3 Mayıs Türkçülük Bayramı

ANKARA (AA) – BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, “3 Mayıs ruhunun, milliyetçi yüreklerde bütün heyecanıyla ve samimiyetiyle yaşanması” dileğinde bulunarak, “Türkçülük Bayramı”nı kutladı.

Destici, Türkçülük Bayramı dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, 3 Mayıs 1944’ün, Türk milliyetçiliğinin varlık iradesini ortaya koyuşunun tarihi vesikası olduğunu belirtti.

Türkçülük ve Türk milliyetçiliği görüşünün hiç bir dönemde ırkçı, kavmiyetçi anlayışa sahip olmadığını vurgulayan Destici, “on asırdan fazla bir süre İslam’ın sancaktarlığını yapmış bir milletin ferdi olmaktan onur duyduklarını ve gururla ‘Türk milliyetçisiyim’ dediklerini” aktardı.

“Türk bir ırkın, bir etnik kökenin adı değil, Orta Asya, Anadolu, Balkanlar ve Ortadoğu’da yaşayan İslam’la şereflendirilmiş zulme ve haksızlığa başkaldıran büyük bir milletin adıdır” ifadesini kullanan Destici, şunları kaydetti:

“3 Mayıs 1944’ün milli bilinç ve benliğimizde yeşererek binlerce yılın kültürüne duyulan sevgiyi ve o kültürün sahibi Türk milletini yüceltmeyi gaye edinen Türkçülerin bu eşsiz azmine vurulmak istenen bir darbenin defedilmesine ve yüreklerimizde her daim var olan korlaşmış Türklük aşkının yeniden alevlenmesine zemin olan bir başkaldırışıdır. 3 Mayıs 1944, Türk milliyetçiliğinin inanmış ve adanmış gerçek dava adamlarının elinde yarına ışık tutacak bir meşale misali, Türklük bilincinin tarihi bir abidesi olarak tarihe mal olmuştur. 3 Mayıs ruhunun milliyetçi yüreklerde bütün heyecanıyla ve samimiyetiyle yaşanması dileğiyle Türkçülük Bayramımız kutlu olsun.”

Advertisements

“Saraybosna düşseydi, Bosna Hersek de düşerdi”

SARAYBOSNA (AA) – DEJAN MAKSIMOVIC – Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna’yı 2 Mayıs’ta abluka altına almak için operasyon başlatan Sırp askerlerine karşı savaşan Dragan Vikic, 2 Mayıs’ın Saraybosna ve Bosna Hersek savunmasındaki en önemli tarih olduğunu belirterek “Başkent Saraybosna düşseydi, Bosna Hersek de düşerdi” dedi.

Dönemin polis özel harekat komutanı Dragan Vikic, AA muhabirine verdiği röportajda, 24 yıl önceki çatışmalarda elde edilen başarının, Bosna Hersek’in de temeli niteliğinde olduğunu vurguladı.

Sırp paramiliter birliklerle Yugoslav Halk Ordusu’nda bağlı Sırp askerlerinin 2 Mayıs gecesi başlattığı operasyonun amacının şehri tamamen abluka altına almak olduğunu söyleyen Vikic, daha önce yaptıkları operasyonlarda elde ettikleri bilgilerin, 2-3 Mayıs’taki operasyonda ellerini güçlendirdiğini ifade etti.

Vikic, 2 Mayıs’ın Saraybosna ve Bosna Hersek savunmasındaki en önemli tarih olduğunun altını çizerek “Başkent düşseydi, Bosna Hersek de düşerdi.” diye konuştu.

Sırp askerlerinin hedefinde Cumhurbaşkanlığı Sarayı olduğunu ancak buna izin vermediklerini belirten Vikic, “O günden sonra savaş tamamen yön değiştirdi. Şehri bombalamaya, sivilleri öldürmeye başladılar. Sırpların Saraybosna’yı ele geçirme planı o gün suya düştü.” ifadesini kullandı.

– Aliya İzzetbegoviç de o gün esir alındı

Bosna Hersek’in ilk Cumhurbaşkanı merhum Aliya İzzetbegoviç’in de 2 Mayıs’ta Portekiz ziyaretinden dönüşü sırasında Sırp askerleri tarafından esir alındığını hatırlatan Vikic, Aliya’nın kaçırılması olayının önceden planlandığını tespit ettiklerini söyleyerek tüm olumsuzluklara rağmen polis güçleri ve vatanseverlerin, 2 Mayıs’ı zafer gününe dönüştürmeyi başardığını vurguladı.

