Niyaz grubu Zorlu PSM'de konser verdi

İSTANBUL (AA) – İran asıllı ünlü şarkıcı ve besteci Azam Ali, grubu Niyaz ile İstanbul'da hayranlarıyla buluştu.

Elektroakustik tarzları ile öne çıkan Niyaz grubunun solisti Azam Ali, interaktif görsel tasarımcı Jerome Delapierre ile hazırladıkları "The Fourth Light" adlı projesini, Zorlu Performans Sanatları Merkezi'nde sahneledi.

Yaklaşık 2 saat sahnede kalan Azam Ali, aralarında "Aramadı Sormadılar Beni", "Geçti Dost Kervanı", "Eyvallah Şahım"ın bulunduğu Farsça, Türkçe ve Hintçe dillerinde eserler seslendirdi.

Azam Ali'ye ayrıca sahnede Tanya Evanston sema gösterisi ile eşlik etti.

– "Türkiye'nin üvey kızı gibiyim"

Konserin sonunda konuşan Azam Ali, konsere gelenlere teşekkür ederek, "Ben konserlerde genelde konuşmayı sevmiyorum. Çünkü sanat ruhun dilidir, her şeyi anlatabilir." dedi.

Ali, yaklaşık 3 ay önce Zorlu PSM'den konser için davet aldığını dile getirerek, şöyle devam etti:

"Bu sahnede İran'dan, Türkiye'den, Almanya'dan, Kanada'dan yani dünyanın her yerinden sanatçı var. Türkiye'de olmanın benim için ne kadar değerli olduğunu bilemezsiniz. Burası benim evim gibi. Biliyorsunuz İran'da kadın olmamdan dolayı sahneye çıkamıyorum ama Türkiye'ye geliyorum. Türkiye'nin üvey kızı gibiyim. Fakat beni kardeşiniz gibi gördüğünüz için çok teşekkür ediyorum. Ben İran devriminin kızıyım. Ülkemde böyle bir anı yaşayamam, ülkemde bir daha devrim olmazsa da orada sahne alamayacağım."

Orta Doğu'da yaşanan çatışmalara da değinen Azam Ali, "Hepimiz aslında Orta Doğuluyuz, orada yaşıyoruz. Gökyüzü kadar, su kadar, ağaçlar kadar eski olan Orta Doğu'da yaşıyoruz. Orada savaş görmek, zulüm görmek çok acı verici. Filistin'de, Suriye'de yaşananlar utanç verici. Bizler hepimiz kardeşiz. Umarım kalbim ve sanatım, sesim insanları kardeşliğe davet eder. Yeniden gurur hakimiyetimizi kurarız." ifadelerini kullandı.

Ali, Orta Doğu'da modernleşmek için Batılılaşmaya gerek olmadığını anlatarak, "Bizim şiirimiz, irfanımız, sanatımız modern olabilir ama Batılı olmamıza gerek yok. Köklerimizi, tarihimizi, medeniyetlerimizi, aşkımızı korumamız gerekiyor." diye konuştu.

– Rabia Al Basri'nin el yazmalarından ilham alındı

İran, Türkiye ve Hindistan elektroakustik müzik kültürünü bir araya getiren proje, ilk Sufi mistik kadın şair olarak bilinen Rabia Al Basri'nin el yazmalarından ilham alıyor.

Sufi mistisizmiyle Orta Doğu'nun şiir ve türkülerini akustik enstrümanlar ve modern elektronik müzik ile harmanlayan grup, Gabriel Ethier, Jerome Hebert, Rapahel Dupont, Loga R. Torkian, Habib M. Boushehr ve Sinan Cem Eroğlu'ndan oluşuyor.

Advertisements

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?