“Karanlık ve karmaşık bir yapı ile karşı karşıyayız”

AĞRI (AA) – İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Buradaki siyasi mücadele, sadece PKK güdümündeki HDP ile yapılan bir mücadele değildir. Burada mücadele ettiğiniz güçler, matruşka gibi birbirinin içinden çıkan, biri diğerini gizleyen, örten, 'bitti, sonuna geldik, hepsi bu kadar' dediğimizde bir başka boyutuyla karşımıza çıkan, karanlık ve karmaşık bir yapı ile karşı karşıyayız." dedi.

Toplu açılışlar ve temel atma törenine katılmak üzere kente gelen Soylu, Merkez İmam Hatip Ortaokulu'ndaki programın ardından AK Parti İl Başkanlığını ziyaret etti.

Burada partililere Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın selamını ileten Soylu, parti olarak bölgede verilen mücadeleden herkesin farkında olduğunu ve takdir ettiğini söyledi.

"Şurası çok nettir. Buradaki siyasi mücadele, sadece PKK güdümündeki HDP ile yapılan bir mücadele değildir. Burada mücadele ettiğiniz güçler, matruşka gibi birbirinin içinden çıkan, biri diğerini gizleyen, örten, 'bitti, sonuna geldik, hepsi bu kadar' dediğimizde bir başka boyutuyla karşımıza çıkan, karanlık ve karmaşık bir yapı ile karşı karşıyayız." diyen Soylu, "Aslında sadece burada değil, tüm Türkiye olarak bu yapıyla karşı karşıyayız ve uzun yıllardır karşı karşıyayız. Normal bir hal midir bir ülkenin gelişme için attığı her adımda, demokrasi adına attığı her adımda, hep aynı şeyleri yaşaması. Hep aynı itirazları duymak, hep korkutulmaya çalışılmak, hep aynı çatışmaları yaşamak normal midir? Tekrarlayan askeri darbeler ve yapanlara bir şey olmaması." ifadelerini kullandı.

-"Hepsinin dış bağlantıları var ve bu bağlantılar hep aynı ülkeye çıkar"

Soylu, darbelerin, suikastlerin, Çorum ve Maraş olayları ile yıllar sonra aynı senaryoyla sergilenen gezi olaylarının hep aynı mahfillerle bağlantısının olmasının tesadüf olmadığını vurguladı.

"Mesela tesadüf müdür, Adnan Menderes'e yapılanların, Demirel'e, Erbakan'a, Ecevit'e, Özal'a ve liderimiz Recep Tayyip Erdoğan'a, yani milli duruş gösteren her lidere yapılması." diyen Soylu, şöyle konuştu:

"Mesela normal midir, Türkiye'de yıllardır anarşi gruplarının, terör gruplarının bir şekilde var olabilmesi. Hepimiz siyasetle uğraşıyoruz, iyi kötü uluslararası hukuktan anlarız. Normal midir, bir ülkenin bütün uluslararası iade anlaşmalarına taraf olmasına rağmen iade taleplerinin hep reddedilmesi. Cinayet işlemiş, Türkiye'de doğrudan suikaste karışmış, tetik çekmiş, devletin kırmızı bültenle aradığı adamlara ve kadınlara, Avrupa'da oturum hakkı verilmesi, çadır mahkemesi gibi mahkemelerde beraat etmesi normal midir? Siz şurada bir eğitim derneği falan kursanız, yurt dışından, Avrupa'nın ortasından, binlerce kilometre öteden, açlıktan ölecek olsanız size bir lokma ekmek vermeyecek adamlar sizin derneğinize durup dururken 1 milyon avro para gönderir mi? Bu adamlar Batman bilmem ne derneğine milyon avrolar gönderdiler, bu normal bir hal midir? Yine normal midir ki yıllardır bu ülkede darbeler yapılır, hepsinin dış bağlantıları var ve bu bağlantılar hep aynı ülkeye çıkar. Elbette ki hiçbiri normal değildir, hiçbiri sıradan değildir."

