Maltepe'de başörtülü öğrencinin darb edilmesi davası

İSTANBUL (AA) – Maltepe'de lise öğrencisi genç kızı minibüste başörtüsü nedeniyle darb ettiği ileri sürülen kadının, "halkın bir kesimini sosyal, sınıf, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılıklarına dayanarak alenen aşağılama", "inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme", "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ve "hakaret" suçlarından 7 yıl 10 aya kadar hapis cezası talebiyle yargılanmasına devam edildi.

Anadolu 19. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuksuz sanık Ayhan Almila Kursar ile şikayetçi Fatma Dilara Aslıhan Yiğit ve taraf avukatları katıldı. Duruşmada, Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın avukatları da hazır bulundu.

Mahkeme hakimi İsmail Malay, sanığın akıl sağlığının tespit edilmesine yönelik daha önce alınan raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla Adli Tıp Kurum Genel Kurulu'ndan istenen ayrıntılı raporun dosyaya ulaştığını tutanağa geçirdi.

Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu tarafından hazırlanan raporda, sanık Kursar'ın suç tarihinde işlediği suça karşı cezai sorumluluğunun tam olduğu yönünde görüş bildirildi.

Müşteki Yiğit'in avukatı Nida Köse, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'nun verdiği rapora itirazları olmadığını belirterek, "Raporu kabul ediyoruz. Genel kurul kararında oy birliği ile sanığın üzerine atılı suçta cezai ehliyetinin tam olduğu yönünde görüş bildirmiştir. Bu nedenle sanığın iddianamede belirtilen suçları işlediği sabittir. Cezalandırılmasını talep ediyoruz." dedi.

Sanık Kursar'ın avukatı Deniz Demir ise rapora itiraz ettiklerini belirterek, "Bipolar bozukluk hastası olan sanığın olay tarihinde atak içinde olup olmadığı yönünde araştırma yapılmamıştır. Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'nun raporunda bu yönde bir değerlendirme yoktur. Aynı tarihlerde sanığın tedavisini yapan doktordan tedaviye ilişkin bilgi, belge rapor istenmesini, gerekirse bu doktorun tanık olarak da dinlenmesini talep ediyoruz." diye konuştu.

Mahkeme, sanık Kursar'ın avukatının taleplerini, dosya içerisinde Adli Tıp Kurumu'na ait ayrıntılı raporlar bulunduğu gerekçesiyle reddetti.

Olaya ilişkin görgüye dayalı bilgisi olduğu anlaşılan tanık Mehmet Fatih Boğa'nın, bir sonraki celse dinlenmesine karar veren mahkeme duruşmayı erteledi.

– Duruşma öncesi açıklama

Duruşmayı izlemek üzere Anadolu Adalet Sarayı'na gelen Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) üyesi bir grup, "FatmaDilaraAslıhanİçinAdalet" yazılı pankart açtı.

Grup adına konuşan KADEM avukatlarından Kevser Nur Üyümez, Şubat 2017'de, lise öğrencisi Fatma Dilara Aslıhan Yiğit'in kıyafet seçiminden dolayı bindiği minibüsteki bir kadın tarafından sözlü ve fiziksel şiddete maruz kaldığını hatırlattı.

Üyümez, hayatı yeni tanıyan ve düşünceleri olgunlaşma evresinde olan genç bir bireyin, yüzeysel bakış açısı ve yaklaşımla şiddete maruz kalmasını üzüntüyle karşıladıklarını ifade ederek, şunları söyledi:

"Bireyin en temelde yaşamını tehdit eden ve toplumsal hayata katılımına engel olan şiddet, yalnızca kadınları değil bir bütün olarak toplumu da olumsuz etkilemesi açısından çok boyutlu bir sosyal sorundur. Fatma Dilara'nın hür iradesiyle karar verdiği kıyafet seçiminden dolayı şiddete maruz kalması ülkemizin geleceği açısından da endişe vericidir. Ulusal ve uluslararası arenadaki düzenlemelere rağmen neredeyse her ülkede bir sorun olarak karşımıza çıkan şiddet, çok yönlü, bütüncül, kapsayıcı plan ve politikalarla toplumsal düzeyde ortak ve kararlı bir mücadeleyi gerektirmektedir."

KADEM olarak Yiğit'in davasının takipçisi olacaklarının altını çizen Üyümez, farklı yaşam biçimlerine yönelik işlenen her türlü şiddete karşı mücadelelerine devam edeceklerini sözlerine ekledi.

Gruptakiler daha sonra duruşmayı izlemek üzere adliye binasına girdi.

-İddianameden

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, Maltepe'de bir lisede eğitimine devam eden Fatma Dilara Aslıhan Yiğit'in, Pendik-Kadıköy hattındaki minibüste giderken, aynı minibüste yolcu olarak arkada oturan Almila Aykan Kursar'ın kafasındaki saç topuzunu tutarak koltuk demirine vurduğu, başörtüsünü çekip aldığı anlatılıyor.

Sanık Kursar'ın, bu sırada sarf ettiği sözlere Yiğit'in tepki göstermesi üzerine tekme attığı aktarılan iddianamede, minibüsteki yolcuların araya girmesiyle tarafların ayrıldığı belirtiliyor.

İddianamede, Kursar'ın Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nden alınan ceza sorumluluğuna ilişkin raporda, işlediği öne sürülen suça yönelik ceza sorumluluğunun azalmış olduğu yönünde görüş belirtildiği kaydediliyor.

Sanık Kursar'ın bu kapsamda "halkın bir kesimini sosyal, sınıf, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılıklarına dayanarak alenen aşağılama", "inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme", "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ve "hakaret" suçlarını işlediği aktarılan iddianamede, sanığın 2 yıl 4 aydan 7 yıl 10 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, sanık Kursar hakkında Türk Ceza Kanunu'nun, "İşlediği fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişiye verilecek ceza altıda birden fazla olmamak üzere indirilebilir. Mahkum olunan ceza, süresi aynı olmak koşuluyla kısmen veya tamamen, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabilir." hükmünü düzenleyen "akıl hastalığı" başlıklı 32/2. maddesinin de dikkate alınması talep ediliyor.

Advertisements

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?