“Kıbrıs sorununun çözümünde BM çerçevesinin dışına çıkmak söz konusu değil”

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER (AA) – KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin, "Birleşmiş Milletler çerçevesinin dışına çıkmak söz konusu değil çünkü biz burada Birleşmiş Milletler'deyiz, BM Genel Sekreteri ile görüşüyoruz. Bir çözüm olacaksa bu çerçevede olacaktır. Bunun dışında bir çözüm arayışı söz konusu olmayacaktır." dedi.

Akıncı, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile New York'ta BM Genel Merkezinde bir araya geldi.

Görüşmenin ardından Türk gazetecilere açıklamalarda bulunan Akıncı, Türkiye'nin AB üyeliğini öteden beri desteleyen bir politikacı olarak, bir uzaklaşma döneminden sonra yeniden yakınlaşmanın başlamakta olduğunu görmekten memnuniyet duyduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, "AB sürecinde ilerleyen bir Türkiye'nin Kıbrıs sorunu bağlamında da daha iyi olacağını düşünüyorum. Yani Avrupa'ya yakın duran bir Türkiye, Kıbrıs için her zaman daha iyidir diye düşündüm geçmişte, bugün de aynı kanaatteyim." değerlendirmesini yaptı.

Kıbrıs sorununun çözümünde BM dışında farklı bir yola mı girildiği yönündeki soruya ise Akıncı, "Birleşmiş Milletler çerçevesinin dışına çıkmak söz konusu değil çünkü biz burada Birleşmiş Milletler'deyiz, BM Genel Sekreteri ile görüşüyoruz. Bir çözüm olacaksa bu çerçevede olacaktır. Bunun dışında bir çözüm arayışı söz konusu olmayacaktır." yanıtını verdi.

– "50 yıl daha harcama lüksümüz yok"

Akıncı, Kıbrıs sorununun çözümünün zemininin belli olduğunu belirtti.

Bu konuda çok somut çerçevelerin de gündeme geldiğine değinen Akıncı, "Bunları sulandırmadan, çözüm niyeti varsa bunları oturup bir sonuca götürmek için çaba harcamak lazım ama sürekli olarak bunların etrafında dolanıp bir 50 yıl daha harcama lüksümüzün olmadığını da herkes bilmelidir. Dolayısıyla herkes Kıbrıs Türk tarafı gibi kararlı, ne istediğini bilen bir tavır sergilerse bir yere varmak mümkün olur." diye konuştu.

Bulunacak çözümün adı ve içeriği ne olursa olsun, o çözüm içinde o adada yaşayacak olanların Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar olduğunu ifade eden Akıncı, günün sonunda garantörlerle de istişare ederek, iş birliği yaparak, BM ve gözlemci olan AB'nin de katkısıyla bu çözümün ana sahiplerinin Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar olacağını dile getirdi.

Kıbrıs'taki BM Barış Gücü'ne ilişkin değerlendirmede de bulunan Akıncı, bu misyonun sorunun değil çözümün bir parçası olması gerektiğini anlattı.

– "İki eşit kurucu devlete dayalı federal ortaklık 'öldü bitti' demek yanlış olur"

Cumhurbaşkanı Akıncı, Barış Gücü misyonu için bir çırpıda "adadan çıksın" demenin kolay olmadığını ancak sorunun bir parçası halinde Rum tarafına rahatlık yaratarak bu şekilde de devam edemeyeceğini vurguladı.

Federasyon çözümünün "ölüp ölmediği" yönündeki bir soru üzerine Akıncı, şunları kaydetti:

"Birleşmiş Milletler parametreleri yıllar içerisinde birike birike Crans-Montana'ya kadar bizi getirdi. Bunun içinde iki kesimlilik vardır, iki kurucu devletin siyasi eşitliği vardır, Kıbrıslı Türklerin etkin katılımı vardır ve en son Crans-Montana'da tabii kabul edilmedi ama Genel Sekreter'in çerçevesinde ikiye bir oranında dönüşümlü başkanlık vardır. Biz bunları öldürmeyiz. Niye öldürelim ki? Bunu öldürmek isteyenleri de onaylamayız. Rum tarafı bunlardan kaçmak istiyor. Bütün adanın tek sahibi olma imtiyazını sürdürmek istiyor. Kıbrıslı Türklerle ne yetkiyi ne zenginliği paylaşmak istiyor. Bunca yıl içerisinde ortaya çıkmış olan bu kazanımları bir çırpıda itme lüksüne sahip değiliz. Rumların ekmeğine yağ sürmekten başka bir işe yaramaz. Bizim için federal çözüm; iki kesimli, iki toplumlu siyasi eşitliğe dayalı, Kıbrıslı Türklerin dönüşümlü başkanlığını içerecek, iki eşit kurucu devlete dayalı bir federal ortaklık. 'Öldü bitti' demek son derece yanlış olur."

Akıncı, BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs sorunu için görevlendirdiği geçici özel danışmanı Jane Holl Lute'un raporunun bir iki hafta içinde Guterres'e ve 15 Ekim'de BM Güvenlik Konseyine sunulacağını, 30 Ekim'de ise raporun görüşüleceğini sözlerine ekledi.

(Bitti)

Advertisements

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?