“Ekonomi alanında saldırılara karşı önlemlerimizi aldık”

MALATYA (AA) – VOLKAN KAŞİK – Birleştirici İş Dünyası Konfederasyonu (BİRKONFED) Genel Başkanı Osman Ünsal, “Ekonomi alanında saldırılar olabilir. Buna karşı önlemlerimizi aldık. Öyle ciddi saldırılar da beklemiyoruz. Olduğu vakit de biz yine iş dünyası olarak kararlı duruşumuzu göstereceğiz. Şu anda iş dünyasında ciddi bir bağlılık var.” dedi.

Ünsal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yılın ilk günlerinde yaşanan terör olaylarının yanı sıra uluslararası sermaye güçlerinin Türkiye’ye yönelik manipülasyonları sonucu ekonominin sıkıntılar yaşadığını söyledi.

Devletin tüm bu saldırılara karşı gerekli önlemleri kararlı bir şekilde aldığını anlatan Ünsal, “Çok şükür ki halka yansıyacak bir sıkıntıyla karşı karşıya kalınmadı. Şu anki tabloya bakıldığında ocak ayı ihracat rakamımız yüzde 15 seviyelerine kadar artış gösterdi ve yüzde 8 bir büyüme oranı görünüyor bu da bizim için sevindirici. Tabii bu süreçte çok dikkatli olmamız lazım. Milletimizin devletine bağlığı ve gösterdiği değeri dolar bozdurma noktasında gördük. İş dünyamızda şu an ciddi bir şekilde bu sürece karşı bir dinamizm var.” diye konuştu.

Ünsal, Türkiye’nin çok kozmopolit bir ülke olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

“Şu anda dünyanın tek beklentisi anayasanın sabote edilmesi, Cumhurbaşkanlığı sisteminin ve referandumun bu ülkeye gelmemesi. Halkımız yaşadığı onca acı ve sıkıntıdan sonra anladı ki bu ülkenin vazgeçilmezlerinden biri Cumhurbaşkanlığı sistemi ve anayasadır. Eğer bugün Kandil’de bulunan hain terör örgütü PKK temsilcileri açıklama yapıyorsa, bu referandum sürecini sabote edip ‘hayır’ deyin diyorsa mutlaka teröre karşı duruş gösteren kahraman kardeşlerimiz, aziz milletimiz bu oyunu anlayacaklardır. Eminim ki nisanda yapılacak referandumda büyük bir zafer ve heyecan ortaya çıkacaktır. Milletimiz hak ettiği noktaya Sayın Cumhurbaşkanımızla beraber, daha kısa vadede, 2023 hedefleri dedik ama inşallah Cumhurbaşkanlığı sistemini ülkemize 2019’da getirirsek iki yıl içerisinde bizim ihracat hedeflerimiz 165 milyar dolar seviyesinden ortalama 300-350 milyar dolar seviyesine çıkacaktır.”

– “Ekonomi milli değerimizdir”

Ünsal, cazibe merkezleri kapsamında 23 ile uygulanan ve bölge ajanslarının teşvik paketlerinin çok önemli olduğunu belirterek, bunların ekonomiye olumlu yansıyacağını söyledi. Bu paketlerin önemli yatırımları beraberinde getireceğini aktaran Ünsal, şu anda iş dünyasını doğuya teşvik etmek için tüm kapıların açıldığını kaydetti.

Ünsal, bu çalışmaların iş dünyasını heyecanlandırdığını vurgulayarak, “Bunun arkasında durmamız gerekir. Çünkü bunlar bizim milli değerlerimizdir. Ekonomi milli değerimizdir. Bu milli değere sahip çıkmak gerekir. Özellikle biz iş dünyası olarak nasıl Diyarbakır’da yatırım paketi açıkladıysak bunu Malatya’da, Batman’da da Türkiye’nin tüm illerinde yapacağız ama biz şu an doğudaki çalışmaları çok daha fazla önemsiyoruz.” ifadelerini kullandı.

– “Kararlı duruşumuzu göstereceğiz”

Ünsal, referandum sürecinin çok kritik olduğunu, bu süreçte çok dikkatli olunması gerektiğini dile getirerek, şöyle devam etti:

