“Rusya Ermenistan’da büyük bir değişime karşı”

ANKARA (AA) – MUHAMMET İKBAL ARSLAN – ABD’nin eski Avrupa-Avrasya ilişkilerinden sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Matthew Bryza, Ermenistan’da yapılacak erken seçimleri Başbakan Nikol Paşinyan'ın kazanacağı tahmininde bulunarak, "Ancak Rusya Ermenistan’da büyük bir değişime karşı." dedi.

Matthew Bryza, Ermenistan parlamentosunda yapılan başbakanlık seçiminden sonuç çıkmaması nedeniyle ülkede aralık ayında yapılması planlanan erken seçimler ve etkilerine ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Bryza, ülkeyi erken seçimlere götürmek için 16 Ekim'de görevinden istifa eden Paşinyan’ın zor zamanda büyük siyasi beceri gösterdiğini belirtti.

Paşinyan’ın henüz ülkedeki siyasi elitlerin gücünü arkasına alamadığını söyleyen Bryza, ancak halkın manevi desteğini aldığını vurguladı.

Bryza, erken seçim kararının siyasi kriz yaşayan Ermenistan için iyi sonuçlar getirebileceğini ifade ederek, Cumhuriyetçi Parti, Moskova yanlıları ve ülkedeki siyasi elitlerin Paşinyan'ın bu hamlesine karşı çıktığı ortamda Ermenistan halkının bu fırsatı iyi değerlendirceğini savundu.

Paşinyan’ın seçimi kazanmak için büyük risk aldığını belirten Bryza, parlamentodaki başbakanlık seçimini ufak bir farkla kazandığı ve erken seçimlerde tekrardan seçilememe ihtimalini de hatırlattı.

– "Paşinyan'ın desteğe ihtiyacı olacak"

Bryza, Ermenistan’da adil ve tarafsız bir seçim olursa Paşinyan’ın kazanabileceğini savunarak, “Paşinyan’ın seçimleri kazanması halinde Ermenistan’daki iç siyasi dengeler değişecektir. Belki onun zaferi Moskova yanlıları ve içerideki muhalifler tarafından protesto edilecektir ancak Paşinyan arkasındaki manevi güçle Ermenistan siyasetinde büyük reformlara imza atacak.” dedi.

Ermenistan’ın siyasi geleceğini tahmin etmenin çok zor olduğu yorumunu yapan Bryza, Paşinyan’ın köklü reformlara başlaması halinde desteğe ihtiyaç duyacağı ve Türkiye’nin bu desteği sağlayabileceğini öne sürdü.

Öte yandan Bryza, Tacikistan’da düzenlenen Bağımsız Devletler Topluluğu Zirvesi’nde Başbakan Paşinyan’ın Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile bir araya gelmesini, Dağlık Karabağ sorunun çözümü açısından önemli bir adım olarak yorumladı.

Byrza, Rusya'nın Ermenistan'daki değişim sürecine müdahil olmasının mümkün olduğunu belirterek, "Ancak Rusya Ermenistan’da büyük bir değişime karşı" dedi.

Rusların Ermenistan’a müdahalelerinde dikkatli olmaları gerektiğinin altını çizen Byrza, Ermenistan’da başta enerji piyasası ve banka sektörü olmak üzere büyük ekonomik yatırımların Rusların kontrolünde olduğunu söyledi.

– "Batı ile ilişkisi seçimlerden sonra daha net hale gelebilir"

Byrza, Rusların sahip olduğu bu ekonomik güçle ülkedeki siyasi elitleri de kontrol ettiğine değinerek, “Ruslar, ekonomik güç kullanarak Ermenistan'a yön vermek isteyebilirler. Ancak şuna inanıyorum, Paşinyan da Ermenistan Cumhurbaşkanı Armen Sarkisyan ve diğer bütün siyasetçiler gibi bağımsız olmak isteyecektir.” dedi.

Batı dünyasının Paşinyan’ın Ermenistan’daki demokrasiyi güçlendirme çabalarını desteklediğini ifade eden Bryza, Paşinyan’ın Batı ile ilişkisinin seçimlerden sonra daha net hale geleceğini söyledi.

