Sivil toplum kuruluşları lösemiyle mücadelede ailelerin yanında

İSTANBUL (AA) – HATİCE ŞENSES – ZEHRA MELEK ÇAT – Bilim dünyasının, kesin sonuç noktasında her geçen gün biraz daha yol aldığı lösemide, mücadelenin psiko-sosyal kısmında çok önemli bir yer görev üstlenen sivil toplum kuruluşları da bu savaşta aileleri yalnız bırakmıyor.

Dünyada 100 bin kişiden 3 veya 4'ünde görülen ve en çok 2-5 yaş arasındaki çocuklarda rastlanan hastalıkta, son dönemde bilimin sağladığı gelişmelerle elde edilen başarılar, yüz güldürücü sonuçlar alınabilmesine olanak sağlıyor.

Hastalıkla mücadelenin psiko-sosyal kısmında temel taşlardan birini oluşturan sivil toplum kuruluşları, tedavinin olumlu seyri için en az ilaç kadar etkili olan moral ve destek noktasında, mücadele içindeki ailelerin yanında yer almasıyla dikkati çekiyor.

Kimi vakıf ve dernekler, hastaların daha çok barınma, eğitim gibi ihtiyaçlarını gidermeye yönelirken, kimi sivil toplum kuruluşları da ihtiyaç sahibi ailelerin gıda, eşya, giysi, oyuncak gibi ihtiyaçların karşılanmasıyla, nakdi sorunların çözümü doğrultusunda çalışmalar yürütüyor.

– Hastanelere çocuk oyun odaları

AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, yönetim kurulu başkanlığını Prof. Dr. İnci Yıldız'ın yürüttüğü Kanserli Çocuklara Umut Vakfı (KAÇUV), 2000 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hematoloji Onkoloji Servisi'nde çocukları tedavi gören ailelerle hekimlerinin bir araya gelmesiyle kuruldu.

KAÇUV'un yürüttüğü "Aile Evi" projesinde çocuklarının tedavisi için şehir dışından İstanbul'a gelen ve ekonomik koşulları yetersiz olan ailelere yaşam alanı ve diğer ihtiyaçlar doğrultusunda destek olunuyor.

Vakıf, "Aile Evi" projesiyle gıda, giyecek gibi yardımların yanında hem çocuklar hem de ebeveynleri için psiko-sosyal destek hizmeti verip, çocuklara eğitim hizmeti sunarak, bu zorlu süreçte ailelerin yanında olmaya çalışıyor.

İş birliğinin olduğu hastanelerin çocuk hematoloji onkoloji servislerinin bakım ve onarımlarını da yapan KAÇUV, çocukların tedavi süreçlerine olumlu etkisi olan çocuk oyun odaları kuruyor.

– Umut Kafe ile ailelere istihdam olanağı

Kişisel ve kurumsal bağışlarla, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Hastanesi, Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Araştırma Hastanesi ve Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Hematoloji ve Onkoloji servislerinde ve Aile Evi'nde kurulan oyun odalarıyla da çocukların tedavi süresince hastalıktan kaynaklanan stresten uzaklaşarak, ruhsal ve düşünsel gelişimlerine destek olunuyor.

Kanser tedavisi gören çocuk sayısının her yıl artması ve buna bağlı olarak tedavi için İstanbul'a gelen aile sayısının da çoğalmasını göz önünde bulunduran vakıf, 2012'de açtığı Aile Evi'nin, Pendik'te açılması planlanan ikincisi için de nisan ayında çalışmalara başladı.

Pendik'te inşaatı devam eden 2. Aile Evi bittiğinde, 6 katlı, 22 odalı kompleks şeklinde ailelere hizmet verilecek. İkinci Aile Evi'nde, anneler için atölye alanı, sınıf, bilişim odası ve psikolog odası da yer alacak.

Vakıf, bir taraftan da İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün desteğiyle, hastanelerin pediatrik hematoloji ve onkoloji servislerinde eğitim sınıflarının kurulması ve öğretmenlerin yönlendirilmesi için çalışmalar yürütüyor.