“Biz Hazreti Yusuf olacağız. Hazreti Yusuf sabrıyla nasıl Mısır’a gittiyse biz de o sabırla inşallah zafere gideceğiz. Çünkü Türk milleti her şeyin en iyisini ve güzelini hak ediyor. Kimse bir daha bu milleti kurşunla, topla, tüfekle hizaya getirmeye kalkmasın. Çünkü Türk milleti ölür ama asla ve asla davasından vazgeçmez. Türkiye’nin bir istiklal bir de istikbal mücadelesi demiştik. 15 Temmuz istiklal mücadelesiydi, Allah’ın izniyle referandum da istikbal mücadelesi olacak. Çok güzel bir sonuçla Sayın Cumhurbaşkanımızı ve onun beraberindeki aziz milletimizi çok daha güzel yarınlara hep beraber taşıyacağız. Ekonomi alanında saldırılar olabilir. Buna karşı önlemlerimizi aldık. Öyle ciddi saldırılar da beklemiyoruz. Olduğu vakit de biz yine iş dünyası olarak kararlı duruşumuzu göstereceğiz. Şu anda iş dünyasında ciddi bir bağlılık var. Bugün nasıl Diyarbakır’a, Malatya’ya ulaştıysak tüm illerimizle koordine halindeyiz. Nerede bir eksiklik, aksaklık görürsek oraya müdahale edeceğiz.”

– “Bu tıkanıklığı açmamız lazım”

Ünsal, geçmişte Türkiye’ye yapılan önemli yatırımların önünün kesildiğini anlatarak, “Türkiye’ye ne zaman büyük bir sanayi yatırımı yapılsa 3-5 yıl sonra bir şekilde Avrupa ve Batı tarafından bunun önü kesilmiştir. Bunların tek sebebi bürokrasidir. Maalesef kendi ülkemizin bürokrasisi kendi iş adamımıza iyi bir zemin hazırlamamıştır. Cumhurbaşkanlığı sistemi bürokrasiyi hızlandıran, hantallıktan kurtaran ve içimizde bürokrasi tabanındaki hain grubu, ülkenin kalkınmasını istemeyen dış güçlere bağlı grubu tamamen bertaraf edecektir.” diye konuştu.

İş dünyasının hemen bir bölgeyi tespit edip ardından o bölgeye yatırım alanları oluşturmak istediğini belirten Ünsal, “Ama maalesef şu andaki mevcut mevzuatlar buna engel. Yani Türkiye’nin herhangi bir noktasında hemen yatırım yapmak isterseniz bunu 3 seneden önce yapma şansınız yok. Bunu sadece 2 senesini de mevzuatlarla, onları çözmekle geçiriyorsunuz. Yabancı yatırımcı onun için çok sıcak bakmıyordu şu ana kadar. Sayın Cumhurbaşkanımız ülkemize gerçek anlamda bir ticaret altyapısı oluşturdu ama şu anda o da tıkandı. Bu tıkanıklığı açmamız lazım.” değerlendirmesinde bulundu.

– “Türkiye’nin 5 yıl değil 5 dakika boş geçirecek vakti yok”

Ünsal, özellikle yurt dışı sermayesinin Türkiye’ye çok rahat bir şekilde getirilmesi gerektiğini anlatarak, “Avrupa’da sistem çok hızlı ama maalesef Türkiye’de sadece bir yer tahsisinde bulunmak bile 3 yıl sürdüğüne göre bu işin imalat ve halka arz aşamasına geldiğimizde 5 yıl geçiyor. Türkiye’nin bundan sonra 5 yıl değil 5 dakika dahi boş geçirecek vakti yok. İnşallah şu anda 165 milyar seyrinde olan ihracatımızı 2020’ya kadar 300-350 milyar dolara çıkaracağız, dışa bağımlılığı azaltacağız, çok daha kararlı, güçlü ve üretken bir Türkiye olacağız.” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin fiber optik ağı, karayolu ağını 4’e katladı

ANKARA (AA) – ARİFE YILDIZ ÜNAL – Yüksek mobil internet hızı ve daha fazla data kapasitesi sunan 4,5G teknolojisi için hızlandırılan çalışmalar sonucu 284 bin 44 kilometreye ulaşan fiber altyapı uzunluğu, 67 bin 161 kilometrelik karayolu ağının yaklaşık 4 katına ulaştı.

AA muhabirinin, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Pazar Verileri’nden yaptığı derlemeye göre, Türkiye’de 16 Kasım 2016 itibarıyla elektronik haberleşme sektöründe faaliyet gösteren 615 işletmeciye 994 yetkilendirme yapıldı.

Türkiye’nin 1 Nisan 2016 itibarıyla geçtiği 4,5G’de hizmetlerin sağlıklı verilebilmesi için gerekli fiber yatırımları, yoğun bir şekilde işletmeciler tarafından yapılmaya devam ediyor.

2015’in üçüncü çeyreğinde 261 bin 337 kilometre olan fiber uzunluk, geçen yılın aynı döneminde yüzde 9 arttı. Böylece ülkenin 284 bin 44 kilometreye ulaşan fiber uzunluğu, 67 bin 161 kilometre olan karayolu ağını 4’e katladı.