Byrza, Batılı devletlerin Paşinyan’a çok fazla destek vermeyeceğini belirterek, “Batılı ülkeler onu çok fazla desteklerse, Paşinyan’ın onların siyasi kuklası olduğu izlenimi öne çıkabilir. Batı onu sadece doğru yaptığı işler için destekleyecektir.” dedi.

– “Ermeniler Rusya’yı koruyucu olarak görüyor”

Byrza, Ermenistan’ın Rusya ile birçok ortak noktasının bulunduğunu belirterek, şöyle devam etti:

“Ermenistan’ın sınır muhafızları, Rusya’nın sınır muhafızlarının emri altında. Ermenistan hava sahası Rusya’nın hava sahasıyla bağlantılı. Ermenistan’ın Rusya’dan uzaklaşıp uzaklaşmayacağını görmek için zamana ihtiyacımız var. Ancak şunu söyleyebilirim, birçok Ermeni hala Rusya’yı dış tehlikelere karşı bir koruyucu olarak görüyor. Rusya Ermenileri kontrol etmeye çalışsa da tarihte birçok kez onları korumuştur.”

Ermenistan’ın önünde çoklu bir dış politika gündemi olduğunu ifade eden Byrza, gelecek dönemde Ermenistan siyasetinde Rusya’nın ana aktör olacağını dile getirdi. Byrza, Ermenilerin Türkiye dahil olmak üzere diğer ülkelerle bağlantı kurmak istediği değerlendirmesinde bulundu.

– İktidarın değişim süreci

Ermenistan’da 13 Nisan’da parlamentoda yapılan başbakanlık seçimlerine Cumhuriyetçi ve Taşnak partileri eski Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan’ın aday gösterdi. Ancak buna karşın liberal siyasi güçlerin oluşturduğu Elk (Çıkış) koalisyonu üyesi milletvekili Nikol Paşinyan önderlediğinde ülkede Sarkisyan karşıtı gösteriler başladı.

Sarkisyan 10 yıl boyunca cumhurbaşkanlığı görevini yürüttüğü Ermenistan’da tüm yetkileri kendisinde toplayacak şekilde 17 Nisan’da parlamentodaki Cumhuriyetçi ve Taşnak partilerinin oylarıyla başbakan seçildi.

Kısa zamanda ülkenin tamamına yayılan gösterilerde protestocular resmi kurumları kuşattı.

Gösterilerin artarak devam etmesi üzerine Sarkisyan 23 Nisan’da istifa etti.

Paşinyan daha sonra parlamentoda yapılan oylamada başbakan seçildi.

Ermenistan Başbakanı Paşinyan, muhalefet partilerinin erken seçimi engelleyen kararı kabul etmesiyle ülkeyi erken seçimlere götürmek üzere 16 Ekim’de görevinden istifa etti.

Aralık ayında yapılması planlanan erken seçimlere kadar Paşinyan başbakanlık görevini vekaleten yürütüyor.

Paşinyan'ın seçimlerde mecliste çoğunluğu oluşturacak desteği sağlaması halinde, eski yönetimin devlet kurumları ve ekonomik yapıdaki uzantılarına karşı geniş bir tasfiye hareketine girişmesi bekleniyor.

Geleneksel Ermeni siyasi elitleriyle oldukça yakın ilişkilere sahip Rusya'nın, Paşinyan karşısında nasıl bir tedbir alacağı ise merak konusu olmaya devam ediyor.

Advertisements

“Türkiye ve Rusya arasında barış yoksa hayat durur”

MOSKOVA (AA) – Tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı, Rusya ve Türkiye arasında barış olduğu müddetçe kalkınmanın olduğunu belirterek, "Eğer iki ülke arasında barış olmazsa o zaman hayat duruyor." dedi.

Ortaylı, Moskova Yunus Emre Enstitüsü tarafından düzenlenen "Tarihi ve Kültürel Bağlamda Türkiye ve Rusya" panelinde iki ülke arasındaki ilişkilere dair değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye'nin, Sovyetler Birliği ile hiçbir zaman savaşmadığını anımsatan Ortaylı, "1. Dünya Savaşı'ndan çıkmamıza rağmen o dönemde sağlık, eğitim ve demir yolu gibi konularda çok önemli mesafe katettik. Araya 2. Dünya Savaşı girmese, daha çabuk kalkınabilecektik." diye konuştu.

Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerin tarih boyunca devam ettirdiği önemine işaret eden Ortaylı, "Rusya ve Türkiye arasında barış olduğu müddetçe kalkınma oluyor. Eğer iki ülke arasında barış olmazsa o zaman hayat duruyor." dedi.

Konuşmasında Kırım'ın işgaline de değinen Ortaylı, "Son dönemde Kırım'ın işgali gibi sorunlar yaşadık. Ancak dışişlerimiz burada çok doğru bir politika takip etti. Bu doğru politikanın iyi izlenmesi ve bilinmesi gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.

Panelde konuşan Rusya Bilimler Akademisi Doğu Araştırmaları Enstitüsü Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Dmitriy Vasilyev de Rusya'nın tarih boyunca en yetenekli diplomatlarını Türkiye'de görevlendirdiğini söyledi.

Söz konusu diplomatlar sayesinde Osmanlı'dan bu yana Rusya ile iyi ilişkiler yürütüldüğünü belirten Vasilyev, şöyle konuştu:

"Rusya ve Türkiye arasında ilişkiler ne zaman iyiye gitse bu Avrupalı ülkeleri rahatsız etti. Batılı ajanlar vasıtasıyla hem Rusya'da hem Osmanlı'da siyasi ve sosyal düzeyde ilişkileri bozmak için mutlaka kışkırtıcı adımlar atıldı. Ancak hem Rusya hem de Türkiye, birbirlerine son derece yakın kültürleriyle bu zorlukları aşmayı başarmışlardır."

Türkiye'nin Moskova Büyükelçisi Hüseyin Diriöz, panelin ardından Ortaylı ve Vasilyev'e plaket takdim etti.

Dağıstan'da Rusya-İslam Dünyası Çalışma Grubu toplantısı

MOSKOVA (AA) – Rusya-İslam Dünyası Çalışma Grubunun 4’üncü toplantısı, Rusya Federasyonu'na bağlı Dağıstan Cumhuriyeti'nin başkenti Mahaçkale'de yapıldı.

Tataristan Cumhurbaşkanı Rüstem Minnihanov ve Dağıstan Başkanı Vladimir Vasilyev'in ev sahipliğindeki toplantıya 25 ülkeden temsilciler katıldı.

Rusya ve Müslüman ülkeler arasındaki iş birliğine yönelik istişarelerin yapıldığı toplantıya, gençlerin eğitimine yönelik geliştirilmesi gereken politikalar da ele alındı.

Toplantıya Türkiye'den katılan 26. dönem MHP İstanbul Milletvekili Ekmeleddin İhsanoğlu'na, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreterliği yaptığı dönemde Rusya ile İİT arasındaki ilişkilerin geliştirilmesindeki rolü nedeniyle takdir plaketi takdim edildi.

Rusya-İslam Dünyası Çalışma Grubu, Rusya ile İslam dünyası arasındaki ilişkileri geliştirmek üzere Tataristan'ın ilk Cumhurbaşkanı Mintimer Şaymiyev'in önderliğinde 2006'da kurulmuştu.

“İsrail özel kuvvetlerinin Filistin'deki eylemi tahrik edici”

MOSKOVA (AA) – Rusya, İsrail özel kuvvetlerinin Filistin bölgesindeki tahrik edici eylemi nedeniyle gerginliğin tırmanmasından "derin endişe" duyduğunu açıkladı.

Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Gazze Şeridi'ndeki gerginliğin son günlerde önemli oranda arttığı vurgulandı.

Söz konusu gerginliğin, İsrail özel kuvvetlerinin eylemi nedeniyle tırmandığı belirtilen açıklamada, "İsrail özel kuvvetlerinin Filistin bölgesinde tahrik edici eylemi nedeniyle bölgede tırmanan gerginlik sonucu en az 7 Filistinli ve 1 İsrail askeri hayatını kaybetti. İsrail ordusu, ek kuvvetleri de bölgenin sınırlarına kaydırıyor. Moskova, bu gerginliğin tehlikeli şekilde tırmanmasından derin endişe duymaktadır." ifadesi kullanıldı.