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi Pediatrik Hematoloji ve Onkoloji Servisi'ne ilköğretim sınıf ve branş öğretmenleri, Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne ise sınıf öğretmeni ve okul öncesi öğretmen ataması yapıldı. Böylece tedavi gören çocukların eğitimlerinin sürekliliği sağlandı.

Vakfın bağışçılarının sağladığı desteğin yanı sıra "kacuvumutdukkani.org" üzerinden mutlu gün ürünlerinden, kırtasiye, saat, oyuncak, çanta, kıyafet ve çikolata gibi çok çeşitli yelpazede logolu ürün satarak, gelir elde edilmeye çalışılıyor.

Ayrıca, KAÇUV'un özel bir kurumun desteğiyle hayata geçirdiği Umut Kafe projesiyle de Aile Evi'ne ve hastanelere çocuklarının tedavileri için şehir dışından gelmek zorunda kalan ve bu nedenle işlerini kaybeden ebeveynlere istihdam sağlanıyor.

İstanbul’un çeşitli noktalarında çay, kahve ve atıştırmalık servisi yapan Umut Kafe ile ebeveynlere maddi destek de veriliyor.

– Çocuklar çocukluklarını yaşasın diye hazırlanan "Onkobis"

Aslı Ortakmaç'ın başkanlığını yürüttüğü Kanser Savaşçıları Derneği de "Hepimiz birimiz için. Çünkü kanser yükü ancak hepimiz taşın altına elimizi koyarsak hafifler." mesajıyla kanser hastaları ve yakınlarına destek amacıyla yola çıktı.

Kanser tedavisi gören çocukların çocukluklarını yaşaması için Kanser Savaşçıları Derneği tarafından hayata geçirilen "Onkobis Projesi" ile Türkiye genelinde pediatrik hematoloji ve onkoloji servislerine 120 serum askılı bisiklet gönderildi.

Ayrıca, Samsun, Kocaeli ve İstanbul'daki çocuk hematoloji servislerinin yenilenmesi ve oyun odası kurulması için kampanyalar yürütüldü.

Kanser Savaşçıları Derneği, "Saçım Saçın Olsun Projesi" ile gönüllü olarak saçlarını bağışlayan kadın ya da erkeklerin saçlarından, tanı konulan ve saçları dökülen hastalara peruk hazırlatıyor, bu projede de 18 yaş altı çocuk hastalara öncelik tanınıyor.

– Kök hücre bağışına dikkat çekiyor

Sosyal medyada "Efe'ye ilik lazım" ve bir süre sonra da "Efe'yi kaybettik" paylaşımlarını gören Aykut Kadir Kurt ve eşi Merve Dilara Kurt'un, kök hücre (ilik) bağışına dikkati çekmek amacıyla hayata geçirdiği "Belki de Sensin Platformu" da son 5 yıldır yürüttüğü çalışmalarla toplumsal farkındalık oluşturmaya çalışıyor.

Belki de Sensin kurulduğu günden bu yana, kök hücre bağışı konusunda bilinç kazandırmak ve bağışçı sayısının artmasına katkıda bulunmak için Kızılay ile iş birliği içerisinde faaliyetlerini sürdürüyor.

Kan alımı yapmayan platform, insanları bilgilendirerek Kızılay'a yönlendiriyor. Sadece İstanbul'da değil, Ankara, İzmir, Kocaeli, Kastamonu, Samsun, Mersin, Afyon, Eskişehir gibi illerde kurulan ekipler tarafından üniversitelerde stantlar kuruyor, festivaller yapılıyor, kök hücre bağışına dikkati çekmek için bisiklet turları düzenleniyor.

Platform ayrıca, hem basında hem sosyal medya mecralarında olabildiğince görünür olarak mümkün olduğunca çok kişiye ulaşmayı hedefliyor.

Belki de Sensin Platformu, 18-50 yaş arasında olan ve kronik bir rahatsızlığı bulunmayan her bireyi Kızılay'a gidip kan örneği vererek kök hücre bağışçı adayı olmaya davet ediyor.

"Belki de Sensin Platformu" dernek olma yolunda ilerliyor.

Advertisements

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?