-"Kimisi silah veriyor, kimisi para veriyor, kimisi hukuksal koruma veriyor"

Karşılarında sadece HDP'nin olmadığını, HDP'yi açtıklarında içinden PKK, PKK'yı açtıklarında YPG'nin çıktığını bildiren Soylu, şunları kaydetti:

"Onları açıyorsunuz istihbarat örgütleri var, Batı var, ABD var. Kimisi silah veriyor, kimisi para veriyor, kimisi hukuksal koruma veriyor. Her devlet elbette ki kendi insanının menfaatini gözetecektir. Ama ülkesinden binlerce ötede, sınır komşusu değil, arada denizler okyanuslar varken vatandaşlarının menfaatlerini koruduğunu kim iddia edebilir ki? Açık açık 'Eğer benden silah almazsanız dünyayı terörize ederim, silah alım anlaşmalarını benimle yapmazsanız o silahları teröristlere bedava verir, üzerinize salarım. Ama benden silah alanların her türlü cinayetine, hukuksuzluğuna göz yumarım' diyen bir anlayış bugün dünya siyasetine, ülkelere tahakküm etmek istemektedir. Bütün bunlar, güya çok stratejik adımlar, çok küresel planlar. Ama aslında dünyadaki meseleleri bir türlü çözemiyorlar. Paraları var, teknolojileri var ama gelinen noktada büyük bir başarı hikayesi yok."

Fransa'nın Paris kentinde "sarı yelekliler" diye bir eylem olduğunu ve Paris'in günlerdir alev alev yandığını hatırlatan Soylu, yaşanan hadiselerin Sarkozy yönetimi altında yine yaşandığını söyledi.

Benzer olayların 2017'de Hamburg'da, Obama döneminde Amerika'da yaşandığına da değinen Bakan Soylu, şöyle konuştu:

"Paris, bir süre önce terör saldırılarına maruz kalmadı mı, evet. Ohal ilan edildi, ordu bir yıl sokaklarda gezinmedi mi, evet. Berlin'de kamyonla terör saldırıları yaşanmadı mı, evet. Silah ve para verdikleri PKK, Avrupa uyuşturucu pazarının yüzde 80'ini elinde tutmuyor mu, evet. Avrupa'nın göbeğinde haraç toplamıyor mu, insan ticareti yapmıyor mu, evet. Demek ki bu politikalar başarılı değil.
Demek ki 'Terör ve şiddeti Orta Doğu'ya yıkalım, onlar uğraşsın, biz sefamıza bakalım politikası' kimseye bir fayda getirmiş değil. Avrupa, medeniyet oluşumu noktasında başarılı değil. AK Parti Ağrı il teşkilatı olarak, siyasi faaliyetinizi Ağrı'da yapıyor olabilirsiniz ama bilin ki bunu sadece Ağrı için yapmıyorsunuz. Benim dün gittiğim Sudan için de yapıyorsunuz."

  • "Belediyeleri özgürleştirince terör örgütünün şah damarını kestik"

31 Mart 2019'da yapılacak seçimlere değinen Soylu, 2015 yılından beri çok önemli seçim süreçleri yaşadıklarını aktardı.

Sadece seçimleri değil Türkiye'nin kaderi üzerinde etki eden süreçleri, zor günleri de atlattıklarını söyleyen Soylu, şunları kaydetti:

"Ve çok büyük, çok tarihi bir dönüşüme hep beraber imza attık. Teşbihte hata olmaz, AK Parti ile beraber Türkiye, toprak yoldan asfalta çıkmıştı. Bugün ise Cumhurbaşkanlığı hükümet modeli ile birlikte artık otobana çıktık. Şimdi bu otobanda hızla gitme zamanıdır. Doğu ve Güneydoğu illerimizdeki teşkilatlarımız olarak işiniz hem zor hem kolay. İşiniz zor çünkü belediyeleri özgürleştirince, terör örgütünün şah damarını kestik. Şimdi örgüt tükeniyor. Dolayısıyla tekrar dirilebilmek için belediyeleri yeniden ele geçirmek istiyorlar.
Yeniden eski tahakkümünü kurmak istiyor. Bunun için her türlü tehdidi ve baskıyı, her türlü oyunu ortaya koymaya çalışacaklardır. Ama öte yandan işiniz düne göre biraz daha kolay. Çünkü görevlendirme yaptığımız belediyeler gerçekten iyi çalıştılar. Önemli hizmetler ortaya koydular. Toplam 7,5 milyar liralık yatırım yaptık."

  • "Terör örgütünü sahada sürekli dövüyoruz"

    Görevlendirme yapılan belediyelerin yaptığı çalışmaları anlatan Soylu, bu kapsamda Ağrı'daki çalışmalardan örnekler verdi.