Tırmanan gerginlik nedeniyle bölgede sivil kayıpların artma tehlikesinin bulunduğuna işaret edilen açıklamada, tüm taraflara itidal çağrısı yapıldı.

İsrail özel kuvvetlerinin dün sivil kıyafetle Gazze'ye sızmasının ardından bölgede gerilim tırmanmıştı.

Türkiye-Rusya ticaretinde “ulusal para” ilgisi artıyor

MOSKOVA (AA) – EMRE GÜRKAN ABAY – Rusya Ticaret ve Sanayi Bakan Yardımcısı Aleksey Gruzdev, Türkiye ile ticarette ulusal para birimlerinin kullanılmasının bir gereklilik olduğunu belirterek, “Ulusal para birimlerimizi kullanarak, kurumlarımızı koruma altına alıp üçüncü ülkelerin kararlarından bağımsız hale gelebiliriz.” dedi.

Gruzdev, başkent Moskova’da Türkiye ve Rusya arasındaki güncel ekonomik gelişmelere ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Türkiye’nin ulusal çıkarlarını gözeten projelere Rus şirketlerinin özellikle ilgi duyduğuna işaret eden Gruzdev, “Türk devleti tarafından desteklenen, ürün veya teknolojiye yönelik taleplerin bulunduğu projelere ilgi duyuyoruz. Bu nedenle Türk meslektaşlarımızla bir 'Dış Ticaret Eylem Planı' yapılması konusunda anlaştık.” diye konuştu.

Söz konusu planla, Rusya ve Türkiye’nin ulusal çıkarlarının gözetileceğini vurgulayan Gruzdev, “Sonrasında iyi sonuçları çok daha hızlı bir şekilde elde edebileceğiz.” ifadesini kullandı.

Gruzdev, Türk şirketlerinin Rusya’da özellikle gıda, tekstil ve inşaat sektörlerinde başarıyla temsil edildiklerini anımsatarak, “İkili ticarette artık yeni bir seviyeden bahsediyoruz. Bu seviye, örneğin tekstilde sadece ham maddenin veya hazır ürünlerin teslim edilmesi değil, modern ekipmanların, teknolojilerin veya eğitim temin edilmesiyle çeşitlendirilmesidir.” değerlendirmesinde bulundu.

Rusya ve Türkiye arasında sivil gemi inşaatı sektöründe de iş birliğinin artırılması gerektiğinin altını çizen Gruzdev, “Gemi inşaatı sektörü hem Türkiye’de hem de Rusya’da oldukça güçlü durumda ve bu alanda önemli bir potansiyel görüyoruz. Rekabet etmediğimiz alanlarda ortak girişimlerle yeni yetkinlikler geliştirebiliriz.” şeklinde konuştu.

– "Rus rublesi ve lira ile ticareti artırmaya yönelik girişimler yoğunlaştı"

Aleksey Gruzdev, Türkiye ile ticarette ulusal para birimlerinin kullanılmasına yönelik girişimleri ise memnuniyetle karşıladıklarını vurguladı.

Rus ve Türk kurum ve şirketlerinin, Rus rublesi ve lira ile ticareti artırmaya yönelik girişimlerini yoğunlaştırdığının altını çizen Gruzdev, şunları söyledi:

“Özellikle mevcut koşullarda ulusal para birimlerimizi kullanmak, karşılıklı ticaretimizi artıracaktır. Ulusal para birimlerimizi kullanarak, kurumlarımızı koruma altına alıp üçüncü ülkelerin kararlarından bağımsız hale gelebiliriz. Ticaretimizde ruble ve lira kullanımına yönelik mekanizmayı daha da popüler hale getirmeliyiz. Bankalarımız arasında bu alışverişi artırırsak, şirketlerimiz de bu yöntemin avantajını fark edip, kullanımını artıracaktır.”

Türkiye-Rusya ticaretinde “ulusal para” ilgisi artıyor

MOSKOVA (AA) – EMRE GÜRKAN ABAY – Rusya Ticaret ve Sanayi Bakan Yardımcısı Aleksey Gruzdev, Türkiye ile ticarette ulusal para birimlerinin kullanılmasının bir gereklilik olduğunu belirterek, “Ulusal para birimlerimizi kullanarak, kurumlarımızı koruma altına alıp üçüncü ülkelerin kararlarından bağımsız hale gelebiliriz.” dedi.