4,5G hizmetinin yaygınlaşmasıyla baz istasyonlarındaki trafiğin taşınması için daha fazla baz istasyonunun fiber hatlarla bağlanmasına ihtiyaç duyulacak. Bu noktada, 4,5G hizmeti sunan işletmecilerle fiber altyapı kuran işletmeciler, ihtiyaç duyulan baz istasyonlarına fiber hatları tesis ederek altyapı kurulum çalışmalarına devam edecek. Dolayısıyla 4,5G hizmeti açısından altyapı kurulum çalışmaları, hizmetin yaygınlaşmasına paralel devam edecek.

– Genişbant internet abone sayısı 59,1 milyon

Genişbant verilerine bakıldığında, 10,1 milyonu sabit, 49 milyonu mobil
abone olmak üzere toplam 59,1 milyon genişbant internet abone sayısına ulaşıldı. İnternet abone sayısı, geçen yılın üçüncü çeyreğinde, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 26,5 arttı. En
yüksek artış yüzde 32,9 ile mobil cepten internette görülürken, onu yüzde 18,6 artış ile Eve Kadar Fiber (FTTH) izledi.

Emeklilerin yüzde 80’i şimdiden promosyon kapsamında

ANKARA (AA) – ÖZCAN YILDIRIM – Emeklilere aylıkları karşılığında banka promosyonu verilmesi için 3’ü kamu, 7’si özel toplam 10 banka, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile protokol yaptı. Protokollerle yaklaşık 11,5 milyon emeklinin yüzde 80’i otomatik olarak promosyon kapsamına girmiş oldu.

Yaklaşık 11,5 milyon emekliyi doğrudan ilgilendiren banka promosyonu konusu, gündemdeki yerini korumaya devam ediyor. Başbakan Binali Yıldırım tarafından verilecek rakamların açıklanmasıyla netleşen süreç, 1 Şubat’ta SGK ile Ziraat Bankası arasında ilk protokolün imzalanmasıyla somut nitelik kazanmıştı.

Emeklilerin yaklaşık yüzde 39,2’sinin aylık aldığı Ziraat Bankası ile başlayan protokol sürecine, sırasıyla İş Bankası ve Garanti Bankası’nın da dahil olmasıyla emeklilerin yüzde 50’si otomatik olarak promosyon kapsamına girmiş oldu.

Bu bankaların ardından SGK’nın kapısını çalan Halk Bankası, Vakıflar Bankası, Akbank, QNB Finansbank, ING Bank, Yapı ve Kredi Bankası ile Burgan Bank da emekliye promosyon vermek taahhütüyle protokol imzaladı.

İmzalanan protokollerle yaklaşık 11,5 milyon emeklinin yüzde 80’i aylık aldıkları bankaların sürece dahil olmasıyla otomatik olarak promosyon kapsamına girmiş oldu.

Bu arada, yaklaşık 1 milyon 340 bin emeklinin aylığını aldığı PTT’nin de bu hafta sonuna kadar SGK ile masaya oturmasıyla promosyon emeklilerin yüzde 90’ını kapsamış olacak.

Diğer taraftan, aylık aldığı banka SGK ile henüz protokol imzalamadığı için promosyonun kapsamına girmeyen emeklilerin yüzde 10’luk bölümü ise aylıklarını protokol imzalayan bankalara taşımaları halinde promosyon imkanından yararlanacaklar.

– İlk ödemeler mart ayında başlayacak

İlk ödemeleri mart ayı içinde yapılması planlanan banka promosyonu kapsamında, bin lira altında emekli maaşı alanlara 300 lira, bin lira ile 2 bin lira arasında emekli maaşı alanlara 375 lira, 2 bin lira üzerinde emekli maaşı alanlara da 450 lira bir seferde ödeme yapılacak.

Promosyon imkanından faydalanmak için emeklilerin öncelikle iki adet aktif fatura için “otomatik ödeme talimatı” vermesi gerekecek. Bunun yanında ya kredili mevduat hesabı açtırılacak ya da kredi kartı kabul edilecek.

Emekliler, verilecek promosyon karşılığında 3 yıl boyunca aynı bankadan aylıklarını alacak.

