İzmir'deki FETÖ/PDY'ye finansal destek davası

İZMİR (AA) – İzmir'de Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) finansal destek sağladıkları iddiasıyla haklarında dava açılan Küçükbay Holdingin eski yönetim kurulu başkanı Ahmet Küçükbay, kapatılan Gediz Üniversitesinin kurucu üyesi Abdullah Kavuk, oğlu Metehan Kavuk ve kuyumcu Şeref Sipahi'nin yargılanmasına devam edildi.

İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanıklar Küçükbay, Kavuk ve Sipahi, tutuksuz yargılanan Metehan Kavuk ile avukatları katıldı.

Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile kayda alınan duruşmada, tanık olarak dinlenilmesine karar verilen Ahmet Küçükbay'ın amcası M.K, sanığın yeğeni olması nedeniyle tanıklıktan çekilmek istediğini belirtti.

– Villada sinyal kesici ve 1 ABD doları olan balyalar

Tanık olarak ifade veren T.B, üniversiteden çocuk gelişimi bölümünden mezun olduğunu, sanık Metehan Kavuk'un çocuğuna oyun ablası olarak Çeşme ilçesindeki villada 3 hafta boyunca yatılı çalıştığını dile getirerek, şunları anlattı:

"Villada sinyal kesici cihazın olması nedeniyle GSM hattında sıkıntı yaşadım. Villada 'neden sinyal kesici cihaz olur' diye merakımdan evde cep telefonuyla bazı videolar çektim. Odam villanın alt katındaydı. Sauna ve havuz olarak kullanılan bölüme girdiğim sırada, boş havuzun içerisinde 1 ABD doları olan balyalar vardı. Örgüt elebaşı Fetullah Gülen'in kitapları ve şeffaf torbalar içerisinde arkasında 'F.Gülen' yazılı gümüş kolyeler gördüm ve bunları videoya kaydettim. Metehan Kavuk bir gün villanın balkonunda babasıyla oturduğu sırada, 'Baba, yeni bir üye daha katıldı. 15 bin lira daha kazandım' diyerek sevindi."

Tanık T.B, aile bireylerinden, Abdullah Kavuk'un Gülen'in yaşadığı Pensilvanya'ya zaman zaman gittiğini duyduğunu ve evin her tarafında dolarların olduğunu ileri sürdü.

Villada, şifreyle girilen odada iki kez örgüt toplantılarının yapıldığını gördüğünü, sonrasında bahçede toplanan örgüt mensuplarının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan aleyhine konuştuklarını duyduğunu ifade eden T.B, Abdullah Kavuk'un eşinin kendisini hırsızlıkla suçlamasının ardından işten ayrılmak zorunda kaldığını söyledi.

– "Bak kızım, Erdoğan yıkılacak yerine biz geleceğiz"

Mahkemede tanıklık yapmaması için tehditler aldığını öne süren T.B, "Son olarak yaşının 50 olduğunu tahmin ettiğim bir kişi beni aradı. Mahkemede tanıklık yapmamamı istedi. Bu kişi bana, 'Bak kızım Erdoğan yıkılacak yerine biz geleceğiz. Erdoğan'ın gitmesine az kaldı. Sana her ay 15 bin dolar vereceğiz. Çocuklarına bakacağız. Green kart çıkartarak seni ABD'ye alacağız.' dedi. Seçimlerden önce de biri arayarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın seçimlerde yıkılacağını ve yerine Meral Akşener'in geleceğini söyledi. Beni tehdit edenler, benim ve annemin oturduğu ev adresini biliyor hatta 4 aylık çocuğumdan bile haberleri var." ifadelerini kullandı.

Metehan Kavuk ise tanık T.B'nin gerçek dışı beyanlarda bulunarak mahkemeyi yanılttığını iddia etti.

