Duterte expresses regret after Obama cancels ASEAN meet

EDS: NOTE LANGUAGE IN PARA 5 AND 6

By Roy Ramos

ZAMBOANGA CITY, the Philippines (AA) – The Philippines president has expressed regret after widely reported comments about his United States counterpart caused the cancellation of a bilateral meeting on the sidelines of the Association of Southeast Asian Nations (ASEAN) summit in Laos.

In a statement read by Philippines Presidential Communications Secretary Martin Andanar on Tuesday, Rodrigo Duterte blamed the media for reporting his profanity-laden response to what he said was Barack Obama’s plan to “lecture” him on human rights.

“While the immediate cause of my strong comments to certain press questions that elicited concern and distress, we also regret it came across as a personal attack on the U.S. president,” the Philippine Daily Inquirer quoted Andanar as saying.

On Monday, Duterte said he only responded to his people, and did not care about Obama, after being asked by journalists how he would deal with long standing questions from the U.S. about human rights and extra-judicial killings.

“The Philippines is not a vassal state. We have long ceased to be a colony of the United States,” Duterte said, and then went on to refer to the U.S. leader in a Philippines dialect as a “mother-whore”.

“You must be respectful. You just don’t throw question and statements. Mother-whore, I’ll curse you in that forum,” he said prior to flying to the Laos capital Vientiane for the three-day ASEAN summits — his first foreign assignment since he was sworn in as head of state in June.

Early Tuesday, U.S. National Security Council Spokesperson Ned Price said in a statement that Obama would now not be holding a bilateral meeting with Duterte.

“Instead, he will meet with President Park of the Republic of Korea this afternoon, September 6th,” Price added.

A veteran Filipino veteran diplomat said Tuesday that Duterte needs advice on the “art of diplomacy”, calling toned-down rhetoric from Duterte just hours after the profanity-laden monologue “too late”.

“I think the president should be advised on the art of diplomacy and the implications of the strategic importance of approaches to the intricacies of international relations,” said Lauro Baja, the Philippines’ former Permanent Representative to the UN and Undersecretary of Foreign Affairs, according to ABS-CBN News.

Meanwhile, Senate President Aquilino Pimentel Jr. said that the president’s choice of language should not spoil international relations.

“We already know that expletives are part of his language… this should not affect our relationship with other nations … We are not that lowly,” the Inquirer quoted Pimentel — a Duterte ally — as saying.

“There are procedures… there are thinkers, policymakers, professional diplomats so don’t worry. Let the President be himself and anyway, if this will damage the relationship, I’m confident that we can rehabilitate, we can fix the relationship.”

* Anadolu Agency correspondent Michael Hernandez contributed to this report from Washington

Advertisements

CHP 93 yaşında

ANKARA (AA) – BARIŞ GÜNDOĞAN – Türkiye’nin ilk siyasi partisi olan ve Mustafa Kemal Atatürk tarafından 9 Eylül 1923’te kurulan CHP, 93’üncü kuruluş yıl dönümünü kutluyor.

AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Türkiye, Kurtuluş Savaşı sonrası hem yeni bir yönetim şekliyle hem de siyasi partilerle tanıştı.

Ülkenin ilk siyasi partisi ise milli mücadelenin önderi Mustafa Kemal Atatürk tarafından kuruldu.

Atatürk tarafından “Halk Fırkası” adıyla kurulan partinin adının başına 1924’te “Cumhuriyet” sözcüğü eklendi. 1935’teki 4’üncü Kurultay’da ise bugünkü “Cumhuriyet Halk Partisi” adı benimsendi.

Dünyanın en uzun soluklu bir kaç partisinden biri olan CHP, 1923’ten 1950’ye kadar aralıksız iktidarda kaldı.

12 Eylül 1980 Askeri Darbesi’nin ardından, o dönem Bülent Ecevit’in genel başkanlık yaptığı Cumhuriyet Halk Partisi kapatıldı. Parti daha sonra 3821 sayılı yasaya dayanarak, kuruluşunun 69’uncu yıl dönümü olan 9 Eylül 1992 günü tekrar açıldı.

Deniz Baykal’ın istifasıyla 2010 yılından beri genel başkanlığını Kemal Kılıçdaroğlu’nun yaptığı CHP’de bugüne kadar 7 genel başkan görev yaptı. Vekil olarak görev alanlar hariç CHP’de, Genel Başkanlık koltuğuna Atatürk, İsmet İnönü, Bülent Ecevit, Hikmet Çetin, Altan Öymen, Deniz Baykal ve Kemal Kılıçdaroğlu oturdu.