"Bununla birlikte terör örgütünü sahada sürekli dövüyoruz." diyen Soylu, şu ifadeleri kullandı:

"Geçen gün ailesinin gözü önünde şehit edilen Jandarma Binbaşımız Arslan Kulaksız'ın katilini etkisiz hale getirdik. Eskidendi o 'vururum, dağa kaçarım' günleri. Artık bütün şehitlerimizin tek tek hesabını soruyoruz. O dağlarda saklandıkları her taşın altına bakıyoruz. Yaz kış operasyon yapıyoruz. Jandarmamız, polisimiz, güvenlik korucularımızla beraber sürekli operasyon halindeyiz. Teknik kapasitemiz, personel kapasitemiz, moralimiz yüksek ve en önemlisi bu işi bitirmeye olan inancımız ve kararlılığımız yüksektir. Kandil'deki ahlaksızlar, artık örgüte eskisi gibi eleman bulamıyorlar. Bunlar insan değil hayvan hayvan. Bir köye giriyorlar. Adamı evden çıkarıyorlar ve karısına günlerce tecavüz ediyorlar. Bunların meclisteki o sözde savunucuları da sabah akşam kadın haklarından bahsederler. Başınıza geçsin bütün bunlar. Yazıklar olsun size."

  • "Türkiye'ye zarar verecekler ya hepsi suspus olmuşlar"

"13-14 yaşındaki çocukları dağa kaçırıyorlar. Orada tecavüz edip, taciz edip, ondan sonra bir daha annesine, babasına geri dönecek yüz bırakmamak için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar." diyen Soylu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Onlarca, yüzlerce böyle ifade var. 'Ben HDP binasına gittim, beni orada ikna ettiler', 'Ben bir festivale gittim, beni orada zorla kaçırdılar', 'Beni okulda arkadaşım ikna etti partiye götürdü, oradan dağa götürdüler'. Hani demokrasi. Hadi Batı bunlara bir söz söylesene. Almanya'sı, İngiltere'si, Amerika'sı, hadi bunlara bir şey söyleyin. Hani insan haklarınız nerede kaldı? Ama Türkiye'ye zarar verecekler ya hepsi suspus olmuşlar. Bu çifte standart onların da yüzlerini açığa çıkarmaktadır. Örgüte kasım ayında sadece bir kişi katıldı. 2018 yılı boyunca da toplam 95 kişi örgüte katıldı. 150 kişiyi sadece ikna yöntemiyle dağdan indirdik. Artık size düşen, yarından tezi yok, var gücünüzle bu hizmetleri, bu farklılığı, bu huzuru ve en önemlisi
barış ve refah içindeki geleceği anlatmaktır. Biz hala bu işlerle, bu ruh hastası kafalarla uğraşmamalıyız. Bunların çoluk çocuğu nasıl dağa kaçırdığını, hangi ahlaksızlıkları ortaya koyduklarını, anne babaları nasıl ağlattıklarını anlatmaktan çekinmeyin, bir an bile geri durmayın."

  • "Bu iş sadece belediye başkanı seçme meselesi değildir"

Partililere, çalışmalarını yaparken bir siyasi mücadele olarak konuya bakmamaları gerektiği uyarısında bulunan Soylu, mücadelenin bir vatan mücadelesi olduğunu söyledi.

"Malazgirt'te,
Çanakkale'de ne yapılmışsa, sizin yarından itibaren yapacağınız
seçim çalışması aynı şekilde olmalıdır." ifadelerini kullanan Soylu, sözlerini şöyle tamamladı:

"Aynı imana, aynı inada, aynı adanmışlığa sahip olmalıdır.
Bu iş sadece belediye başkanı seçme meselesi değildir. Çocuklarımızın Kandil'deki ruh hastalarının eline düşmemesi meselesidir. Evlatlarımızın terörist değil, doktor, mühendis olması meselesidir.
Bu milletten toplanan vergileri, birilerinin utanmadan, sıkılmadan dağdaki teröristlere erzak alıp belediye arabasıyla göndermemesi meselesidir. Recep Tayyip Erdoğan her gece ikiden önce nasıl yatmıyorsa, hangi düşünceyle, hangi dertle, hangi davayla sabahlara kadar çalışıyorsa, işte sizler de bizler de öyle çalışacağız.
Ve inanıyorum ki bu seçim, çok farklı bir seçim olacaktır.
Artık sırtını terör örgütüne yasladığını söyleyen o partiye,
sandıkta milletin tokadını atmanın şimdi tam sırasıdır."

AK Parti ziyareti sonrası yeni yapımına başlanan belediye hizmet binasını inceleyen Soylu, daha sonra Cumhuriyet Caddesi'nde esnaf ziyaretinde bulundu.

Burada esnafın ikram ettiği mısır ve tatlıyı tadan Bakan Soylu, ardından Ankara'ya gitmek üzere Ahmed-i Hani Havalimanı'na geçti.

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?