Kapalıçarşı'nın 41 yıllık kalemkarı

İSTANBUL (AA) – TANSEL PARLAK – 16 yaşındayken kapısından girdiği Kapalıçarşı'da 41 yıldır kalemkarlık yapan Tuncay Belen, sanata ilgi duyan yetenekli gençlere bu mesleğe yönelmelerini öneriyor.

Kapalıçarşı'da Kalcılar Han içerisindeki 10 metrekarelik atölyesinde, ortağı Cevat Taşdemir ile sosyal medyayı kullanarak Türkiye'nin dört bir yanından aldığı siparişleri yetiştirmeye çalışan kalemkar Tuncay Belen, işini büyük bir sevgi ve özenle yapıyor.

Kalemkar olan eniştesinin yanında 1977'de mesleğe başlayan Tuncay Belen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, resim ve çizime olan ilgisi sayesinde bu işe yöneldiğini anlattı.

Belen, "Ortaokulda yaz aylarında geliyordum eniştemin yanına. Çırak olarak çalışıyordum. Resim yapmayı da seviyorum, kaleme hakimiyetim vardı. Sonra lisede notlarım düşmeye başladı. Ustalar dedi ki 'Bırak gel kalemkar ol.' Ben de dünden razıydım zaten. Geldim ve başladım, kalemkar oldum. Eniştem çok iyi bir ustaydı, ondan öğrendim. Ortağım var Cevat Taşdemir. Ona da ben askere gittiğim dönemde eniştem öğretti bu işi. Şimdi ikimiz birlikte bu işi yıllardır devam ettiriyoruz." ifadelerini kullandı.

– "Biz hakkakların devamıyız aslında"

Günümüzdeki kalemkarlığın kökeninin hakkaklık olduğunu aktaran Belen, şunları kaydetti:

"Kalemkarlık da esasında hakkaklıktır. Fakat Kapalıçarşı'da kalemkarlık denmiş bu işe. Kalemkarlık normalde camilerde tavanlara, çinilere vesaire işleme yapanlara deniyor. Hakkaklık dediğimiz ise maden üzerine oymadır. Eskiden mühürler vardı kişilere özel, o mühürleri yapan kişilere Hakkak denirdi. Biz de onların devamıyız aslında. Fakat Kapalıçarşı'da kalemkar deniyor bize."

Kapalıçarşı'da çok iyi kalemkarların olduğunu fakat hem sayılarının azaldığını hem de yeni ustalar yetişmediğini vurgulayan Belen, "Yeni kalemkar bizim yanımızda yok maalesef, başka yerlerde de yeni kalemkarlar yetiştiğini sanmıyorum çünkü öyle çok usta kalmadı. Birkaç tane çok iyi usta var. Kapalıçarşı'da, beş altı kişi var ama yanlarında yeni gençler yetiştiğini sanmıyorum. Bizden başka bu işi her anlamda yapanların sayısı da çok az. Birkaç kalemkar var ama belli işler yapıyorlar. Yani desen atan desen atıyor, yazı yazan yazı yazıyor, hepsini birden yapabilen ustalar çok yok." dedi.

– Siparişler internet üzerinden

Tuncay Belen, bir çok alanda olduğu gibi kalemkarlıkta da hızlı, kolay ve çok iş yapmak için lazer sistemleri gibi teknolojik aletlerle çalışmanın daha çok tercih edildiğine değinerek, "Eski insanlar biliyor bu işi ama yenilerin pek haberi yok. Kalemkarlığın ne olduğunu bilmiyorlar. Biz de şimdi interneti kullanarak kendimizi tanıtmaya çalışıyoruz ve bu sayede çok insana ulaşabiliyoruz. İnternet sayesinde fiziken bizden çok uzakta olan insanlara bile kolayca ulaşabiliyoruz." ifadelerini kullandı.

Kendi ismiyle marka kurup, sosyal medya paylaşım sitelerinde hesaplar açan Belen, bu sayede çok daha fazla insana ulaştıklarını söyleyerek şöyle devam etti:

"Bizi internette arayıp buluyorlar. Ardahan'dan Urfa'dan her yerden insanlar bizi bulup sipariş veriyor. İnternette insanların bizi bulması kolaylık oluyor. O kişilerin bulamayacakları bir yerdeyim ben şu anda, Kapalıçarşı'nın bir han köşesindeyim. Onların bizi bulma şanslarının olmadığı bir yerdeyiz ama internet sayesinde bizi rahatlıkla buluyorlar, yüzüklerini, kolyelerini yapıyoruz. Çok talep var, insanlarımız yüzükleri çok seviyor, işçilikli yüzükleri, kişiye özel yüzükleri seviyorlar. Biz yapabildiklerimizi yapıyoruz ama keşke yeni gençler olsa da gelip devralsalar, yapsalar."

– "Bu meslekte sabırla ilerlemek, pişmek gerekiyor"

Gelecek vadeden kalemkarlıkta başarılı olmanın sırrının işi sevmekten ve sabırlı olmaktan geçtiğini vurgulayan Belen, "Bu mesleği gençlere öneriyorum. Fakat bu işi severek yapmak lazım, sevmezseniz yapamazsınız. Severek yaptığımız için de işlerimiz güzel çıkıyor. Zor ve sabır gerektiren bir iş. Bu işe kaleme hakim olan ve sanatı seven kişilerin yönelmesi gerekir. Kişi kendini zorlayarak kalemkar olamaz, belki olur ama başarılı olamaz. Bu mesleği yapabilmek için her şeyden önce sabır gerekiyor. Fakat yeni nesil pek sabretmiyor. 'Hemen öğreneyim, işe başlayayım hemen para kazanayım' diyorlar ama bu meslek öyle değil. Bu meslekte sabırla ilerlemek, pişmek gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.

Advertisements

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?