CHP, bugüne kadar 35’i olağan, 18’i de olağanüstü olmak üzere 53 kurultay gerçekleştirdi.

– Anıtkabir’e gidecekler

CHP, 9 Eylül Cuma günü 93. kuruluş yıl dönümü etkinlikleri kapsamında ilk olarak Anıtkabir’i ziyaret edecek.

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığındaki CHP heyeti ilk olarak kurucu genel başkan Atatürk’ün mozolesine çelenk koyacak. Kılıçdaroğlu, Anıtkabir Özel Defteri’ni imzaladıktan sonra heyet ikinci genel başkanları İsmet İnönü’nün mezarına çelenk bırakacak.

Kılıçdaroğlu, kuruluş yıl dönümü etkinlikleri kapsamında parti genel merkezinin arka tarafında Çankaya Belediyesi tarafından 9 Eylül Kuruluş Parkı içerisinde yaptırılan, Atatürk ile İsmet İnönü’nün yer aldığı heykelin açılışı gerçekleştirecek.

– PM’yi toplayacak

Genel Başkan Kılıçdaroğlu, aynı gün toplayacağı Parti Meclisi (PM) toplantısına da başkanlık edecek. Kurban Bayramı öncesi toplanacak PM’de başta mini anayasa paketi olmak üzere önemli konular ele alınacak.

Kılıçdaroğlu’nun etkinlikler kapsamında akşam saatlerinde eski ve yeni yöneticilere bir yemek vermesi de planlanıyor.

Afghan forces break charity office siege

By Shadi Khan Saif

KABUL, Afghanistan (AA) – Afghan police killed three attackers who had raided offices of a major international charity in the capital Kabul on Tuesday morning, in the second major attack in a day.

Ministry of Interior spokesman Sediq Siddiqi said one civilian was killed and 40 people injured, including 10 foreigners, when militants attacked the office of U.S. charity CARE with an explosive-laden vehicle, then started firing positions around the compound.

The attack came less than 10 hours after a Taliban twin suicide attack killed 24 people in Kabul at the Ministry of Defense on Monday night.

Afghan Chief Executive Officer Abdullah Abdullah appeared to indirectly blamed Pakistan for the attacks.

“While we seek beneficial relationships with neighbors, we will not turn a blind eye to blatant support of terrorist activities in our country. Afghans are fighting a war against terrorists who are trained, advised, supported and instructed in our neighborhood,” he said in a series of tweets.

Fransa’da göçmen merkezinde yangın

PARİS (AA) – Paris’e 30 kilometre mesafedeki Forges-les-Bains kasabasında ekim ayından itibaren göçmenlerin yerleştirileceği bina ateşe verildi.

Europe 1 radyosunun haberine göre, Forges-les-Bains kasabasında 90 civarında göçmenin ağırlanması amacıyla inşa edilen, ekim ayından itibaren faaliyete geçecek binada gece 02.30 sularında yangın çıktı.

Binanın başta çatısı olmak üzere önemli bölümünün etkilendiği yangında, merkezin boş oluşu sayesinde ölü veya yaralı bulunmadığı belirtildi.

Radyo, yangının meydana geldiği zamandan bir kaç saat önce Forges-les-Bains belediyesinde göçmen merkezi karşıtı bir toplantının yapıldığını, merkeze karşı çıkan yüz civarında kişinin de belediye binası önünde protesto gösterisi düzenlediğini aktardı.

Yerel kaynaklar, iki olay arasında bağlantı kurarak yangının kundaklama olabileceği üzerinde duruyor. Yetkililer de yangının çıkış nedenini belirlemek için soruşturmanın sürdüğünü açıkladı.

– Paris’te yeni tahliyeler

Öte yandan Paris’in kuzeydoğusundaki bir göçmen kampı sabah erken saatlerde tahliye edildi.

Yaklaşık 900 kişinin ilkel şartlarda oluşturulan çadır ve yorganlarda yaşamını sürdürdüğü, Paris’in 19. bölgesinde bulunan kampa gelen güvenlik görevlileri, yüzlerce göçmeni otobüslerle tahliye etti. Geniş güvenlik önlemleri altında devam eden tahliye sonrası göçmenlerin nereye götürüldüğü konusunda açıklama yapılmadı.