Abdullah Kavuk da Çeşme'deki villada T.B'nin belirttiği gibi şifreli bir odanın olmadığını, 3 haftalık sürede tanığın bu kadar olaya şahitlik etmesinin mantık dışı olduğunu savundu.

Duruşma savcısı ise Küçükbay, Abdullah Kavuk ve Sipahi hakkında "Silahlı terör örgütü yönetici olmak" suçundan cezalandırılması yönünde verdiği mütalaayı, gelinen aşamada ortaya çıkan delillerin değiştiğini belirterek, bu üç sanığın "Silahlı terör örgütü üyesi olma" suçundan cezalandırılmasını, Küçükbay'ın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanması yönünde mütalaa verdi.

Savcı ayrıca hükümle birlikte Küçükbay'ın tahliyesine, Abdullah Kavuk ve Sipahi'nin tutukluluk halinin devamına karar verilmesini isteyerek, Metehan Kavuk'la ilgili "Silahlı terör örgütü üyesi olma" suçundan cezalandırılması yönündeki mütalaasında bir değişiklik olmadığını vurguladı.

Savcının mütalaasına itiraz ettiğini söyleyen Metehan Kavuk, hayatının hiçbir aşamasında illegal bir yapıya dahil olmadığını, terör örgütüne destek vermediğini savunarak beraat talebinde bulundu.

Daha önce yaptığı savunmaları tekrar ettiğini dile getiren Abdullah Kavuk, örgüt üyesi olmadığını, FETÖ'ye maddi destek sağlamadığını beyan ederek savcının esas hakkındaki mütalaasını kabul etmediğini kaydetti.

İzmir'e bir üniversite kazandırmak ve eğitime destek vermek için kapatılan Gediz Üniversitesinin kuruluş aşamasında yer aldığını ancak örgütsel bir amaç gerçekleştirmek için bir faaliyette bulunmadığını ifade eden Kavuk, 17-25 Aralık 2013 sürecinden sonra FETÖ'nün sözde Ege Bölgesi imamı firari Bekir Baz'ın mütevelli heyetinden çıkartılması için çaba sarf ettiğini öne sürdü.

"FETÖ'nün kasası" olduğuna ilişkin iddiayı da reddettiğini savunan Kavuk, beraat ve tahliye talebinde bulundu.

Duruşmaya bir süre ara verildi.

– Operasyon

İzmir Cumhuriyet Başsavcıvekili Okan Bato'nun yürüttüğü soruşturma kapsamında, İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, 6 ve 8 Ağustos'ta örgüte finans sağladıkları iddia edilen iş adamlarına yönelik operasyonlarda aralarında TMSF'ye devredilen Küçükbay Şirketler Grubu sahibi Ahmet Küçükbay ile gayrimenkul, otomotiv, akaryakıt sektöründeki yatırımlarıyla tanınan, FETÖ soruşturması kapsamında kapatılan Gediz Üniversitesinin kurucu üyelerinden Abdullah Kavuk'un da aralarında bulunduğu 24 kişi gözaltına alınmıştı.

İzmir'de, FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında, 30 Temmuz'da düzenlenen operasyonda da FETÖ'nün Ege Bölgesi'ndeki para trafiğini yürüttükleri, iş adamlarından topladıkları yüklü miktarda bağışı örgüte aktardıkları iddia edilen kuyumcu Şeref Sipahi yakalanmıştı. Sipahi'nin de Küçükbay ve Kavuk gibi kapatılan Gediz Üniversitesinin kurucularından olduğu iddia edilmişti.

İddianamede, Küçükbay, Abdullah Kavuk ve Sipahi'nin "Terörizmin Finansmanın Önlenmesi Kanunu'na muhalefet, silahlı terör örgütüne üye olmak ve yönetme", Metehan Kavuk'un ise "Terörizmin Finansmanın Önlenmesi Kanunu'na muhalefet, silahlı terör örgütüne üye olmak" suçlarından cezalandırılmaları talep edilmişti.

Advertisements

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?