MSÜ Harp ve Araştırma Enstitüler Akademik Yıl Açılış Töreni

İSTANBUL (AA) – Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, "Milli Savunma Üniversitesi olarak ülkelerin kalkınmalarında ve gelişmişlik düzeylerinin artmasında eğitimli, nitelikli insan gücünün ne kadar önemli olduğunun bilincindeyiz. Biz ne kadar teknoloji gelişirse gelişsin her şeyin odağında insan olduğunu ve insan eğitiminin en önemli hadise olarak ele alınması gerektiğinin bilincinde olarak üniversitemizde faaliyetlerimize devam ediyoruz." dedi

Afyoncu, 15 Temmuz darbe teşebbüsünün ardından Türk Silahlı Kuvvetlerinin insan gücü yetiştiren askeri okullarının Milli Savunma Üniversitesi'nin çatısının altında toplanarak yeniden yapılandırılmasının üzerinden 2 yıl geçtiğini hatırlattı.

Bu 2 yıl içerisinde ilk aşamada Harp Enstitüleri, Harp Okulları, Astsubay Meslek Yüksekokullarında misafir asker öğrencilerin Kasım 2016'da eğitim öğretime başlamasıyla üniversitenin ilk çalışmasının başladığını vurgulayan Afyoncu, "Daha sonra Şubat ve Mart 2017 tarihinden Harp Okullarından ve Astsubay Okullarının ara sınıflarından öğrenci alınarak eğitime Harp Okullarımızda başladık. Kasım 2017 tarihinden itibaren ise Kurmay Subay eğitimlerinin ilk basamağı olan Karargah Subayı eğitimlerine ve araştırma enstitülerinde eğitim öğretime başlandı." diye konuştu.

Afyoncu, Komuta Kurmay eğitimi ve Müşterek Harp Enstitüsünün de eğitime başlamasıyla birlikte üniversitenin bünyesi altında bulunan bütün askeri sistem içerisinde eğitim-öğretimin başladığını anlatarak şöyle konuştu:

"Milli Savunma Üniversitesi olarak ülkelerin kalkınmalarında ve gelişmişlik düzeylerinin artmasında eğitimli, nitelikli insan gücünün ne kadar önemli olduğunun bilincindeyiz. Biz ne kadar teknoloji gelişirse gelişsin her şeyin odağında insan olduğunu ve insan eğitiminin en önemli hadise olarak ele alınması gerektiğinin bilincinde olarak üniversitemizde faaliyetlerimize devam ediyoruz. Türk Silahlı Kuvvetleri eğitim öğretim sisteminin çağın gereklerini karşılayacak şekilde daha ileriye götürmesi en önemli hedefimizdir. Bu kapsamda Harp Okulları, Astsubay Meslek Yüksekokulları, Harp ve Araştırma Enstitüleri eğitim faaliyetleri sistematik periyot çerçevesinde akademik nitelik ve değerlere uygun olarak katkı sağlayacak şekilde ve geleceğimize, tarihimize uygun şekilde ele alınıp yeniden düzenlenmiştir. Harp Okulları ve Astsubay Meslek Yüksekokulları müfredatında yer alan birçok dersin muhteviyatında ve saatinde düzenlemeler yapılmıştır."

Afyoncu, 15 Temmuz sonrasında ortaya çıkan ihtiyaç kapsamında gelecekteki Türk Silahlı Kuvvetlerinin komuta kademesinde görev almaya aday personelin milli değerlere bağlı, nitelikli ve donanımlı olarak en kısa sürede yetiştirilmesi amacıyla Kurmaylık eğitim sisteminde şekillendirildiğini belirtti.

Bu şekillendirmeyle silahlı kuvvetlerin kurmay ihtiyacını en iyi şekilde karşılayacağına inandıklarının altını çizen Afyoncu, "Bugün başlayacağımız yeni eğitim-öğretim yılında Milli Savunma Üniversitesi bünyesindeki Kuvvet Harp Enstitülerinde birinci dönem komuta kurmay eğitimi başlanacak üçüncü ve dördüncü dönem Karargah Subayı eğitimleri verilecek, Müşterek Harp Enstitülerinde eğitim öğretim faaliyetine de yine başlanacaktır. Burada 18 ülkeden yabancı misafir askeri personelimize de eğitim verdiğimizi hatırlatmak isterim." ifadelerini kullandı.

– İlk ders Afyoncu'dan

MSÜ Rektörü Prof. Dr. Afyoncu, açılış konuşmasının ardından yeni akademik yılın ilk dersini verdi.

"Osmanlı Askeri Gücü" konulu ilk ders sunumunu gerçekleştiren Afyoncu, bu gücün nerelerden kaynaklandığını ve getirileri hakkında bilgiler verdi.

Afyoncu, Osmanlı'nın Avrupalılar'dan üstün olmasında 4 maddenin etkili olduğunu belirterek, "Vergi sistemi, hükümdarın mutlak otoritesi, nüfus üstünlüğü, profesyonel ordu. Osmanlılar erken tarihten itibaren organize olmaya başladılar. Avrupalılar, 17. yüzyıldan sonra bu şekilde organize olmaya başladılar. Orhan Gazi döneminden beri Türkler yaya ve müsellem şeklinde teşkilatlar kurmaya başladı. Bu da yeterli olmayınca bunun üzerine Kapıkulu sistemi kuruldu. Bunun da en önemli kısmı Yeniçerilerdi. Bunlar da yetmeyince devşirme sistemi kullanılmaya başlandı. Avrupalılar buna şeytan icadı diyordu o dönem." diye konuştu.

Afyoncu, Osmanlılar'ın güçlü bir ordu sisteminin yanı sıra milli bir savunma sanayisi de geliştirdikleri bilgisini vererek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"10 milyon kilometrekarelik bir alanı harp sanayisi olmadan ayakta tutma mümkün değildi. Osmanlı kendine yeren bir imparatorluktu. İstanbul'da çok yerde baruthaneler vardı. Tüfek üretimi de Osmanlı için son derece önemliydi. Avrupa'da tüfekler çok ağırken, Osmanlı bunu 2,5 kilogram ve omuzdan atılır şekilde kullanıyordu. Başta Mohaç olmak üzere birçok seferde de bu tüfekler kullanıldı."

Dersin devamında askeri birliklerin intikali ve savaş kararının alınması gibi konularda da bilgiler veren Afyoncu, Osmanlı savaş sürecini anlatan sunumunu seferden dönüş törenleriyle noktaladı.

Açılış törenine Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz de katıldı.

Advertisements

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?