Paris’te geçen yazdan bu yana yirmiden fazla ilkel göçmen kampı boşaltıldı.

Balıkçı, vatandaşın ilgisinden memnun

TRABZON (AA) – MELTEM YILMAZ – SEYİT AHMET EKSİK – Doğu Karadeniz’de 1 Eylül itibarıyla av yasağının sona ermesinin ardından “Vira Bismillah” diyen balıkçıların tezgahları, istavrit, çupra ve çinekopla şenlendi.

Doğu Karadeniz Balıkçı Kooperatifi Birliği Başkanı Ahmet Mutlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, av yasağının sona ermesinin ardından beklentileri yönünde avcılık yapılmadığını, ama sezondan umutlu olduklarını söyledi.

Denizlerde sezonun iyi geçeceğine yönelik iki aydır güzel bir tablo olduğunu dile getiren Mutlu, “O nedenle sezondan beklentimiz var. Hava durumuna göre netice alacağımızı düşünüyorum. Şu anda istavrit avlıyoruz, ama beklentimiz palamut. İstanbul ve Marmara’daki tekneler 100 ile 150 kasa civarında da hamsi avlıyor. Sezonun ilk hamsileri orada avlanıyor.” dedi.

Mutlu, Kurban Bayramı’na kısa bir süre kaldığına işaret ederek, “Karadeniz’de kurban etinin balık satışlarını etkileyeceğini sanmıyoruz. Millet balık yemeye alışmış ve balıktan vazgeçmiyor. Yeter ki balık olsun.” diye konuştu.

Et fiyatlarıyla karşılaştırıldığında balığın daha ekonomik olduğunu vurgulayan Mutlu, “Bugün istavritin kasası 110 ile 120 lira civarında. Kilosu da ortalama 10 ile 12 liraya geliyor. Etle kıyaslarsak bir kilo et fiyatına 3 kilo balık alınır ve 3 kilo balığı bir nüfus yer. Ekonomik olarak bakıldığında da balık ön plandadır, ama ne kadar et olursa olsun, bizim insanımız balık yemekten vazgeçmez.” ifadesini kullandı.

Mutlu, son yıllarda artan turizm potansiyeline bağlı olarak balığa ilginin de arttığını belirterek, “Özellikle Araplar başta olmak üzere yabancıların da bölgemizde olmasının balıkçılığa etkisi var. Bu durum da bizleri son derece memnun ediyor. Bu sezonun bol ve bereketli geçmesini temenni ediyoruz.” dedi.

– “Vatandaşın ilgisi yüksek”

Hollanda’dan tatil için memleketi Trabzon’a gelen ve ağabeyinin balıkçı tezgahında ona yardımcı olan Azem Filiz de yeni sezona umutlu bir başlangıç yaptıklarını ifade etti.

Tezgahların av sezonunun ardından dolmaya başladığını dile getiren Filiz, “Tezgahlarımızda balık görmeye başladık ve çok sevinçliyiz. Rabbim bütün sezon boyunca bol ve ucuz balık yemeyi nasip etsin.” diye konuştu.

Filiz, tezgahlarda istavritin ağırlıklı olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Tezgahlarımız tam dolmadı, ama 1-2 haftaya kadar tezgahlarımızın daha da renkleneceğini düşünüyoruz. Vatandaşımızın da bizler gibi beklentileri ve ilgileri yüksek. Bu ilginin Kurban Bayramı’nda da devam edeceğini düşünüyoruz. Karadeniz insanı standarttır ve bizim millet balık yemekten vazgeçmez. Bir iki gün bir durgunluk olur, ama sonra her şey normale döner. O nedenle inşallah bol ve bereketli bir sezon geçiririz.”

– “Sezondan beklentimiz yüksek”

Yaklaşık 30 yıldır balıkçılık yapan Erkan Kiliş ise sezondan beklentilerinin yüksek olduğunu vurgulayarak, “Şu anlık sezondan memnun değiliz. Sadece istavrit çıkıyor ama bekliyoruz. İnşallah kısa sürede palamut da çıkar.” dedi.

Vatandaşın balığa rağbetinin yüksek olduğunu kaydeden Kiliş, “Tezgahlarda çeşitlilik olması lazım. İnşallah hava şartları uygun olur da çeşitliliğimiz artar. İnsanımız balık seviyor ve alıyor. Benim evimde bir ton et olsun ağzıma sürmem, ama balığı her gün yerim. Karadenizliyi bırak, dünyada insanlar balıktan vazgeçmez.” diye konuştu.