Bankaların SGK ile promosyon protokolü imzalayıp imzalamadığı ile tüm emekli arasındaki müşteri sayıları ve ödedikleri toplam aylık miktarları, şu şekilde:

BANKA

Emekli sayısı ( %)

Ödenen Miktar ( %)

Durum

T.C. Ziraat Bankası

39.2

41%

İmzalandı

T.Halk Bankası

15.7

13%

İmzalandı

P.T.T

11.7

9%

Yakın zamanda imzalanacak

T.Vakıflar Bankası

9.1

9%

İmzalandı

Denizbank

7.2

7%

Görüşmeler devam ediyor

Türkiye İş Bankası

6.9

9%

İmzalandı

T.Garanti Bankası

3.8

4%

İmzalandı

Akbank

1.8

2%

İmzalandı

QNB Finansbank

1.4

1%

İmzalandı

Ing Bank

1.0

2%

İmzalandı

Yapı ve Kredi Bankası

0.9

1%

İmzalandı

Şekerbank

0.6

1%

Görüşmeler devam ediyor

Türk Ekonomi Bankası

0.3

0%

Görüşmeler devam ediyor

Kuveyt Türk Katılım Bankası

0.1

0%

Görüşmeler devam ediyor

T.Finans Katılım Bankası

0.1

0%

Görüşmeler devam ediyor

Albarakatürk Katılım Bankası

0.1

0%

Görüşmeler devam ediyor

Burgan Bank

0.03

0%

İmzalandı

Icbc Turkey Bank

0.0

0%

Görüşmeler devam ediyor

Odeobank

0%

Görüşmeler devam ediyor

GRAFİKLİ – Sigara yasağına uymayanlara 171,5 milyon lira ceza

ANKARA (AA) – YEŞİM SERT KARAASLAN – Sağlık Bakanlığının koordinatörlüğündeki tütün kontrolü çalışmaları kapsamında, son altı yılda sigara yasağına uymayan işletmelere toplam 171 milyon 595 bin 667 lira ceza verildi.

AA muhabirinin Sağlık Bakanlığı verilerinden derlediği bilgiye göre, Türkiye’de tütün kontrolü çalışmalarında dünya genelinde kabul gören üç temel strateji izleniyor. Bu kapsamda, çocuklar ve gençler başta olmak üzere kişilerin sigaraya başlamalarının önlenmesi, sigara içenlerin bu davranışlarını bırakmalarının desteklenmesi ve sigara dumanından pasif etkilerinin engellenmesi için çalışma yürütülüyor.

Bakanlık tarafından, pasif etkilenimi önlemeye yönelik denetim ekipleri oluşturularak, mevzuatla yasaklanmış alanlarda tütün mamulü tüketilmesini önlemeye yönelik kontroller yapılıyor. Bu kapsamda, 31 Mayıs 2016’dan itibaren denetimlerin daha etkili yapılabilmesi, ihbar mekanizmasının daha kolay ve işlevsel hale getirilmesi amacıyla “Çapraz denetim modeli” ve “Yeşil dedektör uygulaması”na geçildi.

Çapraz denetimin pilot uygulama sonuçlarına göre, ihlal tespit yüzdesi yüzde 10’lardan yüzde 23,46’ya çıktı. Denetim ekibindeki personelin yaşadığı il yerine görevlendirildiği şehirde kontrol faaliyetlerini yürütmesiyle ekiplerinin daha rahat çalışmasına olanak sağlandı.

4207 sayılı Kanun ile yasaklanan alanlarda tütün mamulleri kullanımına şahit olunması durumunda ihlal bildiriminin akıllı telefonlar aracılığıyla yapılan ve Dumansız Hava Sahası Denetim Sistemi ile entegre çalışan ve 31 Mayıs 2016’tan itibaren İstanbul’da pilot uygulanan Yeşil Dedektör Mobil Uygulaması kapsamında, toplam bin 197 ihbar alındı ve ihlal yüzdesi yüzde 24 olarak belirlendi.

Denetim ekiplerinin anlık takip ve kontrol sonuçları, ALO 184 tütün ihbar hattı aracılığıyla 31 Mayıs 2016 itibarıyla izlenmeye ve aksayan noktalar sorun çözülünceye kadar takip edilmeye başlandı.

– Altı yıl içinde denetimler 4,3 kat arttı

Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Ek Ödeme Performans Kriterlerine tütün denetimleri ile ilgili negatif performansa yönelik hususlar eklenerek kontrol ekiplerinin yaptıkları uygulamanın etkinliğini artırmaları amaçlandı. Buna göre, tütün ihlalleri için gerçekleştirilen ihbarlara en geç iki saatte müdahale edilmemesi, 20 gün içerisinde ihbar gelen işletmeye en az 3 kez daha kontrol denetimi yapılmaması durumunda denetim ekiplerinin döner sermaye gelirlerinde kesintiye gidildi.

Bu uygulamalar sonucunda, ihbarlara daha hızlı müdahale edilmesi, ihlal yakalama oranlarının artması dolayısıyla denetimlerin daha etkin hale gelmesi sağlandı.