Halktan ve halkın kalbindeki güçten daha güçlü bir şeyin olamayacağının 2 Mayıs’ta kanıtlandığını kaydeden Vikic, “O gün Saraybosna’da, en güçlü, en silahlı, en hazır düşman durduruldu.” dedi.

Vikic, 2 Mayıs’ın kendisi için “savaşın başlangıcı” anlamına geldiğini ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü:

“O güne kadar tramvaylar da otobüsler de çalışıyordu. Bir nevi o gün savaş başladı. O günkü görüntülerde tramvayların yandığını gördüğümüzde, savaşın da başladığını anladık. O güne kadar hep uzlaşma sağlanacağını düşündük. O günden sonra ise buna dair bir ihtimal kalmadı. Savaşa girdiğimize artık emindik. Bizim tarafın bir planı yoktu ama karşı tarafın bir planı olduğu bugün de biliniyor. İnsanları planlı bir şekilde silahlandırdılar. Buna ilişkin belgelere de ulaştık. Her şey organize edilmiş ve hazırlanmıştı.”

Bosna’daki savaşta yaşananlardan ders çıkarılmamasının üzücü olacağını söyleyen Vikic, gençlere siyasetçileri dinlememelerini ve birbirileriyle iyi geçinmelerini tavsiye etti.

Vikic, “Ben insanları iyiler ve kötüler diye ikiye ayırırım. Aynı dinden ya da etnik kökenden olan insanın senin tek dostun olacağı inancı yanlış. Sonunda iyiliğin kazanacağına inanıyorum ancak adalet ve doğruluk mücadelesi uzun sürecek, sürüyor da.” diye konuştu.

– 2 Mayıs 1992’de ne yaşandı?

Sırp askerleri, 2 Mayıs 1992’de Saraybosna’ya giriş ve çıkışları engelleyerek şehri tamamen abluka altına aldı ve kuşatmayı fiilen başlattı. O gün Saraybosna’da, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ilk kez siren sesleri duyuldu.

Cumhurbaşkanlığını ele geçirmek isteyen Sırp birliklerle kenti savunan polis güçlerinin çatışması sonucunda, Cumhurbaşkanlığının ele geçirilmesi önlendi. Sırp askerlerinin saldırıları, şehrin abluka altında tutulmasına rağmen etkili olmadı.

O sırada Portekiz’deki barış görüşmelerinden dönen Cumhurbaşkanı İzzetbegoviç ve beraberindeki heyet, Saraybosna Havalimanı’nda esir alınarak Lukavica’daki JNA karargahına götürüldü.

Ertesi gün de devam eden çatışmalarda kayıplar verilirken, 200 Sırp askeri esir alındı. Sırp esirler, İzzetbegoviç’in serbest bırakılması karşılığında salıverildi.

Afgan kadın polis adaylarına Sivas’ta eğitim

SİVAS (AA) – 4. Dönem Bayan Afgan Ulusal Polis Eğitimi, Sivas Polis Meslek Yüksekokulunda (PMYO) düzenlenen törenle başladı.

İçişleri Bakan Yardımcısı Sebahattin Öztürk, PMYO konferans salonunda gerçekleştirilen törende yaptığı konuşmada, Polis Akademisi Başkanlığının daha güvenilir bir Türkiye ve dünya için tüm gayretiyle çalıştığını söyledi.

Nitelikli personel yetiştirilmesi konusunda uluslararası işbirliğini büyük bir fırsat olarak değerlendirdiklerini belirten Öztürk, “Modern ve çağdaş polislik uygulamaları konularında verilen eğitimlerle dünyanın bir barış adası haline gelmesi için dost ve kardeş ülkelerle yürütülen eğitimlere ayrı bir önem veriyoruz.” dedi.