Balıkçı tezgahından alışveriş yapan Nebahat Danyal da balığı ailece çok sevdiklerini ifade ederek, “Çok güzel balıklar çıktı. Şu anda istavrit ve çupra alıyorum. Karadenizliyiz ve balığı seviyoruz. Karadeniz balıkla meşhurdur. İnşallah bol ve bereketli bir sezon olur.” dedi.

Turkey’s central bank cuts reserve requirement ratios

ANKARA (AA) – The Central Bank of Turkey on Tuesday reduced reserve requirement ratios in a bid to provide additional liquidity to markets.

In a statement the bank said: “Turkish lira reserve requirement ratios have been decreased by 50 basis points for all maturity brackets.”

The reserve options mechanism, coefficients for the second, third and fourth tranches of the FX facility and for the first three tranches of the gold facility have been increased by 0.1 points.

The bank estimated that approximately 1.2 billion Turkish liras ($408 million) and $670 million of liquidity would be provided to the financial system with the changes.

PTT’den Zigetvar kahramanları anısına anma pulu

ANKARA (AA) – PTT AŞ, Zi̇getvar kahramanları anısına “Türkiye-Macaristan Ortak Pul” konulu anma pulunu yarın satışa sunacak.

PTT AŞ’den yapılan açıklamaya göre, Türk-Macar dostluğunu vurgulamaya ve Zigetvar kahramanlarını anma amacıyla 1566 Zigetvar Kuşatması’nın 450’nci yıldönümü anısına “Türkiye-Macaristan Ortak Pul” konulu anma pulu 3,20 lira, 2 puldan oluşan anma bloku 7,25 lira, ilk gün zarfı 7,25 lira bedelle yarın PTT AŞ işyerleri, www.filateli.gov.tr web adresi ve filateli cep uygulamasında satışa sunulacak. “Türkiye-Macaristan Ortak Pul 07.09.2016 Ankara” ibareli ilk gün damgası ise aynı gün PTT Pul Müzesi’nde kullandırılacak.

PTT AŞ Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Kenan Bozgeyik, Türkler ve Macarların, Avrupa tarihine önemli katkılar sağlayan iki büyük millet olduğunu vurgulayarak, bugün Türkler ve Macarların, tarih, dil ve kültürel yakınlıktan kaynaklanan ortak unsurlarını öne çıkararak iş birliğini çeşitlendirme azmi sergilediklerini bildirdi.

Zigetvar Kuşatması’nın 450’nci yıldönümünde, bu tarihi olay sırasında karşı saflarda yer alan Kanuni Sultan Süleyman ile Mikloş Zirinyi’nin ölüm yıl dönümlerinde Zigetvar’daki törenlerde birlikte anıldığını ifade eden Bozgeyik, “Bu anma törenleri, Türkiye ve Macaristan arasındaki tarihi dostluğun pekişmesine vesile olmaktadır. PTT AŞ olarak 1566 Zigetvar kahramanları anısına ‘Türkiye-Macaristan Ortak Pul’ konulu anma pulu ve ilk gün zarfını 7 Eylül’de tedavüle çıkaracağız.” değerlendirmesinde bulundu.

Bursa’daki cinayet

BURSA (AA) – Bursa’da 29 Ağustos’ta annesinin imamlı nikahlı eşini bıçaklayarak öldürdüğü iddiasıyla aranan zanlı, ormanlık alanda saklandığı barakada yakalandı.

Alınan bilgiye göre, Mollafenari Mahallesi’nde annesinin imam nikahlı eşi Ayhan Arlı’yı (41) bıçaklayarak öldürdüğü iddia edilen Kazım A’nın (21) yakalanması için çalışma başlatan İl Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliğince özel ekip oluşturuldu.

Titiz çalışmaların ardından ekipler, zanlıyı Kuştepe Mahallesi’nde Uludağ eteklerindeki ormanlık alanda bulunan barakada yakaladı.

Kazım A’nın, 2011 yılında Bursa’da işlediği cinayet nedeniyle cezaevine girdiği, 3 yıl sonra akli dengesi yerinde olmadığı gerekçesiyle serbest bırakıldığı öğrenildi.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlı tutuklandı.

Merkez Osmangazi ilçesi Mollafenari Mahallesi’nde Arlı, göğsünden bıçaklanarak kaldırıldığı Bursa Devlet Hastanesinde hayatını kaybetmişti. Cinayetle ilgili Arlı’nın imam nikahlı eşinin oğlunun yakalanması için çalışma başlatılmıştı.