Gruzdev, başkent Moskova’da Türkiye ve Rusya arasındaki güncel ekonomik gelişmelere ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Türkiye’nin ulusal çıkarlarını gözeten projelere Rus şirketlerinin özellikle ilgi duyduğuna işaret eden Gruzdev, “Türk devleti tarafından desteklenen, ürün veya teknolojiye yönelik taleplerin bulunduğu projelere ilgi duyuyoruz. Bu nedenle Türk meslektaşlarımızla bir 'Dış Ticaret Eylem Planı' yapılması konusunda anlaştık.” diye konuştu.

Söz konusu planla, Rusya ve Türkiye’nin ulusal çıkarlarının gözetileceğini vurgulayan Gruzdev, “Sonrasında iyi sonuçları çok daha hızlı bir şekilde elde edebileceğiz.” ifadesini kullandı.

Gruzdev, Türk şirketlerinin Rusya’da özellikle gıda, tekstil ve inşaat sektörlerinde başarıyla temsil edildiklerini anımsatarak, “İkili ticarette artık yeni bir seviyeden bahsediyoruz. Bu seviye, örneğin tekstilde sadece ham maddenin veya hazır ürünlerin teslim edilmesi değil, modern ekipmanların, teknolojilerin veya eğitim temin edilmesiyle çeşitlendirilmesidir.” değerlendirmesinde bulundu.

Rusya ve Türkiye arasında sivil gemi inşaatı sektöründe de iş birliğinin artırılması gerektiğinin altını çizen Gruzdev, “Gemi inşaatı sektörü hem Türkiye’de hem de Rusya’da oldukça güçlü durumda ve bu alanda önemli bir potansiyel görüyoruz. Rekabet etmediğimiz alanlarda ortak girişimlerle yeni yetkinlikler geliştirebiliriz.” şeklinde konuştu.

– "Rus rublesi ve lira ile ticareti artırmaya yönelik girişimler yoğunlaştı"

Aleksey Gruzdev, Türkiye ile ticarette ulusal para birimlerinin kullanılmasına yönelik girişimleri ise memnuniyetle karşıladıklarını vurguladı.

Rus ve Türk kurum ve şirketlerinin, Rus rublesi ve lira ile ticareti artırmaya yönelik girişimlerini yoğunlaştırdığının altını çizen Gruzdev, şunları söyledi:

“Özellikle mevcut koşullarda ulusal para birimlerimizi kullanmak, karşılıklı ticaretimizi artıracaktır. Ulusal para birimlerimizi kullanarak, kurumlarımızı koruma altına alıp üçüncü ülkelerin kararlarından bağımsız hale gelebiliriz. Ticaretimizde ruble ve lira kullanımına yönelik mekanizmayı daha da popüler hale getirmeliyiz. Bankalarımız arasında bu alışverişi artırırsak, şirketlerimiz de bu yöntemin avantajını fark edip, kullanımını artıracaktır.”

Türkiye-Rusya ticaretinde “ulusal para” ilgisi artıyor

MOSKOVA (AA) – EMRE GÜRKAN ABAY – Rusya Ticaret ve Sanayi Bakan Yardımcısı Aleksey Gruzdev, Türkiye ile ticarette ulusal para birimlerinin kullanılmasının bir gereklilik olduğunu belirterek, “Ulusal para birimlerimizi kullanarak, kurumlarımızı koruma altına alıp üçüncü ülkelerin kararlarından bağımsız hale gelebiliriz.” dedi.

Gruzdev, başkent Moskova’da Türkiye ve Rusya arasındaki güncel ekonomik gelişmelere ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Türkiye’nin ulusal çıkarlarını gözeten projelere Rus şirketlerinin özellikle ilgi duyduğuna işaret eden Gruzdev, “Türk devleti tarafından desteklenen, ürün veya teknolojiye yönelik taleplerin bulunduğu projelere ilgi duyuyoruz. Bu nedenle Türk meslektaşlarımızla bir 'Dış Ticaret Eylem Planı' yapılması konusunda anlaştık.” diye konuştu.

