Sudan'da insan hakları dosyasında iyileşmeyi getiren 4 adım

HARTUM (AA) – HUSAM BEDEVİ – Birleşmiş Milletler'e (BM) bağlı İnsan Hakları Konseyi'nin geçen cuma "Sudan'a teknik desteğin sürdürülmesine" ilişkin kararı, Hartum hükümeti tarafından tam bir memnuniyetle karşılandı. Ülkede son 7 yıldır gözlemlenen ve Sudan'ın meyvelerini toplamaya başladığı insan hakları konusundaki bu iyileşmenin, Hartum yönetiminin attığı 4 adımdan sonra başladığı ifade ediliyor.

Yaklaşık 25 yıl boyunca BM İnsan Hakları Beyannamesi'ne göre bazı özel prosedürlerin gölgesinde kalan Sudan, Eylül 2011'den bu yana ülke içinde yaşanan iyileşmelerle birlikte ülkenin BM İnsan Hakları Konseyindeki konumu 4. maddeden, 10. maddeye intikal etti.

İnsan Hakları Konseyindeki 4. madde, BM organlarının ülkedeki insan hakları durumunu izlemek için ilgili birimi yetkilendirilmesi hakkında iken, 10. madde ise ülkedeki insan hakları dosyasını daha iyi bir seviyeye çıkarmak için yardım kapasitesinin inşası ve teknik yardım sunulmasıyla alakalı.

BM İnsan Hakları Konseyi'nin cuma günü verdiği karar, Sudan'ın 10. maddeye bağlı kalması ve İnsan Haklarını Takip Uzmanı Aristide Nononsi'nin ülkedeki gelişmeleri izleme görevine devam etmesinin yanı sıra Sudan'ın İnsan Hakları Beyannamesi gereğince yıllardır uyguladığı özel prosedürlerden kurtulmasını, en geç Aralık 2019'da Hartum'da bir İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Ofisi kurması şartına bağlıyor.

Hartum hükümeti ise "başkentte bir İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Ofisi kurulması şartıyla özel prosedürlerin iptal edilmesini", İnsan Hakları Konseyi kararının iç aydınlatıcı bölümü olarak değerlendiriyor.

Zira bu karara göre, Sudan'ın 10. maddenin tabiiyetinden çıkması, İnsan Hakları uzmanının ülkedeki görevinin sonlanması, BM konseyi ile Hartum hükümeti arasında danışma ofisi kurulması, yapılan yardımların devam etmesi ve egemenlik hakkı çerçevesinde Hartum'un rızası olmaksızın hiçbir karar alınmaması öngörülüyor.

Cenevre'deki Sudan Daimi Temsilcisi Mustafa Osman İsmail, basına yaptığı açıklamada, söz konusu kararın seçkin bir üslupla, Hartum'a sunulması gereken teknik desteği ve var olan kapasitenin inşasının geliştirilmesi yönünü güçlendirdiğini kaydetti.

Ülkeye önemli geri dönüşümler sağlayan insan hakları durumunda gözlemlenen bu iyileşmenin, Hartum yönetiminin attığı 4 adımdan sonra başladığı ifade ediliyor.

– İç barışı güçlendirme

Sudan Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir'in aldığı ateşkes kararı, barışın desteklenmesi ve insan hakları durumunun iyileştirilmesinde en önemli etkenlerden biri.

Silahlı çatışmaların yaşandığı bölgelerde Haziran 2016'da ateşkes kararı alan Beşir, sükunetin devamı için art arda çıkardığı benzeri kararlarla çatışma bölgelerinde barışı güçlendirdi. Son olarak geçen temmuz ayında alınan ateşkes kararı bu yılın sonuna kadar devam edecek.

Güney Sudan sınırındaki Güney Kordofan ve Mavi Nil eyaletlerinde Haziran 2011'den bu yana hükümet ile Sudan Halk Kurtuluş Hareketi-Kuzey Örgütü (SPLM-N) arasında silahlı çatışmalar yaşanıyor.