Yıllara göre denetim sayılarına bakıldığında, 2010’da 682 bin 710, 2011’de 1 milyon 514 bin 843, 2012’de 1 milyon 624 bin 340, 2013’te 2 milyon 534 bin 917, 2014’te 2 milyon 493 bin 470, 2015’te 2 milyon 654 bin 923 ve 2016’da 2 milyon 968 bin 733 olarak gerçekleşti. Altı yıl içinde denetim sayısı 4,3 kat artarak, toplam 14 milyon 473 bin 936’ya ulaştı.

Yıllara göre verilen para cezalarına bakıldığında ise 2010’da bir milyon 501 bin 884 lira olan ceza, 2011’de 5 milyon 516 bin 840, 2012’de 19 milyon 537 bin 186, 2013’te 38 milyon 595 bin 487, 2014’te 34 milyon 203 bin 886, 2015’te 32 milyon 928 bin 803 ve 2016’da ise 39 milyon 311 bin 581 liraya çıktı. Altı yılda kontroller sonucunda kesilen ceza tutarı toplamda 171 milyon 595 bin 667 lira oldu ve yüzde 114 oranında artış elde edildi.

ALO 184 iletişim hattına 2016’da yapılan 40 bin 312 ihbardan 5 bin 564’ünde ihlal tespiti yapıldı.

Denetim sayısında ve ihlal yakalama oranlarında artış sağlanırken, son dönemde ihbarlara yönelik yapılan denetimlerde yakalanan bozma sayısında ise yüzde 58,82’lik artış yaşandı.

16 yaşında “iki böbreğe” kavuştu

ANKARA (AA) – DUYGU YENER – Mardin’de beyin ölümü gerçekleşen 3 yaşındaki çocuğun böbrekleri, doğuştan böbreği bulunmayan 16 yaşındaki diyaliz hastası Merve Toksoy’a nakledildi.

Emine ve Arif Toksoy çiftinin kızları Merve, anne karnında başlayan böbrek rahatsızlığıyla dünyaya geldi. Yıllardır hastaneye giden, son bir yılda da annesinin yardımıyla evde diyalize giren Merve Toksoy’un, Mardin’den gelen böbrekle nakil hayali gerçek oldu. Toksoy’a, Ankara Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi İbni Sina Hastanesinde başarılı bir operasyonla böbrek nakli yapıldı.

Lise 2. sınıf öğrencisi 16 yaşındaki Merve Toksoy, AA muhabirine yaptığı açıklamada, diyalize girmekten kurtulduğu için çok mutlu olduğunu ifade ederek, “Diyalizdeyken çok acı çekiyordum. Şu anda çok mutluyum. Hastaneden çıktıktan sonra eve gitmek, annemle birlikte vakit geçirmek istiyorum. Bana böbreğini veren aileye çok teşekkür ederim. Beni çok mutlu etti. İnşallah onlar da çok mutlu olur. Bütün çocuklar nakil olur kurtulur, herkes mutlu yaşar.” dedi.

Anne Emine Toksoy da kızına 8 aylık hamileyken böbreklerindeki rahatsızlığın ortaya çıktığını ve uzun süre sağlık sorunlarıyla mücadele ettiklerini anlattı. Kızının her gün evde 8 saat diyalize girdiğini ifade eden Toksoy, “Diyaliz bitine kadar ona bir şey olmasın diye başında bekliyordum. Hastanede diyalize nasıl girileceğini bana öğrettiler bu sayede ben de kendi kızımı diyalize bağlıyordum. Pansumanını da kendim yapıyordum. Bir gün telefon çaldı. Böbreğin bulunduğunu söylediler. Bu mutluluğu nakil bekleyen herkesin yaşamasını dilerim. Daha çok bağış olsun, nakil bekleyen herkes sağlığına kavuşsun.” diye konuştu.

Baba Arif Toksoy da aile olarak aynı sıkıntıları hep beraber yaşadıklarını belirterek, duygularını “Allah herkesten razı olsun. Ameliyatı gerçekleştiren ve tedavide yardımcı olan herkese çok teşekkür ediyoruz. Bağışlayan aileye de çok teşekkür ediyoruz. Bir evlatlarını kaybettiler ama bir evlat daha kazandılar. ” şeklinde aktardı.

– Verici küçük olunca tek böbrek yerine “iki böbrek”

Ameliyatı gerçekleştiren AÜ Tıp Fakültesi İbni Sina Hastanesi Böbrek Nakli Merkezi Sorumlusu Öğretim Üyesi Prof. Dr. Acar Tüzüner, Mardin’de beyin ölümü gerçekleşen ve ailesi tarafından organları bağışlanan 3 yaşında ve yaklaşık 6 kilogram ağırlığında bir çocuğun böbreklerinin Merve Toksoy’a nakledildiğini söyledi.