GRAFİKLİ – Rio’da paralimpik sporcular sahne alacak

ANKARA (AA) – Brezilya’da yarın başlayacak 2016 Rio Paralimpik Oyunları’nda 4 bin 148 sporcu, 23 branşta madalya mücadelesi verecek.

Rio Paralimpik Oyunları yarın başlayacak ve 18 Eylül Pazar günü gerçekleştirilecek kapanış töreniyle sona erecek. Oyunlarda 160 ülkeden, 4 bin 148 sporcu madalya arayacak. Sporcular, okçuluk, atletizm, bocce, durgunsu kano, yol bisikleti, pist bisikleti, binicilik, 5’li futbol, 7’li futbol, golbol, görme engelliler judo, halter, kürek, yelken, atıcılık, oturarak voleybol, yüzme, masa tenisi, triatlon, tekerlekli sandalye basketbol, tekerlekli sandalye eskrim, tekerlekli sandalye tenis ve tekerlekli sandalye ragbi branşlarında yarışacak.

2016 Rio Paralimpik Oyunları’nda 528 madalya dağıtılacak. Oyunlar boyunca erkeklerde 265, kadınlarda 225, çiftlerde ise 38 madalya sahiplerini bulacak.

Rusya’nın oyunlardan men edilmesi nedeniyle artan kotalar diğer ülkelere branşlara göre verildi. Judo ve atıcılıktaki sporcu sayıları ise henüz oluşturulamadı.

Oyunlarda yer alacak branşlar, müsabakaların yerleri, katılan ülke sayısı ve sporcu sayısı, judo ve atıcılık dışında şöyle:

BRANŞ YAPILAN YER KATILAN ÜLKE SAYISI SPORCU SAYISI
OKÇULUK SAMBODROMO 40 137
ATLETİZM FORT COPACABANA VE OLİMPİYAT STADI 142 1136
BOCCE CARIOCA SALONU 2 23 106
DURGUNSU KANO LAGOA STADI 26 60
YOL BİSİKLETİ PONTAL 42 198
PİST BİSİKLETİ RİO OLİMPİYAT VELODROMU 31 122
BİNİCİLİK OLİMPİYAT BİNİCİLİK MERKEZİ 29 76
5’Lİ FUTBOL OLİMPİYAT TENİS MERKEZİ 8 64
7’Lİ FUTBOL DEODORO STADI 8 112
GOLBOL FUTURE SALONU 14 119
JUDO (GÖRME ENGELİLLER) CARIOCA SALONU
HALTER RİO CENTRO PAVILION 2 61 181
KÜREK LAGOA STADI 25 96
YELKEN MARINA DA GLORIA 23 80
ATICILIK OLİMPİYAT ATICILIK MERKEZİ
OTURARAK VOLEYBOL RİO CENTRO PAVILION 6 11 187
YÜZME OLİMPİK SU SPORLARI MERKEZİ 80 595
MASA TENİSİ RİO CENTRO PAVILION 3 47 270
TRİATLON FORT COPACABANA 18 60
TEKERLEKLİ SANDALYE BASKETBOL CARIOCA SALONU VE RİO OLİMPİK SALONU 15 264
TEKERLEKLİ SANDALYE ESKRİM CARIOCA SALONU 3 18 89
TEKERLEKLİ SANDALYE RAGBİ CARIOCA SALONU 1 8 96
TEKERLEKLİ SANDALYE TENİS OLİMPİK TENİS MERKEZİ 29 100

– Türkiye 79 sporcuyla Rio’da

Türkiye’yi 2016 Rio Paralimpik Oyunları’nda 79 sporcu temsil edecek.

Rio’ya 2 Eylül’de hareket eden milli takımlarda bedensel engellilerde 49, görme engellilerde 29 ve özel sporcularda da bir kişi ay-yıldızlı bayrak için sahneye çıkacak.

– Görme engelli İbrahim Bölükbaşı tarihe geçecek

Görme engelliler Erkekler Judo Milli Takımı’nda yer alan İbrahim Bölükbaşı mindere çıktığı gün tarihe geçecek.

Milli sporcu, 2016 Rio Olimpiyatları’nda da serbest güreş milli takımında, 96 kiloda mindere çıkmış ancak başarılı olamamıştı.