SPLM-N, ülkede yaşanan ve 2005 yılındaki barış anlaşmasıyla sona eren iç savaş sırasında kuzeye karşı güneylilerin yanında yer alan militanlardan oluşuyor.

– Ulusal diyalog

Sudan'ın Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi temsilcisi Mustafa Osman İsmail, geçen cuma günü konseyde yaptığı konuşmada, ülkede "ulusal mutabakat hükümeti" kurulmasıyla sonuçlanan ulusal diyalog girişiminin, "istisnasız tüm tarafların siyasi sürece katılması konusundaki ciddiyeti teyit ettiğini" belirtti.

Ulusal diyalog girişimi, Cumhurbaşkanı Beşir'in 2014 yılındaki çağrısıyla başlamış, Ekim 2016'da ulusal belge olarak adlandırılan ve anayasa değişikliği ile siyasi reformların yapılması önerilerini kapsayan bir anlaşmayı imzalayarak çalışmalarını tamamlamıştı.

Yürütülen ulusal diyalog çalışmaları sonucunda elde edilen tavsiyelere dayanarak Mayıs 2017'de ulusal uzlaşı hükümetinin kuruluşu ilan edilmişti.

– Bölgede barışın güçlendirilmesi

Beşir, Hükümetlerarası Kalkınma Otoritesi (IGAD) gözetiminde, 5 Haziran'da Güney Sudan'da barış görüşmelerine işlerlik kazandırılması yönünde girişim başlattı. Beşir'in bu girişimi, Güney Sudan'ın çekişen tarafları arasında 12 Eylül'de Etiyopya'da barış anlaşmasına imzaların atılmasıyla sonuç getirdi.

Güney Sudan'da nihai barışa imzaların atılması öncesinde, Beşir'in büyük çabalarıyla önce Hartum'da 27 Haziran'da ateşkes, 7 Temmuz'da güvenlik düzenlemeleri anlaşması ve 5 Ağustos'ta yönetim ve ülke servetinin bölüşümüne ilişkin anlaşmalara imzalar atıldı.

Hartum, Güney Sudan'daki barışa ilişkin sonuç getiren başarısına Orta Afrika Cumhuriyeti'ndeki anlaşmazlığın çözümü için de adımlar atarak bölgede barış ve güvenliğin sağlanmasında dikkati çeken çalışmalarda bulundu. Bu gayretlerin üzerine geçen cuma, Afrika Birliği Komisyon Başkanı Musa Faki, Sudan'ın Orta Afrika'da barışa dönük girişimini benimsediğini açıkladı.

Elbette bu gelişmelerin altında, Sudan'ın Orta Afrika Cumhuriyeti'ndeki çatışan, Müslümanların çoğunlukta olduğu Seleka ile Hristiyan anti-Balaka silahlı gruplarını Rusya'nın girişimiyle Hartum'da bir araya getirerek ve aralarında barışa dönük bir protokol imzalamaya ikna eden yoğun diplomasi gayretleri yatıyordu.

– İnsan haklarında iyileştirme adımları

Hartum geçen sene, 2023'te tamamlamayı duyurduğu stratejik bir plan ilan etti. Bu stratejik adımla, ülkede insan haklarının iyileştirilmesi hedefleniyordu.

BM İnsan Hakları Komisyonu'ndaki Sudan Temsilcisi İsmail, yürütülen çalışmaları güçlendirmek için ülkesinin destek ve teşvikler beklediğine işaret etti.

Öte yandan Sudan Adalet Bakanı Muhammed Ahmed Salim, BM'de insan hakları durumuna göre ülkesinin yerleştirildiği tasniften (10. madde ile özel prosedürler) çıkması için kararlar alma yönünde adımlar atacağını vurguladı.

Salim, hükümetin ülkede İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Ofisini açmaktan korkmadığını, bilakis bunun kurulması için çalışacağını, ayrıca İnsan Haklarını Takip Uzmanı Aristide Nononsi'nin görevini yerine getirmesi için gerekli destekleri vereceğini ifade etti.

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?