Afganistan ile Türkiye arasında tarihi çok eskilere dayanan dostluk ve kardeşlik olduğunu dile getiren Öztürk, şunları kaydetti:

“Coğrafi olarak bakıldığında Afganistan Türkiye’den uzak olsa bile, tarihi, kültürel ve siyasi olarak yakındır. Türkiye ve Afganistan arasında geçmişten gelen dostluk ve kardeşlik bağı çerçevesinde devam eden ilişkiler her alanda giderek gelişmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, kurulduktan sonra yurt dışı ilişkilerini ilk kurduğu ülkelerden birisi Afganistan’dır. O günden bugüne Afgan halkı ve devletiyle olan ilişkilerimiz gün geçtikçe daha da gelişti. Bu bağlamda Emniyet Genel Müdürlüğümüz ve Afgan Ulusal Polisi arasında yoğun işbirliği faaliyetleri sürdürülmekte, Türk polisi Afgan polisine ihtiyaç duyduğu her alanda elinden gelen desteği sağlamaktadır. Özellikle son yıllarda iki ülke polis teşkilatları arasında eğitim işbirliği faaliyetleri memnuniyet verici bir şekilde yoğunluk kazanmıştır.”

Türkiye ile Afganistan arasında imzalanan uluslararası anlaşmalar çerçevesinde 2011’den itibaren Afgan polis adaylarına yönelik Sivas PMYO’da temel polis eğitimleri düzenlenmeye başlandığını anımsatan Öztürk, bu dönemde 2 bin 627 öğrencinin eğitimden geçtiğini ifade etti.

Afgan polis öğrencileri yaklaşık 2 ay sürecek yoğun bir eğitim programının beklediğini aktaran Öztürk, çeşitli uygulamalı dersler verileceğini belirtti.

Öğrencilere dersleri en iyi şekilde öğrenerek ülkelerine dönmelerini tavsiye eden Öztürk, “İnanıyorum burada almış olduğunuz eğitimlerle Afganistan’da güvenliğin tesis edilmesi ve halkın refahının yükseltilmesi için üstün hizmetler göstereceksiniz, başarılarınızla bizleri mutlu edeceksiniz. Yüzünü güldüreceğiniz Afgan kardeşlerimizin ve başını okşayacağınız Afgan çocuğun mutluluğuna bizleri de ortak edeceksiniz.” diye konuştu.

Konuşmaların ardından Türk ve Afgan yetkililer birbirlerine karşılıklı hediye verdi.

Törene, Sivas Valisi Alim Barut, Afganistan İçişleri Bakan Yardımcısı Ekramuddin Yaver, Polis Akademisi Başkanı Yılmaz Çolak, Sivas PMYO Müdürü Adnan Oran, Afganistan Büyükelçiliği Askeri Ateşesi Zahir Naziri, kurum temsilcileri ile Afgan kadın polisler katıldı.

Sivas PMYO’da, 89 Afgan kursiyere yaklaşık 2 ay “Eğitimcilerin Eğitimi” ve “Özel Harekat Eğitimi” verilecek.

Türkiye ile Afganistan arasında 5 Mart 2011’de imzalanan mutabakat ve 6 Nisan 2011’de imzalanan anlaşmayla, Afgan polis adayları Sivas’ta eğitim görmeye başlamıştı.

GÜNCELLEME – Manisa’da hastane inşaatında göçük: 3 yaralı

MANİSA (AA) – Manisa Şehir Hastanesi inşaatında meydana gelen göçüğün altında kalan 3 işçi kurtarıldı.

Alınan bilgiye göre, Şehzadeler ilçesi TOKİ 3 mevkisindeki şehir hastanesi inşaatında foseptik çukuru kazıldığı sırada göçük meydana geldi.

Göçük altında kalan işçiler Güner Koçak, Orhan Ürgüç ve Mehmet Dingili, AFAD, Manisa Büyükşehir Belediyesi itfaiyesi ve AKUT ekiplerinin yaklaşık bir saatlik çalışmasıyla kurtarıldı.

Yaralı işçiler, Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Manisa Devlet Hastanesinde tedavi altına alındı.

– “Arkadaşların sağ salim kurtulmasına sevindik”

AFAD İl Müdürü Bekir Şen, gazetecilere yaptığı açıklamada, göçük altında kalan 3 kişinin sağlık durumlarının iyi olduğunu söyledi.

Önemli bir iş kazası yaşandığını belirten Şen, “Arkadaşların sağ salim kurtulmasına sevindik. Çukur içerisinde boğazlarına kadar toprak altında kalmışlar. Çok dar bir bölgeydi, yeni bir göçük yaşanmaması için çalıştık. İtfaiye, firma ve bizim ekiplerimiz 1,5 saate yakın çalıştı. İşçilerimizin sağlık durumlarında herhangi bir sorun yok. Konuyla ilgili söyleyebileceğim, biraz daha tedbir, biraz daha disiplinli çalışma.” diye konuştu.