Olimpiyatlar tarihinde bugüne kadar 13 sporcu hem olimpiyat, hem de paralimpik oyunlarında yarışma başarısı gösterdi. İbrahim Bölükbaşı bu listeye giren ilk Türk sporcu olacak.

Bugüne kadar hiçbir sporcu aynı yıl yapılan olimpiyat ve paralimpik oyunlarında 2 ayrı spor dalında yarışmadı. İbrahim bu özelliğiyle de tarihte bir ilki başaracak.

Türkiye’yi 2016 Rio Paralimpik Oyunları’nda temsil edecek sporcular, federasyonlarına göre şöyle:

– Bedensel Engelliler Spor Federasyonu (49)

Atıcılık (8): Muharrem Korhan Yamaç, Cevat Karagöl, Savaş Üstün, Hakan Çevik, Murat Oğuz, Çağla Atakal, Ayşegül Pehlivanlar, Aysel Özgan, Suzan Çevik

Masa tenisi (9): Neslihan Kavas, Ümran Ertiş, Kübra Korkut, Abdullah Öztürk, Ali Öztürk, Nesim Turan, Hatice Duman, Nergiz Altıntaş, Süleyman Vural

Okçuluk (8): Handan Biroğlu, Erdoğan Aygan, Bülent Korkmaz, Zehra Özbey Torun, Merve Nur Eroğlu, Naci Yenier, Ömer Aşık, Sadık Savaş

Atletizm (4): Hamide Kurt, Zübeyde Süpürgeci, Zeynep Acet, Nurşah Usta

Halter (4): Nazmiye Muratlı, Sibel Çam, Dilfiroz Kuzdağı

Yüzme (3): Beytullah Eroğlu, Özlem Kaya, Sevilay Öztürk

Tekerlekli sandalye tenis (1): Büşra Ün

Tekerlekli sandalye basketbol (12 sporcu): Özgür Gürbulak, İbrahim Yavuz, Kaan Dalay, İsmail Ar, Deniz Acar, Cem Gezinci, Fikri Gündoğdu, Ferit Gümüş, Yasin Cırgaoğlu, Uğur Toprak, Selim Sayak, Kemal Kaan Şafak

– Görme Engelliler Spor Federasyonu (29)

B1 Futbol (8): Emrah Öcal, Kahraman Kurbetoğlu, Celal Çoban, Ercan Bayraktar, İbrahim Üzüm, Abdullah Sümer, Recep Aydeniz, Ali Aktaş

Kadınlar golbol (6): Sümeyye Özcan, Buket Atalay, Gülşah Düzgün, Seda Yıldız, Sevda Altınoluk, Neşe Mercan

Erkekler golbol (6): Hüseyin Alkan, Tuncay Karakaya, Ekrem Gündoğdu, Sercan Kaya, Abdullah Aydoğdu, Yunus Emre Akyüz

Judo (4): Dursun Hayran, İbrahim Bölükbaşı, Ecem Taşın, Mesme Taşbağ

Atletizm (5): Semih Deniz, Hasan Hüseyin Kaçar, Büşranur Tırıklı, Öznur Alamur, Mehmet Tunç

– Özel Sporcular Spor Federasyonu (1)

Gülle atma: Mihriban Kaya

– 2012 Londra’da 10 madalya

Türkiye, 2012 Londra Paralimpik Oyunları’nda da 11 branşta, 69 sporcuyla mücadele etti.

Türk sporcular Londra’da 1 altın, 5 gümüş ve 4 bronz madalya kazandı.

Londra’da Türk sporcular, atıcılık, atletizm, futsal, golbol, halter, görme engelliler judo, masa tenisi, okçuluk, tekerlekli sandalye basketbol ve yüzme branşlarında boy gösterdi.

Oyunlarda kadınlar halter 40 kiloda Nazmiye Muratlı, 109 kiloyla dünya rekoru kırarak altın madalyaya ulaştı.

– Paralimpik heyecan 1992 Barcelona’da başladı

Türkiye’nin paralimpik oyunlar macerası 1992 Barcelona’da bir Türk yüzücüye davet gönderilmesiyle başladı.

1992 Barcelona ve 2000 Sidney Olimpiyatları’nda birer, 2004 Atina’da 8, 2008 Pekin’de ise 16 Türk sporcu oyunlarda yarıştı.

– İlk madalya Korhan Yamaç’tan

Türkiye, paralimpikteki ilk madalyasını 2004 Atina’da elde etti. Atıcılıkta Korhan Yamaç, altın madalya kazanarak adını paralimpik tarihine yazdırdı.