Söz konusu planla, Rusya ve Türkiye’nin ulusal çıkarlarının gözetileceğini vurgulayan Gruzdev, “Sonrasında iyi sonuçları çok daha hızlı bir şekilde elde edebileceğiz.” ifadesini kullandı.

Gruzdev, Türk şirketlerinin Rusya’da özellikle gıda, tekstil ve inşaat sektörlerinde başarıyla temsil edildiklerini anımsatarak, “İkili ticarette artık yeni bir seviyeden bahsediyoruz. Bu seviye, örneğin tekstilde sadece ham maddenin veya hazır ürünlerin teslim edilmesi değil, modern ekipmanların, teknolojilerin veya eğitim temin edilmesiyle çeşitlendirilmesidir.” değerlendirmesinde bulundu.

Rusya ve Türkiye arasında sivil gemi inşaatı sektöründe de iş birliğinin artırılması gerektiğinin altını çizen Gruzdev, “Gemi inşaatı sektörü hem Türkiye’de hem de Rusya’da oldukça güçlü durumda ve bu alanda önemli bir potansiyel görüyoruz. Rekabet etmediğimiz alanlarda ortak girişimlerle yeni yetkinlikler geliştirebiliriz.” şeklinde konuştu.

– "Rus rublesi ve lira ile ticareti artırmaya yönelik girişimler yoğunlaştı"

Aleksey Gruzdev, Türkiye ile ticarette ulusal para birimlerinin kullanılmasına yönelik girişimleri ise memnuniyetle karşıladıklarını vurguladı.

Rus ve Türk kurum ve şirketlerinin, Rus rublesi ve lira ile ticareti artırmaya yönelik girişimlerini yoğunlaştırdığının altını çizen Gruzdev, şunları söyledi:

“Özellikle mevcut koşullarda ulusal para birimlerimizi kullanmak, karşılıklı ticaretimizi artıracaktır. Ulusal para birimlerimizi kullanarak, kurumlarımızı koruma altına alıp üçüncü ülkelerin kararlarından bağımsız hale gelebiliriz. Ticaretimizde ruble ve lira kullanımına yönelik mekanizmayı daha da popüler hale getirmeliyiz. Bankalarımız arasında bu alışverişi artırırsak, şirketlerimiz de bu yöntemin avantajını fark edip, kullanımını artıracaktır.”

Türkiye ile Rusya'dan “Dış Ticaret Eylem Planı” hamlesi

MOSKOVA (AA) – Ticaret Bakan Yardımcısı Fatih Metin, Türkiye ve Rusya’nın ortak bir "Dış Ticaret Eylem Planı" yapılması konusunda anlaştıklarını belirterek, "Ayrıca, iş birliğimizi üçüncü ülkelere de taşımayı planlıyoruz. Hem Türkiye'nin hem Rusya'nın güçlü yanlarını, üçüncü ülkelere ve pazarlara da beraberce taşımayı planlıyoruz." dedi.

Metin, başkent Moskova’da düzenlenen "Türkiye-Rusya İş Forumu" kapsamında iki ülke arasındaki güncel ekonomik gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye ve Rusya arasında tarım, enerji ve turizmin yanı sıra yeni iş birliği alanlarının oluşturulduğunu ifade eden Metin, "Bunlardan birisi savunma sanayi… Hava ve uzay teknolojileri alanında da çok önemli iş birliklerimiz var. Bu alanların tümünü ele aldığımızda, karşılıklı iş birliğiyle her iki ülke arasındaki ticaret hacmini daha da yukarılara taşıyacağız." diye konuştu.

Türkiye’de KOBİ'lerin sahip olduğu güçlü kurumsal kapasiteye işaret eden Metin, "Türkiye’de ekonomimizin lokomotifi KOBİ'ler… Rusya ile bu alanda da bir iş birliğine gideceğiz. Her iki ülkenin KOBİ'lerinin iş birliği ile hem Türkiye’de hem Rusya’da yeni yatırım imkanları doğacak." ifadelerini kullandı.

