“Suudilerin Kaşıkçı cinayetiyle ilgili açıklamaları 'cevaplardan çok sorulardan' oluşuyor”

NEW YORK (AA) – Amerikan New Yorker dergisi, Suudi Arabistan yönetiminin gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayeti hakkındaki açıklamalarının "cevaplardan çok sorulardan oluştuğunu" yazdı.

Robin Wright imzalı "Suudi Arabistan'ın Kaşıkçı cinayeti incelemesi trajik bir saçmalık" başlıklı makalede, Suudi yönetiminin, Kaşıkçı'nın 2 Ekim'de İstanbul'daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğunda kaybolmasından bu yana 4 veya 5 kez ifade değiştirdiği vurgulandı.

"(Son) Beyanatları cevaplardan daha çok sorular oluştu." tespitinde bulunulan makalede, Kaşıkçı'nın bedenine ne olduğu konusunda ise tatmin edici hiçbir açıklama yapılmadığına dikkat çekildi.

Makalede, "Krallığın soruşturması gittikçe saçmalık haline geliyor." ifadesi kullanılarak, Suudilerin Kaşıkçı cinayeti konusundaki eleştirileri hafifletmek yerine Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın yakın çevresinin içinde bulundukları çukuru daha da derinleştirdiği yorumu yapıldı.

– Suudi soruşturması "kötü bir örtbas"

ABD'nin eski Riyad Büyükelçisi James Smith'in, "Rejimin kontrolü seven doğal yapısına bakarak, üst düzey yetkililerin onayı olmadan Kaşıkçı cinayetinin işlenmiş olabileceğini düşünmek zor." yorumu da aktarılan makalede, bu olayda "bir şeffaflık olmaksızın, sadece 'bize güvenin'e bırakıldık." sözü paylaşıldı.

Makalede, eski üst düzey CIA analisti Bruce Riedel'in Suudi soruşturmasının "kötü bir örtbas" olduğunu belirterek, "Beyanatlarındaki çizgiler tamamen mantıksız. 15 katilden oluşan bir ekip İstanbul'a gidiyor, Suudi liderlerinden hiçbir talimat almadan diplomatik misyonda kontrolü ele alıyor ve Cemal Kaşıkçı'yı öldürüyor. Bu cinayetin baş planlayıcısı hiç şüphe yok ki Veliaht Prens ve bunun için de örtbas edilmeye çalışılıyor." sözlerine de yer verildi.

– "Suudilere konulan yaptırımlar sembolik"

Suudi beyanatlarını kabule hazır göründüğü hatta kolaylaştırdığı gerekçesiyle Trump yönetiminin de eleştirildiği makalede, Kongre tarafından "Küresel Magnitsky İnsan Hakları Sorumluluk Yasası" çerçevesinde Trump yönetimine yapılan baskı sonucunda ABD Hazine Bakanlığı tarafından 17 Suudi'ye yaptırımlar konulduğu ancak adı geçen kişilerin çoğunun zaten Suudi Arabistan'da tutuklu bulunduğu için yaptırımların etkisinin hiç ya da çok az olacağına işaret edildi.

Makalede, söz konusu yaptırımların sembolik olduğu vurgulanarak, "(Trump) Yönetim çaresiz bir şekilde Bin Selman'ı kötü hükmünün sonuçlarından korumaya çalışıyor." değerlendirmesinde bulunuldu.

ABD Kongresinde Cumhuriyetçi ve Demokratların, Beyaz Saray'ın niyetinden şüphe duydukları belirtilen makalede, Virginia Demokrat Senatörü Tim Kaine'nin "(Trump) Yönetim, Suudilerin taktiklerini izleyerek, orta seviyede yetkilileri suçluyor ve Suudi liderlerini ise temize çıkarmaya çalışıyor görünüyor." ifadeleri aktarıldı.

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?