren Polat, kasım ayında satışlarına başlayacakları ürünü Türkiye’nin ardından dünya pazarlarında da yaygınlaştırmak istediklerini dile getirdi.

Ürünün özellikle KOBİ ve esnafı hedeflediğini dile getiren Polat, şu bilgileri verdi:

“Teknik personeli bulunsun ya da bulunmasın bu işi kolay ve kontrollü yapmak isteyen tüm KOBİ’ler öncelikli hedef alanımızda. Örneğin kafeteryalar standart modem şifresini müşterileriyle paylaşıyorlar. Modemler standart bir arayüze sahip, yönetim şifreleri ise genelde hep varsayılan şifre olarak belirleniyor. Bu durumda birisi kafeye oturduğunda ağ trafiğini dinleyebilir, araya kendi trafiğini karıştırabilir, istemediğiniz bir şeyi aldığınız dosyanın arasına koyabilir. Çok ciddi bir risk var. Bu tip iş yerlerinin bir şekilde önlem alması gerekiyor.

İkinci önemli tarafı, log tutma zorunluluğu. İş yerleri satın aldıkları interneti insanlarla paylaşarak ‘erişim sağlayıcı’ oluyor. Yasal olarak kurumların müşterileriyle, misafirleriyle paylaştıkları internetin erişim kayıtlarını tutması gerekiyor. Aksi taktirde ağı kullanan bir kişinin işlediği siber suç, doğrudan iş yeri sahibini yükümlülük altında bırakıyor. Geliştirdiğimiz cihazla yasal zorunluluk da karşılanmış oluyor. Geliştirdiğimiz ürünle erişim kayıtlarını hem cihaz içinde hem internetteki depolama alanında yedekliyoruz. Şifrelenmiş olarak yedeklendiği için biz de okuyamıyoruz.”

Polat, gelecekte bireysel ihtiyaçlara yönelik e-kullanıcılar için daha küçük yeni bir ürün daha çıkarmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.