İki ülke arasındaki iş birliğinin tüm sektörlere yayılması gerektiğini belirten Metin, "Türk ihracatçısı Rusya’nın her bölgesinde olmalı. Buna ilişkin olarak da hem biz hem Rus hükümetinden büyük destek var. Gelişen ve büyüyen sektörlerle her alanı kapsayan bir iş birliğini, iki hükümet ve iki iş dünyası sağlayacaktır." dedi.

Metin, Rus mevkidaşlarıyla yaptığı görüşmeler sonucu bazı konularda anlaşma sağlandığını belirterek, şunları kaydetti:

"Türkiye ve Rusya olarak, ortak bir Dış Ticaret Eylem Planı yapmaya karar verdik. Ülkelerimiz, hazırlıklara başladı ve bir süre sonra bu hazırlıkları birbirimizle paylaşacağız. Her iki ülkenin iş dünyasından aldığımız beklentileri de işin içine katıyoruz. Ticaretteki engelleri de masaya koyarak bir eylem planı üzerinde anlaştık. Ayrıca, iş birliğimizi üçüncü ülkelere de taşımayı planlıyoruz. Hem Türkiye’nin hem Rusya’nın güçlü yanlarını, üçüncü ülkelere ve pazarlara da beraberce taşımayı planlıyoruz."

– Türkiye ile Rusya'nın 100 milyar dolarlık ticaret hedefi

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından konulan "100 milyar dolarlık ticaret hacmi" hedefinin altını doldurmak istediklerini söyledi.

Gülle, Türkiye ve Rusya arasında geçen yıl itibarıyla 22 milyar dolarlık ticaret hacminde, Türkiye’nin ihracat payının düşük bir oranda olduğunu belirterek, "Her iki tarafın da kazandığı, büyük vizyonlu bir projenin peşindeyiz." dedi.

Rusya Sanayicileri ve Girişimcileri Birliği (RSSP) Aleksandr Şohin ise Rusya’da çok sayıda Türk şirketinin kendisini kanıtladığını vurgulayarak, "Önümüzdeki yıllara ilişkin de Rusya’da planlanan çok sayıda altyapı projesinde Türk şirketlerinin yer almasını istiyoruz. KOBİ noktasında da Türkiye ile iş birliğimizi geliştirmek için gerekli adımların atılmasına hazırız." diye konuştu.

Netanyahu ile Putin Paris'te görüştü

KUDÜS (AA) – İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, eylül ayında Suriye'de Rus askeri uçağının düşmesininden bu yana Tel Aviv ve Moskova arasında yaşanan gerginliğin ardından ilk kez bir araya geldi.

Birinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinin 100. yıl dönümü etkinliği nedeniyle Paris'te bulunan Netanyahu ile Putin bir süre sohbet etti.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Elysee Sarayı'nda etkinliğe katılan dünya liderlerinin onuruna verdiği öğle yemeğinde sohbet eden Netanyahu ile Putin'in görüşmesinin içeriğine ilişkin bir açıklama yapılmadı.

Öte yandan İsrail basınında yer alan haberlere göre, Netanyahu, Paris'te düzenlediği basın toplantısında Putin ile görüşmesine değinerek, "Başkan Putin ile yaptığım konuşma iyiydi hatta çok önemli olduğunu söyleyebilirim." diyerek görüşmenin içeriğine ilişkin bilgi vermekten kaçındı.

– "Gazze için diplomatik çözüm mümkün değil"

Basın toplantısında abluka altındaki Gazze Şeridi ekseninde yaşanan son gelişmelere değinen Netanyahu, "Gazze'de insani krizi önlemek istiyoruz. Gereksiz bir savaşın önlenmesi için herşeyi yapıyorum. İnanın bana güç kullanımından bir adım uzaktayız. Hamas'ın da bunu anladığını düşünüyorum." dedi.

Mısır ve Katar'ın arabuluculuğunda Hamas ile İsrail arasında olası ateşkes anlaşması imzalanması için yapılan dolaylı görüşmelere de değinen Netanyahu, "İlk olarak hedefimiz bölgede sükunetin hakim olması. Daha sonra da anlaşma yapılması. Daha henüz bu noktaya ulaşmadık. Bu süreci devam ettirmenin doğru adım olduğunu düşünüyorum." diye konuştu.