Olayda ihmal ya da tedbirsizlik olup olmadığı yönündeki soru üzerine Şen, “Bir kazı yapılmış ve bir göçme meydana gelmiş. Göçme neden meydana gelir? Biraz ihmal var. Onun için disiplinli çalışmak gerekiyor.” yanıtını verdi.

Turkish man dies from rocket attack injuries

By Izzet Mazi

KILIS, Turkey (AA) – A third victim of an April 24 rocket attack on the Turkish border city of Kilis died Monday, a hospital source said.

Ismail Ufak, 27, died in Kilis State Hospital, the source said on condition of anonymity due to restrictions on speaking to media.

The attack – the latest in a series of attacks launched from Daesh-controlled territory in Syria – hit a residential neighborhood of Kilis, which lies 6 kilometers (4 miles) from the Syrian border.

A Turkish woman and a Syrian man caught in the attack also died.

In Kilis province, 19 people have been killed and 60 wounded in cross-border rocket strikes since mid-January.

Suudi Arabistan’ın buğday alımı

RİYAD (AA) – Suudi Arabistan’ın, ikinci teslimatın da gerçekleşmesinin ardından, yıllık ihtiyacının yarısına tekabül eden yaklaşık 1,5 milyon ton buğday ithal etmiş olacağı bildirildi.

Sert ve yumuşak buğdayın büyük bir ithalatçısı konumunda olan Suudi Arabistan Tahıl Kurumu Genel Müdürü Abdulaziz el-Faris, yapılan anlaşmalar gereği buğdayların 880 bin tonunun daha önce teslim alındığını, 620 bin tonunun ise Temmuz-Ağustos ayında gönderileceğini söyledi.

Buğdayların Avrupa, ABD ve Avustralya’dan ithal edildiği belirtiliyor. Yıllık 3 milyon ton buğday tüketen Suudi Arabistan, tarım için su problemi yaşıyor. Eski Suud Kralı Abdullah bin Abdulaziz, ülkenin gıda güvenliğini sağlamak için tarımsal yatırım girişimini yurt dışında yapmayı önermişti.

Tahıl Kurumu’nun eski müdürü Velid el-Harici de yerel buğday üretimi için 2015’in son yıl olacağını, 2016’dan itibaren buğdayın tamamen dışarıdan alınacağını kaydetmişti.

“Emniyet ve Asayiş Hizmetleri Eğitim Semineri”

ELAZIĞ (AA) – İçişleri Bakanlığınca Elazığ’da düzenlenen “Emniyet ve Asayiş Hizmetleri Eğitim Semineri” başladı.

Kent merkezinde bulunan oteldeki seminerin açılışında konuşan Elazığ Valisi Murat Zorluoğlu, gelişen teknolojinin ülkelerin toplumsal yapısının yanı sıra insanların ihtiyaç ve taleplerini de değiştirdiğini söyledi.

Bu değişim taleplerinin doğal olarak ülkelerin kamu yönetiminde de etkisi bulunduğunu dile getiren Zorluoğlu, “Katı merkeziyetçi, yukarıdan aşağıya doğru işleyen, merkezi kontrole ağırlık veren geleneksel kamu yönetimi anlayışının yerini, yönetimde demokratikleşme, kamu hizmetlerinde saydamlık, hesap verebilirlik, verimlilik, kalite ve vatandaş odaklılık gibi ilkeleri içeren yeni kamu yönetimi anlayışı almaya başlamıştır.” diye konuştu.

Zorluoğlu, yerel yönetimlerin güçlendirilmesine yönelik mevzuat düzenlemeleri yapıldığını ifade ederek, şunları kaydetti:

“Diğer taraftan, asayiş hizmetleri de dahil, kamu hizmetlerinin kalitesinin artırılmasına yönelik ciddi adımlar atılmıştır. İç güvenlik birimlerimiz, çağın gerektirdiği modern, teknolojik imkanlarla donatılmıştır. Yeterli eğitimi almış, esnek teşkilat yapısına sahip, demokrasi kültürüyle uyumlu, halkla ilişkileri üst seviyede tutan, komuta birliği, uzmanlaşma ve koordinasyon yetenekleri gelişmiş bir yapıya ve anlayışa kavuşturulması için hem mevzuatta hem de uygulamada önemli değişiklikler yapılmıştır.”