2008 Pekin’de ise okçuluk branşında Gizem Girişmen altın madalya kazanarak, ilk Türk kadın paralimpik şampiyonu oldu. Aynı oyunlarda, masa tenisi branşında Neslihan Kavas da bronz madalyaya uzandı.

Bakan Çelik AA Editör Masası’na konuk oldu: (3)

ANKARA (AA) – Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, “FETÖ, PKK, PYD, DAEŞ… Hep birsiniz. Hepiniz aynı amaca hizmet ediyorsunuz. Türkiye üzerinde hesaplarınız var. Türkiye üzerinde hesabı olanlara maşa görevi görüyorsunuz.” dedi.

Bakan Çelik, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası’na konuk oldu ve gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Suriye sınırındaki gelişmelere dair soruyu yanıtlayan Çelik, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) orduda büyük bir tahribat yarattığını dile getirdi. Çelik, “Buna rağmen bir ay sonra sınır ötesi harekat yapabilecek bir orduya sahip olduğumuz için çok gururluyuz.” diye konuştu.

Çelik, Türkiye’nin bir terör örgütü kuşağı ile karşı karşıya bırakılmak istendiğini ancak buna fırsat vermeyeceklerinin altını çizerek, terör örgütlerinin yabancı militanlar ve destekçilerle bölgede var olmaya çalıştıklarını belirtti. Çelik, şöyle devam etti:

“DAEŞ nereden buluyor militanlarını? Yabancı. Ne işiniz var Suriye’de? PYD’ye bakıyorsunuz. Siz ne yapıyorsunuz? Nereden geliyor bu silahlarınız, nasıl oluyor ve ne yapmak istiyorsunuz? Anlamak mümkün mü? Mümkün. Ne olup ne bittiği çok net. Bunlar birbiriyle kanlı bıçaklı örgütler mi? Kişisel kanaatimi söylüyorum. Görüntüde kanlı bıçaklı örgütler. Nereden bu kanaate varıyorum? Biz Kobani olaylarını yaşadık. Kobani olaylarında birçok iftira yapıldı. Türkiye eğer o dönemlerde Suriye’ye girmiş olsaydı Türkiye aleyhine çok farklı değerlendirmeler yapılacaktı. Türkiye, Kobani’nin kurtarılması, orada yaşayan vatandaşların mağduriyetinin giderilmesi için, gelmek durumunda kalan 200 bin kişiye kucağını açtı. Zaman içerisinde DAEŞ’in oradan uzaklaştırılması için de her türlü lojistik desteği verdi.”

– “PYD bir koalisyon unsuru haline getirilmeye çalışılıyor”

DAEŞ’in bir bölgeyi işgal etmesinin ardından koalisyon güçlerinin desteğiyle YPG, PYD unsurlarının söz konusu bölgeyi DAEŞ’ten kurtardığını belirten Çelik, “Bu olay PYD’yi meşrulaştırma olayıdır. PYD orada nasıl meşrulaşır? Onun mücadelesi veriliyor. Süreç içerisinde müttefiklerimiz bile adım adım PYD, PYD, PYD… PYD adeta bir koalisyon unsuru haline getirilmeye çalışılıyor. Amaç çok nettir. ‘Aynı amaca yönelik iki terör örgütü arasında bir tercih yapmayın’ diyoruz ama ısrarla birileri hala birini tercih etmeye devam ediyor.” ifadelerini kullandı.

– “FETÖ, PKK, PYD, DAEŞ’in hepsi bir”