Merve’ye çift böbrek nakli yapılmasına ilişkin Prof. Dr. Tüzüner, şu bilgileri verdi:

“Çok küçük vericiler olduğu zaman tek böbrek yerine, iki böbrek takmamız gerekiyor. Teknik olarak ileri bir cerrahi gerektirse de başarılı merkezlerde bu operasyonlar gerçekleştiriliyor. Normalde tek böbrek takıyoruz, ancak küçük çocuklardan alınan böbreklerde, iki böbrek takıyoruz. Merve bu sayede yeni böbreklerine kavuştu. Şu anda her şey yolunda gidiyor.

Ailesinde ona uyumlu böbreği verecek kişi olmadığı için Merve uzun süredir böbrek bekliyordu. Merve’nin de şansı yüzüne güldü, ona uygun böbrek teklif edildi, ameliyatını gerçekleştirdik.”

Merve’nin bundan sonra hayatına çok daha iyi devam edeceğini belirten Prof. Dr. Tüzüner, “Organlar toprağın altında çürüyüp gideceğine, gerçekten hayatı buna bağımlı olan binlerce kişi var. Onun için herkese organ bağışını öneriyoruz.” dedi.

Irak Hizbullahı Genel Sekreteri öldürüldü

BASRA (AA) – Irak’ta Haşdi Şabi bünyesinde bulunan Irak Hizbullahı Genel Sekreteri Basim El-Musevi’nin uğradığı silahlı saldırı sonucu öldüğü bildirildi.

Irak emniyetinden Binbaşı Cuma El-Hamrani, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Irak Hizbullahı Genel Sekreteri Musevi’nin aracına Basra’da kimliği henüz belirlenemeyen kişilerce ateş açıldığını söyledi.

Musevi’nin saldırı sonucu öldüğünü belirten Hamrani, beraberindeki kişinin ise ağır yaralandığını aktardı.

Hamrani, saldırganların olayın ardından kaçtığını belirtirken, saldırının sorumluluğunu ise şu ana kadar üstlenen olmadı.

Yurt dışında boşananlar için yeni düzenleme

ANKARA (AA) – KEMAL KARADAĞ – Yurt dışında boşanan Türk vatandaşları, tanıma-tenfiz davası açmalarına gerek kalmaksızın birlikte başvurarak nüfus kütüğüne tescil yaptırmaları halinde, Türkiye’de de boşanmış kabul edilecek.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, yurt dışında boşanan Türk vatandaşlarının boşanma kararlarının Türkiye’de tanınmasına yönelik sorunun giderilmesi için Adalet Bakanlığı ile Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığı tarafından yürütülen çalışma tamamlandı.

5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nda yapılacak değişikliğe göre, yurt dışındaki adli mercilerde evlilikleri sona erdirilen Türk vatandaşlarına ilişkin boşanma kararları, tarafların birlikte veya vekilleri aracılığıyla müracaat etmeleri halinde yargı kararına gerek olmaksızın Türkiye tarafından da doğrudan tanınacak. Yeni düzenlemeyle yurt dışındaki boşanma kararlarına ilişkin tanıma-tenfiz davası açılmadan Türk makamlarınca da yurt dışındaki adli mercilerin verdiği boşanma kararı kapsamında taraflar boşanmış sayılacak.

– Birlikte başvurma zorunluluğu

Yurt dışındaki adli mercilerin verdikleri kararlar kapsamında boşananların durumunun nüfus kütüklerine tescil edilebilmesi için Türkiye’de nüfus müdürlüklerine, yurt dışında ise büyükelçilik veya konsolosluklara birlikte başvurmaları gerekecek.

Müracaat kapsamında yurt dışındaki adli mercilerin verdiği boşanma kararı nüfus kütüğüne tescil edilecek. Başvurunun ardından nüfus kütüklerindeki “evli” ibaresi “boşanmış” olarak değiştirilecek.

Tarafların veya vekillerinin birlikte müracaat etmemeleri halinde ise mevcut düzenleme kapsamında yurt dışında verilen boşanma kararları için tanıma-tenfiz davası açılması gerekecek.

Bu düzenlemenin sadece boşanma kararlarını kapsadığı, velayet, mal paylaşımı ve tazminat gibi diğer kararlarda ise yürürlükteki tanıma-tenfiz davalarının açılmasının zorunlu olacağı öğrenildi.

Düzenlemenin Olağanüstü hal (OHAL) kapsamında çıkartılacak bir Kanun Hükmünde Kararnamede (KHK) yer alması bekleniyor.

– Tanıma-tenfiz davası

Yabancı ülkelerde Türk vatandaşları hakkında verilen boşanma veya ayrılık kararlarının Türkiye’de de hukuken geçerli olarak kabul edilebilmesi için halen, yabancı mahkemenin boşanmaya ilişkin verdiği kararlar hakkında Türkiye’deki mahkemelerde de tanıma-tenfiz davası açılması zorunluluğu bulunuyor.