İçişleri Bakanlığı Eğitim Daire Başkanlığı Şube Müdürü İbrahim Dündar da yenileme eğitimleri kapsamında taşrada görevli mülki idare amirlerine asayiş hizmeti başta olmak üzere çeşitli konularda eğitim programları düzenlediklerini söyledi.

Elazığ Belediye Başkanı Mücahit Yanılmaz da kentin 4 bin yıllık tarihi zenginlikleriyle kadim bir il olduğunu belirterek, “Türkiye’deki örnek olacak şehirlerden biridir. Bu 4 bin yıllık tarihi ve kültürü içerisinde birçok medeniyetlere ev sahipliği yapmış, birçok ırkın yaşadığı ve her medeniyetin kendi kültürünü de ortaya koyduğu muhteşem bir şehirdir.” şeklinde konuştu.

Programa Elazığ Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Bilgin Pişkin, Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kutbeddin Demirdağ, İl Emniyet Müdürü Nihat İşlek, İl Jandarma Alay Komutanı Albay İlker Temel de katıldı.

81 ilden vali yardımcıları ve kaymakamların iştirak ettiği seminer, 5 gün sürecek.

Trabzonspor’da en düşük puan ortalaması Mandıralı’da

TRABZON (AA) – Trabzonspor, teknik direktör Hami Mandıralı yönetiminde, bu sezon görev yapan 3 teknik adam içerisindeki en düşük puan ortalamasında kaldı.

Ligde 31 hafta sonunda 37 puan toplayarak 12. sırada yer alan bordo-mavililer, teknik direktör Hami Mandıralı yönetiminde 13 maçta 4 galibiyet, 1 beraberlik, 8 mağlubiyet alarak 13 puan topladı.

Mandıralı döneminde 1 puan ortalamasında kalan Karadeniz ekibi, Şota Arveladze ve Sadi Tekelioğlu döneminden daha kötü performans gösterdi.

– En iyi ortalama Tekelioğlu döneminde

Trabzonspor, 3 teknik adam içerisindeki en fazla puan ortalamasını Sadi Tekelioğlu yönetiminde elde etti.

Bordo-mavililer, Tekelioğlu döneminde 7 maçta 3 galibiyet, 1 beraberlik, 3 mağlubiyet alarak 10 puan ile 1,42’lik ortalama yakaladı.

– Arveladze dönemi

Trabzonspor, sezona başladığı Şota Arveladze döneminde ise 11 karşılaşmaya çıktı.

Karadeniz ekibi, bu maçlarda 4 galibiyet, 2 beraberlik, 5 mağlubiyet ile 14 puan topladı ve 1,27 puan ortalamasıyla bu dönemi tamamladı.

– Mandıralı, ilk döneminin çok uzağında

Bordo-mavili takımda 2013-2014 sezonunun 20. haftasında teknik direktör Mustafa Reşit Akçay’ın istifasının ardından ilk kez göreve gelen Hami Mandıralı, 14 lig maçında 6 galibiyet, 6 beraberlik ve 1’i hükmen olmak üzere 2 mağlubiyet yaşamıştı.

Ligde 24 puan toplayan Karadeniz ekibi, 1,71 puan ortalaması yakalayarak ikinci dönemine göre çok daha iyi bir performans göstermişti.

– Kötü gidişatı durduramadı

Mandıralı, 2013-2014 sezonunun 20. haftası sonunda 29 puanla 9. sırada aldığı bordo-mavili takımın sezon sonunda ligi 53 puanla 4. sırada bitirmesini sağlayarak, Avrupa kupalarına katılma hakkı elde etmesinde büyük rol oynamıştı.

Bu sezon ise ligin 18. haftası sonunda 24 puanla 10. sırada yer aldığı dönemde takımın başına geçen Mandıralı, bordo-mavililerdeki kötü gidişatı durduramadı. Karadeniz ekibi, 31. hafta sonunda 12. sıraya gerileyerek Avrupa hedefinin çok uzağında kaldı.