Türkiye’nin DAEŞ’i birçok alandan temizlediğini ve bunun alkışlanması gerektiğini vurgulayan Çelik, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Şikayet, ses kimden geliyor? Türkiye’de HDP’den geliyor. Yahu siz değil miydiniz ki Kobani’de ‘DAEŞ geldi, oradaki Kürt kardeşlerimizi imha ediyor, sahip çıkın’ diyen. O zaman sahip çıktık. Peşmergeleri sınırımızdan gönderdik, her türlü desteği de verdik, vatandaşa da sahip çıktık. Bugün en önce sizin hükümetin yanında yer almanız gerekmiyor mu? DAEŞ’i bir anlamda PYD bölgesinden uzaklaştırıyoruz. Aleyhimize sesini yükselten PYD, YPG, PKK ve Türkiye’de HDP. Bu çerçevede baktığımız zaman oynanan oyun çok net bir şekilde ortadadır. Oynanan oyun, Türkiye’nin bu bölgesinde Türkiye için güvenliksiz bir kuşak oluşturmak, terör örgütleri ile karşı karşıya bırakmak ve dikkat edin biz orada DAEŞ ile uğraşırken PKK, Türkiye içindeki eylemlerini hızlandırdı. Neden? Bizi içeride meşgul edip, DAEŞ’i oradan uzaklaştırmamak… Bizim tekrar geri dönmemiz için çeşitli oyunlar, taktiklerin peşinde olduğunu görüyoruz. FETÖ, PKK, PYD, DAEŞ… Hep birsiniz. Hepiniz aynı amaca hizmet ediyorsunuz. Türkiye üzerinde hesaplarınız var. Türkiye üzerinde hesabı olanlara maşa görevi görüyorsunuz.”

– “Sınırımızda oluşturulmaya çalışılan olumsuzlukları ortadan kaldıracağız”

Batılı ülkelerin yaşanan süreçteki tavırlarına ilişkin de Çelik, bu ülkelerin menfaatleri doğrultusunda bütün evrensel kriterleri bir kenara bıraktıklarını söyledi.

Türkiye’nin istikrarsızlaşmasının Batı adına olumsuz bir gelişme olacağını belirten Çelik, “Bu konuda çelişkilerle karşı karşıyalar. Ne yapmak istediklerini bilemiyorlar, politikalarını belirleyemiyorlar ama Türkiye’nin, başta Cumhurbaşkanımızın önderliğinde, ortaya koymuş olduğu ilkeli siyaset bugün çok daha büyük bir şekilde kabul görmeye başladı. İnşallah sınırımızda oluşturulmaya çalışılan olumsuzlukları ortadan kaldıracağız.” dedi.

Birçok unsurun Suriye’de yaşadığına dikkati çeken Çelik, bütün bu unsurların huzur içinde yaşamasının her unsurunun hukukunun tanınması ile mümkün olacağını söyledi. Çelik, “Siz gelirseniz Tel Abyad’ı, Rasulayn’ı, aşağı doğru inerken Arap bölgesini ‘ben Kürtleştireceğim’ derseniz, bu kabul edilecek bir şey değildir. Bırakınız Türkiye’yi orada yaşayanların kabul edeceği bir şey değildir.” diye konuştu.

– Doğu ve Güneydoğu’ya yönelik yatırım destek paketi

Doğu ve Güneydoğu Yatırım Destek Hamlesi’nin bölgeye olası etkilerine ilişkin bir soru üzerine Çelik, terörün bölgeye maliyetinin yüksekliğine dikkati çekti.

Terör olmasaydı bölge illerinin batı illeri ile boy ölçüşecek noktaya gelmiş olacağını dile getiren Çelik, çalışmanın birinci hedefinin vatandaşların terör belasından kurtulması olduğunu ifade etti.

Güneydoğu Anadolu için yapılması gereken iki önemli faaliyet bulunduğunu anlatan Çelik, bunlardan birinin sulamaya ilişkin olduğunu kaydetti. GAP bölgesinde cazibe sulamasının yüzde 45 olduğunu belirten Çelik, “Geri kalan yüzde 55’ini kısa sürede tamamladığımızda tarımsal hasılamızda 3,5 milyar liralık bir artış söz konusu olacak.” değerlendirmesinde bulundu.

Arazilerin toplulaştırılması yoluyla verimin artırılması hususunda çok ciddi çalışmalar yürüttüklerini kaydeden Çelik, bölgedeki hayvancılık faaliyetlerine de önemli destekler verileceğini kaydetti.

Doğu Anadolu açısından bakıldığında ise bölgede geniş mera alanlarının bulunduğunu ifade eden Çelik, mera varlığının çok iyi değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Destek kapsamındaki 23 ilin ayrı özelliklerinin bulunduğu anlatan Çelik, hayvancılık ve tarımsal kalkınma desteklerinin yanında spesifik destek paketleri de sunacaklarının bildirdi.

Bitkisel üretimde havza bazlı üretime geçileceğine de işaret eden Çelik, “Artık bir karış toprak zayi edilmeyecek. Hangi toprağı, hangi bitki ile buluşturacağız? Bunların çalışmaları tamamlandı, 2017’de uygulamaya koyacağız.” diye konuştu.

(Bitti)