FETÖ’nün yapılanma şeması iki yılda ortaya çıkarıldı

KONYA (AA) – METİN BOLAT – Konya’da Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında iki yılda deşifre edilen örgütün isteğe göre üretim yapan fabrika gibi çalışan yapılanma şeması, 2 bin kişinin ifadeleri doğrultusunda ortaya çıkarıldı.

AA muhabirin edindiği bilgiye göre, iş adamı Nusret Argun, 2014’te Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Daire Başkanlığına dilekçe verdi. Argun, dilekçesinde 2008’de sahte deliller üretilerek şirketlerine ve Konya bürokrasisinde çalışan birçok kişiye “Final” adı verilen operasyon yapıldığını ileri sürdü.

Operasyonu yapan KOM Şube personelinin paralel yapıya mensup kişilerden olduğunu savunan Argun, bu yapıya mensup kişilerin, başta öğrenci yurdu olmak üzere taleplerini yerine getirmemesi üzerine PDY’nin emniyet ve yargı ayağıyla koordineli şekilde kendisine kumpas kurduğunu iddia etti.

İddialar doğrultusunda Konya Cumhuriyet Başsavcılığı ile KOM Şube Müdürlüğünce planlı çalışma dosyası açılarak çalışmalara başlanıldı. Örgütlü Suçlar Savcısı Mehmet Ersin Berber ile KOM Şube Müdürü Ali Loğoğlu, ilk günden itibaren dosya üzerinde titizlikle çalıştı.

Örgüt yöneticilerinden olduğu belirtilen avukat Memduh O’ya ait avukatlık bürosunda ele geçirilen dijital verilerde, örgüt üyeleri tarafından 2 bin 500’e yakın şirket-firma yetkililerinin isimlerinin arşivlendiği anlaşıldı. Bu delilden hareketle Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca yeni soruşturma dosyası açıldı.

– Bin 107 kişinin ifadesine başvuruldu

FETÖ/PDY’nin yapılanmasını deşifre etmeye çalışan ekipler, bilgi sahibi olabileceği değerlendirilen bin 107 kişinin ifadesine başvurdu. Şüphelilerle ilgili emniyet veri tabanı, açık kaynak, sosyal medya, HTS detay dökümlerinden analizler yapıldı. Çeşitli kurumlardan soruşturmaya ilişkin birtakım bilgiler temin edildi.

Veriler aracılığıyla FETÖ/PDY yapılanmasında aktif rol oynadığı değerlendirilen kişiler tespit edildi, örgütün yapılanması ortaya çıkarıldı. Konya Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla haklarında yeteri kadar delil elde edilen şüphelilere yönelik etaplar halinde operasyonlar başlatıldı.

Hava Kuvvetleri personelinin de aralarında bulunduğu şüphelilere yönelik 4 etapta gerçekleştirilen operasyonlarda 333 şüpheli hakkında işlem yapıldı.

– FETÖ yapılanmasına “fabrika” benzetmesi

Alınan bilgiler ve deliler doğrultusunda örgütün yapılanması tamamen deşifre edilerek şeması ortaya çıkarıldı. Polis, örgüt şemasını hazırlamak için adeta iğneyle kuyu kazar gibi çalıştı. Örgütün gizliliği ön planda tutarak devletin içine sızmak için oluşturduğu birimlere ilişkin ayrıntılara ulaşıldı, şüpheliler tek tek belirlendi. Eleman temin etme ve devlet içinde paralel yapılanma şeklindeki illegal faaliyetlerde kilit pozisyonda olan kişiler deşifre edildi.

Loğoğlu ve ekibi, bilgi sahibi, müşteki, şüpheli olmak üzere 2 bin kişinin ifadesine başvurdu. Tespit edilen şüphelilerin çoğunun örgütün haberleşme programı ByLock’u kullandıkları öğrenildi.

Şemanın en başındaki “Türkiye imamına” bağlı “bölge imamları”nın bulunduğu, örgütün, 17-25 Aralık sürecinden sonra bölgeleri 7’den 5’e düşürdüğü belirlendi. “İç Anadolu bölge imamı”na 23 ilin bağlı olduğu tespit edildi.

İki “İç Anadolu bölge imamı”nın yer aldığı örgütün Konya’da görev yapan 9 “il imamı” tespit edildi. 1981’den bu yana yapılanma içine giren örgütün, sadece Konya’da oluşturulan yüzlerce sohbet grubuyla binlerce kişiye ulaştığı kaydedildi. Konya’da örgütle ilgili bin 100 ev belirlendi.