– 3 teknik adamın performansları

Trabzonspor’da ligde bu sezon görev yapan teknik direktörlerin performansları ve takımın başında bulundukları son maçların ardından puan cetvelindeki durumu şöyle:

Teknik adam O G B M P Sıra P.Ortalaması
Şota Arveladze 11 4 2 5 14 12 1.27
Sadi Tekelioğlu 7 3 1 3 10 10 1.42
Hami Mandıralı 13 4 1 8 13 12 1

EXPO 2016 Antalya’da Etiyopya Milli Gün kutlaması

ANTALYA (AA) – EXPO 2016 Antalya sergi alanında, Etiyopya bahçesi açılışı ve Etiyopya Milli Gün kutlaması yapıldı.

EXPO 2016 Antalya Ajansından yapılan yazılı açıklamaya göre, etkinliğe, Etiyopya Kültür ve Turizm Bakanı Meaza Gebremedihin Gebreegzi, Etiyopya’nın Ankara Büyükelçisi Ayalew Gobeze Workneh, Etiyopya Antalya Fahri Konsolosu Bülent Çekiş ve davetliler katıldı.

Bahçe açılışının ardından küçük amfi tiyatroya geçen davetliler, Etiyopya’dan gelen dans grubunun otantik dans ve müzik gösterilerini izledi.

Gösteri sırasında Etiyopyalı gösteri grubunun Fatih Erkoç’un “Ellerim Bomboş” isimli şarkısını Türkçe seslendirmesi de büyük alkış aldı. Küçük amfideki Milli Gün kutlamaları, Etiyopya bahçesinin gezilmesiyle devam etti.

Bakan Gebreegzi, Etiyopya bahçesinde davetlilere geleneksel kahve seramonisi eşliğinde ikramda bulundu.

Milli gün kutlamalarının çok güzel geçtiğini söyleyen Gebreegzi, kendi kültürlerini tanıtmak için böyle bir fırsat buldukları için mutlu olduklarını bildirdi.

Meaza Gebremedihin Gebreegzi, şunları söyledi:

“Festival alanı birçok mutlu ve memnun insanla doluydu. Çok güzel vakit geçirdik. Türkiye ve Etiyopya deneyimlerini paylaştı. Antik çağlardan bu yana çok güçlü ilişkilerimiz var. Çok başarılı bir program oldu. Bizim çok çeşitli bir kültürümüz var. Kültürümüzü bir taraftan bir tarafa aktardık. Türkiye de aynı zamanda çok farklı ve zengin bir kültüre sahip. Bunları birleştirirsek çok yararlı olur. Burada olmaktan çok memnunum.”

Etiyopya müziklerinin çok zengin olduğunu vurgulayan Gebreegzi, milli gün kutlamalarında bunların çok az bir kısmını sergileyebildiklerini, bunu daha kalabalık bir grupla bir kez daha yapacaklarını belirtti.

Etiyopya’nın Ankara Büyükelçisi Ayalew Gobeze Workneh de Etiyopya’dan gelen müzisyenlerin sergilediği performansın kültürlerini tanıtma açısından çok önemli olduğunu belirterek, “Türk insanına kültürümüzü tanıtma imkanı bulduk. Müzik orkestramız ve diğer sanatçılarımız burada sahne aldıkları için çok heyecanlandılar.” dedi.

EXPO alanında düzenlenen ikinci milli gün kutlamasının da büyük bir başarıyla tamamlandığını belirten EXPO 2016 Antalya Ajansı Genel Komiseri Büyükelçi Erdoğan Kök ise “Milli Günler EXPO’lar için çok önemli, çünkü bu alanda bir EXPO ailesi yaratmak istiyoruz. Hep birlikte milli günleri kutladığımız zaman bu aile ilişkilerini hissediyoruz ve ayrıca kültürlerarası bir değişim oluyor.” ifadesini kullandı.

Turkish pop icon marries fan

ISTANBUL (AA) – Turkey’s iconic pop singer Tarkan has married one of his fans, Pinar Dilek, on Saturday, his publicist announced on Monday.

The marriage ceremony took place in the garden of the 43-year-old singer’s home in Istanbul, a statement from PRO Iletisim, a Turkish PR agency, said.

The wedding reception will be held in the coming days, the statement added.

According to local media, Dilek, 30, was born in Germany – as was Tarkan – and the two have been together for the past five years.

Tarkan’s debut album Yine Sensiz (Without You Once More) was released in 1992 and sold over 700,000 units in Turkey, according to his official website.

The World Music Award-winning Turkish pop singer has been known for the use of romantic themes in his work and has been dubbed the “Prince of Pop” by the media.