Sözde sıkıyönetim hakim ve savcıları hakkındaki dava

ANKARA (AA) – Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında ortaya çıkan sözde "sıkıyönetim mahkemelerinde görevlendirme listesi"nde ismi bulunan ve örgütün askeri yargı yapılanmasını oluşturdukları belirtilen 136 kişinin yargılandığı davada tutuklu son 3 sanığın da tahliyesine karar verildi.

Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Cezaevi Kampüsündeki salonda görülen duruşmada, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile avukatları hazır bulundu.

Duruşmada, hakkında FETÖ üyeliğinden açılmış dava bulunan ve telekonferans sistemiyle bağlantı kurulan Şükrü İlik'in tanık olarak ifadesi alındı.

İlik, daha önce Kara Kuvvetleri Komutanlığında üsteğmen olarak görev yaptığını, savcılığa giderek beyanda bulunduğunu, 2 ay önce de meslekten ihraç edildiğini anlattı.

Sanıklardan Mustafa Acar ile dayı-hala çocukları olduklarını belirten İlik, Ankara'da üniversite öğrenimi görürken, lise öğrencisi Acar'ın Ankara'ya davet ettiğini söyledi.

İlik, "Kahramanmaraş'ta lise öğrencisi olan Mustafa, canının sıkıldığını söyledi. Derslerinin çok iyi olduğunu, liseyi dereceyle bitirdiğini biliyordum. Onu Ankara'ya davet ettim. O dönemde FETÖ evlerinde kalıyordum. O bunu bilmiyordu. Ankara'da bir-iki ay misafirim oldu. Sonra memlekete döndü." diye konuştu.

Şükrü İlik, Acar'ın "örgüt bağlantısı olup olmadığını bilmediğini" öne sürdü.

Acar ise söz konusu eve örgütsel amaçla değil, gezme amacıyla gittiğini kaydetti.

FETÖ üyeliği suçlamasıyla hakkında açılmış dava bulunan tanık Tolga Özgan da telekonferans sistemi üzerinden alınan beyanında, sanıklardan Halil İbrahim Boran, Ersin Yeşilyurt, Mustafa Kayıkçı ve Süleyman Çakır'ın örgütle bağlantılı olduklarını ifade etti.

Bu isimlerle aynı evde sınavlara hazırlandıklarını anlatan Özgan, kaldıkları evden Hasan Erdoğan ile Mehmet Köroğlu'nun sorumlu olduklarını bildirdi.

Özgan, "Köroğlu murakıp olarak evlere gelirdi. Sınava yakın tarihte kitapçık getirerek, soruları çözmemizi istediler. Mülakat sonrasında herhangi bir sıkıntı yaşamayacağımızı, sadece sınava çalışmamızın yeterli olacağını söylediler." dedi.

Beyanda adı geçen sanıklar ise Özgan'ın, cezaevinden çıkmak için isimlerini verdiğini savunarak, suçlamaları reddetti.

Sanık Cennet Eda Sezen, Gaziantep'ten telekonferans aracılığıyla alınan savunmasında, sözde sıkıyönetim listesinde isminin bulunmasının kendi bilgisiyle olmadığını iddia etti. "Vatan haini değilim." diyen Sezen, beraatini istedi.

Sanık Cemal Arpacı da sıkıyönetim listesine adını kimin, niye yazdığını bilmediğini savundu.

Listeden önceden haberdar olmadığını öne süren Arpacı, "Bu terör örgütüyle bağlantımı Ocak 2016’da kestim. Beraatimi talep ediyorum." şeklinde konuştu.

Sanık Mustafa Acar da suçlamaları reddederek, beraat talebinde bulundu.

Muhammet Akif Karadaş ise "sıkıyönetim listesinin tek taraflı düzenlendiğini" söyleyerek, beraatini talep etti.

Mahkeme, hazır bulunan sanıkların son sözlerini aldıktan sonra tutuklu Akif Eker, Mustafa Sunter ve Aydın Keleş'in de adli kontrolle tahliyesine karar vererek, hükmü açıklamak üzere duruşmayı 26 Kasım'a erteledi.

– Davanın geçmişi

Sanıklar "anayasal düzeni ihlale teşebbüs" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapsin yanı sıra "silahlı terör örgütü üyesi olmak", "terör faaliyeti kapsamında resmi belgede zincirleme sahtecilik" ve "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına zincirleme dolandırıcılık" suçlarından 45 yıl 6'şar aya kadar hapis talebiyle yargılanıyor.

Sanıkların isimlerinin, darbecilerin hazırladığı sözde "sıkıyönetim mahkemelerinde görevlendirme listesi" ve listenin sonundaki "Not 1"de geçtiği kaydedilen iddianamede, sanıkların askeri yargı sınav sorularını önceden ele geçirdiklerine ilişkin yeterli delil bulunduğu belirtiliyor.

Advertisements

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?