Başbakan Netanyahu, geçen ay yaptığı açıklamada Putin ile "yakın bir zamanda" görüşeceğini duyurmuş ancak İsrail Kamu Yayın Kuruluşunda (KAN) salı günü yer alan haberde, Suriye üzerinden Tel Aviv ile Moskova hattında yaşanan gerginliğin sürmesi nedeniyle Paris'te yapılması planlanan Netanyahu-Putin görüşmesinin iptal edildiği aktarılmıştı.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov ise iki lider arasındaki görüşmenin iptal edildiğine yönelik haberlere "Bu görüşme hiç planlanmadı ki iptal olsun." şeklinde cevap vermişti.

– Rusya-İsrail ilişkileri

Rusya'ya ait İl-20 askeri uçağı, 17 Eylül'de, Suriye'deki Beşşar Esed rejimine ait S-200 hava savunma sistemi tarafından düşürülmesinin ardından Tel Aviv ile Moskova arasındaki ilişkiler gerilmişti.

Rus yetkililer, Lazkiye kentinde rejime ait bir depoya hava saldırısı düzenleyen İsrail'e ait F-16 savaş uçaklarının 15 Rus askerinin içerisinde bulunduğu İl-20'yi kalkan olarak kullandığı için bu uçağın füzelere hedef olduğunu öne sürmüştü.

İsrail yönetimi ise Rus uçağının Beşşar Esad rejimine ait hava savunma sistemi tarafından vurulduğunu ve olaydan Suriye rejiminin sorumlu olduğunu ileri sürerek Rusya'nın suçlamalarını reddetmişti.

Rusya bu olayın ardından Esed rejimine, S-300 hava savunma sistemleri vermişti.

Rusya'dan Avusturya'daki casusluk iddialarına “nahoş bir sürpriz” yorumu

MOSKOVA (AA) – Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Avusturyalı emekli bir askerin Rusya'ya casusluk yaptığına yönelik iddiaları "nahoş bir sürpriz" olarak karşıladıklarını belirterek, "Batılı ortaklarımız maalesef geleneksel diplomasi yerine, kamuoyu önünde bizi suçlayarak mikrofon diplomasisine başvuruyor." dedi.

Lavrov, başkent Moskova'da düzenlenen basın toplantısında, Avusturya ordusundan emekli askerin 1990'lı yıllardan başlayarak 2018'e kadar Rusya için casusluk yaptığına ilişkin iddiaları değerlendirdi.

Avusturya'nın söz konusu iddiaların ardından Rusya ile temasa geçmeyişini eleştiren Lavrov, "Bu iddiaları nahoş bir sürpriz olarak karşıladım. Uluslararası iletişimin gelenekleri doğrultusunda bu tür gelişmelerde karşı taraftan bir açıklama beklenir. Ancak son dönemde Batılı ortaklarımız maalesef geleneksel diplomasi yerine, kamuoyu önünde bizi suçlayarak mikrofon diplomasisine başvuruyor." değerlendirmesinde bulundu.

Konuya ilişkin atılacak adımları değerlendirmek üzere Avusturya'nın Moskova Büyükelçisini, Rusya Dışişleri Bakanlığına çağıracaklarını belirten Lavrov, "İddialara yönelik Avusturya tarafının sorularını duymak ve hangi adımların atılması gerektiğini istişare etmek için büyükelçilerini davet edeceğiz." dedi.

Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz, bugün yaptığı açıklamada, ordudan emekli bir subayın 90lı yılların başından bu yana Rusya gizli servisine casusluk yaptığına ilişkin şüphelerin olduğunu söylemişti.

Avusturya Adalet Bakanlığı, konu hakkında soruşturma başlatırken, emekli askerin söz konusu dönemde Rusya'dan 300 bin avroluk ödeme aldığı öne sürülüyor.

Rusya'nın, Avrupa Birliği (AB) nezdinde ilişkilerinin en iyi olduğu ülkeler arasında yer alan Avusturya'nın bu iddialar neticesinde atacağı adımların iki ülke arasındaki ilişkileri olumsuz yönde etkileyebileceği belirtiliyor.