Polis, şemayı “sivil yapılanma” ve “eğitim yapılanması” olarak iki bölüme ayırdı. Fabrika gibi çalıştığı belirtilen örgütün, isteğe göre eleman yetiştirdiği tespit edildi. Ürün olarak değerlendirilen örgüt mensuplarının yetiştirildiği yer olan eğitim yapılanması, şemada “kırmızı” olarak gösterildi.

Sivil yapılanmadan sağlanan “himmetler”in eğitim yapılanmasına aktarıldığı belirlendi.

Örgüt için en değerli bölümü ise ünite yapılanmasının oluşturduğu, “kurum ve mahrem ünite”ler olarak ikiye ayrılan bölümde, mahrem ünitelerde, “askeriye, emniyet, adliye, avukatlar, akademisyenler”in bulunduğu tespit edildi.

Örgütün ihtiyaca göre zeki çocukları belirleyip, küçük yaşlardan itibaren bir amaca yönlendirerek hizmet etmeleri için hazırladığı kaydedildi.

Libya’daki olaylar

TRABLUS (AA) – Libya’nın başkenti Trablus’un güneyinde Ulusal Mutabakat Hükümetine (UMH) bağlı güçlerle Trablus merkezli Ulusal Kurtuluş Hükümeti birlikler arasında çatışmaların yaşandığı bildirildi.

UMH Başkanlık Konseyine bağlı “Ortak Müdahale Gücü” tarafından yapılan yazılı açıklamada, başkentin güney bölgelerindeki çatışmaların, Ulusal Kurtuluş Hükümetine bağlı unsurların dün sivillere ait 9 aracı çalma girişiminin ardından çıktığı belirtildi.

Görgü tanıkları dün akşam başlayan ve ağır silahların da kullanıldığı çatışmaların devam ettiğini, bölge sakinlerinin can güvenliği için geçici olarak evlerini terk etmek zorunda kaldığını söyledi.

Emniyet kaynakları ise Ulusal Kurtuluş Hükümetine bağlı Şehid Salah el-Berki Tugayının, Ortak Müdahale Gücüne bağlı 29’uncu tümenin karargahını ele geçirdiğini aktardı.

Çatışan taraflardan, ölü ya da yaralı sayısına ilişkin bir açıklama yapılmadı.

Libya’da 2011’deki devrimin ardından yaşanan siyasi istikrarsızlık ve çatışmalar sonucu biri Tobruk’ta (Temsilciler Meclisi), diğeri Trablus’ta (Milli Genel Kongre) olmak üzere iki meclis ve rakip yönetim ortaya çıkmıştı.

Bu gelişmeler çerçevesinde 17 Aralık 2015’te Birleşmiş Milletlerin girişimleriyle Fas’ın Suheyrat kentinde varılan “Libya Siyasi Anlaşması”na göre UMH kuruldu. Ancak anlaşma tam olarak hayata geçirilemedi ve diğer yönetimler de varlıklarını sürdürdü.

Libya siyasetinde UMH Başkanlık Konseyi, Tobruk’a bağlı Temsilciler Meclisi (TM) ve Trablus merkezli Milli Genel Kongre (MGK) arasında meşruiyet krizi devam ediyor.

Fırat Kalkanı Harekatı

ADANA (AA) – Fırat Kalkanı Harekatı kapsamında Suriye’nin kuzeyindeki El Bab bölgesinde terör örgütü DEAŞ ile yaşanan çatışmada şehit olan Uzman Çavuş Gökhan Kılıç’ın naaşı Adana’ya getirildi.

Gaziantep’te düzenlenen törenin ardından askeri uçakla Adana Havalimanı’na getirilen şehit Kılıç’ın cenazesi, buradan Yüreğir ilçesindeki Sarıçam Mahallesi’ndeki babaevine götürüldü.

Bu sırada, baygınlık geçiren baba Mehmet Kılıç ile bir yakınına, evin yakınında bekleyen 112 Acil Servis ekipleri müdahale etti.

Şehit Kılıç’ın üç ay önce hayatını birleştirdiği Hasret Kılıç, eşinin tabutuna dokunup, “Gökhan, beni bırakma.” diyerek uzun süre ağladı.

Şehidin kız kardeşi de helallik istendiği sırada “Gökhan sen hakkını helal et bize. Senin bize hakkın geçti.” diyerek gözyaşı döktü.

Baba Mehmet Kılıç da oğlunun tabutuna başını koyarak ağladı.

Helallik alınması ve edilen duaların ardından Kılıç’ın naaşı, Asri Mezarlık morguna götürüldü.

Şehidin cenazesi, Sabancı Merkez Camisi’nde öğle namazına müteakip kılınacak namazın ardından Asri Mezarlık’taki Garnizon Şehitliği’nde toprağa verilecek.