Milli Eğitim Bakanı Selçuk, canlı yayında

İSTANBUL (AA) – Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, "Mevcut durumda çocuklar 15-16 ders alıyor ortaöğretimde. Bu, çocuğu tümüyle felç ediyor. Hiçbir şeyle ilgilenemez hale geliyor. Bunu yarıya yakın azaltacağız. Bir çocuk senede 15-16 ders alıyor. Tam netleşmedi ama 7-8 derse indirerek, çocuğu tanıdıktan sonra nereye gitmek istiyorsa artık orada derinleşsin istiyoruz." dedi.

Selçuk, Tvnet'te Ayşe Böhürler'in sunduğu Türk Kahvesi adlı programda, eğitim ve eğitim vizyonuna dair değerlendirmelerde bulundu.

Konuşmasında öğretmen adaylarının atama taleplerine de değinen Selçuk, "Gençler, iş arıyorlar. Evlenecekler. Çocuk çocuk sahibi olmak ve bir yer tutunmak istiyorlar. Bu çok doğal ve insani. Bizim de bir tablomuz var. Öğretmen açığı hangi alanlarda ne kadar? Bir de bütçemiz var. Buna Milli Eğitim Bakanlığı karar vermiyor. Bu bir hükümet meselesi, maliyenin onayı lazım. Bir ihtiyaç analizi yapılıyor. Bazı branşlarda gerçekten hiç ihtiyaç yok. Hatta fazla var. Bu branştaki meslektaşlarımız 'Bizden de atama yapın.' diyorlar. Burada benim devlet ve millet adına bir karar vermem gerekiyor. Bu nihayetinde yetim malı. Bu kararı verirken sevdiğim branşlara göre mi karar vereyim, çok fazla sosyal medyada talep olan branşlara göre mi karar vereyim, yoksa işin hukukunu koruyup gerçekten ihtiyaç neyse ona göre mi karar vereyim? Burada bir mesuliyetimiz var. Bunun hukuka uygun olması çok önemli." ifadelerini kullandı.

Selçuk, 2023 eğitim vizyonunda bazı bakanlıklarla beraber mesleki okulların kurulmaya başlandığını anımsatarak, Tarım ve Orman Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı'yla gerçekleştirilecek projeleri olduğunu söyledi.

– "Eğitim ve ekonomi arasında bir örtüşme gerekiyor"

Türkiye'de milli teknolojinin gelişimine dikkati çeken Selçuk, sözlerine şöyle devam etti:

"Dünyada ilk 3 sırada olduğumuz SİHA'lar gibi bazı hususlar da var. Bunun alt yapısını oluşturan ortaöğretim düzeyinde okullarımız yok. Bu anlamda da Savunma Sanayii Müsteşarlığı ve ilgili kurumlarımızla bir protokol imzalayıp lazer, optik vesaire gibi birçok bölümleri liseden başlatarak bu tür iş garantili okullar kuruyoruz. Uzay, havacılık, turizm, değirmencilikle ilgili de var. Birçok konuda doğrudan doğruya iktisadi hayatın birebir karşılığı olan okul ortamı oluşturmaya çalışıyoruz. Okul ekonomik hayattan bağımsız olamaz. Burada bir eğitim veriyorum ama bunu sonucunda yetişen çocuklar benim ekonomide ihtiyacımı karşılamıyorsa o zaman bunun bir anlamı yok. Mesleki eğitim pahalı bir eğitim. Bundan sonraki süreçte cari açığımızı oluşturan alanlar olmak üzere hangi dallarda ve alanlarda orta öğretim seviyesinde ara eleman değil de aranan eleman yetiştireceğiz. Bunun peşindeyiz. Geçen hafta yine Balıkesir'de doğal kaynaklarla ilgili bir lisenin temelini attık. Yine iş garantili bir lise olacak. Bu tür binlerce okulumuz olduğunda o zaman mesleki eğime olan talebi yeniden şekillendirme imkanımız olacak. Çünkü mezunlarının beceri setlerine baktığımızda sanayiciler çok memnun değil. 'Lise mezunu çok ama meslek lisesi mezunlarının yüzde 8'i kendi alanlarında çalışıyor.' diyorlar. Çok düşük. Yüzde 90'dan fazlası çalışmıyor. O zaman biz neden bu yatırımı yapıyoruz? Eğitim ve ekonomi arasında bir örtüşme gerekiyor. Bunu birbirine odaklamamız gerekiyor. Bu liseler böyle bir çalışmanın ürünü."

– "Hayatın ve yükseköğretimin izdüşümünü okula yansıtalım istiyoruz"

Teknik okullara gelen çocukların da yüksek akademik başarılara sahip olduğunu hatırlatan Selçuk, "Bir kişi eğer şu kalemi üretiyorsa bu çok yüksek nitelik demektir. Yüksek nitelik denilen şey puansa, biz ona yüksek nitelik demiyoruz. Sadece popüler olan bir dönemde popüler olan alanda, 10 sene sonra o alan popüler olmayabilir. Birçok tıpta uzmanlık alanında 5-6 yıl önce çok popüler olan alanlar, bugün demode oldu. 10 sene içerisinde birçok meslek ortadan kaybolacak. Dolayısıyla meslek okulu mezunu çocuklarımız da bir numara. Çünkü o da o alanın işini en iyi yapacak ama ortam sağlarsak." diye konuştu.

Bakan Selçuk, birçok konuda sahicilikten uzaklaşıldığını belirterek, "Yüksek öğretimde alanlar var. Bu alanlar aslında hayatın kendisiyle alakalı. Sağlık, üretim, sanat… Hayatın ve yükseköğretimin izdüşümünü okula yansıtalım istiyoruz. Bütün ilkokullarda birkaç yıl içerisinde mühendislik, sanatla ve sporla ilgili atölye kurabilirsem bunlar yukarıdaki mesleklerin yani hayatın izdüşümüdür. Dolayısıyla hayatla doğrudan doğruya irtibatlı bir şekilde ortaokulda, lisede biraz daha dallanmış bir şekilde animasyon, acil yardım, bağlama gibi birçok paket olabilir. Çocuk bu paketlerden birisine yönelebilir. Mevcut durumda çocuklar 15-16 ders alıyor ortaöğretimde. Bu, çocuğu tümüyle felç ediyor. Hiçbir şeyle ilgilenemez hale geliyor. Bunu yarıya yakın azaltacağız. Bir çocuk senede 15-16 ders alıyor. Tam netleşmedi ama 7-8 derse indirerek, çocuğu tanıdıktan sonra nereye gitmek istiyorsa artık orada derinleşsin istiyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Bilimin yol göstericiliğine ihtiyaçları olduğunu dile getiren Selçuk, okul kurumunun eskisi gibi güçlü olmadığını kaydetti. Selçuk, okulun da hakkını koruyarak, okulu hayatla irtibatlı hale getirerek eğitimi işlevselleştirmek istediklerini ifade etti. Mesajı insana olan her şeyin önce evrensel başladığını aktaran Selçuk, evrensel bakacaklarını ama bu toprağın boyasının da ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.

(Bitti)

Advertisements

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?